.

.

.
Ekşi Beşiktaş. Blogger tarafından desteklenmektedir.

manuel fernandes etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
manuel fernandes etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
15 Ağustos 2013 Perşembe

Önder Özen'in TRT Spor bağlantısı

Buradan izleyebilirsiniz. İzleyemeyenler için notlar:

* Fernandes kulüpten ayrılmak istemiyor, sözleşme yenilenme konusunda da ufak maddî pürüzler ve teknik detaylar ile uğraşılıyor. Özen'e göre sözleşme yenilenecek muhtemelen.

*Benim haberim yoktu -ki Özen'in de yokmuş belli ki-, Pedro Franco transferi ile ilgili "Kolombiya'da şirketlerle bağlantısı var" haberi yayılmış. Özen net olarak iddia sahibini mahkemeye vereceğini söyledi (ölmek-öldürmek tabirini de kullanarak), ve tekrar transferlerin teknik ayrıntısıyla, pazarlıkla, sözleşme yazımıyla vs. alâkası olmadığını belirtti. (Burada kendi yorumumu da yapmak istiyorum: Franco transferinin ne kadar faydalı ve mantıklı olduğu ortadayken buna dahi çamur atabilecek kalibrede insanların olması inanılmaz cidden. Bütün kokulara karşın Mendes transferlerini olumlayan basına bak sen)

*İtalyan ve mezunlarının dünyada tutulduğu Roma akademisinden bir physical trainer ile anlaşılacak önümüzdeki dönemde.

*Almanya'daki şef scout göreve başladı, Hollanda'daki şef belli olacak ve diğer gönüllü scoutlar da -Türkiye için de dahil- yakında göreve başlayacak.

*Özen, yabancı sınırını yerli zorunluluğu olarak (mealen) yorumladıklarını belirtip, İsmail Köybaşı ileride kadronun kalıcı elemanı olacağı ve yerli kalitesi de ortada olduğu için sol bek transferini aceleye getirip ileride kontrat feshi ile uğraşmak istemediklerini belirtti. "İstesek bugün de transfer yaparız" cümlesini sarf etti, ve uzun vadeli planlamayı burgulaması hem kulüpteki yetkisi, hem de transferlerdeki başıboşluk intibasının geçersizliği adına yüreğime su serpti.

Ekleme: Bir yandan dinleyip bir yandan not alırken kaçırmış olabilirim, TRT Spor programın devamında Özen adına alt barda şu ifadeyi kullanmış: "Şu ana kadar yapılan transferlerin hesabını veririm." Bu da gayet net.
24 Nisan 2013 Çarşamba

Güntekin Onay'dan; Ricardinho ve "Büyük Hoca" Olmak!

"Güntekin Onay bu yazıyı Ertuğrul Sağlam döneminde yazmıştı. Ntvspor veya Ntvmsnbc'de yazının orjinal haline ulaşamadığım için link veremiyorum. Sanki bugün yazılmış gibi okuyalım...


Ricardinho verimli olmadı. Ve bundan sonra da olamayacak. Aynı Ortega, Marcelinho, Ailton gibi. Peki neden?

Ricardinho 2002 ve 2006 Dünya Kupalarında Brezilya formasını giydi. Burada bahsettiğimiz Dünyanın 1 numaralı futbol ülkesinin ulusal takımı...Yüzlerce süper yetenekli futbolcunun arasından 2002'de Scolari, 2006'da da Parreira onu Brezilya Ulusal takımına çağırdı. Yani kişisel bir beğeni veya tercihin sonucu ile çağrılmadı. 2 ayrı teknik adamın 4 yıl arayla iki farklı dünya kupasına bu oyuncuyu çağırması çok şeyin göstergesi..

Ricardinho evinde dünya şampiyonluğu madalyası olan, uluslararası düzeyde tanınmış saygın bir futbolcu. Ama Türkiye'de bu saygınlığı bir türlü kazanamadı. Mutlaka kendisinin de kusurları vardır. Ama unutmayalım rakip takım oyuncusundan dayak yedi. Sahip çıkılmadı. Yedek kaldı, aylarca parasını alamadı. Liverpool deplasmanında maç 6-0 iken oyuna sokuldu. Ama suçlu o oldu.

