Maç Raporu: Beşiktaş - Schalke 04
En iyi üç: Cenk Gönen, Pedro Franco, Manuel Fernandes ( Tomas Sivok da Fernandes'e yakın puan aldı. )
En kötü üç: Hugo Almeida, Ersan Gülüm, Tanju Kayhan
Değerlendirme: Slaven Bilic geldiği ilk gün , takımın savunma sıkıntısına değinmişti. Bilic'in bu problemin çözümüne dair yaptığı çalışmalar yavaş yavaş meyvesine vermeye başladı. Diğer maçlarda olduğu gibi Schalke maçında da ''sıkıcı'' bir görüntü sergilenmesinin çeşitli sebepleri olabilir. Teknik ekibe göre, takım savunması şu an için hücum etkinliğinden daha önemli. Bilic, geçen sezon yeterince gol atmış , gol bulma konusunda hemen hemen hiç sıkıntı yaşamamış takımın hücum potansiyelinin farkında gibi görünüyor. Hatlar arası metrelerce boşluk olmayan, birlikte geri dönüp birlikte ileri çıkan bir takım olma yolunda doğru sinyaller verildi. Tabi bu noktada, kenar beklerimizin hala takımın en zayıf yönü olduğunu görmezden gelmemek gerek. Ersan'dan bir Corluka yaratmak eğer Bilic'în İsmail dönene kadar kafasındaki kurguysa epey sıkıntılı günler bizi bekliyor.
Notlar:
Slaven Bilic: 6.8 - Hala deneme sürecinde olsa da, takımın ideale yakın 11'ini bu maçta pek fazla bozmadı. Yüksek puan almasının sebebi, takımın hep birlikte savunma yapmasını öğrenmeye başlaması olabilir. ''Birbirine yakın hatlar'' olarak tanımladığı futbol felsefesini oturtabilmesi için epey uğraş vermesi gerekecek. İlk 3 sınavı, takım savunması anlamında sevindiriciydi. Hücum anlamında da potansiyelimizin açığa çıkmasıyla birlikte, daha da yüksek not alacaktır.
Maç Raporu: Beşiktaş - QPR
En iyi üç: Olcay Şahan/Tomas Sivok, Pedro Franco.
En kötü üç: Gökhan Süzen, Mehmet Akgün, İbrahim Toraman.
Değerlendirme: En kötü üç ismin St. Pauli maçı ile aynı olması ilginç; özellikle iddiasız maçlarda oyunculara verilen notu performanstan ziyade yerleşik kanaat belirliyor olabilir. Gene seyir zevki çok düşük olan bir maçta, hatasız oynayan ve gol yememiş Sivok'un en yüksek notu alması da şaşırtıcı değil, fakat Olcay'ın bu kadar yüksek not alması bana sürpriz oldu.
Kamera açısı ve maç spikerini de geyik olsun diye koyduk listeye, açı 1.9 puan aldı (10 veren kim?), spiker ise Gökhan Süzen'i geçemeyerek 3.4'te kaldı.
Notlar:
Slaven Bilic: 6.1 - İlk yarıda sahada olan 11, sağ taraftan gelişen akınlarda aksasa da takım savunması adına olumlu sinyaller verdi. Takımın boyunun maçın belirli bölümlerinde kısalması da kayda değerdi, lakin ileri uçta sıkıntılar görüldü. Her oyuncu, joker Holosko hariç, sahada 45 dakika kaldığı için Bilic'in felsefesini tam olarak idrak etmek zor, fakat ecnebi tabiriyle "so far so good."
Cenk Gönen: 5.1 - Başladığı gibi bitirdi maçı, haliyle notu da bunu yansıttı. Günay'dan daha düşük puan alması ise önyargılar ile alakalı sanırım.
Ersan Adem Gülüm: 5.8 - Sol bekte yapabileceği kadarını yapıyor, hücumsal anlamda katkı vermese de St. Pauli maçındaki gibi orayı iyi kapattı. İsmail dönene kadar orada oynayacak gibi.
Tomas Sivok: 6.4 - Defansta standardını oynamasının yanısıra takımın boyunu kısaltma konusunda da inisiyatif alması olumlu idi.
