Holosko Beşiktaş'tır...
Holosko Beşiktaş'tır...
Holosko Beşiktaş'tır...
Ne oldu şimdi Holosko'ya küfredenler? Ben taraftarım, bugün kötü oynar küfrederim, yarın gol atar alkışlarım, şarkı söyler, şiir yazarım, acıyı meze yaparım diyebilir misiniz? Holosko da zaten kötü çocuk olduğu için ıslıklanmamıştı...
Guti Hazretleri var ya, Nobre'nin kafasına çarptırıp gol attıran hani... Şu bildiğin Real Madrid efsanesi olan. Hani onu öveceğiz diye takımdaki tüm oyuncuları yerin dibine soktuğumuz hani... Hani Nobre'ye pas veriyor diye özel prim alması gereken Guti...
Guti'yi sevmeyi, onu övmeyi, parlatmayı seçtiğimiz yönteme baksanıza. Guti'yi yükseltmek için Beşiktaş'ı aşağılıyoruz. Holosko, Nobre, Tabata, Erhan'la Guti nasıl aynı takımda oynar? Oynar işte, Guti ortayı yapar, Nobre kafayı atar Galatasaray'ı yenip dönersin.
Kötü oynar, Beşiktaş'ı oradan alıp buraya getirmez, yanlış transferdir vs, 2.5 milyon euro alır... Bunlar onun suçu değil. Bu adamlara bu paraları verenlere, transfer edenlere neden söz yok?
Toraman'ın diktiği topun havada dönüp yine Beşiktaş kalesine gelişine alışacaksın, Hilbert'in paslarında saç baş yolacaksın, en çok İsmail'e kızacaksın, Holosko'nun yeteneksizliğinde futbolcu olmadığına yanacaksın... Lakin bileceksin, bu oyuncular Beşiktaş takımı futbol tarihinin ortalama üstü futbolcuları olarak tarihteki yerlerini alacaklar.
Yüz yıllık tarihinde 1 tane Guti, 500 tane Holosko olmuşsa, hadi sev yine Guti'yi ama anla, Holosko Beşiktaş'tır...
Onun yeteneksizliğine de küfretme. Çünkü o esasında sensin. Guti yarın gidecek ve sen yine Holoskolarla başbaşa kalacaksın...
Yabancı Sayısı Sorununda Progresif Çözümler
Yabancı sayısı nedeniyle yeni transfer yapmakta zorlanan ve hangi oyuncusunu göndereceğine bir türlü karar veremeyen Siyah Beyazlı camiada sorunun çözümüne yönelik enteresan uygulamalar birbiri ardına gündeme geliyor.
Sivok Donduruldu
Bu uygulamaların ilk kurbanı, takımın Çek stoperi Sivok olurken, kendisine Mecidiyeköy Uğur Center' daki Algida dolabında güçlükle yer açılabildi. Aslan Maxlarla ilk etapta uyum sorunu yaşadığı gözlenen Sivok, Magnumlardan da oldukça tedirgin gözüktü. Başkan Demirören' e "başkanım üşüyorum" mesajı gönderen futbolcunun zor durumda olduğu gözlendi.*
Holosko' da Yüz Nakli
Bir diğer çözüm de Slovak forvet Holosko için gündemde. Estetik operasyonla yüzü eski Ankaragüçlü Yılmaz' a benzetilen Holosko' nun bu yöntemle Türk statüsünde oynatılabileceği sızan haberler arasında.
Bobo Çikolata Oluyor
Karakartal' ın Brezilya golcüsüne ise çikolata formülü getiriliyor. Ünlü bir çikolata şirketinin sponsorluğunda geliştirilecek çözüme göre Bobo, bir devre Beşiktaş' tan oynarken diğer devre karşı takıma geçecek ve ilk 10-15 dakikada atacağı goller, maça henüz iki takım da ısınamadığından sayılmayacak.
