.

.

.
Ekşi Beşiktaş. Blogger tarafından desteklenmektedir.

Spor Toto Türkiye Kupası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Spor Toto Türkiye Kupası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
13 Şubat 2011 Pazar

Türkiye Kupasında 100 Yıllık Derbi Finali

Bir tarafta, son yılların en iyi organizasyonunu oluşturan Fenerbahçe Ülker, diğer tarafta ise yeniden yapılanan Beşiktaş CT. Bu sezon 26. düzenlenecek olan Türkiye Kupasında Beşiktaş CT 2 kez final oynamasına rağmen, kupayı hiç müzesine götüremedi. ( Bir de şu 39 sene olayı vardı dimi, merak ediyorum acaba 1973-1992 yılları arasında Türkiye Kupasını kimler kazandı?) Teknik Analiz - Fenerbahçe Ulker Hücumları 1) Ömer Onan Endeskli Esnek Hücum Fenerbahçe Ülker'in en çok kullandığı hücum setlerinin başında, yukarıda çizilmiş set geliyor. Bu hücum setini genellikle Ömer Onan ve Emir Preldzic üzerinden oynuyorlar. Bu hücum setininin başarılı sonuçlanması için, oyuncuların hareketli top alması gerekir. Ukic ile başlayan hücum setinde; öncelikle sol dip çizgide pozisyonunu alan Marko Tomas, Ukic'in hareket alana geçip topu alıyor. Ardından dışarı koşu yapan Kaya Peker'de aldığı pas sonrasında, oyunun yönünü değiştirip, kendisine doğru gelen Ömer Onan'a topu geçiriyor ve perdeleme yaparakta Ömer Onan'ın savunmasından kurtulmasını sağlayıp, boş şut imkanı doğuyor. 2) Emir Preldzic Endeksli Hücumlar Neven Spahija'nın gelmesi ile, Euroleague'in en önemli genç yeteneklerinden biri konumuna gelen Emir Preldzic, bugünkü maçta da benim en çekindiğim isimlerin başında geliyor. Emir Preldzic ile en sık kullanılan setlerden biri; uzunun perdesi sonrası, yüksek postdan içeriye doğru penetre ederek attığı basketler. Ömer Onan'da olduğu gibi Emir Preldzic'in de atlet özelliklerinden yararlanılması bu setin kullanabilirliğini arttırıyor. Pozisyonun başında yapılan uzun - kısa paslaşmasından sonra, dikey koşu yaparak savunmacısından kurtulup kendine boş koridor alanı yaratan Emir Preldzic, pozisyonuda ya turniye yada şut olarak sonlandırıyor. Türk statüsünde de oynayan Emir Preldzic için, bir diğer önemli set ise; içeriye penetreleri sonrası rakip savunmalarının düzeni bozması olarak değerlendirebiliriz. Özellikle Preldzic, bize çok büyük eşleşme problemi yaratacağı düşünüyorum. Bakalım Emir Preldzic'in etkinliğine bir çare bulabilecekmiyiz ? - Beşiktaş CT Hücumları 1) AJ Ogilvy Üzerinden Hücum Çeşitliliği Açıkcası AJ Ogilvy'yi maç içerisinden bu kadar iyi besleyebileceğimizi tahmin etmiyordum. Ama Ergin Ataman, AJ Ogilvy'i inanılmaz etkin kullanıyor. Yukarıda çizilen hücum setini son maçta sıkca görmüşsünüzdür. Setin süresi 4 ile 6 saniye arasında sürüyor. Mire Chatman hızlı bir şekilde topla yarı sahayı geçip, hiç bekletmeden sola doğru koşu yapıyor. O sırada Serhat'da hızlı bir şekilde ortaya doğru koşu yapıp pası alıyor. Son olarak da Serhat, pası alır almaz yüksek postda hazır kıta bekleyen Ogilvy'e topu indiriyor ve Ogilvy'de hızlı olmasının avantajı ile basketi buluyor. AJ Ogilvy üzerinden oynanan bir diğer oyun ise, kısaların içeriye penetre ettiklerinde, yardıma oyuncu geldiği anda topu ya direk Ogilvy ile buluşturuyorlar yada topu çevirip yine sonunda Ogilvy ile seti bitiriyorlar. Ogilvy'yi etkin kullandığımız bir diğer oyun ise ikili oyunlar. Özellikle yüksek postda şut tehditide olması büyük bir avantaj sağlıyor. 2) The Magnificent Three ( Kemp - Chatman - Serkan) Son Trabzonspor maçına damga vuran bu muhteşem üçlü için ayrı bir parantez açmak gerekir. Dikkat ettiyseniz bu üç oyuncudan biri, savunmacısı ile bire bire kaldığında, takım hep farklı pozisyonlar aldı ve oyuncusuna göre de farklı hareket alanı yarattı. Içeriye penetre eden oyuncunun önemini sıkca belirtmiştim ve Kemp transferi ile takımın ne kadar önemli bir eksikliği giderdiğini Trabzonspor maçı ile gördük. Tahmin Iki takım arasındaki zayıf halkalara veya oyuncu değerlendirmesine girmek istemedim. Çünkü gerçekten iki takım arasında bayağı bir fark var. Fenerbahçe Ülker, Beko Basketbol Liginin çok çok üstünde bir takım. Kısacası finalin keyfini çıkarmaya bakalım. Doğal olarak mantığım Fenerbahce Ulker kazanır desede gönlümden tabi Beşiktaş geçiyor. Hatta ilk defa gönlümden skor tahmini bile yapmak geçiyor. Direk skor tahminimi veriyorum =) Beşiktaş CT: 77 Fenerbahce Ulker:73
12 Şubat 2011 Cumartesi