Julien Escude: 5.7 - Geçen sene kulübeye hapsolmuştu, bu sene Sivok veya Franco'nun yokluğunda 3. stoper olacak gibi eğer yabancı kontenjanı ile ilgili sıkıntılar doğmazsa. Hata yapmadı, kornerlerde de fırsat yokladı.
Tanju Kayhan: 5.3 - Tedirginliğini atabilmiş değil, QPR'ın sol kanattan akınlar geliştirmesini de engelleyemedi, golde de mesuliyeti vardı. Kötü müydü, hayır, fakat şu haliyle en fazla vasat bir sağ bek olur.
Veli Kavlak: 5.7 - Şahsen ben biraz daha yüksek not almasını beklerdim, Oğuzhan ve Fernandes ile fazla serbest kalan ortasahayı toparlama konusunda elinden geleni yaptı. Fakat Beşiktaş daha ortasahasını kurgulayabilmiş değil (düz adam Fink'i/yaşlı Ernst'i arayanlar el kaldırsın) ve bu ciddî bir sorun olabilir lig başladığında devam ederse.
Oğuzhan Özyakup: 5.8 - Sezon başında oynanan bir hazırlık maçı için normal bir performans sergiledi, fakat resmî maçlar başlayınca geçen sene bıraktığı yerden devam etmesi beklenecektir. Yukarıda değindiğim kurgu sorunu da onu etkiliyor şu noktada.
Manuel Fernandes: 5.9 - Hücum konusunda inisiyatif almaya çalıştı, ama St.Pauli maçındaki mentaliteye devam ettiğinden vasatı aşamadı.
Olcay Şahan: 6.5 - Açıkçası bu kadar yüksek not almasını beklemiyordum, fakat partnerleri Holosko ve Almeida'nın gözükmediği bir maçta göreceli olarak daha iyi olması etkendi sanırım. Geçen maça göre puanının 0.8 azaldığını da eklemek lazım tabii.
Filip Holosko (kanat forvet): 5.2 - Hücum organizasyonunun kısıtlı ve temponun düşük olması Holosko'ya uymayacak bir karakterde maç yarattı, o da buna uygun oynadı.
Hugo Almeida: 4.7 - Notu her şeyi anlatıyor.
****************
Günay Güvenç: 5.8 - St. Pauli maçında kurtarışları ve hava toplarına hakimiyeti etkilemişti, lakin bu maçta yeteneklerini sergileyecek bir durum olmadı. Yediği golde hatası yoktu, çabası da yoktu.
Gökhan Süzen: 3.7 - Hakkında var olan olumsuz kanaate golün onun kanadından gelmesi de eklenince bu puan normal. Gökhan'ın birkaç maç ağzıyla kuş tutması gerekecek 6 seviyesinde puanları görebilmesi için.
Pedro Franco: 6.2 - İlk sınavında geçer not aldı. Rakibi birebirde savunması başarılı idi, kademe anlayışını daha iyi değerlendirmek için partnerini değiştirmek lazım.
İbrahim Toraman: 4.5 - Stoper Toraman'ın, performansından bağımsız olarak da, yüksek not alması zaten istisnaî bir durum olurdu. O top şişirdikçe notu da düşecek.
Filip Holosko (sağ bek): 4.9 - Hilbert sağ bek oynadığında pozisyon bilgisi ve defansif potansiyelini göstermişti, Holosko'da o ışık yok pek. Lakin geçen maça kıyasla biraz daha iyiydi (rakibin niteliği ile de alakalı olabilir). Bariz olan şey, rekabetin farkında olduğu ve bu yüzden sağ bekte oldukça istekli gözüktüğü.
Muhammed Demirci: 6.1 - Bunca zamandır boş yere şişirilmiyormuş, yeteneğini gösteriyor ara ara. Ömer'e attığı arapası ikinci yarının, hatta maçın tek heyecan yaratan pozisyonuydu.
Mehmet Akgün: 3.9 - İsmini iki defa duydum sanırım, belki ikinci yarıda uyukladığımdandır, bilemeyeceğim.
