Tolga Zengin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Tolga Zengin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
14 Eylül 2016 Çarşamba
Tolga'nın bizi aldığı varsayılan ip
Not: Aşağıda Karne postu mevcut. Bu onu gölgede bırakmasın. Sıcağı sıcağına (aslında kaç saat oldu ama içim soğumamış demek) şu konuda bir şeyler yazmak istedim.
Maruzatım var. Maçtan sonra Twitter'da birçok "Tolga bizi ipten aldı" mealinde cümleye rastladım. Güntekin Onay bunu yetersiz bulmuş olacak ki "Beşiktaşlılar Tolga'ya teşekkür borçlu" demiş. Fanatik onu da yetersiz bulup "Tolga Zengin gecenin yıldızı oldu" diye başlık atmış. Güntekin Onay ve Fanatik'i özellikle örnek veriyorum zira yelpazenin iki ucundalar -galiba-. Gerçi Olcay da maçtan sonra Tolga Abi'sine teşekkür etmiş ki Tolga Abi denince herkesin aklına gelen bir cümle var bildiğiniz gibi de, neyse.
Derdim Tolga değil illa. Derdim Tolga'nın dün geceki kurtarışına yüklenen ekstra anlam, ve bu vesileyle yapılan lobinin rahatsız ediciliği -ki ben bunun yerli sevdası, "ne olursa olsun bizim topçumuz" fetişi ve network ilişkilerinin bir karması olduğunu düşünüyorum.
Lâfı fazla uzatmayayım. Sadece dün de değil, her maç için Tolga'nın performansını değerlendirirken bunu alternatifi ile kıyaslayarak yapmalıyız. Evet, Tolga'nın yediği golü Muslera ve Neuer yemeyebilir fakat kıstasımız buysa suçlu Muslera'yı almayan yönetim, Neuer'i Beşiktaş'a layık görmeyen kader vs. olur. Fakat elimizde bir alternatif var, bu alternatif taze Karabükspor maçında forma giydi ve herkesin beğenisini kazandı.
Sorulması gereken soru şu: Dün Fabri'nin yediğimiz golü yeme ihtimali, Tolga'nın Quaresma'nın akıl almaz saçmalaması sonucu oluşan pozisyonu kurtarma ihtimalinden fazla mı? Eğer fazla diyorsanız tamam, Tolga bizi ipten almış olsun. Yok eğer fazla değilse, Tolga astığı takımın ipini ölmeden önce son anda kesmiştir (fakat takım nefes nefese kaldı ve beyne oksijen gitmediği için hasar oluşmuş olabilir) Ben "Fabri o golü çok büyük ihtimalle yemezdi, karşı karşıya da çıkarabilirdi" diyorum. Demek ki Tolga tercihi hâlâ yanlış bir tercih.
Ki bakın, futbol izole bir oyun değil: Tolga geri pas alınca ekseriyetle saçmalamayan bir kaleci olsa, Quaresma orada Tolga'ya geri döner miydi? Özne Quaresma olunca kesin cevap verilecek bir soru değil bu, fakat Marcelo'nun topu Tolga'ya vermek yerine kornere bıraktığı, Tosic'in eliyle "yahu açılsana nasıl pas vereyim" diye eliyle olması gerektiği yeri işaret ettiği bir kaleciden bahsediyoruz.
Hadi meseleyi Tolga'dan biraz bağımsızlaştıralım: Diyelim ki Tolga 12, dakikada karşı karşıya bir pozisyonu çıkardı, fakat gitti 85. dakikada o golü yedi. Bu durumda hâlâ "Tolga Beşiktaş'ı ipten aldı" diyecek miydik maç 1-1 sona erse bile? Hasbelkader önce saçmaladı, sonra golü kurtardı diye mi ipten aldı oluyor? Maçın sonunda Excel'e girdiğinde ben "ipten almış" değil, hatasını telafi etmiş bir kaleci görüyorum en fazla.
