Ekşi Beşiktaş. Powered by Blogger.
20 Ekim 2014 Pazartesi

Şampiyonluğun Ayak Sesleri

Bazılarınız "yeter artık, durmadan aynı şeyi söyleme" diyordu ama şartlar bunu gerektiriyor, kusura bakmayın. Beşiktaş'ın bu yıl 3 güçlü rakibi var.
1- Passolig
2- Atatürk Olimpiyat Stadı
3- Stadın zemini

Beşiktaş başka bir stada giderek birbiriyle bağlantılı bu üç rakibini safdışı bırakmayı başardı. Düzgün zemin ve iyi bir taraftar kitlesiyle bütünleşme sağlanınca son dönemlerin en keyifli maçlarından birine şahitlik ettik. Güzel futbolun diğer ayağı olan Sivasspor'a da ayrı bir parantez açmak lazım. Oyuna değer kattılar.

Dün öğlen açık kanalda bir Premier Lig maçı vardı. QPR kendi evinde Liverpool'u konuk etmişti. Efsane bir maç sonu, herkese "işte Premier Lig bu" dedirtmişti. Orada tüm takımlar, özellikle ev sahibi takımlar oyun kaliteleri ne olursa olsun, galip gelebileceklerine inandıkları anda çılgınlar gibi hücum ediyorlar. Beraberlik -eğer galibiyet ışığı var ise- onları asla tatmin etmiyor. Mesela QPR, maçın son 3 dakikasında 5 defa galibiyetle mağlubiyet arasında gitti geldi. Bitiş düdüğü buna denk geldi, maçı kaybetti. Kağıt üzerinde maçtan hiç bir şey kazanamamış görünüyor ama onlar öyle bakmıyor. Öyle baksalar, böyle oynamazlar.

İşte dünkü Beşiktaş Sivas maçı da bir premier lig esintisi sundu. Oyuna ve topa konsantre iki takım, kalibiyetleri ne olursa olsun, sahada güzel şeyler sunmak istediler ve iki taraf da bu niyette olduklarından başarılı oldular.

Beşiktaş artık yeniden yapılanma sürecini bitirmiş bir futbol takımı. Devre arasında alınacağı söylenen Martin Linnes'le birlikte nihayete erecek. Artık ondan sonra, sezon sonu sözleşmesi bitecek olan Atiba ve Sivok'a bakılır ama ana oyuncu grubu budur.

Bilic'in elinde Gökhan Töre dışında elit olmayan bir yerli oyuncu grubu var. Hemen kızmayın, söylediğim şu; Olcay Şahan bir gün "en iyi Türk oyuncu" olmayacak, bu belli. Yaşı da belli. Ersan öyle, Tolga öyle... Lakin Gökhan Töre'nin öyle bir ihtimali var. Bu önemli de değil esasında. Futbolda bireysel kalite kadar önemli olan başka şey, o oyuncuların bütünlüğü ve birlikte ne ifade ettikleri.

Olcay - Demba Ba - Gökhan Töre ideal bir üçlü. Demba Ba'yı merkez alırsak, o her şeyi yapan adam. Olcay ve Gökhan'dan birinin çalım atabilen, oyunu genişletebilen tipte bir oyuncu olması lazım, o oyuncu Gökhan. Demba Ba'nın gol yükünü paylaşan bir başka oyuncu olması lazım, o oyuncu da Olcay. Roller netleşmiş durumda ve birbirleriyle uyumlular, bu büyük avantaj. Bu uyum Galatasaray'da da yok, Fenerbahçe'de de yok.

Merkezde Veli ve Atiba'yı eleştirmek mümkün değil. Beşiktaş esasında onları temel alarak oynuyor. Onların tempolarından feyz alıp oyununu şekillendiriyor. En azından, günümüze kadar gelen Beşiktaş'ta durum buydu. Oğuzhan ekstra bir şey yapmasa da, sistemi işletiyor. Sosa henüz düzenli olarak forma giyemedi ama giydiğinde fark yarattı. Ondan öte, hem sistemi işletti, hem oyuna derinlik kattı. Düzenli oynamaya başlayabilirse katkı sağlayacağı kesin gibi.

