Hiciv etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Hiciv etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
20 Haziran 2012 Çarşamba
Samet di Janeiro
Beşiktaş'ın teknik direktörlüğüne getirilen Samet Aybaba yeni sezonda takımında görmek istediği ve daha önceden izlemeye aldığı bazı futbolcuları seyretmek için bugün Brezilya'ya gitti.
...
Yönetimin seçim öncesi taahhütlerinden birisi olan profesyonel oyuncu izleme ekibimiz hayırlı olsun.
2012 yılında "oyuncu izlemeye Brezilya'ya gitti" cümlesini bizlere okutan Samet Aybaba'ya da ayrıca teşekkür ederim. Keşke Şubat'ta gideydi de karnavalı da izleyeydi gitmişken.
...
Yönetimin seçim öncesi taahhütlerinden birisi olan profesyonel oyuncu izleme ekibimiz hayırlı olsun.
2012 yılında "oyuncu izlemeye Brezilya'ya gitti" cümlesini bizlere okutan Samet Aybaba'ya da ayrıca teşekkür ederim. Keşke Şubat'ta gideydi de karnavalı da izleyeydi gitmişken.
Etiketler:Hiciv,Samet Aybaba,semioticus,Shelbyl | 49
Yorum
28 Haziran 2011 Salı
Daha Çok Hece, Daha Çok Harf
Hatırlıyoruz değil mi ilk sponsorluk tartışmaları çıktığındaki sloganı? (Bu kadar çok gelişmenin yaşandığı bir gündemde, insanın dikkat genişliği de sapıtıyor zira.)
Üç hece sekiz harf, sadece Beşiktaş!
Yahu düşünüyorum da, iyi ki sadece Beşiktaş kalmamış basketbol takımının ismi.
Haluk Yıldırım'a vefasızca davranan takım Beşiktaş olabilir mi? Serhat'a, Bekir'e, Cüneyt'e işkence eden takım Beşiktaş mıdır? Her sene başarıyla değil, ödenmeyen maaşlarla gündeme gelen bir takımın adı mıdır Beşiktaş?
Bu takımın adı Beşiktaş'ken, Eley ile, Blackwell ile, Muratcan ile kök söktürdüydük Efes'e. Bu takım El Amin, ve Varda ile yeniden doğuşunu yaşadığında da adı Beşiktaş'tı. Oradan da ileriye gitmedi.
Şimdi düşünüyorum da, Beşiktaş'ın altyapısında forma giyen minikler konteynerlerde vs. üst baş değiştiriyor. Beşiktaş Hentbol Takımı'na prim olarak kol saati veriliyor...
Satın gitsin. Başarı gelir mi, gelmez mi zaten derdimiz tasamız değil, hoş geleceği de garanti değil.
En azından "Üç hece, sekiz harf" olana değil, sponsora buluruz manamızı. "Beşiktaş değil abi, Beşiktaş XYZ" deriz de kıvırırız.
Daha çok hece, daha çok harf! Sadece Beşiktaş olmaz!
Üç hece sekiz harf, sadece Beşiktaş!
Yahu düşünüyorum da, iyi ki sadece Beşiktaş kalmamış basketbol takımının ismi.
Haluk Yıldırım'a vefasızca davranan takım Beşiktaş olabilir mi? Serhat'a, Bekir'e, Cüneyt'e işkence eden takım Beşiktaş mıdır? Her sene başarıyla değil, ödenmeyen maaşlarla gündeme gelen bir takımın adı mıdır Beşiktaş?
Bu takımın adı Beşiktaş'ken, Eley ile, Blackwell ile, Muratcan ile kök söktürdüydük Efes'e. Bu takım El Amin, ve Varda ile yeniden doğuşunu yaşadığında da adı Beşiktaş'tı. Oradan da ileriye gitmedi.
Şimdi düşünüyorum da, Beşiktaş'ın altyapısında forma giyen minikler konteynerlerde vs. üst baş değiştiriyor. Beşiktaş Hentbol Takımı'na prim olarak kol saati veriliyor...
Satın gitsin. Başarı gelir mi, gelmez mi zaten derdimiz tasamız değil, hoş geleceği de garanti değil.
En azından "Üç hece, sekiz harf" olana değil, sponsora buluruz manamızı. "Beşiktaş değil abi, Beşiktaş XYZ" deriz de kıvırırız.
Daha çok hece, daha çok harf! Sadece Beşiktaş olmaz!
Etiketler:Amatör Şubeler,Hiciv,semioticus,Shelbyl | 0
Yorum
22 Nisan 2011 Cuma
Olmadı Hilbert!
Sevgili Hilbert,
İlk geldiğin günden, ve hatta ilk performansından beri seni savundum. Seni savunmamın sebebi oyununu çok beğenmem değildi, sadece sana haksızlık edildiğini düşünüyordum. Zamanla averaj top kontrolün, hedefini bulmayan ortaların, takımın tüm hücum alternatiflerinin senin üzerine yıkılmış olmasının baskısı vs. insanların da hoşgörü sınırları içine dahil oldu, kötü geçen bir sezonun başlangıcındaki sağ bek kazantımız oldun.
Bütün bu gerilimli zamanlarda ne dedim senin için hep Hilbert biliyor musun? "Bu adamın fundamental futbol bilgisi var." Çünkü görüyordum sahada yaptıklarını, bazen ayakların kafana yetmese de, durduğun yerden, yaptığın koşulardan belliydi bir şeyi bildiklerin.
Peki ya bugün? Beni üzdün Hilbert. Çünkü Spox'taki blogunda, Türkiye ligindeki en beğendiğin 5 futbolcu arasında İbrahim Toraman'ı koymuşsun.
Tamam, Toraman'ın mücadeleci kişiliğinden, birebirdeki iyi ilişkinizden vs. dem vurmuşsun. Haklısın, biz de onu o yüzden seviyoruz/hatalarını hoş görüyoruz da, ilk 5 nedir yahu? "Futbol zekası yüksek" diye övdük seni, çıka çıka bu mu çıktı?
Olmadı Hilbert, bozdun muhabbeti.
Ben senin mentaliteni sahaya dökme ihtimalini sevmiştim Hilbert. Sen gittin Toraman'ı top 5'e koydun.
Du hast mich verraten, mein Freund.
İlk geldiğin günden, ve hatta ilk performansından beri seni savundum. Seni savunmamın sebebi oyununu çok beğenmem değildi, sadece sana haksızlık edildiğini düşünüyordum. Zamanla averaj top kontrolün, hedefini bulmayan ortaların, takımın tüm hücum alternatiflerinin senin üzerine yıkılmış olmasının baskısı vs. insanların da hoşgörü sınırları içine dahil oldu, kötü geçen bir sezonun başlangıcındaki sağ bek kazantımız oldun.
Bütün bu gerilimli zamanlarda ne dedim senin için hep Hilbert biliyor musun? "Bu adamın fundamental futbol bilgisi var." Çünkü görüyordum sahada yaptıklarını, bazen ayakların kafana yetmese de, durduğun yerden, yaptığın koşulardan belliydi bir şeyi bildiklerin.
