Efes Pilsen etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Efes Pilsen etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
10 Şubat 2011 Perşembe
Kupaya Iki Kala Beşiktaş Cola Turka
8 Şubat 2011 Salı
STTK / Beşiktaş CT - Efes Pilsen Eşleşmesi
Bu sezon Kayseri Kadir Has Spor Salonunda oynanacak Spor Toto Türkiye Kupasında yine alışılagelmiş bir eşleşme bizleri bekliyor olacak. Bir tarafta; Euroleague'de son dönemin en formda takımı Efes Pilsen, diğer tarafta ise yapılan koç değişikliği ve takviyeler sonrası tabir-i caizse yeniden yapılanan Beşiktaş CT. Eşleşmenin analizine geçmeden önce takımlardaki son gelişmeleri verelim; Beşiktaş CT'da yeni transfer Marcelus Kemp Kayseri'de takımla ilk idmanına çıktı. Bununla beraber bir başka yeni transfer Serkan Erdoğan'da Türkiye Kupasında ilk kez Beşiktaş CT formasını giyecek. Sakatlığı bulunan Fedor Likholitov ise takıma geri dönüyor. Hüseyin Beşok'u da sayarsak takım yeni görüntüsü ile ilk kez Efes Pilsen karşısında görücüye çıkacak. Efes Pilsen cephesinde ise Ender Arslan'ın 24 Ocak'ta yaşamış olduğu bir sakatlığı vardı ve 10 gün dinlendirileceği ifade edilmişti. Hazır olup olmadığı hakkında net bir bilgiye ulaşamadım.
Teknik Analiz
- Efes Pilsen Hücumları
1) Ikili Oyunlar (Kerem Gönlüm - L.Roberts endeksli)
Efes Pilsen bu sezon pick and roll düzeni çok iyi benimsemiş durumda. Özellikle Kerem Gönlüm üzerinden hücumda çok etkili oluyorlar. Ikili oyun sırasında, Lawrance Roberts'in de atletiklik özelliğini kullanarak, Kerem Gönlüm, Lawrance Roberts ikilisinden biri kendini yüksek posta atıyor. Diğeri ise içeriye penetre ediyor. Bu sayede hem rakip savunmanın düzenini bozabiliyorsun hemde miss match avantajını sağlamış oluyorsun. Aşağıda paylaştığım video ile bu hücum düzeninin savunma örneğini görebilirsiniz;
Bu savunmada görüldüğü gibi Marcin Gortat, kısa süre içerisinde yardıma giden Lewis'in adamının pas kanallarına giriyor ve top yüksek posta geldiğinde ise hemen pozisyonunu alıyor. Son Euroleague maçlarını izleyenler daha net hatırlayacaktır ki Kerem Gönlüm bu sistem içerisinde bayağı verimli oynadı.
2) Hareketli Esnek Hücum (Bootsy Thornton Endeksli)
Son yıllarda bu hücumu başarı ile oynayan az takım görmüştüm. Ancak Perasovic, hücumda çarkları öyle bir işletiyor ki hayran kalmamak elde değil. Bu hücumu daha önce sadece Euroleague'de oynadıkları maçlarda gördüm. Ama son Real Madrid maçında bu set görülmeye değerdi. Biraz da hücum setinden bahsetmek gerekirse; hücum süresince herkesin eline top değiyor. En önemlisi ise herkes hareketli top alıyor. Bu sayede kendi pas kanallarını kendi yaratıyorlar ve sonunda yüksek posta inen Thornton veya Nachbar bu seti bitiriyor. Anlattığım hücumu aşağıdaki videodan daha iyi süzebilirsiniz.
3) Içeriye Penetre Ederek (Kısa Oyuncular)
Efes Pilsen'in belki de en iyi yaptığı hücum düzeni, kısaların içeriye penetre ederek sağladıkları hücum çeşitlilikleri diyebiliriz. Bu düzenin savunmasını da video üzerinden anlatalım;
Bu hücum düzenini de bozmanın tek olaslığı, ayakları hızlı hareketli bir uzuna sahip olmaktan geçiyor. Yardım savunması ile rakibin hareket alanını kapattığın sürece başarılı olabilirsin. Bu da hiçte kolay değil. Videoda da görüldüğü gibi 3 ayrı penetre imkanıda, hareket alanı kapatıldığı için gerçekleştirilemedi.
- Beşiktaş CT Hücumları
Ergin Ataman'ın takımın başına geçmesi, transferlerin yeni tamamlanması ve yeni takımında ilk kez bu maçta seyirci karşısına çıkacak olması, hücum anlamında sağlıklı bir teknik analiz yapmayı imkansız hale getiriyor. Ancak Serkan Erdoğan ve Marcelus Kemp'in takıma katılması çok farklı hücum çeşitliliği sağlayacaktır. Ergin Ataman'ın gelmesi ile hem savunmada hemde hücumda inanılmaz bir performans sergileyen Cevher Özer'in yeni takviyelerle artan performansının daha da arttacağını düşünüyorum. Ergin Ataman'ın gelmesi ile bambaşka bir havaya bürünen diğer bir oyuncu ise AJ Ogilvy;
1) AJ Ogilvy'nin Boyalı Alanda Beslenmesi
Ergin Ataman takımın başına geçtikten sonra ilk göze çarpan gelişme; Ogilvy'nin hücumda çok iyi beslenmesi gibi duruyor. Kısalar Ogilvy'yi doğru yerde topla buluşturduğu sürece hücumda oyuncudan maksimum katkıyı alabiliyorlar. Yeter ki Efes Pilsen pas kanallarını kapatmasın;
Zayıf Halkalar
Efes Pilsen belkide son iki yılın en formda dönemini geçiriyor. Ancak unutulan bir nokta var; o da yabancı rotasyonunun etkinliği. Efes Pilsen'in başarısındaki en büyük etken yabancı rotasyonunun verimliliğidir. Efes Pilsen'in şu anda kadrosunda 8 yabancı (Wisinewski - Rakocevic - Roberts - Nachbar - Thornton - Vujcic - Radulijca - Murray) yer almakta ve bununla beraber Wisinewski'de rotasyon dahilinde Ender Arslan'ın önünde yer alıyor. Kupa maçında Murray - Radulijca ile beraber Wisinewski'nin dışarda kalmasını bekliyorum. Eğer Ender Arslan hazır durumda değilse piyango farklı bir yabancıya da çıkabilir.

