2 Şubat 2012 Perşembe
31 Ocak 2012 Salı
Beşiktaş'ta İyi Giden Şeyleri Yazalım
Böyle bir şey daha önce de yaptığımızı hatırlıyorum. Ekşi Beşiktaş'ın, Beşiktaş'la ilgili sadece kötü şeylere değindiğini, aslında Beşiktaş'ta iyi giden bir sürü şey olduğunu anlatan bir güruh var. Kendilerine sesleniyorum; buyrun 2011-12 sezonunda iyi giden şeyleri buraya yazın. Bizim kötü gittiğini düşündüğümüz şeyler malum; Demirören'in şike konusunda yanar-döner tavırları, kulübün şikeye bulaşanları aklama çabalarına katkıda bulunması, borçların rekor derecede artması ve bu durumun kulübü Demirören'e bağlılığı daha da artırması, borç bahane edilerek gelecek vaad eden genç Türk futbolcuların Fon'a devredilmeye çalışılması, stat konusunda Fenerbahçe'den, Galatasaray'dan ve hatta Melih Gökçek'ten bile geride kalınması ve ne işse bu konuda tek suçlu olarak Kültür Bakanının görülmesi... Yönetime muhalif taraftarlara takınılan tavırlara değinmeyeceğim.
Mikrofon sizde, buyrun... "Anlamayana davul zurna az" gibisinden geyiklere karnımız tok.
Mikrofon sizde, buyrun... "Anlamayana davul zurna az" gibisinden geyiklere karnımız tok.
Etiketler:
2011 - 2012,
Beşiktaş,
fitneci,
Fon,
Yıldırım Demirören,
Şike
30 Ocak 2012 Pazartesi
27 Ocak 2012 Cuma
Ekşi Beşiktaş'tan Acil Önlem Paketi
Beyler bundan sonra bu blogda Yıldırım Demirören lehine yazı yazanları no-post, uzaklaştırma gibi cezalarla cezalandıracağız. Zira şu dönemde aksi bir davranış Beşiktaş'a zarar verir ve Uefa Kupası sürecinde sıkıntı yaratır.
Örnek alacağımız yazı, üstteki gibidir.
Rıdvan Akar da sadece bu blogda değil, tüm Beşiktaş bloglarında kendini evinde hissetsin. Gerekirse anahtarı da çıkarır veririz.
Saygılarımızla
Etiketler:
Gürcan Ulusoy
26 Ocak 2012 Perşembe
Maalesef
http://s14.directupload.net/images/120126/zbwtcfta.swf
"Maalesef Fenerbahçemizin adı, herkesten çok geçiyor."
Bu lafı söyleyen adam Beşiktaş Kulubünün başkanı.
Sonra kızıyorsunuz "maç yazısı koymuyorsunuz, blogu kapattınız" vs. diye. Adam kulübü kapatmış, bize halt yemek düşer.
Ekleme: Ben erindim, ama yazan yazmış, güzel de yazmış.
15 Ocak 2012 Pazar
9 Ocak 2012 Pazartesi
26 Aralık 2011 Pazartesi
Profil: Carlos Arroyo
Porto Riko'lu oyun kurucu Carlos Arroyo ile sezon sonuna kadar anlaşma imzalamışız. Celtics fanatiği bir adam olarak bir takımımdan başka bir takımıma giden oyuncu hakkında daha ayrıntılı bir şeyler karalamak da zorunlu oluyor tabii. Öncelikle kanaatimi söyleyeyim: Takımın o mevkiide ne kadar kısıtlı durumda olduğunu düşünürsek muhakkak ki iyi bir hamle, ki bu koşullarda işin fizibilitesine bakarsak çok iyi dahi denebilir. Önce bir iki negatif yönünden bahsedip sonra neden iyi bir hamle olduğunu açıklayacağım.
Carlos Arroyo, NBA'de her zaman var olmuş ancak hiçbir zaman sınıf atlayamamış bir basketbolcu. (Tabii bu Türkiye Ligi'nde göstereceği performansa dair hiçbir şey söylemiyor.) Kendisinin bir üst seviyeye çıkamamasının bir kaç sebebi var. Birincisi, istikrarsızlık/güvensizlik. Arroyo'yu hiçbir takım "ilk tercih" olarak değerlendiremedi, geçen sene iki adet şampiyonluk kovalayan takımda forma giyip ikisinde de -yeteneğine karşın- tercih edilmez konuma düşmesinin sebebi bu.