Ersan ve Pedro ikilisinin ardında Sivok gibi tecrübeli ve iyi bir karakterin bulunması büyük avantaj. Bilic sezon başı burada değişiklik istiyordu ama bence gerçekleşmediği iyi oldu. Beşiktaş'ı idare edebilecek, başına iş açmayacak bir üçlü gibi görünüyor. Sol bekte Motta ve İsmail -bence- idare ediyorlar. Tıpkı sağ bek gibi. Ben Beşiktaş'ın oyun telaşında bek oyuncularının zaaflarının önemli rol oynadığını düşünüyorum. Dün skor 3-2'ye geldikten sonra Motta 3 topu dan-dun vurdu. Psikolojileri henüz sakin ve bildiğini yapabilecek kıvamda değiller. Motta, İsmail, Serdar, Necip... İdaresi zor oyuncular.

Kalede de Tolga var. Ben Tolga'yı iyi kaleci olarak görmüyorum. Gelirken de fikrim bu yöndeydi. Lakin Tolga oynamasın da, Cenk oynasın diyor değilim. Futbolu bırakana kadar Tolga oynayacak ama özel performanslar göstermesini falan beklememek lazım.

Genel hatlarıyla kadromuz bu. Mustafa ve Cenk gibi iki iyi yedek. Frei gibi aşama kaydetmesi gereken bir oyuncuyla da kadromuz şekilleniyor.

Ben Beşiktaş'ı bu yıl şampiyon olacak gibi görüyorum. Bunu da sadece Beşiktaş'a bakarak değil, rakiplerine bakarak da söylüyorum. Elbette, stadyum ve zemin problemini çözmek şartıyla...
19 Ekim 2014 Pazar

STSL6 / Beşiktaş - Sivasspor

Pazar / 19:00 / Mete Kalkavan

Hakem hakkında bilgi: Mete Kalkavan geçen sene Sivasspor'a 3-0 yenildiğimiz, ve de Elazığspor'u 4-1 yendiğimiz maçları yönetmiş, iki maçta da STSL standartlarının üstünde bir puan almıştı. (ortalama 5.1) Bu yönde bir sıkıntı yaratmayacak, olumsuz intiba uyandırmayan bir isim.

Sakatlığı bulunan oyuncular: Jose Sosa (diz bağları), Mustafa Pektemek (kas yırtığı).

15 Ekim 2014 Çarşamba

Sosa'nın bonservisi alındı


Herkesin beklentisi doğrultusunda Sosa'nın transfer hakları Metalist takımından satın alındı. Benim gibi önce şaşırıp "n'alâka ya?" diyenler olmuş olabilir, ama kendisinin kiralık sözleşmesindeki ifade şu şekildeymiş meğer:

Jose Ernesto Sosa'nın geçici transferi ile ilgili olarak oyuncunun kulübü ve kendisi ile anlaşmaya varılmıştır. Buna göre;

FC Metalist kulübüne kiralama bedeli olarak 1.400.000 Avro ödenecektir. Ayrıca Şirketimiz FC Metalist Kulübüne 15 Ekim 2014 tarihine kadar 2.000.000 Avro ödemek suretiyle sezon sonunda oyuncunun transfer haklarını satın alma opsiyonuna sahiptir.

Yani bugün 2 milyon Avro ödemeseydik, Sosa'nın bonservisini temelli almak için pazarlık yapmak zorunda kalacaktık tekrar. Peki soru şu: Sosa için 3.4 milyon Avro ödeme yapmaya değdi mi?

Bunun için objektif bir değerlendirme yapmaya çalışalım: Rizespor maçı ile tutmaya başladığımız karne notlarına bakarsak, takımın -6 dakika forma bulmuş Atınç haricinde- en iyi oyuncusu Sosa. Bu puanlara bakarken, oyuna sonradan giren oyuncunun genelde daha düşük puan aldığını ve Sosa'nın 3 maçta oyuna sonradan girdiğini de unutmamalı.