Hiç kuşkusuz Efes Pilsen'in en zayıf halkası, Igor Rakocevic'in savunmadaki varlığı olsa gerek. Özellikle Eurolague maçlarında bunu daha net gördük. Rakipler birçok kez Igor Rakocevic'in savunduğu oyuncu üzerinden oynadılar ve bunun sonucunda çoğu kezde başarılı oldular. Nba'de Atlanta maçlarında sıkca gördüğümüz Mike Biby endeksli miss-match hücumlarını bizde Rakocevic üzerinden deneyebiliriz. Efes Pilsen'in bunun dışında pek bir zayıf noktası da gözükmüyor. Çünkü hem Thornton hem de Roberts savunmada neredeyse bütün delikleri kapatıyorlar.
Beşiktaş CT'da ise bu sezon sıkca dillendirdiğimiz ribaund sıkıntısını giderebilmiş değil. Fedor Likholitov'un dönmesi ile bir nebze olsun katkı verecek olsada, Roberts ve Kerem Gönlüm'ün varlığı birde Thornton'ında ribaundlardaki aktifliği büyük sıkıntı yaratacak gibi. Zaten pota altında büyük bir üstünlüğü olan Efes Pilsen, bir de ribaundlarda önemli üstünlük sağlarsa maçta önemli bir fark yaratabilir.
Bununla beraber bir diğer önemli sıkıntı ise Mire Chatman'ın 1 numarada tek opsiyon olacak olması. Özellikle Sinan Güler ile tam saha baskı karşısında çok zorlanacağını düşündüğüm Chatman'ın alternatifsiz olması maç genelinde sıkıntı yaratacaktır.
Eşleşmenin En Kritik Oyuncuları
Açıkcası şöyle bir gerçek var ki, Efes Pilsen kadrosunda şu oyuncu oyuna damgasını vuramaz diyebileceğimiz neredeyse hiçbir oyuncu yok. Bence son üç sezondur Avrupa'nın en iyi üç numarası olan Bootsy Thornton ve Bostjan Nachbar'ın olumlu veya olumsuz oyuna katkıları, paralel olarak takımına yansıyacaktır. Özellikle Nachbar'ın Beşiktaş CT'ya karşı performansları hala gözümün önünde. Geçen sezon oynanan ilk maçta 20 dakikada 20 sayı 10 ribaund, ikinci maçta ise 30 dakikada yine 20 sayı 4 ribaundlık performans sergileyek kariyer rekorlarını kırdı. Bu sezonki lig maçında da pek birşey değişmedi. 30 dakika süre aldığı maçta 21 sayı 8 ribaund ile yine sayı ve ribaund kategorilerinde kariyer rekorlarını kırdı. Ust üste bu kadar iyi performanslar tesadüf olmasa gerek. Beşiktaş CT kesinlikle Nachbar'ın ritm bulmasına izin vermemeli.
Beşiktaş CT için ise şu zamanda sadece bir isimden bahsedebiliriz o da Ergin Ataman. Belkide yeni kadrosu ile maçı en az 3 kere kafasında oynamıştır. Kime hangi rolü vereceğini, rakibi nasıl durduracağını yani yeni rotasyonu ile bu maçta nasıl oynayacağını sadece o biliyor.
