.

.
Ekşi Beşiktaş. Powered by Blogger.

.

.
28 Ağustos 2015 Cuma

Uefa Europa League 15/16 NtvSpor Mode On : RakipleriNizi Tanıyalım



Uefa Avrupa Ligi'nde temsilcimiz Fener pardon Beşiktaş'ın  rakipleri belli oldu .

RakipleriNize bir göz atalım :

Sporting CP : Fenerbahçe teknik direktör Perreira'nın yakından tanığı bir takım , Fener'in rakibi olsaydı daha detaylı konuşabilirdik .

Lokomotiv Moskova :  Eski Beşiktaşlı Fernandes , bir türlü yeni Galatasaraylı olamayan Niasse'li bir takım . Fenerbahçe ile hiç bir alakası olmadığından dolayı çok önemli bir rakip olacaklarını sanmıyoruz.

Skenderbau :  İnanın hangi ülkenin takımı olduğunu bilmiyoruz . Daha önce Fenerbahçe ile oynamadıkları için hiç bilgimiz yok .

Temsilcimiz Fenerbahçe'ye sorun çıkarabilecek bir takım olmadığı için grup sonucu da çok önemli olmayacak . Başarılar Fenerbahçe !
27 Ağustos 2015 Perşembe

STSL 03 Gaziantepspor - Beşiktaş



Tarih: 28 Ağustos 2015 Cuma , 21:15

Stadyum: Kamil Ocak Stadı

Hakem Hakkında Bilgi: Cüneyt Çakır ( Geçen sezon : BJK 5g 1m / G.S. 1b 1m)

Sakatlığı Bulunan Oyuncular:  - / Tolgay Arslan , Veli Kavlak 

Cezalı Oyuncular :  El Yasa Süme / Ricardo Quaresma
26 Ağustos 2015 Çarşamba

Gol

Takım planlaması yapılırken, öngörü ve tahminler üzerine stratejiler kurulur. Mario Gomez'in veya Atiba'nın olası performanslarının temel kriterleri de, geçmişte ne yaptıklarıdır. O zaman bu adamlarının kariyerlerine tek tek bakarak önümüzdeki yıl nasıl performans sergileyebileceklerini tahmin edebiliriz. Bu istatistikler, salt olarak işe yaramaz, herhalükarda senin futbol gözünden süzülerek nihayete ulaşır.

Ben de Beşiktaş'ın 11'indeki oyuncuların kariyer istatistiklerine ulaşırsam, muhtemel peformanslarını yan yana koyup Beşiktaş'ın istatistik limitlerine ulaşabilirim diye düşündüm. Bunu sadece gol istatistiği üzerinden yaptım. Oyuncuların kariyer rekorlarını bir araya getirdim. Mario Gomez'in en golcü olduğu yıl, Dusko Tosic'in en golcü olduğu yıl, Atiba Hutchinson'un en golcü olduğu yıl diyerek bir toplam gol sayısına ulaşmayı hedefledim. Bakalım, ne sonuç çıkacak...

Andreas Beck: 2007-2008 Sezonu: 18 Maç 1 Gol
Rhodolfo: 2007 - 2008 Sezonu : 21  Maç 2 Gol
Ersan Gülüm: 2013 - 2014 Sezonu: 19 Maç 1 Gol
Dusko Tosic: 2011 - 2012 Sezonu: 19 Maç 2 Gol

Atiba Hutchinson: 2007 - 2008 Sezonu: 31 Maç 8 Gol
Oğuzhan Özyakup: 2013 - 2014 Sezonu: 26 Maç 6 Gol

Gökhan Töre 2014 - 2015 Sezonu 41 Maç 9 Gol
Jose Sosa:   2012 - 2013 Sezonu 21 Maç 7 Gol
Ricardo Quaresma: 2006 - 2007 Sezonu: 27 Maç 8 Gol

Mario Gomez: 2010 - 2011 Sezonu: 32 Maç 28 Gol

Bunlar, bu oyuncuların Maç & Gol istatistiklerinin zirve yaptığı yıllar. Maç sayısıları birbirinden farklılık gösteriyor, gelin maç başı hesaplayalım; 

Andreas Beck: 0.06
Rhodolfo: 0.10
Ersn Gülüm  0.05
Dusko Tosic: 0.11

Atiba Hutchinson: 0.26
Oğuzhan Özyakup: 0.23

Gökhan Töre 0.22
Jose Sosa: 0.33
Ricardo Quaresma: 0.30

Mario Gomez: 0.88

Hadi gelin bunu 34'le çarparak 34 maça vuralım; Aşağıdaki rakamlar, ilk 11'imizin süre&gol istatistiğinde kariyer zirvesi yaptıkları sezonlardaki yıllık gol istatistikleri.

