.

.

.
Ekşi Beşiktaş. Blogger tarafından desteklenmektedir.

İsmail Köybaşı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İsmail Köybaşı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
15 Ağustos 2013 Perşembe

Önder Özen'in TRT Spor bağlantısı

Buradan izleyebilirsiniz. İzleyemeyenler için notlar:

* Fernandes kulüpten ayrılmak istemiyor, sözleşme yenilenme konusunda da ufak maddî pürüzler ve teknik detaylar ile uğraşılıyor. Özen'e göre sözleşme yenilenecek muhtemelen.

*Benim haberim yoktu -ki Özen'in de yokmuş belli ki-, Pedro Franco transferi ile ilgili "Kolombiya'da şirketlerle bağlantısı var" haberi yayılmış. Özen net olarak iddia sahibini mahkemeye vereceğini söyledi (ölmek-öldürmek tabirini de kullanarak), ve tekrar transferlerin teknik ayrıntısıyla, pazarlıkla, sözleşme yazımıyla vs. alâkası olmadığını belirtti. (Burada kendi yorumumu da yapmak istiyorum: Franco transferinin ne kadar faydalı ve mantıklı olduğu ortadayken buna dahi çamur atabilecek kalibrede insanların olması inanılmaz cidden. Bütün kokulara karşın Mendes transferlerini olumlayan basına bak sen)

*İtalyan ve mezunlarının dünyada tutulduğu Roma akademisinden bir physical trainer ile anlaşılacak önümüzdeki dönemde.

*Almanya'daki şef scout göreve başladı, Hollanda'daki şef belli olacak ve diğer gönüllü scoutlar da -Türkiye için de dahil- yakında göreve başlayacak.

*Özen, yabancı sınırını yerli zorunluluğu olarak (mealen) yorumladıklarını belirtip, İsmail Köybaşı ileride kadronun kalıcı elemanı olacağı ve yerli kalitesi de ortada olduğu için sol bek transferini aceleye getirip ileride kontrat feshi ile uğraşmak istemediklerini belirtti. "İstesek bugün de transfer yaparız" cümlesini sarf etti, ve uzun vadeli planlamayı burgulaması hem kulüpteki yetkisi, hem de transferlerdeki başıboşluk intibasının geçersizliği adına yüreğime su serpti.

Ekleme: Bir yandan dinleyip bir yandan not alırken kaçırmış olabilirim, TRT Spor programın devamında Özen adına alt barda şu ifadeyi kullanmış: "Şu ana kadar yapılan transferlerin hesabını veririm." Bu da gayet net.
19 Kasım 2012 Pazartesi

İsmail sezonu kapattı

Bundan daha kötü bir haber şu şartlarda ne olabilirdi bilmiyorum ama, hem ne yazık ki sol bek için karın ağrılarımız sezon sonuna kadar devam edecek, hem de İsmail'in uzun süren sakatlığı futbolunun üstüne koyduğu bir zamanda çok talihsiz olacak. Umarım dönüşü Ersan gibi olacaktır, o fiziksel yeterliliği olur.

İsmail'e geçmiş olsun dileklerini tekrar yollarken, Samet Hoca'ya da buradan seslenmek istiyorum, belki biri duyar, görür, eder.

Hocam merhaba,

Beşiktaş'ın bu sene yediği gollerin, küsuratlı sallıyorum, %63'inde Uğur'un doğrudan katkısı var. Antalyaspor maçından sonra McGregor gözünü karartıp işi fiziksel müdahaleye vardıracak diye korkuyordu insan.

Hocam, gördük ki inatçı biri değilsin zira Toraman'ı alternatif kullanmanın yolunu buldun, Oğuzhan ve Olcay'ı bütün zevzekliklere karşın takıma monte ettin, Holosko'yu dahi kazanma yolundasın, Almeida iki haftadır formuna zirve yaptırdı, Ersan'a güvendin, Mehmet Akgün'e bile alternatif bir rol biçmiş olabilirsin. Bunları görmek insanı mutlu ediyor.

