Rüştü Reçber etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Rüştü Reçber etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
6 Aralık 2010 Pazartesi
Rüştü Futbolu Bırakıyor ?
"
Beşiktaş Basın Sözcüsü ve Sağlık Kurulu Başkanı Mete Düren'le görüşen Lig TV'nin muhabiri Ömer Güvenç, Beşiktaşlılar'ı üzecek haberi Futbol Gündemi'nde açıkladı.
Güvenç'in verdiği bilgilere göre; tecrübeli futbolcunun dizindeki sakatlığın geçmediğini belirten Düren, Rüştü'nün futbolu bırakması gerektiğini açıkladı...
"
Etiketler:Ekşi Beşiktaş,Rüştü Reçber,thug love | 11
Yorum
19 Mayıs 2010 Çarşamba
Beşiktaşlı Rüştü.
Bugüne kadar benim için Fenerli Rüştü'ydün bugünden sonra artık Beşiktaşlı Rüştü'sün. Her yerinden öpüyorum!
Etiketler:Rüştü Reçber,Tathar | 29
Yorum
30 Eylül 2009 Çarşamba
Rüştü!!!
Etiketler:Rüştü Reçber | 13
Yorum
13 Eylül 2009 Pazar
Rüştü Reçber, Matteo Ferrari ve Tomas Sivok
Beşiktaş'ın Savunması İyi Mi?
Düne kadar Beşiktaş için kullanılan ve kabul gören bir kalıp vardı; Beşiktaş'in savunması iyi. Biz de biraz da duygusallıkla inandık ve kabul ettik. Lakin hayatın gerçekleri bize bazı şeyleri çok geçmeden hatırlattı. Zaten hatırlatmasa futbol futbol olmaz, zar atıp oynanan bir oyun olurdu.
Zapotocny'nin gönderiliş ve Ferrari'nin takıma katılış sürecini, oyuncu maliyetlerini, kalitelerini çokça konuştuk zaten. Bugün itibariyle Zapotocny'nin Ferrari'den daha iyi bir oyuncu olduğunu söyleyen, ima eden kimse kalmamıştır diye düşünüyorum. Yanına da Tomas Sivok gibi Çek Milli seviyesinde bir oyuncu koyduğunuz zaman orayı kapatmış oluyorsunuz. Ligin kalitesi oranında da -bugünkü gibi- en iyi tandeme ulaşmış oluyorsunuz.
Ama ülkemizde futbolun algılanış biçimi, futbolun doğasının oldukça dışında. Örneğin birileri çıkıp dünkü maç için, "Milan Baros oldukça etkiliydi" diyebiliyor. Hatırlarsınız, biz Fink iyi oynadı, Alex'i iyi savundu dediğimizde "ama Alex 2 gol attı" denebiliyordu. Sanki Alex savunması sadece Fink'e ait bir görevmiş gibi.
Futbolu bir bütün olarak algılamadığınız zaman bu tip hataları yaparsınız. Baros gol attığı için onu savunan Tomas Sivok'a kötü dersiniz. Karşınızda da futboldan anlamayan bir kitle varsa bunu bir güzel yedirirsiniz.
"1"-4-3-3
Kaleci ise diğer on oyuncudan farklı bir özellik taşıyor. Zira hiç bir taktik dizilimde kalecinin adı geçmiyor. 1-4-3-1-2 yazanı görmedim. Yani oyunun taktiksel yönüne etkisi oldukça sınırlı. Taktik tahtasında adı bile geçmiyor. Onun görevi ve sınırları çok net.
Ancak ne komik, onun yaptığı veya yapmadığı hatalar diğer oyuncuları direkt olarak etkiliyor. Beşiktaş'ın yediği ilk iki golde savunmanın belirgin bir hatası olmamasına rağmen bir gazetemizin fotoğraf altı yazısına "Tomas Sivok vatandaşı Milan Baros'la atışmak dışında bir şey yapamadı" cümlesini yazdırabiliyor. Büyük düşünürümüz Haşmet Babaoğlu'nun ilk gol yorumu da ilginç; "Matteo Ferrari'ye baktım, İtalya'ya dönmek ister gibiydi."
