.

.
Ekşi Beşiktaş. Powered by Blogger.

.

.
31 Mayıs 2016 Salı

2016/17 Yaz Transfer Dönemi "Robinyo KarTal'da "

Bu Resim Delirdiğimiz günleri hatırlatmak , "Allah düşürmesin kardeş" demek için burada ! Nerelerden geldiğimizi unutmamamız için bir hatırlatma aracı .


7 Sene sonra gelen şampiyonluk getirdiği mutluluk kadar araladığı kapı ve sağladığı imkanlar dahilinde yeni bir Metin-Ali-Feyyaz dönemini müjdeliyor adeta .

Elimizde tabiri caizse taş gibi bir takım , hem eğitmen hem yarışmacı bir teknik direktör , 3 senede çok büyük tecürbeler edinmiş bir yönetim ve herşeyden önemlisi EVİMİZ var . Bunun yanında 3 sene önce geçtiğimiz yollardan yeni yeni geçmeye başlayan rakiplerimiz de cabası . Bu saatten sonra son 3 senedir yaptığımız doğruları üzerine koyarak devam ettirebildiğimiz takdirde yeni bir hegamonya kurmamamız için hiç bir neden göremiyorum .

Hepimiz için sezonun kendisi kadar belki de daha heyecanlı kısmını açıyorum :

Gelenler :

Gidenler :

Dedikodular :

Kaleci : Steve Mandanda , Fabri , Salvatore Sirigu

Defans : Nicolas N'koulou , Kamil Glik , Martin Skrtel , Serdar Aziz , Christian Ansaldi , Emmanuel Mas , Gökhan Gönül , Gustavo Gomez , Luis Ibanez

Orta Saha : Emre Mor , Hatem Ben Arfa , Arjen Robben , Maciej Rybus , Donis Advijaj

Forvet : -

Onemli Not :

Gecen sene Avrupa'ya kayit kisminda yasadigimiz yerli uretim futbolcu kotasi sebebiyle Gokhan Gonul ve Serdar Aziz ile ilgilendigimizi sanirim cogunluk unutmus .

UEFA A listesinde 8 kisilik bir yerli oyuncu kontenjani var. Bizim kadroda Necip , Tolga , Serdar , Ismail , Mustafa Pektemek disinda yerli kontenjanina uyan adam olmadigindan dolayi sampiyonlar ligi kadrosu icin alternatif olusturabilmek buyuk bir sikinti haline donusuyor . Zaten ayni nedenle Ismail ve Tolga'nin kontratlari uzatiliyor . Uzatmiyorsan ya 19 kisilik kadroyla gireceksin CL'ye yada transfer yapacaksin . Bu baglamda en azindan milli seviyeye yukselmis adamlari kadroda tutmak biraz daha makul hale geliyor.

Almis olmak icin adam almak yerine Gokhan Gonul gibi en azindan bir katki vermesi beklenen oyuncularin alinmasi son derece dogal . Maalesef oyuncular da bu durumun farkinda olduklari icin maliyetlerin olaganin uzerine cikmasi normal . Man City Sterling'e 70 milyonu sadeceyetenekten vermedi. Butun parlayan Ingilizlerin acayip paralara bir yerlere gidiyor olmasi bu olayin dogal bir sonucu .


30 Mayıs 2016 Pazartesi

EkşiBeşiktaş Fantasy Premier League




Sevgili blog ahalisi , geçenlerde Transfer sezonu başlıklı postta konu ile ilgili bir ufak PS yapmıştım fakat yazıyı okumuş olanlar sanırım görmediler , o sebeple bir kez daha ayrı bir başlıkta paylaşmak istedim . Hem safları sıklaştırmak , hem biraz Beşiktaş ile bozduğumuz kafaları dağtımak için bir alternatif . Premier League'in başlamasına 3 gün var , hala katılabilirsiniz.

Fantasy Premier League  Lig kodumuz : 446109-113053


Blogumuzun ilk sosyal aktivetesi olma özelliğini taşıyan Fantasy Premier League'miz de sonuçlandı. Şampiyon Buğra Özer'e tebriklerimizi iletiyoruz .