Finalin Adı: Besiktas CT - Fenerbahce Ulker

Spor Toto Türkiye Kupası Yarı Final maçında Beşiktaş CT, büyük bir çekişmeye sahne olan maçta MP Trabzonspor'u 90-88 yenerek adını finale yazdırdı. Yüksek tempoda geçen maçta galibi savunmalar değil, hücum performansları belirledi. MP Trabzonspor, hem Michael Wright'ın birebir oyunları hemde Wright üzerinden oynanan ikili oyunlarla skorda üstünlük kursada, Beşiktaş CT'ın yeni transferleri Marcelus Kemp ve Serkan Erdoğan'ın muhteşem performansları maçı Beşiktaş CT'ya getirdi. Maç Öncesi Özellikle koç değişikliğinden sonra MP Trabzonspor bambaşka bir havaya büründü. Rotasyonunda Michael Wright'ın da Türk satatüsünde olması onlar için en büyük avantajdı. Çünkü bu sayede Ersin Görkem + 4 yabancı ile iyi sayılabilecek bir rotasyona sahiptiler. Bununla beraber iki guardı da birbirini çok tamamlıyor. Rasic daha çok oynatma rolunde iken Milosevic ise daha çok içeriye drive ederek hücum anlamında katkılar veriyordu. Beşiktaş CT cephesinde ise Fedor Likholitov şoku yaşanıyordu. Tekrardan sakatlanan Likholitov'un MR sonuçlarının ardından maçta oynayamayacağı açıklandı. Maçın Öyküsü Beşiktaş CT maça Chatman,Kemp,Serhat,Cevher ve Ogilvy beşi ile başladı. Maçın hemen başında MP Trabzonspor, M.Wright'ın 4 sayı Ersin'in de 3 sayı 1 asist ve 1 top çalmalık performansı ile ilk 2.30 saniyeyi 7-2 önde geçti. Beşiktaş CT cephesinde ise ilk dakikalarda Mire Chatman - AJ Ogilvy ikili oyunları vardı. Iki takımda genellikle uzunları besliyordu. Ilk 5 dakika 11-9 MP Trabzonspor üstünlüğü ile geçilirken, MP Trabzonspor'da Wright, Beşiktaş CT'da ise Ogilvy 5'er sayı ile takımların en skorer oyuncularıydı. Ilk 5 dakika içerisinde, maça dair en güzel anektod ise Rasic'in harika no-look pası sonrası Michael Wright'ın basketiydi. Efes Pilsen maçında harika bir son çeyrek geçiren Mire Chatman, alternatifsiz olmasından da dolayı dinlendirilmek için 5.dakikada Mustafa Abi ile yer değiştirdi. Mustafa Abi'nin girmesiyle tam sahaya baskıya başlayan Beşiktaş CT, rakibini hataya zorladı. Ancak A.Rasic'in hücumdaki harika yönetimi devam etti. Oyun görüşü çok üst düzeyde olan Rasic, neredeyse ilk yarı boş pozisyonda olan bütün oyuncuları topla buluşturdu. Periyodun bitmesine 3 dakika kala MP Trabzonspor yüksek postda Michael Wright ile bulduğu sayı ile 14-13 öne geçti. Efes Pilsen maçında belirsiz bir rotasyon görüntüsü çizen Ignerski, Cevher Özer ile yer değiştirerek 4 numara da oyuna girdi. Çeyreğin son dakikalarında ise karşılıklı bire bir zorlamalar ile atılan basketlerle ile ilk çeyrek 22-19 Trabzonspor üstünlüğü ile sona erdi. Beşiktaş CT, ikinci çeyreğe iki top kaybı yaparak başladı. Top kayıpları üst üste gelince tam saha baskıya geçen Beşiktaş CT bunda da başarılı oldu. Ilk üç dakika sonunda Serkan Erdoğan'dan gelen 5 sayı ile 29-28 MP Trabzonspor üstülüğü vardı. Ikinci çeyreğin 4. dakikası itibari ile Beşiktaş CT, boyalı alanı ve yüksek postu çok iyi kullanan MP Trabzsonspor'a karşı alan savunması denedi ancak bu savunmada pek uzun sürmedi. Önce Serkan Erdoğan ardındanda Ignerski'nin üçlüğü ile 6. dakikada Beşiktaş CT 36-35 öne geçmeyi başardı. M.Wright'a bir türlü önlem alamayan Beşiktaş CT, ikinci çeyrekte Serkan Erdoğan'ın hücumdaki etkili performansı ile (7 sayı) skora ortak oldu. Periyodun sonuna doğru ise Chatman ve Mustafa Abi'den sonra Serhat Çetin, bir numarada oynadı. Son dakikaları karşılıklı basketlere sahne olan maçın ilk yarısı 44-42 MP Trabzonspor'un üstünlüğü ile sonuçlandı. Ikinci yarıda ise The Magnificent Three (Mire Chatman - Serkan Erdoğan - Marcelus Kemp) maça damgasını vurdu. Uçüncü çeyreğin başında Mire Chatman, ilk dört dakikada 2 sayı 1 asist 1 top çalma ve 1 ribaund alarak oyunda dengeyi sağladı ve skora 48-48 eşitlik geldi. Beşiktaş CT'da Marcelus Kemp bire bir hücum ederek bulduğu 5 sayıya karşılık, MP Trabzonspor Michael Wright endeksli hücumlarla skor üretmeye devam etti. Ergin Ataman'da önemli katkı veren Chatman'ı 4. çeyreğe hazır olması için dinlendirmek istedi ve Serhat'ı bir numaraya çekti. Serhat Çetin - Ogilvy ikili oyunları ile periyodun son 30 saniyesinde skora 63-63 ile yeniden eşitlik geldi. Son hücumu iyi değerlendiren MP Trabzonspor 3. periyoduda 66-63 önde tamamladı. Büyük bir çekişmeye sahne olan son çeyrekte, iki takımda yüksek tempoda oyunlarını sürdürmeye devam etti. Son çeyreğe Beşiktaş CT, Chatman - Serhat - Ignerski - Ogilvy - Cevher beşi ile başlarken, Ogilvy daha 2. dakikada yaptığı faul ile 4. faulunu alıp, kenara gelmek zorunda kaldı. Ogilvy'nin yerine Kemp oyuna girerken, Ignerski ise 4 numaraya çekildi. MP Trabzonspor ise boyalı alanı çok iyi kullanmaya devam etti. Hatta son çeyrekte yanlış hatırlamıyorsam alçak posttan ve boyalı alandan hiç şut kaçırmadılar. Periyodun ilk 3 dakikasında 71-69 MP Trabzonspor üstünlüğü vardı. Ancak bu dakikada oyuna giren Serkan Erdoğan, son iki dakikada gösterdiği performans ile maçı Beşiktaş CT'ya getirdi. Son 5 dakikaya 75-71 önde giren MP Trabzonspor hücuma çıkarken yaptığı basit hatalar ile farkı açamadı. Beşiktaş CT'da ise fitili ateşleyen oyuncu Marcelus Kemp oldu. Marcelus Kemp önce 02.25 kala attığı üçlük ile skoru tek sayıya indirdi. Ardından kaptığı toplarlada oyununun momentumunu lehlerine çevirmiş oldu. Serkan Erdoğan son 2 dakikada üst üste attığı 7 sayı ile skorda, BeşiktaşCT'nın 83-81 öne geçmesini sağladı. Ardından, önce Kemp'in asisti Ogilvy'nin basket faulu ve hemen sonrasında Kemp'in sayılarıyla skor son 17 saniyede 89-85'e geldi. Son hücumda ise MP Trabzonspor, Obasohan'ın bulduğu üçlük basketi ile farkı tek sayıya indirmesi maçı kazanması için yeterli olmadı. Bu arada o pozisyonda saha ihlalinin görülmemeside trajikomikti. Son topta Chatman'a yapılan taktik faulu sonrası ikinciyi bilerek kaçırmasıyla, Beşiktaş CT salondan 90-88 galip ayrılarak adını finale yazdırmış oldu. Maçın Kırılma Anı Baştan sona büyük bir çekişmeye sahne olan maçın kırılma anı, son 2 dakikada Serkan Erdoğan'ın muhtesem hücum performansının başlangıcı diyebiliriz. Maçın Hatası Hakemin son topta saha ihlalini görememesi. Maçın Oyuncusu The Magnificent Three (Kemp - Chatman - Serkan) Bugün Beşiktaş CT, takım olarak çok iyidi. Bu nedenle tek bir oyuncu söylersek, diğer oyunculara haksızlık yapmış oluruz.
10 Şubat 2011 Perşembe