Ama artık Uğur'un ismini maç kadrosunda görmeyelim hocam. Madem İsmail de dönmeyecekmiş, buraya başka bir çözüm bulalım hocam. Kimsenin orada daha kötü olabileceğini düşünmüyorum, herhalde Beşiktaş taraftarının %97'si de seninle hemfikirdir.

Saygılar hocam.
10 Kasım 2010 Çarşamba

Anket




Baştan belirteyim, bu bir tuzak anket. Bu anketle sizin uzun vade-kısa vade yaklaşımınızı ölçeceğim.  İbrahim Üzülmez kısa vadeli çözümlerin, İsmail Köybaşı uzun vadeli çözümlerin şıkkı olarak işaretlenecek...

Birazdan gelip diyecekler ki, "Tabii ki gençler oynasın, tabii ki önümüzdeki 10 yılı kurtaracak oyunculara yapılsın ama İsmail çok kötü oynuyor..."

Yemezler! İsmail bugün iyi oynayabilse zaten bugünün çözümü olur. Zaten o yüzden, yarınların oyuncusu diye nitelendiriyoruz.

İsmail tutar tutmaz, bilemeyiz. Kendi bileceği iş. Lakin potansiyel itibariyle İbrahim Üzülmez'in kaç seviye üstünde olduğunu söylemeye gerek yok. Dünya çapında gelecek vaad eden 100 futbolcudan biri olarak anılması yeterli... Geçen sene Ali Samiyen'de 3-0 kaybettiğimiz maç sonrası Beşiktaş'ı izlemeye gelen Manchester United teknik ekibinin oynayan tüm oyuncular içerisinde en çok İsmail Köybaşı'nı beğendiğini biliyor muydunuz?

Neyse mesele o değil...

Schuster'e sabredelim diyoruz da, İsmail'e neden sabretmiyoruz?

Pardon?

Üzülmez mi oynasın?

Ayağa pas yapan, topa hükmeden Schuster'in Beşiktaşında?

Gençler falan tamam da, İsmail de çok kötü oynuyor ama yæ?