Tahmin
Efes Pilsen ile Türkiye Kupasında son dört yılda bu üçüncü eşleşmemiz oluyor. Bu sefer kazananın final yolu diğer eşleşmelere göre daha kolay olacak. Beşiktaş CT şu anda tam bir kapalı kutu diyebiliriz. Yeni oyuncuları ilk defa görücüye çıkıyor. Efes Pilsen ise yabancı rotasyonuna endeksli bir takım. Sonuçta Efes Pilsen'i de kimse eski koçu Ergin Ataman'dan daha iyi analiz edemez. Ergin Ataman'a güveniyorum ve bu eşleşmeden umutluyum. Pota altında ezilmezsek ve Efes Pilsen de abartı yüzde ile dışardan oynamazsa,maçın sonuna kadar oyunda kalabiliriz. Beşiktaş CT'nın kazanması belki sürpriz olarak nitelendirilebilir ama bu sürprizi gerçekleştireceğimize inanıyorum. ( Beşiktaş CT: %51 Efes Pilsen:%49)
9 Ocak 2011 Pazar
Şanssızlık || Efes Pilsen:85 Beşiktaş CT:83
Hafta içinde yaşanan koç değişikliğinden sonra herkesin aklındaki ilk soru; Ergin Ataman'ın takımda nasıl bir etki yaratacağı idi. Sonuçta insanların alışkanlıklarından vazgeçmesi hiç de kolay değildi. Maça trafik dolayısı ile geç girmek zorunda kaldım ve yerime oturur oturmaz salonda bir anda 'sonunda be' gibi rahatlama söylemlerini işitince hemen gözlerim skorboard a gitti ve Efes Pilsen'in maça 6-0 lık seri ile başladığını gördüm. Ilk çeyrek boyunca iki takım da çok rahat basketler buldu. Aslında bakarsak Beşiktaş CT neyse de Efes Pilsen de savunmada çok yumuşak bir takımdı ve Ergin Ataman bunu çok iyi kullandı. Ergin Hoca'nın takıma ilk aşıladığı şey kesinlikle özgüven olmuş. Ilk yarıda tüm takım neredeyse hep AJ Ogilvy'nin üzerinden oynadı ve pota altında çok iyi beslediler. AJ Ogilvy her zamanki gibi oyunun tek yönünde çok iyi performans sergilerken savunmada ise sıkça kullandığım bir tabir olacak ama savunma yapma alışkanlığını hala kazanamadığını gösterdi. (Oyunun tek yönünü diyoruz ama o son periyotta kaçırdığı basket yok mu altı pasta boş kaleye kaçırmak gibi birşey; biraz yukarıdan çıkarsa belki maçı almıştık)
Maçta ilk 15 dakikayı 25-38 önde geçerken savunma hariç herşey harika gidiyordu. Şimdi diyeceksin; abi 15 dakikada Efes Pilsen gibi bir takıma 25 sayı şansı vermişiz hala savunma diyorsun. Ilk yarı sonunda sohbet ettiğimiz arkadaşlara da ifade etmiştim, maç içerisinde not etme şansı bulamadım ancak Efes Pilsen'in ilk yarıdaki kaçırdıkları şutların bazıları boş atış bazıları da doğru hücumlar sonucu kaçan şutlardı. Yani hücum düzenlerini bir türlü bozamamıştık.
Ilk yarıda dikkat çeken bir diğer isim ise Allen Iverson'dı. ( Tabi son periyodu ayrı tutuyorum; rotasyondan dolayı dinlendirme fırsatı da bulunamadığı için fiziksel olarak çok yoruldu) Allen Iverson Türkiye'ye geldiğinden bu yana NBA salonlarına en yakın salonlardan birinde ilk defa oynuyordu. Bu kadar güzel salonda oynama zevki de sanırım onun için maç başında çok farklı bir heyecan yaratmış ki ilk yarı da basketbolseverlere güzel bir resital sundu. NBA yıllarından kalma crossoverlar mı dersin yoksa basket ile sonuçlandırdığı fadeawayler mi... En önemlisi hem Ogilvy'yi hem de Cevher'i sık sık oyunda tutması ile takıma verdiği katkılardı.
Oyunun iki yönünde de maksimum verim sağlayan ve bu yenilgide en çok adına üzüldüğüm isim ise Cevher Ozer oldu. Bence bugünki maçta Beşiktaş CT forması ile en iyi kişisel performansını sergiledi. Oyunun savunma kısmında hiçbir zaman direnci düşmeyen Cevher, oyunun hücum kısmında da çok etkin rol oynadı. Tabii bunda en büyük etken de hücumdaki opsiyonların artması diyebiliriz. Ergin Ataman'ın aşıladığı özgüvenden sonra takımda dikkat çeken bir diğer nokta ise hücumdaki opsiyonların artması idi. Oyunun genelinde de bu gözüktü. Hep hücum çeşitliliği dengeli dağıldı. Daha önce bahsettiğimiz Allen Iverson Sonrası Hücum Set Opsiyonları yazısında anlatılan özel kişiye özel taktiksel opsiyonları sanki ileride daha çok izleyecek gibiyiz.
Ikinci yarı ile beraber Efes Pilsen, Kerem Gönlüm'ün fiziksel üstünlüğünden ve oyun zekasından yararlanarak çoğu hücumda topu boyalı alana indirdi. Başta ikili oyunlar olmak üzere Lakersvari üçgen hücumları ile de savunmanın düzenini bozmayı başardılar. Hatta bir ara hücumda hep doğru adamları topla buluşturdular. Çok klişe bir söz olacak ama pek hakemleri konuşmayı sevmeyen bir yapım vardır. Çünkü basketbolda kararlar o kadar saniyelik süreçte veriliyor ki bazen hata yapmaları da çok olası olabiliyor. Ancak bugün çalınan öyle düdükler vardı ki; yakaladığımız fark diferansında çoğu kez yakalanmamıza neden oldu. Şimdi tek tek pozisyonları sayıp da yazının canına okumak istemiyorum =) Tek bir pozisyondan bahsedeceğim -o da yine maçı kaybetmemize neden olan bir düdük oldu-; Mustafa Abi'ye çalınan karşılıklı teknik faul düdüğü. Çalınan teknik faul ile Mustafa Abi 4. faulunu almış oldu. Son iki maçtır çok üst düzey savunma performansı sergileyen Mustafa Abi'nin rotasyona girmesine neden oldu. Oysa ki Mustafa Abi o ana kadar sadece savunmada değil hücumda da hem Chatman hem Allen Iverson'a top getirmede yardımcı oluyordu. Rakiplerin kısalarına tam saha baskı yapması da Efes Pilsen'in hücumda istedikleri yapmasını zorlaştırıyordu. Bu kadar başa baş giden bir maçta çalınan bu düdük de Ergin Hoca'nın oyun planlarının bozulmasına neden oldu.