Peki ya bugün? Beni üzdün Hilbert. Çünkü Spox'taki blogunda, Türkiye ligindeki en beğendiğin 5 futbolcu arasında İbrahim Toraman'ı koymuşsun.
Tamam, Toraman'ın mücadeleci kişiliğinden, birebirdeki iyi ilişkinizden vs. dem vurmuşsun. Haklısın, biz de onu o yüzden seviyoruz/hatalarını hoş görüyoruz da, ilk 5 nedir yahu? "Futbol zekası yüksek" diye övdük seni, çıka çıka bu mu çıktı?
Olmadı Hilbert, bozdun muhabbeti.
Ben senin mentaliteni sahaya dökme ihtimalini sevmiştim Hilbert. Sen gittin Toraman'ı top 5'e koydun.
Du hast mich verraten, mein Freund.
Etiketler:Hiciv,İbrahim Toraman,Roberto Hilbert | 22
Yorum
8 Nisan 2011 Cuma
Iverson'a Öğrettiğimiz
Allen Iverson'ın arabası çekilmeye başlanınca polisle laf münakaşasına girmiş. Ne mi demiş?
"Take the vehicle, I have 10 more. Police don't have anything else *** to do except *** with me. Do you know who I am?"
Yani:
"Çek arabayı çek, bende 10 tane daha var. Polisin başka s... işi yok anca s... gibi benimle uğraşsın. Sen benim kim olduğumu biliyor musun?"
Adamı 3 ayda Türk yapmışız meğer.
Etiketler:allen iverson,Hiciv,semioticus,Shelbyl | 14
Yorum
1 Nisan 2011 Cuma
Önizleme - 27. Hafta
Kardemir Karabükspor - Gaziantepspor: İlk dörtteki yerini kaybetmek istemeyen Gaziantepspor... Ya şaka gibi, adamlar nerede biz neredeyiz, rakım nerede benim?
Sivasspor - Beşiktaş: Tayfur Hoca'nın zor maçı. Ligde kalma mücadelesi veren Rıza Hoca'ya bir çelme daha takmak ile abiliğin yüzü suyu hürmetine biraz alttan almak arasında kalabilir.
Ankaragücü - Eskişehirspor: Maç için iddia oranları: Ankaragücü 2.15 / Beraberlik 3.0 / Eskişehirspor 2.45 / Batuhan bir önceki gece dağıtır 1.15
Trabzonspor - Konyaspor: Bu sene sonunda üç İstanbul takımından birini çalıştırma umutları sonlanan Yılmaz Hoca'nın Trabzonspor şansını zorlaması için çok önemli bir fırsat.
Manisaspor - Gençlerbirliği: Geçen haftayı mağlubiyetle kapatan iki takımın yaralarını sarmak için ya bırak ne yarası geç bunu.
Kayserispor - Kasımpaşa: İddiasını sürdürmek isteyen ama sürdürmesi çok zor olan Kasımpaşa'ya ekstra seyahat, konaklama falan ücretine mal olacak maçtır.
İstanbul BŞB - Bucaspor: Ligin en kontratak oynayan takımı İstanbul BŞB ile ligin en kontratak oynayan takımı Buca'nın... Bzzt... Bzzt.
Fenerbahçe - Bursaspor: 2-2 bitmesi muhtemel maç.
Medical Park Antalyaspor - Galatasaray: Tugay'ın "Eeeh bea" deyip teknik direktörlük kariyerine yurtdışında devam etmesine sebep olacak maçlar zincirinin ilki.
Sivasspor - Beşiktaş: Tayfur Hoca'nın zor maçı. Ligde kalma mücadelesi veren Rıza Hoca'ya bir çelme daha takmak ile abiliğin yüzü suyu hürmetine biraz alttan almak arasında kalabilir.
Ankaragücü - Eskişehirspor: Maç için iddia oranları: Ankaragücü 2.15 / Beraberlik 3.0 / Eskişehirspor 2.45 / Batuhan bir önceki gece dağıtır 1.15
Trabzonspor - Konyaspor: Bu sene sonunda üç İstanbul takımından birini çalıştırma umutları sonlanan Yılmaz Hoca'nın Trabzonspor şansını zorlaması için çok önemli bir fırsat.
Manisaspor - Gençlerbirliği: Geçen haftayı mağlubiyetle kapatan iki takımın yaralarını sarmak için ya bırak ne yarası geç bunu.
Kayserispor - Kasımpaşa: İddiasını sürdürmek isteyen ama sürdürmesi çok zor olan Kasımpaşa'ya ekstra seyahat, konaklama falan ücretine mal olacak maçtır.
İstanbul BŞB - Bucaspor: Ligin en kontratak oynayan takımı İstanbul BŞB ile ligin en kontratak oynayan takımı Buca'nın... Bzzt... Bzzt.
Fenerbahçe - Bursaspor: 2-2 bitmesi muhtemel maç.
Medical Park Antalyaspor - Galatasaray: Tugay'ın "Eeeh bea" deyip teknik direktörlük kariyerine yurtdışında devam etmesine sebep olacak maçlar zincirinin ilki.
Etiketler:Hiciv,Önizleme,semioticus,Shelbyl | 1 Yorum
1 Mart 2011 Salı
Mahkeme Kararıyla Engellenmiştir!
Sini kaplumbağası (Caretta caretta), denizlerde yaşar. Yumurtlamak haricinde karaya hiç çıkmaz. Sırt tarafı kırmızımsı kahverengi alt tarafı ise beyazımsı açık sarı renklidir. Bacakları yüzmeye yarayacak biçimde kürek biçimi almıştır ve dış kenarlarında en fazla 2 tırnak bulunur. Oksijeni havadan almasına rağmen uzun süre su altında kalabilir. Yumurtalarını gece kumsallarda açtıkları çukurlara gömerler. Bir defasında 100 yumurta bırakabilir (162'ye kadar tespit edilmiştir). Yavrular 2 aylık kuluçka döneminden sonra gece vakti yumurtadan çıkarak denize giderler.
Akdeniz sahillerine yayılmıştır. En önemli yumurtlama bölgeleri Belek, Anamur, Köyceğiz, Dalyan sahilleridir. Belek kıyıları, Caretta caretta'ların Akdeniz'deki ikinci (Yunanistan'ın Zakintos adasının ardından) ve Türkiye'nin en büyük yumurtlama alanıdır. 2006 yılı içinde Belek'te ise 1000 civarında, Anamur'da 2007 yılında 1040 adet yuva tespit edilmiş ve koruma altına alınmıştır. Kabuk boyları 1 metre kadar büyüyebilir. Balıklar, kabuklular ve su canlıları (özellikle deniz anaları) ile beslenir.
Yaklaşık 106 milyon yıldır yeryüzünde olduklarını düşünülmektedir. İnsanoğlunun yerleşme ve çoğalma kapasitesi yüzünden bugün sayıları giderek azalmaktadır. Nesli tükenme tehlikesi altında olduğu için koruma altındadır.
