.

.
Ekşi Beşiktaş. Blogger tarafından desteklenmektedir.

.

.
10 Mayıs 2010 Pazartesi

Yetenek & Bilgi & Tecrübe

Bir sporcuyu "iyi" yapan kriterler temelde nelerdir? 1- Yetenek 2- Bilgi 3- Tecrübe. Oyuncunuz yetenekli olacak, o yeteneğin üzerine o yeteneği nasıl kullanacağını öğreteceksiniz ve hangi durumda nasıl davranılması, nasıl hissedilmesi gerektiğini ezberine alacak. Temelde iyi sporcu bu üç parametreyi bünyesinde toplayabilenlerden oluşuyor. Geçenlerde Arsene Wenger basına transferlerle ilgili açıklama yaptı. Özetle dedi ki, futbolda transferler 10-15 sene önceki halinde değil. Artık herkes her futbolcudan haberdar. Dolayısıyla siz bir iyi oyuncuya gittiğinizde, o oyuncuya sizinle beraber giden başka kulüpler de oluyor. Artık yetenek keşfi çok zor. Bu şartlarda kulüpler yanlış adım atmak istemiyorlar. Zira yapılacak bir yanlış transfer size hem ciddi bir mali külfet hem de sportif başarısızlık getiriyor. Artık oyuncuyu transfer edebilmek kadar o yapılan transferin doğru planlamayla faydaya dönüştürülmesi de önemli. Jack Wilshire dünyanın en önemli genç yeteneklerinden biri kabul ediliyor. Wonderkid deniyor böylelerine. 1 Ocak 1992 doğumlu Wilshire henüz 9 yaşında Arsenal alt yapısına katıldı. 17 yaşına kadar temel futbol eğitimini Arsenal alt yapısında aldı. Devre arasında Bolton'a kiralanıp burada 14 Premier League maçına çıktı ve 1 gol attı. Önümüzdeki sezon Arsenal rotasyonuna katılacak ve artık yavaş yavaş takımın bir parçası olmaya başlayacak. Arsenal dünyanın dört bir tarafından bu tip gençleri 15-16 yaşlarında takımına katıyor. 2-3 sene boyunca kendi futbol felsefesini öğretiyor, A takım seviyesine yaklaştığında da bir sezon aynı ligin orta sıra takımlarına kiraya verip o ligin tecrübesini kazanmasını sağlıyor. Oyuncu kira sözleşmesi bittiğinde Arsenal forması giymeye hazır hale gelmiş oluyor. 1- Yetenek / Arsenal arama ekibi tarafından tesbit ediliyor 2- Bilgi / 2-3 sene boyunca Arsenal alt yapı ekibi tarafından veriliyor 3- Tecrübe / A takım seviyesine gelmeden bir adım önce kiraya veriliyor. Yani Arsenal bu oyuncuların üç parametrede de belli bir seviyenin üzerinde olmasını temel alıyor. Bu sistem sadece Wilshire ile sınırlı değil. Bugün dünyanın sayılı ön liberoları arasına giren, bu sezon ligin en çok gelişme kaydeden oyuncusu seçilen Alex Song 2005 yazında Arsenal'e transfer oldu. 2007'de Charlton'a kiralık verildi. Geçen sene rotasyona girdi, bu sene takımın değişmez oyuncusu oldu. Armand Traore geçtiğimiz sene Portsmouth takımıyla 19 Premier League maçına çıkıp 1 gol attı. Bu sene Gael Clichy'nin yedeği konumunda 11'de yer buldu. Aaron Ramsey, Denilson, Fran Merida gibi oyuncular da Mathieu Flamini, Alexander Hleb, Tomas Rosicky ( sakatlık ) gibi oyuncuların beklenilmeyen sakatlık ve ayrılışları gerçekleşmeseydi muhtemelen geçtiğimiz sezonu bir Premier League takımında geçireceklerdi.
Necip, Rıdvan, İsmail, Atınç ve Diğer Gençler
1- Yetenekliler 2- Bilgi eksiklikleri var 3- Tecrübe eksiklikleri var. Ortada da boşa geçirilen bir sezon var. Bomboş bir sezon. Kimse bu oyuncuların bu sene rotasyona dahil edildiğini söylemesin.
Bu ligin en çetin deplasmanı Fenerbahçe ve Galatasaray deplasmanlarıdır. Bu deplasmanlardan alacağınız sonuç sizin lig gidişatınızı belirler. Necip bu karşılaşmaların hiç birini tecrübe edemedi. Rıdvan sezon başındaki Super Kupa maçının son 15 dakikası dışında lig genelinde yoktu. İsmail bu üç oyuncunun en tecrübelisi gözükse de Kadıköy'de ilk 45 dakika sudan çıkmış balığa döndüğünü hepimiz biliyoruz. Rıdvan ve Necip'in TSL tecrübeleri bile yok denecek kadar az. Üstelik biz bu oyunculardan seneye 11'de oynayıp Beşiktaş'ı şampiyonluğa oynatmalarını bekliyoruz. Düşünün, bir tarafta Jack Wilshere gibi bir wonderkid Bolton'a kiralanabiliyor, biz Rıdvan'ların, Necip'lerin turşusunu kuruyoruz. Bu sezon Necip'in oynadığı her maçı Uğur inceman'la oynasak, Necip'i de Antalyaspor'a kiraya versek önümüzdeki sezon başka bir Necip izler miydik? Bu sezon Rıdvan'ı hiç kullanmamamıza rağmen tribünde oturtmayıp Thomas Doll'un yanına gönderseydik bir şey mi kaybederdik? Bu sezon Beşiktaş futbol takımı kimi, neyi kazandı diye düşünüyorum. Tek bir cevap veremiyorum. Oysa seneye Arsenal rotasyonunda Wilshire adında bir "çocuk", yetenekli, eğitimli hem de tecrübeli olarak kullanılmaya başlayacak... Arsenal de yıllardır kupalara hasret. Nedenleri başkadır. Lakin asla bizim kadar karamsar değiller. Onlar doğru bildiklerini uyguluyorlar.
Sahi biz neyi uyguluyoruz Mustafa hocam? Rijkaard'ın B planı yok diyorlar. Senin A planın neydi hocam?