Maddi açıdan bakarsak: Beşiktaş'ın ligde topladığı 11 puanın 1.5'inde direkt katkısı var (Bursa maçında Olcay'a asisti). Naklen yayın gelirlerinin %45'i puan performansına göre belirlendiği için, bu puanın Beşiktaş'ın performans gelirine katkısı mevcut puan durumunda yaklaşık %0.5 oluyor, bu da geçen seneki gelirlere göre yaklaşık 1 milyon lira demek. (Bu rakam tabii ki değişecek, ama bir fikir vermesi açısından burada dursun). Zaten takımın en iyi oyuncusu olduğu için, puan performansı primindeki payını daha yukarıdan belirlemek de mümkün (mevcut durumda Beşiktaş'ın geçen seneki rakamlara göre 20 milyon lira geliri olacak) Avrupa Ligi'nde aldığımız iki beraberlikle kazandığımız 200 bin Avro'da da, her iki maçta da takımın en iyi üç oyuncusu arasında olduğu için yadsınamaz katkısı var.

Sene sonunda bütün oyuncuların maddi katkısını ayrıca hesaplayabileceğiz hem karne notları, hem de skor performansları itibariyle; fakat Sosa'nın şimdiye kadarki formu, uzun vadede kendisinin maliyetini maddi ve manevi şekilde çıkartacağını göstermekte. "Şöyle olsa şu kadar paraya alırdık" gibi varsayımlar yerine, mevcut dataya bakıp hesap kitap yapmak daha isabetli olur, ve de an itibariyle bu transfer oldukça olumlu gözüküyor.
9 Ekim 2014 Perşembe

Maç Raporu: Balıkesirspor 0 - 1 Beşiktaş


En iyi üç: Mustafa, Sosa, Atiba.
En kötü üç: Kerim, Ersan, Demba Ba.

DEĞERLENDİRME:

Bu yoğun maç temposunda, hele son dakikalardaki bariz form düşüklüğüne karşın 3 puan alabilen bir takım, eksiği gediği bir tarafa, şaöpiyonluk adayıdır. Bursa maçında çıkardığımız 3 puandan sonra bu galibiyet de gayet iyi geldi. Liderlik koltuğunda ne kadar kalıcı olacağız bilmiyorum zira takımın aklının ve hırsının önemli isimlerinden olmuş Sosa ve Pektemek'in sakatlıkları can sıkıcı oldu, fakat iyi oynayan ve bilgisayar kodu gibi 0 ve 1 ile maç kazanan bu takımı izlemek benim için gayet makbul, hele ki adı gibi totodan bir lig olmuş STSL'de.

Maçla ilgili ilk dikkatimi çeken -daha doğrusu iki maçtır- Motta'nın performansı. Bunu Motta çok iyi oynadı falan demek için söylemiyorum, ama sene başındaki hayalet gitmiş, standardını veren bir Motta gelmiş gibi. Aynısı Serdar için de geçerli, hatta Serdar'da standardın biraz üzerine çıkma durumu dahi söz konusu. Bu iki oyuncunun mental problemler yaşadığı belliydi, teknik heyetin bu sorunları böyle kısa sürede çözebilmiş olması bence ilk başta göze çarpmayacak fakat epey olumlu bir durum.

Uzun süredir dört gözle beklediğimiz Veli kesiği geldi gelmesine, ve Balıkesirspor gibi kapanacağı çarşambadan belli bir takıma karşı normalin üstünde bir hücum etkinliği de sağlandı, fakat Sosa'nın sakatlığı geldi bu sefer de. Fakat Sosa-Veli (Necip) değişikliği yerine Sosa-Pektemek değişikliğinin gelmesi ilginçti. Oğuzhan'ı merkeze daha çok yaklaştıran bu hamlenin Oğuzhan'ın oyununa katkısı oldu demek benim önyargılarımla alâkalı olabilir, ama kendisinin saha görüşünü etkin kullanabileceğimiz pozisyon bu. Sanki Beşiktaş ilk yarıda 4-1-serbest 4-1 gibi dizilmişti ama ben Oğuzhan'ın -kendisi biraz da kalınlaşırsa- merkezde çok daha verimli olacağını düşünüyorum. Bakalım, gene Veli-Atiba'ya dönmek yerine bu ikinci yarıdaki dizilimi koruyacak mı Biliç? Zira Ba'nın formsuzluğunda, Ba'ya yönelen ilgiden faydalanacak bir ikinci forvet etkili oluyor fakat Pektemek'in yerine kim o rolü kapar, onu bilemiyorum.