Dentinho: 4.8 - Geçen maçta da bu puanı almıştı, ki bence geçen maçtan da kötüydü. Bir gün "son yılların en manasız transferleri" listesi yaparsak Dentinho ilk 3'e oynayacak.
Gökhan Töre: 4.7 - Puanı iyi bile. Top kayıpları ve isabetsiz pasları bir yana, CV'sinin en güçlü kısmı "yaratıcılık ve adam geçme" kısmını da göremedik henüz. Takıma alışana kadar böyle gidecek muhtemelen.
Ömer Şişmanoğlu: 5.6 - Top ileri gidemeyince o topa geldi, fakat o karakterde bir oyuncu olmadığından varlık da gösteremedi. Muhammed'in pasına çıkarttığı şut fena değildi.
Mustafa Pektemek: 5.9 - O da sahada kayıp duruyor, ilk 11 oyuncuları ile beraber oynamadığı sürece, hücum zenginliği az olan bir takımda varlık göstermesi pek mümkün değil.
***************
Queens Park Rangers: 6.2 - St. Pauli'den daha ciddi bir rakipti, pas oyunları güzeldi. Premier League'de sonuncu olarak küme düşen bir takımın futbol oynadığı seviye oldukça düşündürücü.
Eskişehir Sivok'u İstiyormuş. Alır!
Yobo - Lugano - Ferrari - Sivok - Toraman
Yabancı Sayısı Sorununda Progresif Çözümler
Yabancı sayısı nedeniyle yeni transfer yapmakta zorlanan ve hangi oyuncusunu göndereceğine bir türlü karar veremeyen Siyah Beyazlı camiada sorunun çözümüne yönelik enteresan uygulamalar birbiri ardına gündeme geliyor.
Sivok Donduruldu
Bu uygulamaların ilk kurbanı, takımın Çek stoperi Sivok olurken, kendisine Mecidiyeköy Uğur Center' daki Algida dolabında güçlükle yer açılabildi. Aslan Maxlarla ilk etapta uyum sorunu yaşadığı gözlenen Sivok, Magnumlardan da oldukça tedirgin gözüktü. Başkan Demirören' e "başkanım üşüyorum" mesajı gönderen futbolcunun zor durumda olduğu gözlendi.*
Holosko' da Yüz Nakli
Bir diğer çözüm de Slovak forvet Holosko için gündemde. Estetik operasyonla yüzü eski Ankaragüçlü Yılmaz' a benzetilen Holosko' nun bu yöntemle Türk statüsünde oynatılabileceği sızan haberler arasında.
Bobo Çikolata Oluyor
Karakartal' ın Brezilya golcüsüne ise çikolata formülü getiriliyor. Ünlü bir çikolata şirketinin sponsorluğunda geliştirilecek çözüme göre Bobo, bir devre Beşiktaş' tan oynarken diğer devre karşı takıma geçecek ve ilk 10-15 dakikada atacağı goller, maça henüz iki takım da ısınamadığından sayılmayacak.
Sinan Engin Şokta
Bu çözüm tartışmaları camianın gündemini meşgul ederken, bir grup haşarı taraftarın kulübün eski menajeri Sinan Engin' i gece apar topar alıp kale arkasında "gol atınca şişip dans edip sevinen plastik adam" olarak dikmesinin ünlü menajeri adeta küplere bindirdiği de sızan haber arasında. Bu duruma Engin' in yakın çevresine "oldu olacak Ferrari' yi de garaja çekelim" şeklinde espri yapmasının neden olduğu iddia edildi.
* şaka bir yana, geçmiş olsun Tomas Sivok
Topu Oyuna Sokan Stoper İhtiyacı
Bizim Çocuklar
Milli takım arası bir süredir Beşiktaş için kurtarıcı oluyor. Şöyle bir 6 ay 1 sene her hafta milli maç oynansa hem oyuncular hem yönetim bayram yapacak!
Bir bakalım bakalım bizimkiler ne alemde...