36 Yorum:

Neo Wan dedi ki...

bizde bu durum tam ters. kiraya verilen topçuya tecrübe kazanıyor denilmiyor aksine yetersiz olduğu için verildiği kanısı daha güçlü oluyor. tecrübe antremanda kazanılırmış gibi zaten x hoca onda bir ışık görseydi yollamazdı yanından fikri hakim bu şekilde heba edilen yüzlerce alt yapı mağduru var malesef.

Neo Wan dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
Jessie dedi ki...

temel fark belli. biz erhan'ı kiraya verip rıdvan'ı tribüne gönderiyoruz.

oysa erhan'ı 1 sezon rotasyonda kullanıp rıdvan'ı antalya'nın sağ beki yapmak ve sezon sonu rıdvan 1 veya yarım sezon süper lig tecrübesi edinmesi.

yılın sonunda da erhan'la vedalaşıp rıdvan'la devam etmek.

Deniz dedi ki...

16 yaşını geçmiş oyuncunun anadoludan alınmasına karşıyım. Altyapıda hiçbirşey verilmemiş oluyor. Küçük takımlarda kendilerini gösteriyor, bir dünya para ödeniyor takıma kazandırılıyor, ardından o takımlardaki gibi oynamadıklarında adama suç atılıyor. Adam senin boğazına sarılmadı ki beni alacaksınız diye.

Ben diyorum ki, Beşiktaş'ın yapması gereken altyapısındaki futbolculara küçüklükten itibaren beslenmesiyle, ideolojisiyle tam bir spor eğitimi vermelidir. Bir çocuğun üniversite çağına kadar çok sağlam bir eğitimden geçmesi, beslenmesi etmesi taş çatlasa 100bin dolar tutar. (Seneliği onbin dolar olan özel okula yollasan bile o kadar tutuyor işte). Dil öğrenir, domuz gibi olur sağlam beslendiğinden, anadolu değil Beşiktaş eğitimi almış olur, klasik olacak ama, her sene bir oyuncu çıkarsan bu sistemle, senede milyonlarca euro kar edersin.

Baktın o oyuncu beklediğin standartlara gelemedi, elini öpene 300-400bin dolara satar, ona yaptığın yatırımı fazla fazla çıkarırsın.

Hatta Beşiktaş spor akademisi kurarsın, burada oyuncularını (her branştan oyuncularını) 4 yıllık eğitime sokarsın, bitirdikleri zaman okullarını aralık celbinde askere yollar, kafalarının "stoke city'ye gideyim askerden yırtayım" tilkilerinden kurtulmasını sağlarsın.

