Tolga'nın bizi aldığı varsayılan ip
Maruzatım var. Maçtan sonra Twitter'da birçok "Tolga bizi ipten aldı" mealinde cümleye rastladım. Güntekin Onay bunu yetersiz bulmuş olacak ki "Beşiktaşlılar Tolga'ya teşekkür borçlu" demiş. Fanatik onu da yetersiz bulup "Tolga Zengin gecenin yıldızı oldu" diye başlık atmış. Güntekin Onay ve Fanatik'i özellikle örnek veriyorum zira yelpazenin iki ucundalar -galiba-. Gerçi Olcay da maçtan sonra Tolga Abi'sine teşekkür etmiş ki Tolga Abi denince herkesin aklına gelen bir cümle var bildiğiniz gibi de, neyse.
Derdim Tolga değil illa. Derdim Tolga'nın dün geceki kurtarışına yüklenen ekstra anlam, ve bu vesileyle yapılan lobinin rahatsız ediciliği -ki ben bunun yerli sevdası, "ne olursa olsun bizim topçumuz" fetişi ve network ilişkilerinin bir karması olduğunu düşünüyorum.
Lâfı fazla uzatmayayım. Sadece dün de değil, her maç için Tolga'nın performansını değerlendirirken bunu alternatifi ile kıyaslayarak yapmalıyız. Evet, Tolga'nın yediği golü Muslera ve Neuer yemeyebilir fakat kıstasımız buysa suçlu Muslera'yı almayan yönetim, Neuer'i Beşiktaş'a layık görmeyen kader vs. olur. Fakat elimizde bir alternatif var, bu alternatif taze Karabükspor maçında forma giydi ve herkesin beğenisini kazandı.
Sorulması gereken soru şu: Dün Fabri'nin yediğimiz golü yeme ihtimali, Tolga'nın Quaresma'nın akıl almaz saçmalaması sonucu oluşan pozisyonu kurtarma ihtimalinden fazla mı? Eğer fazla diyorsanız tamam, Tolga bizi ipten almış olsun. Yok eğer fazla değilse, Tolga astığı takımın ipini ölmeden önce son anda kesmiştir (fakat takım nefes nefese kaldı ve beyne oksijen gitmediği için hasar oluşmuş olabilir) Ben "Fabri o golü çok büyük ihtimalle yemezdi, karşı karşıya da çıkarabilirdi" diyorum. Demek ki Tolga tercihi hâlâ yanlış bir tercih.
Ki bakın, futbol izole bir oyun değil: Tolga geri pas alınca ekseriyetle saçmalamayan bir kaleci olsa, Quaresma orada Tolga'ya geri döner miydi? Özne Quaresma olunca kesin cevap verilecek bir soru değil bu, fakat Marcelo'nun topu Tolga'ya vermek yerine kornere bıraktığı, Tosic'in eliyle "yahu açılsana nasıl pas vereyim" diye eliyle olması gerektiği yeri işaret ettiği bir kaleciden bahsediyoruz.
Hadi meseleyi Tolga'dan biraz bağımsızlaştıralım: Diyelim ki Tolga 12, dakikada karşı karşıya bir pozisyonu çıkardı, fakat gitti 85. dakikada o golü yedi. Bu durumda hâlâ "Tolga Beşiktaş'ı ipten aldı" diyecek miydik maç 1-1 sona erse bile? Hasbelkader önce saçmaladı, sonra golü kurtardı diye mi ipten aldı oluyor? Maçın sonunda Excel'e girdiğinde ben "ipten almış" değil, hatasını telafi etmiş bir kaleci görüyorum en fazla.
Golde Marcelo ve Tosic'in de hatası var yorumu yapılabilir. Ben Tosic'in Tolga'nın dibine kadar girmemeyi tercih etmesine suç bulamıyorum ama bulan olur, bu konuyu tartışmam. Bu durumda gene aynı soruları soralım: Tosic Tolga'dan daha kritik bir çok müdahale yaptı mı bu maçta? Evet. Marcelo'nun ve Tosic'in aynı hataları yapmayacak alternatifi var mı? Bütün yaz stoper istediğimize göre yok. Bu demek değil ki Marcelo ve Tosic eleştiriden muaf, fakat madem bir pozisyon önledi diye birileri bizi ipten almış olacak, Marcelo ve Tosic'in hakkını da yemeyelim bir zahmet.
Belli ki Tolga'yı sevenler var -blog özelinde değil, genelde-. Sevgiye karışılmaz. Tolga'nın dünkü kurtarışı da önemliydi, evet takım mental olarak çökmeye başlamıştı ve onu yesek bir tane daha yememiz mümkündü, bu da doğru. Fakat Tolga için kurban kesecek kıvama da gelmeyelim yahu lütfen. Evi sürekli dağıtan bir çocuk, gitti oyuncağını rafa kaldırdı diye hemen bu kadar alkışlanacaksa, çikolataya boğulacaksa o çocuk sonra gelir tepemize pisler zira.