Rico, hızlı, çabuk, kuvvetli, dayanıklı ve atletik bir oyuncu değil. Hiç bir zaman da olmadı. Ama kimsede olmayan oyun görüşü, zekası ve pas yeteneği onu Ricardinho yaptı. Geçen yıl solunda Mehmet Sedef, sağında Burak Yılmaz, arkasında Serdar Kurtuluş gibi deneyimsiz oyuncularla birlikte oynamasına rağmen elde edilen 2.'likte çok büyük rolü oldu.Geçen yıl Beşiktaş'ta Holosko, Tello ve Cisse de yoktu ayrıca..! Ama bu yıl belki de 4. olacak...

Kadrosunda herkesin görmek isteyebileceği saydığım oyuncuların katılımına rağmen... Ricardinho olmadığı zaman Beşiktaş zayıf rakipler karşısında bile oyunun kontrolünü elinde tutamadı. Topa sahip olamadı. Saha içinde hiç bir zaman bir oyun planı varmış gibi hareket edemedi. Deyim yerindeyse üst üste 3-4 pas yapamadı. O kendisini hiç tanımayan yorumcuların iddia ettiği gibi bir forvet arkası değil aslında. O bir oyun kurucu. Daha çok Pirlo gibi, Guti gibi, Deco gibi düşünün. Senede 6-7 gol atan ama daha çok oyunun kurgusuna yardım eden. Ricardinho verimli olmadı. Ve bundan sonra da olamayacak. Aynı Ortega, Marcelinho, Ailton gibi. Peki neden? Eğer teknik adamsanız ve hedefleri olan büyük bir takımda görev yapıyorsanız başetmeniz gereken onlarca problem var.

Futbolda farklı oyuncu özelliklerinden doğan 4-4-2'nin, 4-5-1'in varyasyonlarını artık herkes biliyor. Dünya futbolunu takip eden ve deli gibi Championship Manager oynayan 11 yaşındaki yeğenim Yiğit bile her türlü taktik formasyonu yutmuş durumda... Hangi tip oyuncuların nerede kullanılacağını bilmek için de dahi olmaya gerek yok.! Yeniden Amerikayı keşfetmek gibi bir niyetiniz yoksa çok da zor değil zaten işiniz.

Yattara'yı stoper, İbrahim Üzülmez'i santfor, Delgado'yu solbek oynatacak süper bir 'zeka'dan da bahsetmiyorum. Kimin ne olduğu, ne oynadığı belli zaten. Eğer biraz öğrenme arzunuz varsa, İngilizceniz de iyiyse amazon.com'dan sipariş verirsiniz; futbol dünyasında devrim yaratmış Michels'in, Lattek'in, Happel'in, Herrera'nın, Busby'nin, Cruyff'un kitaplarını getirtir bu futbol filozoflarından çeşitli fikirler kaparsınız. Bunların yanında Mourinho'nunkini sipariş etmeyi unutmayın..! (Mourinho'nun çok kitabı var ama Barclay, Beto ve Lourenço'nunkiler en çok öne çıkanlar. Şahsen ben Lourenço'nunkini daha çok beğendim..!)

Çeşitli futbol ekollerinden, farklı ülkelerden, farklı seviyelerden yüzlerce maçı TV'den, DVD'den izler yine bir şeyler yakalarsınız. Yeni fikirlere açık olmak, çağı yakalamak da önemli. Neticede bu çok ağır bir performans sporu. Bilimden de faydalanmak lazım. Antrenman bilimi ve sporcu sağlığı konusunda çok kafa patlatmanıza gerek yok artık. Spor akademisi mezunu profesyoneller sizin için kondüsyonerlik yapabilir. "Karbonhidrat, Protein, Yağ, Vitaminler, Aminoasitler..Sıvı alımı, Glikoz derken bir de bu kreatin çıktı..! Kullanmalı mı? Eğer kullanacaksak nasıl ve ne zaman yükleme yapmak lazım? Off ne kadar da karmaşık. Futbolcuyken ne kadar kolaydı !.." Endişeye gerek yok Bunu da sizin yerinize yapacak profesyoneller var.