26 Mayıs 2016 Perşembe

2015-2016 Sezonu Attığımız ve Yediğimiz Gollerin Değerlendirmesi


İlk yarı bittiğinde attığımız ve yediğimiz golleri ele almak üzere bir çalışma yapmıştım. 2.Yarı sonunda da tüm lig maç özetlerimizi tekrar izledim. Ve yine bahsettiğim çalışmada olduğu gibi belirli bir çerçevede golleri sınıflandırdım. Yine ilk yarıda olduğu gibi gollerde ‘kadraj’a giren oyuncuları belirledim.

Attığımız Goller

İlk tablomuz, attığımız gollerin niteliğiyle ilgili. İlk yarıda olduğu gibi duran top gollerimizdeki geçmişe göre olan gelişme devam etmiş. Aslında genel olarak attığımız gollerin niteliği bir kaç kategori dışında pek değişmemiş. İlk değişiklik 7 gol daha az atmış olmamız ve buna rağmen rakip sahada kapılarak atılan gollerin iki kat artması. İkincisi ise rakip yerleşikken atılan gollerin yarı yarıya azalması. Bu iki veriyi rakiplerin bizi daha iyi tanıması, daha çok kapanmaları ve bizim alternatif çözüm bulmamız ile açıklıyorum. Yine de bu tabloda gelecek sene için en dikkat etmemiz gereken husus, yerleşik rakibe atılan gollerdeki azalma olmalı. Zaten toplamda 7 gollük bir azalma var. Kaynak da belli. Gollerle ilgili asıl sevindirici olan ise her şekilde gol atıyor olmamız. Kalıplara kolay sığmayan önlem alınması zor bir takım olmamızı sağlıyor bu özellik.



İlk yarı
2. Yarı
Toplam Gol

Duran Top (orta ve sonrası)
5
5
10
Duran Top (doğrudan)
2
2
4
Rakip sahada kapılan top
3
6
9
Kendi sahamızda kapılan top ile hızlı çıkış
5
6
11
Kendi sahamızdan hızlı/paslarla çıkış (aut, taç, faul vb. sonrası)
7
6
13
Rakip yerleşikken / olgun atak
19
9
28
Toplam
41
34
75
* Penaltı duran top olarak değerlendirilmemiştir. Penaltıyı oluşturan pozisyonun niteliği değerlendirmeye alınmıştır.

İkinci tablomuz ise kadraja girenler.Verilere bakınca benim ilk dikkati çeken Sosa’nın 2. Yarı akıl almaz performansı olsa gerek. Yine Oğuzhan, Atiba ve Olcay’ın rakamlarındaki azalma da önemli. Özellikle Atiba’nın öne geçilen maçlarda kafaca da çok daha defansif oynadığını tahmin edebiliriz. (Yerleşik ataktaki gollerimizin azalması da Ozzie ve Atiba’nın katkılarının epey azalmasında etkili olmuş olabilir. Tabii tam tersi de geçerli.) Gomez ve Quaresma istikrarlı katkı vermiş. Gökhan’ın katkıları genelde ‘istatistik kağıdına’ da yansımış. Beck ise hücumda tamamen kaybolmuş. İlk yarı tahmin edilenin aksine çok katkı vermişti ama 2. Yarı özetlerde de çok az görülüyor. Savunma göbeğinin değişikliği nedeniyle çok daha defansif oynadığı açık ama yine de düşüş bununla açıklanamayacak kadar büyük. İsmail ise ilk yarının aksine katkı vermiş. Özetle kenar forvetlerin bir tık, beklerin ise bir çok tık fazla katkı vermesi halinde daha da durdurulamaz bir takım oluruz. Ön alan oyuncularında bu potansiyel var. Ama beklerin olacağı bu. Daha iyisini istiyorsak daha iyisini almalıyız..

Kadraja girenler
Önemli Gol* Katkısı
(İlk Yarı+İkinci Yarı=Toplam)
Tüm Gollere Katkı
(İlk Yarı+İkinci Yarı=Toplam)
Sosa            
8+14=22
11+20=31
Oğuzhan                      
12+9=21
21+14=35
Gomez                  
8+10=18
17+18=35
Atiba             
6+6=12
12+6=18
Quaresma        
6+5=11
7+8=15
Cenk          
5+4=9
9+5=14
Olcay              
4+3=7
13+7=20
Gökhan Töre            
5+2=7
11+4=15
Beck        
4+0=4
7+1=8
Rhodolfo    
3
3
Ersan    
3
3
Kerim    
1+2=3
5+2=7
Necip      
2+0=2
5+1=6
Tolga Zengin
1+0=1
1+=1
Tosiç  

1+1=2
İsmail
0+2=2
0+4=4
Alexis
1
1
Marcelo
1
3
Tolgay
1
1
*Önemli Gol: Öne geçiren ya da beraberliği sağlayan goller.