Jessie'nin dediği gibi, bizde oynayacak oyuncuların yetenekli, Beşiktaş altyapısında yetişmiş ve gerekirse anadoluda zor şartlarda bir sene tecrübe kazanmış olması lazım. Tabi bizim vereceğimiz eğitimin de hayvan gibi sağlam olması lazım.

Çok zor bişey değil bu ya, ama meyvesi hemen yenemeyecek bişey olduğu için tercih edilmiyor. Bunları gerçekleştirmek için omurgalı yönetim lazım bir de.

Hakan dedi ki...

abi bilmeyen adamlar yazınca tamam takip etmiyor falan cart curt diyoruz da, sende mi brütüs denilir adama. rıdvan kaç ay sakattı. antremana bile çıkmadı. açın bakın resmi siteden antreman raporlarına. gün gün bakın, kaç tane antremana çıkabilmiş.

gözünüzü seveyim sırf eleştireceğim diye medyanın gazına gelip, ter dökmeyin. yazının teması güzel bile olsa, bu şekilde çöp oluyor.

Jessie dedi ki...

@hakan rıdvan rotasyona girecekti de sakatlandığı için mi giremedi? rıdvan'ın sakatlandığını biliyorum ama yöntem yanlış.

rıdvan sakatlanmasaydı da bu sene 11'de oynayamazdı. oynamamalıydı.

tsl tecrübesi edinmeliydi.

rıdvan'ın gelip 11'de oynaması da doğru değil.

yazıyı öyle yorumlayın.

SirEvo dedi ki...

Bu genç oyuncu olayını dünyada en iyi yapan birinci Barça'ysa ikinci de Arsene Wenger'dir bana göre. Karşılıklı kıyaslamalar absürd olmuş gibi. Bizim takımlarımız o seviyelere asla çıkamayacak. İsmail denen oyuncuya 5.5 milyon veriyorsun, adamın sezon başında geldiğindeki oyununa bakıyorsun sonra bir de son maçına bakıyorsun, yemin ederim arada hiçbir fark yok. Bu ne kadar takımların yapması gereken bir şeyse oyuncu da kendini geliştirmek için bir şeyler yapacak. Bizim oyuncularımızın kafası hep aynı. Al parayı, giy formayı, çık sahaya takıl biraz, o kadar. Gerisi yok. Özel hayatlarını lüks içinde yaşayıp bitiriyorlar seneleri, sonra da yorumcu oluyorlar. Önlerindeki hedefler belli, niye kassınlar ki? Bu zamana kadar bu ülke ne çıkarmış ki bundan sonra çıkaracak diye bakıyorlar olaya ve bu kafayla devam ediyorlar..

Jessie dedi ki...

karşılıklı örneklemeler abzürt olmuş olabilir.

atınç nukan seneye ne yapacak sorusunu sorsun istedim herkes.

bir Turkcell Super Lig takımına kiraya mı verilecek. Ne yapılacak.

Bunun Arsene Wenger'le falan ilgisi yok işte. Yönetimle de ilgisi yok. En azından dolaylı var.

Mustafa Denizli bu adamların kariyer planlamasını da yapmak zorunda. Atınç Nukan İBB'ye verilse. Orada alternatif stoper olsa. Yılda bi 15-20 maçta girse, çıksa.

Sonra da hazır şekilde gelse.

Zaten eğer Nukan TSL'de alternatif stoper olarak bulunamayacaksa, unutun Nukan'ı gitsin.

Nukan'dan Alex Song çıkartmak veya fransadan Diaby keşfetmek değil bahsettiğim.

Elinde bulunan oyuncunun kariyer planlaması.

Arkhe dedi ki...

En önemlisi 2. madde ama kiraya vermek de onun çözümü olmuyor.

alper dedi ki...

biz 17 yaşında liseye giderken saç kontrolü yaparlardı ve saçımız az uzun diye makası daldırırlardı.atınç nukan da maşallah beygir yelesi gibi saç var.az oynamaya başlasa bardan çıkmaz belli.onun kariyerini planlamayacaksın boşuna satacaksın gitsin.(misal serdar özkan).
benim babam aylık bir milayara ssk lı olarak çalışırken bana 300-500 yada senelik bir trilyon verseler futbol oynamam zaten parayı aldıktan sonra.onu saymakla vakit geçiririm.ki türklerin çoğunun da yaptığı bu zaten.
bu ülkeden genç oyuncu çıkmaz.istediğiniz kadar plan yapın, fikir üretin.biz para için oynarız gavurlar kupa ve kariyer için.aradaki fark bu.

