Burak Yılmaz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Burak Yılmaz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
27 Eylül 2024 Cuma
SL 07 Bellona Kayserispor - Beşiktaş
Tarih: 30 Eylül 2024 Pazartesi 20.00
Stadyum: RHG Stadyumu
Hakem Hakkında Bilgi: Atilla Karaoğlan (BJK Karnesi 4G 2B 4M)Eksik Oyuncular: Artur Masuaku(Cezalı), Necip Uysal, Al Musrati / Bilal Bayazıt, Majid Hosseini, Arif Kocaman, Julian Jeanvier, Anthony Uzodimma, Ali Karimi
Etiketler:Burak Yılmaz,Kayserispor,SL 2024 | 13
Yorum
13 Ağustos 2009 Perşembe
Burak Yılmaz...
Son yıllarda yaşadığım en büyük iki hayal kırıklığından biri... Sebebi 20 sene önceden gelme... Çocuk yaşlarımız ama Beşiktaş kalbe nakşolmuş artık, üç kanallı TV'de, ya da herhangi bir yazılı basında Beşiktaş görünce kulaklarımız keskinleşiyor, gözlerimiz kısılıyor ve anlamaya çalışıyoruz... O yıllarda ikinci lig daha havalı tabii... İkinci Lig'de şampiyon takım neredeyse Birinci Lig'deki kadar parlıyor. Şimdiki Bank Asya 1. Lig'in daha takip edileni var, nasıl oluyorsa o enformasyon azlığında... Orada 87-88 sezonunu gol kralı bitiren yıldızın takımı Kahramanmaraşspor Birinci Lig'e yükseliyor ve herkes Scifo'ya benzetilen bu efsane futbolcuyu konuşuyor... Sonra o çocuk Seba'nın çabasıyla Beşiktaşlı oluyor...
Aradan 18 sene geçiyor. Bu defa Antalyaspor Süper Lig'e yükselirken konuşulan tek adam var, Burak Yılmaz... Üstelik babasının Beşiktaş geçmişi, anlatılanlar... Her şey Şifo'yu işaret ediyor... İlk Antep maçı herkesin kafasına kazılı, "evet bu sefer oldu" diyoruz hepimiz... Tabii ki nafile bir heyecan bu. Olmuyor, bir türlü olmuyor... Her gün daha kötüye gidiyor... Ben hep çocuğa kabahat buluyorum, kimisi Beşiktaş'ı suçluyor... Ne olduysa oldu, kaybettik; hem biz hem de Burak...
Burak'ın bu konuda ders almadığı çok belli zaten. Karşı yakada da tutunacak dal bulamadı... Biz ders aldık mı? Beşiktaş ders aldı mı? Taraftar'ın hatası var mıydı? Kendi adıma konuşayım, ben mesela bir yerden sonra kendimi kaybedip, her top kaybında söylenmeye başladıysam hatalı değil miyim? Biz ders aldık mı? Bir ara bunu konuşmak lazım... Bir sürü futbolcuya her hatasında söylenen bir grup var, başında gelenlerdenim; bu alışkanlık bu tribünün en büyük problemlerinden değil midir...
Etiketler:Burak Yılmaz,Yuki The Zorba | 15
Yorum
28 Mayıs 2009 Perşembe
Beşiktaş'ta Tükenen Genç Yetenekler...
Arşivlerimi araştırıp, bir fotoğraf buldum... Bir kaç genç sayacağım şimdi... 2006 yılının yaz aylarında bu takımın umudu olan gençler bunlar, Tigana'nın elinde...
1) Burak Yılmaz: İlk haftalarda pırıl pırıl bir ışık saçtı bu genç çocuk... Sağ kanatta yıllardır süren özlemi söndürecek, sürati ve ortalarıyla herkesi kendine hayran bırakacaktı... Olmadı, Fenerbahçe'de sürünmeye devam ediyor...
2) Mehmet Sedef: Ne olduğu belli değil, o güne kadar arada yedekten girip oynuyordu. Bir ara kendisini sol bek sandık, rakiplerin ayaklarını ellerine tutuşturunca kasap olduğunu anladık...