Not: Bloglara uygulanan "Belgesel yayınlama cezası" kapsamında yayınlanmaktadır...
Etiketler:Bloguma Dokunma,Gürcan Ulusoy,Hiciv | 10
Yorum
10 Şubat 2011 Perşembe
Önizleme: 21. Hafta
Bucaspor - Konyaspor: Bir iki gündür atışma malzemesi bulmakta zorlanan siyasal figürlerin bu maçı CHP - AKP boyutuna getirmesi planlanıyor. Gavur İzmir vs. Mümin Konya.
Sivasspor - Trabzonspor: Kötü gidişe dur demek isteyen Trabzonspor'a olası bir kar fırtınasının dur demesi muhtemel.
İstanbul BŞB - Gençlerbirliği: Galatasaray'ın nefesini ensesinde hisseden İstanbul BŞB'nin kazanmak zorunda olduğu bir maç.
Gaziantepspor - Galatasaray: Uzun bir aradan sonra tekrar forma giymesi gündeme gelen Misimovic'in, maç öncesi o gazla yediği kebapların akabinde mide fesadı geçirmesi olağan.
Kardemir Karabükspor - Kasımpaşa: Küme düşme yolunda en iddiali ekip olan Kasımpaşa'nın, malum deyişi (aşağılı olan) haklı çıkarırcasına oynaması bekleniyor.
Eskişehirspor - Bursaspor: Anadolu'dan çıkan ilk şampiyon olma şansını Sağlam'a kaptıran Uygun'un bu maça özellikle bilendiği rivayetler arasında.
MP Antalyaspor - Manisaspor: Geçen hafta "Fenerbahçe'yi şöyle analiz edip böyle yendik" deme fırsatını kaçıran Hikmet Karaman kendisini 22. haftadaki Trabzonspor maçına kadar rölantiye alacağı için Antalyaspor'un kazanacağı maç olacaktır.
MKE Ankaragücü - Beşiktaş: Evde otur otur canı sıkılan Ahmet Gökçek'in ve de kendisini ispatlamak isteyen Serdal Adalı'nın devre arasında karşılıklı olarak soyunma odalarını basmaları gündemde.
Fenerbahçe - Kayserispor: Süleyman Hurma'nın kadim dostlarıyla bir araya gelerek yeni hikayeler ayarlaması açısından çok önemli bir maç.
Sivasspor - Trabzonspor: Kötü gidişe dur demek isteyen Trabzonspor'a olası bir kar fırtınasının dur demesi muhtemel.
İstanbul BŞB - Gençlerbirliği: Galatasaray'ın nefesini ensesinde hisseden İstanbul BŞB'nin kazanmak zorunda olduğu bir maç.
Gaziantepspor - Galatasaray: Uzun bir aradan sonra tekrar forma giymesi gündeme gelen Misimovic'in, maç öncesi o gazla yediği kebapların akabinde mide fesadı geçirmesi olağan.
Kardemir Karabükspor - Kasımpaşa: Küme düşme yolunda en iddiali ekip olan Kasımpaşa'nın, malum deyişi (aşağılı olan) haklı çıkarırcasına oynaması bekleniyor.
Eskişehirspor - Bursaspor: Anadolu'dan çıkan ilk şampiyon olma şansını Sağlam'a kaptıran Uygun'un bu maça özellikle bilendiği rivayetler arasında.
MP Antalyaspor - Manisaspor: Geçen hafta "Fenerbahçe'yi şöyle analiz edip böyle yendik" deme fırsatını kaçıran Hikmet Karaman kendisini 22. haftadaki Trabzonspor maçına kadar rölantiye alacağı için Antalyaspor'un kazanacağı maç olacaktır.
MKE Ankaragücü - Beşiktaş: Evde otur otur canı sıkılan Ahmet Gökçek'in ve de kendisini ispatlamak isteyen Serdal Adalı'nın devre arasında karşılıklı olarak soyunma odalarını basmaları gündemde.
Fenerbahçe - Kayserispor: Süleyman Hurma'nın kadim dostlarıyla bir araya gelerek yeni hikayeler ayarlaması açısından çok önemli bir maç.
Etiketler:Hiciv,Önizleme,semioticus,Shelbyl | 6
Yorum
28 Ocak 2011 Cuma
Önizleme: 19. Hafta
Kardemir Karabükspor - Kayserispor: Emenike'nin maçta giymek üzere Okan Bayülgen'e hitaben bir tişört hazırlattığı bildirildi. Tişörtte ne yazacağı merak konusu iken, bir tekne resminin olduğuna dair haberler elimize geçti.
Sivasspor - Medical Park Antalyaspor: İki eski takım arkadaşının kozlarını paylaşacağı maç olacak. Rıza Çalımbay yaptığı açıklamada taraftarına en fazla bir adet şanssız gol yiyeceğine dair söz verdi.
Bucaspor - Kasımpaşa: İkinci yarıya yeni bir başlangıç yapmak isteyen Kasımpaşa'nın 18. haftada yediği dört golün acısını Bucaspor'dan iki gol yiyerek çıkarması bekleniyor.
Bursaspor - Galatasaray: Sivasspor galibiyetiyle yine bir umut havasına giren, ve bu sene umut - karamsarlık ekseninde Sinüs grafiği tadında takılan Galatasaray taraftarlarının, manik depresyon sınavını geçip geçemeyeceği belli olacak.
Ankaragücü - Manisaspor: Hikmet Karaman'ın eski takımına... Gereksiz oldu bu cümle sanki ya.
İstanbul BŞB - Beşiktaş: Beşiktaş'ın taraftarından ve Türkiye'deki futbol atmosferinden büyülenen yeni transferlerin Olimpiyat tokatını suratına yiyeceği maç. Beşiktaş'ın puan kaybetmemesi halinde çoğu taraftarın şampiyonluk kutlamalarına başlayacağı da beklentiler arasında.
Gaziantepspor - Gençlerbirliği: Bir zamanların flaş ekipleri iken son 5 yılı "ne akar ne kokar" tadında geçiren iki takımın karşılaşması. Maçtan önce bir barkovizyon gösterisiyle taraftarlar havaya sokulmaya çalışılacak.
Eskişehirspor - Konyaspor: Bülent Uygun'un, kötü giden Konyaspor'u yenmek için özellikle motive olduğu şüphesiz. Zira İzmir'de de Eskişehir'de de Sivas sonrası aradığı "La İlahe İllallah" havasını bulamayan Uygun'un, Konyaspor'un olası bir teknik direktör değişimini dört gözle beklediği söyleniyor.
Sivasspor - Medical Park Antalyaspor: İki eski takım arkadaşının kozlarını paylaşacağı maç olacak. Rıza Çalımbay yaptığı açıklamada taraftarına en fazla bir adet şanssız gol yiyeceğine dair söz verdi.
Bucaspor - Kasımpaşa: İkinci yarıya yeni bir başlangıç yapmak isteyen Kasımpaşa'nın 18. haftada yediği dört golün acısını Bucaspor'dan iki gol yiyerek çıkarması bekleniyor.