Kupaya Iki Kala Beşiktaş Cola Turka

Kayseri Kadir Has Spor Salonunda oynanan Türkiye Kupası çeyrek final ilk maçında Beşiktaş CT, savunmanın ön plana çıktığı maçta Efes Pilsen'i son saniyede AJ Ogilvy'nin basketi ile 57-55 yenmeyi başardı ve final için çok büyük bir engelide aşmış oldu. Iki takımda düşük skorlu geçen maçta iki devrede en az ikişer defa 5+ farklı seriler yakaladı ve her seferinde bu farklar eridi. Maçın sonuna kadar büyük bir çekişmeye sahne olan maçta; Efes Pilsen'in Türkiye Beko Basketbol Liginde ki yabancı rotasyon etkisi , Beşiktaş CT'nın da Ergin Ataman faktörü maçın gidişatında etkin rol oynadı. Maç Öncesi Açıkcası bu maçı izleyebilmek için neler çektim, bir ben bilirim. Turnuvanın ilk gününün en önemli maçını saat 18.00'e koymak ne kadar doğru bir tercih olduğunu, düzenleyenlerde reyting oranlarını görünce anlamıştır. Maç öncesi ilk olarak Flip Murray'nin Wisinewski'nin yerine kadroya alındığı haberi,ardından da bugüne kadar bütün kariyer rekorlarını Beşiktaş CT'ya karşı kıran Bostjan Nachbar'ın dışarda kaldığı haberi geldi. Ergin Ataman'ın takımın başına gelmesi ile Türkiye Kupası için artan umutlarım bu gelişmelerden sonra daha da arttı. Maçın Öyküsü Alelacele şekilde maçı izlemek için yer taraması çalışmam sonunda başarı ile sonuçlandı ve maçın ikinci çeyreğine yetişebildim. Bu nedenle ilk çeyrek ile alakalı söyleyebileceğim tek şey; Efes Pilsen'in 17-10 önde tamamlası olur. Ikinci çeyreğin başında, iki takımda birbirlerine ne kadar iyi etüt ettiğini gördük. Efes Pilsen'in ikinci çeyrek ile beraber yabancı rotasyonunun etkinliği azalmaya başladı. Çünkü Efes Pilsen için Türkiye Liginde en zayıf halkalardan biri olan yabancı rotasyonunun önemi bu çeyrekte kendini gösterdi. Beşiktaş CT'da ise Ignerski belirsizliği yaşanıyordu. Yeni transferlerden sonra sanki daha rolü belirlenmemiş gibiydi. Savunmaların ön plana çıktığı ikinci çeyrekte, ilk 4.30 dakika 21-12 Efes Pilsen'in üstünlüğü ile geçildi. Efes Pilsen'in maça iyi başlamasınında etkisiyle, Beşiktaş CT'nın maça ortak olmasına izin vermiyordu. Ergin Ataman'ın daha önce Erkan Veyseloğlu ve Nachbar üzerinden oynadığı dip çizgiden oynanan hücum setini bu seferde Serhat Çetin endekli oynaması ile fark 6 sayıya indi. Hemen akabinde Perasovic'in molası geldi. Mola sonrası, Ergin Ataman'ın yeni Shumpert'ini buldu söylemimizi doğrular nitelikte bir hamle geldi ve Kemp 4 numaraya çekildi. Marcelus Kemp'de koçunu yanıltmadı ve mola sonrası bulduğu üçlük isabeti ile skoru 23-18'e getirdi. Oyunun momentumu yavaş yavaş dengelenirken bir de Perasovic'e teknik faul çalınması sonucu, devrenin bitimine 02.30 kala skoru 23-22'ye getirerek farkı 1 sayıya kadar indirdik. Beşiktaş CT 3 dakikalık süreçte 10-2'lik seri ile oyunuda dengeledi. Ancak ilk yarının sonuna doğru Efes Pilsen'den gelen Sinan Güler hamlesi tekrardan fark diferansının artmasına neden oldu. Sinan Güler, önce Beşiktaş CT topu oyuna sokarken kaptığı top, ardından Chatman'a tam sahada baskı ve 1.30 dakikalık süreçte bulduğu 5 sayı ile Efes Pilsen'in 7-0'lık seri yakalamasında başrol oynadı ve skor da 30-22'ye geldi. Devre ise karşılıklı basketlerle 32-24 Efes Pilsen'in üstünlüğü ile sona erdi. Ikinci yarıya geçmeden önce maç öncesi yaptığım analize göz atmanızı rica ediyorum. Ikinci yarıyada, ikinci çeyreğin başında olduğu gibi Efes Pilsen, yine hızlı bir giriş yaparak 6-0'lık seri yakaladı. Özellikle Chatman alternatifsiz olduğu için onun üzerinden başlatılan tam saha baskı planıda ilk dakikalarda tuttu ve Efes Pilsen ilk dakikayı 36-24 önde geçti. Bu seriye Beşiktaş CT'da seri ile karşılık verdi.Efes Pilsen serisine Ignerski'nin üçlüğü ile son veren Beşiktaş CT, Chatman'ın 4, Ogilvy'nin de 2 sayısı ile 9-0'lık seri yakaladı ve 05.35 kala skor 36-33'e geldi. Oyunun kopma anıda bu süreç içerisinde yaşandı. Iyi bir hava yakalayan Beşiktaş CT karşısında Efes Pilsen, önce Sinan Güler'i bir numaraya çekti. Ardından Ender Arslan'ın oyuna girmesi ile Ender, Sinan, Roberts, Kerem Gönlüm, Murray beşine dönerek arayışlarını sürdürdü.Ancak bu süreçte hücumda bir türlü bekleneni veremediler.