Jessie dedi ki...

@alper ona da karşı değilim. kimse arsenal olmak zorunda değil, futbolun tek doğru yorumu da yok.

o zaman uğur inceman oynadığında paf takımından adam oynatsana yaa dememek lazım.

öyle veya böyle bir seçim yapıp o yolda yürünmeli.

ben genç fetişisti değilim. illa gençler oynasın diye bir şey de söylemem.

ama atınç'ta potansiyel varsa - var diyorlar - o potansiyeli ortaya çıkartacaksın.

bi sezon Mehmet Yıldız'la, Baros'la, Makukula'yla karşı karşıya oynayacak. Olacak mı olmayacak mı belli olacak.

Alıp sen denemeyeceksin yani.

kma dedi ki...

çok güzel bi yazı olmuş.
ama mustafa denizli, jessie ye onur bayramoğlunu bile unutturmuş. yazıda örnek bile olmamış onur. :)

Jessie dedi ki...

unuttum sahi

kma dedi ki...

ülkemizde oyuncuyu değerlendirirken tek kriter yetenektir. diğer konular teferruattır. genç oyuncu transfer edilir ve gerçekten yetenekliyse zaten o formayı "alır". alamazsa "o kadar da yetenekli değilmiş" olur. büyük takım topçusu değil denir.

çoğu yetenek adayının büyüklere gelip kaybolup gitmesinin temel sebebi yeteneğin tek kriter olarak algılanması. kendini geliştirme, fiziksel güç toplama, oyun bilgisi, bıkmak usanmak bilmeden tekrar gibi konular önemsiz. zor. yetenek doğuştan gelen bişi ya, diğerleri için kim uğraşacak şimdi.

çalışarak yetenek sollanabilir. bunu öğretmek lazım.

sozcelykk dedi ki...

biz takıma oyuncu kazandırırken arsenal in wilshare de song da yaptığını değil reyes te yaptığını yapmaya çalışıyoruz.

( quaresma,carew,ricardinho)

RuFF dedi ki...

Bence yazı çoğu yeri itibari ile mantıklı değil.En azından bizim ülkemiz için uygulanabilirliği yok.
Bunun dışında faturayı M.D ye kesmek ise kusura bakma ama biraz saçma geldi bana.

2006 yılında bizde dahil olmak üzere bir sürü genç oyuncuyu kiraya verdi takımlar aşağıya bazılarını koyuyorum.Sadece bir soru soracağım bu kiraya verilen oyunculardan kaçını şuan alıp kadroya koyabilirsin ? Haydi koydun diyelim elimizde bir numaralı örneği var Serdar Özkan.
Bu adam senin altyapından yetişti kiraya verildi döndü geldi yuvasına.Sen destek oldun mu? Senin taraftarın adamın kulağının dibinde Serdar Özkan ananı avradını g.s. sktir git bu takımdan diye bağırırken bu takımlarda genç oyuncu başarılı olabilir mi?
Arsenal deki Bendtner içinde Arsenal taraftarı aynı şekilde bağırıyor mudur sizce ?

Bu ülkede son dönemlerin en yetenekli oyuncusu, Metin Oktay ın veliahtı olarak görülen ve kaptanlık verilen Arda bir FB malubiyetinden sonra aforoz edildi.Çocuk armayı öperken yurtdışına nasıl kaçarım diye düşünmeye başladı.
Fenerbahçe taraftarı zamanında Alex dahil hemen hemen bütün futbolcularını yuhalamadı mı?

Bu ülke başarı ülkesi arkadaşlar.Bu ülkedenin büyük takımlarının camiaları gençleri oynatıp 7-8. sırada olmayı kaldıracak vizyona maalesef sahip değil.Ben sahibim, sen sahipsin,o sahip (% 1) ama onlar değil(% 99).
Kaldıki buradaki durumu M.D nin üzerine yıkmak ise tam bir felaket.
Necip i necip yapan, İsmail i Manchester deplasmanı dahil oynatan şans veren ama ne yaparsa yapsın " gençlere önem vermiyor "diye eleştirilen M.D nin bu gençlerin hepsini kiraya verip " şimdi pişsinler seneye oynatacağım " diyerek takımdan yolladığını bir düşünün isterseniz.
Gelecek tepkilerin olumlu olmayacağından hepinizin farkında olması lazım.