Yediğimiz Goller
Ligin ilk yarısında 18 gol yemiştik. 2. Yarıda da 17 olmuş bu rakam. Tablomuz şu şekilde;

ATAK TİPİ
İlk Yarı
2. Yarı
HATA VB.
İlk Yarı
2. Yarı
Uzun top:
3
1
Şans golü (birine çarpan, yön değiştiren top vb.)
2
1
Kontra Atak:
2
2
Takım/Yerleşim Hatası
4
8
Çıkarken kaptırılan:
3
5
Bireysel Vahim Hata
6
5
Olgun Atak
6
5
İyi uzaklaştırılamayan / savunma arkasına iyi top / hata olmayan
6
4
Yan Top:
4
4





Tablodaki en dikkat çekici husus takım/yerleşim hatasının 2. Yarı iki katına çıkması. Ancak savunma göbeğinin değiştiği ve son haftalara kadar tandemin oturmamış olması düşünüldüğünde anlaşılır bir durum. Uzun toplara daha çok dikkat etmişiz ama çıkarken kaptırılan toplardan yenilen gollerin 2. Yarı 5 toplamda da 8 olması bence kabul edilebilir bir durum değil. Bu rakamlar dışında tıpkı attığımız goller gibi yediğimiz goller de ilk yarıya paralel. Bu paralellikteki bir diğer sorunlu kategori de bireysel vahim hatanın yüksekliği. Durduk yere kaptırılan toplar, ıska geçmeler, olmayan pozisyonlarda penaltı vermeler… Üstelik bunlara yenilen kolay çalımlar gibi kısmi hatalar dahil değil. Ve ortaya çıkan toplam 11 rakamı da hoş değil.

Gelelim gollerdeki sorumlulara. İlk yarı bireysel hatalar şu oyunculardan gelmişti; Rhodolfo (2), Tosiç (2), Ersan, Tolga, İsmail ve Günay. Gollerde kadrajda bulunanlar, yani vahim bir hata yapmamış olsalar da belirli bir sorumluluğu bulunanlar ise şu isimlerdi; Rhodolfo (5), Tosiç (2), İsmail (2), Gökhan Töre (2), Motta, Ersan, Beck, Oğuzhan, Atiba. İkinci yarıda ise bireysel hatalar Alexis (2), Tolga (2) ve Marcelo iken kadrajda bulunanlar İsmail (5), Necip (2), Boyko (2), Alexis, Atiba, Beck, Oğuzhan. İsmail ofansta olduğu gibi savunma rakamında da uçmuş! Alexis’in bu kadar az maçta bu kadar skor yapması ‘muazzam’! Kalecileri konuşmaya gerek yok. Yine defansif orta sahalarımızın gollerde pek hata yapmadığını görüyoruz. Onun dışında normal, makul rakamlar.  İlk yarı sonunda şöyle yazmışım;


Sonuç olarak ofansif anlamda bu kadar güçlü bir takım iken ligin en az gol yiyen takımı olmamız beklenmez. Ancak yediğimiz 18 golün niteliğine baktığımızda, takım savunmada yerleşik iken daha dikkatli olarak, bireysel hatalara biraz daha dikkat ederek, topları daha iyi uzaklaştırarak, çıkarken kaptırılan toplara dikkat ederek aynı oyun anlayışıyla daha az gol yiyebiliriz.” 

Hiçbirini yapamamışız. Ne diyelim, gelecek seneye artık bu dilekler.