Çeyreğin bitmesine 02.30 kala Ogilvy'nin basketi ile Beşiktaş CT 39-38 ile maçta ilk defa öne geçmiş oldu. Efes Pilsen, 3. çeyreğin ilk dakikasından sonra geçen 6.30 dakikada sadece 2 sayı bulabildi. Bu süreçte Beşiktaş CT ise 15-2'lik seri ile ilk kez öne geçmeyi başardı. Bu serinin yakalanmasındaki en önemli faktörler ise; kısaların hücumda AJ Ogilvy'yi çok iyi beslemesi ve takımın kısalarının özellikle son 3 dakikada topu getirerek Mire Chatman'ı çok iyi dinlendirmesi olarak değerlendirebiliriz. Periyodun sonunda yine Ogilvy üzerinden oynanan oyun ile son çeyreğe 44-42 Beşiktaş CT'nın üstünlüğü ile girildi. Harika geçen 3.periyotda tek olumsuzluk ise Mustafa Abi ve Serhat Çetin'in 4'er faul almasıydı. Son çeyrekte ise Maestro Chatmania başroldeydi. Inanilmaz bir son çeyrek oynadı. Bu üst düzey performans,belki maçı kazandıran basketi atan AJ Ogilvy'nin arkasında kalmış gibi gözüksede, şu son çeyrekte gösterdiği performanstan sonra, artık Chatman'ın yeri benim için üst düzey değil, tarif edemeyeceğim bambaşka bir noktaya ulaştı. Mire Chatman, son çeyreğin ilk 4 dakikasında 3 top çalma 3 ribaund ve 2 sayılık performansı ile önemli bir giriş yaparak oyununun momentumunun tamamen Beşiktaş CT'nin eline geçmesini sağladı ve ilk 04.45 'lik dilim 46-42 Beşiktaş CT'nın üstünlüğü ile geçildi. Efes Pilsen ise üçüncü çeyrekte,hücumda yaşadığı sıkıntıları yaşamaya devam etti ve bu süreçte basket bulamadı. Mire Chatman'ın etkili performansından sonra Efes Pilsen molası geldi. Mola dönüşü 04.20 kala Cevher Özer'den gelen üçlük isabeti ile Beşiktaş CT 49-44 öne geçti. Bu skor Beşiktaş CT'ın maç içerisinde yakaladığı en yüksek farktı. Son 4 dakikaya girilirken; Efes Pilsen en kritik hücumda Thornton endeksli hücum setini tercih etti. Bu hücumda Thornton'a yapılan sportmenlik dışı faul ile Efes Pilsen yeniden oyuna ortak olma şansını yakaladı. Bu dakikadan sonra Efes Pilsen savunmada kolay sayı şansı vermezken Cevher Özer'in çok önemli üçlüğü ile son 2 dakikaya Beşiktaş CT 55-49 önde girdi. Efes Pilsen ise bu baskete, Lawrance Robert'in üst üste bulduğu iki üçlük ile karşılık verdi ve son 7 saniyeye 55-55 beraberlikle girildi. Son top ise büyük bir heyecana sahne oldu demek isterdim ama Sports Tv saolsun o heyecanı farklı heyecanlara çevirdi. Sports Tv bildiğin son hücumu direk ekrana yansıttı. Bir zoom yapmadıkları kaldı. Belki Efes Pilsen'in o sıra mola alma hakkı kalmamıştı ama ya olsaydı ve görevlilerden biri hücumu ekranda görseydi ne olacaktı peki? Iki heyecanın beraber yaşandığı son topta sıkca bahsettiğimiz ve artık Beşiktaş CT'nın en güvenilir hücum seti olan AJ Ogilvy üzerinden oynanan başarılı oyun ile Beşiktaş CT salondan 57-55 galip ayrıldı. Maçın Kırılma Anı Maçın kırılma anı, ikinci yarının ilk dakikası diyebiliriz. Skor tam 36-24 Efes Pilsen lehine gelmişken, Beşiktaş CT'nın yakaladığı seri ve Efes Pilsen rotasyonunda yaşanan belirsizlik, oyuna yeniden Beşiktaş CT'nın ortak olmasını sağladı. Maçın Hatası Maçın son 30 saniyesinde, Beşiktaş CT 3 sayı farkla önde iken ve yanlış hatırlamıyorsam faul hakkıda dolmamışken, faul yapılmaması çok büyük bir tercih hatasıydı. Eğer Roberts'in üçlüğünden sonra Kerem Tunçeri son hücumda basketi bulabilseydi. Belki şu anda bu pozisyonu tartışıyor olacaktık. Maçın Kader Anı Maçın kader anı, hiç kuşkusuz Efes Pilsen'in son hücumunda Kerem Tunçeri'nin kaçırdığı üç sayılık şuttu. Top potaya doğru yönelirken sanırım birçok Beşiktaş taraftarı ekrana dahi bakamamıştır. Maçın Oyuncusu Mire Chatman, en az AJ Ogilvy kadar maçın oyuncusu olmayı haketti. Özellikle son çeyrekteki performansı uzun yıllar unutulmayacak bir performanstı. Fotoğraflar: http://www.tbf.org.tr/
8 Şubat 2011 Salı

