Ergin Ataman etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ergin Ataman etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
9 Temmuz 2011 Cumartesi
Bilinmez Bilmece Deron Williams

Nba diyarına çok az sayıda kusursuz oyun kurucu gelmiştir. Nesilden nesile şöyle bir geriye baktığımızda; Magic Johnson ve Steve Nash kendi dönemlerinin kusursuz en iyi 2 oyun kurucusuydu. Bu iki oyuncudan sonra ise benim için Chris Paul ve Deron Williams geliyor. Şike soruşturmasından dolayı; Deron Williams ismi biraz arka planda kalsada, Shelbyl Deron Williams'ın tabir-i caizse marka değerini çok güzel anlatmış. Hatta kısaca şöyle özetleyelim; Deron Williams bir nevi Mehmet Okur'u All Star yapan adamdı.
Öncelikle şunu belirtmek isterim; artık Beşiktaş taraftarı olarak basketbolda anın tadını çıkarmaya bakalım. Başkanın amatör branşlarla ilgli BJKTV'de yaptığı açıklamadan sonra, sponsor konusundaki bütün umutlarım tükenmişti. Bir nevi tamamen şevkim kaçmıştı. Gerçi sponsorlara da hak veriyorum; hangi marka yetkilileri şu dedikodulardan veya haberlerden rahatsız olmaz ki; Basketbol şubesinin oyuncuları ... aydır paralarını alamıyorlar. Oyuncular maaşlarını alamadığı için idmana çıkmadı. Alacaklarına karşılık FIBA'ya gitti. Tatilde 3 oyuncu idman yapıyor vs..

Deron Williams transferi dedikoduları başladığından beri; lokavt sonrası gidecek ya böyle planlama mı olur klişesi doğdu. Sanki makina düzeninde işleyen bir sistemimiz var.Organizasyon da kusursuz işliyor. Her sene de takım iskeletini koruyor. Başarılı olabilme potansiyeli çok yüksek, bir de maşallah geleceği dönük planlı programlı bir takımımız var da bu klişe kullanılıyor. Allen Iverson transferinde de bahsetmiştim; sonuçta bu bir oyun. Bir basketbolsever için bu oyundan keyif almak yeterlidir. Bu keyifi sağlayan en büyük unsur da hiç kuşkusuz basketbolculardır. Bahsettiğimiz kişi de Deron Williams ise, varsın olsun 2 veya 3 ay kalsın. Onu Akatlar parkelerinin üzerinde görmek bile paha biçilemez bir keyiftir. Nasıl Naumoski bir nesili basketbola sevdirdiyse, Deron Williams da Edirne'den Kars'a basketbola gönül vermiş birçok genç insanı hiç kuşkusuz heyecanlandıracak veya basketbola yönlendirecektir. Deron Williams demişken de eski bir Illinois'lu Murat Murathanoğlu'nu da es geçmeden olmaz. Maçları onun sesi ile dinlemek farklı bir keyif olurdu.
Transfer ile ilgili bir diğer ilginç anektod ise; Jorge Mendes'in bu transferde rolü olabilme ihtimali. Bu ihtimalin de çıkış noktası şu haber ile başlıyor. Haberde geçen CAA menajerlik şirketinin ortağı ise; Ricardo Quaresma, Simao, Almedia, Fernandes, Sidnei ve Bebe'nin de menajerliğini yapan Jorge Mendes. Ne ilginçtir ki, CAA'de tanıdık bir isim daha var o da Allen Iverson.
Parke üzerine geçecek olursak da; açıkcası Ergin Ataman sezon öncesi yoldan 12 adam toplasa, o takımla yine ilk 5'e girer. Yeter ki ödeme istikrarı düzenli bir şekilde olsun. Deron Williams ligin çok üstünde bir oyuncu. Eğer Ocak ayına kadar kalabilirse, takım Avrupa'da ve ligde çok iddialı bir konuma gelebilir. Çünkü Deron Williams etrafında kim olursa olsun, onları da kendisi ile beraber sürükleyebilecek bir oyuncu. Cola Turka'nın sözleşmesi bittiği zamandan bugüne kadar öyle bir süreç yaşanıyor ki; sanki ileride bu şube bitecekse işte bu şekilde bitmeliydi diyeceğiz gibi bir durum da oluşabilir. Inşallah bu lokavt uzun sürer de Deron Williams'ı bolca izleme şansı yakalarız.