3) Gökhan Güleç: O dönemde Türkiye Kupası'nı Beşiktaş'a kazandıran form durumu ve geleceğe dönük potansiyeli parmak ısırtan genç oyuncu takımdan hızla koptu... Bursaspor'da silik bir görüntü çiziyor.
4) Serdar Kurtuluş: İlk yılında orta sahada dinamo gibi çalışan genç çocuk, sakatlıkları sonrası gözden düştü. Sağ beke geçtikten sonra da uğursuzluklar yakasını bırakmadı. Yedek kulübesindeki koltuğunu Lazboy'dan baba koltuğuyla değiştirdiği söyleniyor. Gönlünde bir kulüp, idealinde de Emre Belözoğlu varmış...
5) ve İbrahim Toraman: 2008-2009 sezonu başında terlik kavgası sonucu kaptanlık elinden alındı. Satış listesine konuldu... Satılmadı, affedildi... Şimdilik başına gelen en kötü şey bu...
İŞTE BÜTÜN BU OLANLARIN SEBEBİ BENİM! AHANDA İSPATI:
Fotoğraf çekilirken arkadaşıma şunu söylüyorum: "5 yıl sonranın şampiyon kadrosu bu işte"... Burak ve Serdar "Sağolasın abi" diyorlar ve geçip gidiyorlar...
Sonuç: Havaalanında bir daha Beşiktaş'a denk gelirsem, yolumu değiştireceğim...
Fotoğraf çekilirken arkadaşıma şunu söylüyorum: "5 yıl sonranın şampiyon kadrosu bu işte"... Burak ve Serdar "Sağolasın abi" diyorlar ve geçip gidiyorlar...
Sonuç: Havaalanında bir daha Beşiktaş'a denk gelirsem, yolumu değiştireceğim...
12 Mayıs 2009 Salı
İbrahim Akın Fenerbahçe Yolunda
Düşmanımın başına diye bir laf vardır ya, o hesap. İnanabiliyor musunuz, Fenerbahçe gitti ciddi ciddi Burak Yılmaz'ı transfer etti. Şaka falan değil, bir de bazı maçlarda kurtarıcı olarak falan oyuna aldı, şans verdi. Şimdi de İbrahim Akın'ın peşindeler. Allahım hayallerim gerçek oluyor. Bir sonraki sezon da Serdar Özkan'ı alırlar, transfer harekatları sonlanır...
Ama yok, Fenerbahçe tedavi edici camiadır. İbrahim Akın'a Beşiktaş'takinin aksine daha profesyonel bir eğitim ve gelişim şansı verebilirler. Evet...
Etiketler:Burak Yılmaz,İbrahim Akın | 8
Yorum
24 Şubat 2009 Salı
Okan Koç - İbrahim Akın - Sinan Kaloğlu - Burak Yılmaz - Serdar Özkan
Teknik direktör tercihlerini bazen anlamak hiç te kolay olmuyor. Mantıklı bir neden arıyorsun bulamıyorsun...
Örneğin Burak Yılmaz ve İbrahim Akın... Bu oyuncular gönderildikleri güne kadar 11'de çıktılar. Burak Yılmaz devre arasından bir önceki hayati Porto deplasmanında 11 oyuncusuydu. İbrahim Akın da sonradan girmişti. Keşke Ertuğrul Sağlam'ı karşımıza alabilsek te sorsak, ne bekliyordu Burak ve İbrahim'den? Son 2-3 senede ne vermişlerdi ki bu maçta da yer almayı hak etmişlerdi?
Madem gönderileceklerdi, madem bir memnuniyetsizlik vardı neden durmadan oynatıldılar? Madem oynatıldılar o zaman neden gönderildiler? Burak Yılmaz'ın oynadığı takımda yedek kalan oyuncu takımda tutulurken nasıl olurdu da gönderilen kişi o "yedek" değil de Burak Yılmaz oluyordu? Bunları anlamak gerçekten çok güç.
Bir futbolcuyu kazanmak için illa onu her maç oynatmak gerekmez. İşte büyük teknik direktörlük te böyle olur zaten; oynatacağın zamanı iyi bilerek. Yoksa kötü oynayacağını bile bile o oyuncuyu sahaya süren teknik direktörler insana dair nosyonlarını biraz yitirmişlerdir gibi geliyor...