Rakiplerin analizi, istatistikler! Artık hepsi elinizin altında... Medya çok mu üzerinize geliyor, gazeteciler çok mu arıyor? Kulübün basın bürosu sizin için bunu halleder. Antrenmanlarda takımı da zaten çoğunlukla yardımcınız çalıştırıyor. Eskiden milli bir futbolcu olduğunuz için seminerlerde fazla zorluk çıkartılmadan gereken lisansları da bir şekilde almıştınız ya zaten. Spor Medyasından, eskiden futbol oynadığınız camiadan hatta siyaset dünyasından 3-5 kilit adamla iyi dostluklarınız da var. Zaten bizim ligde de zaten 3 tane büyük takım var. Biri kötü sezon geçirse 2. oluyorsunuz. O da başarı sayılmaz mı? En iyi futbolcular sizde..Taraftar, medya ve hatta hakem desteği bile..

Her şey bu kadar kolay görünürken 3 takımlı ligde bazen 4. olmayı başaranlar bile çıkabiliyor..Peki neden? Tabii ki hiçbir şey yukarıda yazıldığı kadar kolay değil. Ama inanın asıl zorluk yukarıdakilerin de hiçbiri değil..

ZOR OLAN ŞEY: YÖNETEBİLMEK... 

 Bunun içinde karar vermek de var,liderlik de var, koordine edebilmek de var, iletişim kurabilmek de var. Tercihler yapmak da var. İşte burada ne kadar donanımlı olduğunuz devreye giriyor. Dünya görüşünüz bir anda önemli hale geliyor...Deneyimleriniz,teknolojiyle olan ilişkiniz, yabancı dil bilginiz, özel hayatınız,kişisel zevkleriniz... Ekonomiyi, sosyolojiyi, psikolojiyi, felsefeyi bilmeniz sizi farklı kılıyor. İletişim beceriniz sizi daha da donanımlı yapıyor...

Aydın'ı, Batuhan'ı idare edebilmek değil de Ricardinho'yu yönetebilmek beceri istiyor... Sergen'i, Tümer'i, İlhan'ı, Nouma'yı, Zago'yu yönetmenin ve başarıya ulaşmanın zor olduğu gibi... Futbolcular zor insanlar.. %90'ının eğitim seviyesi düşük. İyi para kazanıyorlar, şöhrete ve başarıya doymuş durumdalar. Egoları yüksek ama hemen hemen hepsi de duygusal ve çocuk ruhlu... Onları yönetebilmek, ikna edebilmek ve inandırabilmek gerçekten de zor. Hele farklı bir dil konuşan, farklı bir kültürden gelen, farklı bir dünyası olan yabancı futbolcularla diyalog kurabilmek onları idare edebilmek en zoru... Ariel Ortega, Ricardinho, Ailton, Marcelinho, Kleberson hep dünyaca ünlü tanınmış yıldızlardı... Ama Lorant ile, Ziya Doğan ile Rıza Çalımbay ile Ertuğrul Sağlam ile anlaşamadılar ve kaçarcasına gittiler. Parlak kariyerlerine rağmen burada verimli olamadılar. İşte zor olan onlarla iletişim kurabilmek, onlardan verim alabilmek... Futbol oynamış olmak, yönetmek için yetmiyor. 

Mourinho, Benitez, Wenger, Löw, Sacchi, Spaletti...