Andreas Beck: 2.04
Rhodolfo: 3.4
Ersan Gülüm: 1.7
Dusko Tosic: 3.7

Atiba Hutchinson: 8.8
Oğuzhan Özyakup: 7.8

Gökhan Töre: 7.4
Jose Sosa: 11.2
Ricardo Quaresma: 10.2

Mario Gomez: 29.9

Toplayalım; 86 gol yapıyor.

Son 5 sezonun Türkiye Ligi şampiyonlarının attığı gol ortalaması; 70

İlk 11'imiz kariyer ortalaması demiyorum, kariyer zirvesi yaptığında 86 golümüz var. Atiba 8.8 gol atması günümüz şartlarında hiç gerçekçi değil. Gerçekçi olan 1-2 gol. Atiba'nın istatistiğini normalleştirdiğimizde 80 gol'u buluyoruz, içerisinde 30 gollü Mario Gomez var. 30 değil 20 gol atsa, son 5 sezonun şampiyonlarının gol ortalamasına ulaşabiliyoruz. Lakin unutmayın, Bu rakamlar, oyuncuların kariyer rekorları. 

Mario Gomez'in 20 gol attığı ortamda, ihtiyacımız olan merkez orta saha golü; 10. Atiba ve Oğuzhan bu rakama ulaşabilir gözüküyor ama Beşiktaş o pozisyona oyuncu bakıyor. Hem de bu oyuncu belli ki Oğuzhan'dan farklı tipte bir oyuncu.

Geliyoruz, bu yazının yazılma nedenine. Lucas Leiva'nın kariyer rekoru, 2006 senesinde Gremio'da 32 maç 4 gol. Yani Beşiktaş Atiba - Leiva merkezi yaptığı an, Beşiktaş'ın merkez santrafor bölgesinde atması gereken gol sayısı 25 oluyor. Zira Atiba'ya 2 gol, Leiva'ya 4 gol yazdığında, 70 golü ancak öyle bulabiliyorsun. İstersen 34 maçın 34'ünü Gomez'le oyna, İstersen Cenk 10 atsın, Gomez 15 atsın. Benim için farketmez.

Beşiktaş sıkı takım olmak için Atiba'nın yanına oyuncu bakıyor. Soru açık, golü kim atacak? Kariyer rekoru 10 olan Quaresma, 11 olan Sosa, 7 olan Gökhan Töre yeter mi? Yoksa Beşiktaş, Mario Gomez'in kariyer rekoru kırmasına mı endekslenecek? Hesap açık. 

Beşiktaş kimi alacaksa, 8-10 gole ulaşmış veya ulaşabilecek bir oyuncuyu almalı. Töre - Sosa - Quaresma'nın istatistiksel kıtlığını dengelemenin 2 yolu var. Ya yeni merkez orta saha oyuncunu gol istatistiği gelişmiş bir oyuncudan yana kullanırsın veya Mario Gomez'e bir araba dolu gol attırırsın 

Ya da diyelim ki, ben atarak değil, tutarak şampiyon olacağım. Son 5 sezonun en düşük gol seviyesiyle... E takım o takım değil? Kimle yapacaksın sıkı savunmayı? Beşiktaş, hücüm istatistiği yerlerde sürünen bir hücum takımı. Quaresma-Sosa-Töre'nin kariyer zirvelerinin toplamı kadar bir sezonda gol atan orta saha oyuncusu var yahu. 

Bakın, bunlar kağıttan okumalar. Oyun gözü farklıdır. Ben bu istatistiklerden hareketle karar vermem. Lakin oyun gözü de, Quaresma-Sosa-Töre üçlüsünün doğru bir üçlü olmadığını ortaya koyuyor. Arkasında Atiba - (Leiva) merkeziyle kısırlıktan kısırlığa koşacağımız çok açık. 