Bursaspor - Galatasaray: Sivasspor galibiyetiyle yine bir umut havasına giren, ve bu sene umut - karamsarlık ekseninde Sinüs grafiği tadında takılan Galatasaray taraftarlarının, manik depresyon sınavını geçip geçemeyeceği belli olacak.
Ankaragücü - Manisaspor: Hikmet Karaman'ın eski takımına... Gereksiz oldu bu cümle sanki ya.
İstanbul BŞB - Beşiktaş: Beşiktaş'ın taraftarından ve Türkiye'deki futbol atmosferinden büyülenen yeni transferlerin Olimpiyat tokatını suratına yiyeceği maç. Beşiktaş'ın puan kaybetmemesi halinde çoğu taraftarın şampiyonluk kutlamalarına başlayacağı da beklentiler arasında.
Gaziantepspor - Gençlerbirliği: Bir zamanların flaş ekipleri iken son 5 yılı "ne akar ne kokar" tadında geçiren iki takımın karşılaşması. Maçtan önce bir barkovizyon gösterisiyle taraftarlar havaya sokulmaya çalışılacak.
Fenerbahçe - Trabzonspor: Maçı en heyecanlı bekleyen kesim Trabzonspor taraftarı, zira son iki maçtan sonra bu hafta da bir puan kaybı gelirse şehrin %73'ü "Şenol Hoca'yla olmaz bu iş" diyebilecek ve kendini tekrar otorite gibi hissedecek.
Etiketler:Hiciv,Önizleme,semioticus,Shelbyl | 8
Yorum
24 Ocak 2011 Pazartesi
Iverson ve Shaq
Akşam Gazetesi, araştırmacı gazeteciliğin tartışmasız en büyük isimlerinden Uğur Mumcu'yu andığımız bu günde, kendisini onore etmenin en güzel yolunun araştırmacı gazetecilik yapmak olduğunu düşünmüş ve de şu haberi yazmış:
"Öte yandan acilen bir guarda ihtiyacı bulunan NBA takımlarından Cleveland Cavaliers'ın Beşiktaş'tan sezon sonuna kadar Allen Iverson'ı kiralamak istediği öne sürüldü."
"...taraftarlar bu kez 'Beşiktaş'ın çocuğu Shaq' diye tezahürat yaptı. Demirören, gülümseyerek Shaquille O'Neal'ın gelecek sezon Beşiktaş forması giyebileceği müjdesini verdi."
"Öte yandan acilen bir guarda ihtiyacı bulunan NBA takımlarından Cleveland Cavaliers'ın Beşiktaş'tan sezon sonuna kadar Allen Iverson'ı kiralamak istediği öne sürüldü."
Ama bazı detayları eksik bırakmışlar, onları da ben tamamlayayım:
"Cavaliers ile Beşiktaş'ın çoğu konuda anlaşmaya vardığı, fakat bonservis opsiyonu konusunda pürüzlerin olduğu bildirildi. Aynı zamanda finansal sıkıntılar da yaşayan Cavaliers'in, bu oyuncu transferi için bir fonla görüştüğü bildirildi. Fonun Goldman Sachs olduğu gelen duyumlar arasında.
Iverson'ın Detroit Pistons'da oynarken Ortabatı bölgesine hayran kaldığı, bu yüzden Cleveland şehrinde yaşamanın kendisine cazip geleceği de düşünülüyor."
NBA tarihinde ilk defa bir oyuncu kiralatan Akşam Gazetesi, aynı zamanda psikoloji alanında da büyük açılımlar getirmiş durumda. Haberde şöyle bir cümle de geçiyor:
"...taraftarlar bu kez 'Beşiktaş'ın çocuğu Shaq' diye tezahürat yaptı. Demirören, gülümseyerek Shaquille O'Neal'ın gelecek sezon Beşiktaş forması giyebileceği müjdesini verdi."
Siz hiç tebessümle müjde verebildiniz mi bu hayatta? Kolay kolay büyük başkan olunmuyor tabii.
Etiketler:Hiciv,semioticus,Shelbyl,Türk Basını | 5
Yorum
11 Ocak 2011 Salı
Bunun Bize Gelişi Bu
"Oyuncunun gelecekteki alacaklarından kurtularak kâra geçme" yolu ile transfer maliyetlerini büyük ölçüde azaltan kulüplerimiz, bu durumun da yeterli olmayacağı endişesiyle yepyeni bir transfer yöntemini denemeye kadar verdiler. Buna göre, artık kulüpler birçok oyuncuyla ilgilenip hiçbirini almayarak ciddi boyutlarda kârlar elde edecekler. Türkiye'de çığır açacak bu yöntemin, dünyada da yankı uyandırması bekleniyor.
Bu yeni transfer politikasının ilk meyvesi geçtiğimiz günlerde verildi. BJKAŞ borsaya yaptığı açıklamada "Kulübümüz Eskişehirspor'dan Sezer Öztürk'le başladığı transfer görüşmelerini yarıda bırakarak tam 6.6 milyon Euro kâra geçmiştir" diye bildirimde bulundu.
Bu yeni yöntemle, Türkiye'ye gelmeyecek yıldız oyuncu sayısının da artacağı belirtilirken, Galatasaray Başkanı Adnan Polat "Artık kulüpler daha fazla yıldız oyuncu ile ilgilenebilecekler. Eşleri ikna etmek için uğraşmaya da gerek kalmayacak" diye açıklama yaptı.
Misimoviç'i yarı yolda göndererek 10 milyon Euro'dan fazla kâr eden Galatasaray'ın gözünü daha da yukarılara dikmesi bekleniyor. Şimdiden tribünlerde Messi sesleri yankılanmaya başladı.
Bu gelişmeleri mutlulukla karşılamayan kulübümüz ise Fenerbahçe oldu. Aziz Yıldırım'ın çevresine "Şu Guiza'dan kurtulamadık gitti, diğerleri kâr ettik diye ortada dolaşıyor bizim elimizde kalana bak" diye dert yandığı öğrenildi. Guiza'nın bedavaya bile bırakılamamasının Fenerbahçe bilançosuna nasıl yansıyacağı ise merak konusu oldu.
Bu yeni transfer politikasının ilk meyvesi geçtiğimiz günlerde verildi. BJKAŞ borsaya yaptığı açıklamada "Kulübümüz Eskişehirspor'dan Sezer Öztürk'le başladığı transfer görüşmelerini yarıda bırakarak tam 6.6 milyon Euro kâra geçmiştir" diye bildirimde bulundu.
Bu yeni yöntemle, Türkiye'ye gelmeyecek yıldız oyuncu sayısının da artacağı belirtilirken, Galatasaray Başkanı Adnan Polat "Artık kulüpler daha fazla yıldız oyuncu ile ilgilenebilecekler. Eşleri ikna etmek için uğraşmaya da gerek kalmayacak" diye açıklama yaptı.