Sinan Engin Şokta
Bu çözüm tartışmaları camianın gündemini meşgul ederken, bir grup haşarı taraftarın kulübün eski menajeri Sinan Engin' i gece apar topar alıp kale arkasında "gol atınca şişip dans edip sevinen plastik adam" olarak dikmesinin ünlü menajeri adeta küplere bindirdiği de sızan haber arasında. Bu duruma Engin' in yakın çevresine "oldu olacak Ferrari' yi de garaja çekelim" şeklinde espri yapmasının neden olduğu iddia edildi.
* şaka bir yana, geçmiş olsun Tomas Sivok
Holosko.. İyi ki Uzatılmış Sözleşmesi
Are You Player?
Yeni Başlayanlar İçin Hološko
Gerek ligimizde gerekse de Avrupa liglerinde top koşturan yabancı oyuncuların isimlerinin telaffuzuna dair tartışmalar geçmişte bir çok kez masaya yatırıldı. Kısaca hatırlayacak olursak; Abel Xavier – Şavyer – Havyer - Zavyer - İksavyer Aurelio – Orelyo – Aurello – Oreliyo Henry – Henri – Hanri - Anri Seedorf – Sedorf – Zedorf – Sidorf Xavi – Şavi – Çavi – Savi – Havi O Shea – O Şi – O Şe – O Şey Peter Kjaer - ??? Dilediğimiz kadar çoğaltmak mümkün. Tabii bunlar hep tartışıldığıyla kaldı, olur da yarın bir gün Gourcuff''un Süper Lig'imize yolu düşerse seyreyleyin eğlenceyi. Bir de Ocak 2006’dan bu yana ülkemizde top koşturan, ama Sabri Ugan ve Emre Tilev dışında ismini doğru telaffuz edemediğimiz ya da etmek istemediğimiz bir Holosko var; fakat daha da kötüsü yaptıkları işin hakkını lâyıkıyla veren bu iki spikerimizin bir çok platformda sırf Holoşko telaffuzundan ötürü tepkilere maruz kaldığına dönem dönem tanıklık etmekteyiz. ''Adama bak 40 yıllık Holosko'ya, Holoşko diyor yaæææ'' Doğru yazılışı aşağıdaki milli takım formasından da görüleceği üzere '' Filip Hološko '' şeklindedir. Keza aynı fotoğrafta Liverpoollu Škrtel'e dair de fikir sahibi olabiliriz. En altta kalan oyuncu da ense traşını ben yapmadım, ama muhtemelen Bochum forması ile izlediğimiz Šestak olmalı. Özel olarak rica etsek böyle bir poz veremezlerdi herhalde, konumuza müteallik bu güzel tesadüf için kendilerine minnettarız.
‘’ Š ‘’nin İngilizce’de karşılığı ‘’ sh ‘’ (Shop – Show – Shake) olarak yazılırken;
Almanca’da da ‘’ sch ‘’ ( Schuhmacher, Schafer, Schildenfeld ) şeklinde yazılır.
Slovaklar tarafından da, Hırvatlarda olduğu gibi bizdeki ‘’ Ş ‘’ olarak telaffuz edilir. Tıpkı Škrtel (Şikertel), Davor Šuker ve Milan Baroš’da olduğu gibi veya Hannover forveti Štajner (Şıtayner). Kaderde F.Düzağaç'a özenmek de varmış, selam olsun.
Bu konuya dair diğer bir noktada tüm '' S ''lerin '' Ş '' olarak okunmaması; yani isminde ''S'' harfini gördüğümüz her Slovak'a şşşşşt demeyeceğiz! Misal, sezon başında ilgilendiğimiz orta saha oyuncusu Marek Sapara ve Ankaragücü'nün Slovak kalecisi Senecky. Bu iki oyuncunun isimlerindeki S harfinde o sözünü ettiğimiz caron (ters şapka) olmadığı için doğal olarak yazıldığı gibi okunuyor, ama yine bir dönem adı Beşiktaş ile anılan Štrba’ya baktığımız vakit Ş telaffuzuna rastlayabiliyoruz.