Savunmada Nachbar ve Kerem Gönlüm'e bir türlü çözüm bulunamaması ve son periyotta yapılan çok basit top kayıpları ile fark diferansı yavaş yavaş kapanmaya başlamıştı. Rotasyon yetersizliğinden dolayı pota altı savunmasında bir türlü istenilen seviyeye gelemedik. Bu da doğal olarak Ergin Ataman'ın savunmada elini kolunu bağladı. Bu sezonki Galatasaray CC - Fenerbahce Ulker maçında izleyenlerin dikkatini çekmiştir; Preston Shumpert gibi hareketli, kendi şutunu yaratabilen ve zaman zaman 4 numara oynayan oyuncuları savunmak için en iyi seçim ondan daha hareketli bir oyuncuyu karşısına koymaktan geçiyor. Fenerbahce Ulker de maç içerisinde bu seçimi yapmış, ondan daha hareketli olan Emir Preldzic'i alarak bir nebze de olsa Preston Shumpert'in etkinliğini azaltmayı düşünmüş ve bunda da başarılı olmuştu. Şimdi benche baktığımızda Nachbar'ı savunabilecek en iyi oyuncu Ignerski olarak duruyordu onun da ne kadar etkin savunabildiğini maç içerisinde gördük. Kerem Gönlüm'ün etkinliği ise çok normal belki Fedor olsaydı bi nebze durdurabilirdi.
Maçın sonlarına doğru gelirsek gerçekten kötü oynadık diyebiliriz. Kötü şut tercihlerinden tutup da yapılan top kayıplarına kadar bir türlü son çeyrekte oyuna ortak olamadık. Tabii bunda en büyük etken ise; Ergin Hoca'nın birbaşka çaresiz bırakan konu olan rotasyon eksikliği oldu. Sonuçta Efes Pilsen'e karşı 7 kişilik rotasyon ile oynamak (Chatman:32 Iverson:35 Bekir Yarangüme:33) ve maç boyunca aynı çizgide performansını sürdürmek çok zordu ve ne yazık ki fiziksel düşüş de maç sonuna yansıdı. Maçın sonunda kaçan serbest atışlardan sonra Kerem Tunçeri'in de son hücumda yaptığı şut tercihinin olumsuz sonuçlanması ile maç uzatmaya gitti.
Uzatma dakikalarında da aynen yukarıda bahsettiğim fiziksel olarak yorgunluk devam etti ancak ne olursa olsun son topa kadar skor da tutunmayı başardık. Ancak Chatman'ın akılalmaz faul tercihi ile maçı kaybettik. Şimdi süreden haberi yoktu da desem öyle bişey mümkün değil çünkü son topu kendi oynadı gözü hep süredeydi. Sadece şutu engellemeyi düşüncesi oldu desem o da değil bana göre bariz faul yapıyor pozisyonda. (Maçın tekrarını izlemedim sadece salondaki ekrandan pozisyonun tekrarını izleme şansını buldum) Faulden sonra da Nachbar'ın ikinci faulu kaçıramaması da ilginç anektodlardan biri idi bence.
Şansız bir şekilde yenildik. Ancak ben Ergin Ataman'ın zamana ihtiyacı olduğunu ve uzun vadede başarılı olabileceğine inanıyorum. Öncelikle Nachbar gibi Shumpert gibi hareketli uzunları savunabilecek ve en önemlisi ribaund toplayabilecek bir uçan kaçan Amerikalı uzuna ihtiyacımız var. Bir diğer çok önemli eksik ise sırtı dönük oynayabilecek ve savunmada belli bir sertlik çizgisi olan bir 5 numara. Ogilvy'nin savundukları son 3 maçtır neredeyse kariyer rekorları kırıyorlar. Belki bu pozisyon döndüğünde Fedor ile doldurulabilir veya Dudley-Michael Wright vb. yerli uzun ile 4-5 de yerli rotasyona ekleme yapıp rotasyon genişletilebilir. Bir de ek olarak kesinlikle hareketli bir 3 numara eksiğimiz olduğunu dusunuyorum. Gerçekleşecek takviyelerin takıma katkıları ile bu sezonu kurtarabiliriz. Önümüzdeki sezon ne olacağı hiç belli olmaz; bakarsınız Euroleague elemesinde 2 takım oynar.
7 Ocak 2011 Cuma
Efes Pilsen Maçı 45 Lira
Efes Pilsen ülkemiz basketbolunun çok çok önemli bir figürü. Her ne kadar yıllarca müessese kulüplerinin ülke basketboluna ne kattıklarını sorsam ve eleştirsem de, Beşiktaş'ın bu halini gördükten sonra, "en azından bir kulüp disiplinleri var" diyebileceğim bir spor kulübü. Çeşitli yasalarla ülkeden kaçıp gitmesi istenmeyecek kadar değerli bir kulüp.
Ancak kulüp, son yıllarda anlamsız bir seyirci düşmanlığı içerisine girdi. Bilet değerini 1 TL'ye kadar çekip yine sıkıntı yaşayan Efes Pilsen. Beşiktaş maçında 45 TL'ye itelediği biletin sahibini yarın 1 TL'den maçına davet etmeyecekmiş gibi...
Efes Pilsen gibi bir kulüpsünüz, yıllardır ilk okullardan çocukları maça getirtip bayrak sallatmak dışında hiç bir girişiminiz olmamış, elinizdeki tek seyirci potansiyelini de çok da önemli olmayan bir lig maçı için kaybediyorsunuz.
Efes Pilsen taraftar bulmanın, salonunu doldurmanın, Beşiktaş & Fenerbahçe & Galatasaray taraftarına yatırım yapıp, onların gönüllerini kazanmaktan geçtiğini yıllardır farkedemedi. Hala bu tip maçları 3. sınıf Galatasaray - Fenerbahçe maçı zihniyetiyle algılayıp fiyat politikası belirliyorlar.
