.

.

.
Ekşi Beşiktaş. Blogger tarafından desteklenmektedir.

STSL2014 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
STSL2014 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
10 Mart 2014 Pazartesi

Eskişehir Maçının Ardından

Türkiye'de şampiyonluklar sadece futbol takımlarının oynadıkları oyunla gerçekleşmiyor. Yıllar önce Aziz Yıldırım'ın söylediği, bazılarının şike itirafı olarak aldığı, bazılarının ise "bu söz bağlamından koparılınca böyle anlaşıldı" diye savunduğu söz, temel olarak doğru. Yönetim kurulu, taraftar, kamuoyu, futbolcu grubu ve teknik heyet, tek vücut olmadığında şampiyon olmak mümkün değil.


Ocak ayından bu yana Olimpiyat Stadı'nda bir tadilat var. Bu tadilatın içeriği ve süresiyle ilgili açıklayıcı bir bilgi ise maalesef yok. İnsanın aklına, stadın güvenlik problemi nedeniyle -en azından- taraftarları sadece bir tribünde kontrol etmek istedikleri fikri geliyor. O zaman da sormak lazım, onca yıldır faaliyet gösterilen bir stadyumun güvenlik problemi yeni mi ortaya çıktı? Şampiyonluk, camiayla kazanılıyor diyorum ya, işte o tadilattır Beşiktaş'ın en büyük rakibi.

Beşiktaş iç saha maçlarını Olimpiyat Stadı'nda oynuyor. Orası da hala bir stadyum olarak faaliyet gösterdiğine göre, Beşiktaş'ın da stadı olmadığı gerçeğiyle, orada oynanması doğal. O zaman, o stadyuma göre kendini organize edeceksin. O stadyumda gece maçı yapılmaz. Maçın bitiş saati 21. Bazen de 22. O saatten sonra o stadyumdan ayrılabilmenin ne kadar zor olduğu, hepimizin malumu. Kimin hakkı var canım futbolsevere bu eziyeti çektirmeye? Bir de utanmadan bazı maçları cuma - pazartesi oynatıyorlar. Utanmazlar, sadece kadın-çocuk'lu maçı bile pazartesi oynatmışlardı. Şampiyonluk diyoruz ya hani, cuma-pazartesi'ye karşı çıkmadan olmaz.

Gelelim futbola. Oraya da gelemiyoruz, çünkü Olimpiyat Stadı'nın zemini, futbol oynama elverişli değil. Beşiktaş'ı değerlendirirken rakiplere baksanıza; Bursaspor, Antalyaspor ve dün de Eskişehirspor'un Olimpiyat Stadı'nda sahaya koyabildikleri futbol değerleri sıfıra yakın. Kaldı ki, bu takımlar ligin eli ayağı düzgün takımları. Zemin, onları bu kadar etkiliyorsa, Beşiktaş o sahada muhteşem futbol oynuyor demektir. Çünkü Beşiktaş da aynı zeminde oynuyor. Yok, zemin değil, Beşiktaş rakipleri oynatmıyorsa, o zaman da büyük bir başarıdan söz edebiliriz. Şu üç maçta, üç rakibin herhangi bir organize hücumunu hatırlayan var mı? Karamboller dışında bir gol tehlikesi hatırlıyor muyuz? Hayır.


Bu sefer gerçekten gelelim futbola. Benim dünden çıkardığım en temel sonuç, Oğuzhan'ın bir merkez orta saha oyuncusu olduğudur. Onun stoperlerden topu alıp başlattığı hücumun dengi, başka hiç bir ihtimalde gerçekleşmiyor. Özellikle, iç sahada tüm takım kapanan rakipler karşısında forvet arkası değil, orta sahada oyun kurucu olarak oynamasında fayda olduğu görüldü. Çünkü rakipler sayısal olarak kalabalık durmanın dışında kaliteli bir alan savunması yapamıyorlar. Gidip orta sahada Oğuzhan'ı kitleyebilecek bir alan daraltması, benim iki yıldır görebildiğim futbol değerleri değil. Zaman kaybetmeye gerek yok, iç sahada Oğuzhan ve bir kesici orta saha oyuncusuyla bu iş yürür. En azından, gelecek sezona bunun planlaması yapılmalı.