Bir paragraf da Atiba'ya açmalı: Hakikaten bir insanın pozisyon bilgisi nasıl bu kadar iyi olabilir ya? Görüldüğü gibi, ortasahada tek başına kalması illa olumsuz bir etki yaratmıyor, ama tabii rakibin Balıkesirspor olduğunu da unutmamalı.

Gelelim kötülere: Kerim Frei'ın saha içindeki iletişimi mi, oyunu okuması mı eksik bilmiyorum ama oyuna sonradan girince belki çok göze batmayan yanlış tercihleri ilk 11 başlayınca iyice ayyuka çıktı. Daha çok genç bir oyuncu olduğunu unutmamalı kesinlikle, ama henüz ilk 11 materyali değil gibi. Biliç'in onu böyle böyle ısındırmaya çalışması takdire şayan ama. Ersan'ın notunun sebebi, direkten dönen kırmızı kartı. Bu tür mental hataları bu sene yapmıyordu Ersan pek, umarım hortlamaz. Demba Ba'ya gelince, onun sıkıntısı motivasyon olsa gerek. Aklı İngiltere'de kaldı diye düşünüyor insan ister istemez ama suçlayamıyorum da zira futbol kalitesi olarak şehirden köye indi adam. En başta belirttiğim Motta-Serdar gelişimini Ba konusunda da yaşarız umarım.


NOTLAR:

Slaven Bilic7.6
Beşiktaş6.5
Deniz Çoban4.7
Balıkesirspor4.2
Tolga Zengin6.8
Ersan Gülüm5.8
Pedro Franco6.9
Ramon Motta6.4
Serdar Kurtuluş6.3
Atiba Hutchinson7.1
Oğuzhan Özyakup6.9
Jose Sosa7.4
Kerim Frei5.2
Gökhan Töre6.4
Demba Ba5.8
Mustafa Pektemek7.5
Olcay Şahan6.3
Veli Kavlak6.2
4 Ekim 2014 Cumartesi

STSL5 / Balıkesirspor - Beşiktaş


Pazar / 19:00 / Deniz Çoban

Hakem hakkında bilgi: Deniz Çoban'ın 5 senedir ligde yöneteceği ilk Beşiktaş maçı. (5-0'lık Gaziantep Büyükşehir Belediyespor kupa maçını yönetmiş arada ama pek ciddiyeti olan bir müsabaka olmadığı için ciddiye almamalı) Nasıl bu kadar sene bir Beşiktaş maçına denk gelmemiş, enteresan.

Sakatlığı bulunan oyuncular: Yok?!?

Tottenham Hotspur maçının karne notları da burada.

3 Ekim 2014 Cuma

Maç Raporu: Tottenham Hotspur 1 - 1 Beşiktaş


En iyi üç: Sosa, Atiba, Olcay.
En kötü üç: Tolga, Veli, Kerim.

PUANLAR:


Slaven Bilic8.6
Beşiktaş8.5
Manuel Grafe9.4
Tottenham Hotspur5.5
Tolga Zengin6.4
Tomas Sivok7.1
Pedro Franco7.6
Ramon Motta6.9
Serdar Kurtuluş6.9
Veli Kavlak6.4
Atiba Hutchinson7.8
Jose Sosa8.5
Olcay Şahan7.7
Gökhan Töre7.2
Demba Ba7.7
Oğuzhan Özyakup6.6
Mustafa Pektemek7.2
Kerim Frei6.5

DEĞERLENDİRME:

* Tolga yediği golün ve de takımın üst düzey performansının kurbanı olmuş, aslında yaptığı kurtarışlar da vardı ve de golde de çok büyük hatası olduğunu söyleyemeyiz, rakip iyi vurdu neticede.

* Sosa'nın bu performansı ve de Oğuzhan'ın dikine oyun katkısını Veli'nin düşen performansı ile birleştirirsek, Veli'ye bu hafta yedek kulübesi gözükebilir demek abartı olmaz herhalde.