Biraz da Zaza Pachulia'dan bahsetmek gerekirse; eğer basketbol kariyerine Türkiye'de başlamasaydı, sanırım en sevmediğim oyuncuların başında gelirdi. Bu arada lokavt bitse de, Zaza Pachulia'nın sezon sonuna kadar Beşiktaş'ta kalacağı dedikodusu da var. (Doğruluk payı yüksek sanırım) Şu an için teknik olarak pek ayrıntıya girmek doğru olacağını sanmıyorum. Sonucta resmileşmiş tek bir oyuncu transferi dahi yok. Transferler tamamlandığında daha sağlıklı yorumlar yapabiliriz. Ancak shelbyl'in de bahsettiği gibi; Deron Williams'ı da alıyorsan yanına kesin bir dış şut etkinliği olan uzun bir ön alan oyuncusu şart. Ismi geçen Dudley ile ara ara bu setleri oynayabilir ama tabi gözler yine de Cevher Özer'i aramıyor değil hani ..
Öncelikle şunu belirtmek isterim; artık Beşiktaş taraftarı olarak basketbolda anın tadını çıkarmaya bakalım. Başkanın amatör branşlarla ilgli BJKTV'de yaptığı açıklamadan sonra, sponsor konusundaki bütün umutlarım tükenmişti. Bir nevi tamamen şevkim kaçmıştı. Gerçi sponsorlara da hak veriyorum; hangi marka yetkilileri şu dedikodulardan veya haberlerden rahatsız olmaz ki; Basketbol şubesinin oyuncuları ... aydır paralarını alamıyorlar. Oyuncular maaşlarını alamadığı için idmana çıkmadı. Alacaklarına karşılık FIBA'ya gitti. Tatilde 3 oyuncu idman yapıyor vs..

Deron Williams transferi dedikoduları başladığından beri; lokavt sonrası gidecek ya böyle planlama mı olur klişesi doğdu. Sanki makina düzeninde işleyen bir sistemimiz var.Organizasyon da kusursuz işliyor. Her sene de takım iskeletini koruyor. Başarılı olabilme potansiyeli çok yüksek, bir de maşallah geleceği dönük planlı programlı bir takımımız var da bu klişe kullanılıyor. Allen Iverson transferinde de bahsetmiştim; sonuçta bu bir oyun. Bir basketbolsever için bu oyundan keyif almak yeterlidir. Bu keyifi sağlayan en büyük unsur da hiç kuşkusuz basketbolculardır. Bahsettiğimiz kişi de Deron Williams ise, varsın olsun 2 veya 3 ay kalsın. Onu Akatlar parkelerinin üzerinde görmek bile paha biçilemez bir keyiftir. Nasıl Naumoski bir nesili basketbola sevdirdiyse, Deron Williams da Edirne'den Kars'a basketbola gönül vermiş birçok genç insanı hiç kuşkusuz heyecanlandıracak veya basketbola yönlendirecektir. Deron Williams demişken de eski bir Illinois'lu Murat Murathanoğlu'nu da es geçmeden olmaz. Maçları onun sesi ile dinlemek farklı bir keyif olurdu.
Transfer ile ilgili bir diğer ilginç anektod ise; Jorge Mendes'in bu transferde rolü olabilme ihtimali. Bu ihtimalin de çıkış noktası şu haber ile başlıyor. Haberde geçen CAA menajerlik şirketinin ortağı ise; Ricardo Quaresma, Simao, Almedia, Fernandes, Sidnei ve Bebe'nin de menajerliğini yapan Jorge Mendes. Ne ilginçtir ki, CAA'de tanıdık bir isim daha var o da Allen Iverson.
Parke üzerine geçecek olursak da; açıkcası Ergin Ataman sezon öncesi yoldan 12 adam toplasa, o takımla yine ilk 5'e girer. Yeter ki ödeme istikrarı düzenli bir şekilde olsun. Deron Williams ligin çok üstünde bir oyuncu. Eğer Ocak ayına kadar kalabilirse, takım Avrupa'da ve ligde çok iddialı bir konuma gelebilir. Çünkü Deron Williams etrafında kim olursa olsun, onları da kendisi ile beraber sürükleyebilecek bir oyuncu. Cola Turka'nın sözleşmesi bittiği zamandan bugüne kadar öyle bir süreç yaşanıyor ki; sanki ileride bu şube bitecekse işte bu şekilde bitmeliydi diyeceğiz gibi bir durum da oluşabilir. Inşallah bu lokavt uzun sürer de Deron Williams'ı bolca izleme şansı yakalarız.