Efes Pilsen gibi sportif başarıdan öte, marka değerini yatırım yapan bir müessesenin salonlarda bulunan binlerce sporseveri "rakip" değil, "müşteri" olarak addetmemesi ne büyük bir hayal kırıklığıdır...
Efes Pilsen bu maçı kazansa, sene sonunda şampiyon olsa ne olur... Beşiktaş taraftarı maça gelip takımına destek verse ne değişir... Efes Pilsen, kağıt üzerinde rakibi gibi görünen Fenerbahçe'yle esasında rakip değil. Çünkü hitap edeceği bir kendi taraftarı yok. Salonda Efes Pilsen şarkısı çalındığında hedef kitle -maalesef- Fenerbahçe seyircisi.
Bir müessese kulübünün temel meselesi salon kapılarının sonuna kadar açılması değil midir?
Cumartesi günü çok da uygun bir saatte, uygun bir salonda, eşimi alıp güzel bir basketbol maçı seyretme şansım vardı. Bilet fiyatını öğrendiğim dakika itibariyle Efes Pilsen tarafından kaybedildim. Bu kayıp, benden gelecek 45 Liranın kaybından çok daha büyük oysa ki.
Farkındalar mı acaba?
Ancak kulüp, son yıllarda anlamsız bir seyirci düşmanlığı içerisine girdi. Bilet değerini 1 TL'ye kadar çekip yine sıkıntı yaşayan Efes Pilsen. Beşiktaş maçında 45 TL'ye itelediği biletin sahibini yarın 1 TL'den maçına davet etmeyecekmiş gibi...
Efes Pilsen gibi bir kulüpsünüz, yıllardır ilk okullardan çocukları maça getirtip bayrak sallatmak dışında hiç bir girişiminiz olmamış, elinizdeki tek seyirci potansiyelini de çok da önemli olmayan bir lig maçı için kaybediyorsunuz.
Efes Pilsen taraftar bulmanın, salonunu doldurmanın, Beşiktaş & Fenerbahçe & Galatasaray taraftarına yatırım yapıp, onların gönüllerini kazanmaktan geçtiğini yıllardır farkedemedi. Hala bu tip maçları 3. sınıf Galatasaray - Fenerbahçe maçı zihniyetiyle algılayıp fiyat politikası belirliyorlar.
Efes Pilsen gibi sportif başarıdan öte, marka değerini yatırım yapan bir müessesenin salonlarda bulunan binlerce sporseveri "rakip" değil, "müşteri" olarak addetmemesi ne büyük bir hayal kırıklığıdır...
Efes Pilsen bu maçı kazansa, sene sonunda şampiyon olsa ne olur... Beşiktaş taraftarı maça gelip takımına destek verse ne değişir... Efes Pilsen, kağıt üzerinde rakibi gibi görünen Fenerbahçe'yle esasında rakip değil. Çünkü hitap edeceği bir kendi taraftarı yok. Salonda Efes Pilsen şarkısı çalındığında hedef kitle -maalesef- Fenerbahçe seyircisi.
Bir müessese kulübünün temel meselesi salon kapılarının sonuna kadar açılması değil midir?
Cumartesi günü çok da uygun bir saatte, uygun bir salonda, eşimi alıp güzel bir basketbol maçı seyretme şansım vardı. Bilet fiyatını öğrendiğim dakika itibariyle Efes Pilsen tarafından kaybedildim. Bu kayıp, benden gelecek 45 Liranın kaybından çok daha büyük oysa ki.
Farkındalar mı acaba?
Etiketler:Efes Pilsen,Gürcan Ulusoy | 21
Yorum
8 Mayıs 2010 Cumartesi
Beşiktaş - Efes Pilsen Serisi
Bir tarafta Euroleague'de şansız şekilde elendikten sonra hazırlık maçları ile çarşamba, pazar maç oynarak playofflara hazırlanan ve son 11 maçın 9 unu 20+ sayı farkla kazanan normal sezon lideri Efes Pilsen, diğer tarafta ise sezon başından bu yana olumsuzluklarla boğuşan Beşiktaş. Birde Efes Pilsen'in seriye 1-0 önde başlayacağını da düşünürsek serinin mutlak favorisi Efes Pilsen olduğu aşikar. Efes Pilsen çeyrek finalde Erdemirspor'u rahat bir seri sonunda 3-0'la geçerken Beşiktaş ise ligin kalburustu takımlarından ve deplasmanda 6 senedir yenemediği Türk Telekom'u bir sezonda 3 kez yenerek seriyi 3-1 geçmeyi başardı. Serinin yıldızı ise maddi sıkıntılardan ötürü takımdan ayrılmaktan son anda vazgecen Brad Newley idi. Okay Karacan'ın Newley hakkında ki görüşü herşeyi özetler nitelikte;
İtalya'da Beşiktaş'ta tahsil edemediğinden fazlasını alacakken, kariyerine ihanet etmeyen, bir adım öne çıkmak için iki adım geriye giden, işine odaklanan Newley'e bizim verebileceğimiz tek ödül alkış olur.
Efes Pilsen cephesinde ise Erdemirspor serisinde kadro derinliği de göz önüne alındığında hemen hemen her oyuncudan maksimum verim alınabilmiş.