Beşiktaş, Türkiye'de en futbola benzeyen oyunu oynayan takım. Buna Galatasaray'ı da ekleyebiliriz ama onların zihinsel problemleri var. Beşiktaş, oynaması kolay bir futbol oynamıyor. Elindeki malzeme ona uygun değil. Yoksa topu şişir ileri doğru, sekenleri topla ve oyna. Fenerbahçe modeli... Beşiktaş'ın elinde böyle bir koz yok. Beşiktaş pas yapmak, adam eksiltmek, 3-4 pası üstüste çok iyi yapmak durumunda. Özeti, oynamak durumunda. Bu, hiç kolay değil. Rakipler de Beşiktaş'ın bu gücünü ve bir başka bakış açısıyla, bu zaafiyetini gördü; kendi ceza sahaları çevresinde savunma yapıp, Beşiktaş'ın bu pas akışını kesmeye çalışıyorlar. Beşiktaş neticede genç bir takım, ilk yarıda skoru alamamış ise, ikinci yarılar strese giriyor, belli oranda oyundan düşüyor. Oyunlar, Ersan'ın attığı, Uğur Boral'ın atamadığı gollere kitleniyor.

Beşiktaş, içeride saçma sapan puanlar kaybetmeseydi, bugün en fazla puan toplamış takımın kaç puanı varsa, en az o kadar puanı vardı. Bu, her takım için geçerli diyebilirsiniz ama maçları dikkatli takip ettiyseniz, durum öyle değil. Beşiktaş, kötü oynadığında puan kazanamıyor. Kazandığı bütün maçlarda da rakibe net üstünlükler kuruyor. Aradaki puan kayıplarının Fenerbahçe ve Galatasaray'ın kadro kalitesiyle alakası yok. Beşiktaş geçen hafta Antalya'ya puan kaybetti. Öyle 4-5 maçı var. Nedir o maçlardaki puan kayıplarının sebepleri?

1- Olimpiyat Stadı
2- Cezalı maçlar
3- Cuma-Pazartesi oynatılan maçlar
4- Zemin

Burada bir kalite noksanlığından bahsedeceksek, ancak 5. sırada söylenebilir. Diyelim ki, kalite noksanlığı var; Beşiktaş hangi takımdan daha kötü futbol oynadı, oynuyor? Beşiktaş hepsinden daha iyi oynayarak, nasıl kalite noksanlığından dem vurabilir? Beşiktaş bu ligin en iyi futbol oynayan takımı. Beşiktaş, bu ligin en geleceği olan takımı. Ersan'ı, Olcay'ıyla da böyle, Veli'si, Oğuzhan'ıyla da böyle.

Beşiktaş'ın istikrara ve özgüvene ihtiyacı var. Puan kaybı yaşanan bir maçtan sonra şunları şunları gönderin diyen bir zihniyete ihtiyacı yok. Bu takıma güvenmek lazım, bu takımda bütünlük var, istek var, yetenek var, azim var. Unutmayın, bu sezon bir geçiş sezonu. Her sezon Olimpiyat Stadı'nda oynanacak değil.


Bahar gelsin, lütfedip de stadın tadilatını bitirirlerse görelim 75.000 kişinin desteğiyle nasıl oynayacak bu takım. Oynadığı, oynayacağının teminatıdır. Beşiktaş'ın bir omurgası var. Artık omurgada değişiklik yapma zamanı değil, etrafını süsleme zamanı. Ben bu takımın bugününe de, yarınına da inanıyorum. Şu şartlarda bile hepsinden iyi oynuyoruz. İçi boş, eskimiş yorumcuların "Beşiktaş'ın yıldızı yok yæ" diyişlerine asla aldanmayın. Eksikler var mı, elbette var ama yol doğru. Bu sezon eğer istenen başarı gelmezse, ne Önder Özen'den, ne Slaven Bilic'ten, ne de oyuncu grubundan gitmelerini istememek lazım. Ersan atıyor oluyor, Uğur atıyor olmuyor, oralara takılmadan bu takımın arkasında durmak lazım. Yönetim olarak da, taraftar olarak da...

Bu ayaklardan biri eksik olunca, sizi veriyorlar bir Cuma gecesi Olimpiyat Stadı'nda, 8.000 kişiye, o zeminde oynatıyorlar, ondan sonra "Beşiktaş'ın yıldızı yok yæ" diyorlar pişkin pişkin. Hadi canım sizde, biz de izliyoruz, biz de görüyoruz ve neyin ne olduğunu sizin kadar anlayabiliyoruz...

