.

.
Ekşi Beşiktaş. Blogger tarafından desteklenmektedir.

.

.
24 Nisan 2014 Perşembe

STSL31 / Sivasspor - Beşiktaş



Pazar / 19:00 / Mete Kalkavan

Sivas'a giden oyuncu listesi:

Tolga, Cenk, Emre, Pedro Franco, Dany, Uğur, Serdar, Necip, Kerim Frei, Tugay Kaya, Furkan Yaman, Atiba Hutchinson, Gökhan, Olcay, Oğuzhan, Holosko, Ömer, Mustafa Pektemek, Hugo Almeida

56 Yorum:

WiLdHoney dedi ki...

Bu maç, ne GS ile, ne Sivas'la, bu maç son 10 senedir üzerimize yapışmış olan berbat ve makus talihimizle. Son 10 yıldır, her dönemeçte savrulduk, yüzüp yüzüp kuyruğuna getirip nefesimizi tükettik ve yanımızdan elini kolunu sallayarak geçen rakiplerimizi sızı ile izlemek zorunda kaldık, işte bu maç gene aynı ortam var;sakat ve cezalılar, sağlamlardan çok, biz Beşiktaş'lılar dahil kimse takımın ne yapabileceğini( bence oyuncular da dahil) bilemiyor.
Ya geçeriz bu dönemeci ve üstümüzdeki bu laneti atarız, ya da bi süre daha kendi iç çekişmelerimizle boğuşmaya, elimizdeki değerleri yoketmeye, en kötüsü karamsar bir bakış açısına sahip olmaya devam ederiz.
Umarım yanılırım ve güzel güneşli günler bizi bekliyor olur...

Coolio dedi ki...

@WiLdHoney

çok güzel özetlemişsin. normalde karamsarlar arasında yer alırdım ama sanki bu maç olacak be.

cochise dedi ki...

karamsar olasım yok benim de; bu tip aşırı eksikli maçlar kimileri için fırsat olur; hani şu kadar eksiğe bir de oğuzhan olmazsa maç tam kör dövüşü olur ama bir şekilde alırız diye düşünüyorm tabii oğuzhanın iyi oynaması şart. gol pası falandan ziyade takımı toparlamak anlamında. lakin atıf şeyşu'dan da çok korkuyorum.

cochise dedi ki...

bir de merak edip baktım arkadaş bir takımın bir tane mi sakatı cezalısı olmaz valla zor maç ..

james sneijder dedi ki...

İnanan inanır inanmayan da eskisi gibi bize kalır. Bilim ve pozitif düşünce şunu söyler: elinden geleni yaptıktan sonra elinde elinden gelmeyen kaldığında, elinden gelebilecek başka elleri ararsın.

Şaka değil, acilen nefesi kuvvetli bir hoca bulmamız lazım; şarlatanlarından değil kendini vakfedenlerden. Zira bu sakatlık/formsuzluk/kaza olayları gerçekten mantıkla açıklanabilecek gibi değil; denyonun biri havaya sıkıyor bizim oyuncunun sırtına değiyor var mı ötesi ya. Birileri de diyor ki sabaha kadar kulüpte eğlenirsen olacağı bu; yahu gündüz vakti parkta oynayan çocuğa bile değdiği bir memleketteyiz, laf mı bu şimdi. Üstelik bu durumun başını yediği/yiyeceği 3 hatta belki 4. sağlık/kondisyoner ekibi oldu. Üstelik şimdiki ekipte gayet deneyimli ve sağlam Jugo ekolünden Hırvat bir kondisyonerimiz de varken. Kulübe: siz hocayı bir deneyin, tutmazsa tutmadı deriz.

Not: İnançlı biri olmama karşın bu tür şeylerin hiçbirine inanmam; fakat dediğim gibi pozitif bilim mantığı bu sıralamayı söyler. Yıllar önce yaş 10 gibiyken ellerimin her birinde mercimek büyüklüğünde yaklaşık 20 siğil sayısına ulaşan durumda beni götürdükleri muhterem okuduktan 1 hafta sonra hepsinin hiç olmamış gibi yok olduklarını görmeme karşın bu böyle. Zira daha sonra bir doktor bunu psikolojik inanmaya bağlamıştı.

Yine de deneyin ya, nedir yani kaybedeceğimiz.

Yallah cinler yallah kış kış cinler kış kış.

Bu yorum yazar tarafından silindi.
Mayor dedi ki...

@Hector St.Pauli oyunculari da amma gamsizmis :) Bizde kume dusen takimin oyuncusu 8 gol yedikten sonra birde attigi gole sevinecek ha, kan alirlar kan.

Bu yorum yazar tarafından silindi.
Övünç dedi ki...

Anlaşılan , FB ile ilgili açıklamanın gerçekten sportmenlik , dostluk için olduğuna kimse inanmamış.

İnanılmaz tepki var Fikret Orman'a.

Bu açıklamanın neyin ürünü olduğunu gerçekten biri söylebilse keşke.

Olaylar bizi öyle bir duruma soktu ki artık kendi başkanımıza inanmıyoruz ...

Ekrem Ph.D. dedi ki...

Son 10 senedir degil, son 6 senedir demek lazim. Sivasla kafa kafaya gelip geriden gelerek gecmistik 2008-2009 sezonunda. Mustafa denzili gibi psikolojik harp uzmani bir kurt vardi takimin basinda. Hatirlarsaniz o donemde tam bir demec savasina donmustu is son haftalara girilirken. Bir adim geriden gelmek avantajlidir diyordu Mustafa hoca. Bitime cok az kala one gecince bu sefer kendisine uzatilan mikrofona "Bundan sorna artik onde olmak avantajli" demisti. Yani lanetmis oymus buymus geciniz, hepsi hikaye. Takimin gerilimini yonetebilecek, stress management denen seyi yapabilen biri her zaman kazanmaya yakindir. Ikincilik yarisinda da kendini daha iyi yonetip sogukkanli kalabilen takim kazanmaya yakin olacak. Gs tecrubesiyle psikolojik acidan avantajli gozukuyor, biz ise az da olsa puan olarak avantajliyiz. Genc oyuncularimizin mental gelisimi acisindan buyuk tecrube olacak bu yaris. Ipler hala tam olarak bizim elimizde degil bana gore, ancak Sivas'i yenersek psikolojik ustunlugu ele geciririz.