Biraz da Zaza Pachulia'dan bahsetmek gerekirse; eğer basketbol kariyerine Türkiye'de başlamasaydı, sanırım en sevmediğim oyuncuların başında gelirdi. Bu arada lokavt bitse de, Zaza Pachulia'nın sezon sonuna kadar Beşiktaş'ta kalacağı dedikodusu da var. (Doğruluk payı yüksek sanırım) Şu an için teknik olarak pek ayrıntıya girmek doğru olacağını sanmıyorum. Sonucta resmileşmiş tek bir oyuncu transferi dahi yok. Transferler tamamlandığında daha sağlıklı yorumlar yapabiliriz. Ancak shelbyl'in de bahsettiği gibi; Deron Williams'ı da alıyorsan yanına kesin bir dış şut etkinliği olan uzun bir ön alan oyuncusu şart. Ismi geçen Dudley ile ara ara bu setleri oynayabilir ama tabi gözler yine de Cevher Özer'i aramıyor değil hani ..
Fotoğraflar; Highlife1138 ve Lost That Sports Blog
Etiketler:asist time,Besiktas,Deron Williams,Ergin Ataman,Zaza Pachulia | 4
Yorum
13 Mart 2011 Pazar
Oyun Stratejisinin Önemi || Fenerbahçe Ulker:84 Beşiktaş CT:92
Maçın Oyuncusu
Mire Chatman bu takımın yıllardır vazgeçilmez bir oyuncusuydu. Ancak hep birşeyler eksik kalıyordu. Ergin Ataman'ın gelmesiyle de o eksikler tamamlandı. Maestro Mire Chatman önderliğinde tam bir yerli lider oyuncu Serkan Erdoğan ve çok iyi tamamlayıcı Marcelus Kemp ile beraber takım iyi bir hava yakaladı. Özellikle AJ Ogilvy'i de çok iyi beslediğimiz düşünülürse iyi bir ana rotasyon yakaladık. Mire Chatman elimde olsa formasını emekli ettirip heykelini Akatlar Salonunun oraya diktiririm ancak Marcelus Kemp ve Serkan Erdoğan'ın takıma dahil olmasından bu yana tek bir isim söyleme gönlüm razı olmuyor;
The Magnificent Three Vol.1
The Magnificent Three Vol.2
The Magnificent Three Vol.3
Son olarak Ergin Ataman'ın bu ülke topraklarının yetiştirdiği en iyi basketbol koçu olduğunu bir kez daha gördüm. Bu galibiyet ve Ergin Ataman'ın varlığı gelecek sezonki sponsor anlaşması içinde güzel bir referans oldu. Ergin Ataman, basketbol branşı olarak önümüzdeki yıllara umutla bakmamı sağlıyor. Winner koç , winner oyuncular ve yakında winner bir takım olacağımızı düşünüyorum. Şu anda yukarıdaki hiçbir takım birbirinden üstün değil. Herşeyi playofflardaki performanslar belirleyecek.
5 Ocak 2011 Çarşamba
Beşiktaş'ta Ikinci Ergin Ataman Dönemi
Bugün alınan kararla birlikte görevden alınan Burak Bıyıktay'ın yerine Ergin Ataman getirildi. Ergin Ataman çoğu zaman kendi blogumda da bahsetmişimdir benim için Türk topraklarında yetişmiş en iyi basketbol antrenörüdür. Kariyerinin belki de dönüm noktası 1998 yılında Amerika da Stanford Universitesinde bulunması ile gerçekleşti. Italya kariyerinde ise Siena'da bir ilki gerçekleştirerek 2001-2002 yılında Saporta kupasını kazandı. O döneme kadar hiçbir Türk antrenör yurt dışında çalıştırdığı takımlar da Avrupa Kupası düzeyinde kupa kazanmamıştı. Belki de Ergin Ataman isminin bu kadar prestij kazanmasının adının yanına Winner kelimesinin gelmesinin tek nedeni de takımınından her ne koşulda olursa olsun maksimum verim almayı başarmasıdır. Parke üzerinde ki olabilecek gelişmelere daha sonra gelicem ancak Ergin Ataman'ın çalıştırdığı takımlar da ki başarıları neden CSKA'nın bile ilk gündemine gelen bir koç olduğunu gösteriyor;
- Siena ile Saporta Kupası ve bir sonra ki sezon EL'de Final Four
- Efes Pilsen ile Final Four ve EL'de üçüncülük
- Ulkerspor ile Euroleague de ilk 8 @ O dönemde bu başarı Ulkerspor tarihinin Avrupa'da ki en büyük başarısıydı.