Peki Buna Ne Diyeceğiz
Günün Sorusu -2


Fanatik ve Milliyet'in Matteo Ferrari ile derdi
Son günlerde spor gündeminin ilk sırasında yer alan Fenerbahçe’deki seks skandalı, diğer büyüklere sıçradı! Fenerbahçe kulübünden, Beşiktaş’a gelen istihbarat, Kara Kartal’ı ayağa kaldırdı... Sarı-Lacivertli kulüpten gelen haberler şöyle: Araştırmaları yaptık, bu gece partilerinde sadece bizim oyuncularımız yok. Beşiktaş’tan iki, Galatasaray’dan da bir futbolcu bulunuyor. Bilgilerinize... Bu haberin sonrasında Beşiktaş’ta hemen araştırmalar başladı, ilk şüpheli Kara Kartal’ın İtalyan yıldızı Matteo Ferrari oldu.
Ferrari mercek altında İzinli olduğu her gece soluğu dışarıda alan ve hareketli yaşantısıyla daha önce uyarılan başarılı savunma oyuncusu bir kez daha uyarılacak. Ayrıca takım genelinde araştırma ve gizli takip gündeme geldi. Bu konuda işletmecilik yapan eski yöneticilerden Erol Kaynar ve Berk Ekşioğlu gibi isimlerden bilgi toplanacak ve gerekli önlemler yapılacak. Siyah-Beyazlılar’da operasyon bununla son bulmayacak. Özel toplantı yapılacak Yönetim, teknik heyet ve takım kaptanları özel bir toplantıda biraraya gelecekler ve olumsuz olayların önüne geçilmesi için kollar sıvanacak. Özel yaşantılarıyla şüphe uyandıran bazı yerli futbolculara da sert uyarı gelmesi bekleniyor.
---0---
Bu Fanatik ve Milliyet gazetelerinin Ferrari ile ne derdi var bilen var mı? Daha önce de buna benzer bir haber(!) yaptılar, hatta aynı gün hem ben yazdım, hem de jessie yazdı bu haberin hangi amaca hizmet ettiğinin belli olmadığını.
Şimdi gene utanmadan bu tarz bir haberle çıkıyorlar ortaya. Haberi yapan kim? Beşiktaş'ı biraz takip eden ve haberin aslının fanatik gazetesinde çıktığını görünce hemen her beşiktaşlı'nın tahmin edebileceği gibi :
İsmail Er Hürriyet gazetesi için ne ise Orhan Yıldırım'da onun Fanatik ve Milliyet şubesidir. Altına imza attığı skandal derecede saçma, uydurma, amaçlı, kötü niyetli haberin de ne haddi vardır ne hesabı. Benim gördüğüm kadarıyla da kendisi Yıldırım Demirören'in kurşun askeridir, onun emri üzerine Sinan Engin ile el ele verip Tigana'nın ipini çekmek için de az uğraşmamıştı.
Peki neden ısrarla Matteo Ferrari?
Geldiğinden beri her tarafından buram buram kalite akan bu adam Türk basınının pislikleri konusunda uyarılmış ve hiç birine yüz vermeyecek kadar akıllı olması yüzünden olmasın sakın? Bu adamın bir ntv programı röportajı var onu izleyince zaten tek başına bütün bu muhabirlerin hepsinin toplamından daha kaliteli ve kültürlü bir adam olduğunu görebiliyorsunuz. Geldiği günden beri ortaya koyduğu performans da ortada. Gece dışarı çıkıyor mu, sabahlara kadar orgy alemlerinde sekip 5 hatunla yatağa giriyor mu gerçekten bizim umurumuzda olacağını mı sanıyorlar? Amaç ne?
Türk basınında onlarca senedir ekmek yiyen, karıştıkları onca skandala rağmen hala ortalıkta elini kolunu sallaya sallaya "Beşiktaş muhabiri" sıfatıyla gezinen bu iki çakalın arkasında kimler var? Neden bu adamlar bizi rezil edip, arkamızdan hançerleyip duruyor?
Onu da ortaya çıkarıp koymak herkesin derdi olmalı. En büyük düşman, içindeki düşman. Uyuma.
Colin Kazım...
Üstteki hareketin anlamını bilenler muhakkak vardır. Pozitif bir işaret, bilmeyenler Flying Dutchman'den okuyabilir.
Bugün Fanatik'te açıklaması çıktı! “Beşiktaş yöneticisi Mario Berk, sürekli beni arıyor. Profesyonelim ve kariyerimi düşünmek zorundayım.” La havle deyip, konuya geçelim...
Bundan sonra Fenerbahçe kötü gittikçe, "Alex Beşiktaş'a", "Kazım Beşiktaş'a" saçmalıkları devam edecektir... Sebebi Demirören'in basiretsizliği ve anlamsız şekilde o kadar eski Fenerbahçeli'yi takıma doldurması elbette... Bugün Nobre, Rüştü ve Yusuf'un varlığından dahi huzursuzluk duyulmasının sebebi de bu.