Misimoviç'i yarı yolda göndererek 10 milyon Euro'dan fazla kâr eden Galatasaray'ın gözünü daha da yukarılara dikmesi bekleniyor. Şimdiden tribünlerde Messi sesleri yankılanmaya başladı.
Bu gelişmeleri mutlulukla karşılamayan kulübümüz ise Fenerbahçe oldu. Aziz Yıldırım'ın çevresine "Şu Guiza'dan kurtulamadık gitti, diğerleri kâr ettik diye ortada dolaşıyor bizim elimizde kalana bak" diye dert yandığı öğrenildi. Guiza'nın bedavaya bile bırakılamamasının Fenerbahçe bilançosuna nasıl yansıyacağı ise merak konusu oldu.
Etiketler:Hiciv,semioticus,Shelbyl,Transfer Açıklamaları | 8
Yorum
8 Ocak 2011 Cumartesi
Alternatif Evrenler
Lig arasında sansasyondan uzak kalmış yüce medyamıza biraz yardım edeyim dedim:
1. Beşiktaş Galatasaray mı oluyor?
Ligin ikinci yarısından önce Simao ve Hugo Almeida transferleri ile gündem yaratan Beşiktaş'ın, Galatasaray ile benzerliği devam etmekte!
Geçen seneye sansasyonel bir teknik direktör transferiyle başlayan Galatasaray, dudak uçuklatan yıldız transferleri yapmış, fakat sene içinde kötü gidişe dur diyememişti. Aynı durumun Beşiktaş ile benzerliği futbol otoritelerince tartışılmaktaydı, zira Rijkaard - Schuster, Guti - Elano, Keita - Quaresma transferleri birebir örtüşmekte idi. Ligin ilk yarısında da iki futbol takımının gidişi benzer olmuştu.
Şimdi ise gündemde olan Simao - dos Santos ve Almeida - Jo transferlerinin benzerliği. Bu oyuncuların mevkileri bile aynı! Bakalım ikinci yarıda Beşiktaş'ın başına neler gelecek?
2. Beşiktaş Fenerbahçe mi oluyor?
Beşiktaş'ın kadrosundaki Portekizli sayısının 4'e çıkması, akla ilginç bir soru getirdi! Acaba Beşiktaş'ta bir Portekiz mafyası mı oluşuyor?
Bilindiği gibi Fenerbahçe kulübünde Brezilyalı sayısının artması kulüpte sorunlara yol açmış, Brezilyalıların sırf kendi aralarında takılmaları diğer oyuncuları rahatsız etmişti. Bu Brezilyalı oyuncuların kimilerinin ahlaka muğayyir davranışlarının da olduğu gazetemiz tarafından açığa çıkarılmıştı.
Portekizlilerin ve Brezilyalıların çok benzer insanlar olduğundan (konuştukları dil bile aynı!) akıllardaki soru belli: İlk partilerini ne zaman verecekler?
3. Beşiktaş'a yeni yıldız
Beşiktaş transfere doymuyor! Kadrosuna devre arasında inanılmaz takviyeler yapan Beşiktaş'ın, bir yıldız oyuncunun daha peşinde olduğu öğrenildi. Beşiktaş'ta Zapotocny ve Ferrari'nin gönderilecek olmasıyla stoper sayısında azalma yaşanacağı için, Kartal'ın çok ünlü bir stoperin peşinde olduğu ortaya çıktı. Ve bu isim çok sükse yapacak bir isim: Bir ara Galatasaray'ın da peşinde olduğu Rafael Marquez!
New York'ta İspanya'da aldığı tadı bulamayan Marquez'in, Akdeniz kültürüne daha yakın bir ülkeye gelmeyi çok istediği, bunu duyan yöneticilerin de hemen Marquez'le temasa geçtiği, ve şu ana kadar görüşmelerin çok iyi gittiği söylenmekte.
Etiketler:Hiciv,semioticus,Shelbyl | 6
Yorum
13 Aralık 2010 Pazartesi
Teknik Heyete
Bunu alın, print'leyin, sonra yabancı sınırı, UEFA kuralları, sakatlıklar vs. kriterlerine göre yazar yazar bozarsınız. Güle güle kullanın.
Etiketler:Hiciv,semioticus,Shelbyl,Transfer | 26
Yorum
11 Aralık 2010 Cumartesi
Örnek Yabancı Futbolcu Kılavuzu
Sevgili X,
1. İlk oynadığın maçtan itibaren senden Bank Asya (Türkiye 2. Futbol Ligi)'da 50 tane bulunacağını rivayet eden yorumcular olacaktır. Bu yorumcular senden daha fazla para kazanıyor olsalar da, dediklerini pek sallama.
2. Biz Türkiye halkı olarak el-kol konusunda çok hassasızdır. "Elin kolun oynamasın" tarzı tabirlerimiz vardır. O yüzden hakemlere derdini anlatmaya çalışırken elini kolunu kullanma, kart görürsün.
3. Aslında düşündüm de, hakemlerle diyaloğa girmeye de çalışma. İngilizce ağzından "fuck" kelimesine benzer çıkabilecek herhangi bir kelime sorun yaratacaktır. Bunun haricinde İspanyolca, Almanca, Fransızca vs. istediğin dilde hakeme (2. maddeyi unutmamak şartıyla) dilediğin gibi sövebilirsin, anlamazlar.
İlla ki İngilizce küfür etmeliyim diyorsan, "cunt lick piss whore" tarzı daha beklenmedik kelimeler kullan. Türkiye'de youporn tarzı siteler yasaklandığından beri bu kelimeler literatürden kalktılar.
4. Türkiye Ligi sert bir ligdir. Sert tekmelerden şikayetçi olabilirsin, ama olursan şımarık olursun.
5. Şımarık demişken, imza töreni haricinde sakın ama sakın top sektirme.
6. Türkiye'ye gelen yabancı ya çok sevilir, ya hiç sevilmez. O yüzden geldiğinin ertesi günü ince belli bardakta çay içerken, sağ bacağını 90 derecelik açıyla sol uyluk kemiğinin üstüne atmış gözükürsen hayatın daha da kolaylaşır. Gelir gelmez saç traşını olup efendi olursan da süper olur.
7. Resmi tatillerden önce (Noel, Paskalya vs.) ne yap ne et kart görme. Anında "tatile erken çıktı" damgası yersin.
8. Biz Türkiye erkekleri el ele tutuşur, kol kola girer, yanak yanağa öpüşür, birbirimizin cinsel organına muccuk çeker, hatta şaka yollu birbirimizin kıçına pandik atarız. Lakin sen sakın ama sakın başka bir erkekle dudak bölgesi civarında öpüşme, bizim adetlerimize aykırıdır, çok pis güleriz "hihoho" diye.
9. Röportajlarını mutlaka Türkçe kelimeyle bitir. Yabancılar Türkçe konuşunca nasıl seviniyoruz anlatamam.
10. Eğer zibidi bir televizyon programına katılma fırsatı gelirse anında kullan. Mümkünse Acun Ilıcalı ile kanka ol. Çok kapılar açılacaktır sana. Hala daha Kompela diye ne olduğunu bilmediğimiz bir elemanı saygıyla anarız.
