.

.

.
Ekşi Beşiktaş. Blogger tarafından desteklenmektedir.

Schalke 04 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Schalke 04 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
30 Ocak 2014 Perşembe

Jermaine Jones


Haberi yeni okudum. Heyecanimiz prematüre mi, henüz bir bilgim yok. Bu transfer dönemi garip işler döndü, o yüzden şüpheci yaklaşımı mazur görün, ama gene de ben yazmış olayım.

Önder Özen sene başında "size yalan söyleyeceğim, başka isimler ortaya atıp ismini duyurmadan transferler yapacağız" mealinde bir şeyler demişti. Jermaine Jones, eğer bu düstür ile transfer edildiyse, tebrikler. Keşke Ronaldinho için 10 ayrı yönetici çıkıp 10 ayrı demeç vermeseydi de, şu sayfayı başka türlü yazsaydık.

Jones, Beşiktaş'ın kırılganlığını, hadi bitirecek demeyeyim ama çok azaltacak bir oyuncu. Ya her şeyi geçtim, en düz yorumu yapayım: Bundesliga görmüş, ABD'li ortasaha demek, hem taktik bilgi, hem kondisyon demek. 32 yaşında olmasına takılınabilir, gerek yok.

Beşiktaş ortasahasının karaktere, mücadeleye ve dengeli bir akla ihtiyacı vardı. Takım bir yandan omurgasını -umut ediyoruz ki- oluştururken gereken zamklardan birisini buldu. Hayırlısı olsun.

Bundan sonrası, Beşiktaş'ın taktik sıkışmasına getirilecek çözümlere bağlı. Fundamental sıkıntılardan biri için tedavi geldi nihayet.

Ekleme: Anlaşma şartları da belli olmuş, ziyadesiyle güzel:

Schalke 04 kulübü ile Jermaine Jones'un Profesyonel Futbol Takımımıza transferine ilişkin anlaşmaya varılmıştır. Buna göre, kulübe fesih bedeli olarak 200,000 Avro ödenecektir.

Oyuncu ile;
1. 2013-2014 sezonunun sonuna kadar 700,000 Avro garanti ücret karşılığında anlaşılmıştır.

2. Şirketimizin oyuncunun kontratını 2014-2015 ve 2015-2016 sezonları için tek taraflı 2 sene uzatma hakkı bulunmaktadır. Bu takdirde oyuncuya her sezon için 1,800,000 Avro garanti ücreti ve 10,000 Avro maç başı ücreti ödenecektir.
22 Temmuz 2013 Pazartesi

Maç Raporu: Beşiktaş - Schalke 04



En iyi üç: Cenk Gönen, Pedro Franco, Manuel Fernandes ( Tomas Sivok da Fernandes'e yakın puan aldı. ) 

En kötü üç:  Hugo Almeida, Ersan Gülüm, Tanju Kayhan

Değerlendirme: Slaven Bilic geldiği ilk gün , takımın savunma sıkıntısına değinmişti. Bilic'in bu problemin çözümüne dair yaptığı çalışmalar yavaş yavaş meyvesine vermeye başladı. Diğer maçlarda olduğu gibi Schalke maçında da  ''sıkıcı'' bir görüntü sergilenmesinin çeşitli sebepleri olabilir. Teknik ekibe göre, takım savunması şu an için hücum etkinliğinden daha önemli. Bilic, geçen sezon yeterince gol atmış , gol bulma konusunda hemen hemen hiç sıkıntı yaşamamış takımın hücum potansiyelinin farkında gibi görünüyor. Hatlar arası metrelerce boşluk olmayan, birlikte geri dönüp birlikte ileri çıkan bir takım olma yolunda doğru sinyaller verildi. Tabi bu noktada, kenar beklerimizin hala takımın en zayıf yönü olduğunu görmezden gelmemek gerek. Ersan'dan bir Corluka yaratmak eğer Bilic'în İsmail dönene kadar kafasındaki kurguysa epey sıkıntılı günler bizi bekliyor.

Notlar:

Slaven Bilic: 6.8 - Hala deneme sürecinde olsa da, takımın ideale yakın 11'ini bu maçta pek fazla bozmadı. Yüksek puan almasının sebebi, takımın hep birlikte savunma yapmasını öğrenmeye başlaması olabilir. ''Birbirine yakın hatlar'' olarak tanımladığı  futbol felsefesini oturtabilmesi için epey uğraş vermesi gerekecek. İlk 3 sınavı, takım savunması anlamında sevindiriciydi. Hücum anlamında da potansiyelimizin açığa çıkmasıyla birlikte,  daha da yüksek not alacaktır.


Cenk Gönen: 7.4 - Villareal maçındaki performansını unutamamıştık. Ne tesadüf ki , yine bir hazırlık maçında  kusursuza yakın görüntü çizdi. 'Sambade etkisi'' diyerek iyimser olabiliriz. Fakat geçtiğimiz sezonlarda kalbimizi çok kırdığı için Cenk konusunda iyimser olmak biraz zor. Önyargıyı kırabilmesı için Schalke karşısındaki istekli ve konsantre oyununu tüm sezona yayması gerek.

Tanju Kayhan: 5.5 - İdeal 11 oyuncusu diyebilmek zor ancak yedek kulübesinde sağ ve sol bek için yerli bir alternatif olarak Tanju Kayhan'ın olması kimseyi rahatsız etmemeli. Dünkü performansı vasattı. En kötü 3 listesine girecek bir oyun oynaması kendisi açısından da hayalkırıklığı olmalı. Serdar Kurtuluş henüz kampa katılmamışken kendisini kanıtlayabilirdi. Şimdilik ışık yok.