Fikret Orman'in aciklamasi bence gereksizdi, Besiktas Kulubu'nun baskani boyle bir aciklamayi yapmadan once iki defa dusunmeli. Ama arkadas, hangi gazeteyi ne zaman acsam "Besiktas'a sok, Besiktas'ta isler karisiyor mu, X'e tepki" bidi bidi haberi. Orman bir sucluysa, su ortamda aciklamaya buyuk tepki gosteren de iki suclu bence. Gokhan Tore'nin sanssizlikla vurulmasini "Besiktasli futbolcuya silahli saldiri!" diye verdiler reyting canavarlari.

Besiktas kulubunun baskani "Fenerbahcemiz" dedi, Sinan Engin, Omer Guvenc nam pseudo-Besiktaslilar kulupte at kosturdu, o zamanlarda bu kadar tepki gosteren var miydi? Belki hafizam bana oyun oynuyordur, ama "sabote etmeyin UEFA'ya gidelim" gunlerini de gorduk biz. Protesto duzenlemeye calistik diye aforoz edildigimizi de hatirlarim.

Neyse, elma armut karistirmayayim simdi Sivasspor maci oncesi, ama Demiroren'e "cildirt bizi baskan" diyen taraftarin Orman'a "Fener'e baskan olsana" demesini anlamiyorum, anlayamiyorum.

Ekrem Ph.D. dedi ki...

Aciklamalarin gereksiz olmasinin yanisira, rizespora yapilmis bi saygisizlik var. Ne biliyosun rizenin feneri yenemeyecegini de fenerin sampiyonlugunu ilan edecegini? Nereden tutsan elinde kaliyor... tepki koyanlar haksizdir diyemem yani, ama cok abartip takima zarar vermemek lazim.

@Ekrem

Guzel bir nokta. Belki de Orman gizliden gizliye Rize'yi bilemenin hesabini da yapmistir? Bilmiyorum o kadar cok asamali oyun teorisi dusunecek bir baskanimiz var mi ama, durumu aciklamak zorunda kalirsa burayi okusun :)

Övünç dedi ki...

Abi bu konu haklı bir konu Rize açısından ama burada karma devreye giriyor.

Bizden önce Rize'nin içeride oynadığı maçı hatırlıyor musunuz ?

Olaylı , Burak Yılmaz'ın gözüne çakı gelen , 2 cm aşşağı tuttursa muhtemelen kör olacağı maç.

Peki Rize ne ceza aldı bununla ilgili ? Saha kapatma yok , seyircisiz oynama yok , üstüne berbat bir hakem . Adamlara orada yeterince ödül verildi bence ki , izlemediğimiz maçlarda neler oluyor kim bilir.

Neyse ilk baktığımda içinde art niyet olmadan güzel olduğunu düşünmüştüm ama zibil gibi teori çıktı arkasından(seneye ilkyarıyı Kadıköy'de geçirmemiz gibi), adamın da çıkıp hepsine cevap verecek hali yok.

yilmaz dedi ki...

beşiktaş kulübünün bu açıklamasında art niyet arayanların, efendime söyleyim başkan istifa diyenlerin, olayla ilgisi olmayan üçüncü tekil şahısların (gs taraftarı, medya vs.) bundan böyle herhangi bir takım puan kaybından sonra hakem eleştirisi yaptığında "geçen hafta da bana olduydu o zaman neredeydiniz" deme hakkı kalmamıştır. net

arkadaş, beşiktaş 100 yıldır bu ligde. fener de gs de. bu ligde verilen her karar direkt beşiktaşı ilgilendirir. bundan sonra da verilecek kararlardan en fazla bu takımlar etkilenecektir.

"efendim ne gerek var bu açıklamaya"

şimdi seneye de aynı durumda beşiktaşınm olma ihtimali yok mu? Seneye de böyle bir durum olduğunda beşiktaşın talepte bulunabilmesi için bir adımdır bu. Seneye olmaz 10 sene sonra olur, 100 sene sonra olur. Bu kadar sığ bir bakış açısıyla başkanı istifaya çağıranlar zaten hep kendilerini düşünenler. Bunlar yıldız transfer yapmadığı için "beşiktaşı küçültüyor" diye çemkirenler. Çünkü onlar için geleceğin bir anlamı yok, karşısındaki drogba diyince o da kuarejma diyebilsin. Zihniyet aynı.

Emir Eri dedi ki...

yukarıda da söylendiği gibi bu ortamı yönetecek biri lazımdı, başkan tam zamanında müdahale etti bana göre, çünkü o açıklama olduğundan beri herkes maçı ve hatta töre olayını bıraktı bu olayı konuşuyoruz. dikkat tamamen başka yöne kaymış durumda, bence bilinçli olarak gündem değiştirmek maksadıyla yapılan bir girişim. başkanın bu hafta takımla birlikte deplasman yapması da işin cabasıdır. alın size olay yönetecek bir hamle..

Bu yorum yazar tarafından silindi.
can dedi ki...

@Hector
+1
Sen kendi kulubun butun sene haksizliga ugrarken gikini cikarmayip Fenerbahce icin federasyona cagrida bulunursan her turlu tepkiyi hakedersin. Nokta.

roadrunner dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
Emir Eri dedi ki...

ilk 15-20 dakika fena değildik sonra sivasla beraber uyuduk. maç sivasın istediği oyun şekline doğru yavaş yavaş gidiyor. ikinci yarı gol yeriz gibi geliyor..

Cavid Nazım dedi ki...

bu vasat oyuncu kadrosuyla yapılabilecekler zaten çok kısıtlı. bilic de goygoycu romantiklerin aksine dezavantajları avataja dönüştürebilecek yetenekte bir adam değil. önder özen de dany transferindeki rolüne istinaden yılın balonu sanırım. bu sene böyle geçti, gelecek elli yıl da herhalde böyle geçer. galatasaray yata yata şampiyonlar liginden gelecek paranın üzerine konacak. şaka gibi; aslında değil. adamlarda büyük takım kültürü var. sen olcay gibi, necip gibi 5. sınıf topçularla, dany gibi transferlerle bunu kaybettin efendi. hiç ağlama.