Esasında olayın düğümlendiği yer belli. Eğer kalende iyi bir kaleci yoksa, savunma anlayışın ne kadar iyi olursa olsun direnemiyor, oyunu tutamıyorsun. Bu mümkün değil. 12 kişi oynayıp Rüştü'nün hatalarını kapatma işini de birine vermen gerekiyor.
İşin acı bir tarafı da var açıkçası. Rüştü'nün ne durumda olduğunu zaten 1 senedir Beşiktaş maçlarını izleyen herkes görüyordu. Geçtiğimiz sene kaybettiğimiz 4-2'lik Galatasaray maçını hatırlayalım. Sektirdiği top Servet'in vuruşuyla ağlarımıza gidip maçın başında yenik duruma düşmüştük.
Bugün hepimiz biliyoruz ki 1000 defa Galatasaray-Fenerbahçe deplasmanına gitsek 1000 defa bizi yakacak bir kaleciyle karşı karşıyayız. Bu bir değil, iki değil. Yarın oynasak "üç değil" diyeceğiz. Zaten üçü beşi de geçti. Benim anlamadığım şu, Rüştü'nün bu durumu ortadayken bunun çözümü için neden gerekli adımlar atılamıyor, neden illa bu geçişleri çok sert şekillerde yaşamak zorunda kalıyoruz. Yarın 2 maçta daha hata yapsa Rüştü birden istenmeyen adam ilan edilmeyecek mi? Elbette edilecek. Edilecekse bunu önlemenin yolu Rüştü'yi değil Hakan'ı kaleye koymaktır. Hakan Rüştü'den bile iyi değilse Hakan'ı da gönderip bir adet "kaleci" almaktır.
Bugün 0 bonservisle alabileceğiniz onlarca kaleci var. Leo Franco da bunlardan biri. Bir Leo Franco getirmek çok ciddi bir transfer başarısı olmasından öte Avrupa futbol piyasası için "sıradan" bir transferdir. Bu "sıradan" transferi de planlayamamak, işte o çok enteresan. Bakın yabancı kısıtlaması vs gibi detaylara girmeye gerek yok. Rüştü futbolu bıraktığında yerine konacak isim kim? Bunun bile planlanmış olması gerekmez mi?
Rüştü Reçber Olsa Olsa Tomas Zapotocny'nin Takım Arkadaşı Olabilir...
Bugün Tomas Zapotocny'i gönderip Matteo Ferrari'yi getirerek hiç şüphesiz ortaya bir hedef koymuş olduk. Bu hedef Şampiyonlar Ligi üçüncülüğü de olamaz, kimse kusura bakmasın. Ben Ferrari transferini hiç bir şekilde eleştirmedim çünkü Ferrari, Zapotocny'den çok daha iyi oyuncuydu ve Beşiktaş'ın hedefleri olacak idiyse o transfer gerçekleşecekti.
Rüştü'nün 100 küsür maçlık A Milli takım kariyerine, kişisel gelişimine saygı duyduğumu belirterek; stoperleri Matteo Ferrari ve Tomas Sivok olan takımın kalecisi Rüştü Reçber olmaz diyorum...
Olmadığını da futbolun gerçekleri tüm yalınlığıyla ortaya koyuyor zaten.
Esasında olayın düğümlendiği yer belli. Eğer kalende iyi bir kaleci yoksa, savunma anlayışın ne kadar iyi olursa olsun direnemiyor, oyunu tutamıyorsun. Bu mümkün değil. 12 kişi oynayıp Rüştü'nün hatalarını kapatma işini de birine vermen gerekiyor.
İşin acı bir tarafı da var açıkçası. Rüştü'nün ne durumda olduğunu zaten 1 senedir Beşiktaş maçlarını izleyen herkes görüyordu. Geçtiğimiz sene kaybettiğimiz 4-2'lik Galatasaray maçını hatırlayalım. Sektirdiği top Servet'in vuruşuyla ağlarımıza gidip maçın başında yenik duruma düşmüştük.