Mircea Lucescu, Jean Tigana, Ertuğrul Sağlam, Mustafa Denizli... Peki bu teknik direktörlerin hepsi mi suçlu? Elbette bu yargıya varmak ta mümkün değil. Ama hepimizin gördüğünü görememiş te olamazlar. Burak Yılmaz'dan futbolcu olmayacağını anlamak için teknik direktör de olmaya gerek yoktu aslında. İbrahim Akın'ın sahaya çıkmasının futbol değerlerine yapılmış bir ihanet olduğunu bizden iyi bilmesi gerekirdi dönemin teknik direktörlerinin.
Şimdiki aktörümüz de Serdar Özkan. Verimlilik açısından Burak Yılmaz-İbrahim Akın seviyesinde gidiyor. Takıma verdiği zarar, katkıdan daha büyük. Serdar Özkan'ın yaptığı şut/pas tercihlerinde takım arkadaşlarının tepkilerine dikkatlice bakarsanız Serdar Özkan'ın takım içindeki konumunu daha iyi tahlil edebiliyorsunuz. Ben Serdar'ın takım arkadaşlarınca sevildiğini düşünmüyorum. Ben futbolcu olsam kesin antrenmanda falan kavga ederdim kendisiyle. Şu durumda ise en çok üzüldüğüm futbolcu Fabian Ernst. Serdar Özkan'ın hareketlerini anlamlandırmaya çalışırken oldukça zorlandığını, kendini uzaylı gibi hissettiğini düşünüyorum. Neticede kurulu bir makina gibi çalışan bir beyinle ne yapacağını kendisinin bile bilmediği bir beyin aynı takımda aynı amaç uğruna mücadele ediyorlar.
Şimdi Mustafa Denizli'ye sormak lazım. Serdar Özkan'ı durmadan oynatarak ona iyilik mi ettiğini düşünüyorsun diye. Serdar Özkan'ın hangi faydasını görüyorsun da oynatmaya devam ediyorsun diye. O oynasın diye oynamayan oyuncuların hiç mi hakkı yok diye... Sormak lazım bunları. Ama kendi klasik, çok şey söyleyip aslında hiç bir şey söylemeyen üslubuyla Serdar'ın iyi futbolcu olduğunu, kötü de oynamadığını söyleyecektir. Taa ki kötü bir sonuç alınana kadar. İşte o zaman da daha önce Ertuğrul Sağlam'ın yaptığı gibi bir anda arkasını dönecektir. Satın gitsin diyecektir Serdar Özkan için. Bundan önce hep böyle oldu.
Bütün maçlarda görev ver, vermediğin maçlarda sonradan sok. Kurtarıcı olarak oyuna al. Kötü oynamasına rağmen ısrar et. Sonra bir gün gelsin Bank Asya Ligi'nde X takıma kiralandığını okuyalım. Olacak şey tamamen bu.
Benim sorum 2 sene önceki sorumla aynı; Madem oynatıyorsunuz, o zaman neden satıyorsunuz? Madem satacaksınız o zaman niye oynatıyorsunuz? Şu haliyle Serdar Özkan'ı oynatmak ona iyilik etmek mi sanıyorsunuz?
3 Haziran 2008 Salı
Udinese Zengin Oldu

Son dönemde Beşiktaş yönetimi, belirlediği kulüpleri zengin etme yoluna gidiyor. Vestel Manisa örneği ortada duruyor
Filip Holosko = 5 Milyon Euro + Burak Yılmaz ( 2 Milyon Euro ) + Koray Avcı ( 1 Milyon Euro )
Filip Holosko = 8 Milyon Euro
Eder mi? Bence uzaktan yakından alakası yok. Bobo eder mi? Onun da uzaktan yakından alakası yok.
Gelelim Tomas Sivok'a. Sivok'un Udinese maliyeti nedir? Cevap: 1.985.000 Euro.
Nasıl fiyat? Alıyorsunuz, 3-5 maç oynatıp kiraya veriyorsunuz. Sonra da maliyetinin iki katına pazarlıyorsunuz (4.000.000 Euro).
Zapotocny ile Sivok'un toplam bonservislerinin 7 milyon euro civarında olduğu söyleniyordu. Bu mantıkla Zapotocny'nin de bonservis maliyeti 3.000.000 Euro civarında demektir.
