Serdar Özkan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Serdar Özkan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
2 Aralık 2010 Perşembe
Yeter Artık Vurmayın Adam Öldü
Etiketler:Gürcan Ulusoy,Serdar Özkan | 3
Yorum
5 Eylül 2010 Pazar
Yorumsuz...
"Şunu da söylemeliyim; Florya'da gerçekten farklı bir hava var. Herkes söylerdi bana, (burada arkadaşlık çok iyi) diye, ama gelince bunu daha iyi gördüm. Kamplarda 10-15 kişi bir odada oluyoruz. Amatör bir ruh var. Ben geldiğimde çok şaşırmıştım bu duruma"
Futbola nasıl başladığını da anlatan Serdar, mali durumlarının kötü olmasından dolayı futbola Galatasaray alt yapısında başlayamadığını açıkladı.
Serdar, ablasının çocukluğunda kendisini Florya'ya, Galatasaray'ın alt yapı seçmelerine götürmek istediğini, ancak bunun gerçekleşmediğini belirterek, "Küçükçekmece'de oturuyorduk. Futbola herkes gibi mahallede oynayarak başladım. Dikkat çekiyordum herhalde ki, birçok kişi anneme ve babama bu çocuğu bizim takıma alalım ya da oğlunuzu bize getirin diyordu. Ablam da beni Florya'ya Galatasaray'ın seçmelerine götürecekti. Ama o zamanlar Florya'da futbol okulu tarzında bir yapı vardı. Yani para ödememiz gerekiyordu. Maddi durumumuz da pek iyi olmadığından Florya'da başlamadım futbola. Yine o sıralarda Beşiktaş'ın da seçmeleri vardı. Girdim, kazandım seçmeleri ve 11 yaşında Beşiktaş'ta futbola başladım" ifadelerini kullandı.
Alıntı: ntvspor.net / Galatasaray Dergisi
Etiketler:Serdar Özkan,Yuki The Zorba | 45
Yorum
16 Mayıs 2010 Pazar
Oh Be
Bir çocuk düşünün,
12 yaşında ablasını, 18 yaşında babasını kaybetsin
Bir çocuk düşünün,
G.saray’ın yoğun isteğine rağmen o yaşta 3 otobüs değiştirip Beşiktaş idmanlarına gitsin
Bir futbolcu düşünün,
Takaslarda kullanılmak istendiğinde ‘’beni Beşiktaş’tan ayırmayın, gerekirse 2.lige kiralayın ama yine de Beşiktaş’tan koparmayın’’ diye gözyaşı döksün.
Bir futbolcu düşünün,
Beşiktaş’ın şampiyonluğuna tanıklık etmenin, milyon dolarlara bedel olduğunu söyleyecek kadar taraftar olsun.
Bir futbolcu düşünün,
Hayalini kurduğu şampiyonluk kutlamasında bırakın tribüne çağırılmayı, en mutlu günümüzde protestolara maruz kalsın.
Bir futbolcu düşünün,
Yeni Açık önünde ısınırken pet şişe,
Klubede otururken ana bacı küfür yesin.
Bir futbolcu düşünün,
Oyuna girerken yuhalansın, her topla temasında ‘’bak şimdi kaybedecek’’ psikolojisiyle takip edilip,
Her buluşmasında homurdanıp, her çıkışında yerin dibine sokulsun.
Bir futbolcu düşünün,
Aylarca yüzüne bakılmayıp, en kritik maçlarda sahaya sürülerek istikrarsızlıkla suçlansın.
Bir futbol takımı düşünün,
Kanat sorunu 1.500 km’den fark edilmesine rağmen elindeki tek safkan kanat adamının yüzüne bakmasın. Belki de hocası o'nu koruma psikolojisine bürünsün ...
Bir futbolcu düşünün,
Bir maçta –kendi becerisiyle- takımın santraforlarından fazla pozisyona girmesine ve ‘’en çok isteyen’’ olmasına karşın, o gün ruh gibi gezinenlerden fazla tepki toplayıp, aylar geçmesine rağmen hep Sami Yen performansı ile anılsın.
Bir futbolcu düşünün,
Şu takımda en düşük maaşı alanlardan biri olmasına karşın attığı her adım, yaptığı her hareket batsın.