Türk Milli takımında olan oyuncularımız belli; İsmail Köybaşı, Rüştü Reçber, Yusuf Şimşek, Nihat Kahveci. Ne acı bir tablo, bugün Rüştü, Yusuf, Nihat futbolu bıraksa kimse niye bıraktın demez. İsmail dışındaki milli oyuncularımız bunlar maalesef. Kaliteli yabancı oyuncu almak istediğimizde alamayıp 35 yaşındaki ihtiyar olanlarını alabiliyoruz ya o hesap. Yusuf, Nihat, Rüştü kariyerlerinin yerle bir olmadığı dönemlerde Beşiktaş'ta olurlar mıydı, sanmıyorum. Sadece şu görüntüye bakıp bile üzülebilirsiniz. Fenerbahçe ve Galatasaray Sercan'ın peşindeler biz Nihat Kahveci'nin, Galatasaray Caner'i kiralıyor biz Yusuf. Al işte Yusuf şampiyon yaptı seni, peki artık bugün olmuş dünün yarınlarını ne yapacağız?
Prag semalarında ise güzel bir haber mevcut. Artık Tomas Sivok Çek takımının asli stoperlerinden biri olma yolunda uygun adım ilerliyor. Shaktar'daki Tomas Hübschman'la birlikte iyi bir ikili oluşturdular. Dün de Polonya'yı 2-0'la geçtiler. Beşiktaş'ta sarı kart görmeden rahat uyumayan Sivok orada onu da görmemiş, önemli bir gelişme. Peki Sivok oynuyor da kim oynamıyor diyeceksiniz, Hamburg'lu David Rozehnal. Bir de kötü haber vereyim; Çek Cumhuriyeti Dünya kupasında maalesef olmayacak. Gitme ihtimali San Marino'nun Slovenya'dan puan alma ihtimalinden düşük, düşünün. Enteresandır, Holosko'lu bir dünya kupası izliyor olacağız. Ben de merak ediyorum açıkçası kendisini. Matteo Ferrari İtalya, Fabian Ernst ülkelerinin milli takımlarında olmadıkları için onlarla ilgili bilgiyi Ümraniye muhabirimizden alabilirsiniz.
Güney Amerika kıtasında enteresan işler oluyor gerçekten. Dün sabah oynanan Arjantin - Peru maçı maçtan öte felaket filmi gibiydi son 20 dakika. Ama öyle bir 20 dakika oldu ki ne kadar anlatsak boş. Bu arada, bizim Tello Kolombiya'daydı. Hatırlatayım 39'luk Oscar Cordoba'nın yedek olarak beklediği Kolombiya. Cordoba'yı hatırlatmak için, bizim efsane kaleci işte, maç sattı diye paketlenen... Bu arada, Tello'nun keyfi yerinde. Kolombiya barlarında takılmış, eğlenmiş işte. Kadroda yok yine. Kadro demişken 11 değil, 18'de yok arkadaş. Her defasında buradan oraya kadar gidip formayı bile giyemeden gezip eğlenip dönüyor. Sonra 4 hafta ara ki bulasın bu özel yeteneği...
Sivok Stoper Midir?
Adamım
| 2008 - 2009 | Besiktas Istanbul |
|---|---|
| 2007 - 2008 | Udinese Calcio/AC Sparta Praha |
| 2004 – 2006 | AC Sparta Praha |
| 2004 – 2005 | SK České Budějovice |
| 2002 – 2003 | AC Sparta Praha |
| 2001 – 2002 | SK České Budějovice |
| 2000 – 2001 | SK České Budějovice |
| 1987 - 2000 | Kamenice nad Lipou |
Nerede Bizim Çocuklar?
İnadına Sivok - Ernst
Üçü Bir Arada
Afiyet Olsun!
Mutluluklar Sivok...
Tomas Sivok
Tomas Sivok tartışmasız Beşiktaş'ın bu seneki en iyi transferi. Oyuncuları da tek tek incelersek -bence- Beşiktaş takımının da uzak ara en iyi oyuncusu. Takımdan Zapotocny'i çıkarsan yerine girecek oyuncuyla Zapotocny arasında çok fark olacağını düşünmüyorum. Tello'nun bir alternatifi rahatlıkla bulunur. Forvette Bobo bile yedek kalabiliyor, kim girse çıksa çok fazla kalite değişimi yaşanmıyor. Sağ bek zaten verimsiz. Ekrem Dağ'ın yeri kesinlikle orası değil. Holosko zaten verimsiz. Cisse hayalet, Üzülmez hala bırakmadı.
