.

.

.
Ekşi Beşiktaş. Blogger tarafından desteklenmektedir.

Dalamar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Dalamar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
31 Ocak 2010 Pazar

Yeter! Beşiktaş Kongre Üyeleri YETER!

Hepinizin tahmin edebildiği üzere Yıldırım Demirören karşıtı bir insanım. Yaptıkları, yapacaklarının teminatıdır, bunu hepimiz biliyoruz. Bu güne kadar attığı olumlu bir adımı, yaptığı olumlu bir hareketi, aldığı düzgün bir kararı ya da söylediği mantıklı bir sözü görmedim. Olumlu herhangi bir şeyi varsa da binlerce yanlışın arasında kaynayıp gitmiştir muhtemelen.. Karşısına aday olarak çıkan Murat Aksu'yu da sevdiğim, beğendiğim söylenemez. Ama en azından bu yozlaşmış, kokuşmuş ve artık tarihe gömülmesini istediğim Beşiktaş'ın tarif edilemez derecedeki kötü yönetiminin karşısında denize düşmüş biz beşiktaşlıların sarılabileceği bir adaydı. Sözüm ne Demirören'e ne de Aksu'ya... İkisi de en doğal hakları olarak adaylıklarını açıkladılar ve destek istediler. Burada bir sorun yok... Benim sözüm Beşiktaş kongre üyelerine: Nasıl ve neden Demirören'e inandığınızı, güvendiğinizi kesinlikle anlamıyorum hatta anlamak istemiyorum. Nasıl bir çıkar peşinde olduğunuzu da hayal dahi edemiyorum. Allah hepinize önce akıl sağlığı ve elinizi koyabileceğiniz bir vicdan versin. Yıldırım Demirören'in bu saatten sonra hiçbir suçu yoktur gözümde, tek suçlu gidip güle oynaya O'na oy veren zihniyettir. Sizin için Ekşi Beşiktaş aracılığıyla Dalamar'dan geliyor:
YETER! BEŞİKTAŞ KONGRE ÜYELERİ YETER!
22 Ekim 2009 Perşembe

Mustafa Denizli, Germe Bizi

Wolfsburg maçından kısa kısa notlar düşesim var:
- Beşiktaş ilk defa biraz da olsa futbol adına bişeyler gösterdi. Özellikle ikinci yarıda güzel denemeler oldu.
- Defansta Ferrari - Sivok ikilisinin müdahaleleri oldukça umut vericiydi. Riske girmeyip topları taca atmaları bile bişeydir en azından. Zaman zaman hatalar olsa da - ki bunların müsebbibi İbrahim Kaş oldu çoğu zaman - genel olarak vasatın üstündeydi.
- Führer Fabian Ernst yine çok iyiydi. Fink çok fazla gözükmese de ceza sahası önünde topla bir kaç kez tehlikeli bir biçimde buluştu.
- Yusuf maçtan önce rahatsızlanıp kadrodan çıkarılınca hücum olanaklarımız oldukça kısıtlı kaldı. Yusuf'un topla buluşması gereken yerlerde top hep Fink'e geldi, o'nun da yapacakları bir yere kadar haliyle.
- İbrahim Üzülmez bizi herzamanki gibi yanıltmadı. 90 dakikayı olumlu hiç bir hareket yapmadan tamamladı. İstikrar abidemiz bizim...
- Nihat'ı epey güçlenmiş buldum. Bir kaç pozisyon dışında ayakta kalmaya çalıştı.
- Son sözüm ise Mustafa Denizli'ye... Sayın hocam, güzel hocam, Mustafa hocam... neden oyuncu değiştirme konusunda bu kadar korkaksın anlayamıyorum. 60. dakikadan sonra ipleri elimize alacağımız zaten belliydi, rakip 10 kişi kalmasa aklına Tabata gelmeyecekti belli ki. Kazanabileceğimiz maçta 80. dakikadan sonra 3 oyuncu değişikliği yapmak çok saçma değil mi? Adam hangi ara oyuna ısınsın da gol atsın veya attırsın...
15 Eylül 2009 Salı

İlahi Adalet

Her önemli maç öncesinde olduğu gibi Rüştü yine sakatlandı. Hiç kimsenin şaşırmadığını tahmin ediyorum. Ama asıl önemli olan formda olmasına rağmen Galatasaray derbisinde oynatılmayan Hakan Arıkan'ın bu akşam yapacakları...
Hakan bana kalırsa bu takımın gelecek 10 yıldaki kalecisi olacak potansiyele sahiptir. Umarım üstüne yapışan o talihsiz maçların gölgesinde kalmadan gelişimine devam eder ve daha da önemlisi artık kendisine inanan bir teknik yönetimle çalışma şansı bulur.
16 Ocak 2009 Cuma

Hepimiz Hoşgeldik

Jessie mesaj atmış sözlükten, güzel bir blogumuz var, yazmak isteyenlere kapımız açık diye. Ben de naçizane bir Beşiktaş taraftarı olarak bu daveti kabul ettim. Yarışmacı arkadaşlara başarılar dilemeden önce kendim hakkında kısa bir özet geçeyim; Simplextablosu nicki ile ekşisözlükte 2002nin sonlarından bu yana entryler girerim. Külliyatın önemli bir kısmını da Beşiktaş ve Beşiktaş ile ilgili konular oluşturur. Futbolun taktik varyasyonlarını tartışmak hiç bana göre olmadı. Ben tribünü hep daha çok sevdim. Tribünlerin dinamiklerini, tezahüratlarını, protestolarını, günahlarını sevaplarını, dostluklarını, düşmanlıklarını kısacası herşeyini bilmek, tartışmak bana daha cazip geldi. Hala da ne zaman maç seyretsem, tribünleri seyredip dinlemekten kimin nerde nasıl oynadığını kaçırırım. Doğma büyüme Bursa'lıyım. 6 yaşımdan itibaren de çocuk aklımın verdiği ani bir kararla Beşiktaş'lı. Tribünle Bursa'da tanıştım. İstanbul'a yerleşmeden önceki iki sene kombine alıp maçlara gidiyordum. Sonra İstanbul ve İnönü'ye kavuşma sezonum nihayet 2008-2009 olarak tarihe kayıt yaptırdı. Burda da yeri geldikçe Beşiktaş'tan, meşhur tribünlerinden, gelen eleştirilerden, övgülerden bahsetmeye çalışırım diye tahmin ediyorum. Hadi bakalım, hepimiz hoşgeldik, hepimiz hoşbulduk. Ha birde bu işin sonu güzel bir "Büyük Beşiktaş Zirvesi"ne giderse de, ne ala!

Ara