Bir futbolcu düşünün,
Son 2 yılda kazanılmak adına tribünden gram destek görmesin.
Bir insan evladı düşünün,
Şu hayatta belki de doyamadan kaybettiği en değerli varlıklarına 2 metre mesafeden küfür işitip, sonrasında ‘’taraftara karşılık verdi’’ suçlamalarıyla çarmığa gerilsin.
Bir futbolcu düşünün,
‘’ya kaybedersem – ya kaptırırsam’’ endişesini iliklerine kadar hissedip, kendini en güvende hissetmesi gereken ortamda top oynamaktan korkar hale gelsin ...
Bir taraftar düşünün,
Tüm bu düşmanlığa rağmen Serdar'dan bir şey isteme ve bekleme hakkını kendinde bulsun.
Bir futbolcu düşünün,
Ya da artık boş verin ...
Necipleri, Muhammedleri kaçar adım uzaklaştırmamak adına neler yapabiliriz
Bunları düşünün ..
Yıllardır Beşiktaş'ı takip ediyoruz, ama ben hatırlamıyorum ki bir Beşiktaş futbolcusu bu kadar baskı, küfür ve hakaretlere maruz kalsın -pozisyon özürlü takımda sırf gol kaçırdığı için asılsın- ve her şeye rağmen dayansın, sabretsin, ağzını açıp tek kelime etmesin.
Kendi hataları olmadı mı ? Elbette oldu, ki ben kafasının çok iyi çalıştığına hiçbir zaman inanmadım -hatta bu saatten sonra iki cihan bir araya gelse dahi yeni bir başlangıç yapma ve barışma şansı olmadığına inanlardanım- ama işte şu çocuğun kovmaktan beter edilip, resmen defol git denmesine ve şu tablo altında bile ''paragöz'' ilan edilmesini, biz imzaya yanaştık ama o istemedi denilmesini kabullenemiyorum.
Yukarıda Allah var, ben biliyor ve inanıyorum ki sen çok severdin Beşiktaş'ı.
Kendi adıma ''verdiğin ve vermek isteyip de veremediğin'' her şey için teşekkürler Serdar.
Emin ol biz değil, sen kurtuldun.
Etiketler:eksibesiktas,Serdar Özkan | 32
Yorum
1 Nisan 2010 Perşembe
Serdar Özkan Monaco'da
Şubat sonunda Monaco ve Benfica'dan teklif alan Serdar özkan Monaco ile her konuda anlaşmış ve el sıkışmış. Ankaragücü maçı sonrasında imzayı atmak üzere Fransa'ya uçacak Serdar Özkan'ın ilk yıl için 900 bin euro ikici yıl için 1 milyon 250 bin euro'dan olmak üzere 2 yıllık anlaşma yaptığı bir yıllık opsiyonun da Monaco'da olduğu belirtildi.
Beşiktaş'ın son yaptığı teklife cevap vermeyen Serdar'ın sezon sonuna kadar kadro dışı bırakılması bekleniyor. Kendisine ulaşan muhabirlere, "evet haber doğru" diyen Serdar'ın, kadrodışı kalma konusuna verdiği yanıt da oldukça ilginç "Bu süreyi dil öğrenmek için kullanmayı düşünüyorum, Fransızca Fransa'da öğrenilir". Kendisi için yurtdışında oynamanın çok önemli olduğunu belirten Özkan, "3 sene kalsam zaten askerliği bedelli yaparım, o yönden artısı çok olacak" diye konuştu.
Ben de Beşiktaş'ımızın altyapısından yetişmiş ve Turkish Messi denilen genç oyuncumuza Fransa'da başarılar diliyorum.
Hakkını helal et Serdar ÖZKAN.
Beşiktaş'ın son yaptığı teklife cevap vermeyen Serdar'ın sezon sonuna kadar kadro dışı bırakılması bekleniyor. Kendisine ulaşan muhabirlere, "evet haber doğru" diyen Serdar'ın, kadrodışı kalma konusuna verdiği yanıt da oldukça ilginç "Bu süreyi dil öğrenmek için kullanmayı düşünüyorum, Fransızca Fransa'da öğrenilir". Kendisi için yurtdışında oynamanın çok önemli olduğunu belirten Özkan, "3 sene kalsam zaten askerliği bedelli yaparım, o yönden artısı çok olacak" diye konuştu.