Serinin En Kritik Oyuncuları
Beşiktaş açısından serinin en kritik oyuncusu çeyrek finalde Türk Telekom karşısında gösterdiği performans ile hiç kuşkusuz Brad Newley olacaktır. Newley özellikle ikinci ve üçüncü maçta tam Naumoski vari oyunu ile tek başına maçı götüren isimdi. Anlatılanlara göre saatlerce özel antreman ve şut çalışması yapıyormuş umarım bu çalışmanın karşılığını Efes Pilsen maçında da kat ve kat alır. Ikinci ve üçüncü maçta Newley üzerinden oynanan sıkca gördüğümüz 2 ayrı hücum sistemi vardı. Biri bildiğimiz Aydın Örs'un Naumoski üzerinden oynattığı uzunların birini kenara diğerini de dışarıya çekerek boyalı alanı boşaltıp Newley'i içeriye penetreler ile ya boş alanı iyi bir şekilde kullanmısı sağlamak ya da içeriye penetre edildiğinde ikili sıkıştırmaya gelindiğinde boş adamı bulmak. Newley bu oyunu Türk Telekom serisinde çok iyi başardı. Bir diğer hücum sistemi ise Newley - Fedor Likholitov ikili oyunları. Fedor boyuna göre fundamentalı çok iyi düzeyde ve ribaund sezgisi de yüksek düzeyde olan bir oyuncu. Daha çok Fedor içeriye gömüldüğünde ikili oyun sırasında ona ikili sıkıştırma geliyor o sırada Newley kendini hemen köşelere atıp üçlük pozisyonunda bekliyor. Artık ondan sonra herşey Fedor'un pas yeteneğine kalıyor.
Efes Pilsen cephesinde ise serinin kritik oyuncusu olabilecek o kadar çok oyuncu var ki. Son maçta 6.yabancı olduğu için oynamayan Mario Kasun'un maliyeti takımın maliyetinin yarısıdır belkide. Efes Pilsen'de geçtiğimiz maçlara bakıldığında bir oyuncunun performansı dikkat çekiyor. O da Bostjan Nachbar. Nachbar sezon içerisinde sezonun en yüksek skoruna iki maçta ulaşmış. Bunlarda Beşiktaş maçlarında 20 sayılık performanslar. Özellikle Akatlar'da ki performansı hala akıllarda. O gün neredeyse ne attıysa girmişti. Zaten Nachbar'ın öyle yüksek isabet oranını bir o maçta görmüştüm bir de Türk Milli Takımı'na karşı geçen sene Avrupa Şampiyonası'nda gördüm. Hiç kuşkusuz serinin de en kritik oyuncularından biri olacaktır. Yine büyük bi ihtimal Nachbar-Cevher eşleşmesi görebiliriz. Nachbar, Cevher'e göre ayakları cok daha hızlı olduğu için Cevher'i dışarı çektiğinde ya çok rahat faul alıyor ya da Cevher'i rahat geçebiliyor. Bunun için maç içerisinde ara ara kesinlikle alan savunmasına geçilmeli. Çunku Efes Pilsen bir hava yakaladığında, ne olduğunu anlamadan bi bakmışsın fark bir anda 15 oluvermiş. Alan savunmasının önemi de burda ortaya çıkıyor. Bi nebze olsa da hucum ritmlerini bozmak.
Zayıf Halkalar
Beşiktaş'ın yine en büyük handikabı pota altı rotasyonunda olacaktır. Nasıl Türk Telekom serisinde Likholitov'u yıpratarak hemen 4 faul aldırıp ardından oyunu pota altına yıktılarsa, Efes Pilsen'de maçın başında pota altından oynarak uzunlarımızı erken faul problemlerine sokmak isteyeceklerdir. Kasun-Kaya-Nachbar-Ermal ve hatta Ergin Ataman'ın oyun koparan 4 kısa düzeninde Shumpert böyle bir pota altı rotasyonuna karşı baş etmek imkansız gibi duruyor. Bu nedenle hem Cevher hem de Likholitov erken oyundan düşmemeleri gerekir.
Efes Pilsen cephesinde ise, lig maçlarını ölçü alırsak herhangi bir zayıf halkası gözükmüyor. Çünkü kadro o kadar geniş ki benchde muhakkak bir eksiklik yani oyunda bir delik olduğunda o deliği kapatacak bir oyuncu cıkıveriyor. Bu nedenle Euroleague maçlarını ölçü alırsak, Efes Pilsen'i yenen takımlar öncelikle tam saha baskı uygulamasını sıkca yapıyorlardı. Cunku Efes Pilsen'e sadece 10-15 saniye arası hücum etme şansı veriyorlardı. Ancak Beşiktaş'ın kısıtlı rotasyonunu da düşündüğümüzde tam saha baskıdan dolayı fiziksel olarak oyundan erken düşebilirler. Ama ne olursa olsun Efes Pilsen'in yenmenin birinci şartı tam saha baskıdan geçiyor. Bir diğer etken ise Alan savunması. Özellikle Igor Rakocevic oyunda olduğu zamanlar da geçilebilecek alan savunmasında kaçabilecek şutlar hemen takımı demoralize edebiliyor. Istanbul'da ki Olympiakos maçını gözünüz önüne getirin; resmen Rakocevic uzerinden tüm takım demoralize oldu.
Serinin Düğümü
Beşiktaş açısından serinin düğümü yukarıda da biraz bahsettiğim gibi tam saha baskıdan geçiyor. Efes Pilsen Kerem Tunceri önderliğinde hem çok iyi şutorlere hem de çok iyi uzun rotasyonuna sahipler. Bu nedenle Kerem ne kadar az süre topla oynarsa hucumları o kadar fazla aksar. Tam saha baskı sayesinde Efes Pilsen'e 10 veya 15 saniye arası hucum yaptırırsan hücumda ister istemez bir telaş oluşabilir. Hücumda ise Beşiktaş için tabir-i caizse her top altın değerinde olacaktır. Brad Newley'nin hücum performansı takımın hücumda en belirgin unsur olacaktır. Telekom serisinde bize Naumoski'yi hatırlatan Newley şimdi de Efes Pilsen'lilere eski günleri yad ettirebilecek mi bekleyip göreceğiz artık ..