* Oğuzhan'ın puanının bu kadar düşük olması şaşırttı beni açıkçası. Yüzü kaleye dönük oyunu ve kaleye dikine oynamasının pozisyon yaratımına katkısı gayet önemliydi.

* Atiba'ya bu yaşından sonra biraz daha dikine oynamayı öğretmek mümkün olmaz tabii, ama pozisyon bilgisi hakikaten inanılmaz. Bir oyuncu hep mi doğru yerde olmayı bilir, hep mi oyunun içinde kalır?

* Gökhan'ın, takımın takım olarak ön plana çıktığı maçlarda ortalamanın altında performans vermesi, takımın yaratıcılığıa muhtaç olduğu maçlarda ise en iyi oyuncu olması da tesadüf olamaz.

* Normalde karne notları "çan eğrisi" şeklinde dağılır ki olması gereken de budur. Bu maçta hakemin aldığı puanlar ağırlıklı olarak 10 idi. Herhalde Grafe, Beşiktaş tarihine Marc Batta'nın antitezi olarak geçecek.
1 Ekim 2014 Çarşamba

AL C2 / Tottenham Hotspur - Beşiktaş


Perşembe / 22:05 / Manuel Grafe (ALM)

Hakem hakkında bilgi: Grafe daha önce ne Tottenham'ın, ne de Beşiktaş'ın maçını yönetmiş. Ortalamanın epey üstünde kart gösteren, penaltı kararı vermekte çekinmeyen (ve bunda ev sahibi takıma daha tolere olan) bir hakem. Ramon Motta'nın oynamaması gereken bir maç derim ben.

Durumu şüpheli oyuncular: Mustafa Pektemek (takımla çalışmalara Pazartesi günü başladı).

Not: Eskişehirspor maçının karne notları da şurada.
29 Eylül 2014 Pazartesi

Maç Raporu: Beşiktaş 1 - 1 Eskişehirspor


En iyi üç: Olcay, Sosa, Gökhan.
En kötü üç: Cenk, Sivok, Demba Ba.

Slaven Bilic3.9
Beşiktaş (genel)4.3
Çağatay Şahan2.7
Eskişehirspor5.7
Tolga Zengin4.5
Tomas Sivok4.0
Pedro Franco5.4
İsmail Köybaşı4.6
Serdar Kurtuluş5.0
Veli Kavlak4.3
Atiba Hutchinson5.2
Oğuzhan Özyakup5.3
Olcay Şahan6.2
Gökhan Töre5.5
Demba Ba4.1
Jose Sosa5.6
Cenk Tosun4.0
Kerim Frei5.0

Notlar:

*Demba Ba'nın en kötüler arasında yer alması, herhalde en son bekleyeceğim şeylerden biriydi.

*Sosa, üç maçtır takımın en çok puan alanlarından, ve üç maçtır oyuna sonradan giriyor. Sosa'yı joker olarak kullanmanın mantığı açıklanabilir elbet, lâkin katkısı çok somut bir oyuncuyu takımın A planına monte etmek, hele de aldığımız sonuçlara bakarsak, çok daha makûl gibi duruyor.

*Biliç'in bu sene aldığı en düşük puan. Aynı senaryoyu tekrar tekrar izleyince doğal tabii bu sonuç.

*Beşiktaş'ın en sıkıntılı yeri hücum bölgesi diye düşünülmesine karşın, oyuncuların en çok beğenildiği bölge de hücum. Tabii notların en yükseğinin 6.2 olması manidar.

*Daha tehlikeli bir olgu, Veli'nin gittikçe düşen performansı, ki kendisi esasında en istikrarlı şekilde yüksek puantoplayan oyunculardandı geçen sene. Aynı şeyi tekrar tekrar yazmak sıkıcı olacak ama artık Atiba - Oğuzhan - Sosa ortasahasını görmeliyiz. Geçen sene bizi yakan Fernandes ısrarına dönüşmez bu "risk almama" hâli umarım. Beşiktaş başarılara koşan takım olacaksa, bunu Oğuzhan'ı merkeze koyarak başarmak zorunda şu kadro yapısıyla.

Ara

Yükleniyor...