Veya şunun adını koyalım, Şenol Güneş 2015-2016 sezonunda, oyuncuların bütün kariyer istatistik ve profillerini alt üst edecek bir futbol anlayışıyla tüm bu kağıtta yazılanları çöpe atacak. Bu, haddinden zor bir görev ve eğer öyle bir sezonla karşı karşıyaysak, onu da bilelim.

Özet: Lucas Leiva tipi değil, Oğuzhan'ın Mersin maçında oynadığı oyunu -belki her maç o standartta değil ama o tiplemede - oynayacak bir oyuncuya ihtiyacımız var. Şenol Güneş'in, Töre ve Quaresma'ya yapacağı dokunuşlardan hariç.

Kafan karıştıysa yeni bir formül söyleyeyim; Atiba + Yeni transfer + Mario Gomez toplamda  30 gol atmak durumundalar. Takımın diğer oyuncularının kariyer zirvesi 40 gol çünkü. İstersen Atiba+Leiva yapıp Gomez'den 26-27 isteyeceksin, istersen Atiba'nın yanındaki oyuncudan 8 gol isteyip, Gomez'in attığı 20 ile de şampiyon olacaksın.

Hatırlatma: Şimdi hiç yedek katkısı olmayacak mı diyenler olacaktır. Ben 11 oyuncularının kariyer zirvelerindeki gol ortalamalarını 34 maçla çarparak hesaplıyorum zaten. Yedekler, bu ortalamaları yükseltmez, olsa olsa düşürürler. Bizim hesabımız, yeni alınacak orta saha oyuncusunun profili ne olmalı üzerine...

Hocam, 
Golü kim atacak, bir anlat da bilelim... Beşiktaş'ın ofansif sıkıntısını nasıl çözeceksin? Bu çözümün, hangi oyuncuların istatistiklerine etki yapacak? Töre'den kaç gol beklemeliyiz? Sorular, sorular...

Not: Geçen yılın istatistiklerine transfermarkt'dan, önceki yılların istatistiklerine Football Manager oyununun veri bankasından ulaştım. 
24 Ağustos 2015 Pazartesi

Karne: Beşiktaş 1 - 2 Trabzonspor


Goller: Ricardo Quaresma (56')
En iyi üç: Atiba Hutchinson, Andreas Beck, Oğuzhan Özyakup
En kötü üç: Ricardo Quaresma, Ramon Motta, Gökhan Töre

Karne:

Şenol Güneş5.2
Beşiktaş5.0
Trabzonspor6.6
Ali Palabıyık3.7


Tolga Zengin4.9
Ersan Gülüm4.5
Luiz Rhodolfo5.7
Ramon Motta2.7
Andreas Beck6.3
Atiba Hutchinson6.8
Oğuzhan Özyakup (84')5.9
Olcay Şahan (69')5.5
Ricardo Quaresma (60')2.6
Gökhan Töre2.9
Cenk Tosun (62')4.8


Mario Gomez (62')5.4
Necip Uysal (69')4.4
Kerim Frei (84')4.4


Takım Ortalaması4.8

Anket:



20 Ağustos 2015 Perşembe

STSL 02 Beşiktaş - Trabzonspor


Tarih: 22 Ağustos 2015 Cumartesi, 21:45

Stadyum: Atatürk Olimpiyat Stadı

Hakem Hakkında Bilgi: Ali Palabıyık ( Geçen sezon : BJK 1m / TS 2g 1b 1m)

Sakatlığı Bulunan Oyuncular:  Tolgay Arslan , Veli Kavlak , Jose Sosa ( Belirsiz ) / Jose Bosingwa , Mehmet Ekici , Mustapha Yatabare

Cezalı Oyuncular :  - / -
17 Ağustos 2015 Pazartesi

Karne: Mersin İdman Yurdu 2 - 5 Beşiktaş


Goller: Cenk Tosun (9', 44', 68'), Olcay Şahan (73'), Kerim Frei (90')
En iyi üç: Oğuzhan Özyakup, Cenk Tosun, Olcay Şahan
En kötü üç: Tolga Zengin, Mario Gomez, Ersan Gülüm

Karne:

Şenol Güneş8.5
Beşiktaş8.2
Mersin İdman Yurdu4.2
Bülent Yıldırım6.4
Tolga Zengin5.5
Ersan Gülüm6.0
Luiz Rhodolfo7.0
Dusko Tosic6.5
Andreas Beck7.1
Atiba Hutchinson7.8
Oğuzhan Özyakup (74')9.6
Ricardo Quaresma (46')6.2
Olcay Şahan8.2
Gökhan Töre6.3
Cenk Tosun (82')9.4
Necip Uysal (46')6.5
Mario Gomez (74')5.9
Kerim Frei (82')6.9
Takım Ortalaması7.1