Bu anket bunun nabzını tutsun bakalım...
10 Mayıs 2010 Pazartesi

Yetenek & Bilgi & Tecrübe

Bir sporcuyu "iyi" yapan kriterler temelde nelerdir? 1- Yetenek 2- Bilgi 3- Tecrübe. Oyuncunuz yetenekli olacak, o yeteneğin üzerine o yeteneği nasıl kullanacağını öğreteceksiniz ve hangi durumda nasıl davranılması, nasıl hissedilmesi gerektiğini ezberine alacak. Temelde iyi sporcu bu üç parametreyi bünyesinde toplayabilenlerden oluşuyor. Geçenlerde Arsene Wenger basına transferlerle ilgili açıklama yaptı. Özetle dedi ki, futbolda transferler 10-15 sene önceki halinde değil. Artık herkes her futbolcudan haberdar. Dolayısıyla siz bir iyi oyuncuya gittiğinizde, o oyuncuya sizinle beraber giden başka kulüpler de oluyor. Artık yetenek keşfi çok zor. Bu şartlarda kulüpler yanlış adım atmak istemiyorlar. Zira yapılacak bir yanlış transfer size hem ciddi bir mali külfet hem de sportif başarısızlık getiriyor. Artık oyuncuyu transfer edebilmek kadar o yapılan transferin doğru planlamayla faydaya dönüştürülmesi de önemli. Jack Wilshire dünyanın en önemli genç yeteneklerinden biri kabul ediliyor. Wonderkid deniyor böylelerine. 1 Ocak 1992 doğumlu Wilshire henüz 9 yaşında Arsenal alt yapısına katıldı. 17 yaşına kadar temel futbol eğitimini Arsenal alt yapısında aldı. Devre arasında Bolton'a kiralanıp burada 14 Premier League maçına çıktı ve 1 gol attı. Önümüzdeki sezon Arsenal rotasyonuna katılacak ve artık yavaş yavaş takımın bir parçası olmaya başlayacak. Arsenal dünyanın dört bir tarafından bu tip gençleri 15-16 yaşlarında takımına katıyor. 2-3 sene boyunca kendi futbol felsefesini öğretiyor, A takım seviyesine yaklaştığında da bir sezon aynı ligin orta sıra takımlarına kiraya verip o ligin tecrübesini kazanmasını sağlıyor. Oyuncu kira sözleşmesi bittiğinde Arsenal forması giymeye hazır hale gelmiş oluyor. 1- Yetenek / Arsenal arama ekibi tarafından tesbit ediliyor 2- Bilgi / 2-3 sene boyunca Arsenal alt yapı ekibi tarafından veriliyor 3- Tecrübe / A takım seviyesine gelmeden bir adım önce kiraya veriliyor. Yani Arsenal bu oyuncuların üç parametrede de belli bir seviyenin üzerinde olmasını temel alıyor. Bu sistem sadece Wilshire ile sınırlı değil. Bugün dünyanın sayılı ön liberoları arasına giren, bu sezon ligin en çok gelişme kaydeden oyuncusu seçilen Alex Song 2005 yazında Arsenal'e transfer oldu. 2007'de Charlton'a kiralık verildi. Geçen sene rotasyona girdi, bu sene takımın değişmez oyuncusu oldu. Armand Traore geçtiğimiz sene Portsmouth takımıyla 19 Premier League maçına çıkıp 1 gol attı. Bu sene Gael Clichy'nin yedeği konumunda 11'de yer buldu. Aaron Ramsey, Denilson, Fran Merida gibi oyuncular da Mathieu Flamini, Alexander Hleb, Tomas Rosicky ( sakatlık ) gibi oyuncuların beklenilmeyen sakatlık ve ayrılışları gerçekleşmeseydi muhtemelen geçtiğimiz sezonu bir Premier League takımında geçireceklerdi.
Necip, Rıdvan, İsmail, Atınç ve Diğer Gençler
1- Yetenekliler 2- Bilgi eksiklikleri var 3- Tecrübe eksiklikleri var. Ortada da boşa geçirilen bir sezon var. Bomboş bir sezon. Kimse bu oyuncuların bu sene rotasyona dahil edildiğini söylemesin.
Bu ligin en çetin deplasmanı Fenerbahçe ve Galatasaray deplasmanlarıdır. Bu deplasmanlardan alacağınız sonuç sizin lig gidişatınızı belirler. Necip bu karşılaşmaların hiç birini tecrübe edemedi. Rıdvan sezon başındaki Super Kupa maçının son 15 dakikası dışında lig genelinde yoktu. İsmail bu üç oyuncunun en tecrübelisi gözükse de Kadıköy'de ilk 45 dakika sudan çıkmış balığa döndüğünü hepimiz biliyoruz. Rıdvan ve Necip'in TSL tecrübeleri bile yok denecek kadar az. Üstelik biz bu oyunculardan seneye 11'de oynayıp Beşiktaş'ı şampiyonluğa oynatmalarını bekliyoruz. Düşünün, bir tarafta Jack Wilshere gibi bir wonderkid Bolton'a kiralanabiliyor, biz Rıdvan'ların, Necip'lerin turşusunu kuruyoruz. Bu sezon Necip'in oynadığı her maçı Uğur inceman'la oynasak, Necip'i de Antalyaspor'a kiraya versek önümüzdeki sezon başka bir Necip izler miydik? Bu sezon Rıdvan'ı hiç kullanmamamıza rağmen tribünde oturtmayıp Thomas Doll'un yanına gönderseydik bir şey mi kaybederdik? Bu sezon Beşiktaş futbol takımı kimi, neyi kazandı diye düşünüyorum. Tek bir cevap veremiyorum. Oysa seneye Arsenal rotasyonunda Wilshire adında bir "çocuk", yetenekli, eğitimli hem de tecrübeli olarak kullanılmaya başlayacak... Arsenal de yıllardır kupalara hasret. Nedenleri başkadır. Lakin asla bizim kadar karamsar değiller. Onlar doğru bildiklerini uyguluyorlar.
Sahi biz neyi uyguluyoruz Mustafa hocam? Rijkaard'ın B planı yok diyorlar. Senin A planın neydi hocam?
18 Ağustos 2009 Salı

Üzülmez, Köybaşı'na karşı!