STTK / Beşiktaş CT - Efes Pilsen Eşleşmesi


Bu sezon Kayseri Kadir Has Spor Salonunda oynanacak Spor Toto Türkiye Kupasında yine alışılagelmiş bir eşleşme bizleri bekliyor olacak. Bir tarafta; Euroleague'de son dönemin en formda takımı Efes Pilsen, diğer tarafta ise yapılan koç değişikliği ve takviyeler sonrası tabir-i caizse yeniden yapılanan Beşiktaş CT. Eşleşmenin analizine geçmeden önce takımlardaki son gelişmeleri verelim; Beşiktaş CT'da yeni transfer Marcelus Kemp Kayseri'de takımla ilk idmanına çıktı. Bununla beraber bir başka yeni transfer Serkan Erdoğan'da Türkiye Kupasında ilk kez Beşiktaş CT formasını giyecek. Sakatlığı bulunan Fedor Likholitov ise takıma geri dönüyor. Hüseyin Beşok'u da sayarsak takım yeni görüntüsü ile ilk kez Efes Pilsen karşısında görücüye çıkacak. Efes Pilsen cephesinde ise Ender Arslan'ın 24 Ocak'ta yaşamış olduğu bir sakatlığı vardı ve 10 gün dinlendirileceği ifade edilmişti. Hazır olup olmadığı hakkında net bir bilgiye ulaşamadım.