Onların oynadığı futbolun seviyesi amatörün üstüne çıkmadı. Ama hepsi dünya çapında birer teknik adam... Eskiden futbolcu oldukları için veya hatır için bulundukları noktaya gelmediler. Hep kendilerinden daha kariyerli ve şöhretli oyunculara antrenörlük yaptılar. İsimleri altında ezilmediler. Aslında mantık çok düz ve basit: -İyi futbol iyi futbolcuyla oynanır. -Büyük takımlarda yıldız futbolcular oynar. -Yıldız futbolcuları yönetmek, idare etmek ve onlarla başarıya ulaşmak kolay değildir. -Büyük kulüpleri ya büyük antrenör olmaya aday çapta ve vizyonda teknik adamlar çalıştırır ya da kendini kanıtlamış büyük teknik direktörler...
20 Temmuz 2011 Çarşamba

Fernandes Transferiyle İlgili

Son şike hadiseleri Fernandes transferiyle ilgili tartışmaları bastırdığı için çok önem arz etmiyor belki ama hatırlarsanız açıklanan düşük ücret (2 milyon euro), bonservisin tamamının alınıp alınmadığıyla ilgili bayağı bir kişinin kafasını karıştırmıştı. O sıra "Bütün bu işlemler borsaya açık şirket tarafından yapılıyor, sorarsak cevaplamak zorundalar" demiştim. Bu minvalde yaptığım yazışmaları yolluyorum:


4 Temmuz 2011
"1 Temmuz günü KAP aracılığıyla yaptığınız açıklamada Manuel Fernandes için Valencia'ya sözleşme fesih bedeli olarak 2 milyon Euro ödendiğini belirtmiştiniz.

Sizden bir yatırımcı olarak öğrenmek istediğim; bu bedelin futbolcunun bonservisinin tamamını içerip içermediğidir. Bir diğer şekilde sorum şudur;
1 Temmuz itibariyle Manuel Fernandes'in tüm hakları Beşiktaş Futbol Yatırımları San. ve Tic. A.Ş'de midir? Futbolcu üzerinde belirli bir payı olan
kurum/şirket bulunmakta mıdır?

Şimdiden teşekkür eder iyi çalışmalar dilerim."

"Açıklanacak Özel Durum/Durumlar:

Manuel Henrique Tavares Fernandes'in transferi konusunda Valencia CF SAD kulübü ve oyuncu ile anlaşma sağlanmış olup  Valencia kulübüne sözleşme fesih bedeli olarak 2.000.000.Euro ödenecektir. Fernandes ile 3 yıllık yapılan anlaşma şartlarına istinaden oyuncuya

2011-2012 sezonu için 2.000.000.Euro,
2012-2013 sezonu için 2.100.000.Euro,
2013-2014 sezonu için 2.200.000.Euro ücret ödenecektir.
"
----------------------------------------------------------------------
6 Temmuz 2011
.... Bey merhaba,

Fernandes'in transferi ile ilgili tüm bilgiler aşağıdaki özel durum açıklamasında net bir şekilde açıklanmıştır.

Saygılarımla,

............
Beşiktaş Futbol Yatırımları
San.ve Tic.A.Ş.
Pay Sahipleri ile İlişkiler Sorumlusu
----------------------------------------------------------------------
6 Temmuz 2011
İyi günler .........,
internette çeşitli mecralarda Valencia'nın M. Fernandes'in bonservisinin tamamına sahip olmayabileceği iddiaları dillendiriliyordu. Özel Durum Açıklamasında da bu hususla alakalı bir şey göremediğimden ödenen fesih bedelinin futbolcunun bonservisinin tamamını kapsayıp kapsamadığını öğrenmek istedim. Eğer siz özel durum açıklamasının net olduğunu belirtiyorsanız o zaman ben bu cevabınızı "M.Fernandes'in tüm haklarının şu anda Beşiktaş'ta olduğunun" teyidi olarak alıyorum.
Teşekkürler tekrar,
-----------------------------------------------------------------------

Bu son yazdığıma cevap gelmedi. Yorumu size bırakıyorum.

1 Temmuz 2011 Cuma

Manuel Fernandes Beşiktaş'ta


Geçen sezonun sonuna doğru Beşiktaş'a iyiden iyiye yakışan Manuel Fernandes'le ve kulübüyle anlaşıldığı bugün itibariyle açıklandı. Tarihlerin 1 Temmuz'u göstermesi YD'nin "Transferi bitirdik ama Valencia açıklama için 1 Temmuz'a kadar beklememizi istedi" lafını doğruluyor sanki. Ayrıca bu bedel oyuncu bonservisinin %50'sine ait olsaydı açıklamada bu da belirtilirdi diye düşünüyorum. Beşiktaş camiasına hayırlı uğurlu olsun...