26 Aralık 2013 Perşembe

STSL17 / Gençlerbirliği - Beşiktaş

Cuma / 20.00 / Özgür Yankaya

Mehmet Özdilek'in göreve gelmesiyle birlikte sene başındaki görüntüsünden sıyrılmış bir ekip oldu Gençlerbirliği. Galatasaray'a karşı aldıkları beraberlik akıllarda. Jimmy Durmaz, Stancu, Zec, Petrovic gibi kalburüstü isimleri var. Beşiktaş, Fernandes'le mental olarak bitmiş ilişkisini fiziksel olarak da kopardıktan sonra Elazığspor karşısında ne zamandır izlemediğimiz bir oyun oynamıştı. Olcay Şahan'ın değişen rolü ve anlayışı ile değişen takıma daha çok uyum sağlaması bir faktördü. Oğuzhan, Motta ve Atiba'nın yokluğunda, devre arasına galibiyetle girmek çok önemli olacak. Fenerbahçe, Kasımpaşa ve Galatasaray'ın kolay fikstürü düşünüldüğünde, hem mental, hem de matematiksel olarak önemli bir maç hâline geliyor bu.

Hakkımızda hayırlısı.  
14 Aralık 2013 Cumartesi

STSL15 / Kasımpaşa - Beşiktaş

Pazar / 19.00 / Barış Şimşek

Mental dirayet açısından önemli, muhakkak kazanmamız gereken bir maç, gelgelelim son zamanlarda takımdan aldığımız sinyaller eskisi kadar olumlu değil. İlk 4 haftadaki Beşiktaş bu maçı kazanır, fakat akıllı oyunu geride bırakmış gibiyiz ve de Kasımpaşa ikinci yarı düşüşünü affetmeyecektir.

Seyir keyfi yüksek bir maç olacağı kesin, gerisi belirsiz. Hakkımızda hayırlısı. 
9 Aralık 2013 Pazartesi

STSL14 / Sivasspor - Beşiktaş & Maç Raporu: Bucaspor - Beşiktaş

Pazartesi / 20:00 / Mustafa Kamil Abitoğlu

Bugünkü maç öncesi akıllardaki ilk soru ortasaha kurgusunun nasıl olacağı. Veli sakat, Oğuzhan ve Necip cezalı, Atiba bir süredir Serdar ve Motta'nın alternatifi, Muhammed formsuz gibi duruyor... Olcay ya da Gökhan'ın merkeze çekilmesi gibi bir açılım dahi bekliyorum işler yolunda gitmezse.

Sivasspor, sene başında em teknik direktörün tecrübesizliğinden, hem de kadrolarının yaş ortalamasından ve yıldız isim eksikliğinden hafife aldığım bir takımdı. Son derece yanılttılar beni. Ne olup ne biteceğini kestiremiyorum, fakat ortasahayı tutamamamız ve defansın uyuklaması gibi senaryolar gerçekleşmesin diliyorum.

***

Bucaspor maçının raporunu yazmak bir türlü nasip olmamıştı, puanları da aradan çıkarayım. Yalnız şu var: zaten daha önce bir arada oynamayan oyuncuların ne kadar saçma bir sonuç ortaya çıkaracağını GS, FB, TS'nin kupa performansları da göstermişti, ama beni şaşırtan taraftarın Bucaspor maçından sonra takıma ve oyunculara gösterdiği tepki oldu. İlk 11'e 8 tane adamı çat diye monte etmenin olumlu sonuç getirmeyeceği temel bir futbol gerçeği. Bu vesileyle çatır çatır futbol oynayan Gaziantep BŞB, Bucaspor, Fetihyespor ve Balıkesirspor'u da tebrik ederim.

PERFORMANS:

Slaven Bilic: 3.97
Beşiktaş: 3.01
Suat Arslanboğa: 5.86
Bucaspor: 7.92

TAKIM:

Cenk Gönen: 2.75
* * *
İsmail Köybaşı: 3.80
Pedro Franco: 4.51
Julien Escude: 3.66
Serdar Kurtuluş: 2.93
* * *
Atiba Hutchinson: 6.06
Oğuzhan Özyakup: 4.38
Muhammed Demirci: 4.03
* * *
Kerim Frei: 4.27
Filip Holosko: 2.87
Michael Eneramo: 2.13
* * *
Gökhan Töre: 4.22
Ömer Şişmanoğlu: 5.69
Ramon Motta: 4.21

30 Kasım 2013 Cumartesi

Maç Raporu: Beşiktaş 3 - 1 Torku Konyaspor / Derbi Postu

Bazı aksaklıklardan ötürü geçen haftakı maçın puanlarını ancak koyabiliyorum, özür dilerim. Bu vesileyle derbi maçının postunu da bu yapmaya karar verdim ki bütünlüklü bir değerlendirme şansı olsun geçen haftaki performanslar ışığında yarınki maç esnasında. Zaten aşağıda Gürcan ve Barış'ın çok güzel bir çalışması var, onu okumadan geçmeyin.