Anket:



13 Ağustos 2015 Perşembe

STSL 01 Mersin İdman Yurdu - Beşiktaş



Tarih: 16 Ağustos 2015 Pazar, 22.00

Stadyum: Mersin Arena

Hakem Hakkında Bilgi: Bülent Yıldırım ( BJK 2g 1b 1m / MİY 1g 1m)

Sakatlığı Bulunan Oyuncular:  -   / Tolgay Arslan , Veli Kavlak , Dusko Tosic , Jose Sosa ( Belirsiz )

Cezalı Oyuncular :  Murat Ceylan / -

Fenerbahçe - Beşiktaş

Bursaspor başkanının, "Beşiktaş ne verirse versin, Ozan'ı Beşiktaş'a vermeyeceğim" açıklaması son derece matrak değil mi? Ortada bir ticaret var, iki talepkar kulüp var ve sen birini yekten reddediyorsun. Neden? Çünkü onu sevmiyorsun. Adam, Ozan'ı Beşiktaş'a vermeyerek Beşiktaş'ı cezalandırdığını düşünüyor, çok enteresan bir ticari bakış. Halbuki kendi açısından Ozan kapıdan çıktığı an nereye gittiğinin hiç öneminin olmaması gerekiyor. Ozan'ın kapıdan çıkışı, Bursaspor kasasına ne bırakıyor, esas meselesinin o olması lazım. 

Yabancı sınırının kalkması, Türkiye gibi denetlenmeyen, kontrol edilmeyen, pazar işleyişi şeffaf olmayan ülkelerde, adaletsizliğin artmasından başka bir işe yaramaz diyorduk, işte bunlar ufak ufak örnekler. Neden? 

Ozan Tufan transferi bize Mehmet Topuz transferini andırıyor. Neredeyse tıpa tıp aynı belki de. Oyuncu Beşiktaş'a gitmek ister, kulübü Beşiktaş'a satmak istemez. Sonunda ne olur hatırlıyor musunuz, valiler, siyasi partilerin il teşkilatları devreye girer, acayip şeyler olur ve transfer şehrin karşı yakasına gerçekleşir.

Normal bir ülkede yaşıyor olsak, Bursaspor ve Kayserispor delegelerinin, kendi başkanlarını iyice bir silkelemeleri gerekir. Sen Ozan'ı Beşiktaş'a satmayarak kulübü nasıl zarara uğratırsın diye. Bir kere olay buradan başlar. Bursaspor'un oyuncu satışı, senin kişisel tercihlerinle mi gerçekleşir diye ikinci bir kere daha silkelemeleri gerekir. Tüm bunlar kulüplerin içinin boşaltılması, delegelerin, seçimlerin, yönetimlerin esasında göstermelik olması neticesinde gerçekleşmiyor, gerçekleşmeyecek.

Fenerbahçe cephesi diyor ki, Fenerbahçe bir oyuncuyu isterse gider alır. Hele Beşiktaş'sa, havasını alır. Zaten yıllardır olmakta olan bu. Eğer bu, şeffaf, izah edilebilir yöntemlerle olsa eyvallah ama kabul edilmeli ki, Fenerbahçe'nin bu büyüklük algısı, belli oranda illegaliteye dayanıyor. 

Fenerbahçe Beşiktaş'tan daha büyük camia. Taraftar gücü daha fazla, etkili taraftar gücü daha fazla, devletin ve bürokrasinin gücünü Beşiktaş'tan daha fazla kullanabiliyorlar. Örnekler üzerinden gidelim, Beşiktaş ve Fenerbahçe Robin Van Persie için tıpa tıp aynı teklifi yapsalar, oyuncu Fenerbahçe'yi tercih eder. Çünkü Fenerbahçe daha fazla bilinirliği olan, daha havalı, daha güçlü bir kulüptür. Sporcular cafeye gittiklerinde de Beşiktaş'lı oyunculara göre daha fazla itibar görürler, İmar izni olmayan yere kat çıktıklarında da daha kolay yapabilirler. Fenerbahçe'li oyuncuların hakemle olan ilişkileri Beşiktaş'lı oyunculara göre bambaşkadır. Kulüplerinin gücü neticesinde hakemleri ezerler, Mhk'yi ezerler, Federasyon başkanını ezerler. 3 Temmuz'un baş aktörü Beşiktaş olsaydı, 2 hafta içinde 2. lige gitmiştik, bunu da herkes bilir.