Ekrem Ph.D. dedi ki...

samp liginde averaj takimi oluruz dedigimde "yok artik" diyenler, su macta yedigimiz gollere iyi dikkat etsinler.

Yani bu maci kazanamayacagimiz gecen hafta sekillenen kadrodan belliydi ama, biraz da sans olacak, hirs olacak, ust duzey konsantrasyon olacak yahu. Tolga'nin gollerde durdugu yer felaket. Hucum bolgesinde herkesin eli ayagina dolaniyor. Takimda Atiba haricinde ne yaptigini biliyor gibi duran birisi yok.

Ha, son 15 dk.daki Kerim Frei performansi da Olcay inadinin antitezi olur.

Gokhan'in da hakkini vereyim unutmadan.

YSY dedi ki...

Hoş geldin uefa ligi. Aç kollarını biz geliyoruz.

33. haftaya kadar hicbir sey belli olmaz, hemen enseyi karartmayin. Bugun Elazigspor'u zorlanarak yenen Galatasaray'in Trabzonspor deplasmaninda ne yapacagi hic belli olmaz.

YSY dedi ki...

Ya abi çok moral bozucu ya. Diyosun bu takım gitse ne olur şl ne aq.

Emir Eri dedi ki...

hak ettiğimiz bir sonucu aldık, adamlara bu kadar boş alan bırakırsan adam da istediği gibi at koşturur, kötü goller yiyoruz, yemeye de devam edeceğiz.

neyse orası önemli değil, saha içi bir şekilde düzeltilir önümüzdeki yıl, zaten fener şampiyon oldu, o değil de yine adalıcı andavallar türemeye başladı!!! yine gaağaassaray örneklemleri ile geliyorlar ve artık bu andavallardan gına geldi! tutma arkadaşım o zaman beşiktaş'ı! git gaaağassarayı tut git adalının başkan olduğu tjk'yı tut! bjk'dan farkı sadece bir harf! istediğiniz adam da başkan zaten orada!?!

durduğumuz yer doğru arkadaşım, bugün gs'nin batağa gittiği gün gibi ortada, adam hala gaaağassaray diyor yahu! hala necipten topçu mu olur diyor yahu! sizin dilediğiniz sistemi denedik arkadaşım! guti, fernandes, quaresma bik bik bik bik, bir sürü yıldız geldi, hepsi bir arada oynadı da ne oldu ya? ligi kaçıncı bitirdik hatırlıyor musunuz?? o adamlara ödediğimiz/ödeyemediğimiz paralar yüzünden avrupadan ihraç edildik hatırlar mısınız? platini sezon sonu gaaağaassaray'ınızı avrupadan ihraç ettiğinde tekrar konuşuruz buralarda..

can dedi ki...

Galatasaray'ın önümüzdeki haftalarda puan kaybedeceği kesin de bizim nefesimiz kaldı mı yakalayacak o tartışılır. Bu gece muhtemelen taraftar "Bizi şımartmak için geri dön YD, başladığın işi bitir, kulübü batır" tezahüratlarıyla Ümraniye'yi başar ama kimseyi bulamaz, çünkü futbolcularımız Fenerli futbolcuları da yanlarına alıp sabaha kadar Bedroom Exclusive'de seks işçileriyle şampiyonluğu kutlarlar; yönetimimiz bütün bu olan bitene "Fenerbahçenin şampiyonluğu federasyona kapak olsun" açıklamasıyla tepki verir; Önder Özen ve Bilic de bizi duygu ve akıl dolu ama sportif olarak başarısız nice yıla koştururlar. Neyse canımız sağolsun, sevinmek için sevmedik, kıl tüy, nisasta, pirinç unu.

kokocambo dedi ki...

Vasat oyuncular, averaj takımı falan derken sanki klubün 50 milyon avro bütçesi varmış da, bu takım oluşturulmuş gibi sallanmış hemen sonuç odaklı bir biçimde. Maça geçersek;

* ilk yarıda bir 10-15 dk. kendi oyunumuzu oynamaya çalışır gibi olduk ki, Almeida'nın pozisyon da bu bağlamda gelişti. Saman alevi gibi oldu zaten o da, onun dışında da maç boyunca hiçbir şey yapmadık zaten. Sivas tamamen baştan sona kendi oyununu oynamaya çalıştı ve oynadı. Akhisar, Antalya, Rize, Konya... bugün de Sivas. İstedikleri gibi oynadılar, çünkü sen kendi oyununu oynamadın. Maç boyunca kim diyebilir ki, Utaka çok yıprattı savunmayı, Şeşu defansı madara etti falan... Sen kendi ağırlığını koyacak hiçbir varlık gösteremedin, Necip'in hasbelkader topu fazla tutması ve Aydın'ın baskısı ve maç boyunca sahada dolaşan Utaka geldi attı. Ama Almeida Şeşu ve Utaka'nın toplamından daha fazla para almasına rağmen ne boş kaleye ne dolu kaleye atamadı. Sivas'ın kalesinde nereden vurursan vur gol yapabileceğin nitelikte bir kaleci vardı, ama biz uzaktan şut çekmeyi bırak, ileride tehlike yaratabilecek bir organizasyon bile yaratamadık.

*Sahada amacını kovalayan ve oyununu oynamaya çalışan bir Sivas ve ligi rölantiye almış görüntüsünde olan bir Beşiktaş vardı. Tabii ki, isteyen ve onun için oyununu oynamaya çalışan takım kazandı.

* Her kötü sonuçtan sonra hemen Biliç - Özen - Yönetim'e sallamaktan da sıkılmadınız, iyi gündem oluyor gerçekten. Daha bir yılını tamamlamamış bir projeyi hemen yerle yeksan etmek de, bize özgü bir olay.

* Buradan Dany'e sürekli sallayanlar da, kusura bakmasınlar ama Schildenfeld'lere, Diatta'lara layıklar açık ve net. Galatasaray maçı dışında skora etki eden hatası yok. Maçı özetlerden değil, tamamını izleyen aklı başında kişiler farkındadır zaten.