1. İlk oynadığın maçtan itibaren senden Bank Asya (Türkiye 2. Futbol Ligi)'da 50 tane bulunacağını rivayet eden yorumcular olacaktır. Bu yorumcular senden daha fazla para kazanıyor olsalar da, dediklerini pek sallama.
2. Biz Türkiye halkı olarak el-kol konusunda çok hassasızdır. "Elin kolun oynamasın" tarzı tabirlerimiz vardır. O yüzden hakemlere derdini anlatmaya çalışırken elini kolunu kullanma, kart görürsün.
3. Aslında düşündüm de, hakemlerle diyaloğa girmeye de çalışma. İngilizce ağzından "fuck" kelimesine benzer çıkabilecek herhangi bir kelime sorun yaratacaktır. Bunun haricinde İspanyolca, Almanca, Fransızca vs. istediğin dilde hakeme (2. maddeyi unutmamak şartıyla) dilediğin gibi sövebilirsin, anlamazlar.
İlla ki İngilizce küfür etmeliyim diyorsan, "cunt lick piss whore" tarzı daha beklenmedik kelimeler kullan. Türkiye'de youporn tarzı siteler yasaklandığından beri bu kelimeler literatürden kalktılar.
4. Türkiye Ligi sert bir ligdir. Sert tekmelerden şikayetçi olabilirsin, ama olursan şımarık olursun.
5. Şımarık demişken, imza töreni haricinde sakın ama sakın top sektirme.
6. Türkiye'ye gelen yabancı ya çok sevilir, ya hiç sevilmez. O yüzden geldiğinin ertesi günü ince belli bardakta çay içerken, sağ bacağını 90 derecelik açıyla sol uyluk kemiğinin üstüne atmış gözükürsen hayatın daha da kolaylaşır. Gelir gelmez saç traşını olup efendi olursan da süper olur.
7. Resmi tatillerden önce (Noel, Paskalya vs.) ne yap ne et kart görme. Anında "tatile erken çıktı" damgası yersin.
8. Biz Türkiye erkekleri el ele tutuşur, kol kola girer, yanak yanağa öpüşür, birbirimizin cinsel organına muccuk çeker, hatta şaka yollu birbirimizin kıçına pandik atarız. Lakin sen sakın ama sakın başka bir erkekle dudak bölgesi civarında öpüşme, bizim adetlerimize aykırıdır, çok pis güleriz "hihoho" diye.
9. Röportajlarını mutlaka Türkçe kelimeyle bitir. Yabancılar Türkçe konuşunca nasıl seviniyoruz anlatamam.
10. Eğer zibidi bir televizyon programına katılma fırsatı gelirse anında kullan. Mümkünse Acun Ilıcalı ile kanka ol. Çok kapılar açılacaktır sana. Hala daha Kompela diye ne olduğunu bilmediğimiz bir elemanı saygıyla anarız.
Etiketler:Hiciv,semioticus,Shelbyl | 8
Yorum
28 Ekim 2010 Perşembe
Futbol Kültürü (Maç Yazısı)
- Nihat yeter be Nihat be, ağzına yüzüne senin be. Senin yerine (Holosko/Yusuf/Onur/Tabata/Hilbert/Fatih Tekke) oynasın ulan, Nihat'tan bir şey olmayacağı belli değil mi?
- Holosko senin ağzına Holosko, ulan yeteneksiz dallama... Senin yerine (Nihat/Yusuf/Onur/Tabata/Hilbert/Fatih Tekke) oynatmayan teknik direktörün ben...
- Bu maçta sahaya Onur'la mı çıkılır yahu? Koysana yerine (Holosko/Nihat/Yusuf/Tabata)'yi?
- Hala daha umudumuz pili bitmiş Yusuf yahu, ayıp valla, onun yerine orada (Holosko/Nihat/Yusuf/Tabata/Onur) hayli hayli oynar.
- Ulan Tabata, yeteneksiz kazma, seni ilk 11'e koyanı... Koy yerine (Holosko/Nihat/Yusuf/Onur/Hilbert) hiç olmazsa akıllı oynar.
- Hilbert, üstün Alman kazması, bir tane iş yap ulan. Şu herifin yerine (Holosko/Nihat/Yusuf/Onur/Tabata) oynasın en azından gol atar.
- Yahu daha antrenman yapmamış Fatih Tekke oynatılır mı bu kadar süre? Bırak (Holosko/Nihat/Nobre/Tabata) oynasın işte.
- Guti bu maçta bu kadar oynadı, yazık be. Yerine adam mı yok? Koy....
Sonuç: Schuster'in B planı yok aga.
Etiketler:Beşiktaş Taraftarı,Hiciv,maç yazısı,semioticus,Shelbyl | 63
Yorum
23 Ekim 2010 Cumartesi
Yetmez Ama Yetti Lan?!
Türkiye sınırları içinde adına futbol dediğimiz fars oynanmaya devam ediyor. Ülkeye gelmiş başka bir kariyerli futbol adamını geçen hafta içinde kovukovuverdik.
Öncelikle mikro düzeyde bakalım: Galatasaray'ın geldiği psikolojik noktada yönetimin elinde 3 çare vardı: Birincisi, kendileri istifa edecek ve şok etkisi yaratacaklardı ama tabii sahip olduğu gücü gözünü kırpmadan bırakacak adam bulmak zordur. İkincisi, artık açıkça trip atar hale gelmiş futbolcuları def edeceklerdi, fakat bunu yaz döneminde yapmayı unuttukları için çok geç olmuştu, ya da -ki bu benim görüşüm- bu krizin büyümesini özellikle istediler ki üçüncü hamlenin yolu açılsın. Geriye en kolay ama en uzun vade hasar tesirli adım kaldı: Rijkaard gitti.
O yüzden, Rijkaard'ın kovulması, kısa vadede Galatasaray'ın işine gelebilir. Ama burada artık izlemekten bıktığımız işler var.
Birincisi: Barcelona'yı ve Hollanda'yı 5 sene boyunca canavar gibi çalıştırmış Rijkaard'ın sırf Rotterdam kariyerine bakıp burun kıvıranlar, çalıştırdığı Romanya, Bursaspor, Galatasaray, Timişoara ve Steaua Bükreş takımlarından hiçbirisinde hiçbir başarı elde edememiş Hagi'nin CV'sine dikkat etmiyorlar nedense. Çünkü memleketimde duygular mantığın her daim önünde.
İkincisi: Artık üç büyük kulüp yönetimlerinin "Kariyerli hoca getir, iç disiplini koruyama, denize düş eski hocaya sarıl, o da sıçsın yenisini getir" döngüsünden gına geldi. Esas aktörler kazık çakıp orada dururken ses çıkarmayan, baştakilerden kaynaklı sorunları görmeyip "Büyük Başgan" lafına kapılan ve de bu blöfvari hamleleri ham diye yutan sazan taraftar profilinden tiksindim.