Bursa başkanı Şenol Güneş'e gider yapıyor da, aynı şartlarda Fatih Terim'e gider yapabiliyor mu? Yapabilenini gördünüz mu bugüne kadar? Aziz Yıldırım'a gider yapabilenini gördünüz mü? "Ben bu oyuncuyu Fenerbahçe'ye vermeyeceğim" diyebilenini... Arada İlhan Cavcav yapıyor, sonra Fenerbahçe'ye veriyor, o ayrı :)

Bunun çok basit bir sebebi var. Yarın işimiz düşerse, Fenerbahçe kulübüyle iyi ilişkiler kurmak bize avantaj sağlar diye düşünüyorlar. Sadece kurumsal olarak değil, bireysel olarak da. Bakın bunların büyük bölümünün adı illegalite. 

Bizler yasalar çerçevesinde yaşarız. Olabilecek olan olur, olamayacak olan olamaz. Olamayacak olanı, oldurabilen bir mecra varsa, o illegaldir. Beşiktaş taraftarıysan, Fenerbahçe'yle değil, tam da bu düzenle savaşmalısın. Bursa başkanı köşeye sıkıştırılmalı, bu oyuncuyu Fenerbahçe'ye satmaktan avantajın nedir? Sen ticarette "senin tipini beğenmedim, malımı sana satmıyorum" diyebiliyor musun? 

Mehmet Topuz transferinde Beşiktaş Fenerbahçe'ye değil, siyasi partilerin il örgütlerine karşı mücadele etmeliydi. O valiyi deşifre etmeliydi mesela. Arkadaş, senin ne işin olur futbolla. Mhp'de hangi birim transfer işlerine bakıyor? 

Fenerbahçe'yle maddi anlamda yarışamayız. Tek boyutlu baktığımız için esas gerçeği kaçırıyoruz. Beşiktaş ne Mehmet Topuz transferinde, ne Ozan Tufan transferinde Fenerbahçe'nin ekonomik büyüklüğüne yenilmedi. Beşiktaş, spor baronlarına, sistemi elinde tutup yöneten figürlere yenildi. İllegal şekilde. Sadece transferde değil, hakemlerle, federasyonlarla ilişkisinde de buna yeniliyor. 

Beşiktaş asıl savaşını buralara karşı vermeli. Bunu yapabilmek için de, öncelikle tertemiz olmak gerekir. Beşiktaş kulübünün bu tip alengirli işler içerisinde olmaması gerekir. Eğer Beşiktaş da bu işlerin içindeyse o zaman ne Bursa başkanına, ne Süleyman Hurma'ya iki çift laf edemezsin. Ancak Şenol Güneş'in yaptığı gibi kendini savunursun. Oyuncu ayartmakmış. Ulan Beşiktaş hangi oyuncuyu ayartarak transfer edebilmiş? Ligin tüm değerli oyuncuları Fenerbahçe ve Galatasaray'a gidiyor zaten? 

Fenerbahçe'li arkadaşlar... Sizin Fenerbahçe'nin büyüklüğü dediğiniz şeyin bir bölümü maalesef illegalite. Kurumsal veya bireysel etki gücünü kullanarak sistemi eğip bükmek, zorlamak, bazen iptal etmek ve bazen de kusursuzca uygulanmasını sağlamak.  Bir oyuncunun transferinde "Fenerbahçe isterse alır" diyorsanız ve bu maddi güçten bağımsızsa, orada şeffaf olarak açıklanamayacak bir takım ilişki ağlarından bahsetmek zorundayız. 

Parayı veren alır düzeninden, Fenerbahçe isterse alır düzenine geçiyorsak, orası ancak bir 3. dünya ülkesi olabilir. O çok sevdiğiniz Fenerbahçe de 3. dünya ülkesinin takımı olarak kalır. "Bu" olmakla övünen Fenerbahçe'liler görüyoruz ki, onlar gücün müptelası olmuş durumdalar ve farkında değiller. Fenerbahçe sandıkları şey, " hukuku, kuralları esnetip, eğip büküp istediğini çekip alabilme gücü aslında. " Fenerbahçe, bu 2 transferde Beşiktaş'ı maddi olarak ezmediyse, ne oldu? Nasıl oldu? Açıklayın o zaman. 

