.

.
Ekşi Beşiktaş. Blogger tarafından desteklenmektedir.

.

.
11 Aralık 2019 Çarşamba

SL 15 Beşiktaş - BTC Türk Yeni Malatyaspor


Tarih:  15 Aralık 2019 Pazar 19.00

Stadyum: Vodafone Park

Hakem Hakkında Bilgi: Yaşar Kemal Uğurlu

Sakatlığı Bulunan Oyuncular: Dorukhan Toköz, Douglas, Victor Ruiz, Kevin Nkoudou / -

Cezalı Oyuncular :  - / - 

Not :  Sakatlık ve Cezalı Bilgileri Transfermarkt'tan alınmaktadır. 

229 Yorum:

«En Eski   ‹Eski   1 – 200 / 229   Yeni›   En yeni»
stfud dedi ki...

Wolverhampton maçı var da inşallah fark yemeyiz..

Ahmet Usal dedi ki...

@beagle

O kadar yazma şarhoşluğuna kapıldım, önceki posttaki değerlendirmelerini atlamışım. Aslında sildiğim yorumlardan bazıları sanaydı. Güzel değerlendirmeler yapmışsın. Tabii ki itiraz ettiğim noktalar var :) Parada anlaşalım dediydim, Lensi Advocaat alsın :)

Eğer Fikret Orman ve Şenol Hocayla yaşanan başarılı dönem olmasaydı zaten senin önerdiğin çözümlerden başka çare yoktu. Ama şimdi kulübün marka değeri o süreçte kazandığımız başarılar ile büyüdü, geleneksel ve sosyal medyadaki etkinliğimiz, ayrıca taraftarımız da çoğaldı. Bu nedenlerle lobilere karşı direncimiz bence arttı. Bir de eski dönemden fark VAR. VAR'ın anlamı kral çıplak. Son iki yıldır bu lobiler yapacaklarını çok "kör gözün parmağına" yaptılar. Cezasını da geçen sene iki, bu sene bir hakeme "düdük astırtarak" kesebildik. Algı yönetimi bir yere kadar. Benzerlerini tekrar yapamazlar. Yaptıklarında tepkilerimiz bir nebze geri adım atmalarına yeter, bu da Hoca ve takım yarışmayı becerirse rekabete devam etmemizi sağlar.

Satınalınması gereken yetenekler yorumlarının tamamına katılıyorum...

Ahmet Usal dedi ki...

Bu arada, Sivas - FB maçı için çalışan Renkli lobisinin son durumu için bknz :

https://www.fotomac.com.tr/yazarlar/erman.toroglu/2019/12/11/ligi-dizayn-mi-ettiniz

https://www.fotomac.com.tr/yazarlar/zeki_uzundurukan/2019/12/11/finansal-sulandirma

Ahmet Usal dedi ki...

Maçın hakemi de Yaşar Kemal Uğurlu, Rize maçında 3 penaltımızı vermeyen, bize 5 Rizeye 1 sarı kart gösteren hakem.

beagle dedi ki...

@Ahmet
O kadar görüş farkı normal. Mesela @james ile Biliç döneminde baska bir forumda çok farklı noktadaydik. Zaman içinde bayağı ortak görüşe gelmistik diye hatirliyorum. Yok öyle tikko para. Lens'i çekeceksin :)

Eskiden sistemle, nasil hucum ediyoruzla uğraşırdım da, şimdi basite indirdim. Orta gelirken ceza alanina 3 kişi sokamiyorsak işimiz zor. Ljajic bu adam değil. Diaby olur. Sağda ise sadece Boydda bu var. Ama cidden kötü görünüyor.

Çözüm Almosu en geç devre arası ciddi şekilde A takima katmak. Kenarda top goturebilme, iceri girip kafa golü atma hem de orta mesafe şut ozelligi var. Transfer olsa methiyeler duzulurdu gazetelerde.

1.85lik, genc millide gol atan, genc ligi derbilerinde gol atan bir kanat oyuncusunu A takimda izlenek istemek altyapi fetişi değildir bu arada :)



Ahmet Usal dedi ki...