Bugün hepimiz biliyoruz ki 1000 defa Galatasaray-Fenerbahçe deplasmanına gitsek 1000 defa bizi yakacak bir kaleciyle karşı karşıyayız. Bu bir değil, iki değil. Yarın oynasak "üç değil" diyeceğiz. Zaten üçü beşi de geçti. Benim anlamadığım şu, Rüştü'nün bu durumu ortadayken bunun çözümü için neden gerekli adımlar atılamıyor, neden illa bu geçişleri çok sert şekillerde yaşamak zorunda kalıyoruz. Yarın 2 maçta daha hata yapsa Rüştü birden istenmeyen adam ilan edilmeyecek mi? Elbette edilecek. Edilecekse bunu önlemenin yolu Rüştü'yi değil Hakan'ı kaleye koymaktır. Hakan Rüştü'den bile iyi değilse Hakan'ı da gönderip bir adet "kaleci" almaktır.
Bugün 0 bonservisle alabileceğiniz onlarca kaleci var. Leo Franco da bunlardan biri. Bir Leo Franco getirmek çok ciddi bir transfer başarısı olmasından öte Avrupa futbol piyasası için "sıradan" bir transferdir. Bu "sıradan" transferi de planlayamamak, işte o çok enteresan. Bakın yabancı kısıtlaması vs gibi detaylara girmeye gerek yok. Rüştü futbolu bıraktığında yerine konacak isim kim? Bunun bile planlanmış olması gerekmez mi?
Rüştü Reçber Olsa Olsa Tomas Zapotocny'nin Takım Arkadaşı Olabilir...
Bugün Tomas Zapotocny'i gönderip Matteo Ferrari'yi getirerek hiç şüphesiz ortaya bir hedef koymuş olduk. Bu hedef Şampiyonlar Ligi üçüncülüğü de olamaz, kimse kusura bakmasın. Ben Ferrari transferini hiç bir şekilde eleştirmedim çünkü Ferrari, Zapotocny'den çok daha iyi oyuncuydu ve Beşiktaş'ın hedefleri olacak idiyse o transfer gerçekleşecekti.
Rüştü'nün 100 küsür maçlık A Milli takım kariyerine, kişisel gelişimine saygı duyduğumu belirterek; stoperleri Matteo Ferrari ve Tomas Sivok olan takımın kalecisi Rüştü Reçber olmaz diyorum...
Olmadığını da futbolun gerçekleri tüm yalınlığıyla ortaya koyuyor zaten.
Etiketler:Rüştü Reçber | 15
Yorum
6 Ağustos 2009 Perşembe
Küfürbaz Rüştü'ye 3 Maç Ceza
Bilen bilir kendisi antipatik, küfürbaz, çirkef bir yapıya sahip, takım arkadaşları tarafından bile sevilmeyen, bu tarz davranışları neticesinde Milli takımda bile düşünülmeyen, Beşiktaş'ta oynamasından utanç duyduğum bir adamdır Rüştü Reçber (!). Fenerbahçe maçında da hakeme küfretmiş. Etmiştir hiç şüphem yok (!). 2 sezon öncede ceza sahasında topu elle kesince hakem haklı olarak oyundan atmış, yan hakeme etmediğini bırakmamıştı (!).
Elbette işin aslı bunların tam tersi ama Fenerbahçe kupa maçındaki hakem yönetimi ve sonrasında gelişen bu olayla anlaşılıyor ki Beşiktaş'ın işi bu sene hiç kolay olmayacak. Birileri "3 sene üst üste şampiyon olacağız" derken bir bildikleri vardı elbette. Öyle bizim başkan gibi gaza gelip "Biz beş sene üst üste şampiyon olacağız" deyip sallamıyorlardı.
Etiketler:Exavier Mcdaniel,Rüştü Reçber | 16
Yorum
5 Ağustos 2009 Çarşamba
Terlik Davasının Ortasında...