- Beşiktaş CT ile Uleb Cup'da ilk 8 ve normal sezonu lider tamamlanması.
- Son Efes Pilsen kariyerinin ilk yılında ise Fenerbahçe Ülker'e karşı final serisinde 4 maç üste üste kazanarak Efes Pilsen ile şampiyonluk.
Ergin Ataman bu başarıları ile winner bir koç olmayı başardı. Her gittiği takımı en az iki, üç adım ileri taşıdı. Tam bir sistem koçu diyebiliriz. Bu kadar değişik klupte çalışıp da bu kadar başarılı olan başka yerli koç hatırlamıyorum. Milli Takımı hiç çalıştırmadı ama bana göre yerliler arasında Milli Takımı en çok hakeden koçtur.
Bardağın biraz da boş tarafından bakalım isterseniz; Ilk Beşiktaş CT döneminde başarıda ki en büyük pay hiçkuşkusuz ki ona ait. Oyuncuların paralarının ödenmediği haberleri çıktığı dönemde takımı bir arada tuttu ve her olumsuzluk da bir çözüm bulmayı da başarmıştı belki de bu yaklaşımı kendine olan saygınlığını da çok arttırdı. Şahsen o dönemde her maçtan sonra sohbetlerde inşallah uzun dönem Beşiktaş CT da devam eder derdim. Ancak şartlar istenildiği gibi oluşmadığı için Beşiktaş CT'dan ayrıldı. Işte ne olduysa o dönemden sonra oldu. Efes Pilsen'in başına geçtikten sonra kendisi ile beraber Sinan Güler, Preston Shumpert,Kaya Peker ve yardımcı antrenor Ufuk Sarıca'yı da yanında götürmesi bir kısım Beşiktaş taraftarları açısından hem hayal kırıklığı hem de sevginin artık azalmasına neden olmuştu. Ancak Beşiktaş taraftarlarının unuttuğu bişey vardı; bu oyuncular zaten Efes Pilsen'e gitmeseydi başka bir takıma da gidebilirlerdi. Mesela Preston Shumpert o dönemde Unics Kazan ve Ureal Great tarafından ısrarla isteniyordu.
Ergin Ataman bi nevi basketbolun Jose Mourinho'su gibi (taraftarların ona karşı sempatisi açısından). Çünkü hangi takıma giderse gitsin rakip taraftarların pek sempatisini kazanamıyor açıkcası bu konuyu Ergin Ataman da Efes Pilsen'den ayrıldıktan sonra onla yapılan röportajda farklı bir soru sorulsada onun başarıya giden prensiplerini çok güzel özetliyor;
Ergin Ataman çalışma prensiplerini ön planda tutan biri. Buna ister geçimsiz deyin, ya da disiplinden taviz vermeyen biri deyin. Çünkü başarının, disiplinin sonucunda geldiğini düşünüyorum. Kulüp başkanıysa ben de kulüp antrenörüyüm. İnsanların makamlarına elbette saygı duyarım ama baş antrenör bensem bütün kararları benim almam gerekir. O kararları benim almadığım zaman sorunlar başlar. Ve Efes’te de o sorunlar başlamıştı.
Parke dışından yavaş yavaş parke üzerine geçecek olursak; Öncelikle, Ergin Ataman daha önce de Beşiktaş CT'yı çalıştırdığı için bu organizasyona yabancılık çekmeyecek. Ergin Ataman takımlarında görülen en belirgin özellik takım da ki bütün oyunculardan maksimum verimi almayı başarmasıdır. Hücum sistemleri arasında 4 kısalı düzeni ise çoğu zaman ona artı olarak geri dönmüştür. Beşiktaş CT'da Shumpert ile Efes Pilsen ise hem Shumpert hem de Nachbar ile oyunda bir anda lehlerine büyük bir diferans yakalayabiliyordu. Daha önce analizini yaptığımız için son Akatlar da oynanan Beşiktaş CT - Efes Pilsen maçını ele alalım; Maç içerisinde çok büyük etki sağlayan iki önemli hamle vardı.