@beagle

Tamam para da istemiyorum, ama Lensi alsam nedense kendimi kazıklanmış hissedicem, kalsın Almosu alayım:)

O çocuğun maç videolarını görmüştüm, hakkaten iyiydi, ama bizim kasaplar liginde sanki ayağını eline verirler, Hollanda da olsa şimdiye yıldızdı, itirazım yok bu arada, Boyd,Diaby ya da Lens oynayağına o oynasın, haklısın...

Hasta ti dedi ki...

Yanliz renkliymiş menkliymis bilmem de, galiba baya baya geriledik futbolda. Zaten gerideydik, tam olduk.
Dus almadan,terlemeden evine gider oldu elalem

Türk futbolunun bu noktaya sürüklenme sebebi üst üste üçüncü kez şampiyon olmamıza engel olunması. Sen iyi oynayan takımın önünü keser, lobisi kuvvetli olana yol verirsen Avrupa'da tüm takımların şamar oğlanı olur.

yilmaz dedi ki...

@Ordabirköyfakanyok bence Şenol Güneş'in o kadroyu yedeksiz GS'nin arkasında bırakması.

Zaitsev dedi ki...

@ Ordabirköyfakanyok

3ncü şampiyonluğun nasıl ve hangi maçlarda kaçtığı konusunu çok konuştuk. Orada birinci sorumlu inatçı hocamızdır. Puan kaybı olan maçların çoğunda Atiba-Tolgay göbeği var. Deplasmandaki GS maçına kadar kadro kurgusu sebebiyle hakemlerin genelde lehimize kararlar almasına rağmen kaybettiğimiz en az 10-12 puan var.

Ayrıca Bizim, GS'nin veya FB'nin puan olarak önde olduğu bir lig yarışının 32nci haftasındaki iç saha derbi maçında rakibin hakem tarafından doğranmayacağını düşünmek çok iyimser bir yaklaşım. O tip maçlara puan yazmadan şampiyonluk hesabı yapılmalı. 3 büyük içinde söylüyorum bunu.

Ahmet Usal dedi ki...

@Zaitsev

İğneyi önce kendimize batıracağız, bizim hatalarımız, evet, ama son iki senede şampiyonla aradaki puan farkı 4.

Elini vicdanına koy, şampiyon takım bırak dördü, son iki sezondur, sezon başına hakemle en az 8 - 9 puan almadı mı?, daha da fazla olabilir.

Geçen sene VAR'ın devreye girmesiyle iki hakem düdük asmadı mı?

Burada kastedilen bizim kötü olup olmamamız değil, onlar da bizden iyi değildiler, ama arkalarında lobileri vardı, şampiyon oldular. Bizim normal şartlar altında, rekabet ettiğimiz diğer takımlar da başarısız olduğu için, başarılı olabilip döngüyü devam ettirme imkanımız, ya da ŞL geliriyle daha akıllı yatırımlarla daha da iyi noktalara gelme, hiç olmazsa marka değerimizle ve taraftar - medya etkimizin artmasıyla batmadan güçlenerek devam etme şansımız olmazmıydı?

4 puan farkla 3. ve 4. olduk. İkinci bile olsaydık ŞL ön elemesine seri başı gidecektik, ŞL ye büyük ihtimal kalabilecektik. Kocaman dönemi Feneri bizden iyimiydi? @Huzeyfenin deyimiyle "Bok gibi oynuyorlardı!" Bizi o sene sahada yenebildiler mi? Peki nasıl ikinci bitirdiler? Neden Kupa Maçlarını savaş haline getirdiler?

Hırsızın hiç mi kabahati yok?

Bizim narin ŞL ye dayalı ekonomimiz battı, biz o ekonomiyle ŞL de başarılı olabilirken neden onlar bizi taklit etmeyi deneyip başarısız oldu? Hani halk arasındaki deyimle, Allahın Sopası Yok! Ya da İlahi Adalet değil mi?

İmprator dedikleri adam bizim beğenmediğimiz Güneşin tırnağı kadar başarılı olabildi mi?

Birileri emek hırsızlığıyla imparator ve büyük kulüp olarak kaldıkça, ülkede proje takımı yapıp başarılı olma imkanı var mı?

Daha önce de biraz anlatmaya çalıştım. Asıl tartışılması gereken ülkedeki futbol iklimi!

Ahmet Usal dedi ki...

Devam edicem, çünkü bunları birilerinin kayda geçmesi lazım, yoksa sadece içe bakan naiflikle daha çok sopa yemeye devam edeceğiz renkli lobilerinden. En azından ne doğru ne yanlış bir tartışılsın!