Arroyo'nun iki kusuru var: Birincisi, üçlük çizgisinin gerisinden yüksek isabet tutturamaması ve şut mesafesinde de istikrar yakalayamaması. Bir oyun kurucunun şut konusunda bu tür çelişkileri varsa, başka yeteneklerinin üstün olması gerekiyor, ki bu da ikinci kusuru beraberinde getiriyor: Arroyo bazen topu fazla elinde tutuyor. Bir oyun kurucu için bunu demek saçma tabii, lakin oyunu hızlı kuramaması, hem hızlı oynamak isteyen Miami'de, hem de yedek grubun vurucu etki yapmasını arzulayan Celtics'te var olamamasının sebeplerinden oldu.
Gelelim olumlu yanlara. Öncelikle Carlos Arroyo'nun oyun zekası yüksek. Geçen sene Celtics kadrosuna katıldıktan hemen sonra bir maç yapması gerekmişti, ve maç sonrası Doc Rivers'ın "Antrenmanda çalışmadığımız bir oyun kurdu, tamamen hafızasından" mealinde övgü almıştı. Bu zekasını asist sayısına da yansıtabiliyor, kariyer asist/top kaybı ortalaması 2.5 civarı. İstatistik olarak baktığımızda da fena bir skorer değil, kariyer ortalaması 12.7 sayı/36 dakika. Tabii bir sıkıntı, kendisinin ortalamalarının 2005-06 sezonundan beri istikrarlı olarak düşmesi, ama takımdaki rolünün önemi artınca ve özgüvenini yakalarsa bu çok bir sıkıntı oluşturmayacaktır, ki Türkiye Ligi bunun için ideal bir ortam.
Netice itibariyle en başta dediğim gibi, içinde bulunduğumuz kouillara bakarsak iyi bir transfer, ve de oyun zekasının yüksek olması adaptasyon sürecinin hızlı olmasını sağlayacaktır. asisttime en son maçları izlemiyordu ama vazgeçtiyse Beşiktaş kadro yapısına uygunluğunu o çok daha iyi değerlendirecektir.
Arroyo'nun bir başka özelliğine de değinip yazıyı noktalayalım. Kendisi reggaeton icra eden bir müzisyen aynı zamanda, ama şaka olarak değil, gayet profesyonel klipleri var. Kendisinin "Se Va Conmigo" (Benimle Gel diye çevirebiliriz kabaca) isimli klibi şudur:
Memleketlisi Ayuso'nun bıraktığı iyi izlenimleri devam ettirmesi dileğiyle.
Carlos Arroyo, NBA'de her zaman var olmuş ancak hiçbir zaman sınıf atlayamamış bir basketbolcu. (Tabii bu Türkiye Ligi'nde göstereceği performansa dair hiçbir şey söylemiyor.) Kendisinin bir üst seviyeye çıkamamasının bir kaç sebebi var. Birincisi, istikrarsızlık/güvensizlik. Arroyo'yu hiçbir takım "ilk tercih" olarak değerlendiremedi, geçen sene iki adet şampiyonluk kovalayan takımda forma giyip ikisinde de -yeteneğine karşın- tercih edilmez konuma düşmesinin sebebi bu.
Gelelim olumlu yanlara. Öncelikle Carlos Arroyo'nun oyun zekası yüksek. Geçen sene Celtics kadrosuna katıldıktan hemen sonra bir maç yapması gerekmişti, ve maç sonrası Doc Rivers'ın "Antrenmanda çalışmadığımız bir oyun kurdu, tamamen hafızasından" mealinde övgü almıştı. Bu zekasını asist sayısına da yansıtabiliyor, kariyer asist/top kaybı ortalaması 2.5 civarı. İstatistik olarak baktığımızda da fena bir skorer değil, kariyer ortalaması 12.7 sayı/36 dakika. Tabii bir sıkıntı, kendisinin ortalamalarının 2005-06 sezonundan beri istikrarlı olarak düşmesi, ama takımdaki rolünün önemi artınca ve özgüvenini yakalarsa bu çok bir sıkıntı oluşturmayacaktır, ki Türkiye Ligi bunun için ideal bir ortam.
Netice itibariyle en başta dediğim gibi, içinde bulunduğumuz kouillara bakarsak iyi bir transfer, ve de oyun zekasının yüksek olması adaptasyon sürecinin hızlı olmasını sağlayacaktır. asisttime en son maçları izlemiyordu ama vazgeçtiyse Beşiktaş kadro yapısına uygunluğunu o çok daha iyi değerlendirecektir.
Arroyo'nun bir başka özelliğine de değinip yazıyı noktalayalım. Kendisi reggaeton icra eden bir müzisyen aynı zamanda, ama şaka olarak değil, gayet profesyonel klipleri var. Kendisinin "Se Va Conmigo" (Benimle Gel diye çevirebiliriz kabaca) isimli klibi şudur:
Memleketlisi Ayuso'nun bıraktığı iyi izlenimleri devam ettirmesi dileğiyle.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




