.

.

.
Ekşi Beşiktaş. Blogger tarafından desteklenmektedir.

Da Silva Bobo etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Da Silva Bobo etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
5 Ağustos 2010 Perşembe

Yabancı Sayısı Sorununda Progresif Çözümler

Yabancı sayısı nedeniyle yeni transfer yapmakta zorlanan ve hangi oyuncusunu göndereceğine bir türlü karar veremeyen Siyah Beyazlı camiada sorunun çözümüne yönelik enteresan uygulamalar birbiri ardına gündeme geliyor.

Sivok Donduruldu

Bu uygulamaların ilk kurbanı, takımın Çek stoperi Sivok olurken, kendisine Mecidiyeköy Uğur Center' daki Algida dolabında güçlükle yer açılabildi. Aslan Maxlarla ilk etapta uyum sorunu yaşadığı gözlenen Sivok, Magnumlardan da oldukça tedirgin gözüktü. Başkan Demirören' e "başkanım üşüyorum" mesajı gönderen futbolcunun zor durumda olduğu gözlendi.*

Holosko' da Yüz Nakli

Bir diğer çözüm de Slovak forvet Holosko için gündemde. Estetik operasyonla yüzü eski Ankaragüçlü Yılmaz' a benzetilen Holosko' nun bu yöntemle Türk statüsünde oynatılabileceği sızan haberler arasında.

Bobo Çikolata Oluyor

Karakartal' ın Brezilya golcüsüne ise çikolata formülü getiriliyor. Ünlü bir çikolata şirketinin sponsorluğunda geliştirilecek çözüme göre Bobo, bir devre Beşiktaş' tan oynarken diğer devre karşı takıma geçecek ve ilk 10-15 dakikada atacağı goller, maça henüz iki takım da ısınamadığından sayılmayacak.

Sinan Engin Şokta

Bu çözüm tartışmaları camianın gündemini meşgul ederken, bir grup haşarı taraftarın kulübün eski menajeri Sinan Engin' i gece apar topar alıp kale arkasında "gol atınca şişip dans edip sevinen plastik adam" olarak dikmesinin ünlü menajeri adeta küplere bindirdiği de sızan haber arasında. Bu duruma Engin' in yakın çevresine "oldu olacak Ferrari' yi de garaja çekelim" şeklinde espri yapmasının neden olduğu iddia edildi.

* şaka bir yana, geçmiş olsun Tomas Sivok

4 Aralık 2009 Cuma

Bir Devrin Sonu

Bahsedilen devir Bobo-Nobre devri. Hepimizin katkılarıyla yeterince anlamsızlaşan, nasıl başladığını hayal meyal hatırladığımız, blog yazar ve okuyucularının birbirlerine kişisel düzeyde laf atmasına kadar giden şu gereksiz tartışma.
Nobre kazma, evet. Türk pasaportlu bir kazma.
Bobo hamile, evet. Formundaysa Nobre'den kat kat daha etkili bir hamile.
İkisi de Beşiktaş'ın forveti.
Şu tarihten sonra bu mevzuya dair performans değerlendirmesi içermeden, kişileri gruplaştırıcı, sadece "laf sokma" amaçlı post ve yorumları siliyorum. Padişahlığımı ilan ettim, evet. Ekşi Beşiktaş'ın, kimisi için eğlence, kimisi için sinir kaynağı olan Bobocu - Nobreci devrini bitiriyorum.
Nobreciler daha çok hamile demiş. Öpüştük barıştık.
Edit: Buradaki dil esprili olmaya çalışan, bu sebepten buraya Google Fight koyan bir dildi. Blog'un padişahının olmayacağı bariz olur sandıydım. Olmazmış.
Bu post bir şaka yollu ricadır. Daha nasıl diyeyim bilemiyorum ki...
3 Aralık 2009 Perşembe