Ben de Beşiktaş'ımızın altyapısından yetişmiş ve Turkish Messi denilen genç oyuncumuza Fransa'da başarılar diliyorum.
Hakkını helal et Serdar ÖZKAN.
Etiketler:Serdar Özkan,Tribal Enfexion | 25
Yorum
24 Mart 2010 Çarşamba
Serdar Özkan ve Portekiz Macerası
Akıllarda bu soru var: Serdar Özkan hakikaten Benfica'ya ya da Porto'ya gidebilir mi?
Önce benim yorumum; gidebilir. Serdar yetenekli bir oyuncu, lakin psikolojisi bozulduğu ve özgvensiz kaldığı için Beşiktaş'ta kaldığı sürece pek de faydalı olacağını sanmıyorum. Fener'in Guiza'sı, Galatasaray'ın Sabri'si var ise bizim de Serdar'ımız var. (Gerçi Sabri Rijkaard'la yeniden doğdu, ama hala daha "Anaa orta açtı la" tarzı yorumlar okuyabiliyoruz.) Bu önyargıyı yıkabilmesi ve özgüven kazanabilmesi için üst üste iyi maçlar çıkarması lazım ki, mevcut teknik yapıda bu şansı bulabilmesi ve kullanabilmesi neredeyse imkansız.
Peki Serdar hakikaten Portekiz'e mi gidiyor? Mevzubahis iki haber var Portekiz gazetelerinde çıkmış olan: Abola ve Correio da Manha.
Önce doğrular. Evet, Porto Serdar Özkan ile ilgileniyor, evet, gazeteler Türk Messi'si tanımını kullanmış, evet Serdar'ın sözleşmesinini bitiyor olması bir avantaj...
Lakin iki haberde de kritik bir cümle var: Bütün bilgileri Serdar Özkan'ın menajeri Ekrem Orenc'ten alıyorlar. Yani resmi ağızdan yapılmış bir açıklama yok bu konuyla ilgili. Örenç diyor ki Correio'ya göre "Portekiz'deki partnerimle konuştuk, ilgilendiler". Abola'daki haber de şu mealde bir cümle ile bitiyor: "daha kontrat aşamasına gelinmedi, izleme aşamasındalar."
Bir başka not ise, Correio de Manha gazetesinin www.pressreference.com adresinde "biraz sansasyoncu (somewhat sensationalistic)" bir gazete olarak nitelendirilmesi.
Gelelim Benfica konusuna: Ülkenin en büyük gazetesi Jornal de Noticias'da çıkan bir habere göre Serdar Özkan Benfica'ya gelebilir. Ama cümle diyor ki: "Serdar Özkan, Türkiye basınına göre Benfica'ya gidebilir." Hatta Türkiye basınının "hipotezi" bu. Benim aradığım kadarıyla da Portekiz basınında direkt onaylanmış bir haber yok.
"Fiyat yükseltme" amaçlı menajer oyunu mu, yoksa Porto ve Benfica kulüplerinin işi sessizce bitirme çabası mı? Karar sizin.
Etiketler:Basın,semioticus,Serdar Özkan,Shelbyl,Transfer | 23
Yorum
3 Kasım 2009 Salı
Tüm Paramı Serdar'a Bastım
2 gündür birkaç Beşiktaşlı nerede rastlaşsak bu geceki maçtan başka bir şey konuşamıyoruz, eminim ki buradaki herkesin sohbetleri de dönüp dolaşıp bir şekilde Wolfsburg’da sonlanıyordur; öyle ki futbolla zerre alakası olmayan dostlarımı bile elimde olmayan sebeplerle bunalttığımı hissediyorum; an geliyor‘’ şu maç başlasın artık ‘’ dediklerini duyar gibi oluyorum, ama onlar futbolun hiçbir yönünden haz etmeseler de, ben böyle anlarda heyecanımı onlarla paylaşmayı ayrı bir seviyorum.
