.

.

.
Ekşi Beşiktaş. Blogger tarafından desteklenmektedir.

Mehmet Özdilek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Mehmet Özdilek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
8 Kasım 2019 Cuma

SL 11 Beşiktaş - Yukatel Denizlispor


Tarih:  10 Kasım 2019 Pazar 20.00

Stadyum: Vodafone Park

Hakem Hakkında Bilgi: Özgür Yankaya

Sakatlığı Bulunan Oyuncular: Dorukhan Toköz, Douglas/ Oscar Estupinan

Cezalı Oyuncular :  - / -


Not :  Sakatlık ve Cezalı Bilgileri Transfermarkt'tan alınmaktadır. 
24 Ocak 2019 Perşembe

STSL 19 Beşiktaş - BB Erzurumspor


Tarih: 25 Ocak 2018 Cuma 20.30

Stadyum: 
Vodafone Park

Hakem Hakkında Bilgi: 
 Mustafa Öğretmenoğlu

Eksik Oyuncular:  Tolgay Arslan, Tolga Zengin, Gökhan Töre, Orkan Çınar, Vagner Love(Kadro Dışı) / -

Cezalı Oyuncular : Domagoj Vida / -

Not :  Sakatlık ve Cezalı Bilgileri Transfermarkt'tan alınmaktadır 
15 Şubat 2018 Perşembe

STSL 22 Atiker Konyaspor - Beşiktaş


Tarih: 16 Şubat 2018 Cuma 20.00

Stadyum: Vodafone Park

Hakem Hakkında Bilgi: Alper Ulusoy ( BJK 5G 2B -M - AKS 2G 1B -M )

Sakatlığı Bulunan Oyuncular:  Gökhan Töre ,  Atınç Nukan  / Ferhat Öztorun , Nejc Skubiç , Mehdi Bourabia , Abdou Traore , Mustapha Yatabare

Cezalı Oyuncular : - / Wilfried Moke

Not :  Sakatlık ve Cezalı Bilgileri Transfermarkt'tan alınmaktadır 
18 Eylül 2015 Cuma

STSL 05 Gençlerbirliği - Beşiktaş


Tarih: 21 Eylül 2015 Pazartesi , 20.00

Stadyum: Ankara 19 Mayıs

Hakem Hakkında Bilgi: Fırat Aydınus ( Geçen sezon : BJK 5g 1m / G.S. 1b 1m)

Sakatlığı Bulunan Oyuncular:  Michel Landel , Nemenja Tomic , Bogdan Stancu / Tolgay Arslan , Veli Kavlak , Oğuzhan Özyakup

Cezalı Oyuncular :  - / -
14 Mart 2015 Cumartesi

STSL24 / Beşiktaş-SAİ Kayseri Erciyespor


Tarih: 15 Mart 2015 Pazar, 16:00

Stadyum: Ankara Yenikent Asaş Stadı

Hakem Hakkında Bilgi: Cüneyt Çakır

Sakatlığı Bulunan Oyuncular: Atiba Hutchinson , Alexander Milosevic, Jose Sosa, İsmail Köybaşı, Daniel Opare 

Cezalı Oyuncular: John Boye



10 Ocak 2011 Pazartesi

Geçmiş

"Bir şeyin değerini, en çok onu kaybettiğimizde anlarız."

Her insanın yaşamında er ya da geç yer tutan bir söz bu, zira hepimizin sahip olduğumuzda yeterince değer vermediğimiz, varlığını kanıksadğımız şeyler oluyor. Bu ister insan olsun, ister bir fırsat olsun, isterse de eşya. O iç bir kere cızlıyor, cızlamak zorunda.

Biz Beşiktaşlılar bu konuda çok şanslıyız, eğer şans denebilirse. Çünkü travmamız muhtelif: Beklenmedik zamanlarda aklımıza gelen şeyler var, mesela hiç olmadık bir yerden Fevzi'nin ıskası çıkıyor, internette dolaşırken Recep'in kendi kalesine attığı gole rastlıyorum, Fransa Ligi'ne bakarken Auxerre adını duyuyorum vs. Ama bir tanesi var ki, unutulur gibi değil, insanın yataktan kalkınca bile çat diye aklına gelebiliyor.


Hayatı yolundayken önce işini kaybedip "Neyse toparlarız" derken arabasını satmak zorunda kalan, oradan gelen parayı da kaybedince evine haciz gelen bir insanın dramını düşünün. İşte biz o şoku tam 10 dakikaya sığdırabilmiş bir kitleyiz. 3-1 iş gitti, 3-2 araba gitti, 3-3 ev gitti.

O maçı hatırlayınca da aklıma hemen o baba geliyor: Hani tellere yapışmış bir şekilde "Kaptan, oğluma 3-0 oldu yarın okula gideceksin sen yat dedim, ben şimdi sabah kalkınca ne diyeyim çocuğuma?" diyen baba. 

O sahneyi zihninizde canlandırabiliyorsunuzdur herhalde: O noktada Şifo Mehmet'in babadan özür dileyişini, o boynu bükük mağdur duruşunu da hatırlarsınız herhalde. O sahnedeki sitemin samimiyeti, mutsuzluğun paylaşımı, şimdi geriye dönüp bakınca, ne kadar da güzeldir?