Bu ülkenin en büyük yalanı "İmparator" dur.

Size kariyerini yazılı kaynaklarda göremeyeceğiniz farklı bir açıdan anlatayım!

Bir kere iyi antrenör değil, oyun okuyamaz. Tek özelliği aşırı hırsı ve aşırı komplekse dayalı kibridir.

İlk başarısı Akdeniz Oyunlarında çok sağlam gelen, kendi yetiştirmediği Sergen, Tugay gibi adamların ağırlığını koyduğu Ümit Milli Takımdır.

Oradan Rasim Kara yardımcısı olarak Milli Takım Hocası olup Avrupa Şampiyonasına götürür bizi, orada da arkasındaki güç Kara'dır. Oyunu okumayı bilen Rasim Kara'dır. O takımla o şampiyonada da 0 çekmiştir.

Ümit Milli Takımdan aldığı adamlarla kurduğu GSın ilk şampiyonluğu bize karşı 8-0 lık Ankaragücü-Zalad faciasıyladır. O yola çıkabilmesini sağlayan başarının kaynağı budur. Bizim takımın kul hakkının üstüne başlamıştır.

Arkasındaki en büyük lobisi o dönemin en güçlü adamı Mehmet Ağardır.

En büyük şansı kendilerini Avrupada kanıtlamaya ve başarıya aç Rumen oyunculardır, özellikle Hagi ile Popescu, ve Brezilya Milli Kaleci Taffareldir.

O şampiyonlukların hepsi Arifin kendini yerlere atmaları, bedava penaltılar, kendisiyle beraber Haginin, Emrenin ve Okanın hakemleri sindirmeleri, Anadolu takımlarını hakemlerin de desteğiyle döve döve yenmeleriyle alınmış şampiyonluklardır.

O temelle, kaliteli yabancılar ve Ümit Milli Takımın nüvesi yerli oyuncularla, 4 sene ŞL de gruptan çıkamadan oynamış bir takımdır. O kadroyla bile ŞL den çıkacak başarıyı gösterememiştir.

Arkasında 4 sene Avrupanın en iyi takımlarıyla düzenli oynama deneyimi kazanan tecrübelenmiş oyuncularla hagi, popescu ve taffarel gibi liderlerle UEFA Şampiyonu olabilmiştir. Kime o kadar devamlılık imkanı verip öyle bir kadro eline verseydiniz yapardı!

2008 Avrupa Şampiyonasında, şu meşhur Scott Piri adlı Amerikalı kondisyonere finaller öncesi ağır yükleme yaptırtır. Adam yeni antreman teknikleri bulmuş, vücudun her kasını çalıştıran. O sayede turnuvanın en diri takımı olduk ve maç boyu oyunda ezilirken son dakikalarda atarak yarı final oynadık, normalde eleyemeyeceğimiz bizden iyi takımları eledik. Bir tür gizli doping hilesi gibi düşünün. Yolda takımın yarısı sakatlandı. Turnuvayı 13 oyuncuyla tamamlayabildik, orada yaşadığı sakatlıktan sonra Nihatın futbol hayatı bitti, o turnuvada oynayan pek çok milli oyuncu o sene kulüplerinde döküldü.

Sonrasında ŞL deki gruptan çıkabilme hikayesinde arkasında zamanın en büyük oyuncularından Drogba ile Snejder vardır.

Dünya Kupası maceramızı zaten gördünüz; turnuvanın en az koşan takımı olarak rezil olup geldik.

Bu son aldığı şampiyonlukların lobisi hariç - ki Albayrak, Federasyondaki eski yönetim kurulu üyeleri bu lobinin temelidir, takımını yapan adam da Tudordur, hani ilk fırsatta kovup yerine kendisini getirdikleri.

Haketmeden aldığı şampiyonluklarla gittiği ŞL de son iki senede yine o kadar lejyonerle en az koşan takım olarak; geçen sene bir türk takımının tarihinde karşılaşabileceği en zayıf gruptan rezil olarak çıkamadı, bu senede hakettiği gibi rezil olarak döndü.