Golde Marcelo ve Tosic'in de hatası var yorumu yapılabilir. Ben Tosic'in Tolga'nın dibine kadar girmemeyi tercih etmesine suç bulamıyorum ama bulan olur, bu konuyu tartışmam. Bu durumda gene aynı soruları soralım: Tosic Tolga'dan daha kritik bir çok müdahale yaptı mı bu maçta? Evet. Marcelo'nun ve Tosic'in aynı hataları yapmayacak alternatifi var mı? Bütün yaz stoper istediğimize göre yok. Bu demek değil ki Marcelo ve Tosic eleştiriden muaf, fakat madem bir pozisyon önledi diye birileri bizi ipten almış olacak, Marcelo ve Tosic'in hakkını da yemeyelim bir zahmet.
Belli ki Tolga'yı sevenler var -blog özelinde değil, genelde-. Sevgiye karışılmaz. Tolga'nın dünkü kurtarışı da önemliydi, evet takım mental olarak çökmeye başlamıştı ve onu yesek bir tane daha yememiz mümkündü, bu da doğru. Fakat Tolga için kurban kesecek kıvama da gelmeyelim yahu lütfen. Evi sürekli dağıtan bir çocuk, gitti oyuncağını rafa kaldırdı diye hemen bu kadar alkışlanacaksa, çikolataya boğulacaksa o çocuk sonra gelir tepemize pisler zira.
Maruzatım var. Maçtan sonra Twitter'da birçok "Tolga bizi ipten aldı" mealinde cümleye rastladım. Güntekin Onay bunu yetersiz bulmuş olacak ki "Beşiktaşlılar Tolga'ya teşekkür borçlu" demiş. Fanatik onu da yetersiz bulup "Tolga Zengin gecenin yıldızı oldu" diye başlık atmış. Güntekin Onay ve Fanatik'i özellikle örnek veriyorum zira yelpazenin iki ucundalar -galiba-. Gerçi Olcay da maçtan sonra Tolga Abi'sine teşekkür etmiş ki Tolga Abi denince herkesin aklına gelen bir cümle var bildiğiniz gibi de, neyse.
Derdim Tolga değil illa. Derdim Tolga'nın dün geceki kurtarışına yüklenen ekstra anlam, ve bu vesileyle yapılan lobinin rahatsız ediciliği -ki ben bunun yerli sevdası, "ne olursa olsun bizim topçumuz" fetişi ve network ilişkilerinin bir karması olduğunu düşünüyorum.
Lâfı fazla uzatmayayım. Sadece dün de değil, her maç için Tolga'nın performansını değerlendirirken bunu alternatifi ile kıyaslayarak yapmalıyız. Evet, Tolga'nın yediği golü Muslera ve Neuer yemeyebilir fakat kıstasımız buysa suçlu Muslera'yı almayan yönetim, Neuer'i Beşiktaş'a layık görmeyen kader vs. olur. Fakat elimizde bir alternatif var, bu alternatif taze Karabükspor maçında forma giydi ve herkesin beğenisini kazandı.
Sorulması gereken soru şu: Dün Fabri'nin yediğimiz golü yeme ihtimali, Tolga'nın Quaresma'nın akıl almaz saçmalaması sonucu oluşan pozisyonu kurtarma ihtimalinden fazla mı? Eğer fazla diyorsanız tamam, Tolga bizi ipten almış olsun. Yok eğer fazla değilse, Tolga astığı takımın ipini ölmeden önce son anda kesmiştir (fakat takım nefes nefese kaldı ve beyne oksijen gitmediği için hasar oluşmuş olabilir) Ben "Fabri o golü çok büyük ihtimalle yemezdi, karşı karşıya da çıkarabilirdi" diyorum. Demek ki Tolga tercihi hâlâ yanlış bir tercih.
Ki bakın, futbol izole bir oyun değil: Tolga geri pas alınca ekseriyetle saçmalamayan bir kaleci olsa, Quaresma orada Tolga'ya geri döner miydi? Özne Quaresma olunca kesin cevap verilecek bir soru değil bu, fakat Marcelo'nun topu Tolga'ya vermek yerine kornere bıraktığı, Tosic'in eliyle "yahu açılsana nasıl pas vereyim" diye eliyle olması gerektiği yeri işaret ettiği bir kaleciden bahsediyoruz.
Hadi meseleyi Tolga'dan biraz bağımsızlaştıralım: Diyelim ki Tolga 12, dakikada karşı karşıya bir pozisyonu çıkardı, fakat gitti 85. dakikada o golü yedi. Bu durumda hâlâ "Tolga Beşiktaş'ı ipten aldı" diyecek miydik maç 1-1 sona erse bile? Hasbelkader önce saçmaladı, sonra golü kurtardı diye mi ipten aldı oluyor? Maçın sonunda Excel'e girdiğinde ben "ipten almış" değil, hatasını telafi etmiş bir kaleci görüyorum en fazla.