NOT:  Önceki yazıda bahsetmiştim ama okumamış olanlar için kadraj kavramı ile ne anlatmak istediğimi açıklamak istiyorum. Burada amaç kağıda yansımayan katkıları/hataları hatırlatmak ve bunlara da değerini vermek. Gol, asist, asist öncesi pas, şut pası gibi verilere kimi sitelerden ulaşabiliyor ama göze kolay görünmeyen katkıları görebileceğimiz bir istatistik kaynağı yok. Gol atmaktan başlayıp, tehlikeli yerdeki faulü almak, savunmadan topu kapıp atak başlatmak, asist öncesi pas, hatta ortalığı karıştırarak karambol yaratmak; yediğimiz gollerde çok kolay bir çalım yemek, pozisyon hatası vb. kadraja girme olarak sayılabilir. Üç kusuru var bu kavramın. Birincisi özet görüntülerle sınırlıyım. İkincisi yediğimiz gollerde kaleci ve kadraj ilişkisi sıkıntılı. ‘İyi bir kaleci olsa kurtarırdı’ yaklaşımı çok öznel kalacağı için kalecileri ancak hatalarda koydum. Üçüncüsü her halükarda kişisel değerlendirmeler devreye giriyor olması. Zira benim amacım gol öncesi gelen paslarda sıradan olanı değil de fark yaratan pası vurgulamak. Ancak bu ikisi her zaman kolay ayrılmıyor. Misal, Kayseri maçındaki ilk golde Quresma’dan Sosa’ya atılan pasın fark yarattığı kesin ancak Atiba’nın Quaresma’ya doğru topu taşıması kadrajı hak ediyor mu? Arada kaldığım, emin olamadığım paslardan biri ve nihayetinde yazmadım. Bir başkası yazabilirdi. Yine de bu öznellik başta olmak üzere sınırlılıklara rağmen gerek ‘kadraja girenlerin’ gerekse gollerin niteliğini gösteren tabloların üç aşağı beş yukarı genel resmi iyi bir şekilde vereceğini düşünüyorum.
18 Mayıs 2016 Çarşamba

Karne: T. Konyaspor 2 - 1 Beşiktaş


Goller: Jose Sosa (19')
En iyi üç: Jose Sosa, Atiba Hutchinson, Tolgay Arslan
En kötü üç: Mustafa Pektemek, Alexis Delgado, Kerim Frei

Karne:

Şenol Güneş6.5
Beşiktaş4.9
T. Konyaspor6.1
Ümit Öztürk5.1


Denys Boyko4.9
Alexis Delgado (59')4.6
Marcelo Guedes5.6
Dusko Tosic6.0
Serdar Kurtuluş5.1
Necip Uysal (56')5.0
Tolgay Arslan6.4
Jose Sosa6.9
Olcay Şahan5.8
Kerim Frei (69')4.6
Cenk Tosun5.9


Atiba Hutchinson (56')6.9
Gökhan Töre (59')4.9
Mustafa Pektemek (69')3.4


Takım Ortalaması5.4

Anket: 8 kişinin katılımıyla tamamlanmıştır. İlginiz için teşekkürler.


17 Mayıs 2016 Salı

Gomez'in NTVSpor röportajından notlar


Muhtemelen video internete de konur yarına kadar (ben post'u yazana kadar konmuş bile NTVSpor'un sitesine), aklımda kalan önemli noktaları yazayım buraya.

*Şampiyonluğa katkı konusunda başta Atiba, Sosa, Oğuzhan olmak üzere bütün oyuncuların emekleri gözardı edilemez, ama bu sene Beşiktaş'ı mental olarak şampiyon yapan oyuncu Mario Gomez'dir. Geçen sene Ba'nın performansı takımla beraber düşerken, Gomez'in sene boyunca verdiği maç sonu vs. açıklamalarını da düşününce takımın psikolojisini ayakta tutan isim olduğuna şüphem yok neredeyse.

Gomez giderse yerine Falcao'yu, Dzeko'yu vs. alırız, belki gelen isim 40 gol atar ama Beşiktaş'a Gomez'in yaptığı katkıyı çok çok farklı yazacağız ileride. Müthiş bir oyuncu.

*Bu kadar takır takır ne düşündüğünü tane tane, net bir şekilde anlatan; politik/diplomatik yorumlar yapmayan, ayakları yere basan ama idealleri ve vizyonu da büyük olan bir futbolcu bulmak kolay değil. Neyse tamam Gomez naatine dönecek bu iyice, diğer konulara geçiyorum.

*Gomez'e başka Türkiye kulüplerinden de teklif gelmiş sene başında ve Beşiktaş'ı o seçmiş. Bu kulüp Galatasaray herhalde. Niye seçtiğini anlatırken de Sosa ile Bayern'den beraber oynadığını, kanatlardaki oyuncuların yeteneklerinin onu besleyeceğini düşündüğünü, hücum felsefesini falan anlattı.