Türk Futbolunun en büyük balonudur, en çirkef adamıdır, başarı için, kupa için herşeyi yapar, ezemeyeceği, çiğneyemeyeceği hiç bir değer yoktur, futbolumuzu çürüten ne varsa hepsini şahsiyetinde toplamıştır.

Bu adama ve bunun lacivert karşılığı olan bir Azize karşı senelerce ezildik!

Neyin ne olduğunun kaydı olsun, iğneyi kendimize batırırken çuvaldızı başkalarına batırmayı unutmayalım!

Ahmet Usal dedi ki...

Ha, Fiorentina ve Milan bağlantısı eksik olmasın, ondan da kısaca bahsedeyim:

İtalyaya gitmesini sağlayan bizim derin devletimizle İtalya mafyasının bağlantısıdır - Ağar - Galliani(Milan 2. başkanı) yolu..

Oradan da Milan oyuncuları arkasından tef çalıp gönderdiler...

Ahmet Usal dedi ki...

Ki o çok başarılı renkli takımın başarılı dönemlerindeki yerli oyuncuların yarısının FETÖcü olmasını da bir kenara yazın, eksik kalmasın!!!

Zaitsev dedi ki...

O meşhur Galatasaray-Ankaragücü maçı 1993 yılında oynandı. Terim o zaman Milli Takımın başında. Kurgu ile tarihi karıştırmayalım. Terim GS'nin başına 1996da geçti.

Birileri koruyorlar, bizim altımızı kazıyorlar olayı bir noktadan sonra başarısızlığa kılıf uydurmaktadır.

10 kişi kalan İBB'ye yenilip(kk dk 60),
yine 10 kişi kalan Kayseri ile berabere kalıyorsan(kk dk 50),
Penaltı kazandığın ve öne geçtiğin maçta Sivas'a yenilip,
yine penaltı kazandığın Akhisar'ı kendi evinde yenemiyorsan,
%80 topa sahip olduğun Malatya maçında pozisyon bile bulamıyorsan
Galatasaray kayrılıyor, korunuyor deme hakkın olmaz.

Sen bu maçlardan 1-2 puan alsa Şampiyonlar ligindesin. 5 puan alsan şampiyonsun. Daha kasımpaşa, trabzon maçları var.

Gelen bütün şansları harcarsan seni de harcarlar. 2017-2018'in özeti budur.

Ahmet Usal dedi ki...

@Zaitsev

Yaşlı adamım, karıştırabilirim, mesajın ve ana fikrin doğruluğunu değiştirmez!

Bizim hatalarımız belli, renkli rakiplerin o hatalardan daha fazlasını yapıyorlar, lobileriyle senin başarılarının üstüne konuyorlar, ana fikir bu.

Tüm efsanenin Ağar - Hakemler - FETÖ ve lobiyle oluştuğu gerçeğini ve diğer bahsettiğim doğruları değiştirmiyor.

Sen yarıştığında hiç hata yapmamak zorundasın, hakemleri de yenmek zorundasın, onlar yarışırken her şey mübah!

İnsan ilişkilerini böyle yaşasak nefes alamayız! Mantıksız, Saçmalık, savunulacak hiç bir tarafı yok!

@Zaitsev

Bu saydıklarından herhangi birini yapsak, hakemler gsye puan kaybettikleri bir maçı daha kazandıracaklardı. Hepsini yapsak, bizi geçmelerine yetecek kadar maçı kazandıracaklardı. gs kayırılıyorsa korunuyorsa gs kayırılıyor korunuyor deme hakkı olur.

Ahmet Usal dedi ki...

@diskonnektus erektus +1

Sadece bunu demeye çalıştım. O kadar...

Hasta ti dedi ki...

@Zaitsev
Abi bunlari nasıl hatirliyorsun? :) Kucuk bi not defteri felan mi var üst cebinde?

Zaitsev dedi ki...

Bir sezon içinde 3 büyükler belli seviyede kayırırlar. Kimisi fazla kimisi az ama hepsine 2-3 maç bahşedilir. Yarışı bir noktaya kadar dengede tutmak için geliştirilmiş saçma bir uygulama. Herkesin gözüne rakibine yapılanlar takılır ama kendine yapılanlar takılmaz. Sezon sonuna doğru ise kimin rüzgarı kuvvetliyse o tarafa doğru kayar mevzu.