Geçen senenin sonunda Rıdvan Güntekin'e soruyor, Beşiktaş kaç kırmızı kart gördü? Güntekin cevaplıyor; 10. Peki Galatasaray kaç kırmızı kart gürdü; 0! E tamam ne konuşuyoruz o zaman. Bunları birbirinden ayrı konular olarak görmeyin. "Ne var canım, Galatasaray ve Fenerin büyüklükleri hakemleri de etkiliyor olamaz mı? Senden iyi kabadayı olur kardeşim... En azından bu bakış açından.

Bir sporsever olarak, bir vatandaş olarak Şenol Güneş'in geçmişte söylediği bir cümleye sığınmaktan başka çaremiz yok; "Bu ülkede hukukun gücü yok, gücün hukuku var. Hiç değişmedi ülke..."


10 Ağustos 2015 Pazartesi

Olympiakos Maçı Notları

Lig öncesi son ciddi hazırlık maçımızı Olympiakos karşısında oynadık . Son düzlüğe girerken bazı artı ve eksileri daha net görmüş olduk . Maçtan aklımda kalanları standar prosedürden aktarayım :

- Hücum organizasyonu konusunda geçen senenin üzerine koyduğumuzu söylemek çok zor . Hala üretkenlik konusunda büyük sıkıntılarımız var.

- İleride yaptığımız baskının zamanlamaları ve alan paylaşımı konusundaki arızalar sürüyor . Şurada yapılan analiz söylediğim şeyin kafanızda canlanması ve maçı o gözle izlemeniz konusunda biraz ışık tutabilir.

-Rhodolfo beklediğimin çok önünde görünüyor . Açıkçası vasat bir stoper  bekliyordum ama hamle zamanlaması , topla ilişkisi ve pozisyon bilgisi uzun süredir Beşiktaş kadrolarında yer alan bütün stoperlerden iyi gibi . Kısa sürede farklı tarzda takımlara karşı denendiğinde daha net bir yorum yapılır. Savunmanın zayıf halkası Ersan'ı ne kadar tolere edebilecek göreceğiz.

-Bekler hücuma destek konusunda çok yetersiz . Bu konuda oyuncu tipi kadar orta ikilimizin top saklama , takımı hücuma çıkartma gibi konularda vasatın altında olmalarının da etkisi var. Bununla birlikte defansif olarak dikkatli ve konsantre görünüyorlar.  Motta aynı tarz penaltılar yaptırmaya devam ediyor . Sene sonu bitecek sözleşmesiyle Osmanlıspor yolunu tutar bu gidişle ...

-Mario Gomez şimdiye kadar pek karışmadığı " yaratma " kısmında da var olacak gibi görünüyor . Takım onu bu tarz oynamaya itecek gibi . Sanki Töre ile aralarında bir kimya oluşmuş gibi . Biraz ağır görünmesine rağmen repertuarından birşeyler göstermesi ilerisi için umut verici .

-Quaresma için ne desem boş , onun da yapacağı birşey yok , Adamın karakteri bu ve bile bile lades dersen ne alacağını kabul edeceksin .

-Gökhan Töre , Quaresma'nın daha da verimsiz versiyonuna evrilmeden kendine gelse iyi olacak . Necip'i beyin dalgalarıyla kendi açığını kapatsın diye programlamasıyla adamın yerini kaybetmesi bir oldu . Bunun sonucunda orta sahada geniş alanlar ve top yapma izni verdik .

- Takımın duran top kullanamaması gerçekten içler acısı bir durum . Sahada 1.85 üzeri 3 oyuncu varken bile yerden korner kullanıp , baraja frikik takıyoruz .

-Orta saha "takviyeeee" diye ağlıyor . Veli bu sistemin ilacı değil , Tolgay'ın nasıl döneceği belli değil , Necip'i zaten sayamıyorum , Oraya 1 değil , 2 takviye şart .

-Burada bir türlü tutturamadığı derby stratejisini ilk maçta Arsenal'e deplasmanda tutturan Biliç'e de tebriklerimizi iletiyoruz ...


Ara

Yükleniyor...