Teknik Analiz

- Efes Pilsen Hücumları

1) Ikili Oyunlar (Kerem Gönlüm - L.Roberts endeksli)

Efes Pilsen bu sezon pick and roll düzeni çok iyi benimsemiş durumda. Özellikle Kerem Gönlüm üzerinden hücumda çok etkili oluyorlar. Ikili oyun sırasında, Lawrance Roberts'in de atletiklik özelliğini kullanarak, Kerem Gönlüm, Lawrance Roberts ikilisinden biri kendini yüksek posta atıyor. Diğeri ise içeriye penetre ediyor. Bu sayede hem rakip savunmanın düzenini bozabiliyorsun hemde miss match avantajını sağlamış oluyorsun. Aşağıda paylaştığım video ile bu hücum düzeninin savunma örneğini görebilirsiniz;



Bu savunmada görüldüğü gibi Marcin Gortat, kısa süre içerisinde yardıma giden Lewis'in adamının pas kanallarına giriyor ve top yüksek posta geldiğinde ise hemen pozisyonunu alıyor. Son Euroleague maçlarını izleyenler daha net hatırlayacaktır ki Kerem Gönlüm bu sistem içerisinde bayağı verimli oynadı.

2) Hareketli Esnek Hücum (Bootsy Thornton Endeksli)

Son yıllarda bu hücumu başarı ile oynayan az takım görmüştüm. Ancak Perasovic, hücumda çarkları öyle bir işletiyor ki hayran kalmamak elde değil. Bu hücumu daha önce sadece Euroleague'de oynadıkları maçlarda gördüm. Ama son Real Madrid maçında bu set görülmeye değerdi. Biraz da hücum setinden bahsetmek gerekirse; hücum süresince herkesin eline top değiyor. En önemlisi ise herkes hareketli top alıyor. Bu sayede kendi pas kanallarını kendi yaratıyorlar ve sonunda yüksek posta inen Thornton veya Nachbar bu seti bitiriyor. Anlattığım hücumu aşağıdaki videodan daha iyi süzebilirsiniz.




3) Içeriye Penetre Ederek (Kısa Oyuncular)

Efes Pilsen'in belki de en iyi yaptığı hücum düzeni, kısaların içeriye penetre ederek sağladıkları hücum çeşitlilikleri diyebiliriz. Bu düzenin savunmasını da video üzerinden anlatalım;




Bu hücum düzenini de bozmanın tek olaslığı, ayakları hızlı hareketli bir uzuna sahip olmaktan geçiyor. Yardım savunması ile rakibin hareket alanını kapattığın sürece başarılı olabilirsin. Bu da hiçte kolay değil. Videoda da görüldüğü gibi 3 ayrı penetre imkanıda, hareket alanı kapatıldığı için gerçekleştirilemedi.


- Beşiktaş CT Hücumları

Ergin Ataman'ın takımın başına geçmesi, transferlerin yeni tamamlanması ve yeni takımında ilk kez bu maçta seyirci karşısına çıkacak olması, hücum anlamında sağlıklı bir teknik analiz yapmayı imkansız hale getiriyor. Ancak Serkan Erdoğan ve Marcelus Kemp'in takıma katılması çok farklı hücum çeşitliliği sağlayacaktır. Ergin Ataman'ın gelmesi ile hem savunmada hemde hücumda inanılmaz bir performans sergileyen Cevher Özer'in yeni takviyelerle artan performansının daha da arttacağını düşünüyorum. Ergin Ataman'ın gelmesi ile bambaşka bir havaya bürünen diğer bir oyuncu ise AJ Ogilvy;

1) AJ Ogilvy'nin Boyalı Alanda Beslenmesi

Ergin Ataman takımın başına geçtikten sonra ilk göze çarpan gelişme; Ogilvy'nin hücumda çok iyi beslenmesi gibi duruyor. Kısalar Ogilvy'yi doğru yerde topla buluşturduğu sürece hücumda oyuncudan maksimum katkıyı alabiliyorlar. Yeter ki Efes Pilsen pas kanallarını kapatmasın;




Zayıf Halkalar

Efes Pilsen belkide son iki yılın en formda dönemini geçiriyor. Ancak unutulan bir nokta var; o da yabancı rotasyonunun etkinliği. Efes Pilsen'in başarısındaki en büyük etken yabancı rotasyonunun verimliliğidir. Efes Pilsen'in şu anda kadrosunda 8 yabancı (Wisinewski - Rakocevic - Roberts - Nachbar - Thornton - Vujcic - Radulijca - Murray) yer almakta ve bununla beraber Wisinewski'de rotasyon dahilinde Ender Arslan'ın önünde yer alıyor. Kupa maçında Murray - Radulijca ile beraber Wisinewski'nin dışarda kalmasını bekliyorum. Eğer Ender Arslan hazır durumda değilse piyango farklı bir yabancıya da çıkabilir.


Hiç kuşkusuz Efes Pilsen'in en zayıf halkası, Igor Rakocevic'in savunmadaki varlığı olsa gerek. Özellikle Eurolague maçlarında bunu daha net gördük. Rakipler birçok kez Igor Rakocevic'in savunduğu oyuncu üzerinden oynadılar ve bunun sonucunda çoğu kezde başarılı oldular. Nba'de Atlanta maçlarında sıkca gördüğümüz Mike Biby endeksli miss-match hücumlarını bizde Rakocevic üzerinden deneyebiliriz. Efes Pilsen'in bunun dışında pek bir zayıf noktası da gözükmüyor. Çünkü hem Thornton hem de Roberts savunmada neredeyse bütün delikleri kapatıyorlar.

Beşiktaş CT'da ise bu sezon sıkca dillendirdiğimiz ribaund sıkıntısını giderebilmiş değil. Fedor Likholitov'un dönmesi ile bir nebze olsun katkı verecek olsada, Roberts ve Kerem Gönlüm'ün varlığı birde Thornton'ında ribaundlardaki aktifliği büyük sıkıntı yaratacak gibi. Zaten pota altında büyük bir üstünlüğü olan Efes Pilsen, bir de ribaundlarda önemli üstünlük sağlarsa maçta önemli bir fark yaratabilir.