Üçüncüsü: GS'deki birçok yerli futbolcunun istediği oldu ve Rijkaard gitti. Şimdi Servet'in vs. performansı artacak, ve medyada "İşte Hagi futbolcunun dilinden anlıyor, futbolcudan maksimum verim alıyor hede hödö" lafları dönecek. Bir kişi de "Ulan bu futbolcunun keyfinin kahyası mı bu teknik direktörler?" sorusunu sormayacak.
Dördüncüsü: Bugün bayram eden adamlar, bile bile lades dedikleri Hagi patlayınca gene en yüksek tondan bağırmaya başlayacaklar.
Ben bıktım hocam. B-I-K-T-I-M. Türkiye futbolundaki Terim zihniyetinden bıktım. Üç büyük kulüpte oluşmuş başkanlık tekelinden bıktım. Artık güncel futbolun üzerinde Hakan Ünsal, Hakan Şükür, Oğuz Çetin, Rıdvan Dilmen, Sergen Yalçın, Mustafa Doğan vs. etkisi görmek istemiyorum. Bu adamların kankalık ilişkilerini de istemiyorum. Bu adamların "efsane" olarak anılmalarını da istemiyorum. Her köşe yazısında, her elde ettikleri mevkiide "ulan nereden tuttursam da geçirsem"cilik oynamalarını da istemiyorum. Bu sene turfanda çıkan konsomatris teknik direktörleri de istemiyorum. Alan razı satan razı şu düzen içerisinde "Türkiye futbolu nasıl gelişir?" diye fikir üretip boşa kürek çeken adamlara (bkz: Uğur Meleke) acıyorum resmen.
Bu yukarıda değindiğim adamcıklar Schuster'in kuyusunu da kazmaya başladılar o "muhteşem" futbol bilgileriyle. Seneye Schuster'in ipi çekilirse yerine gelecek adamın ismini de şimdiden veriyorum. Endeki. (Anlayan anladı)
Türkiye futbolunda birkaç tane adam kalmış durumda, biri de Şenol Güneş. Umarım bu sene başarılı olur da kimilerinin ağzına yüzüne çakar tokadı. Ve evet, çok samimiyim bu dileğimde.
Neyse ki bardak bizim için biraz dolu. Çok şanslıyız ki, takımımızın kadrosunda Terim tezgahından geçmiş bir tane bile adam kalmadı (biraz Nihat var işte, Batuhan'ı, Serdar'ı, Zan'ı hepsi gitti de kurtulduk). O yüzden dış sesleri susturursak, iç dinamikler sakin kalacak. Ama tabii, Beşiktaş adının olduğu her yerde acaba olduğundan, ve de başımızda geçmişte rüştünü ispat etmiş bir başkan oturduğundan, dikenler popomuzu tırmalayacak hep, elimiz mahkum.
- Tazminatı ne kadar yazmışız la? Hah, iyi bari neyse.
O şimdi çok mutlu...
"Futbol ciddi bir iştir."
Etiketler:Frank Rijkaard,Hiciv,semioticus,Shelbyl,Türk Futbolu | 40
Yorum
31 Ağustos 2010 Salı
Duruş Mefhumu
Neyse ki bu sefer öznemiz Beşiktaş değil, Galatasaray. Şimdi "elalemin derdi seni mi gerdi?" diye de soran olabilir, ama gerdi çünkü burada Türkiye futbolu adına yapılan bir yanlış var.
Arda'ya son dakikada transfer teklifi gelmiş ve bunu reddetmiş Galatasaray. Haber burada. Peki. Fakat bunu nasıl lanse etti kulüp?
"Galatasaray Spor Kulübü yönetimi ile aynı çizgide ve aynı düşüncede olan kaptanımız Arda Turan; Galatasaraylılığını ve Galatasaraylı duruşunu bir kez daha kanıtlayarak maddi manevi kulübünün ve renklerinin hizmetinde olduğunu belgelemiş ve bu kararımızın yanında yer almıştır."
Bu Arda'nın üzerinden yapılan "O bizim kaptanımız, o en büyük Galatasaraylı" pompası çocuğu yemiş bitirmiş iken, bir de buna ne gerek vardı? Duruş denen şey böyle mi açıklanır yani?
Hadi bu gene öznel bir değerlendirme, geçelim. Peki aynı transfer haberine gelen transfer teklifi belgesini koymanın anlamı ne? Ve o belge ne öyle?
Belge kime yollanmış? Delnan Polat. (doğrusu Adnan Polat) Ne yapıyorlarmış? "and offer". (doğrusu an offer) Ödeme planı ne peki? "Way of payments." (doğrusu payment method) Bir de sonuna cümle eklemişler: "Eğer ilgileniyorsanız bizi arayın" diye. İlgilenirseniz derken de "your are" demekten imtina etmemişler (doğrusu you are)
Bakın dünyanın hiçbir yerinde, hiçbir pazarlık ve önceden görüşme olmadan böyle uyduruk bir faks ile transfer teklifi yapılmaz. Tamam, İspanyollar rahat adamlardır ama bence hak hukuk biliyorlardır o kadar. Hatırlarsınız ben de sahte belge hazırladım geyiğine, lakin belge ciddiye alındığı için kulüpten bizzat yalanlama yedim; takdir edersiiz ki az biraz anlarım bu işlerden.
Bu işin iç yüzü nedir, bilemeyeceğim ama, sevgili rakibimiz Galatasaray Kulübü'nden bir ricam var. Biliyorum, bu tür işler aslında benim hoşuma gitmeli, ama Arda hakikaten potansiyelli bir adam, artık rahat bırakın şu elemanı, salın gitsin, siz de sevinin, Türkiye Futbolu da sevinsin. Tutacaksanız da "O bizim değerimiz" deyip de uykularından etmeyin çocuğu.
Bir de duruş muruş demeyin şu işlere girip, lütfen. Esas duruş, böyle laylaylom faksı oraya koymamaktır.
Artık duruş diyene dönüp "O duruşa bir..." diye başlayan meşhur lafı söylemek ve sonra arkama bakmadan dönüp uzaklaşmak istiyorum futbol kulüplerimiz sayesinde. Bana da yazık.
Etiketler:Arda Turan,Galatasaray,Hiciv,semioticus,Shelbyl | 30
Yorum
5 Ağustos 2010 Perşembe
MR. FREEZE & HAN SİVOK CARBONİTE
15 Temmuz 2010 Perşembe
Bir Umudum Sende, Anlıyor Musun?
İş artık çığırından çıktı, "hadi Bobo'yu Türk yapalım" çözümünü de manasızlaştırdı...
Umudumuz Avrupa Birliği'nde... Neler oluyor bilmiyorum, bu hikayede ya Demirören bir yerlerden sağlam duyum aldı, yarın Avrupa Birliği'ne giriyoruz, ya da hiç birimizin anlayamadığı bir şekilde yabancı sorunumuz çözümlendi... Başka bir alternatif yok... Ordan vizeyi kaldırdık, burdan vizeyi kaldırdık derken, serbest dolaşım anlaşması mı imzaladık acaba AB ile?