Tomas Sivok: 6.7 - Toraman ve Fernandes ile birlikte yeni sezon kaptanımız. Yine takımın en iyilerindendi. Takım sahada alan değiştirirken savunma hattını ofansa yakın tutan isim. Arkadaşlarını öne çıkarması, geri çağırması defansif lider olduğunu gösterdi. Muhtemelen yine tüm sezonun bankosu olacak. 

Julien Escude: 5.7 - Sivok ve Franco sonrası rahatlıkla takımın 3 numaralı stoperi olabilecek kabiliyette. Hatasız oynadı. Riske girmedi. Stoperde onu izlediğimizde, her an bomba patlayabilir hissi yaşamayacağız gibi görünüyor.

Ersan Gülüm: 5.1 - İyi niyetli olması ve mücadelesiyle belli bir kredi topladı ancak sol bekteki performansı şimdilik hiç iç açıcı değil. Bölgesini kabullenememiş bir görüntü çizdi. Sahadaki karar mekanizması hala stoper mantığı üzerinden işliyor. Bu da ileri -geri çalışması gereken ideal bir sol bek için ciddi handikap. Kendisinin de bu pozisyondan memnun olmadığını düşünüyorum. Sol bekteki ham görüntüsü, orda düşünülmesi gereken yamanın Ersan olmadığını gösteriyor.

Veli Kavlak: 5.6 - Geçen sezon, tüm yükü omuzlarına verdiğimiz Veli'nin yeni sezonda daha rahat maçlar çıkaracağını düşünüyorum. Schalke maçındaki takım savunması, Veli'nin hücum opsiyonlarından da faydalanabileceğimizi gösterdi. Takımın her açığını kapatması gereken hizmetçi oyuncu değil, takım oyununun bir parçasıydı.

Oğuzhan Özyakup: 6.0 - Yediğimiz goldeki tüm pay kendisinde olsa da, günün iyilerindendi. Sadece altyapısıyla bile fark yarattı.

Manuel Fernandes: 6.7 - Günün en iyilerindendi. Almeida ile pek uyumlu bir görüntü çizmedi ancak top çıkarmada Oğuzhan ve Olcay gibi isimlerle çizdiği üçgenler takımı ileriye atmak adına çok önemliydi. Serbest oyuncu görünümündeydi ancak yine geriden top almakla çok uğraştı.

Gökhan Töre: 5.5  -  İlk iki maça nazaran çok daha iyi bir görüntü çizdi. Şut çeken, adam eksilten, arkadaşlarını pozisyona sokan özelliklerini yeni yeni görmeye başlıyoruz. Almeida müsait pozisyonda topu yine dışarı atmamış olsa, Gökhan'ın hanesine güzel bir asist asmış olacaktık. Onun ötesinde hala takıma alışabilmiş değil. Oğuzhan - Olcay- Fernandes oyunlarının çok dışında kaldı. İlerleyen dilimde bu üçlüye katılırsa oyun hakimiyeti anlamında da katkı verecektir.

Olcay Şahan: 6.0 - Net iki pozisyonu değerlendiremedi ancak yine takımın en diri gözükenlerindendi. Bu kadar çok pozisyona girebilmesi tesadüf değil. Yeni sezonda da 10 ve üzeri gol atacağına kesin gözüyle bakabiliriz.

Hugo Almeida: 4.4 - Kendisi oyundan alındıktan 5 saniye sonra golün gelmesi günün ironisiydi. Olcay'a attığı uzun top haricinde vasat kaldı. Asıl yapması gereken işi yapamamaya devam ediyor. Gökhan Töre'nin net ortasını kısa mesafeden dışarı vurarak yine hayalkırıklığı yaşattı. Günün en kötülerinden olması önyargının da ötesinde kendi başarısızlığı.

Pedro Franco: 7.3 - Millionarios görüntülerini izlediğimizde, rakibine çok yakın oynayan ve ayağı iyi bir stoper görünümündeydi. Günden güne takıma alışıyor. Arka direkte kendisini unutturup attığı gol kendisi ve güvenenleri için çok büyük moraldi. Yedekten girmesine rağmen aldığı yüksek puan, kendisine ne kadar güvenildiğini gösteriyor. 


Muhammed Demirci: 5.9 - Senelerdir konuşulmasına sebep olan yeteneği, hala modern futbola kanalize edilebilmiş değil. Çoğu futbolcunun yapamadığı işleri kolaylıkla yapabiliyor ancak ne zaman çalım atması gerektiğini, ne zaman şut çekmesi gerektiğini ne zaman pas vermesi gerektiğini bilmiyor. Benzer teknik konularda hala bir gelişme gösterebilmiş değil. Kendisini bir hücum silahı olarak görebilmemiz için önemli problemlerimizi hallettikten sonra üzerine düşmemiz gerekecek. Bilic'in bu konuda ne kadar vakti olacak bilemiyoruz.


Mustafa Pektemek: 5.8- Etkili değildi. Yeteneklerini kullanabilmesi için Almeida konusunun tam olarak çözülmesi gerekiyor. Aynı zamanda Almeida'nın malum maaşı yüzünden yedek bırakılamayacak oyuncu görüntüsünde olması, Pektemek için ciddi bir handikap olabilir.

Ara