.

.

.
Ekşi Beşiktaş. Blogger tarafından desteklenmektedir.

Deron Williams etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Deron Williams etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Bilinmez Bilmece Deron Williams


Nba diyarına çok az sayıda kusursuz oyun kurucu gelmiştir. Nesilden nesile şöyle bir geriye baktığımızda; Magic Johnson ve Steve Nash kendi dönemlerinin kusursuz en iyi 2 oyun kurucusuydu. Bu iki oyuncudan sonra ise benim için Chris Paul ve Deron Williams geliyor. Şike soruşturmasından dolayı; Deron Williams ismi biraz arka planda kalsada, Shelbyl Deron Williams'ın tabir-i caizse marka değerini çok güzel anlatmış. Hatta kısaca şöyle özetleyelim; Deron Williams bir nevi Mehmet Okur'u All Star yapan adamdı.

Öncelikle şunu belirtmek isterim; artık Beşiktaş taraftarı olarak basketbolda anın tadını çıkarmaya bakalım. Başkanın amatör branşlarla ilgli BJKTV'de yaptığı açıklamadan sonra, sponsor konusundaki bütün umutlarım tükenmişti. Bir nevi tamamen şevkim kaçmıştı. Gerçi sponsorlara da hak veriyorum; hangi marka yetkilileri şu dedikodulardan veya haberlerden rahatsız olmaz ki; Basketbol şubesinin oyuncuları ... aydır paralarını alamıyorlar. Oyuncular maaşlarını alamadığı için idmana çıkmadı. Alacaklarına karşılık FIBA'ya gitti. Tatilde 3 oyuncu idman yapıyor vs..



Deron Williams transferi dedikoduları başladığından beri; lokavt sonrası gidecek ya böyle planlama mı olur klişesi doğdu. Sanki makina düzeninde işleyen bir sistemimiz var.Organizasyon da kusursuz işliyor. Her sene de takım iskeletini koruyor. Başarılı olabilme potansiyeli çok yüksek, bir de maşallah geleceği dönük planlı programlı bir takımımız var da bu klişe kullanılıyor. Allen Iverson transferinde de bahsetmiştim; sonuçta bu bir oyun. Bir basketbolsever için bu oyundan keyif almak yeterlidir. Bu keyifi sağlayan en büyük unsur da hiç kuşkusuz basketbolculardır. Bahsettiğimiz kişi de Deron Williams ise, varsın olsun 2 veya 3 ay kalsın. Onu Akatlar parkelerinin üzerinde görmek bile paha biçilemez bir keyiftir. Nasıl Naumoski bir nesili basketbola sevdirdiyse, Deron Williams da Edirne'den Kars'a basketbola gönül vermiş birçok genç insanı hiç kuşkusuz heyecanlandıracak veya basketbola yönlendirecektir. Deron Williams demişken de eski bir Illinois'lu Murat Murathanoğlu'nu da es geçmeden olmaz. Maçları onun sesi ile dinlemek farklı bir keyif olurdu.

Transfer ile ilgili bir diğer ilginç anektod ise; Jorge Mendes'in bu transferde rolü olabilme ihtimali. Bu ihtimalin de çıkış noktası şu haber ile başlıyor. Haberde geçen CAA menajerlik şirketinin ortağı ise; Ricardo Quaresma, Simao, Almedia, Fernandes, Sidnei ve Bebe'nin de menajerliğini yapan Jorge Mendes. Ne ilginçtir ki, CAA'de tanıdık bir isim daha var o da Allen Iverson.

Parke üzerine geçecek olursak da; açıkcası Ergin Ataman sezon öncesi yoldan 12 adam toplasa, o takımla yine ilk 5'e girer. Yeter ki ödeme istikrarı düzenli bir şekilde olsun. Deron Williams ligin çok üstünde bir oyuncu. Eğer Ocak ayına kadar kalabilirse, takım Avrupa'da ve ligde çok iddialı bir konuma gelebilir. Çünkü Deron Williams etrafında kim olursa olsun, onları da kendisi ile beraber sürükleyebilecek bir oyuncu. Cola Turka'nın sözleşmesi bittiği zamandan bugüne kadar öyle bir süreç yaşanıyor ki; sanki ileride bu şube bitecekse işte bu şekilde bitmeliydi diyeceğiz gibi bir durum da oluşabilir. Inşallah bu lokavt uzun sürer de Deron Williams'ı bolca izleme şansı yakalarız.