Bunlardan ilki daha ilk çeyrekte Kerem-Kasun ve Thornton-Kaya ikili oyunları ile birbirinin kopyası en az 10 sayı yememizdi. Ergin Hoca'nın en çok sıkıntı çekeceği konuların başında uzun rotasyonu yer alıyor. A.J. Ogilvy'nin savunma yapma alışkanlığının dahi olmaması hücumda etkin bir rol de biçilse savunma da etkisizliğinden dolayı istenilen verimi alabilmesi şu an için zor gözüküyor. Fedor Likholitov'un ameliyat olduğunu düşünürsek elde sadece Ismail Cevik ve Cevher Özer kalıyor.Şu anda konuşulan ve büyük bi aksilik olmazsa anlaştığımız söylenen Dragicevic ise; mücadelesi ve basketbol bilgisi ile şu uzuna ihtiyac olduğu dönemde ilaç gibi gelecektir.
Ve Ergin Ataman'ın belki de hücum sistemleri arasında çok büyük verim aldığı 4 kısa ile oluşturduğu değişik hücum varyasyonları. Son olarak Nachbar ve Shumpert'i kullanarak oluşturduğu bu düzende Beşiktaş CT için bu düzene uyabilecek en uygun isim Ignerski olarak duruyor. Aslında Cevher Özer'i de bu düzen içerisinde koyabiliriz ancak eskisi gibi ayakları hızlı olmadığı için yani artık tam bir pota altı oyuncusu olduğu için Ignerski 4 kısalı düzende daha bir ön plana çıkacak gibi. Peki daha önceleri Shumpert'den veya Nachbar'dan oyun içinde aldığı katkıyı Ignerski'den alabilir mi ? Işte bu sorunun cevabını bende çok merak ediyorum. Ergin Hoca eğer Ignerski'den de istediği katkıyı alabilirse; Ergin Ataman'ın oyun içerisinde ki etkinliğinin meyvelerini toplamaya en yakın zamanda bağlayacağız demektir.
Artık ne olursa olsun Ergin Ataman ile yeni bir dönem başlıyor;
Dün de bu konu tartışılmıştı, takıma bakıyoruz; Mire Chatman kadro dışı, Cuneyt Erden sakat, Bekir Yarangüme formsuz. Serhat Cetin son macın hemen basında sakatlandı. Mustafa Abi son maça kadar hiç yoktu neredeyse. A.J. Ogilvy'nin savunma yapma alışkanlığı dahi yok. Fedor Likholitov da ameliyat oldu. Ignerski bana göre çok iyi bir takımda iyi bir mismatch veya rakibin savunma direncini veya düzenini bozabilecek rol oyuncusu olabilir. Ismail Cevik, belki de ondan beklenilen katkıyı en iyi sekilde verebilen tek oyuncu. Cevher Ozer, yerliler arasında fark yaratması beklenen bir oyuncu. Ne olursa olsun son zamanlarda istikrarsız bir goruntu cizse de belli bir cizginin üzerine çoğu maç çıkabilecek seviyede bir oyuncu. Ve Allen Iverson işte böyle kurulu!!! bir düzende takıma alışmaya çalışıyor.
Şimdiden 5 mağlubiyetin var, haftaya Efes Pilsen deplasmanına gidiyorsun ve önemlisi de istediği yerli transfer yapabilecek durumda da değilsin. Işte Ergin Ataman böyle büyük bir taşın altına elini soktu. Beşiktaş camiasına hayırlı olsun. Umarım bugünden itibaren Ergin Ataman ile Beşiktaş Basketbol Branşında hazırlanan projeler yerine getirilip yıllar sonra beklenen başarıya odaklı belli bir organizasyon sistemi kurulur.
Son olarak eski koçumuz Burak Bıyıktay'ın hiçbir zaman unutamayacağım sözü ile yazıyı noktalayalım; Spor Mutlu Insanların Işidir.
Asisttime tarafından yazılmıştır.