İşte bu şartlar altında Sivok, Beşiktaş'ın tek "olmazsa olmaz" oyuncusudur. Oyunun iki yönüne katkı veren yapısı nedeniyle bırakın Beşiktaş'ı, tüm ligde bile aranan oyuncudur. Sivok bugün Fenerbahçe'de olsa idi Fenerbahçe'nin bugünkünden farklı bir noktada olduğunu konuşuyor olabilirdik.
Şimdi bir çok sporsever Zapo-Sivok stoper ikilisini hayal ediyorlar. Açıkçası benim bu fikre katılmam asla mümkün değil. Sivok iyi bir stoper olabilir. Sivok'un stoperde oynaması Beşiktaş geri dörtlüsünü daha iyi bir hale getirebilir. Ancak futbol sadece İleri ikili, orta dörtlü, geri dörtlü diye ayrılamayacak kadar komplike bir oyun. Bu bağlamda, Sivok'u stoper mevkiine çekip, "Veysel, Roberts, Beto'yu ve benzerlerini kitle" emri vermek, Sivok'un yeteneklerine haksızlık etmek olur.
Beşiktaş'ın bu saatten sonra maceraya atılacak vakti yok. Kafasında bazı oyuncuları ve pozisyonları netleştirip kalan noktalara çözüm arayacak. Dünya futbolunda hangi sistemle oynarsanız oynayın ortasahanın ortasına iki savaşkan orta saha yerleştirmekle başlıyor her şey. Beşiktaş bu adamların birini bulmuş; Sivok. Tek gereken 2.yi bulabilmek.
Beşiktaş Mustafa Denizli döneminde belli bir oyun şablonuna sadık kalmadı. Önce üçlü savunma ile başladı, son 2-3 aydır da 4-3-3 düzeniyle oynuyor. Orta üçlünün ortasındaki adam da "deneme" yapılan maçlar hariç hep Tomas Sivok. Orta üçlü dünyanın hangi takımı üzerine konuşuyorsak konuşalım, oyunun kalbini işaret eder. Barcelona'da Messi-Henry-Etoo üçlüsü vardır belki ama o oyuncuları başarılı kılan arkadaki Toure, Xavi, İniesta gibi oyunculardır. Çünkü topun Messi'yi gitmesi kadar önemli olan şey, o topun Messi'ye nerede nasıl gittiğidir. Bugün Messi-Henry-Etoo üçlüsünü Beşiktaş'a koysak, onların Barcelona'daki bu iyi oyunlarını oynayamayacaklarını kabul etmemiz gerekir. Bunun tek açıklaması, onlara servis yapan oyuncuların kalitesidir.
Şimdi Beşiktaş oyuncu arıyor. Sobolowski'den Tjikuzu'ya kadar isimler dolanıyor. İsimleri bilmem de oyuncunun özelliklerinin ne olması gerektiğini söyleyebilirim; Sivok'u savunmanın önüne yerleştiriyorsak, Delgado/Yusuf'u da forvetin arkasına yerleştiriyoruz. İşte aranan oyuncu tam da bu iki oyuncu arasındaki bağlantıyı sağlayacak oyuncu olmalıdır. Yani burada ihtiyaç olunan oyuncu tipi Sivok'tan da Delgado'dan da farklı. Her ikisinden de özellikler barındıran ancak iki oyuncu tipinin de sahip olduğu baskın oyun özelliklerine daha düşük oranda sahip olan bir oyuncu.
Peki kim bu mesela? İsimler önemli değil, oyuncu profilini anlatmak açısından; Emre Belözoğlu, Ayhan Akman, Uğur İnceman, Selçuk İnan, Nuri Şahin, Baris Ozbek, Murat Ceylan...