Şampiyonlukla biten sezonun startını terlik savaşı vermişti geçen sene... Fotoğraf resmi siteden, kurallarla ilgili olarak eğitim almış futbolcularımız... Terlik savaşının iki mağlubu ve aralarındaki terlikli adam Rüştü... İronik...
Belediye maçına da Özkalfa'yı vermiş federasyon... Sarı yine delirtmese tribünü...
Bir de yine fotoğraf... Toraman kilo mu almış, ne?
Etiketler:İbrahim Toraman,İbrahim Üzülmez,Rüştü Reçber,Yuki The Zorba | 8
Yorum
30 Haziran 2008 Pazartesi
Rüştü ve Sezon Planlaması
Milli kaleci Rüştü'nün, Euro 2008'deki performansı malumunuz. Rüştü'yü savunanlar da, "adam ne yapsın, bi yedek kaleciden bu kadar, o zaman Volkan'ı suçlayın" cümleleriyle savunuyorlardı. Yani Rüştü'nün oynamasının suçu Volkan'ınmış. Milli maçlar geride kaldı, yenen de döndü, yenilen de... Peki ya Beşiktaş? 1 sezon daha kontratı olan bu Rüştü'yü ne yapmalı?Ertuğrul Sağlam açıklama yapmış; ''Rüştü gelmiş geçmiş en iyi kalecilerden bir tanesi. Futbolun içinde bu tür şanssızlıklar yaşanabiliyor. Bir maç önce Rüştü'yü kahraman ilan edenler, bir maç sonra maalesef değişik değerlendirmeler yapabiliyorlar. Bu anlayıştan vazgeçmemiz lazım''
Bunlara lafımız olamaz, tıpkı Fatih Terim'in kendi kafasındaki 23'ü tercih etmiş olması gibi. Ama Ertuğrul Sağlam da şunu asla unutmasın; bu takım kaleci hatasından puan kaybederse bunun sorumlusu Rüştü ve Hakan değil, bu oyuncuları Beşiktaş kalesine koyan yönetim zihniyetidir. Buradaki tercih te Ertuğrul Sağlam'ın olduğu için fatura da onun önüne koyulur.
Rüştü'yü bir maçla yargılamamalıymışız. Sanırım Ertuğrul bizi futbol izlemiyor sanıyor. Rüştü'nün sezon genelinde nasıl bir güvensiz duruşu olduğunu bilmediğimizi sanıyor. Bizi bıraksın Ertuğrul önce Rüştü'yle konuşsun. Rüştü'nün bugün Beşiktaş'la kontratı sona eriyor olsa futbolu bırakmıştı Rüştü. Kontratı sürdüğü için devam edecek. Elinden geldiği kadar da oynayacak. Ama mutlu değil, huzurlu değil. Bir sporcunun, yapmak istediklerini yapamamasının onun psikolojisinde ne gibi etkiler yarattığını görebilen göz var mı merak ediyorum. Rüştü kariyerinin bittiğinin farkında. Artık eskisi kadar atik, çevik, sert değil. Rüştü bunalımda.
Ben şimdi, "Rüştü bunalımda" diyorum, Ertuğrul da "Rüştü dünyanın sayılı kalecilerinden biri" diyor. Sezon ortasında sizlere bu yazımı hatırlatacağım. 1 maç - 2 maç da değil...
Rüştü'nün 1. kaleci olduğu bir takım, lige rakiplerine oranla bir kaç adım geride başlıyor demektir. Beşiktaş'ın böyle bir lüksü yoktur. Rüştü'nün oynamasının suçunun Volkan'ın kırmızı kartı neticesinde olması bile aradaki rekabetin ne kadar orantısız olduğu anlamına geliyor. Beşiktaş'ın kalecisinin bir milli maçta yer alması ve abuk subuk hatalar yapması, Fenerbahçe kalecisinin oynayamayacak durumda olması nedeniyle gerçekleşiyor. Düşünün bu takımlar rekabet edecek...