BEŞİKTAŞ (6)
Adem Büyük 30.08.1987 Akçaabat Sebatspor
Rıza Şen 08.03.1986 Etimesgut Şekerspor
Sezer Sezgin 03.03.1986 Karşıyaka
Nail Tilbaç 15.02.1987 Diyarbakırspor
Serhat Gürcüoğlu 21.12.1987 Güngören Belediyespor
Altay Kartal 15.02.1988 Aydınspor

GALATASARAY
Cafercan Aksu 15.01.1987 B.Belediyespor
Mülayim Erdem 10.01.1987 B.Belediyespor
Uğur Uçar 05.04.1987 Kayserispor
Cihan Can 01.08.1986 Mersin İdmanyurdu
Uğur Erdoğan 01.01.1987 İstanbulspor
Uğur Demirok 08.07.1988 Gaziantepspor
Erkan Ferin 20.03.1988 B.Belediyespor

FENERBAHÇE (6)
Gürhan Gürsoy 24.09.1987 Sivasspor
Hüsnü Zeybekoğlu 13.03.1985 Turgutluspor
Onur Tuncer 19.02.1984 Mardinspor
Recep Biler 08.05.1981 Karşıyaka
Mithat Yaşar 27.07.1986 Tarsus İdmanyurdu
Mustafa Cevahir 05.01.1986 Kartal

TRABZONSPOR
Tayfun Cora 05.12.1983 Kayserispor
Can Parlayan 19.01.1986 Değirmenderespor
Muharrem Kaya 01.01.1987 Değirmenderespor
Eyüp Ataoğlu 10.01.1987 Sarıyer
Ufuk Bayraktar 01.01.1986 Akçaabat Sebatspor
Ergin Keleş 01.01.1987 Sakaryaspor
Yusuf Kurtuluş 15.09.1986 Darıca Gençlerbirliği
Emrah Kol 17.02.1986 Sarıyer
Arda Demiral 18.02.1987 Darıca

Pamukk dedi ki...

biz beceremiyoruz madem, yurtdışına kiralayalım beslesinler bize geri yollasınlar

Jessie dedi ki...

ben TSL tecrübesinden bahsediyorum sen akçaabat, karşıyaka, şekerspor, güngörenspor, aydınspor'dan örnek veriyorsun.

onur bayramoğlu dedi arkadaşlar çok haklılar.

çocuğun daha TSL tecrübesi yok onu alıp oynatsan ne yazar.

RuFF dedi ki...

Pazarı olan TSL ye pazarı daha az olan bank asya ya pazarı kötü olansa daha aşağısına gitmiş işte.

Sorun nereye gittiği değilki sorun tecrübe kazansalarda çok büyük beklentilere girmeye gerek yok.

Nerede Aydın karabulut ?
Nerede Emre Özkan ?

Bu adamlar için ne küfürler yedi M.D geçen sene.

RuFF dedi ki...

Bu arada Rıdvan bize Karşıyakadan geldi.Bank asya dan.TSL tecrübesi olmadan aslanlar gibi oynuyordu.

Jessie dedi ki...

Sen aslanlar gibi oynuyor muydu bilemiyorum. Dedigim gibi ali samiyen de gormek lazim. Bursa deplasmaninda gormek lazim. Aslan gibi oynuyorsa da yapilanin dogru oldugu anlamina gelmez. Aydinla emre ozkan dedigin gibi her hayali 11'de kendine yer buluyordu. Simdi adlarindan bahseden yok cunku sinavi gecemediler. Emre eskisehirde bile yedek kaldi. Ama bu da organizasyonun ufak ta olsa basarisidir. En azindan emre ozkan'a daha fazla yatirim yapilmayacak. Serdar ozkan zaten baska mevzuu. Besiktas bu genc oyunculari deneme riskine giremez. Ridvan eksikliklerini besiktasta kapatamaz. Kiraya verirsin bir tam yil simpsonlarla oynar, ligin sertligini gorur ona gore pozisyon alir. Eger bu gencler tsl kadrolarina degil de ban asya kadrolarinda yer bulacak kapasitedelerse o zaman besiktasta isleri yok demektir. Bu bilgiye ulasmak ta onemlidir bir kulup icin. Ben de atinc in bir tsl kadrosunda alternatif stoper olabilecegine. Ama olabilecigini dusunen varsa kiraya verilmesini istemek
lazim. Hem de gaziantep, genclerbirligi, ibb gibi duzen sahibi takimlara.. Yoksa atic in seneye 4. Stoper olmasi gerektigini yazacak cok kisi olacak onumuzdeki gunlerde

Noat Samisa dedi ki...