2015-2017 bizim rüzgarımız kuvvetliydi. Sonra 2017-2018'in ilk yarısında o rüzgarı kaybettik. Mesela en hatırda kalanı. 2016-2017de 31 veya 32nci haftada Bursa deplasmanında nasıl Quaresma ilk 20-25 dakikada 2 tane kırmızı görmeden maça devam edebiliyorsa diğerlerine de benzer kıyaklar geçiliyor. Bize az onlara çok. Bu da federasyonla 6-7 sene kavga ettikten sonra federasyon başkanı olunca aynı düzene devam eden Beşiktaşlı Federasyon başkanının ayıbıydı.

@ Hasta Ti

o maçların hepsini ya sabır çekerek büyük bir sinirle izledim. O yüzden aklımdadır.

Ahmet Usal dedi ki...

@Zaitsev

Futbol rakiplerle oynanıyor, her koyun kendi bacağından asılmıyor, diğerlerinin de yaptıkları - yapamadıkları aldığın sonuçları etkiliyor.

Misal FT-Dürüst-Albayrak üçlüsünün beraber olduğu hiç bir dönem GS Şampiyonluk kaybetmiyor. En çıplak örneği geçen sene Albayrağın VAR kayıtlarını açıklarım tehdidi, sonrasında her şey değişti. Neden iki hakem düdük astı?

Daha yukarda yazdım : Malatya maçının hakemi de Yaşar Kemal Uğurlu, Rize maçında 3 penaltımızı vermeyen, bize 5 Rizeye 1 sarı kart gösteren hakem. Toroğlu GS Lobisi lehine yine yukarda linkini verdiğim Ligi Dizayn mı ettiniz? yazısını yazıyor, Lacivert Lobi bizim maçlarımızdan ve kendi Sivas maçından önce Federasyonla gizlice görüşüyor. Oynayacağımız Malatya - FB, FB nin deplasmanda oynayacağı Sivas maçını, hakemleri, kararları göreceğiz.

Yine yukarda bahsettim, Fenerle oynadığımız kupa maçları.

Futbol sadece futbol değil, saha içinde kalıp tartışmaya devam etmemiz tam da rakiplerimizin isteyeceği şey. İmparator ŞL Maçları için "bu maçlar sahada kazanılıyor" diyor!

Ben yine temel soruları bir daha sorayım, rekabete devam etmek istiyorsak neyin değişmesi gerektiğinin bir kaydını bir daha buraya düşeyim, mesajı almak isteyen alsın :

Hırsızın hiç mi kabahati yok?

Birileri emek hırsızlığıyla imparator ve büyük kulüp olarak kaldıkça, ülkede proje takımı yapıp başarılı olma imkanı var mı?

Asıl tartışılması gereken ülkedeki futbol iklimi değil mi?

Sen yarıştığında hiç hata yapmamak zorundasın, hakemleri de yenmek zorundasın, onlar yarışırken her şey mübah!, öyle mi?

Bu mızrak senin tasvir ettiğin çuvala sığmaz, görmek isteyen görür, öyle mutluysan öyle kalsın, futbolla ilgili teknik konularda Hocam diye hitap etmeye devam edeceğim, ama iğneyi kendimize batırırken çuvaldızı başkalarına batırmayı unutmayalım! da diyeceğim!

Emre Toraman dedi ki...

Bu kayrılma mevzularını ne zaman duysam(bize özgü değil, rakip taraftarlardan da) Özgür Demirtaş'ın dış güçler videosu aklıma geliyor. Bir de Süleyman Seba'nın "masaya yumruğunu vur" videosu.

https://youtu.be/3MKpJV_i4_o
https://youtu.be/Uovziqt3zb8

james dedi ki...

@Emre Toraman

Blogdaki gündemin önemli bir kısmı için nokta tespit yapmışsın. Şampiyonluklar için Beşiktaş'ın da farklı bir formata bürünüp bürünmemesi gerektiği sorusunu da geçtim, ülke futbolunun gitgide dibe doğru gittiği noktada bu opsiyonları konuşmanın absürt olduğunu düşünüyorum. Olan biteni kabullenip içinde başarılı olmaya çalışmak-Olan bitenin ne olduğunu sorunlarıyla tespit etmek-Mükemmeli olmasa bile uzaysal düzlemde olması gerektiğinin maksimumunu yapmaya çalışmak üçlüsü içinde halen ilki ve ikincisi arasında gidip gelmenin Beşiktaş özelinde bir sonuç vermeyeceğini de düşünüyorum.