Golde Marcelo ve Tosic'in de hatası var yorumu yapılabilir. Ben Tosic'in Tolga'nın dibine kadar girmemeyi tercih etmesine suç bulamıyorum ama bulan olur, bu konuyu tartışmam. Bu durumda gene aynı soruları soralım: Tosic Tolga'dan daha kritik bir çok müdahale yaptı mı bu maçta? Evet. Marcelo'nun ve Tosic'in aynı hataları yapmayacak alternatifi var mı? Bütün yaz stoper istediğimize göre yok. Bu demek değil ki Marcelo ve Tosic eleştiriden muaf, fakat madem bir pozisyon önledi diye birileri bizi ipten almış olacak, Marcelo ve Tosic'in hakkını da yemeyelim bir zahmet.
Belli ki Tolga'yı sevenler var -blog özelinde değil, genelde-. Sevgiye karışılmaz. Tolga'nın dünkü kurtarışı da önemliydi, evet takım mental olarak çökmeye başlamıştı ve onu yesek bir tane daha yememiz mümkündü, bu da doğru. Fakat Tolga için kurban kesecek kıvama da gelmeyelim yahu lütfen. Evi sürekli dağıtan bir çocuk, gitti oyuncağını rafa kaldırdı diye hemen bu kadar alkışlanacaksa, çikolataya boğulacaksa o çocuk sonra gelir tepemize pisler zira.
Etiketler:Benfica,Fanatik,Güntekin Onay,semioticus,Taraftar,Tolga Zengin | 52
Yorum
24 Temmuz 2013 Çarşamba
Tolga Zengin Hayırlı Olsun
Tolga, enteresan bir kişilik. Düzgün bir sporcu. Lakin kişiliği, sporculuğunun da önünde derler... Şikeci, mikeci dedi, şikecilere gitti diyen Fenerbahçe'liler de var elbette. Şikenin hesabı, mahkemelerde görülüyor, bir açıklama yapılacaksa, Tolga yapmalı.
Kariyerine çok kötü bir kaleci olarak başlamıştı Tolga. Onun gibi kariyer başlangıcı yapan kalecilerin pek azı bugün bu düzeyde kalabildi. Kötü kaleci ile - çok kötü kaleci arasında uzun yıllar gitti geldi. Sonra ne olduysa oldu, öncelikle karakteri olgunlaştı. Belki Şenol Güneş... Ayaklarını yere sağlam basmaya başladı ve bunun devamında kalecilik tekniğiyle ilgili sıralayabileceğimiz bir çok parametreyi daha iyi yerine getirir oldu.
Sonra Türk futboluna Onur Kıvrak diye bir genç sürüldü. Bugün tartışmasız şekilde, ligimizin en iyi 2 Türk kalecisinden biri. Doğal olarak, kaleyi Onur'a devretti. Gazozuna maçlarda oynadı, Onur sakatken oynadı. Hatta Onur'un sakat olduğu dönem, Şampiyonlar Ligi maçlarına da denk geldi. O dönemler öyle flaş performanslar sergiledi ki, acaba Onur iyileşince kaleyi hangisi koruyacak soruları sorulmaya başlandı.
Trabzonspor, tercihini potansiyelden yana kullandı ve Tolga tekrar yedek kulübesinin yolunu tuttu. Üstüne, çalkantısı bitmeyen Trabzon kenti ve ifade edilen annesinin rahatsızlığı sebebiyle Istanbul'a gelme zorunluluğunun doğması onu Beşiktaş'a yönelten faktörler olarak önümüzde duruyor.
Kabaca özetlemeye çalıştığım Tolga Zengin kariyerinde, Beşiktaş kalesini 3-5 yıl emniyet altına aldı demek kolay değil. Zira kariyerinde bunun ispatı yok. Yapabilir mi? Elbette mümkün. Slaven Bilic'in, Jose Sambade'nin raporunu istemesi anlamlı. Sambade'nin alınmalı demesi de anlamlı. Aynı şekilde, Trabzonspor'dan transfer ettiğimiz tercümanın "çok pozitif bir kişilik, bütünleştirici bir karakter" şeklindeki referansı da önemli.