"manuel henrique tavares fernandes'in transferi konusunda valencia cf sad kulübü ve oyuncu ile anlaşma sağlanmış olup valencia kulübüne sözleşme fesih bedeli olarak 2.000.000.euro ödenecektir. fernandes ile 3 yıllık yapılan anlaşma şartlarına istinaden oyuncuya

2011-2012 sezonu için 2.000.000.euro,
2012-2013 sezonu için 2.100.000.euro,
2013-2014 sezonu için 2.200.000.euro ücret ödenecektir."
20 Mayıs 2011 Cuma

Manuel Fernandes Takımda Kalıyor

Beşiktaş Valencia kulübüyle görüşmelere başladığını borsaya bildirdi. Transfer ve borsa ilişkisi biraz kulağı tersten tutmaya benzer. Önce anlaşılır sonra görüşmeye başlandığı bildirilir. Görüşmeye başlandığı bildirilmişse ve niyet kamuoyunu yanıltmak değilse, o transfer gerçekleşmiştir.

Guti ile Ernst'in iyi özelliklerini birleştirince Xavi
Guti ile Ernst'in kötü özelliklerini birleştirince Uğur İnceman
Guti ile Ernst'in yetenek ortalamasını alınca Fernandes...

Hayırlı olsun...
19 Mayıs 2011 Perşembe

Fernandes Çıkmazı


Maruzatım var benim.

Biz devre arasında Manuel Fernandes'i kiraladık. Tabii doğal olarak "Eee, Avrupa Kupası'nda oynamayacaksa niye kiraladık ki?" sorusu gündeme geldi. O zaman tek mantıklı cevap "Sene sonunda satın almadan önce denemiş oluruz" idi.

Ama denemedik. Kendisi Aurelio ve Guti'den fırsat bulamadı pek. O aralar oynadığı birkaç maçta da form tutamadığı için klişe tabirle "vasat" görüntü çizdi, ama kalitesi belliydi kendisinin.

Sonra sene sonuna doğru kendisini hatırlayıp oynatmaya başladık. Bu sefer baktık ki, adam gayet güzel oynuyor topunu. Eh, alınsın dedik haliyle. Yaptığımız anlaşmaya baktık, bonservis bedeli 8 milyon Euro yazıyor.

Ee, şimdi Fernandes gider, kalır, orası teknik heyetin takdiridir. Yalnız bir laf var ki ortada dönen, hiçbir anlam veremiyorum:

"Bonservisi pahalı, fiyatta anlaşmaya çalışıyoruz."

Bu ne demek yahu? Sen bu adamlarla "Beğenirsek 8 milyon Euro'ya alırız" diye anlaşma yapmışsın, şimdi mi pahalı geldi?

Hem madem ilk baştaki anlaşmanın bir değeri yoktu, bu adamı ne Avrupa'da ne ligde doğru dürüst kullanmayacaksak, niye aldık? Niye maaş ödedik boşuna?

Bize zorla mı verdiler yahu bu adamı?


27 Ocak 2011 Perşembe

Simao Almeida Fernandes

Bu üçlü bir şekilde birlikte gelip takıma katıldıkları için beraber değerlendirmek istiyorum. Bu başlığı da aynı Schuster başlığı gibi uzun vadeli kullanabiliriz. Benim favorim elbetteki Simao. Bu adam bizde hem iş yapacak hem de iz bırakacak. Eskiden o garip göğsünü öne çıkarıp poposunu arkaya iterek vücudun üst kısmını belden 20-30 derece öne eğimli koşusunu saçma bulurdum ama şimdi o bile güzel görünüyor. Fena kanım ısındı. Almeida beklediğimden iyi. İki maçta iki ayrı model oynadı. Güzel olan ikisinde de rahat pozisyon bulmasıydı. Bence biraz çekingenlik var ama bir kaç maça geçecek gibi. Guti, Quaresma ve Simao gibi adamlar kendisini beslerken ikinci yarıda ligde 10 gol atamazsa başarısız sayarım. Herkes söylediği için klişe oldu ama attıracak gibi de görünüyor. İlk önyargım geçti. Fernandes de açıkçası beni hem heyecanlandırdı hem de umutlandırdı oynadığı sürelerde. Büyük bir ihtimalle onu diğerlerinden az izleyeceğiz ama bence oyuna girdiği her maça ayrı bir heyecan ve tad getirecek. O sutlardan bir kaçı mutlaka girecek ve biz zevkten dört köşe olacağız. Dün Onur o son şutu başarılı bir şekilde çıkartamasaydı bugünün kahramanıydı, kıl payı kaçırdı.
12 Aralık 2010 Pazar