Bununla beraber bir diğer önemli sıkıntı ise Mire Chatman'ın 1 numarada tek opsiyon olacak olması. Özellikle Sinan Güler ile tam saha baskı karşısında çok zorlanacağını düşündüğüm Chatman'ın alternatifsiz olması maç genelinde sıkıntı yaratacaktır.

Eşleşmenin En Kritik Oyuncuları

Açıkcası şöyle bir gerçek var ki, Efes Pilsen kadrosunda şu oyuncu oyuna damgasını vuramaz diyebileceğimiz neredeyse hiçbir oyuncu yok. Bence son üç sezondur Avrupa'nın en iyi üç numarası olan Bootsy Thornton ve Bostjan Nachbar'ın olumlu veya olumsuz oyuna katkıları, paralel olarak takımına yansıyacaktır. Özellikle Nachbar'ın Beşiktaş CT'ya karşı performansları hala gözümün önünde. Geçen sezon oynanan ilk maçta 20 dakikada 20 sayı 10 ribaund, ikinci maçta ise 30 dakikada yine 20 sayı 4 ribaundlık performans sergileyek kariyer rekorlarını kırdı. Bu sezonki lig maçında da pek birşey değişmedi. 30 dakika süre aldığı maçta 21 sayı 8 ribaund ile yine sayı ve ribaund kategorilerinde kariyer rekorlarını kırdı. Ust üste bu kadar iyi performanslar tesadüf olmasa gerek. Beşiktaş CT kesinlikle Nachbar'ın ritm bulmasına izin vermemeli.


Beşiktaş CT için ise şu zamanda sadece bir isimden bahsedebiliriz o da Ergin Ataman. Belkide yeni kadrosu ile maçı en az 3 kere kafasında oynamıştır. Kime hangi rolü vereceğini, rakibi nasıl durduracağını yani yeni rotasyonu ile bu maçta nasıl oynayacağını sadece o biliyor.

Tahmin

Efes Pilsen ile Türkiye Kupasında son dört yılda bu üçüncü eşleşmemiz oluyor. Bu sefer kazananın final yolu diğer eşleşmelere göre daha kolay olacak. Beşiktaş CT şu anda tam bir kapalı kutu diyebiliriz. Yeni oyuncuları ilk defa görücüye çıkıyor. Efes Pilsen ise yabancı rotasyonuna endeksli bir takım. Sonuçta Efes Pilsen'i de kimse eski koçu Ergin Ataman'dan daha iyi analiz edemez. Ergin Ataman'a güveniyorum ve bu eşleşmeden umutluyum. Pota altında ezilmezsek ve Efes Pilsen de abartı yüzde ile dışardan oynamazsa,maçın sonuna kadar oyunda kalabiliriz. Beşiktaş CT'nın kazanması belki sürpriz olarak nitelendirilebilir ama bu sürprizi gerçekleştireceğimize inanıyorum. ( Beşiktaş CT: %51 Efes Pilsen:%49)