Öte yandan, Beşiktaş'ın bir daha Fenerbahçe geçmişli adam alacağını zannetmiyorum. Rüştü ve Nobre gibi Türkiye piyasasında alternatifsiz tek futbolcuları Gökhan Gönül şu anda... Uğur, Volkan, Selçuk, Kazım gibi futbolcuların alternatifleri ise bol. Zaten Kazım'ı bu ekipten bir ayırmak lazım, Kazım'ın futbolcu olduğu bile tartışılır. Gözümde Fenerbahçe'nin geçen sene kaçan şampiyonluğunun sebebidir. Malum, İnönü'de formda Deivid'i aratmadığı için ve Chelsea'ye attığı gol sayesinde kadroda yer buldu kendisine genç adam. İnönü'de yaptığı tek iş İbrahim Üzülmez'i perişan etmekti. Bugün Rıdvan'a formayı giydirseniz, karşısına İbrahim Üzülmez'i koysanız, on kere daha perişan eder!
Olayın özünde zannediyorum, Fanatik'in Fenerli okuyucularının egolarını iyi giden Beşiktaş taraftarına karşı okşama isteği yer alıyor. Ama buna çıkıp, Fenerbahçe Spor Kulübü'nün resmi sitesinden açıklama yapması sadece komik. Colin Kazım gelip, Holosko'yu mu, Tello'yu mu, Delgado'yu mu kesecek? Colin Kazım iddia ediyorum Serdar Özkan'ı bile kesemez! Zaten Fenerbahçe'nin açıklamasında da "alın bu adamı" iması içeren, "başkan gelsin konuşalım" tarzı bir yorum söz konusu. Üzerine atlamışlar demek ki... Aman uzak olsun top cambazı soytarılar Beşiktaş'ımdan...
Manipulasyon vs. Gerizekalilik
Ara
-
DERBİ POZİSYON ANALİZLERİ - 1- 0:24 saniye! Gatasaray'ın ilk etkili atağı. Burada en büyük hata *Jailson'un partneri Serdar Aziz'e gereksiz yakınlığı oldu.* Seri burada muhteşem bi...6 yıl önce
-
Feda, Sefa, Farklı Olsun bu Defa - Beşiktaş'ın son dönemini iki ana çizgi olarak ikiye ayırmak mümkün. 1- Yıldırım Demirören dönemi 2- Fikret Orman dönemi. Ben Yıldırım Demirören dönemini te...6 yıl önce
-
Bir Sağ Bek, Üç Mevki: Aaron Wan-Bissaka - Premier Lig geçtiğimiz hafta başladı. Hem takım hem de oyuncu bazında her sezon yeni bir hikaye demek. Galiba geçtiğimiz sezon hiç de fena bir görüntü verm...7 yıl önce
-
Duhuliye - Duhuliye'den 5 ay önce haberim oldu. O da bu fotoğraf sayesinde. Bunca zamandır nasıl hiç duymamışım derken, etrafımdaki çoğu Beşiktaşlının da bilmediğ...9 yıl önce
-
Euroleague bwin Mart 2015 MVP Nemanja Bjelica Röportajı - Fenerbahçe Ülker dokuz maçlık bir galibiyet serisi yakalamış durumda ve 2008-2009 sezonundan bu yana ilk kez Euroleague 'playoff'larına katılma hakkını ...11 yıl önce
-
Önce krampon, sonra performans - Her çocuk gibi sokaklarda başlayan futbol maceramız, bazı çocukların yaptığı gibi benim de toprak sahada devam etmişti. Sonrası okul, iş, hayat mücadele...11 yıl önce
-
NBA: Bir Ayın Ardından... (Part 1) - Her ne kadar başlığımızda bir aylık zaman dilimini ele aldıysak gerek tembellik, gerek iş güç yüzünden yazının paylaşılması, gerekli güncellemeler yapıldı...11 yıl önce
-
Manchester United - Burnley maçı - Manchester'ın ligin yeni takımı Burnley deplasmanında galibiyet alması bekleniyordu ama yine olmadı. Geride kalan 3 haftada takım henüz galibiyet görem...11 yıl önce
-
Bu Sefer Bahanem Var - Yine ihmal ettim blogu ama bu sefer sağlam bahanem var. Son 9 senedeki ikinci kıtalar arası taşınma olayına kalkıştım. Bilenler bilir, son 9 senedir Avu...12 yıl önce
-
Babylon Dergisi Röportajı - http://www.aliece.com/2013/11/babylon-dergi-ali-ece-roportaji/#more-189512 yıl önce
-
Arsenal Kendine İnanıyor - Arsene Wenger'in sözleriyle, *"İyi bir rakibe karşı alınmış tatmin edici galibiyet." *Arsenal hafta sonu Liverpool'u oyun dışı bırakarak, bölüm bölüm saha...12 yıl önce
-
Hiç Unutmadığım... - 17 sene önce bugün tek bir imzanın milyonlarca insanı bu kadar etkileyebileceğini tahmin edemezsiniz. O adam hakkında bir sürü yazı yazdım, hala okuyan ...13 yıl önce
-
-