Etiketler:asist time,Besiktas Cola Turka,Ergin Ataman | 52
Yorum
4 Ocak 2011 Salı
Burak Bıyıktay Görevden Alındı
Beklenen oldu, Burak hoca görevinden alındı.
Kendisinin iyi koç olmakla uzaktan yakından alakası yoktu. Zaten yönetimin isteğiyle menajerlikten koçluğa geçiş yapmıştı. Oyuncular paralarını almadığında, huzursuzluk çıktığında arabuluculuk görevini daha içeriden yapabilsin diye. O da kendisine verilen bu görevi başarıyla yerine getirdi. Bu nedenle "Iverson'u oynatamadı, Oglivy'den yararlanamadı" eleştirilerinin son derece yersiz olduğunu düşünüyorum. Orada oluş nedeni, bu adamları basketbol aklı içerisinde oynatmak değil, bir arada tutmaktı. Elinden geldiğince bunu da başardı.
Beşiktaş basketbol takımında hiç bir yapısal veya ekonomik gelişme olmamasına rağmen, Türkiye'deki yabancıları alt alta dizsen mevcut kapasite itibariyle 15. sırada olabilecek olan Iverson geldi diye birden koçluk yeteneği sorgulanmaya başladı. Takım Oglivy'den Cevher'e, Mustafa Abi'den Iverson'a sanki büyük bir potansiyel taşıyormuş gibi, Burak Bıyıktay'ın bu ağırlığı taşıyamadığını söylediler. Beşiktaş 3 sezon boyunca Burak Bıyıktay'la neydi ki, Iverson geldi diye yetersiz addedilebilsin...
Bu düzen böyle işler.
Beşiktaş Chatman / Iverson ikileminde bugünkü performans değil, şan / şöhret / ün tercihini yapmıştır. Bunu yadırgamam, başka hesaplar vardır. Lakin, bu tercihi yapıyorsanız Burak Bıyıktay'ı neden gönderiyorsunuz? Bugünkü basketbol takımından bir beklentiniz mi var yoksa? Beşiktaşımız Fenerbahçe ve Galatasaray'ı yenecekti de bir Burak Bıyıktay yüzünden mi yenemedi? Yenseydi ne olacaktı ayıptır sorması...
Iverson gelir, Chatman gider, Bıyıktay gider... Zira Beşiktaş dünya takımı olma yolunda adımlar atmaktadır. Burak Bıyıktay bunu kaldıramaz. Beşiktaş'ın mevcut kadrosunun ve mevcut yapısal problemlerinin çözümü Burak Bıyıktay'ı yollamaksa amenna.
Hadi kariyerli bir koç bulun bakalım Beşiktaş'ın başına. Maaş düzensizliğini hallederim diyebilecek. Ergin Ataman geldi çözemedi, onun sezonunda 1001 skandal yaşanmadı mı? Kaya Peker İtalya'da neler yaptı unutan var mı? Hakan Demir döneminde bir basketbolcumuz (Mario Austin) sahadan sahaya sallanan son saniye topu eline düşünce istatistik tutan kişilere koşuyordu "bana 1 ribaund daha yazın" diye... Takım 15 sayı geride oysa ki.
Gariptir, futbol takımında Schuster'e sahip çıkanlar "adamın eline bu kadro verildi, o ne yapsın" diyenler Burak hocanın ipini daha Iverson'un oynadığı ilk maçta çektiler.
Hadi bulun bakalım, kimi bulacaksınız yerine...
http://eksibesiktas.blogspot.com/2010/11/birazdan.html
Kendisinin iyi koç olmakla uzaktan yakından alakası yoktu. Zaten yönetimin isteğiyle menajerlikten koçluğa geçiş yapmıştı. Oyuncular paralarını almadığında, huzursuzluk çıktığında arabuluculuk görevini daha içeriden yapabilsin diye. O da kendisine verilen bu görevi başarıyla yerine getirdi. Bu nedenle "Iverson'u oynatamadı, Oglivy'den yararlanamadı" eleştirilerinin son derece yersiz olduğunu düşünüyorum. Orada oluş nedeni, bu adamları basketbol aklı içerisinde oynatmak değil, bir arada tutmaktı. Elinden geldiğince bunu da başardı.
