"Mustafa Denizli’nin ayrılması ile boşalan Futbol A Takımımızın Teknik Direktörlük görevi için, Yönetim Kurulumuz’un verdiği yetkiye istinaden, Yönetim Kurulu Başkanımız öncelikli olarak ;
- Bernhard Schuster
- Manuel Pellegrini,
- Felix Magath
- Mircea Lucescu
- Ronald Koeman
- Juande Ramos
- Manuel Pellegrini,
- Felix Magath
- Mircea Lucescu
- Ronald Koeman
- Juande Ramos
ile teknik direktörlük görevi için yurtdışında görüşmelere başlamıştır."
Hafıza tazeleyelim:
Perşembe günü Beşiktaş'ın Schuster ile anlaştığı haberleri medyaya düştü. Menajeri açıklama yaptı, Bild'e haber oldu vs. Aynı gün bu yalanlandı. Gene aynı gün Mustafa Denizli acilen hastaneye gitti, evet kendisi kalkıp İzmir'den İstanbul'a gitti, ve rivayetlere göre beyin kanaması geçirmişti.
Cuma günü Denizli istifa etti. Kulüp hala daha Schuster ile sözleşme imzalandığını bırakın, görüşüldüğünü dahi yalanlamakta idi.
Bu sırada gündeme Pellegrini ismi de düştü.
Gelelim bugünkü açıklamaya. İhtimaller şunlar:
1. Biz Schuster ile anlaştık, yönetim bizi yiyor.
2. Schuster ile görüşülmeye başlanmıştı, ama haberler çıkınca yönetim böyle olayı dolandırmak zorunda kaldı.
3. Olaylar cidden bize anlatıldığı gibi gelişiyor, yönetim %100 doğruyu söylüyor.
1 doğruysa bu yapılan ayıptır. 2 doğruysa bu işbilmezliktir. 3 doğruysa yönetim basının tavsiyesi ile teknik direktör arıyor demektir ki, bu da yetersizliktir. Ki bakın daha Quaresma demedim.
Sağdan soldan asağıdan yukarıdan bakıyorum, şu son 5 günlük süreci bir türlü anlamlandıramıyorum. Yapabilen varsa bana da anlatsın bir zahmet.
Neticede gene yaz dönemine skandal transferlerle başladık. Bereket Dünya Kupası yaklaşıyor, İsrail olayı falan çıktı da geçen seneki kadar yer kaplamadık gündemde.
Yönetim ya ağzını sıkı tutmalı, ya da elini. Yapamıyorsa da yapabilen birisini alıp "Hocam buyur sen yap şu transfer işini biz beceremiyoruz" demeli.
"Nasıl kriz yönetilmez 101" dersini vereli çok oldu biz.