Bozuk plak gibi Serdar Özkan’dan başka bir şey demediğim halde bir Allah’ın kulu sesini yükseltip, itiraz etmiyor; ismini telaffuz ettiğim vakit dövecek gibi bakmıyorlar, sigaralarını Serdar’a dokundurmadan içiyorlar. Ben de fırsattan istifade ‘işte, özlediğim ortam’’ deyip uçabildiğim kadar uçtum. İnandım, güvendim, yeri geldi abarttım, bıktırdım, en çok da utandıracak dedim. Anlayacağınız neyim var neyim yok bu gece Serdar’a bastım! Bu maçta forma şansı bulur mu bilmiyorum ama parlamasını ve alkışlanmasını her zamankinden fazla umut ediyorum. Kendimi düşünüyorsam namerdim; artık şu buzlar erisin istiyorum.
Hadi be çocuk !
Etiketler:eksibesiktas,Serdar Özkan | 8
Yorum
13 Eylül 2009 Pazar
Serdar Özkan - Matteo Ferrari
Dün akşam her zamanki Ali Sami Yen derbilerinden farklı bir akşamdı... Bu defa futbol adına doğru işler yapan bir Beşiktaş gördük sahada. Maça çıkan kadronun, tıpkı geçen yılın derbilerinde olduğu gibi ne kadar yanlış olduğu ikinci yarının başında gelen değişikliklerle sergilenen futbolla görüldü zaten, o ayrı bir konu. Daha fazlasını yazmayacağım... Onun yerine maçta olmayanların göremediği, bilemeyeceğini düşündüğüm bir ayrıntıyı paylaşayım...
Maç bitti, tabii ki üzgündük. Sahaya baktığımızda umut veren o futbolu oynayan takım, yine gol atamadı, yine beceriksizdi vs... Oynanan futbol, hele 45-65 arasındaki o kişilikli futbol Türkiye'de herhangi bir takımın 20 dakikalığına dahi oynayabildiği bir futbol değil. Bunu gösterdi Beşiktaş, Süper Kupa Finalinin ilk 25 dakikasında olduğu gibi... Bazen iyi futbolun yetmeyeceği zaten ortada, kaleciniz hata yapar, bir saniye uyursunuz, vurursunuz girmez ve kaybedersiniz... Hatta 3-0 bile kaybedersiniz! Bilinen, kabul edilmesi gereken bir gerçek bu. Bu gerçeğe isyan eden çocuk, mağlubiyeti kabullenemeyen, iyi futbolun en önemli parçalarından biri olan, pozitif futbol oynayan, iki maçtır demode tek adam futbolunu bırakan Serdar Özkan oldu...
Maç bitti... Ferrari, tribüne doğru karşı taraftan yavaş adımlarla geldi, ellerini kaldırdı ve naif bir şekilde alkışladı bizleri... Müthiş duygulandım, o ayrı bir şey, tribün de alkışlarla karşıladı Ferrari'yi... Acı olan şey ise şu, Serdar Özkan o performansına, tribündeki herkesi 65 dakika boyunca ümitvar kılan, Salı gününe umut taşımasını sağlayan o performansına rağmen tribüne gelemedi... Başını önüne eğdi ve gitti... Sonra öğrendim ki beceriksizim demiş... O pasları, bizim sahaya baktığımızda göremediğimiz boşluklara kolayca atan çocuk, varsın topu içeri sokamasın, futbola dönsün yeter. Futbola döndüğünde, o topları da içeri atacaksın Serdar, senin isyanlarına ihtiyacımız olduğunu gösterdin bize... Umarım iki maçlık değildir etrafındakileri oyuna sokan futbolun...
Etiketler:Matteo Ferrari,Serdar Özkan,Yuki The Zorba | 27
Yorum
26 Temmuz 2009 Pazar
Anket
Etiketler:Serdar Özkan | 22
Yorum
26 Haziran 2009 Cuma
Serdar Özkan
Sıcak hepimizi yoruyor şu günlerde. Ben de işten çıktıktan sonra 1-2 saat kestirmekte buldum çareyi. Uyanınca içimde bir mutluluk hissettim. Neydi beni uykumda mutlu eden? Neydi? Neydi? Neydi?...