Bu saatten sonra Hološko ismi nasıl seslendirilir bilemiyorum (açıkçası olsa da olur-olmasa da durumu hakim, zira yıllardır bir kulak aşinalığı söz konusu) lâkin Ömer Üründül, Turgay Şeren ve türevlerinin bu konuya ilişkin tutumlarından illallah etmiş futbolseverlerin, sırf Holoşko telaffuzundan ötürü işini doğru yapan spikerlere tepkili olmasının da pek kabul edilebilir olduğu söylenemez. Velhasıl kelam, doğrusu burada izah etmeye çalıştığım gibidir, bundan sonra ne şekilde kullanılacağı ise taraftarın ve Türk spor medyasının inisiyatifine kalmış durumda.
Ligin 2.yarısındaki ''yeni başlangıcında'' kendisini Dünya Kupası kadrosuna dahil edecek performansa ulaşması dileğiyle.
Yolunuz Açık Olsun Tello ve Holosko!

Sahte Milliyet haberi tadını yakaladıktan sonra söyleyelim. Bir yere gittikleri yok şimdilik, ama temsil ettikleri ülkelerin Dünya Kupası'ndaki grupları belli oluyor bir saat içinde.
Ne diyelim, bizim kura şanssızlığımız size de denk gelmesin, Güney Afrika'lar, Kuzey Kore'ler, Yeni Zelanda'lar düşsün grubunuza. Sonra da sizi iyi bir fiyata okutalım hayırlısıyla artık.
Bu takıma Holosko gibi biri lazım abi
Bizim kahvede bugün bu konuşuluyordu, belirtmek isterim ki bu görüşe katılmamak elde değil! Bir düşünsenize; Tabata'nın, Tello'nun ara paslarında zıpkın gibi fırlardı Holoskomuz. Her maç en az iki tane çakardı, çakmakla da kalmaz en az bir tane de Nobre'ye attırırdı. Holosko, hızıyla ve yakışıklılığıyla Beşiktaşımızın gol sorununa kesin çözüm olurdu, Şampiyonlar Ligi'nde tur şimdiden garantiydi. Öyle değil mi?
Beşiktaşlının kendi oyuncusuna olan duygusal bağından mı yoksa gidenin gözlerinin bademleşmesinden mi bilinmez... Bir süre takımda oynayıp çeşitli sebeplerden uzak kalan oyuncular takımdaşımın nazarında hemen kıymete biniyor. Tatmin etmeyen futbolun hemen ardından "ah şimdi x olacaktı", "vay şu pozisyonu x yakalasaydı ne atardı"lar... Hayır Holosko varken tatmin eden bir futbol olsaydı anlardım da bu ne be şimdi? Benzer şekilde Delgado... Geçen sene bizi nasıl hayal kırıklığına uğrattığını hatırlatmaya gerek yok. Ama şunu da biliyorum ki sezonun ilk yarısı Beşiktaş için kötü biterse Delgado takımı ikinci yarıda kurtaracak adam olarak önümüze sürülecek. Hepimizi bir umut kaplayacak, bunları yazanlar bizler değilmişiz gibi heyecanla stadlara kahvelere koşacağız. Kötü geçen bir ikinci yarı sonrasındaysa bu sefer "Delgado dönsün diye gönderilen yabancı"yı anacağız muhtemelen.