Beşiktaş basketbol takımında hiç bir yapısal veya ekonomik gelişme olmamasına rağmen, Türkiye'deki yabancıları alt alta dizsen mevcut kapasite itibariyle 15. sırada olabilecek olan Iverson geldi diye birden koçluk yeteneği sorgulanmaya başladı. Takım Oglivy'den Cevher'e, Mustafa Abi'den Iverson'a sanki büyük bir potansiyel taşıyormuş gibi, Burak Bıyıktay'ın bu ağırlığı taşıyamadığını söylediler. Beşiktaş 3 sezon boyunca Burak Bıyıktay'la neydi ki, Iverson geldi diye yetersiz addedilebilsin...
Bu düzen böyle işler.
Beşiktaş Chatman / Iverson ikileminde bugünkü performans değil, şan / şöhret / ün tercihini yapmıştır. Bunu yadırgamam, başka hesaplar vardır. Lakin, bu tercihi yapıyorsanız Burak Bıyıktay'ı neden gönderiyorsunuz? Bugünkü basketbol takımından bir beklentiniz mi var yoksa? Beşiktaşımız Fenerbahçe ve Galatasaray'ı yenecekti de bir Burak Bıyıktay yüzünden mi yenemedi? Yenseydi ne olacaktı ayıptır sorması...
Iverson gelir, Chatman gider, Bıyıktay gider... Zira Beşiktaş dünya takımı olma yolunda adımlar atmaktadır. Burak Bıyıktay bunu kaldıramaz. Beşiktaş'ın mevcut kadrosunun ve mevcut yapısal problemlerinin çözümü Burak Bıyıktay'ı yollamaksa amenna.
Hadi kariyerli bir koç bulun bakalım Beşiktaş'ın başına. Maaş düzensizliğini hallederim diyebilecek. Ergin Ataman geldi çözemedi, onun sezonunda 1001 skandal yaşanmadı mı? Kaya Peker İtalya'da neler yaptı unutan var mı? Hakan Demir döneminde bir basketbolcumuz (Mario Austin) sahadan sahaya sallanan son saniye topu eline düşünce istatistik tutan kişilere koşuyordu "bana 1 ribaund daha yazın" diye... Takım 15 sayı geride oysa ki.
Gariptir, futbol takımında Schuster'e sahip çıkanlar "adamın eline bu kadro verildi, o ne yapsın" diyenler Burak hocanın ipini daha Iverson'un oynadığı ilk maçta çektiler.
Hadi bulun bakalım, kimi bulacaksınız yerine...
http://eksibesiktas.blogspot.com/2010/11/birazdan.html
30 Mayıs 2008 Cuma
Kola Bitti
Beşiktaş Yönetimi Ülker'den 5 sene için gelen parayı bir sezonda harcayınca kalan sezonlara para kalmadı. Ülker daha çok para versin serzenişi de bu yüzden. Bu arada Matias Delgado'nun gerçekten Beşiktaş'a hibe edildiğini mi sanıyorsunuz.
Ergin Ataman Efes'e gitti. Shumpert'ı da yanında götürme ihtimali çok yüksek. Apodaca dışındaki tüm yabancı oyuncuların sözleşmeleri sona erdi. Nicevic, Drobnjak, Dalmau... Hepsi gidiyor. Sinan Güler'in Fenerbahçe Ülker'le flörtü giderek ciddileşiyor.
Beşiktaş'ta ünlü NTV yorumcusu ve eski koç, İhsan Bayülgen adı geçiyor. Sanırım İhsan Bayülgen, ligdeki genç oyuncularla 7.-8. olup play-off'a kalan bir takım yaratmaya çalışacak.
Gazeteciyim diye geçinen biri Seric'i soracağına basketbol takımının hali ne olacak diye sorsa Demirören'e. Ülker'den gelen paralar nereye gitti diye sorsa... Ama soramazlar. Onlar yapsalar yapsalar "Kör Gordon" diye haber yaparlar. Hem de suçu da Gordon'a yüklerler. Ne de olsa başkanları iyi niyetli... Ama biraz şanssız.
Nasip, kısmet...
Ergin Ataman Efes'e gitti. Shumpert'ı da yanında götürme ihtimali çok yüksek. Apodaca dışındaki tüm yabancı oyuncuların sözleşmeleri sona erdi. Nicevic, Drobnjak, Dalmau... Hepsi gidiyor. Sinan Güler'in Fenerbahçe Ülker'le flörtü giderek ciddileşiyor.