İşte bu sabah bunu düşündüm: Bugün Beşiktaş aynı şekilde bir maç kaybetse, gidip o baba o tellere gene yapışır mı? Bizim kaptan gene gelip bizzat özür diler mi, o üzüntüyü paylaşır mı? Yoksa o zamanları geride mi bıraktık? Sevincimizi ve üzüntümüzü nasıl yaşıyoruz bugün? Futbolcular ile taraftar arasındaki o görünmez bariyer ne zaman çekildi araya?

Geçen gün burada "halkın takımı" söylemi üzerine konuştuk. Eğer o baba bugün kaptanla gidip dertleşemeyecekse, biz hala halkın takımı olabilir miyiz? Bugün futbolun olduğu yerde biz nerede duruyoruz?

O zaman en başa geri dönelim: "Bir şeyin değerini, en çok onu kaybettiğimizde anlarız."
25 Ekim 2009 Pazar

Jübile...

Bizde istifa neyse, jübile de emeklilik de o işte... Adam gelir 80 yaşına, çocukları neredeyse olmuş 60 yaşında, hala işinin başında durur... Ardından gelecek on kişinin hayatını anlamsız kılar, pasifize eder... Hadi kimisi dehadır bunların, sıfırdan getirmiştir o işi buralara ve hala çocuklarından iyidir, anlarım... Peki beceremeyenler? Ayak uyduramayanlar zamana? Bırakamazlar... Arkalarından gelenleri anlamsız kılmak kendilerini anlamsız kılmaktan kolaydır çünkü...
İstifa denen naneyi biliyoruz zaten, memlekete uğramamış bir basiret vesikasıdır yabancı memleketlerde...
Şifo'ya teşekkür etmeli bu yüzden... Zamanında yapmış jübilesini, "kurt kocayınca..." hikayesine düşmeden bırakmasını bilmiş... Keşke hem Beşiktaş'ta, hem rakiplerde arkasından gelenlere de bırakabilseydi bu mirası...
23 Mart 2009 Pazartesi

Ustalara Saygı Kuşağı

Yaşım sebebiyle, Beşiktaş'ta izlediğim en Beşiktaşlı gibi adamdır Mehmet Özdilek. on numara gibi on numaradır. Üzülerek de eminim ki, Beşiktaş ilk kötü gidişatında teknik direktörlük makamı için gündeme gelecektir kendisi. Dilerim bu en az bir beş sene sonra olur da, bir üç sene üstüste şampiyonluk daha yaşarız şifo kaptanın direktörlüğünde.
19 Ocak 2009 Pazartesi

Mütekerrir Tarih!

Çok yakından bildiğim bir şey daha gözlerimin önünde gün be gün gerçek oluyor. Henüz çok net değil, ama öyle olacağı da aşikar. Senaryo şu: Düşüşte olan bir Beşiktaş, Yükselişte olan bir Beşiktaşlı genç teknik adam...
Yeniköy Kasabı Vicente Del Bosque başarısız oldu-Demirören vizyonuna göre-  gönderildi, o dönem Denizlispor ile -Denizlispor Vizyonuna göre- harikalar yaratan Rıza Çalımbay Beşiktaş'ın başına geldi. Efsanevi 3-4'lük maç ile zirvesini yaptı, orada da bıraktı.
Mösyö Jean Tigana başarısız oldu-bana göre-, ama bu sefer ısrarla gönderilmedi. "istikrar" çünkü! Sayın Demirörenimizin de bilinen en önemli özelliği. Bunun üzerine, ne yaparsa yapsın kendisine tahammül edileceği ve bu Beşiktaş'tan hiçbir şey olmayacağı gerçeği ile yüzleşen Tigana, kendisi bıraktı. Hatta yetmedi, futboldan çekildi. Yerine getirilen adam, Camianın çocuğu, adam gibi adam; Ertuğrul Sağlam.
Şimdi bu sene, Ertuğrul Sağlam gönderildi, yerine Mustafa Denizli geldi. Ertuğrul'la olmazdı, burada herkes hemfikirdir. Ama Denizli ile de olamıyor, bu kısmında da ben iddialıyım. Beşiktaş gene düşüşte, bana göre bu sene de şampiyon olamayacak, bu görülüyor. Lakin gene bir Beşiktaşlı var, Antalyaspor'un başındaki Mehmet Özdilek. Beşiktaş'ın gelmiş geçmiş tek gerçek 10 numarası.
Şimdilik her şey olması gerektiği gibi devam ediyor. Beşiktaş düşüyor, yıllardır olduğu gibi. Antalyaspor, Mehmet Özdilek ile çıkışta, ki son iki Türkiye Kupası maçından 4 puan çıkarıp çeyrek finale yükselerek artık ispat ettiler kümede kalacaklarını da.
Haziran'da Mehmet Özdilek Beşiktaş'ın yeni teknik direktör olacak bu gidişle, görünen bu. "Ben aylar öncesinden söylemiştim" diyebilmek için yazdım bunları buraya. Ha olur da Şampiyon olursak, bunları bir güzel yerim ben, dert değil. Bu yazı buralarda kalacak nasıl olsa, yedirirsin. Ama her zaman söylediğim gibi; Beşiktaş, Mustafa Denizli ve vizyonsuzluğundan, Jessie'nin bonservis üzerinden futbolcu yaftalamasından ve Beautiful Freak'in realiteden uzak bakış açısı ile, geleceğe sürekli birumutla bakıp şampiyonluk şarkıları söylemesinden  kurtulamadığı sürece şampiyon mampiyon olamaz. 
Benim Reçetem budur.

Ara