Biraz düşününce hatırladım; rüya görmüştüm. Serdar Özkan'ı satıp para kazanmıştık. Rüyanın devamında Beautiful Freak'le konuştuğumu hatırlıyorum. Freak; "Bak gördün mü, tatildeler diyordun... Serdar'ı da gönderdiler. Tüm yanlış adamlar bir bir gidiyor" dedi.
Serdar Özkan öyle bir sene yaşattı ki, alt yapıdan gelmiş olmasına ve yaşı da genç olmasına rağmen kimsenin artık takımda görmek istemediği bir oyuncu halini aldı. Şöyleydi, böyleydi diye lafı uzatmanın anlamı yok. Kalsın, bir sene daha son hakkını kullansın diyenler çıkacaktır.
Ne dersiniz?
Etiketler:Serdar Özkan | 17
Yorum
24 Şubat 2009 Salı
Okan Koç - İbrahim Akın - Sinan Kaloğlu - Burak Yılmaz - Serdar Özkan
Teknik direktör tercihlerini bazen anlamak hiç te kolay olmuyor. Mantıklı bir neden arıyorsun bulamıyorsun...
Örneğin Burak Yılmaz ve İbrahim Akın... Bu oyuncular gönderildikleri güne kadar 11'de çıktılar. Burak Yılmaz devre arasından bir önceki hayati Porto deplasmanında 11 oyuncusuydu. İbrahim Akın da sonradan girmişti. Keşke Ertuğrul Sağlam'ı karşımıza alabilsek te sorsak, ne bekliyordu Burak ve İbrahim'den? Son 2-3 senede ne vermişlerdi ki bu maçta da yer almayı hak etmişlerdi?
Madem gönderileceklerdi, madem bir memnuniyetsizlik vardı neden durmadan oynatıldılar? Madem oynatıldılar o zaman neden gönderildiler? Burak Yılmaz'ın oynadığı takımda yedek kalan oyuncu takımda tutulurken nasıl olurdu da gönderilen kişi o "yedek" değil de Burak Yılmaz oluyordu? Bunları anlamak gerçekten çok güç.
Bir futbolcuyu kazanmak için illa onu her maç oynatmak gerekmez. İşte büyük teknik direktörlük te böyle olur zaten; oynatacağın zamanı iyi bilerek. Yoksa kötü oynayacağını bile bile o oyuncuyu sahaya süren teknik direktörler insana dair nosyonlarını biraz yitirmişlerdir gibi geliyor...
Mircea Lucescu, Jean Tigana, Ertuğrul Sağlam, Mustafa Denizli... Peki bu teknik direktörlerin hepsi mi suçlu? Elbette bu yargıya varmak ta mümkün değil. Ama hepimizin gördüğünü görememiş te olamazlar. Burak Yılmaz'dan futbolcu olmayacağını anlamak için teknik direktör de olmaya gerek yoktu aslında. İbrahim Akın'ın sahaya çıkmasının futbol değerlerine yapılmış bir ihanet olduğunu bizden iyi bilmesi gerekirdi dönemin teknik direktörlerinin.
Şimdiki aktörümüz de Serdar Özkan. Verimlilik açısından Burak Yılmaz-İbrahim Akın seviyesinde gidiyor. Takıma verdiği zarar, katkıdan daha büyük. Serdar Özkan'ın yaptığı şut/pas tercihlerinde takım arkadaşlarının tepkilerine dikkatlice bakarsanız Serdar Özkan'ın takım içindeki konumunu daha iyi tahlil edebiliyorsunuz. Ben Serdar'ın takım arkadaşlarınca sevildiğini düşünmüyorum. Ben futbolcu olsam kesin antrenmanda falan kavga ederdim kendisiyle. Şu durumda ise en çok üzüldüğüm futbolcu Fabian Ernst. Serdar Özkan'ın hareketlerini anlamlandırmaya çalışırken oldukça zorlandığını, kendini uzaylı gibi hissettiğini düşünüyorum. Neticede kurulu bir makina gibi çalışan bir beyinle ne yapacağını kendisinin bile bilmediği bir beyin aynı takımda aynı amaç uğruna mücadele ediyorlar.