* Almeida'nın FB maçı da dahil bu maç da hiçbir katkısı olmadı. Dümdüz bir oyuncu, tahmin edilebilir, farklılığı olmayan bir adam. Özen - Biliç süzgecinden geçen herhangi bir forvet onun kadar katkı verebilir. Keşke her türlü durumda kendisine para vermeyecek olsak, işin can sıkıcı kısmı bu. Giderse kimse üzülmeyecek zaten.

* Biliç'in sezon boyunca ısrarla yapmadığı Olcay - Kerim değişikliğini bu maçta yapması da, o günkü tartışmalarda mantık bulmak kadar bulanık yine. Sene boyunca ortalama bir maç süresi oynayan adamı 2-0'da kurtarıcı diye oyuna almak enteresan gerçekten.

Sonuç: Kimse şaşırmıyor aslında sonuca, bir takım sayısınca eksik var. Geçmiş dönemde ve bu sezon Beşiktaş'ın hiçbir zaman koparması ve kazanması gereken maçları kazanamadığına tanık olduk, alışkınız. Zaten yaptığımızda da şampiyon olduk. O yüzden, üçüncü olursak da kimse ters köşe olmayacak. Haftaya eksiklerimizden önemli olanları takımdaki yerini alacak bir aksilik olmazsa ve Kasımpaşa'yı da yenme ihtimalimiz fazlasıyla var. Ama bu oyunla, bu psikolojiyle değil.

Cavid Nazım dedi ki...

''Buradan Dany'e sürekli sallayanlar da, kusura bakmasınlar ama Schildenfeld'lere, Diatta'lara layıklar açık ve net. Galatasaray maçı dışında skora etki eden hatası yok. Maçı özetlerden değil, tamamını izleyen aklı başında kişiler farkındadır zaten.''

fikret orman, önder özen, slaven bilic üçlüsünün 6 aylığına kapatarak akıllık ettiklerini zannetikleri dany denilen adam şi'den gelecek 20 milyonuna mal oldu takımın. hoş şimdi artık fikret orman gönül rahatlığıyla zaten para olsa da beceremeyeceği transferlerle ilgili mali durumumuz iyi değil transferden de birşey beklemeyin diyebilir. küçülmüş takım taraftarına müstahaktır.

kokocambo dedi ki...

@Cavid Nazım

Bir transferle koca takımı çöpe attın ya, ben güldüm Allah da seni güldürsün güzel kardeşim :) Orada şuna katılırım; Lescott veya bir başka adama bel bağlayıp Dany'yi alarak transfer dönemini kötü değerlendirmeyi sorgularsın kabul. Ama tek başına Dany'nin bütün oyunu etkilediğini söylersen ergen tabiriyle katılırım ama gülmekten ;) Kaç senedir oynayan Sivok bile Dany'nin geriden kullandığı uzun toplar kadar isabetli pas atmamıştır, Toraman'ın önüne gelen her topu şişirmesini zaten kategori dışında tutuyorum. Dany'nin devre arasında Galatasaray gibi bir takımdan hem de yabancı sorunu yaşarken gelmesi dışında transfer ediliş anlamında bir sıkıntı olarak görmüyorum. Risk miydi, evet ama geldiği takım onun muadili olarak Arjantin'in ormanlarından bir adamı aldı, üstelik KİRALADI. Ve o adam a2'de oynuyor güzel kardeşim. Ve yerindeki adam da Hakan Balta. Şecü daha ilk senesinde olduğu ve kapı gibi kontrat yapmasaydı, ben de dahil ilk onu yollardım.

Emir Eri dedi ki...

takımdaki en büyük eksiklik oyun aklı, top ile ilişkimizin mükemmel olmadığı aşikar ama bu yaştan sonra bu adamlara özellikle teknik yönden çok şey katamayız. en azından bu kafa yapıları ile, yoksa 30 yaşından sonra sol bek oynamayı öğrenen bir ümit özat gerçeği var önümüzde. lakin oyun aklını kazanmak, geliştirmek o kadar zor değil. mesela, yediğimiz ilk golde sırtı rakibe dönük olan necip topu ayağından çıkarmayı öğrenebilir, bunun için çok çaba harcamasına da gerek yok, zira maç kasedini alırsın çıkarsın necip'in karşısına, birlikte izler yaptığı hataları tek tek değerlendirirsin. sahada risk alacağın bölgelerde var elbet ama o tip pozisyonlar risk almak için biraz fazla tehlikeli. keza yediğimiz ikinci ve üçüncü golde de aynı şeyler geçerli. topu öldüremiyoruz! rakip ceza sahası içerisinde topu eveleyip gevelediğimiz için, bir türlü şut atamadığımız için, topu auta yada taça dahi olsa atamadığımız için adamlar bizden topu kazanıp kontraya kalkıp gol tehlikesi yaratıyorlar. bunlar öğrenilemeyecek meziyetler değil ama hazretler saha dışındaki güzellikler yerine!!! biraz da saha içerisindeki oyunlarına kafa yormalılar. yoksa merak etmesinler onlarda o para olduğu sürece 50-60 yaşına gelseler dahi istedikleri sosyalliği yaşarlar!

Övünç dedi ki...

Gene döndük size Holosko müstehaktır muhabbetine di mi :)

Ulan ne sığ adamlarız yav ...

Fernandes'i çıkardığınızda Beşiktaş çok kısıtlı bir takım.İşin kötüsü Oğuzhan'ın performansı %50 düştü o çıkınca.En son ne zaman duran toptan gol attık hatırlamıyorum.

Burada Biliç'in bir bildiği varmış , geberik Fernandes'e bu kadar sabrederek.

Yapacak bir şey yok.Sahaya hücum yönü kuvvetli 4 adam ile çıkıyorsun ve iki tanesinin hiç bir şekilde adam eksiltme , top taşıma , dar alanda iş görme özelliği yok.Gerçekten çok kısıtlı bir takımız.Yani Şu Sivasspor'un bizden çok daha fazla hücum opsiyonu olması şapkayı önümüze koymamızın sebebi değil de nedir ki ?