... ya da gavurların tabiriyle Üzülmez vs. Köybaşı. Antalya maçı sonrası yorumları dinledim, yazılanları okudum, kafama birşey takıldı: yok Bobo şöyleymiş, yok Holosko yedek olur muymuş, bunlar değil derdim. Benim derdim bu maçta İbrahim Üzülmez oynayınca bazı insanların "Milyon dolarlar karşılığında genç oyuncu İsmail Köybaşı’nı ‘kurtarıcı’ olarak transfer eder de, jubile yapayım mı, yapmayayım mı serzenişini ‘jest’ ile aşırttığınız İbrahim Üzülmez’den ‘medet’ umarsanız..." gibi acayip yazı ve düşünceleri. Başkaları yapınca rotasyon biz yapınca "medet ummak"... Güzel iş valla.
7 Ağustos 2009 Cuma

İsmail Köybaşı Milli Takımda

Türk futbolunun ve Beşiktaş'ımızın yükselen değeri İsmail Köybaşı A Milli futbol takımımızın aday kadrosuna çağırıldı. İsmail'le birlikte çağırılan diğer oyuncularımız Nihat Kahveci, Yusuf Şimşek ve Rüştü Reçber. İsmail dışında çağırılan üç ismin kariyerinin son baharında olması ise sıkıntı verici bir dip not olsun.
17 Şubat 2009 Salı

Önümüzdeki Sezona Dair

Erman Kılıç: Bu hafta 2 gol birden atan İBB'li oyunu benim gözüme en çok çarpan oyunculardan biri. Canlı yayınlanan maçlarda kendisini dikkatle takip ediyorum, mücadeleci, hızlı, driplingi olan ve dikine oynayan bir oyuncu profili var. Ekrem Dağ'ın bir benzeri diyebiliriz. Kendisi sol önde oynuyor. Aslında çok da genç değil 26 yaşında. Kadro alternatiflerini çoğaltmak açısından düşünülmesi gereken bir oyuncu. Ekrem Dağ ilk geldiğinde farklı mıydı neticede? Murat Ceylan: Kendisi zaten devre arasında takımımızla anıldı. Henüz 20 yaşında ve oldukça potansiyelli bir oyuncu. İyi seviyede koşu performansı, mücadele gücü, oyun konsantrasyonu, sorumluluktan kaçmayan yapısı ve kaptığı topları da olumlu değerlendirmesiyle ön plana çıkan bir ortasaha oyuncusu. Kesinlikle takıma katılması gereken bir oyuncu. Murat Duruer: 21 yaşında sol kanat oyuncusu. Ankaragücü her ne kadar kötü günler geçirse de genç yetenekleri Türk futboluna sunmaya devam ediyor. Gökhan Emreciksin'den sonra ışıkların üzerine döndüğü yeni isim; Murat Duruer. Düşünülebilir... Erman Özgür: Antep'in önemli parçalarından biri olan Erman, aslında Türkiye'de az bulunan bir oyuncu tipi. Futbol oyununu aklı ile oynayan nadir Türk futbolcularından biri. Bu mental kuvvetliliğin bir futbol takımına katacağı değer de bence bir günden diğer güne görülebilecek bir gelişim değildir. Erman Özgür gibi futbolcuların bir grup oyuncu içinde bulunmaları - oynatılsın veya oynatılmasın - faydalıdır. Ki ben Erman'ın her zaman Yusuf veya benzerlerinden daha faydalı, daha gerekli olduğunu ifade etmişimdir. İsmail Köybaşı: Gaziantep'in Türk futbol vitrinine çıkardığı yeni isim. Sol bekte görev yapan oyuncu özellikle hücuma çıkışlarında etkili bir performans sergiliyor. Özellikle Beşiktaş'la oynanan kupa maçında göz doldurmuş, kalitesini belli etmişti. İsmi daha fazla telaffuz edilmeden renklerimize katılması maddi açıdan uygun olacaktır. Not: Yazar arkadaşlar dikkatlerini çeken oyuncuları yazıyı editleyip buraya eklerlerse daha uygun olur.

Ara