Biraz da Zaza Pachulia'dan bahsetmek gerekirse; eğer basketbol kariyerine Türkiye'de başlamasaydı, sanırım en sevmediğim oyuncuların başında gelirdi. Bu arada lokavt bitse de, Zaza Pachulia'nın sezon sonuna kadar Beşiktaş'ta kalacağı dedikodusu da var. (Doğruluk payı yüksek sanırım) Şu an için teknik olarak pek ayrıntıya girmek doğru olacağını sanmıyorum. Sonucta resmileşmiş tek bir oyuncu transferi dahi yok. Transferler tamamlandığında daha sağlıklı yorumlar yapabiliriz. Ancak shelbyl'in de bahsettiği gibi; Deron Williams'ı da alıyorsan yanına kesin bir dış şut etkinliği olan uzun bir ön alan oyuncusu şart. Ismi geçen Dudley ile ara ara bu setleri oynayabilir ama tabi gözler yine de Cevher Özer'i aramıyor değil hani ..

Fotoğraflar; Highlife1138 ve Lost That Sports Blog
7 Temmuz 2011 Perşembe

-Olası- Deron Williams Transferi

Tartışılamaz olanı baştan söyleyelim: Williams -eğer gerçekleşirse- Beşiktaş basketbol tarihinin gelmiş geçmiş en büyük transferi olur. Tam verimlilikle oynayan bir Deron Williams, karakterini azamiyetle başa buyruk çabuk hücumlar ve dış şutların belirlediği bir Türkiye Ligi'nin tozunu atar, Beşiktaş (Cola Turka?)'ı en az finale çıkarır. Geçen seneki Iverson, Williams'ın yanında sıfır olmasa da bir kalır on üzerinden. Amaaaa, Williams Beşiktaş'ta kaç ay oynar, oyuncu rotasyonumuzun ne kadarı ona bağlı olacaktır, işte orasını da konuşmak lazım.

Kısım I: Deron Williams Ne Getirir?

Beşiktaş'ın hücum setlerini benden çok daha iyi bilen bir asisttime, vakit bulduğu anda bunu benden daha iyi değerlendirecektir zaten, ben daha çok birey açısından kısaca özetleyeyim:

Williams NBA'in en iyi oyun kurucularından birisi. Kendisinin yeteneği ve oyun zekası tartışılamaz. Birebirde çok çabuk olmamasına karşın dribbling (top sürme) yeteneği ve crossover (bacakarası) ile oldukça verimli şekilde içeri girer, giremezse de aniden durup yüksek isabetle şutunu kullanır. Kariyeri boyunca maç başına 20 sayı ortalaması tutturmuştur. Skorer kimliğinin yanısıra oldukça da iyi bir pasördür, oyun zekası en yüksek oyunculardan birisidir NBA'deki, hem Utah Jazz'da, hem de bu sene takas edildiği New Jersey Nets'te (bunun hikayesine de değineceğim) maç başına 10 asisti garanti etmiştir. Pick-and-roll oyununu da çok iyi yapar, Türkiye şartları için yeterinden fazla atletiktir.



Diyeceksiniz ki "Yahu hiç mi kötü yanı yok bu adamın/transferin?" Var tabii ki:

Kısım II: Deron Williams'ın Riski


Deron Williams, Utah Jazz camiasını karıştırdı bu sene ortasında. Kendisi ile münakaşaları yüzünden NBA'in gelmiş gemiş en başarılı koçlarından birisi olan Jerry Sloan tüm NBA'i şoka sürükleyerek istifa etti. Jazz'deki takım arkadaşlarının yarısı Williams'dan hiç hazzetmezken, diğer yarısı da onu savunur haldeydi. Bu kargaşa ortamında Jazz tamamen hasır altında tutarak gerçekleştirdiği bir operasyon ile Nets'e gönderdi kendisini. Yıllardan beri gelmeyen ve gelmesi de mümkün gözükmeyen şampiyonluğun yarattığı gerginlik, en sonunda takımın yeniden yapılanma dönemine beklenenden erken girmesiyle sonuçlandı.