***

PERFORMANS:

Slaven Biliç: 7.2
Beşiktaş: 7.2
Torku Konyaspor: 4.7
Özgür Yankaya (hakem): 6.5

TAKIM:

Tolga: 8.1
Atiba: 7.1
Sivok: 7.1
Ersan: 6.8
Serdar: 5.8
Veli: 7.0
Oğuzhan: 8.7
Fernandes: 7.0
Olcay: 7.6
Gökhan: 7.6
Almeida: 7.4
Necip: 5.8
Holosko: 5.5
Eneramo: 5.0

DEĞERLENDİRME:

- Olcay'ın performansındaki yükseliş önemli. Kendisinin geçen sene de geç form tuttuğu gibi bir açıklaması da olabilir, Oğuzhan'la birlikte daha verimli olduğu gibi de. Olcay geçen seneki Fenerbahçe maçında çok kritik bir rol oynamıştı, gene olursa güzel olur.

- Oğuzhan bu sene oynadığı hemen her maçta takımın en önemli oyuncuları arasında yer almayı başardı. Oğuzhan'ın bu performansı oldukça Fernandes'e duyulan ihtiyaç konusunda fikir ayrılıkları da sürecek. Bu maçtaki skora direkt ve dolaylı katkısı müthiş.

- Serdar'ın düşüşü devam ediyor, fakat ilginç biçimde rakipten en çok topu toplayan futbolcu da o olmuş Sivok ile birlikte.

- Holosko'nun dönüşü ile Frei'ın geleceği arasında nasıl bir korelasyon olacak, şahsen merak ediyorum.

- Gökhan'ın yüksek notunda asistinin payı ve ceza sahası çevresindeki etkinliğinin payı (5/6 ceza alanına pas ve top sürme) yüksek olsa da, Almeida ile birlikte %75 ile en isabetsiz pas yapan oyuncular olmuşlar.

- Beşiktaş'ın atakları yoğunlukla sol kanattan gerçekleşmiş; ceza sahasına yapılan ortaların hiçbirisinde beklerimizin payı yok. Gökhan ile Olcay'ın toplam 8 orta yapması, atak varyasyonu açısından iyi bir gösterge.

- Takımın boyu ~37 metre olarak gerçekleşmiş. Kazandığımız Kayserispor maçında da aynı mesafede yerleşen takım, puan kaybettiğimiz Karabükspor, Akhisar Belediyespor ve Rizespor maçlarında ise hep +40 metre boya sahip imiş. Bu manidar bir istatistik olsa gerek.
22 Kasım 2013 Cuma

STSL11: Beşiktaş - Torku Konyaspor

Pazartesi / 20.00 / Özgür Yankaya

Uğur Tütüneker'in ekibi, kapasitesi dahilinde üst düzey bir oyun ortaya koyuyor ve sıralamada altlarda olsalarda sürpriz sonuçlar alma ihtimalleri her daim ciddi. Vasatın üstünde kalecileri İtandje, Ali Çamdalı, Mehmet Güven, Gekas ve Hasan Kabze Türkiye ligleri için kariyerli isimler. Öte yandan, Beşiktaş'ın tempoyu düşüren ve oyuna hükmeden anlayışının en iyi işleyeceği ekiplerden birinin Konyaspor olduğu düşünülürse, galibiyet olası bir sonuç. Fenerbahçe derbisi öncesi ne kadar moral o kadar iyi zaten.
8 Kasım 2013 Cuma

STSL11: Kayserispor - Beşiktaş

Cumartesi / 19.00 / Mustafa İlker Coşkun

Aşağıda karne sonuçlarından da anlaşılacağı üzere, takımın hücum hattına güven iyice düşmüş durumda. Omurgada Sivok ve Oğuzhan'ın yeri sağlam, fakat geri kalan parçalar sezon başından beri kireçlenmeye başladı. Rakip ise puan tablosundaki yerinin potansiyeline dair bir gösterge kesinlikle olmadığı, ligin zorlu deplasmanlarından Kayserispor. Toparlanmaya çalışan iki takımın mücadelesinde her sonuç çıkabilir, fakat artık şu topu da şu kalenin içine tepikleyelim birader.

Hayırlısı.

Ara