Takvim
09 Mayıs Pazar || Efes Pilsen - Beşiktaş
12 Mayıs Carsamba || Beşiktaş - Efes Pilsen
14 Mayıs Cuma || Beşiktaş - Efes Pilsen **
17 Mayıs Pazartesi || Efes Pilsen - Beşiktaş **
Seri Tahmini
Efes Pilsen seride 1-0 önde başlamanın yanında hem kadro derinliği ve koçu hem de tecrübesi ile serinin doğal olarak mutlak favorisi konumunda. Haluk Yıldırım'ın maç sonu röportajı ve maddi açıdan çıkan olumsuz haberlerden sonra da ilk mac herşeyi belirleyecek gibi duruyor. Ilk maçı kaybedersek seri 3-0 biter. Ancak olurda ilk maçta bir sürpriz yaşanırsa Akatlar'da Efes Pilsen 2 maç ust uste kazanamaz. Bu nedenle seri son maça kalır. Tahminim ise ne yazık ki ilk olasılıkdan yana; 3-0 Efes Pilsen.
Serinin Düğümü
Beşiktaş açısından serinin düğümü yukarıda da biraz bahsettiğim gibi tam saha baskıdan geçiyor. Efes Pilsen Kerem Tunceri önderliğinde hem çok iyi şutorlere hem de çok iyi uzun rotasyonuna sahipler. Bu nedenle Kerem ne kadar az süre topla oynarsa hucumları o kadar fazla aksar. Tam saha baskı sayesinde Efes Pilsen'e 10 veya 15 saniye arası hucum yaptırırsan hücumda ister istemez bir telaş oluşabilir. Hücumda ise Beşiktaş için tabir-i caizse her top altın değerinde olacaktır. Brad Newley'nin hücum performansı takımın hücumda en belirgin unsur olacaktır. Telekom serisinde bize Naumoski'yi hatırlatan Newley şimdi de Efes Pilsen'lilere eski günleri yad ettirebilecek mi bekleyip göreceğiz artık ..
Takvim
09 Mayıs Pazar || Efes Pilsen - Beşiktaş
12 Mayıs Carsamba || Beşiktaş - Efes Pilsen
14 Mayıs Cuma || Beşiktaş - Efes Pilsen **
17 Mayıs Pazartesi || Efes Pilsen - Beşiktaş **
Seri Tahmini
Efes Pilsen seride 1-0 önde başlamanın yanında hem kadro derinliği ve koçu hem de tecrübesi ile serinin doğal olarak mutlak favorisi konumunda. Haluk Yıldırım'ın maç sonu röportajı ve maddi açıdan çıkan olumsuz haberlerden sonra da ilk mac herşeyi belirleyecek gibi duruyor. Ilk maçı kaybedersek seri 3-0 biter. Ancak olurda ilk maçta bir sürpriz yaşanırsa Akatlar'da Efes Pilsen 2 maç ust uste kazanamaz. Bu nedenle seri son maça kalır. Tahminim ise ne yazık ki ilk olasılıkdan yana; 3-0 Efes Pilsen.
Etiketler:asist time,Besiktas Cola Turka,Efes Pilsen,Tbl | 18
Yorum
15 Kasım 2009 Pazar
Besiktas 84-88 Efes Pilsen
Maçtan önce arkadaşlar ile sohbet ederken en çok değindiğimiz konu Efes Pilsen'in yavaş yavaş oturttuğu 4 kısalı sistem ve bu sistem içerisinde Shumpert ve Nachbar'ın rolleri idi. Maç suprizlerle başladı ilk surpriz salon dışında yaşandı ve ilk defa maça girerken kimlik kontrolu ile karşılaştım! Bu konuyu pek irdelemek istemiyorum çünkü maç içerisinde de takımı etkileyecek yönetim aleyhine çok fazla tepki de vardı. Yani neresinden tutsak artık elimizde kalacak bir konu şahsen iki tarafında bu konuyu abarttığını düşünüyorum. Neyse maça dönecek olursak ikinci büyük surpriz ise Charles Smith'in 6. yabancı olarak kenarda oturmasıydı. Charles Smith'in kenarda oturması demek dışarıdan oynanmayacağının işareti idi. Ve asıl surpriz ise maçın başında yaşandı Efes Pilsen bugüne kadar oynadığı maçlar dışında Besiktas'ı iyi etut edip ilk çeyrek boyunca çift uzunla oynayıp hep içerden oynayarak takımı içeriye gömerek oynadı.
Etiketler:asisttime,Besiktas Cola Turka,Efes Pilsen,Tbl | 13
Yorum
12 Kasım 2009 Perşembe
TBL / Beşiktaş Cola Turka - Efes Pilsen
Saat: 15:00
Cola Turka Arena / Akatlar
Daha Büyük Haritayı Görüntüle
Daha Büyük Haritayı Görüntüle
Etiketler:Beşiktaş Cola Turka,Efes Pilsen | 32
Yorum
18 Haziran 2009 Perşembe
Turgay Demirel
Biz bu abiyi Galatasaray'lı bilirdik ama son yaşananlar ve yazılıp çizilenler gösteriyor ki o da eski Galatasaray'lılardan (bkz:Emre Belozoğlu). Beşiktaş klübünün istemediği ve desteklemediği bir adamdı ama diğer klüplerimizden gayet büyük destekler alarak yoluna devam etti. Hatta Beşiktaş Cola Turka şube direktörü Hasan Bozkurter zamanında kendisi için epey ağır laflar etmişti.