10 Ekim 2010 Pazar

Beşiktaş CT 2011

Türkiye adına her anlamda harika geçen Dünya Basketbol Şampiyonasından sonra sezon öncesi en ciddi turnuva olan Türkiye Kupasın'da bugün rakibimiz Galatasaray'dı. Aslında kura şansızlığımız devam etmiş ve Türkiye Kupasında ilk torba haricinde diğer tüm torbaların en iyi takımları bu grupta eşleşmişti. Dünya Şampiyonasından sonra belki de her takım artık çıtayı bir kademe daha yükseltmek için sezon öncesi farklı hamlelerde bulunmaya çalışıyordu. Galatasaray, Türkiye'nin bana göre Aydın Örs'den sonra yetiştirdiği en iyi basketbol koçu olan Oktay Mahmudi'yi takımın başına getirerek takıma önemli bir katkı da bulundu. Telekom ise sezon öncesi planlamasından vazgeçip yeniden paraya kıyarak yabancılarını değiştirme yoluna gittiler. Bununla beraber Beşiktaş'da her sezon yaşanan maddi istikrarsızlıktan ötürü dağılan takıma önemli bir iki katkı ile sezona girmeyi planlıyordu ki Allen Iverson heyecanı sardı bütün taraftarları. Allen Iverson'da ki son gelişme de biraz hayalkırıklığı yaşatabilir. Yahoo'nun Nba yazarı Adrin Wojnarowski'ye göre şu an için Allen Iverson'ın Beşiktaş'ın sözleşmesine karşılık önerdiği şartlardan birinden ötürü anlaşma sağlanamamış durumda. Sozlesme de kabul edilmediği söylenen şart ise; disiplin cezası alması durumunda sözleşme bedelinin sadece yüzde 1’lik kısmını ödeyeceği şartı. Bakalım Iverson'ın akıbeti ne olacak ... Maça geçecek olursak öncelikle şunu belirtmeden geçemeyecem; Beşiktaş'da Ignerski aşısı tutmamış gibi. Maça Chatman-M.Abi-Ignerski-Fedor ve Cevher beşiyle başladık. Burak Hoca geçen sezon ki gibi bu sezon da yüksek tempoda oynatıyor takımını. Ilk beş dakikada ilk göze çarpan gelişme Chatman'ın ikili oyunları oldu. Bu sezon Chatman'ın eskisi gibi düzensiz şekilde içeriye dalışlarını nadir izleyecez gibi çünkü Chatman hemen hemen her pozisyonda uzunların ona yarattığı alanlara penetre ederek potaya gitti. Ilk beş dakika da özellikle dışarıdan da çok yüzdeli oynayınca skor bir anda 18-8 'e geldi ve bu fark oyunun büyük bir bölümünde bize avantaj sağladı. Galatasaray'da özellikle ilk çeyrek de Rancik'in ribaundlara hiç konsantre olmaması da bize çoğu hucümda ikinci şansları yakalamamızı sağladı. Bir de ek olarak dikkatimi çeken olay ise Galatasaray'ın ilk çeyrekte genellikle yüksek postdan oynamasıydı. Ikinci çeyrekte de genellikle karşılıklı basketlerle ile geçildi. Burak Hoca'nın Ogilvy'i içerde çok etkin kullanması da Burak Hoca'nın başarısı olarak saymalıyız. Hemen hemen her pozisyonda eskiden M.Wright ile oynadığımız yüksek post ve dairenin hemen dışında geriye çekilerek guardlar ile oynanan ikili oyunları bu maçta Ogilvy ile oynadık. Ogilvy'nin yanında pasör, sırtı dönük oynayabilen kaliteli bir beş numara ile takıma çok rahat seviye atlatabilirler. Ikinci yarı da ise iki takımda bir nebze olsun savunma da vites yükselterek başladılar. Haluk Yıldırım'ın da oyunda etkinliğini arttırması ile salonda bir anda herkes eski Ulker havasını solmaya başladı. Aynı dönemin oyuncuları Haluk-Tutku-Cuneyt-Bekir ve aynı jenerasyondan Mustafa Abi'yi de sayarsak bugün salonda belki eski günler sıkca yad edilmişti. Periyodun sonuna doğru Beşiktaş'da zorlama atışlar başlayınca skor bir anda eridi ve son periyoda iki sayı farkla 66-64 girildi. Son çeyrekte ise Chatman oyuna damgasını vurdu. Ve skorda Chatman'ın önderliğinde fark tekrardan açıldı. Chatman'a Cevher de eşlik edince sahadan 89-80 Beşiktaş'ın üstünlüğü ile tamamlandı. Yeni transferlere göz atacak olursak; Ignerski; yeni transferler gerçekleştiği zaman biraz araştırma fırsatım olmuştu. Aslında birçok soru işareti arkasında bırakarak transfer gerçekleşti. Çunku Devin Smith,Luke Jackson derken biraz acele ile yapılmış bir transfer gibi duruyordu. Bugün ilk kez canlı izleme şansı buldum Ignerski'yi ve tam tahmin ettiğim gibi bir oyuncu tam bir soru işareti. Ne 3 ne de 4 numara. Ne savunmacı ne de hücumcu bide ayakları da biraz ağır gibi geldi bana. Rol oyuncusu olamaz sadece rotasyon oyuncusu olabilir. Ancak bu takımın yabancılarının kesinlikle rol oyuncusu olması gerekir. Bu nedenle Burak Hocanın fazla üzerinde durmayacağını ve kısa bir süre içerisinde bir yabancı değişikliğine gideceğini düşünüyorum. Ogilvy; ise sezona damga vurabilecek potansiyele ve yeteneğe sahip bir oyuncu. Yüksek post da inanılmaz istikrarlı atıyor. Ve aynı zamanda yeterli sertliğe de sahip. Sözleşmesi 2 senelik olsa da seneye Euroleague takımlarından birine rahatlıkla gideceğini düşünüyorum. Ogilvy'nin yanına kesinlikle çok bir beş numara transfer edilebilirse takım boyalı alanda önemli üstünlük sağlar. Bekir Yarangüme,Serhat Çetin, Cüneyt Erden,Mustafa Abi; Cüneyt Erden'in takıma dahil olması hem Chatman adına hem de rakiplerin iki kısaya dönüp alan savunmasına geçtiğinde karşı yapıcağımız hamlelerde önemli rol oynayacak. Bir diğer yeni transfer Serhat Çetin ise uzun süredir basketbola bir nevi hasret olmasından dolayı bir durgunluk içerisinde. Açıkcası Serhat da rotasyon dışında kalacak gibi duruyor. Keşke Erkan Veyseloğlu veya Murat Kaya ikilisinden birini sezon öncesi takıma dahil edebilseydik. Mustafa Abi ise Haluk Yıldırım'ın yerini rahatlıkla doldurabileceğine inanıyorum. Ve takıma çok önemli maçlarda tecrübesi ile önemli katkılar verecektir. Bekir Yarangüme ise her sezon belli bir istikrarı yakalayan ve o çizginin altına pek düşmeyen bir oyuncu. Ancak ne olursa olsun Bekir ile de sezon bitmez. Ignerski'nin belli bir çizgiye ulaşması beklenirse o bölge de sezon boyunca aksaklıklar yaşabiliriz. Son olarak yukarıda da bahsettiğim gibi; Allen Iverson transferi büyük bir ihtimal gerçekleşmeyecek. Ignerski'nin yerine 3, 4 oynayabilen Woods tarzı bir oyuncu ile beraber pasör ve sırtı dönük oynayabilen iyi bir beş numara ile bu takım sonuna kadar götürebilir. Tabi ki maddi açıdan aksaklıklar yaşanmazsa.

Ara