Genel tabloya bakarsak, McGregor'un satılması, Tolga Zengin'in alınması ve kontenjan açılması başarılı bir transfer hamlesi gibi duruyor. Şüphesiz ki, Onur Kıvrak transfer etmediğimizin de bilincinde olmamız gerekir. Cenk, Hakan, Rüştü... Bu kalecilerin hiçbiri kötü kaleci olarak Beşiktaş'a gelmediler. Bu kale, başka bir kale ve bu kalede neler olabileceğini hiç birimiz kestiremeyiz.
Taraftara düşen; hatalı yenilecek 2 golden sonra ıslık, küfür vs gibi kimseye faydası olmayan tepkiler içine girmemek olacaktır.
Hayırlı olsun...
Etiketler:Tolga Zengin | 12
Yorum
Kaydol:
Kayıtlar
(Atom)
Ara
-
DERBİ POZİSYON ANALİZLERİ - 1- 0:24 saniye! Gatasaray'ın ilk etkili atağı. Burada en büyük hata *Jailson'un partneri Serdar Aziz'e gereksiz yakınlığı oldu.* Seri burada muhteşem bi...6 yıl önce
-
Feda, Sefa, Farklı Olsun bu Defa - Beşiktaş'ın son dönemini iki ana çizgi olarak ikiye ayırmak mümkün. 1- Yıldırım Demirören dönemi 2- Fikret Orman dönemi. Ben Yıldırım Demirören dönemini te...6 yıl önce
-
Bir Sağ Bek, Üç Mevki: Aaron Wan-Bissaka - Premier Lig geçtiğimiz hafta başladı. Hem takım hem de oyuncu bazında her sezon yeni bir hikaye demek. Galiba geçtiğimiz sezon hiç de fena bir görüntü verm...7 yıl önce
-
Duhuliye - Duhuliye'den 5 ay önce haberim oldu. O da bu fotoğraf sayesinde. Bunca zamandır nasıl hiç duymamışım derken, etrafımdaki çoğu Beşiktaşlının da bilmediğ...9 yıl önce
-
Euroleague bwin Mart 2015 MVP Nemanja Bjelica Röportajı - Fenerbahçe Ülker dokuz maçlık bir galibiyet serisi yakalamış durumda ve 2008-2009 sezonundan bu yana ilk kez Euroleague 'playoff'larına katılma hakkını ...11 yıl önce
-
Önce krampon, sonra performans - Her çocuk gibi sokaklarda başlayan futbol maceramız, bazı çocukların yaptığı gibi benim de toprak sahada devam etmişti. Sonrası okul, iş, hayat mücadele...11 yıl önce
-
NBA: Bir Ayın Ardından... (Part 1) - Her ne kadar başlığımızda bir aylık zaman dilimini ele aldıysak gerek tembellik, gerek iş güç yüzünden yazının paylaşılması, gerekli güncellemeler yapıldı...11 yıl önce
-
Manchester United - Burnley maçı - Manchester'ın ligin yeni takımı Burnley deplasmanında galibiyet alması bekleniyordu ama yine olmadı. Geride kalan 3 haftada takım henüz galibiyet görem...11 yıl önce
-
Bu Sefer Bahanem Var - Yine ihmal ettim blogu ama bu sefer sağlam bahanem var. Son 9 senedeki ikinci kıtalar arası taşınma olayına kalkıştım. Bilenler bilir, son 9 senedir Avu...12 yıl önce
-
Babylon Dergisi Röportajı - http://www.aliece.com/2013/11/babylon-dergi-ali-ece-roportaji/#more-189512 yıl önce
-
Arsenal Kendine İnanıyor - Arsene Wenger'in sözleriyle, *"İyi bir rakibe karşı alınmış tatmin edici galibiyet." *Arsenal hafta sonu Liverpool'u oyun dışı bırakarak, bölüm bölüm saha...12 yıl önce
-
Hiç Unutmadığım... - 17 sene önce bugün tek bir imzanın milyonlarca insanı bu kadar etkileyebileceğini tahmin edemezsiniz. O adam hakkında bir sürü yazı yazdım, hala okuyan ...13 yıl önce
-
-