Fulham'dan Chris Smalling geçen sene okul takımında oynuyordu, bu sene Drogba'yla boğuştu. Seneye de Man Utd kadrosunda olacak. Roy Hodgson idmanda görmüş, ''bu çocuk çok iyi'' demiş ve 3 maç sonra Alex Ferguson ''bu çocuk çok çok iyi'' diyip Fulham'ın önüne çift haneli milyonları koydu.

Ben kesin sonuç veren bir reçete olduğuna inanmıyorum. Wilshere'ın reputasyonu Arsenal reserve takımındayken daha iyiydi, Bolton tecrübesinin çok faydalı olduğu kanaatimde değilim. Zaten bir örnek alacaksak da Fulham'ı alalım. Sırası gelen oynasın, sahada ne görünüyorsa çocukların geleceğine o karar versin. Yoksa ha olacak, ha şimdi olacak diye çocukların turşusu kuruluyor ya da gelecekleri karartılıyor.

Jessie dedi ki...

Telefondan yaziyorum Cumleler o yuzden yamuk

Jessie dedi ki...

Tamam iste wilshire gerekli parlamayi yapamadiysa bu bilgi de arsenal icin faydadir. Wilshire in epl icin fiziksel sorunlar yasadigini tesbit ettiler en azindan. Karsi arguman olarak gokhan gonul ui veya ribeey i soyleyebilirsiniz. Boyle oyuncular her zaman cikacaktir ama bir strateji ise bu her sene ribery, smalling kesfetmmek ne kadar mumkun olur bilemiyorum. Atinc sivoktan iyi olsa zaten o oynar. Mesele atinc in potansiyelinin gerceklesmesini saglamak

BJK4EVER dedi ki...

Kiralanmiyor degil.
S.Ozkan kiralandi (Sebat, Samsum), Batuhan kiralandi (Eses), Emre Ozkan kiralandi (Eses), Can Erdem kiralandi (Altay), Sezer Sezgin kiralandi (Kayseri, Karsiyaka), Kenan Ozer (Istanbulspor) hatta bildigim kadariyla M.Sedef de kiralanmisti.

Bizim altyapimizdaki sorun bu degil, ki Atinc'i kiralasak bence kimse oynatmaz onu, ama o ayri konu.


Bizim altyapimizda ciddi bir kalite sorunu var. Son yillarda cikan oyunculara bakinca belli oluyor. Son 3 yildaki en kaliteli oyuncular I.Kas ve S.Ozkan su an istenmeyen adam. Herkesin yildiz diye lanse ettigi onlarca adam bizden ayrilinca kayboldu (Ali Ozturk, Adem Buyuk, Aydin Karabulut, Mehmet Sedef).

Son 2-3 yili gectim, son 10 sene Nihat disinda cikan adam yok. Ayrica kira sart birsey de degil. Sen herzamanki gibi absurd argumanlara imza atmissin ve isine gelenleri secmissin. Hicbiryere kiralanmayip basarili olan oyuncular da var (Totti, Fabregas, De Rossi, Raul, Semih Senturk, Gokdeniz, Nihat, Sergen). Ayni sekilde her yere kiralanip birsey olmayanlar da var (Aydin Yilmaz, Can Erdem, Olcan Adin vs). Oyuncunun tecrube kazanmasi onemli bir faktor, ama iyi oyuncu 0 tecrube ile de cikar takir takir top oynar. Su an mesela herkesin sisirdigi Necip'i cok begenmiyorum. Bizim taraftara gore bizim takimin seviyesine Tello uymuyor Quaresma lazim, ama aynilari takima Ridvan ve Necip'i yakistiriyor. Bu oyuncular da (bana gore) yetersizdir ve ileride bu sikintiyi yasayacagiz.

Yani altyapida kalite sorunu oldugunu dusunuyorum ve bu tecrube kismindan ziyade altyapinin kontrolunde var. Altyapi kalitesi bir defa iyi hocalarla olur, oyuncudaki potansiyeli ortaya cikaracaksin. Her sene A2 takimi hocasi degisiyorsa nasil oyuncular birseyler ogrensin? Veya ozel altyapi kocu (kaliteli!) var mi bu takimda?

Yemen Eksioglu tarzi oyunculari koruma altina alip sucu baska yerlerde aramak kolay. Sormazlar mi adama madem suc bizde, neden bizden ayrilanlar birakin buyuk takim veya 1. ligi, 2. ligde bile tutunamiyor?