Şu anda Türk basketbolunun geldiği yere bakıyorum da; böyle bir lig, böyle bir Milli Takım başka hangi Avrupa ülkesinde var acaba? Ülker'in sponsor olduğu üç takım Beko Basketbol Ligi'nde, Efes Pilsen yavrusu Daruşşafaka ile aynı ligde. Milli takımın hocası Fenerbahçe Ülker'in de hocası ve genç oyuncular Tanjevic ve Demirel'le Fenerbahçe'ye gelmeleri için ikna ediliyor. Alpella diye bir takımdan sezonun ortasında en değerli oyuncuları apar topar Fenerbahçe Ülker'e getiriliyor. Başka bir ülkede bunlar yaşansa kıyamet kopar diyeceğim ama zaten yaşanması mümkün değil.
İimdi seneye Beko Basketbol Ligi başlayacak ve biz burada takımımızla ilgili birşeyler yazmaya çalışıcaz (Tabi yönetim konuşulacak bir takım bırakırsa). İyi de balık baştan kokar misali (Artık kokmak ta değil, çürümüş resmen) başkanı bu olan ligin nesini yazacağız?
Ben kendi namıma Turgay Demirel'e e-mail atıp istifasını istiyeceğim. Lakin ülkemizde yeri geldiğinde istifa etmenin bir erdem olduğunu bilen insan sayısı galiba çok az.
Etiketler:Efes Pilsen,Exavier Mcdaniel,Fenerbahçe Ülker,Turgay Demirel | 6
Yorum
17 Haziran 2009 Çarşamba
Kapak derken!
Etiketler:Efes Pilsen,kapak,Tathar | 31
Yorum
14 Şubat 2009 Cumartesi
14 Şubat 2009 Beşiktaş Cola Turka-Efes Pilsen Maçı
Akatlar Arena 19:00
Efes Pilsen'de cezalı Kaya Peker ve sakat Milos Vujanic kadroda bulunmuyorlar...
Bizde eksik yok.
(Taraftar dışında eksik yok...)
Etiketler:Basketbol,Beşiktaş Cola Turka,Efes Pilsen | 3
Yorum
Kaydol:
Kayıtlar
(Atom)
Ara
-
DERBİ POZİSYON ANALİZLERİ - 1- 0:24 saniye! Gatasaray'ın ilk etkili atağı. Burada en büyük hata *Jailson'un partneri Serdar Aziz'e gereksiz yakınlığı oldu.* Seri burada muhteşem bi...6 yıl önce
-
Feda, Sefa, Farklı Olsun bu Defa - Beşiktaş'ın son dönemini iki ana çizgi olarak ikiye ayırmak mümkün. 1- Yıldırım Demirören dönemi 2- Fikret Orman dönemi. Ben Yıldırım Demirören dönemini te...7 yıl önce
-
Bir Sağ Bek, Üç Mevki: Aaron Wan-Bissaka - Premier Lig geçtiğimiz hafta başladı. Hem takım hem de oyuncu bazında her sezon yeni bir hikaye demek. Galiba geçtiğimiz sezon hiç de fena bir görüntü verm...8 yıl önce
-
Duhuliye - Duhuliye'den 5 ay önce haberim oldu. O da bu fotoğraf sayesinde. Bunca zamandır nasıl hiç duymamışım derken, etrafımdaki çoğu Beşiktaşlının da bilmediğ...9 yıl önce
-
Euroleague bwin Mart 2015 MVP Nemanja Bjelica Röportajı - Fenerbahçe Ülker dokuz maçlık bir galibiyet serisi yakalamış durumda ve 2008-2009 sezonundan bu yana ilk kez Euroleague 'playoff'larına katılma hakkını ...11 yıl önce
-
Önce krampon, sonra performans - Her çocuk gibi sokaklarda başlayan futbol maceramız, bazı çocukların yaptığı gibi benim de toprak sahada devam etmişti. Sonrası okul, iş, hayat mücadele...11 yıl önce
-
NBA: Bir Ayın Ardından... (Part 1) - Her ne kadar başlığımızda bir aylık zaman dilimini ele aldıysak gerek tembellik, gerek iş güç yüzünden yazının paylaşılması, gerekli güncellemeler yapıldı...11 yıl önce
-
Manchester United - Burnley maçı - Manchester'ın ligin yeni takımı Burnley deplasmanında galibiyet alması bekleniyordu ama yine olmadı. Geride kalan 3 haftada takım henüz galibiyet görem...12 yıl önce
-
Bu Sefer Bahanem Var - Yine ihmal ettim blogu ama bu sefer sağlam bahanem var. Son 9 senedeki ikinci kıtalar arası taşınma olayına kalkıştım. Bilenler bilir, son 9 senedir Avu...12 yıl önce
-
Babylon Dergisi Röportajı - http://www.aliece.com/2013/11/babylon-dergi-ali-ece-roportaji/#more-189512 yıl önce
-
Arsenal Kendine İnanıyor - Arsene Wenger'in sözleriyle, *"İyi bir rakibe karşı alınmış tatmin edici galibiyet." *Arsenal hafta sonu Liverpool'u oyun dışı bırakarak, bölüm bölüm saha...13 yıl önce
-
Hiç Unutmadığım... - 17 sene önce bugün tek bir imzanın milyonlarca insanı bu kadar etkileyebileceğini tahmin edemezsiniz. O adam hakkında bir sürü yazı yazdım, hala okuyan ...13 yıl önce
-
-