Özetle: Bu takımda Holosko olsaydı ilk yarıda Nihat'ın, ikinci yarıda Ekrem'in yaptıklarından fazlasını yapmazdı. Naçizane görüşüm ya futbolcularla uğraşmayı bırakıp cümlemizi "Bu takıma x gibi bir teknik direktör lazım"a çevirelim ya da bırakalım Mustafa Denizli kendini x yerine koyacak hamleleri daha fazla zaman kaybetmeden yapsın. Futbolcularla uğraşmayı bırakalım diyorum çünkü bu kadar adam (Tello, Bobo, Nobre, Holosko, Nihat, Yusuf) sezona kötü başlamışsa bunun açıklaması tekniktir, taktikseldir, kişisel değil.
Bu takıma futbolcu ve teknik adam gibi birileri lazım abi...
Filip Holosko Bekleneni Verdi Mi?
Enteresan bir ülkede yaşıyoruz gerçekten. Bir hakem yorumcusu yorumunu pozisyonla alakasız gerekçelerle yapabiliyor. Örneğin futbol ukalalığı yapmışsanız, rakip topu faullü almış olsa dahi faul yoktur. Çünkü gol yemeyi hak etmişsinizdir. Futbol öyle oyundur. Enteresan bir yaklaşım. Bu yaklaşım pozisyon yorumlarını böyle yapıyorsa hakemliğini nasıl yaptı kim bilir. Manisaspor'lu oyuncu faulden kaçmamış. O yüzden penaltı değilmiş... Kardeşim, ortada kaçılacak bir durum varsa, mantık olarak bir de faul vardır. Hakemler kaçıp kaçılmadığıyla değil, faul olup olmadığıyla ilgilenirler. Renklerin çıkarlarına uygun olunca kaçmayı, uygun olmayınca kaçmamayı bir güzel öğütlüyorsunuz ama..? Örneğin Arda Turan Holosko'nun ayağına yönlenince "Arda penaltıyı aldı, Holosko çok amatör" deniyor, bir başka zaman başka futbolcu yapınca "kaçmadı ki, kaçmadı ki" oluyor. Bizim ülkemize has yorumlar bunlar. "Penaltı, penaltı gibi olacak" yorumu gibi. Fifa oyun kuralları kitabının kaçıncı sayfasında "Penaltı gibi olan penaltı" ibaresi var merak ediyorum.
Arda Turan'ın kaçmadığı bacağın sahibine dönelim bir de; Filip Holosko.
Büyük umutlarla transfer edilen Slovak oyuncumuz... Alındığı dönemde "Bir Holosko hamlesi bize şampiyonluğu getirebilir" denmişti bonservis bedeli üzerine yapılan konuşmalarda. Tabi o yarım sezonda Holosko iyi oynamasına rağmen şampiyonluğu getiremedi. Demek ki takımın eksik parçası o değilmiş. Şampiyonluk bir sonraki sene geldi. Ligin sonuna doğru kendini bulan Holosko bazı maçlarda "takımın en değerli oyuncusu" mertebesine bile yükseldi.
Burak Yılmaz'ı da üzerine koyarsak yaklaşık Rodrigo Tabata bedeline yaklaşır Holosko'nun da maliyeti. İkisinin de bu düzeyde bonservis bedelleri "Dar zamanda yapılmış transferlerin yüksek maliyeti" başlığı altında tarih sayfalarına geçti. Beşiktaş kulübü zaten bir plan-program çerçevesinde yönetilmediği için yaptığı tüm transferler "Dar zaman" statüsünde oluyor. Apar topar Higuain, Diatta gelir. Apar topar Holosko gelir. Apar topar Tabata gelir. Gerçi uzuun uzuun sürelere yayılmış transferin aktörü de olsa olsa Tomas Zapotocny oluyor o da ayrı konu.
Bir maça iki maça bakmadan oyuncuları değerlendirmek gerek aslında. Gelişimine, gittiği noktaya, potansiyeline bakmak lazım.
- Holosko'nun Beşiktaş'taki 1,5 yıllık serüveni sizce tatminkar mı?
- Holosko sizce iyi futbol oynama niyeti olan bir futbol takımının işleyen bir parçası olabilir mi?