Oysa ligimizde öne çıkan kulüpler içinde geçmişte farklı olanı kendi değerlerini de ekleyip hem de sonuca dönük olarak çok yıllı olarak başarabilen yegane kulüptür Beşiktaş. Yine tereddüt geçiriliyorsa Çebi'nin transfer ve Avrupa kupalarına katılmama yasağı ihtimalinin çok güçlü olduğu sözleri de etki etmemiş demektir. Mevcut durumu çok sevdiğim filmin ismiyle açıklayayım o zaman: Gegen Die Wand.

Ayrıca Talisca gibi palyatif ama ligimizde kısa süreli sezonsal işlemiş çözümlerin dahi bittiği bir zamandan bahsediyoruz. İşte Talisca olmadı Diaby verelim, lig zaten yerlerde neden olmasın, bu formatta olmanın her hafta maç sonuçlarını bekleyerek bu defa da potada kaldık diyerek mutluluk yaşatması gibi bir durum var elbette, ancak bunun -teşbihte hata olmaz- uyuşturucu bağımlılığından farklı olmadığını düşünüyorum.

Son olarak; yeni yönetimden renkliler gibi sahaya etki edecek masa performansı bekleniyor, kulüp çalışanlarının dahi ödenmeyen maaşlarıyla gırtlağı geçeli yıllar olmuş borçları kapatması bekleniyor, kariyeri boyunca şablon oyun oynatan teknik yönetimden mucize, 34'lük 35'lik “kilit” oyuncularından üst performans bekleniyor ama, gençlere dayalı bir sistem kurulması imkansız oluyor.

Hayırlısı olsun.

@beagle. Öyle oldu :)

Zaitsev dedi ki...

@ Emre Toraman + 1
james + 1
Önce biz işimizi düzgün yapmalıyız. Biz işimizi düzgün yaparsak lobi işleri hikayedir. Bu tip işler zayıflıkta ortaya çıkar. Benim mantığım bu. Yukarıda yazdığım puan kayıpları tamamen bizim hatamız. Kan kokusunu duydukları anda ise çöktüler tepemize.

Ayrıca diğer rakiplerin lobisi var modunda çıkılan her sezon kaybedilmeye mahkumdur.

Ahmet Usal dedi ki...

@Zaitsev

Öncelikle duygusal tepki vermişim, sana karşı haksız haddimi aşan ifadelerim olmuş, bunun için özür dilerim.

Biz daha önce de bunu tartışmıştık, o zaman beni bu verdiğin örneklerle ikna etmiştin. Çünkü ben de böyle bir taraftardım, ama birikti, artık dönüştüm, hep biz kendimizi düzelteceğiz yetmiyor.

Yönetimin tabi birşeyler yapacak hali yok, ama VAR var, sosyal medya var, twitter, instagram, youtube, var, buralarda tepki vermek bile çok şeyi değiştirir. İki yıldır zaten alenen kör gözün parmağına yapıyorlar. Takımla ilgili iç tartışma ayrı, bu ayrı; bahsettiğim platformlarda tepki vermek, meydanın boş olmadığını göstermek bile çok şeye yetecektir. Çünkü kanıt çok, yaptıkçalar yüzlerine vurmak önemli. Yapmazsan şamar oğlanısın, zamaniçinde büyüklük algını da taraftar sinerjini de tepki vermezsen kaybedersin. Takım başarılı ya da başarısız asıl o zaman Kasımpaşalaşma başlar.

İşin bu boyutunu avamlaşmak gibi görüp tenezzül etmeyecekler için John Lennon Aristokratların ön sırada izlediği bir konserinde gerekeni söylemişti: "Siz, arkadakiler, sizler alkışlayabilirsiniz! Ön sıradakiler, mücevherlerinizi şakırdatsanız yeter..."

Ahmet Usal dedi ki...

Bahsettiğim kitle psikolojisidir, uzaysal zamansal düzlemsel bakan arkadaşlar önce sosyolojiye bakmalı..

Ahmet Usal dedi ki...

Bir de bu, görmesini bilene, sıradan kapitalizm. Bahsettiğim şeyler oyunun kuralları dahilinde, özellikle rakiplerin böyle oynuyorsa..