Sivok'tan yola çıktık ve yine yeni transfere geldik. Ama şunu da unutmayalım ki o transferin doğru oyuncu tipi olması, Sivok'un da Delgado'nun da performansını artıracak bir etki yapacaktır. Bu bağlamda, iyi bir oyuncu olmasına rağmen Razundara Tjikuzu Beşiktaş için doğru transfer olmayabilir. Çünkü Sivok'u tamamlayıcı özelliğinden çok, Sivok'a benzer bir oyun karakteri vardır. Ha alınmasın mı? Eğer bütçe buysa alınsın elbette. Oyun karakteri Delgado'ya benzer olmasındansa Sivok'a benzer olmasında fayda vardır.
Şakayla karışık, şu takımda 6 tane sivok olsa her sene kesin şampiyon oluruz der köşeme çekilirim.
Not: Elindeki bayrak, Slavia Prag bayrağı.
Udinese Zengin Oldu

Son dönemde Beşiktaş yönetimi, belirlediği kulüpleri zengin etme yoluna gidiyor. Vestel Manisa örneği ortada duruyor
Filip Holosko = 5 Milyon Euro + Burak Yılmaz ( 2 Milyon Euro ) + Koray Avcı ( 1 Milyon Euro )
Filip Holosko = 8 Milyon Euro
Eder mi? Bence uzaktan yakından alakası yok. Bobo eder mi? Onun da uzaktan yakından alakası yok.
Gelelim Tomas Sivok'a. Sivok'un Udinese maliyeti nedir? Cevap: 1.985.000 Euro.
Nasıl fiyat? Alıyorsunuz, 3-5 maç oynatıp kiraya veriyorsunuz. Sonra da maliyetinin iki katına pazarlıyorsunuz (4.000.000 Euro).
Zapotocny ile Sivok'un toplam bonservislerinin 7 milyon euro civarında olduğu söyleniyordu. Bu mantıkla Zapotocny'nin de bonservis maliyeti 3.000.000 Euro civarında demektir.
Sizce Zapotocny Udinese'ye hangi şartlarda transfer olmuştur? 3.000.000 Euro? 5.000.000 Euro? Hayır yanıldınız arkadaşım, maliyeti; 500.000 Euro.
Udinese İçin; Sivok + Zapotocny = 2.485.000 Euro
Fenerbahçe İçin; Emre Belözoğlu = 4.400.000 Euro
Trabzonspor İçin; Burak Yılmaz + Selçuk İnan = 4.000.000 Euro
Beşiktaş İçin; Filip Holosko = 5.000.000 Euro + Burak Yılmaz + Koray Avcı
Beşiktaş İçin; Sivok + Zapotocny = 7.000.000 Euro
Gözlerinizden Öperim...
Uyanın!
Pazarcı Geldi Haanım...
SIRKETIMIZ, ITALYA FUTBOL TAKIMLARINDAN UDINESE'DE FORMA GIYEN ANDREA CODA VE
TOMAS SIVOK ILE; LAZIO'DA FORMA GIYEN GUGLIELMO STENDARDO'NUN TRANSFERLERI
KONUSUNDA KENDILERI VE KULUPLERI ILE GORUSMELERE BASLAMISTIR. ***BJKAS***
***BJKAS*** BESIKTAS FUTBOL YATIRIMLARI SANAYI VE TICARET A.S.'NDEN GELEN YAZI:
SIRKETIMIZ, FRANSA FUTBOL TAKIMLARINDAN RACING CLUB DE LENS'IN OYUNCUSU ADAMA
COULIBALY'IN TRANSFERI KONUSUNDA KENDISI VE KULUBU ILE GORUSMELERE BASLAMISTIR. ***BJKAS***
***BJKAS*** BESIKTAS FUTBOL YATIRIMLARI SANAYI VE TICARET A.S.'NDEN GELEN YAZI:
SIRKETIMIZ, AVUSTURYA FUTBOL TAKIMLARINDAN SV MATTERSBURG'DA FORMA GIYEN CEM
ATAN'IN TRANSFERI KONUSUNDA KENDISI VE KULUBU ILE GORUSMELERE BASLAMISTIR. ***BJKAS***
***BJKAS*** BESIKTAS FUTBOL YATIRIMLARI SANAYI VE TICARET A.S.'NDEN GELEN YAZI:
SIRKETIMIZ, ALMANYA FUTBOL TAKIMLARINDAN SCHALKE 04'DE FORMA GIYEN MARCELO