Sizce Zapotocny Udinese'ye hangi şartlarda transfer olmuştur? 3.000.000 Euro? 5.000.000 Euro? Hayır yanıldınız arkadaşım, maliyeti; 500.000 Euro.
Udinese İçin; Sivok + Zapotocny = 2.485.000 Euro
Fenerbahçe İçin; Emre Belözoğlu = 4.400.000 Euro
Trabzonspor İçin; Burak Yılmaz + Selçuk İnan = 4.000.000 Euro
Beşiktaş İçin; Filip Holosko = 5.000.000 Euro + Burak Yılmaz + Koray Avcı
Beşiktaş İçin; Sivok + Zapotocny = 7.000.000 Euro
Gözlerinizden Öperim...
Uyanın!
Kaydol:
Kayıtlar
(Atom)
Ara
-
DERBİ POZİSYON ANALİZLERİ - 1- 0:24 saniye! Gatasaray'ın ilk etkili atağı. Burada en büyük hata *Jailson'un partneri Serdar Aziz'e gereksiz yakınlığı oldu.* Seri burada muhteşem bi...6 yıl önce
-
Feda, Sefa, Farklı Olsun bu Defa - Beşiktaş'ın son dönemini iki ana çizgi olarak ikiye ayırmak mümkün. 1- Yıldırım Demirören dönemi 2- Fikret Orman dönemi. Ben Yıldırım Demirören dönemini te...7 yıl önce
-
Bir Sağ Bek, Üç Mevki: Aaron Wan-Bissaka - Premier Lig geçtiğimiz hafta başladı. Hem takım hem de oyuncu bazında her sezon yeni bir hikaye demek. Galiba geçtiğimiz sezon hiç de fena bir görüntü verm...8 yıl önce
-
Duhuliye - Duhuliye'den 5 ay önce haberim oldu. O da bu fotoğraf sayesinde. Bunca zamandır nasıl hiç duymamışım derken, etrafımdaki çoğu Beşiktaşlının da bilmediğ...9 yıl önce
-
Euroleague bwin Mart 2015 MVP Nemanja Bjelica Röportajı - Fenerbahçe Ülker dokuz maçlık bir galibiyet serisi yakalamış durumda ve 2008-2009 sezonundan bu yana ilk kez Euroleague 'playoff'larına katılma hakkını ...11 yıl önce
-
Önce krampon, sonra performans - Her çocuk gibi sokaklarda başlayan futbol maceramız, bazı çocukların yaptığı gibi benim de toprak sahada devam etmişti. Sonrası okul, iş, hayat mücadele...11 yıl önce
-
NBA: Bir Ayın Ardından... (Part 1) - Her ne kadar başlığımızda bir aylık zaman dilimini ele aldıysak gerek tembellik, gerek iş güç yüzünden yazının paylaşılması, gerekli güncellemeler yapıldı...11 yıl önce
-
Manchester United - Burnley maçı - Manchester'ın ligin yeni takımı Burnley deplasmanında galibiyet alması bekleniyordu ama yine olmadı. Geride kalan 3 haftada takım henüz galibiyet görem...12 yıl önce
-
Bu Sefer Bahanem Var - Yine ihmal ettim blogu ama bu sefer sağlam bahanem var. Son 9 senedeki ikinci kıtalar arası taşınma olayına kalkıştım. Bilenler bilir, son 9 senedir Avu...12 yıl önce
-
Babylon Dergisi Röportajı - http://www.aliece.com/2013/11/babylon-dergi-ali-ece-roportaji/#more-189512 yıl önce
-
Arsenal Kendine İnanıyor - Arsene Wenger'in sözleriyle, *"İyi bir rakibe karşı alınmış tatmin edici galibiyet." *Arsenal hafta sonu Liverpool'u oyun dışı bırakarak, bölüm bölüm saha...12 yıl önce
-
Hiç Unutmadığım... - 17 sene önce bugün tek bir imzanın milyonlarca insanı bu kadar etkileyebileceğini tahmin edemezsiniz. O adam hakkında bir sürü yazı yazdım, hala okuyan ...13 yıl önce
-
-