Ahmet Usal dedi ki...

Biraz daha açayım, şirket batıyor, diğer iki şirket hisselerine göz koymuş, iflasını bekliyor, elde günü kurtaracak bile nakit yok, nakit akışını sürdürmenin tek yolu mevcut ürünü cilalayıp pazarlayıp iyi sattırmak. Ar-ge de başka ürün hazırlasan da piyasaya çıkartıp pazarlayana kadar batacaksın! Dediğim gibi, sıradan kapitalizm, çok karışık değil! Her şirket sahibinin başvuracağı ilk çözüm.

Ahmet Usal dedi ki...

Rakiplerin senin malını satmanı tekelle, dağıtıcılara, perakendecilere baskı yaparak engellemeye çalışıyorsa sen de onu haksız rekabetle suçlar, teşhir edersin! Gerekli yasal yollara da başvurursun!

james dedi ki...

Sosyal medyayı uluslararası alanda ses getiren şekilde kullandığımız dönemden; elde Lens ve yıllık ücreti konuşulan Vida kaldı:

https://www.youtube.com/watch?v=trmACdJDM_I

Kapitalizm özelinde ise, ülkemizde borsaya kote futbol şirketleri halen SPK'ya aykırı faaliyet gösteriyor, ki SPK bunu defalarca dile getirdi, hissedarın değil derneğin söz sahibi olduğu oluşumlar buna aykırı diye. Mesele bu da değil ortaya çıkan abuk sabuk sonuçları.

Kapitalizm borç harç elde ne varsa transfer yapmaksa, madem gençlere yatırım yaparak halen kötü durumda olduğu söylenen Buca ve Altınordu örnekleri veriliyor, daha yeni medyaya yansıyan Karabük gibi tonla finansal batık kulüp örneği neden verilmiyor. Bir de artık argümanların bir kaideye oturtulması gerekiyor. Mesele kapitalizmin gerektirdiği sonuçlar mı, asimetrik icraatlar yapan kulüplerin işleri mi, yanlış yönetim örnekleri mi, -savunduğum anlaşılmasın- kapitalizmin düzgün işlediği ortamlardaki kurallara aykırı davrananlara uygulanan sert müdahalelerin eksikliği mi, yoksa işte ortaya karışık bize uygun bir şey olsun düşüncesi mi. Yoksa bu sistemde ManCity kadar bütçemiz mi daha mümkün LaMasia gibi bir ortamımız mı. Kendi evinizin bütçesi söz konusu olsa siz hangisini seçerdiniz.

Ahmet Usal dedi ki...

Mesele ev bütçesi değil, ki bu şirket! Federasyon daha yeni %30 borçlanma sınırını %40 a çıkardı! Kimin için! Başta renkli rakiplerin transfer yapabilsin ve arayı açabilsin diye. Sen kullanma o bütçeyi, daha da batma, yeni ürününe de gençlerle makyaj yap, kimse karşı değil tartışmalar takip ediliyorsa, ama haksız rekabetle ilgili kullanabileceğin tüm kanallarla TS gibi tepkini göster, taraftarının birlik olmasını, aidiyet kimliklerini kaybetmemelerini sağla. Mevcut yatırımdan da nasıl maksimum verim alırım diye kafa yor!

Ahmet Usal dedi ki...

Mesele ürünü satmaya devam etmek, piyasanı ve müşterilerini nasıl canlı tutarsın, ürünle ilgilenmeye ve para vermeye devam etmelerini sağlarsın? Buna kafa yor,birinci şık eldeki takımla maksimum başarı nasıl kazanılır? Başarı varsa, ürün rekabete devam edebiliyorsa müşteri ilgisi ve sinerji devam eder!

james dedi ki...

Kulüplerin divan ve ibra sürecini takip eden herkes ev bütçesinin daha ciddi hazırlandığını bilir.

TFF'nin kararı kime yarıyor bilmem ama bizzat kulüp başkanımız daha 1 hafta önce TFF kriterlerine göre transfer yapamayız dediğinde sen kendi halin için değil de renkliler için bu karar alındı diyebiliyorsan "gerçekten" herşeyin hayırlısı olsun.