Olur da Gelirlerse ...

ki duyumlara göre ben gelecekler diyorum... Kural olarak bir oyuncu Uefa Kulüpler turnuvasinda ( Uefa Şampiyonlar Ligi ve Uefa Avrupa Ligi ) aynı sezon içinde birden fazla kulüpte oynayamaz. Fakat istisnai olarak bir oyuncu Şampiyonlar Ligi veya Uefa Avrupa Ligi’nin ilk, ikinci ve üçüncü eleme gruplarında oynamış ise, Şampiyonlar Ligi ve Avrupa Ligi’nde bir başka kulüp için guruplardan itibaren eğer ki eski kulübü Şampiyonlar Ligi’nde veya Avrupa Ligi’nde gruplara kalamamış ise oynama hakkına sahiptir. (Burada pek bizi ilgilendiren bir durum yok ) Son 32 takım aşamasının başlamasından önce bir kulüp maksimum 3 kurallara uygun oyuncuyu, şampiyonanın geri kalan maçlarında oynamaları için kaydettirebilir. Bu kaydın en geç 1 şubat 2011 tarihine kadar yapılmış olması gereklidir, bu süre için uzatma talebi kabul edilmez. Yukarda belirtilen 3 (yeni) oyunculardan, UEFA tarafından düzenlenen kulüp müsabakalarında oynamış herhangi biri, eğer aşağıdaki şartlara uygunsa yeniden kaydedilebilir : * Oyuncu aynı şampiyonada başka bir takımda oynamamış olmalıdır. (Şampiyonlar Ligi ve Avrupa Ligi farklı şampiyonlar olarak değerlendirildiğinden, Bremen ve Valencia'nın Avrupa'daki konumu ve söz konusu isimlerin oynadığı maçlara bakılmaksızın Almeida ve Fernandes Avrupa Ligi'nde Beşiktaş formasıyla mücadele edebilir) * Oyuncunun daha önceki takımı hala aynı şampiyonada bulunmamalıdır.Ayrıca, eğer oyuncunun yeni takımı Uefa Avrupa Ligi’nde mücadeleye devam ediyorsa, daha önceki kulübü içinde bulunulan sezonun her hangi bir anında Uefa Avrupa Ligi’nde mücadele etmemiş olmalıdır. (Simao'nun Avrupa Ligi'nde Beşiktaş forması giymesi - Atletico Madrid gruplardan çıkamasa bile - mümkün değil, zira başta da belirtildiği üzere istisnai durum sadece ön eleme sürecini kapsıyor ve elemeleri geçip gruplarda forma giydiği an aynı turnuvada başka takım adına mücadele edemiyor) Özetle: Şartlar ne olursa olsun, 3 yeni Portekizli'den 1'i (Simao )Avrupa'da yok Kaldı ki, Sivok'un dönüşü ve '' 3 yeni oyuncu '' sınırlaması dikkate alındığı vakit; 3 Portekizli + Sivok hiçbir şekilde mümkün olmayacaktır ... Zaten 1 Portekizli iyi, 2 Portekizli bla , 3 Portekizli hede hödö ... Ekleme: Farklı turnuvada (Ş.L) forma giyen oyunculardan da 1 tanesini kaydettirebildiğimiz için Fernandes ve Almeida'da arasında da seçim yapmak durumunda kalacağız.

Ara