- Holosko, kendisine verilen bonservis ücretinin hakkını verebildi mi?
- Abdel Kader Keita mı? Deivid De Souza mı? Filip Holosko mu?
- Colin Kazım Richards mı Filip Holosko mu?
- Sizce Holosko'nun bugüne kadar gelen Beşiktaş kariyeri tatminkar mı?
- Bugünden baktığımızda Filip Holosko transferini başarılı bir transfer hamlesi olarak değerlendirebilir miyiz?
- Bir de bonus sorusu olsun; Rodrigo Tello, Filip Holosko, Da Silva Bobo, Rodrigo Tabata. Bonservislerini ellerine verip yollasak bugün. Galatasaray ve Fenerbahçe kadrolarına katmak için hangisinin peşine düşer?
HoloSKOR Gazi
Holosko Orada Oynamaz
Türk futbolunda yeni bir ekol var; "O, orada oynamaz". Sanırım sanıyorlar ki Bobo için, Sivok için, Serdar Özkan için ayrı ayrı taktikler yapılır ve bu oyuncuların başarılı olması sağlanır. Evet, biz bir menajer olsaydık ve tek kriterimiz bu adamların başarısı olsa idi hiç şüphesiz Holosko nerede en iyi oynayabiliyorsa orada oynardı. Modern futbolda ise, takım birlikteliği içinde her futbolcudan maksimum fayda sağlanmaya çalışılıyor. Takımın genel durumu nedeniyle bireylerden bazı feragatlarda bulunmaları isteniyor...
Holosko, Sağlam döneminde de, Denizli döneminde de sağ önde görevlendirildi. Enteresandır, Sağlam döneminde "Holosko Orada Oynamaz" eleştirileri Denizli döneminde yok oldu. Holosko aynı Holosko, oynadığı yer aynı, eleştiriler nerede?
Velhasıl Holosko bugünlerde Beşiktaş performansının tavan yaptığı günlere dönüş sinyali veriyor. Artık daha kararlı, daha güçlü, daha inatçı ve daha faydalı. Bununla birlikte şu da ortaya çıkıyor, Holosko'nun sıkıntısı mevcut pozisyonuyla ilgili değil kendi fiziksel, zihinsel performansıyla ilgiliymiş. Fizik olarak iyi durumda olan Holosko sağ kanatta da oynar ve faydalı olurmuş...
Bir de şu fotoğrafa baktığımda kusmak geliyor içimden... Dayanamadım siz de kusun istedim.
Nerede Bizim Çocuklar?
Afiyet Olsun!
Nobre? Holosko? Bobo? Peki Hangisi Yedek?
Udinese Zengin Oldu

Son dönemde Beşiktaş yönetimi, belirlediği kulüpleri zengin etme yoluna gidiyor. Vestel Manisa örneği ortada duruyor
Filip Holosko = 5 Milyon Euro + Burak Yılmaz ( 2 Milyon Euro ) + Koray Avcı ( 1 Milyon Euro )
Filip Holosko = 8 Milyon Euro
Eder mi? Bence uzaktan yakından alakası yok. Bobo eder mi? Onun da uzaktan yakından alakası yok.
Gelelim Tomas Sivok'a. Sivok'un Udinese maliyeti nedir? Cevap: 1.985.000 Euro.
Nasıl fiyat? Alıyorsunuz, 3-5 maç oynatıp kiraya veriyorsunuz. Sonra da maliyetinin iki katına pazarlıyorsunuz (4.000.000 Euro).
Zapotocny ile Sivok'un toplam bonservislerinin 7 milyon euro civarında olduğu söyleniyordu. Bu mantıkla Zapotocny'nin de bonservis maliyeti 3.000.000 Euro civarında demektir.
Sizce Zapotocny Udinese'ye hangi şartlarda transfer olmuştur? 3.000.000 Euro? 5.000.000 Euro? Hayır yanıldınız arkadaşım, maliyeti; 500.000 Euro.