Şimdi Mustafa Denizli'ye sormak lazım. Serdar Özkan'ı durmadan oynatarak ona iyilik mi ettiğini düşünüyorsun diye. Serdar Özkan'ın hangi faydasını görüyorsun da oynatmaya devam ediyorsun diye. O oynasın diye oynamayan oyuncuların hiç mi hakkı yok diye... Sormak lazım bunları. Ama kendi klasik, çok şey söyleyip aslında hiç bir şey söylemeyen üslubuyla Serdar'ın iyi futbolcu olduğunu, kötü de oynamadığını söyleyecektir. Taa ki kötü bir sonuç alınana kadar. İşte o zaman da daha önce Ertuğrul Sağlam'ın yaptığı gibi bir anda arkasını dönecektir. Satın gitsin diyecektir Serdar Özkan için. Bundan önce hep böyle oldu.
Bütün maçlarda görev ver, vermediğin maçlarda sonradan sok. Kurtarıcı olarak oyuna al. Kötü oynamasına rağmen ısrar et. Sonra bir gün gelsin Bank Asya Ligi'nde X takıma kiralandığını okuyalım. Olacak şey tamamen bu.
Benim sorum 2 sene önceki sorumla aynı; Madem oynatıyorsunuz, o zaman neden satıyorsunuz? Madem satacaksınız o zaman niye oynatıyorsunuz? Şu haliyle Serdar Özkan'ı oynatmak ona iyilik etmek mi sanıyorsunuz?
16 Şubat 2009 Pazartesi
Serdar Özkan
Ben anlamıyorum, anlatana cok müteşekkir olacağım. Mustafa Denizli'nin taktiksel çeşitlemeleri muhtelif, ve de bunu takımı kısa sürede başarıya ulaştırmak önceliğine, bir sistem-ekol yerleştirme çabası olmamasına bağlayabiliriz. Eyvallah. Yalnız bütün bu taktiksel çeşitlemeler, denemeler arasında değişmeyen bir tek şey var. Serdar Özkan.
Sorular basit. Bir teknik direktör, bir futbolcusunu neden ısrarla ilk 11'de başlatıp sürekli ilk yarı sonunda oyundan alır? Bu hareketi kaç defa tekrar ederse o futbolcunun kredisi biter? Ve bu teknik direktör devre arasında sağ kanada alternatif olarak aldığı isme neden pasta yedirdiği adam kadar şans tanımaz? Pasta yedirilen adam, sene başından beri kötü oynayıp ilk 11'de şans buldukça performansının artacağı mı beklenmektedir?
Hayır ben biraz psikolojiden, biraz da futboldan anlıyorsam burada bir yanlış var. Ya da bir şeyi gözden kaçırıyorum, gözden kaçanın ne olduğunu söyleyin de rahat uyuyayım.
Gereksiz istatistik: Serdar Özkan, bu sezon ligde ikinci yarıda oynanan Trabzonspor, Antalyasporve Denizlispor maçlarında 46. dakikada yerini başkasına bıraktı. Mustafa Denizli takımın başındayken 90 dakika oyunda kaldığı maç sadece Fenerbahçe maçı. Bunun haricinde sahada 70 dakika civarı durduğu iki maç var. Geri kalanında ortalama 10-15 dakika forma giymiş. İkinci yarıda ne değişti, onu anlamıyorum. Böyle birşey işte.
Etiketler:Mustafa Denizli,Serdar Özkan | 1 Yorum
10 Eylül 2008 Çarşamba
Kişisel Taktik ve Serdar Özkan

Doğuştan gelen yetenek ne kadar çok olsa da Türkiye'de futbolda öğrenilerek gelişecek özellikler ne yazık ki yerinde sayıyor. İşte kişisel taktik de bunlardan. Tamam Serdar, çok güzel top alıyorsun, karşındakinin belini kırıyorsun da bunun Beşiktaş'a faydası koca bir hiç oluyorsa neyleyelim senin süper top tekniğini. Ki süper dediysek ne kadar süper? bir Messi değilsin asla. Pas atman gereken yerde çalım, çalım atman gereken yerde şut, şut çekmen gereken yerde orta açarsan, süper çalımlar atan, paslar verebilen, şutlar çekebilen bir futbolcu olsan dahi hiçbir derde deva olamazsın, olamıyorsun. Şu anda Beşiktaşa olan tek faydan topla cebelleşirken kendini yorarken aynı zamanda rakibini de senle uğraştırarak yorman.