Bu arada bu kadar sene bana kapalının önünde Üzülmez, Serdar Özkan, Burak Yılmaz izlettiren, üzerimize adam salan; memleketi terk ettiğimde Guti, RAUL gibi tapılası adamları getiren, Quaresma gibi heyecan verici bir oyuncuyu kapalının önüne yerleştiren başkanı ve yönetim kurulumuzu esefle kınıyorum...
Zorunlu Ekleme: Yukarıdaki belge görünümlü, üzerinde Microsoft Word düzeltmeleri bile hala duran, imza, antetli kağıt gibi hiçbir remiyet ibaresi taşımayan, yorumlar kısmında da sahte olduğu üzerine basa basa belirtilen doküman ile ilgili resmi sitede bir açıklama yayınlanmış. (link)
Türkiye'de belgenin putlaştırıldığını, her resmi görünümlü kağıdın ciddiye alındığını, insanların bir iddiayı doğrulamak için hiçbir çaba göstermediği biliyordum da; "bu sahtedir" diye açıkça yazdığımız bir şey için yalanlama gelebileceğini, olayın bu kadar vahim olduğunu hiç fark etmemiştim.
Gerçekten inanılmaz, diyecek söz bulamıyorum.
Umarım bu açıklama bize dair değildir, umarım bu kadar garip işler olmuyordur bu memlekette, umarım hala daha mantığın sesi dinleniyordur.
Ekleme: Kulübün içerisindeki kaynaklarımızdan elimize bir belge geçti, doğrulatmaya çalışıyoruz. Gelişmeler için bizi takip etmeye devam edin.
Zorunlu Ekleme: Yukarıdaki belge görünümlü, üzerinde Microsoft Word düzeltmeleri bile hala duran, imza, antetli kağıt gibi hiçbir remiyet ibaresi taşımayan, yorumlar kısmında da sahte olduğu üzerine basa basa belirtilen doküman ile ilgili resmi sitede bir açıklama yayınlanmış. (link)
Türkiye'de belgenin putlaştırıldığını, her resmi görünümlü kağıdın ciddiye alındığını, insanların bir iddiayı doğrulamak için hiçbir çaba göstermediği biliyordum da; "bu sahtedir" diye açıkça yazdığımız bir şey için yalanlama gelebileceğini, olayın bu kadar vahim olduğunu hiç fark etmemiştim.
Gerçekten inanılmaz, diyecek söz bulamıyorum.
Umarım bu açıklama bize dair değildir, umarım bu kadar garip işler olmuyordur bu memlekette, umarım hala daha mantığın sesi dinleniyordur.
Etiketler:Hiciv,semioticus,Shelbyl,Yuki The Zorba | 20
Yorum
19 Mayıs 2010 Çarşamba
Türkiye'de Kaleci Olmak
- Murat Şahin?
- Şikeci ya o.
- Serkan Kırıntılı?
- Şikeciii.
- Rüştü Reçber?
- Şikeci abi geç.
....
- Türk futbolunda kaleci krizi var ya :(
Etiketler:Hiciv,semioticus,Shelbyl | 1 Yorum
6 Mayıs 2010 Perşembe
Beşiktaş'ın Büyüklüğü
Büyük kulüp, sporcusunun parasını zamanında, tıkır tıkır öder. Küçük kulüp, sporcusunun parasını geç ve güç öder. Beşiktaş ise hiç ödemez, ama gene de büyük kalır.
İşte Beşiktaş'ın büyüklüğü öyle bir büyüklüktür; buna herkes kolay kolay vakıf olamaz.
Etiketler:Hiciv,semioticus,Shelbyl | 8
Yorum
Kaydol:
Kayıtlar
(Atom)
Ara
-
DERBİ POZİSYON ANALİZLERİ - 1- 0:24 saniye! Gatasaray'ın ilk etkili atağı. Burada en büyük hata *Jailson'un partneri Serdar Aziz'e gereksiz yakınlığı oldu.* Seri burada muhteşem bi...6 yıl önce
-
Feda, Sefa, Farklı Olsun bu Defa - Beşiktaş'ın son dönemini iki ana çizgi olarak ikiye ayırmak mümkün. 1- Yıldırım Demirören dönemi 2- Fikret Orman dönemi. Ben Yıldırım Demirören dönemini te...7 yıl önce
-
Bir Sağ Bek, Üç Mevki: Aaron Wan-Bissaka - Premier Lig geçtiğimiz hafta başladı. Hem takım hem de oyuncu bazında her sezon yeni bir hikaye demek. Galiba geçtiğimiz sezon hiç de fena bir görüntü verm...8 yıl önce
-
Duhuliye - Duhuliye'den 5 ay önce haberim oldu. O da bu fotoğraf sayesinde. Bunca zamandır nasıl hiç duymamışım derken, etrafımdaki çoğu Beşiktaşlının da bilmediğ...9 yıl önce
-
Euroleague bwin Mart 2015 MVP Nemanja Bjelica Röportajı - Fenerbahçe Ülker dokuz maçlık bir galibiyet serisi yakalamış durumda ve 2008-2009 sezonundan bu yana ilk kez Euroleague 'playoff'larına katılma hakkını ...11 yıl önce
-
Önce krampon, sonra performans - Her çocuk gibi sokaklarda başlayan futbol maceramız, bazı çocukların yaptığı gibi benim de toprak sahada devam etmişti. Sonrası okul, iş, hayat mücadele...11 yıl önce
-
NBA: Bir Ayın Ardından... (Part 1) - Her ne kadar başlığımızda bir aylık zaman dilimini ele aldıysak gerek tembellik, gerek iş güç yüzünden yazının paylaşılması, gerekli güncellemeler yapıldı...11 yıl önce
-
Manchester United - Burnley maçı - Manchester'ın ligin yeni takımı Burnley deplasmanında galibiyet alması bekleniyordu ama yine olmadı. Geride kalan 3 haftada takım henüz galibiyet görem...12 yıl önce
-
Bu Sefer Bahanem Var - Yine ihmal ettim blogu ama bu sefer sağlam bahanem var. Son 9 senedeki ikinci kıtalar arası taşınma olayına kalkıştım. Bilenler bilir, son 9 senedir Avu...12 yıl önce
-
Babylon Dergisi Röportajı - http://www.aliece.com/2013/11/babylon-dergi-ali-ece-roportaji/#more-189512 yıl önce
-
Arsenal Kendine İnanıyor - Arsene Wenger'in sözleriyle, *"İyi bir rakibe karşı alınmış tatmin edici galibiyet." *Arsenal hafta sonu Liverpool'u oyun dışı bırakarak, bölüm bölüm saha...12 yıl önce
-
Hiç Unutmadığım... - 17 sene önce bugün tek bir imzanın milyonlarca insanı bu kadar etkileyebileceğini tahmin edemezsiniz. O adam hakkında bir sürü yazı yazdım, hala okuyan ...13 yıl önce
-
-