Udinese İçin; Sivok + Zapotocny = 2.485.000 Euro
Fenerbahçe İçin; Emre Belözoğlu = 4.400.000 Euro
Trabzonspor İçin; Burak Yılmaz + Selçuk İnan = 4.000.000 Euro
Beşiktaş İçin; Filip Holosko = 5.000.000 Euro + Burak Yılmaz + Koray Avcı
Beşiktaş İçin; Sivok + Zapotocny = 7.000.000 Euro
Gözlerinizden Öperim...
Uyanın!
Ara
-
DERBİ POZİSYON ANALİZLERİ - 1- 0:24 saniye! Gatasaray'ın ilk etkili atağı. Burada en büyük hata *Jailson'un partneri Serdar Aziz'e gereksiz yakınlığı oldu.* Seri burada muhteşem bi...6 yıl önce
-
Feda, Sefa, Farklı Olsun bu Defa - Beşiktaş'ın son dönemini iki ana çizgi olarak ikiye ayırmak mümkün. 1- Yıldırım Demirören dönemi 2- Fikret Orman dönemi. Ben Yıldırım Demirören dönemini te...7 yıl önce
-
Bir Sağ Bek, Üç Mevki: Aaron Wan-Bissaka - Premier Lig geçtiğimiz hafta başladı. Hem takım hem de oyuncu bazında her sezon yeni bir hikaye demek. Galiba geçtiğimiz sezon hiç de fena bir görüntü verm...8 yıl önce
-
Duhuliye - Duhuliye'den 5 ay önce haberim oldu. O da bu fotoğraf sayesinde. Bunca zamandır nasıl hiç duymamışım derken, etrafımdaki çoğu Beşiktaşlının da bilmediğ...9 yıl önce
-
Euroleague bwin Mart 2015 MVP Nemanja Bjelica Röportajı - Fenerbahçe Ülker dokuz maçlık bir galibiyet serisi yakalamış durumda ve 2008-2009 sezonundan bu yana ilk kez Euroleague 'playoff'larına katılma hakkını ...11 yıl önce
-
Önce krampon, sonra performans - Her çocuk gibi sokaklarda başlayan futbol maceramız, bazı çocukların yaptığı gibi benim de toprak sahada devam etmişti. Sonrası okul, iş, hayat mücadele...11 yıl önce
-
NBA: Bir Ayın Ardından... (Part 1) - Her ne kadar başlığımızda bir aylık zaman dilimini ele aldıysak gerek tembellik, gerek iş güç yüzünden yazının paylaşılması, gerekli güncellemeler yapıldı...11 yıl önce
-
Manchester United - Burnley maçı - Manchester'ın ligin yeni takımı Burnley deplasmanında galibiyet alması bekleniyordu ama yine olmadı. Geride kalan 3 haftada takım henüz galibiyet görem...12 yıl önce
-
Bu Sefer Bahanem Var - Yine ihmal ettim blogu ama bu sefer sağlam bahanem var. Son 9 senedeki ikinci kıtalar arası taşınma olayına kalkıştım. Bilenler bilir, son 9 senedir Avu...12 yıl önce
-
Babylon Dergisi Röportajı - http://www.aliece.com/2013/11/babylon-dergi-ali-ece-roportaji/#more-189512 yıl önce
-
Arsenal Kendine İnanıyor - Arsene Wenger'in sözleriyle, *"İyi bir rakibe karşı alınmış tatmin edici galibiyet." *Arsenal hafta sonu Liverpool'u oyun dışı bırakarak, bölüm bölüm saha...12 yıl önce
-
Hiç Unutmadığım... - 17 sene önce bugün tek bir imzanın milyonlarca insanı bu kadar etkileyebileceğini tahmin edemezsiniz. O adam hakkında bir sürü yazı yazdım, hala okuyan ...13 yıl önce
-
-

