.

.
Ekşi Beşiktaş. Blogger tarafından desteklenmektedir.

.

.
10 Mayıs 2010 Pazartesi

Diyarbekir

Aslına bakarsanız, Türk futbolunda son yıllarda tırmanışa geçen faşizmi ve bu doğrultuda bizi bekleyen tehlikeleri ele alan bir yazı hazırlamıştım. Bu hafta sonu, gördüğüm bir fotoğraf karesinin her şeyi özetlediğine kanaat getirdim. Ve bu fotoğraf hakkında edilecek iki üç kelamın yeterli olacağı düşüncesindeyim. Sevenlerine ve sevmeyenlerine müjdeler olsun, Diyarbakırspor küme düştü. Sahasındaki maçların yarısını belki de daha fazlasını tarafsız sahada veya seyircisiz oynamak zorunda kalan, gittiği deplasmanların çoğunda galiz küfürlerle ve faşizan hareketlerle karşılanan Diyarbakırspor küme düştü. Kendi şehrinin takımına sağduyusuyla sahip çıkmayıp ortalığı terör yandaşlarına bırakan Diyarbakır halkı da küme düştü, asırlardır dilimide pelesenk ettiğimiz Anadolunun misafirperver insanı da küme düştü. Olayları net bir tavırla sunmayıp, ev sahibi taraftarlara kıyak çeken, faşist tutumu göz ardı eden spor basını ise dibe vurdu. Bu rezil hengamenin ortasında olan Diyarbakırsporlu futbolculara oldu. Doğrudan bir şehri, nüfus kaydı Diyarbakır yazan herkesi eksiksiz terörist ve vatan haini ilan eden kalabalık güruhun yaktığı bu şer ateşinde kavrulup yananlar Diyarbakırsporlu futbolcular oldu. Doğrudan Diyarbakır'ı faşizm soslu tezahüratlar ve pankartlarla dışlayan bu grup, daha da vahim bir işe imza atarak neredeyse tamamı Diyarbakır doğumlu olmayan bir futbol takımının oyuncularını terörle sembolleştirmekten imtina etmedi. Bursa ilinde yaşanan utanç dolu görüntüler başta olmak üzere Türkiye'nin dört bir yanında yaşanan vehamet basit cezalarla, göz önünde azarlayıp perde arkasında aferin çeken leş zihniyetin korumacılığında çığ gibi büyüdü. Futbol sadece futbol değildir doğrudur ama futbol bu kadar da futbol dışı bir şeye, adeta bir surnameye dönüşmemeliydi. Bir anlığına da olsa kendinizi Diyarbakırsporlu futbolcuların yerine koymanızı istiyorum. Kimse sizin ne oynadığınıza bakmıyor, hiçbir hafta futbolunuz konuşulmuyor. Her gittiğiniz deplasmanda hiç ait olmadığınız bir orta oyununda küfür yiyorsunuz, nefret kokan ağızlara hedef oluyorsunuz. Şehirde faşizmin başka bir yüzü ortaya çıkıyor. Bu sefer farklı bir tavrın, aşırı milliyetçi ve gözü dönmüş bir grubun malzemesi haline geliyorsunuz. Kendi evinizde sözüm ona stadyuma gelen taraftarınızın bir kısmı maçı bile izlemeye gelmemiş. Her açıdan, her zaman sömürülen ve üzerinden siyaset yapılan birer nesneye dönüştürülmüşsünüz. Allah aşkına siz olsanız bu cehenneme ne kadar dayanırdınız? Diyarbakırspor küme düştü diye yazacak yarın gazeteler. Utanmadan, sıkılmadan iyi oldu diye iç geçirenler olacak. Bazı siyasetçiler Diyarbakır'ın değerinden dem vurup, düşmesinden duyduğu üzüntüyü dile getirerek tribünlere oynayacak. Terör yandaşları avuçlarını ovuşturacak, riskli bölgelere girmekten imtina eden gereksiz bir sürü yorumcu yaşananlar hep sahada kalmış gibi davranmaya ve olayları bu yönde yorumlamaya devam edecek. Benimse aklımda sahanın ortasında yıkılan, iki büklüm olan Diyarbakırsporlu futbolcunun çaresizliği kalacak. Ayağa kalkmaya çalıştıkça tekmeyi yiyen, topu saha içinde tutmak istedikçe taç çizgisinden dışarıya itilen futbol emekçilerinin saf mücadelesinin anısı kalacak. Müjdeler olsun Türkiye, Diyarbakırspor küme düştü...

11 Yorum:

aydın dedi ki...

Yalnızca Ziya Doğan'ın çabasına yazık oldu.Futbolculardan giden gider, kalan kalır.Bu onların mesleği ve kimse bu durumdaki bir kulübe aidiyet hissetmeyeceğine göre onlar için de sorun olmaz.Kimse bu durumdan şikayetçi değilse bu düşüş hiç de kötü anlamlar içermiyor.
Ne zaman anlamlı olurdu, kulüpte Diyarbakır doğumlu futbolcular olsaydı.Bunu da ne devlet sağladı ne de yerel halk bunu karşılayacak durumda değil bildiğim kadarıyla.
Kısacası ortada bir dram yok.

alper dedi ki...