Jean-Pierre dedi ki...

Sorun kesinlikle futbolcuların kişiliğinde ve karakterinde başlıyor.20 yaşına yeni gelmiş çocuk,cebinde biraz para,biraz medya ilgisi gördüğünde karakter yetersizliğinden 'ben x'im' moduna giriyor.
Onun sebepten,18-19 yaşında bir kaç A takım maçına çıkmış,ilgi gören bir futbolcu İstanbulu bırakıp,anadoluya gitmek istemiyor.Gittiğindede kaçıp buraya geliyor,kendini oraya veremiyor.

Arada illaki istisnalar çıkıyor,kiraya giden adam gelip burda başarılı oluyor ama bu Beşiktaşta görülmeyen bir durum.Can Erdem 23 yaşında,yaşıtları idol futbolcular haline gelmişken kendisi hala oradan oraya kiralanıyor.A2deki başarılı performansı malum,ama bir türlü olamıyor.
Bende kiraya verip pişmelerini beklenin çözüm olacağını sanmıyorum,çözüm futbolcunun kendisinde bitiyor.Biraz para ve ilgiyi görünce 'oldum'havasına girmediğinde sorun çözülecektir.

lakerda dedi ki...

Yazıyı ve tüm yorumları okudum. Karşıt fikir gibi gözükseler de çoğuna katılıyorum. Bana göre bu olayın tek bir doğrusu yok. Arsenal sistemini getirseniz de bu işin garantisi yok. Türkiye şartlarını göze alıp bir strateji oluşturulmalı.

Aslında tecrübe kısmını atıp sırf yetenek ve bilgiyi sağlasak da yeterli. Alt yapıya ingiliz veya alman hocalar getirsek nasıl olur diye düşünüyorum. Denemek lazım.

Türk futbolcusunun mentalitesi farklı ama buna bir çözüm bulamayız. Bütün bir ülkeyi,anlayışı değiştirmek gerekir ki bu da imkansızdır.

Son olarak kiralama formülü mantıksız gözükmüyor. Mesela Gökhan Zan, Arda, S.Özkan kiralandıktan sonra forma bulan isimler. Fakat bizde kiralanan isimlere yaklaşım da pek olumlu değil. Aynı şekilde kiralanan oyuncu tüm motivsyonunu kaybedebiliyor. Mesela Erkan Zengin'in iyi bir performans gösterdiği söyleniyor ama hoca onu seneye oynatmayı düşünür mü?

Bir de Uğur ve Erhan'ın Necip ve Rıdvan'a göre çok büyük üstünlükleri mi var tecrübe de dahil? Uğur ve Erhan'a verilen şans Necip ve Rıdvan'a verilseydi ne olurdu diye kontra bir soru sorayım.

dominic molise dedi ki...

bir jessie yazisi olmasina ragmen cok basarili. tamamina katiliyorum

BJK4EVER dedi ki...

Oyuncular disinda taraftarlarda da sorun var, genc oyunculara yanlis bakiyoruz. Her cikan adami Messi yapip abartiyoruz, sonra bekledigimiz performansi verince haksiz yere yerin dibine sokuyoruz. Taraftarin bakis acisi da degismeli ilk olarak, cunku bunlar genc adamlar, internete giriyorlar, forumlari okuyorlar, kendi siteleri var, yani taraftar ile direkt temas olunca etkileniyorlar.

Iyi bir altyapi icin sart olan degisiklikler:

1 Genclere onem veren hoca.
2 Taraftarin bakis acisinin degismesi.
3 Altyapi hocalarinin kaliteli olmasi. Hicbir egitimi ve kariyeri olmayan, sirf Besiktasli ve seviliyor diye bir hocayi takimin basina getirmek sacmaliktan ote degil. Ayni sey hoca disinda antrneorler icin de gecerli.
4 Maddi imkanlar, kaliteli antrenman sahalari gerekli.
5 Cocuklara iyi bir egitim, sosyal ve psikolojik destek, yoksa ola ola Batuhan oluyorlar.
6 Altyapi ve A takimin birbiriyle butunlesmesi, harmoni olmasi.
7 En onemlisi belki de altyapi kulturunun olmasi. Sirf laf olsun diye degil, gercekten birseyler katacak gibi bakilmali altyapiya. Bir Ajax, Arsenal, Barcelona kolay olunmuyor.