*Fiorentina tecrübesi ciddi bir travma olmuş. "Nisan'da bana bunları bunları alacağız deyip yalan attılar." ve "Takım kaybedince günah keçisi lâzımdı, beni seçtiler" mealinde açıklamalar yaptı. Fiorentina'nın Gomez'e karşı tutumunda, Beşiktaş'ın kendisine karşı tutumunun ne olması gerektiğine dair büyük ipuçları var.

*Gomez takımda kalmaya sıcak bakıyor, ama;
i) Fiorentina'nın yaptığı gibi takıma yapılacak katkılar konusunda ona yalan atmayacağız, dürüst olacağız.
ii) Avrupa'da yarışmacı olacak potansiyeli olan bir kadro kuracağız.

*Geçen sene Avrupa Ligi'nden elenmemiz pek hoş olmamış onun nazarında belli ki, felsefesini açıklarken özellikle Sporting Lizbon maçını nasıl kaybettiğimize değindi. "Çok iyi hücum oynuyoruz ama o maçta savunma yapmamız gerekti ve yapamadık, Şampiyonlar Ligi takımları bunu affetmez" dedi mealen. Şimdi o maçı düşününce akla Tolga'nın hataları geliyor ama savunma konusunda genel bir sıkıntıdan bahsediyor belli ki. Yani bir tek mevki mevki isim vermediği kaldı ama kimlerin "upgrade" edilmesini istediği belli.

*Fiorentina'ya hayatta dönmez, orası belli. Fiorentina da bunu biliyordur. Başkasına satsalar bize komisyon ödeyecekler, o da pazarlığa bir üst limit koyuyor. Gomez isterse ve biz de Gomez'e mavra okumayıp palavra sıkmazsak burada kalır herhalde.

*Muhtemelen ilgi çekeceği için birkaç yerde manşet vs. olur. Gomez Beşiktaş Bayern Münih kadar büyük bir kulüp derken, taraftarlarının her yerde olmasından, organizasyonun profesyonelliğinden bahsetti ve bu kıyası "dünyada değil tabii ama Türkiye ölçeğinde" diye yaptı. Organizasyonel olarak bir Alman kulübüne kıyaslanmak büyük bir övgü. Gomez Demirören döneminde hasbelkader transfer edilmiş olsaydı devre arasında kaçar giderdi herhalde.

*Gomez ileride futbol şubesinin başına geçsin, hatta Başkan olsun kulübe. Tamam sondu bu bitti.

STSL 34 Torku Konyaspor - Beşiktaş




Tarih:  18 Mayis 2016 Çarşamba , 19.00

Stadyum: Büyükşehir Torku Arena

Hakem Hakkında Bilgi: -

Sakatlığı Bulunan Oyuncular:  Alban Meha Rhodolfo , Veli Kavlak

Cezalı Oyuncular : - / Oğuzhan Özyakup


Not :  Sakatlık ve Cezalı Bilgileri Transfermarkt'tan alınmaktadır .
16 Mayıs 2016 Pazartesi

Karne: Beşiktaş 3 - 1 Osmanlıspor


Goller: Marcelo (21', 24'), Mario Gomez (48')
En iyi üç: Marcelo Guedes, Mario Gomez, Atiba Hutchinson
En kötü üç: İsmail Köybaşı, Gökhan Töre, Kerim Frei

Karne:

Şenol Güneş9.5
Beşiktaş9.5
Osmanlıspor5.8
Cüneyt Çakır6.2


Tolga Zengin8.9
Dusko Tosic9.2
Marcelo Guedes9.8
İsmail Köybaşı8.7
Andreas Beck9.1
Atiba Hutchinson9.5
Oğuzhan Özyakup (75')9.4
Jose Sosa9.4
Gökhan Töre (66')8.8
Ricardo Quaresma (87')9.1
Mario Gomez9.6


Kerim Frei (66') 8.9
Necip Uysal (75')9.0
Cenk Tosun (87')9.1


Takım Ortalaması9.2

Anket: 62 kişinin katılımıyla tamamlanmıştır. İlginiz için teşekkürler.


Ara

Yükleniyor...