Beşiktaş'ın tahmin ettiğinden daha fazla değişime ihtiyacı olması en acı gerçek sanki ...

theotheo dedi ki...

ulan yapılan transferlere bak ya. aklım almıyo lan. uğur boral adlı futbol köpeği bu takımın formasını giyiyosa bırakıcaksınız arkadaş bu işleri harbiden. özen denen lavuk, töre vurulduktan sonra hala bu işe devam ediyosan, senin amacının ne olduğu anlaşıldı. bugün kutlamalara sen ve çocukların inşallah gitmemiştir.

james sneijder dedi ki...

Sivas maçı oyunu çok fazla olmasa da fecaatti, ama zaten mevcut durumdan mütevellit bu beklenen bir şeydi. Sorun Özen-Bilic'le kurulmaya çalışılan sistemde değil aslen. Sorun, bu takıma güçlü bir rol lazım: takım antrenörü.

Takımın durumunu şöyle özetleyeyim; kısa süredir oturtulmaya çalışılan sistem STSL ekseninde yıpranabiliyor. İşte Atıf Şeju ve Utaka gibi iki adamın arkada bekleyip saldım çayıra topu attım bayıra formatında 3 çekebildiği bir durumda (ki Sivas'ın ligdeki yeri de buna bir gösterge) neyi neye göre inşa edeceğiniz o Batı Avrupa liglerinde olmaktan biraz daha zordur. Öyle ya, siz Beşiktaş'sınız; sadece bu garip lige veya sadece Avrupa'ya göre iş yapamazsınız.

Özen'in görevi futbol koordinatörlüğü; Allofs gibi, Assauer gibi. Ancak takımda as konumda bir antrenör rolü hissedilmeli. Terzic yardımcı antrenör ve asli görevi istatistik tutup taktik hazırlamaya yardım etmek. Takım antrenörü kavramı ise çok daha başka. Şöyle ki: Beşiktaş özelinde Bilic her TD gibi oyun şablonunu elindeki oyunculara göre oturtmaya çalışıyor. Fakat, yukarıda da yazıldığı üzere, Akhisar, Antalya, Rize, Konya ve son Sivas maçında da bariz görüldüğü şekilde, beklenen takım oyunu kopuk zaman dilimlerinde ortaya konulabilse de, çoğu zaman süreklilik arz etmiyor. İşte takım antrenörü teknik-taktik ve mental anlamda burada devreye giriyor ve sadece sezon süreci için değil her maç özelinde bunu sağlamanın temel taşı oluyor. Ekstrem örnek olmasın ama Barça'da TD'nin arka planında 10 kişilik bir kadro var mesela. Terzic bana göre çok yararlı ancak bu rol için henüz genç ve erken konumda. Anlayabildiğim kadarıyla "pure technical" olay dışında böyle bir iddiası da yok zaten. Ha deseniz ki önümüzdeki sezon daha fazla bu role girer, ona bir şey diyemem. Ancak bana sorarsanız bu roldeki bir adam futbol anlamında daha deneyimli olmalı. Yerli piyasasında böyle biri yok; az çok iş görecek bir isim vardı: Muhsin Ertuğral, onu da GS kaptı. Ben futbol gibi evrensel bir olayda yerli-yabancı olayının % 10'dan fazla fark edeceğine inanmayanlardanım. Bu yüzden yabancı bir takım antrenörü bulunur, gayet de iyi olur.

Bu konu bu seneyle ilgili değil elbette; muhtemelen 3. olacağız ve ön elemelere gidip, takviyelerle kısmen yeni oluşturulan ve 4. torbadan kuraya girecek bir ekip olarak Avrupa Ligi'ne gideceğiz. Mevcut duruma göre Arsenal, Leverkusen, Bilbao ve Napoliyle eşleşme şansını düşününce zaten ötesini beklemek biraz hayal. Bu durumda nispeten daha fazla lig+kupa+AL maçları oynayacağımızı varsayarsak, böyle bir rolün bir an önce yerleşmesi gerekli.

james sneijder dedi ki...

Valla lem Önder Özen sen ne ayaksın. Olum club'da denyonun biri havaya sıkıyo o seken kurşun da Töre'ye giriyo. Nerdesin sen antoni kuin. Niye orda olup atlamadın o kurşunun önüne lem. Bi de direktör olacan.

Hem zaten kesin fenevlisin. Baksana o ortamda sakat iken tedavide iken olan Webo var, hem de Emmenike. Kesin sen ayarladın. Bizimkiler hiç pilava cacık olacak hareket yapmazdı da bu ikisiyle sen ayarttın adamları.

Hala hasabiyetten dizlerim zangır zungur. Oyuncunu ortamlara girdirirsen Nuri Alço da çizer Çoşkun da. Hiçmi filim izlemedin olum sen.

Bide Ronaldinyo olayı olmadı ya lem. Adam king olum siz ne annarsınız. Her gece alemde bi sonaki gün de Copa Libertadores'de birilerinin belini kırıyo vatandaş. Sizin vizyonunuz yetmez lem böyle adamı almaya. Yetmezz.

theotheo dedi ki...

@sneijder

senin gibi önder özen aşıklarına tek cevap.

dany
jones
frei
motta
tolga
atiba
eneramo
kurtulus
sezer
ömer
pedro
töre
günay
emre

önder özen ve transferleri :D

james sneijder dedi ki...

Defalarca demenin faydası yok zaten de, bir kez daha diyeyim:

Mental seviye şu şekilde işliyor:

insan-olay-ideal.

Bunların arasında senin takılıp kaldığın yerde kalmamak güzel bir olay.

Ha bu arada "açık öğretimden terk j.sneijder Microsoft'un başına geçse, öyle bir olay" nooldu theo?

Sana benden 3 PhD diploması hem de beleş. Palo Alto'da şirket kurup fezaya gitmen ve hatta orda durmadan Mars'ın çevresinde 1000 tur atman umuduyla.

Not: Burada hemen herkes tarafından FB ve favorin GS tarafından alınıp ama kısa sürede tukaka edilen onlarca futbolcu ismi yazıldığı halde sessiz kalmanı yazmadım tikat edersen. Çünkü sende zerre muhakemat yok.