Beşiktaş'ta ünlü NTV yorumcusu ve eski koç, İhsan Bayülgen adı geçiyor. Sanırım İhsan Bayülgen, ligdeki genç oyuncularla 7.-8. olup play-off'a kalan bir takım yaratmaya çalışacak.
Gazeteciyim diye geçinen biri Seric'i soracağına basketbol takımının hali ne olacak diye sorsa Demirören'e. Ülker'den gelen paralar nereye gitti diye sorsa... Ama soramazlar. Onlar yapsalar yapsalar "Kör Gordon" diye haber yaparlar. Hem de suçu da Gordon'a yüklerler. Ne de olsa başkanları iyi niyetli... Ama biraz şanssız.
Nasip, kısmet...
Etiketler:Beşiktaş Cola Turka,Ergin Ataman | 8
Yorum
Kaydol:
Kayıtlar
(Atom)
Ara
-
DERBİ POZİSYON ANALİZLERİ - 1- 0:24 saniye! Gatasaray'ın ilk etkili atağı. Burada en büyük hata *Jailson'un partneri Serdar Aziz'e gereksiz yakınlığı oldu.* Seri burada muhteşem bi...6 yıl önce
-
Feda, Sefa, Farklı Olsun bu Defa - Beşiktaş'ın son dönemini iki ana çizgi olarak ikiye ayırmak mümkün. 1- Yıldırım Demirören dönemi 2- Fikret Orman dönemi. Ben Yıldırım Demirören dönemini te...7 yıl önce
-
Bir Sağ Bek, Üç Mevki: Aaron Wan-Bissaka - Premier Lig geçtiğimiz hafta başladı. Hem takım hem de oyuncu bazında her sezon yeni bir hikaye demek. Galiba geçtiğimiz sezon hiç de fena bir görüntü verm...8 yıl önce
-
Duhuliye - Duhuliye'den 5 ay önce haberim oldu. O da bu fotoğraf sayesinde. Bunca zamandır nasıl hiç duymamışım derken, etrafımdaki çoğu Beşiktaşlının da bilmediğ...9 yıl önce
-
Euroleague bwin Mart 2015 MVP Nemanja Bjelica Röportajı - Fenerbahçe Ülker dokuz maçlık bir galibiyet serisi yakalamış durumda ve 2008-2009 sezonundan bu yana ilk kez Euroleague 'playoff'larına katılma hakkını ...11 yıl önce
-
Önce krampon, sonra performans - Her çocuk gibi sokaklarda başlayan futbol maceramız, bazı çocukların yaptığı gibi benim de toprak sahada devam etmişti. Sonrası okul, iş, hayat mücadele...11 yıl önce
-
NBA: Bir Ayın Ardından... (Part 1) - Her ne kadar başlığımızda bir aylık zaman dilimini ele aldıysak gerek tembellik, gerek iş güç yüzünden yazının paylaşılması, gerekli güncellemeler yapıldı...11 yıl önce
-
Manchester United - Burnley maçı - Manchester'ın ligin yeni takımı Burnley deplasmanında galibiyet alması bekleniyordu ama yine olmadı. Geride kalan 3 haftada takım henüz galibiyet görem...12 yıl önce
-
Bu Sefer Bahanem Var - Yine ihmal ettim blogu ama bu sefer sağlam bahanem var. Son 9 senedeki ikinci kıtalar arası taşınma olayına kalkıştım. Bilenler bilir, son 9 senedir Avu...12 yıl önce
-
Babylon Dergisi Röportajı - http://www.aliece.com/2013/11/babylon-dergi-ali-ece-roportaji/#more-189512 yıl önce
-
Arsenal Kendine İnanıyor - Arsene Wenger'in sözleriyle, *"İyi bir rakibe karşı alınmış tatmin edici galibiyet." *Arsenal hafta sonu Liverpool'u oyun dışı bırakarak, bölüm bölüm saha...12 yıl önce
-
Hiç Unutmadığım... - 17 sene önce bugün tek bir imzanın milyonlarca insanı bu kadar etkileyebileceğini tahmin edemezsiniz. O adam hakkında bir sürü yazı yazdım, hala okuyan ...13 yıl önce
-
-