Tabii bunlar yarin olacak seyler degil, en azindan cogu. Zaman gerek, sabir gerek, para gerek, revizyon gerek. Herseye ragmen BJK altyapi kulturu olan bir kuluptur ve eskisi gibi 10-11 tane altyapidan oyuncu oynamasa bile en azindan 2-3 oyuncunun katki vermesi mumkun olabilmeli bence.
Ama bu yonetimle, bu hocayla ve bu vizyonla zor.....

erdem dedi ki...

altyapı sözkonusu olunca hep barca, arsenal örnekleri veriliyor ama şunu anlamamız lazım, her ülkenin sistemi çok farklı. şu bir gerçek ki, bizim lig epey sert ve fiziği sağlam olmayan iş yapamıyor. antrenörlere gençleri oynatmıyor diye herkes sallıyor ama bir düşünün, herkesin söylediğini sanki onlar düşünemiyorlar mı? ben açıkçası altyapı eğitiminin iyi verilmediğini düşünüyorum, tamam 18 yaşındaki çocuk drogba gibi sağlam olamaz ama en azından serdar özkan gibi çıtkırıldım da olmadı. belki serdar özkan ekstrem bir örnek oldu ama dikkat ederseniz bir çok oyuncu 23'ünden sonra ancak oynayabiliyor, ligdeki takımların büyük kısmının yaş ortalaması yüksek. birazcık yeteneği olan adam, fiziği de yetersiz olunca onu da gösteremiyor, sonra da harcanıp gidiyor.

ceyhun dedi ki...

sistemsizlik içinde mümkün olan en etkin sistemi anlatmış jessie. en azından şu andakinden daha faydalı olacağı kesin. itiraz edenlerin argümanları da garip olmuş.

ne demek istiyorlar, genç oyuncular kiraya verilmesin ilk zor maçlarını beşiktaş forması altında kadıköy, samiyen deplanmanında oynasınlar, bu daha faydalıdır mı demeye çalışıyorlar anlamadım. tabi ki bjk yerine istanbul belediye ile çıkılan bir kadıköy maçı daha kaldırılabilir olacaktır ve böylece yaşanan heyecan azalacağından genç oyuncular kendilerini maça daha iyi verebilecekler, yeteneklerini daha iyi test edip eksiklerini görebileceklerdir.

tecrübesiz oyuncular kiraya verilmesin, böylesi daha faydalı oluyor çıkarımı doğru mu şimdi?

her durum için aksi yönde örnekler mevcut, mesele en fazla olumlu sonuç verecek mantıklı yolu uygulamakta. tabi ki türkiyedeki asıl sorun spor ahlakına sahip olmama, disiplinsizlik, türk'ün aklı geç gelir durumu. ama bunun üstüne oyuncu yetiştirme konusunda bir kültürümüzün olmaması da duruma tuz biber ekiyor.

Pamukk dedi ki...

yarın A-2lerin maçı inönüdeymiş

15,30 kasımpaşa ile

theotheo dedi ki...

noat, wilshere'ın boltonda neler yaptığını biliyor musun? en azından 1 maçını izledin mi?

yunus dedi ki...

Türkiyede oyuncunun kiraya verilebilecek takım olduğunu düşünmüyorum.biraz düzeni olan takımlar (ibb,gençlerb.gaziantep) niye senin oyuncunu oynatsınlar, iyi kötü bir hedefleri var.senin tecrübesiz oyuncunu oynatacağına daha sağlam yola başvurur.e biliyoruz ki ligin diğer takımları rezil-rüsva.o çocuğu o takımlarda kime emanet edicen, her hafta hoca değişiyor.

bence düzen dediğimiz şeyi a takımda oluşturmamız gerek.sonra o yetenekli oyuncuları o sistemde kullanmak gerek.Necip, onur vs TR doğumlu olmasaydı hollanda-almanya doğumlu olsaydı; biz bu oyuncuları bu yetenekleriyle ajax- villareal-fulham formasıyla izleseydik acaba onlar için bu kadar karamsar olurmuyduk?yoksa onlara hayranlıkmı taktir mi ederdik

Arkhe dedi ki...

İzlemiş theo;

http://noatsamisa.blogspot.com/2010/04/tuncaya-gider.html

tecahul u arif dedi ki...

yahu kim demiş bizde sistem yok diye?kiralık göndermeyip direk satıyoruz biz türk futbolu faydalansın diye.batuhan'ı satmışlar aq..kaldık yine nobre'ye..

Yorum Gönder

Ara