Zaten onca hafta apartta susup şimdi gelmen bile çok şeyi anlatıyor.

İddia'nın reklam yüzü theo.

james sneijder dedi ki...

Bu arada: malum şansın yazdığı listedeki 14 oyuncunun yarısından fazlasına sözleşme parası ödenmedi ve yine yarısından fazlası 1 milyonun altında para alıyor. Ayrıca bu 14'den 10'u ya sürekli ya da duruma göre kadroda kendine yer buluyor. Sözleşme parası verilenlerin en rakkamlısı ise 2 milyon civarında.

Bir de şu var tabii, güneşi sıvasan görmemezlik edemezsin:

http://www.aksam.com.tr/spor/galatasaray/gsarayda-5-isim-yolcu/haber-303069

Yine malum şahsın "Erman Kılıç'ı alamadılar GS aldı" dediği söz konusu vatandaşın 4-5 maç sonra gönderilmesi gibi olaylar bu listeye dahil değil, bir de o var.

james sneijder dedi ki...

Ha bu arada, Hajrovic nerde la :)

YSY dedi ki...

Abi herşeyi anladımda biz şimdi karabüktende sivastanda kuvvetliyiz ama bu adamlarla oynayınca yeniliyoruz ama yine bu adamlardan ligde üstteyiz nasıl bir durum lan bu :))

YSY dedi ki...

Ayrıca herşey bitmedi diyen arkadaşlar kasımpaşa maçını nasıl cebe koydu onu anlamadım. Kaldı ki gs en büyük müttefiki trabzonla dostluk maçına çıkacakken.

BesiktaskUlan dedi ki...

Tüm yorumları okudum ve hepsinde de şüphesiz haklılık payı var. Ama ben de, Önder Özen'in -Bilic değil- desteklenmesi gerektiğine inananlardanım. Başarılı olur mu, bilemiyorum, müneccim değilim ama zihniyet itibariyle ve bulunduğu konumun Türkiye'de henüz yeni olmasından yola çıkarak, en azından zihniyet değişikliği gerçekleştirebileceğini düşünüyorum. Muhakkak onun da bazı sıkıntıları var ve öğrenme sürecinde, derseniz ki Beşiktaş eğitim yeri değildir, hayır derim, tam da eğitim Beşiktaş'ta olmalıdır.
Bir kere Önder Özen, Fenerli de olsa Beşiktaş zihniyetine hepimizden daha hakim, en azından açıklamaları böyle gösteriyor. Diğer yandan, Kayseri'de ya da Yozgat'ta geçirilecek 50 yıl dahi, onu Beşiktaş için hazır etmez. Yılmaz Vural bunun en tipik örneğidir. Bu tarz şeyler vakit ister ama bence, Beşiktaş gibi büyük takımlar da kendi içlerinden yönetici/menajer/teknik direktör eğitimine yönelmelidir.
Üstelik Özen'in geçmişinde nispeten başarılı bir kariyeri var. Buna Bilic de dahil. Haliyle bu ikili aynı anda geliştirilebilir. Ha, birkaç yıl kaybedebiliriz fakat tüm takıma hakim ve yıllarını veren insanlar, eninde sonunda başarıyı getirirler. Almanya'daki Wolfsburg ve Dortmund örnekleri açıkça önümüzde.

Burada görev yönetime düşüyor. Eğer bu ikiliden vazgeçmezse, zamanla takım yenilenir. Sonuçta adamların teorik de olsa fikirleri var ve uygulamaya başladılar. Altyapı takımı ile A takımın aynı taktiklerle oynaması gibi son derece basit gerçekleri görüyorlar ve bunun yanına yeni eğitim sistemleri ekliyorlar. Hepsini bir gecede ya da iki yılda yapamazsınız, sabır lazım.

Yine de bu iki - üç yılı çöpe atıp atmayacağımız belli değil, başarısız olabilirler ama esas soru şu, Bilic ve Önder Özen olmadan Beşiktaş'ın gelecek ya da sonraki yılda şampiyon olacağının garantisi var mı?

Yok, hiçbir zaman da olmadı. Bu yüzden "zaman" vermenin sakıncası yok.

Ha ama bazı adımlar atmalılar. Mesela bence "doğru" hamlelerin yapılıp yapılmayacağı simgesel olarak Holosko örneğidir. Evet, saçma gelebilir, onca yazıyı bu adama mı bağladın, diyebilirsiniz. Ama Holosko sadece bir futbolcud eğil, Beşiktaş'ın yıllardır süren beceriksiz ve korkak yönetimini simgeliyor aynı zamanda. Futbolculuğu ayrı bir macera, beğenirsin beğenmezsin ama yılda tüm maçların yarısında sakat olan, diğer yarısının yarısında fayda vermeye yaklaşan, ötekilerde uzaktan yakından ilgisi olmayan bu adamın, sözleşmesi uzatıldı üstelik de fiyat arttırımı ile. Oysa her sene Holosko gönderilmeye çalışılır.

Holosko, Beşiktaş'ın "kurtulmak isteyip de mahkum kaldığı" zihniyeti simgeliyor. Hiçbir zaman iyi olmayan kötü olması muhtemel vasatı ise ara sıra bulan bu adam gibiler, Beşiktaş'ta yıllardır barınıyor ve haliyle de başarı gelmiyor. Önder Özen ve Bilic bundan kurtulabilirse bence ilk adımı atmış olurlar. kimseye mahkum olmayan, "boş yere" adam barındırmayan, verimliliği ön plana alan bir takım yaratmalılar.

Özen'in, yabancı kontratını düşürme fikri bile, gelecek sezon için bana umut veriyor. Hiç değilse, bize yapışan o kirli ve işe yaramaz zihniyetten, faydasız insanlardan kurtulmak için bir adım olur.

Bu bile Beşiktaş'a yapılacak bir iyiliktir. Hataları elbette var, ama bir seneyi daha hak ediyorlar. Zaten Del Bosque gelse ne fayda bize ya da Mancini...