Turkish Delight

2 gündür yazılı ve görsel basında Bobo’nun Türk olacağı / olamayacağına dair haberler çıkmakta, ancak ağırlıklı olarak ‘’yeni kararlara göre Bobo bu hakkını kaybetti, zira Türk vatandaşı olmak istiyorsa başvuru tarihinden itibaren 5 yıl beklemesi gerekiyor’’ ifadelerine yer verilmekte. Bilmiyorum bu haberleri yapanların kaynağı neresi, ancak Türk Vatandaşlığı Kanunu 11.maddesinde öyle demiyor. Hoş, bizi ilgilendiren madde de tam olarak bu değil aslında. Kanunda, sportif alanlarda olağan üstü hizmeti geçen ya da geçeceği düşünülen kişilere ayrıcalık tanınacağından söz ediliyor; bu durumda Bobo’nun 5.yılını seneye tamamlayacak olmasının da pek bir önemi kalmıyor.
Bizi ve Bobo’yu ilgilendiren bir başka nokta da, Fifa’nın çift pasaportlu oyunculara tanımış olduğu istediği milli takımı seçme hakkı. Geçtiğimiz yıllarda 21 yaşına kadar bir tercih yapmaları isteniyordu, ama artık herhangi bir A milli takım forması giymemiş ve çift pasaporta sahip oyuncular istediği zaman – istediği milli takımı seçme hakkını kazanabilmekte.
Şimdi bu durumda Bobo’nun tercihi önemli tabi, 2 yıl öncesine kadar Brezilya milli takımına seçilmek için daha fazla göz önünde bulunan liglerin oyunculara sağladığı avantajlardan söz ediliyor ve Bobo’nun bu sebepten ötürü Türkiye’den ayrılacağı konuşuluyordu, ancak Bobo’nun İrlanda maçı kadrosuna dahil edilmesi tamamen Türkiye Ligi’nde sergilediği performansın eseridir; şimdi işin içine bir de Elano ve Dos Santos’un girdiğini hesaba katarsak, bizler gibi Bobo’da Süper Ligi’mizin Dunga’nın merceği altında olduğunu düşünüp, hayallere dalıyordur. Şayet önümüzde bir engel varsa, bana göre en önemli sıkıntı budur; diğer yandan forma savaşına gireceği isimler de en büyük şansımız olarak değerlendirilebilir. Bobo, Türk Milli takımında oynaması yönünde ikna edilebilirse (ki, karşı çıkacağını sanmıyorum) bana göre ortada hiçbir sıkıntı kalmayacaktır. Gerekirse milli takım kurmayları, Paper Moon’da Bobo ile buluşup bir yemek yiyebilirler; hatta o gecenin hatırına Bakanlar Kurulu’na Bobo’dan yararlanmak istediklerine dair bir rapor sunabilirler. Muhtemelen Bobo da altta kalmayarak bu jestin karşılığını tattıracağı nice zaferlerle verecektir. * Serdar Özkan, Türkiye A Milli Takım forması giydiği için Brezilya Milli Takımı’nda oynama hakkını yitirdi. Dunga mı şansız, yoksa Serdar mı bilemedim valla.
20 Ağustos 2009 Perşembe

Boboooooooooo, Bobooooooooo

St. Etienne resmi kulübünün sitesinde yayınlanan haberde diyor ki St. Etienne kulübü genel müdürü Sayın Tong-Cuong, "çarşamba günü öğleden sonra Werder Bremen ile anlaştık, Boubacar Sanogo yarından sonraki gün sağlık kontrolünden geçtikten sonra 3 yıllık sözleşmeye imza atacak."(Bu dil enternasyonel galiba, sadece bize has değil.)
Neticede Bobo bizde kaldı. Haydi o zaman, tartışmaya devam!
18 Şubat 2009 Çarşamba