Şimdi şu var: Williams zaten böyle başına buyruk bir adam olmasa Beşiktaş'a gelmez. Lakin Williams'ı Beşiktaş'a geliyor olmasının Beşiktaş'tan kolayca gidecek olması anlamına geldiğini de idrak etmeliyiz.

Deron Williams, Iverson gibi kariyerinin sonunda bir adam değil. Daha 26 yaşında. Kendisi etrafında yeniden yapılanacak bir takım, ve de aldığı kapı gibi oyuncu opsiyonlu (yani sadece kendi isterse bırakacağı) 18 milyon dolarlık bir kontrat var.(Tabii yeni CBA(toplu sözleşme)'den sonra ne olup ne biteceği şimdilik bilinmiyor, oyuncuların kimileri ile yeni kontrat yapılması gündeme gelebilir.) New Jersey Amerika'nın lağımı olarak görülen bir şehir, ama New York'a bir metro kadar yakın, ve de takım zaten er ya da geç Brooklyn'e taşınacak. Williams'ın takımın yeni yüzü olacağı aşikar. Yani demem o ki, Williams, NBA lokavtı biter bitmez ilk uçağa atlayı geri döner, öyle "Dur Beşiktaş'ı yalnız bırakmayayım" falan demez. Onu geçtim, kendisine yılda 3 milyon falan vereceksek, 4 milyon verecek olan takıma da çat diye gidebilir zira Avrupa'da -yanlış bilmiyorsam- sene içinde takım değiştirmek oynayabilirliği etkilemiyor.
NBA lokavtının 1 seneye kadar çıkacağı söyleniyor -zira çoğu takım para kaybetti bu sene ve takım sahiplerinin lokavtı sürdürmek için ciddi anlamda kozları var. Yalnız 10 sene önceki lokavta kıyasla oyuncular da bu seneye hazırlıklı geldiler, 1 senedir para biriktiriyorlar vs, o yüzden erken pes etmeyebilirler. (Kevin Garnett'in "Arkadaşlarımın hakkı için gerekirse 18 milyon dolarımdan feda ederim" açıklaması var mesela) Ama lokavtın bitmesi de tek tehlike olmayabilir kontrat koşullarına göre. Iverson ile iki konuşsa zaten sorun çıkacaktır.

Özetle şu: Williams gelmesine gelir, ama ne kadar kalır orası bilinemez.

Kısım III: Oyuncu Rotasyonu


Bu da gene daha çok asisttime'ın değerlendireceği bir mevzu, ama Deron Williams transferinin üç tane önemli noktası var:

1. Pick-and-roll'dan anlayan bir frontcourt (boyalı alan oyuncuları).
2. Williams'ın her an gitme tehlikesine karşı onu yedekleyecek bir adam. (Cüneyt'e en son zorla idman yaptırdığımız için orada neler oluyor bilmiyorum) Ki burada hassas bir denge var, oyuncu hem yeterince iyi olacak, hem de rotasyonda az süre almayı dert etmeyecek, ezilmeyecek.
3. Yabancı/yerli rotasyonunun iyi dengelenmesi.

Türkiye pasaportlu Zaza Pachulia transferi (ki kendisinin asabiyetini hiç sevmem, ama iy savunmacıdır en azından) bu yüzden oldukça kritik, ki alınırsa çok iyi bir iş yapılmış olur gene. Ama bizim kulüpte yerlilerden kimin kontratı ne durumda hiç bilmediğimiz için, sezon başlamadan genel resme dair pek fazla şey söylemek mümkün değil. (Yabancı olarak Charles Smith ve Dudley deniyordu en son, gene gerisi meçhul.)

Netice: Deron Williams gelirse herkes zil takıp oynasın, lakin Williams'ın gönlü nasıl hoş tutulacak ve takımın gerisi nasıl yapılanacak, işte orasını hiç ama hiç bilemiyorum.

Ara