Biraz da güvenmeyi deneyelim derim.

EC dedi ki...

En dogru aciklamayi yapmis @BesiktaskUlan ..hersey bu yeni yetme taraftarlarin istegine gore olsaydi ne Ferguson olurdu Manchester United da.. Ne de Aziz Yildirim Fenerbahce de.. Besiktas modernlesiyor ve bu ergen taraftar tavirlarindan da siyrilacak zamanla.. Elimizdeki kadro ile, stadsiz ve karsimizda MHK ve TFF ( Ankara da arkalarinda) ancak bu kadar.. Bu bence basaridir.. Pensilvanya para gondermezse GS nin gidisati da bizim YD gunlerimize donecek..yakindir..

Selamlar..

ECO - Bulgaria

BJK4EVER dedi ki...

Onder Ozen ve elbette gitmemeli, bu kadar aptalca yorum yapmaya gerek yok.

Ama cok ciddi hatalari var ve bunlar dile getirilmeli. Bilic'in oyuna mudaheleleri berbat, gercekten berbat yani. Hem gec kaliyor hem dogru degisiklikleri yapmiyor.

Onder Ozen desen, transferleri kismen sacma oldu, ama kendisinin de dedigi gibi bu transferlere gecici gozle bakmak lazim, asil transfer sinavini yaz doneminde verecegiz. Ama mesela sakatliklara care bulunamamasi buyuk sikinti, ki biri hala bana Ersan ve Sivok'un neden hazir hale gelmedigini anlatamaz!
Veya oyunculari disipline edecegim diyip Tore'nin derbi gecesi eglenmesi (eglenmeye lafim yok kursuna da elbet birsey yapamaz ama disiplinsizliklerin diz boyu oldugu ortada).

Sivas macina gelecek olursak; tam bir hayal kirikligi oldu. Bu kadar eksikle Sivas'a karsi dominant bir oyun elbette beklemiyorum, ama ortada 2.lik varken ve bu kadar eksikle takimdan en azindan ciddi bir hirs bekledim, ama inanilmaz kotu mucadele ettik, olacak gibi degildi. Kotu futbol oynamaya hakkimiz var, ama asla kotu mucadele etmeye hakkimiz yok! Oyunculara ciddi bir ceza verilmeli bu mactan sonra. Hatta 2.lik giderse primleri kesilmeli. Neden bu kadar acimasiz oluyoruz oyuncularimiza karsi anlam veremiyorum. Bu kulup buradan CL gelirini kaybederse (20 milyon euro) fitil fitil burunlarindan gelmeli.

Transferlere gelecek olursak; net ust duzey bir golcu ve forvet arkasi sart, rotasyonu guclendirecek iyi bir kanat oyuncusu da sart, duruma gore de tecrubeli saglam bir stoper. Bunlarin yanina da Motta ve Tore eklenirse bence iyi bir kadromuz olur. Bence maglubiyeti Dany, U.Boral, Holosko gibi oyunculara baglamak dogru degil. Bizdeki bu sene asil sikinti belirleyici olmasi beklenen oyuncularin belirleyici olmamasi. Mesela Olcay sahada ter dokerken Fernandes efendi 10 mactir nerede? Bunu sorgulamak gerekir.

Deniz dedi ki...

Ben mafya falan diye laf ettiğim Sinan Engin'in geceleri kulüplerden futbolcu toplayarak ne kadar evla bir iş yapıyor olduğunu yeni anlıyorum şahsen.

Aslında sakatlıklarla ilgili Ümraniye'nin zemine suç bulurken düşünmemiz lazımdı, aynı zeminde çalışma yapan Olcay neden sakatlanmıyor diye.

Kimsenin özel hayatına karışma hakkımız yok ama bir takımın oyuncusu kazansın ya da kazanmasın sabah rejenerasyon idmanı varken kulüpte sabahlıyorsa burada bunun özel hayat değil, hala profesyonel hayat olduğunu belirlemek gerekiyor. Bir noktada o adamların maaşını taraftar ödüyor. Taraftara karşı sorumlulukları var. Ben şehirdışında iş seyahatine gitsem, sabah 11de toplantım varken gece 5te gece kulübünde vurulsam buna benim patronum özel hayatı falan demez, keser cezayı. Bunları ayıran nedir başkasından?

Ben kalan üç maçta cinconun puan kaybedeceğinden eminim. Emin olmadığım bizim puan kaybetmeyeceğimiz.

YSY dedi ki...

Bence yönetimde zaten özen-bilic ikilisi ile yola devam edecektir etmelidir de fakat bu kadro artık çok yetersiz. Artık denildiği gibi "hiç yoktan iyidir oynasın" mantığı ile alınmış kalitesi sınırlı olan topçu güruhundan (örn toraman, uğur boral, holosko vb.) kurtulmamız gerek. Bizim son on senemiz bu tip adamlarla geçti. Yedekte dahi oturmasınlar abi gerek yok. Artık daha iyilerini iyi bir finansal yapılanma ile bulabilecek bir ekip var. İnşallah düzgün transferler yaparlar.

Bilic'in ise ilk senesi olup ligi ve özellikle bizim yerli futbolcuların psikolojik yapısını tanımadığı için, stadımızın olmayışı ve bir takım başka mali sorunlar içerisinde hocalık yapmaya çalıştığı için bende henüz kredisi var.

Beşiktaş'ın kemik kadrosu Beşiktaş'ı ve hatta hayatı anlayamamış gurbetçilerden oluştuğu sürece başarı hayal. Geçenlerde Ntvspor'da Rıdvan'la Metin arasında şuna benzer bir diyalog geçti:

Rıdvan: Metin şampiyonluktan kopunca ligi bırakma durumu sizde de oluyor muydu?
Metin: Valla benim oynadığım dönemde hiç şampiyonluktan kopmadığımız için bilemiyorum. Zaten şampiyon olamadığımızda evden dışarı çıkamazdık.

Neyse. 3.lüğü nerede kutluyoruz? Kızlar da geliyor değil mi!

YSY dedi ki...

Ayrıca seken kurşunlardan da istiyoruz :)

theotheo dedi ki...