Bobo'yu Aldı Sol Açık Oynattı Eşşolueşşek

Sanlı kaptan'ın "15 subat 2009 besiktas trabzonspor maci"'nda da söylemesi gereken sözdü, bu fırsatı kaçırdı. Eşşolueşşek midir bilemeyiz de, Denizli hoca da Bobo'yu aldı sol açık oynattı. Ha Beşiktaş o kadar baskılı oynadı ki, Bobo forvet mi sol açık mı ayırd edilemedi. Ama neticede Bobo sol önde, Tello sağ öndeydi ikinci devre. Peki Sanlı kaptan niye bu sefer küfretmedi? Acaba türk diye mi? Yoksa sol önde oynadığını farkedemedi mi acaba? Kim bilir? 14 Nisan 2007 - 15 şubat 2009 2 sene geçmiş. Bobo oyuna girince yine kendine sol önde yer bulabilmiş. O dönem Tigana var, şimdi Denizli... Beşiktaş denemiş denemiş bir türlü çift forvete geçememiş... Bir türlü Delgado'dan vazgeçememiş. Delgado'yu takım patronu yapmışlar, Bobo dışarıda kalmış, Bobo'yu içeriye almışlar Tello taça çıkmış. Tello takım lideri olduğunda Delgado işlevsiz kalmış... Beşiktaş hiç karar alamamış. Ne Bobo'dan vazgeçebilmiş ne Delgado'dan. Ne Holosko'dan vazgeçebilmiş ne Tello'dan. Ama bunlar oynasın diye şampiyonluklardan kupalardan vazgeçmiş! İtalya ligi görmüş stoper alımından vazgeçememiş ama 6 ay önce bas bas bağırdığımız gibi yine Zan -Toraman oynar olmuş... Bir Cisse yetmez, onun yanına adam lazım demişiz çok lazımmış gibi Holosko gelmiş. 1 sene sonra bir Cisse yetmez, onun yerine değil, onun yanına adam lazım demişiz Zapotocny gelmiş. Sivok ta Zapo'nun yerine oynar olmuş. Ne değişmiş Beşiktaş'ta? Allah aşkına ne değişmiş? Elinde kaç tane iyi oyuncu varsa dizer kalan yerlere adam ararsın. Biz Sivok varken Ernst'i alıp Sivok'u stopere çekiyoruz. Ee? Zapotocny yedek oluyor!!! Zapotocny de öyle bir adammış ki, olmadığı maçta onu arayan yok, bu da enteresan. Elinde Bobo gibi bir adam var ama elinde sadece Bobo yok. O yüzden Tigana da olsa, Denizli de olsa sokaktaki adam da olsa, Bobo'yu sola atacak. Atmak zorunda. Sorsan Holosko-Delgado-Nobre-Bobo-Tello 5'lisini hangi formasyonda oynatırsın diye, ne cevap verecekler merak ediyorum. Ama onlar en basitinden, Bobo'yu aldı sol açık oynattı eşşolueşşek derler...
16 Şubat 2009 Pazartesi

Farklı Futbolların İnsanıyız Bobo...