BORDON VE LEVAN KOBIASHVILI'NIN TRANSFERLERI KONUSUNDA KENDILERI VE SCHALKE 04
KLUBU ILE GORUSMELERE BASLAMISTIR. ***BJKAS***
***BJKAS*** BESIKTAS FUTBOL YATIRIMLARI SANAYI VE TICARET A.S.'NDEN GELEN YAZI:
SIRKETIMIZ, YUNANISTAN FUTBOL TAKIMLARINDAN PANATHINAIKOSUN OYUNCUSU ANTHONY
SERIC'IN TRANSFERI KONUSUNDA KENDISI VE KULUBU ILE GORUSMELERE BASLAMISTIR. ***BJKAS***
Ara
-
DERBİ POZİSYON ANALİZLERİ - 1- 0:24 saniye! Gatasaray'ın ilk etkili atağı. Burada en büyük hata *Jailson'un partneri Serdar Aziz'e gereksiz yakınlığı oldu.* Seri burada muhteşem bi...6 yıl önce
-
Feda, Sefa, Farklı Olsun bu Defa - Beşiktaş'ın son dönemini iki ana çizgi olarak ikiye ayırmak mümkün. 1- Yıldırım Demirören dönemi 2- Fikret Orman dönemi. Ben Yıldırım Demirören dönemini te...7 yıl önce
-
Bir Sağ Bek, Üç Mevki: Aaron Wan-Bissaka - Premier Lig geçtiğimiz hafta başladı. Hem takım hem de oyuncu bazında her sezon yeni bir hikaye demek. Galiba geçtiğimiz sezon hiç de fena bir görüntü verm...8 yıl önce
-
Duhuliye - Duhuliye'den 5 ay önce haberim oldu. O da bu fotoğraf sayesinde. Bunca zamandır nasıl hiç duymamışım derken, etrafımdaki çoğu Beşiktaşlının da bilmediğ...9 yıl önce
-
Euroleague bwin Mart 2015 MVP Nemanja Bjelica Röportajı - Fenerbahçe Ülker dokuz maçlık bir galibiyet serisi yakalamış durumda ve 2008-2009 sezonundan bu yana ilk kez Euroleague 'playoff'larına katılma hakkını ...11 yıl önce
-
Önce krampon, sonra performans - Her çocuk gibi sokaklarda başlayan futbol maceramız, bazı çocukların yaptığı gibi benim de toprak sahada devam etmişti. Sonrası okul, iş, hayat mücadele...11 yıl önce
-
NBA: Bir Ayın Ardından... (Part 1) - Her ne kadar başlığımızda bir aylık zaman dilimini ele aldıysak gerek tembellik, gerek iş güç yüzünden yazının paylaşılması, gerekli güncellemeler yapıldı...11 yıl önce
-
Manchester United - Burnley maçı - Manchester'ın ligin yeni takımı Burnley deplasmanında galibiyet alması bekleniyordu ama yine olmadı. Geride kalan 3 haftada takım henüz galibiyet görem...12 yıl önce
-
Bu Sefer Bahanem Var - Yine ihmal ettim blogu ama bu sefer sağlam bahanem var. Son 9 senedeki ikinci kıtalar arası taşınma olayına kalkıştım. Bilenler bilir, son 9 senedir Avu...12 yıl önce
-
Babylon Dergisi Röportajı - http://www.aliece.com/2013/11/babylon-dergi-ali-ece-roportaji/#more-189512 yıl önce
-
Arsenal Kendine İnanıyor - Arsene Wenger'in sözleriyle, *"İyi bir rakibe karşı alınmış tatmin edici galibiyet." *Arsenal hafta sonu Liverpool'u oyun dışı bırakarak, bölüm bölüm saha...12 yıl önce
-
Hiç Unutmadığım... - 17 sene önce bugün tek bir imzanın milyonlarca insanı bu kadar etkileyebileceğini tahmin edemezsiniz. O adam hakkında bir sürü yazı yazdım, hala okuyan ...13 yıl önce
-
-