@sneijder

e hacı adamlar iyi kötü transfer yaptı. tuttu tutmadı ayrı dava. şampiyonlar liginde çeyrek final gördüler mi? gördüler. bu sene 2. olup direk cl ye gidiolar mı? gidiolar.

e hacı senin elinde ne var ya. bana bir söyle. şu ligde 3.olmak için 14 tane transfere gerek var mıydı? özen bilice gerek var mıydı? samet bu takımı 3. yapmadı mı?

kötülediğin takımın senden kötü olması lazım. bakıyosun. ligde senden üstte. cl de çeyrek final yapmış türkiye kupasında final yapmş.

hala burda bunu savunuyosan o zaman bu işte bir hata var demektir.

@Deniz

Yorumundaki kendinden suphe eden hissiyati paylasiyorum ben de gecen haftadan beri.

Deniz dedi ki...

Problem şu ki abi, kısa süreli hedefler bu hedeflerin bağlı olduğu kişilerin sorumsuzlukları sonucu kaybedilince ortaya konan doğru vizyon da kaybedilmiş oluyor. İlkokul mezunu çocukların ellerine para geçince pavyona gitmesini akşamdan sabaha, bugünden yarına değiştiremezsin, bunun için ortaya bir kültür koyup buna bağlı kalabilmen lazım. Ama sorumsuz futbolcular sayesinde yine Serdal başgancılar konuşmaya başlayacak. Yine doğru olanın flaş transfer yapmak olduğu algılanmaya başlanacak.

Bence Önder Özen de iyi bir sınav vermiyor bu sene, Bilic de, Fikret Orman da. Keşke diyorum bu olaya karışanlara ciddi bir ceza verilseydi ve kadro dışı bırakılsalardı. Cebe girecek direk katılım parasından olurduk ama geleceğimiz kurtulurdu.

Bilmiyorum, çok karışık duygular içerisindeyim, çok soğudum son bir haftada.

barisumu7 dedi ki...

Öncelikle yukarıda yazılanların hepsinde az veya çok haklılık payları olduğunu söylemeliyim.

İlavetense asıl eksikliğimizi yönetim bazında disiplin ve takım bazında sistem olarak görüyorum. Çünkü uzun zamandır başarılarımızda süreklilik yok. Çünkü sahada ve kafada gerçek bir sistem varsa sadece koşsanız bile iyisinizdir.
Çünkü sisteminiz varsa ekol ya da büyüksünüzdür aslında.

Hani en çok mutfaktaki malzemeden şikayetçiyiz ya. Veya da yıldızları oynatamamızdan.
İşte hep bu yüzdendir bana kalırsa.

Son zamanlarda göze batan şeylerden biri de "Mütevazilik" hiç kuşkusuz. Bence mütevazilik hayatın her alanında güzel olan, takdir gören ya da görmesi gereken bir davranıştır. Ama yalnızca dolu başakların başları öne doğru eğilmiştir. Kulübümüzde son 20 senedeki başarı azlığı sebebiyle dışarıdan hiçte dolu gözükmüyor. Başımızı biri birden öne eğemeyiz. Çünkü mütevaziden ziyade küçük gözüküyoruz. Biraz da gösterilmek isteniyoruz evet. Mesela bizler 13 şampiyonluğu yaşanan ve yaşatılanlarla söz gelimi belkide 26 diye yorumlarken, onlar biz 4. yıldıza 1 adım uzaktayken siz daha 3. ye 2 adım uzaktasınız diyorlar. Kimse başarının şerefine ya da şerefsizliğine bakmıyor. Başarı var veya yok diyor. Yolu umursayan yok. Bu yüzden Beşiktaşlılık farklı demiyor muyduk zaten? Bizi bizden başkası anlamaz diye. Şu an bu sebepten beklediğimiz saygıyı ne medyadan ne de hakemlerden göremiyoruz. Bu yüzden bize karşı düdük çalmak kolaylaşıyor. Karalama haberler kolay yapılıyor. Buna bir de insanımızın karakterini koyarsak işimiz daha da zorlaşıyor.
Bunu değiştirmenin bir yolu var ve o da şampiyonlukLAR.

Yönetimimizde bu olguyu pek başarılı yönetemedi. Olayları dönemlerine göre değerlendirmeliydi sanki. Günümüz futbolunun yapısı, hani şu "Endüstriyel futbol" dediğimiz yapı ortada. Bu zamanda keskin bir öz kaynak projesi böylesine büyük bir kulüp için fazlasıyla zaman kaybı yaratır. Hatta kesin başarı getirisi de meçhul. Öz kaynak doğru mu yanlış mı demiyorum ki bence kesinlikle doğru ve denenmeli, biz bunun bu tarz uygulanması için fazla büyüğüz diyorum.
Yani 5 sene şampiyon olamamaya alıştık belki ama doğru mu şimdi bu böylesine büyük bir kulüp için? Zaten olamıyorduk biraz da bunun için olmayalım bari demek bence çok yanlış. Yavaş yavaş serpiştirilmeleri gerekirdi gençlerin aralara. Aşırı fazla para almayan iyi oyuncuların elde tutulmaları gerekliydi. Başarı için risk alınmalıydı. Başarı para demek çünkü. Böylesine kötü bir ligde bu riskte alınmalıydı aslında.

Oyuncu alacakken bile çok iyisi rastlamadıkça sadece büyük takımlardan almalıyız. En iyi transferimiz Atiba, belki çoğu kişi tarafından duyulmamıştı ama sonuçta PSV gibi ağır bir toptan geldi. Hem psikolojisi hem de yeteneği bize çok uygun ve sonuç ortada. Motta yıllar sonra gelen en iyi sol bek ve takımı Corinthians. Özlediğimiz başarılı kadrolardaki ve sezonlardaki Zagolar, Guintiler, Tellolar ve diğerleri hep büyüklerden.(Roma-Milan-Sporting vs.)

Yani kardeşlerim işin aslı şu ki bu işi önce kafamızda ve kafalarda bitirmeliyiz.
Yoksa Messi'yi bile köreltecek bir oluşuma sahibiz.

Bu yorum yazar tarafından silindi.
Yorum Gönder

Ara