Oyuna girdiği dakikadan itibaren oynadığı kanadı hallaç pamuğu gibi atan, çıktığı kafa toplarında ekseriyetle başarı sağlayan, oyuna kattığı hırs-dinamizm-azimle arkadaşlarının performansını yukarı çeken Brezilya milli takımının oyuncusu, biricik prensimiz Bobo'ya oy vermeyen eller kırılsın. Samimiyetle söylüyorum Bobo oynasın da Beşiktaş yenilsin hiç problem değil. Yarın öbür gün Bobo oynar da Beşiktaş yenilirse zerre üzülürsem adam değilim. Şu tablo var ya, 634 kişiden 109'u Da Silva Bobo'yu işaretlemiş ya... Benim için yeter. Dün maçtaydık. Gören gördü. Bobo'nun kornerden attığı kafa golü dışında oyuna ne etkisi oldu, hangi mücadeleden başarıyla çıktı, kaç defa adam eksiltti, kaç defa orta yaptı? Bobo dün kornerden gelen ortaya attığı gol dışında ne yaptı bana anlatabilir misiniz? Beşiktaş'ın temel sorunu, Demirören falan da değil. Şu Trabzon maçında Bobo'yu maçın yıldızı seçen %17'dir. Bu oran, şu maçta %17 ise, Nobre %2 ise, hiç kusura bakmayın biz başarıyı hak etmiyoruz. Aynı fikirde olmayabiliriz, siz futbolu farklı yorumluyor olabilirsiniz. Ama ben kendi adıma söyleyeyim şu Bobo meselesinde midem bulanıyor. Samimiyetle söylüyorum tiksiniyorum şu zihniyetten. Bir de spor yazarları çıkmışlar, Nobre'yle olmaz falan diyorlar ya... Futbolun güzelliği de bu, Beşiktaş oynasın bir kaç maç bakalım Bobo'yla. Bana göre sezonu kaybederiz. Ama olsun oynayalım. Görülsün tüm gerçekler. Bir ders olacaksa bu, olsun. Sezon sonunda Nobre Nantes'a, Bobo da Albacete'ye gitsin görelim. Bobo bu takıma aşık sanıyorsunuz?. Kim kaldı ki burada? Kim kaldı? Zago mu? Giunti mi? Cordoba mı? Feyyaz mı? Kim? Bobo bizi daha önce şampiyon mu yaptı? Ne yaptı? Hangi maçı aldı? Hangi maçı? Ne zaman vardı? Liverpool'a gol attı da 8-0'a da hepimizden iyi şahitlik yaptı. Ukrayna'da Metalist maçında ne yaptı? 30 golü varmışmış... Ulan Baros'un yarım devrede -eller kollar karışık ta olsa- 15 golü var. Nedir yani? Nedir? Neden bu kredi? Nereden geliyor? Allahın aşkına Nobre hiç öyle bir gol atabilir mi? Bomboş kafa vuracak köşeye... Atamaz evet Nobre'ciyim ama atamaz! Niye atamaz Nobre'nin başında bir adam, bir refakatçi, öbür taraftan kollayıcı... Nobre'nin böyle bir gol atması mümkün değil. Çünkü savunmanın Nobre'yi unutması mümkün değil!!! Ama Bobo öyle değil, Bobo'yu unutursun o da atar golü. Neticede orada duruyor bu adam, kimsenin gözüne de çarpmıyor. Savunmanın bir beklentisi yok ki. Çünkü Bobo Beşiktaş'ın zayıf halkası. Futbolda tehlike her zaman beklediğin yerden gelmez. Beklemediğin daha tehlikelidir. İşte dünkü gol de tam da buydu. Türkiye Liginin herhangi bir teknik direktörünün Bobo'ya özel önlem alacağını, "aman şunu yaptırma, bu konuda çok etkili" diyeceğine inanmıyorum. İnanmıyorum! Ancak her oynadığında görüyoruz ki Nobre'ye özel çalışma yapılıyor. Bu ayrım bile iki oyuncunun farkını ortaya koyuyor.
3 Haziran 2008 Salı

Bobo - Delgado Yolcu

Kim ne derse desin yapılan transferler iki şeye işaret ediyor; Bobo %100, Delgado %70 gidiyor. Özellikle Ekrem Dağ transferinin Delgado'nun gidişiyle bağlantısının olduğunu düşünüyorum. Ekrem, klasik bir kanat oyuncusu. İki kanatta da oynayabiliyor. Bu açıdan bakıldığında Ekrem 2 dizilişte yer bulabilir. Biri 4-3-3. Diğeri de 4-4-2

4-3-3'nin forvet üçlüsü Delgado-Nobre-Holosko. Ekrem bu dizilişte Holosko'yu yedekleyen adam olabilir. Bir de klasik 4-4-2'nin sağ kanadında oynayabilir. Klasik 4-4-2'de Delgado'yu yerleştirebileceğiniz pozisyon yok. Tek alternatif üçlü forvetin sol tarafı. Geçen seneki gibi 4-3-1-2 oynanacak olsaydı Ekrem transferi yapılmazdı. Zira aynı Mehmet Yozgatlı gibi sistem dışı kalırdı.

Başa dönecek olursak ya Delgado'nun talibi bulundu, gidiyor. O olmadı, yeni bir sistemle karşı karşıyayız.
4-4-2
Rüştü
Serdar K - Toraman - Zapotoncy - Seric
Ekrem - Sivok - Cisse - Tello
Holosko - Nobre
4-3-3
Rüştü
Serdar K - Toraman - Zapotoncy - Seric
Cisse - Sivok - Tello
Holosko - Nobre - Delgado ( 7 Yabancı oluyor bu dizilişle, birinin feda edilmesi lazım )


6 yabancı işte babalar gibi... bu Beşiktaş için Delgado, fazla lüks bir yedek olur. Sağlam'ın bu dizilişine saygı duyuyorum ama neden bir senemizi Delgado'larla, Ricardinho'larla kaybettik onun da açıklamasını bekliyorum.

Ara