Rahatlıkla söyleyebilirim ki Beşiktaştaki en zayıf halka Serdar Özkandır. Şöyle oynasa böyle olur demek istemiyorum çünkü biliyorum ki bu topraklarda hatasını anlayıp kendini geliştiren futbolcu yok denecek kadar az. Hele şu görüntü ile Serdar Özkan'ın bunu yapması imkansız gibi. Geriye tek seçenek kalıyor o da Aydın Karabulut. Ah hocam, sistemde dik durdunuz da Aydın konusunda da biraz dik dursanız şukela olmaz mı bre?
Etiketler:Aydın Karabulut,Serdar Özkan | 2
Yorum
Kaydol:
Kayıtlar
(Atom)
Ara
-
DERBİ POZİSYON ANALİZLERİ - 1- 0:24 saniye! Gatasaray'ın ilk etkili atağı. Burada en büyük hata *Jailson'un partneri Serdar Aziz'e gereksiz yakınlığı oldu.* Seri burada muhteşem bi...6 yıl önce
-
Feda, Sefa, Farklı Olsun bu Defa - Beşiktaş'ın son dönemini iki ana çizgi olarak ikiye ayırmak mümkün. 1- Yıldırım Demirören dönemi 2- Fikret Orman dönemi. Ben Yıldırım Demirören dönemini te...7 yıl önce
-
Bir Sağ Bek, Üç Mevki: Aaron Wan-Bissaka - Premier Lig geçtiğimiz hafta başladı. Hem takım hem de oyuncu bazında her sezon yeni bir hikaye demek. Galiba geçtiğimiz sezon hiç de fena bir görüntü verm...8 yıl önce
-
Duhuliye - Duhuliye'den 5 ay önce haberim oldu. O da bu fotoğraf sayesinde. Bunca zamandır nasıl hiç duymamışım derken, etrafımdaki çoğu Beşiktaşlının da bilmediğ...9 yıl önce
-
Euroleague bwin Mart 2015 MVP Nemanja Bjelica Röportajı - Fenerbahçe Ülker dokuz maçlık bir galibiyet serisi yakalamış durumda ve 2008-2009 sezonundan bu yana ilk kez Euroleague 'playoff'larına katılma hakkını ...11 yıl önce
-
Önce krampon, sonra performans - Her çocuk gibi sokaklarda başlayan futbol maceramız, bazı çocukların yaptığı gibi benim de toprak sahada devam etmişti. Sonrası okul, iş, hayat mücadele...11 yıl önce
-
NBA: Bir Ayın Ardından... (Part 1) - Her ne kadar başlığımızda bir aylık zaman dilimini ele aldıysak gerek tembellik, gerek iş güç yüzünden yazının paylaşılması, gerekli güncellemeler yapıldı...11 yıl önce
-
Manchester United - Burnley maçı - Manchester'ın ligin yeni takımı Burnley deplasmanında galibiyet alması bekleniyordu ama yine olmadı. Geride kalan 3 haftada takım henüz galibiyet görem...12 yıl önce
-
Bu Sefer Bahanem Var - Yine ihmal ettim blogu ama bu sefer sağlam bahanem var. Son 9 senedeki ikinci kıtalar arası taşınma olayına kalkıştım. Bilenler bilir, son 9 senedir Avu...12 yıl önce
-
Babylon Dergisi Röportajı - http://www.aliece.com/2013/11/babylon-dergi-ali-ece-roportaji/#more-189512 yıl önce
-
Arsenal Kendine İnanıyor - Arsene Wenger'in sözleriyle, *"İyi bir rakibe karşı alınmış tatmin edici galibiyet." *Arsenal hafta sonu Liverpool'u oyun dışı bırakarak, bölüm bölüm saha...12 yıl önce
-
Hiç Unutmadığım... - 17 sene önce bugün tek bir imzanın milyonlarca insanı bu kadar etkileyebileceğini tahmin edemezsiniz. O adam hakkında bir sürü yazı yazdım, hala okuyan ...13 yıl önce
-
-