Milli takım başka bir platformdur. Elinde iyi kalecin varsa vardır yoksa yoktur. Ama kulüp takımları öyle mi? Dünyada milyonlarca kaleci, yüzlerce Beşiktaş kalesini koruyabilecek, Itandje, Volkan kalitesinde kaleci varken, siz Rüştü'nün hatalarını "şanssızlık" olarak nitelendirseniz, "şans" dediğiniz şey rakiplerinizden birinin 2008-2009 senesindeki şampiyonluğuna, sizin de başka ufuklara yol almanıza sebep olacaktır, o da bizim şansımız olsa gerek.
Etiketler:Ertuğrul Sağlam,Rüştü Reçber | 2
Yorum
Kaydol:
Kayıtlar
(Atom)
Ara
-
DERBİ POZİSYON ANALİZLERİ - 1- 0:24 saniye! Gatasaray'ın ilk etkili atağı. Burada en büyük hata *Jailson'un partneri Serdar Aziz'e gereksiz yakınlığı oldu.* Seri burada muhteşem bi...6 yıl önce
-
Feda, Sefa, Farklı Olsun bu Defa - Beşiktaş'ın son dönemini iki ana çizgi olarak ikiye ayırmak mümkün. 1- Yıldırım Demirören dönemi 2- Fikret Orman dönemi. Ben Yıldırım Demirören dönemini te...6 yıl önce
-
Bir Sağ Bek, Üç Mevki: Aaron Wan-Bissaka - Premier Lig geçtiğimiz hafta başladı. Hem takım hem de oyuncu bazında her sezon yeni bir hikaye demek. Galiba geçtiğimiz sezon hiç de fena bir görüntü verm...7 yıl önce
-
Duhuliye - Duhuliye'den 5 ay önce haberim oldu. O da bu fotoğraf sayesinde. Bunca zamandır nasıl hiç duymamışım derken, etrafımdaki çoğu Beşiktaşlının da bilmediğ...9 yıl önce
-
Euroleague bwin Mart 2015 MVP Nemanja Bjelica Röportajı - Fenerbahçe Ülker dokuz maçlık bir galibiyet serisi yakalamış durumda ve 2008-2009 sezonundan bu yana ilk kez Euroleague 'playoff'larına katılma hakkını ...11 yıl önce
-
Önce krampon, sonra performans - Her çocuk gibi sokaklarda başlayan futbol maceramız, bazı çocukların yaptığı gibi benim de toprak sahada devam etmişti. Sonrası okul, iş, hayat mücadele...11 yıl önce
-
NBA: Bir Ayın Ardından... (Part 1) - Her ne kadar başlığımızda bir aylık zaman dilimini ele aldıysak gerek tembellik, gerek iş güç yüzünden yazının paylaşılması, gerekli güncellemeler yapıldı...11 yıl önce
-
Manchester United - Burnley maçı - Manchester'ın ligin yeni takımı Burnley deplasmanında galibiyet alması bekleniyordu ama yine olmadı. Geride kalan 3 haftada takım henüz galibiyet görem...11 yıl önce
-
Bu Sefer Bahanem Var - Yine ihmal ettim blogu ama bu sefer sağlam bahanem var. Son 9 senedeki ikinci kıtalar arası taşınma olayına kalkıştım. Bilenler bilir, son 9 senedir Avu...12 yıl önce
-
Babylon Dergisi Röportajı - http://www.aliece.com/2013/11/babylon-dergi-ali-ece-roportaji/#more-189512 yıl önce
-
Arsenal Kendine İnanıyor - Arsene Wenger'in sözleriyle, *"İyi bir rakibe karşı alınmış tatmin edici galibiyet." *Arsenal hafta sonu Liverpool'u oyun dışı bırakarak, bölüm bölüm saha...12 yıl önce
-
Hiç Unutmadığım... - 17 sene önce bugün tek bir imzanın milyonlarca insanı bu kadar etkileyebileceğini tahmin edemezsiniz. O adam hakkında bir sürü yazı yazdım, hala okuyan ...13 yıl önce
-
-