Hiç gizlemeyeceğim.İyi oldu.umarım bir dahada asla çıkmazlar lige.dahada aşağıya düşsünler.

futbolcular terörist değil minvalinde bişeylerde karalanmış yazıda.o konuda haklısınızda ümit bozkurt terörist olmasa ne olur.kaleci gökhan terörist olmasa ne olur.en az 1 sene türkiye dinlenecek yav daha ne.beter olsunlar.

Neo Wan dedi ki...

bunu bu hale getiren onlardır. o bölgeyi iyi bilmediğin kesin dağdaki ne düşünüyorsa okuldakide stadyumdaki sokaktakide aynı paralelde düşünüyor ben bizzat gördüm. ben her diyar deplasmanında takımım adına uçak geri havalanıncaya kadar endişeliyim. endişelenmeyende karaiplerde yada tv olmayan bir yerde yaşıyordur.

devlet eliyle altay'ın hakkını gaspedip birinci lige çıktıkları günden beri sevmem diyarbakırsporu

aksi gibi askerliğimi yaptığım diyarbakır'ı da bir o kadar severim.

alper dedi ki...

@Tribal

Hangi yıl yaptın askerliğini ve askeri hastanedemiydin?

jeankier dedi ki...

çok hayırlı oldu.. çok süper de oldu..

yok alper pirinçlikte yaptım ben.

faşistlikse faşistlik abi. hic uzulmedim acikcasi. senin taraftarin gelip stadyumda provakotorluk yaparsa afedersin ama bu ligde yerin yok senin hatta bank asyada bile yerin yok.

shelbyl dedi ki...

Yahu o bolgede yasayan (bak gitmis gelmis, 1-2 sene kalmis, askerlik yapmis demiyorum, yasayan diyorum) adama "O bolgeyi bilmedigin kesin" dedirtecek kadar cok bilmis isek, burada jokond'un cene yormasina gerek yok zaten.
* * *
Diyarbakirspor, devletin basarisiz olmus bir projesidir, orasi tamam. Fakat bu tur basarili olan projenin mimarlarina da (bkz: gaffar okkan) neler oluyor bir dusunmek lazim.

O bolgede ne asker, ne de terorist huzur vs. istemiyor. Oradaki aktorler, guclerinin bekasini kargasadan sagliyorlar. Ne kadar sorun, o kadar prestij, o kadar butce, para... Bunu gormek lazim.

Diyarbakirspor dustu, o bolgedeki kirli oyundan futbol uzak kalacak simdi. Ama "Diyarbakirspor dustu oh iyi oldu" diye sevinirken, "niye bu adamlar cikti?" diye de dusunmek lazim.

Dunyanin hicbir yerinde, ama hicbir yerinde, teror sorunu sadece silahla cozulmemistir. Turkiye nufusuna egitim hayati boyunca 3 defa Milli Tarih okutacagina biraz dunya tarihi okutsan, zaten insanlar anlayacak orada ne b.kun dondugunu.

lakerda dedi ki...

eskiden beri süregelen bir şeydir diyarbakır maçlarında olay çıkması. Bundan 3 yıl önce gittiğim karşıyaka ve daha önceki kocaeli maçından sonra deplasmana gelen diyarbakır taraftarı hakkında fikrim sabittir. Söyleyeceğim tek şey deplasman taraftarının futbolla ilgileri olmadığıdır.

Bank Asya'ya gitmesine sevinmek saçma geliyor. süper lig'de olay olmasın bank asya'ya gözümüzü kapatalım muhabbetine çıkıyor bu.Terör sorunu nedeniyle futbola da yansıyan yıllardan beri devam eden bir olay bu.

Terör sorunu dünyanın hiç bir yerinde askeri yöntemlerle çözülmez çok doğru. Fakat abi silah ticareti var yaklaşımı olaya mikro açıdan bakmak bence. Büyük fotoğrafa baktığımızda sorunun sebebi ve çözümünün dışımızda olduğunu görürüz.

Asphalt Monkey dedi ki...

Devlet maalesef yanlis, plansiz programsiz bir politikayla Diyarbakirspor üzerinden o bölgede barisi saglamak isterken herseyi eline yüzüne bulastirdi, insanlarin koca bir sehiri terörist olarak görmesine sebep oldu. Yillar boyunca hep kollanan takim oldu. 2. ligde sampiyonluga oynadiklari zamanlarda evindeki her mac ayri olaylara sahne oluyordu, yayin haklarina sahip TRT Diyarbakirspor'un en önemli deplasman maclarini verirken evinde oynadigi en kritik maclarda alakasiz orta sira takimlarinin maclarini veriyordu. Diyarbakir deplasmanina giden takimlar hep isyan ediyordu. Silah göstermeler, futbolcu tartaklamalar, hakemler. Bir degil iki degil her takim bunlardan sikayetci oluyordu. Diyarbakirspor'a olan düsmanlik da böyle basladi. Adamlar bi sekilde 1. lige cikti, bu sefer de küme düsmemesi icin bin cesit oyun oynandi. Bir Elazig maci bile yeter hafizalari tazelemeye.

Lafi uzatmaya gerek yok, Diyarbakirspor bu devletin en kötü planlanmis projerinden birisidir. Süper Lig kadar göz önünde olmayan Bank Asya'da, Allah gelecek sene hem Diyarbakirspor futbolcusunun hem de Diyarbakir deplasmanina gidecek diger takim oyuncularinin yardimcisi olsun. Bu seneki küme düsme normal bir küme düsme olmadi, büyük nefret tohumlari sacildi. Gelecek sene hasati toplanmaz umarim.

Yorum Gönder

Ara