Dert mevcut yatırım zaten, baştan batık olacağı belli olan ama her hafta işte bu hafta tuttu diye mutlu olunan halle dönüşen durumdan değilim çok şükür. Eğer herkes öyleyse blogu antu formatında maç postuna döndürelim herkes mutlu olsun.

Ahmet Usal dedi ki...

İkinci şık, rekabette iki rakip şirket tekelleşmeye, senin müşterilerinin sevmediği ürünlerle seni piyasadan silmeye mi çalışıyor? Müşterine şikayet et, rekabet kuruluna şikayet et, ortalığı ayağa kaldır(Medya)? Müşterin de hayranı olduğuı ürünün arkasında kitlesel tepki versin! Aidiyet duygusuyla hem ürününü almaya, hem de rakiplerin ürünlerini kötülemeye devam etsin! Senin ürününün kalitesi düşükse de haksız rekabet yüzünden olduğunuı bilsin, ürünle duygusal bağını kaybetmesin, aksine mazlum olduğundan daha çok bağlansın. Bu da sosyoloji bilimi - kitle psikolojisi..

Ahmet Usal dedi ki...

Ben gayet bilimsel, sosyolojik, ekonomik, psikolojik açıkladım, beğenmeyen mücevherlerini şakırdatmaya devam eder :)

james dedi ki...

Niye Beşiktaş'ı diğerlerinin takip ettiği yoldan devam ettirip illa ki kamuoyu konusuna sürükleyelim? Mevcut durumun her kulüp çöktüğü gayet barizken bir de. Oysa Guilherme'dir Sporar'dır bu tür işler yerine yapısal bir dönüşüm niye rahatsız ediyor mesele bu. Benim lügatımda bu sadece menajerleri rahatsız eder. Ötesine gerek yok söyleyeceğimi söyledim.

Ahmet Usal dedi ki...

Ben transfer yapılsın demedim ki, burada eğittiler de beni sağolsunlar, geçen maçın yorumlarında o konuda okumaktan milleti yoracak kadar yazdım(muhtemelen bundan pek okunmadı:), gençlerden ne kadar üste çıkartabiliyorsak çıkaralım, o da sempati ve sinerjiyi sürdürme, marka değerini pazarlamaya devam etme yollarından.

Basın toplantısı linklerini paylaşıyorum postlarda, Hocaya Başkanın açıklamaları soruluyor, ben ne verilirse onunla çalışır ve kulübe yakışan şekilde rekabet etmeye devam ederim diyor zaten, kısacası, bunda sıkıntı yok!

Ahmet Usal dedi ki...

Bu arada iyi profesyonel yaşlı oyuncu yetişecek genç oyunculara da iyi örnektir. Haginin Emreyi yetiştirmesi gibi, takımda böyle 3 iyi profesyonel var, kaptanlar bir de Burak, Gökhan Gönül, Atiba.

Her zaman oynayamayacakları için de kimsenin önünde engel olmazlar. Rakiplerinin en kritik oyuncuları seninkilerden yaşlı, kadro olarak da daha yaşlılar.

Bir de memleketi değil kulübü kurtarmaya çalışıyoruz :)

beagle dedi ki...

Trabzon'un adını bilmediğim gençleri, desteksiz olarak bayagi top oynuyor Basel'de. 2-0 gerideler ana zaten A takimda yeniliyor. Bari oyuncu kazaniyorsun bu şekilde.

Bu yapılmadığı için ülkece bu hafta kim daha az yer totosu oynadik. 15-20 sene evvel Belçika, İsviçre takimi çekince göbek atiyordum. Büyükleri geçtim, Gençlerbirliği falan eliyordu bu tip takımları.
Sikeci Aziz ve Fetoculer odeyemeyecekleri paralari vere vere dengeleri değiştirdiler. Tupcu ve transferseverler de bizi bu batağa soktu. Beşiktaş altyapisindan Edu, Baki, M.Akgün falan çıkmayacak mı? Diatta, Khelestov, Opare, Milosevic hatta Roco nedir arkadaş? Top oynamamis Alves ve sakat Nkodunun yari bonservisleri Türk parasiyla 20 ve 33 milyon. 20 senelik forma kârı ödemeyemez bu rakamları.

1 vasat transfer bile fazla. Ortada cüce Guilherme dolaşıyor. Holosko bile yetemedi, ne Guilhermesi? Karsiyaka'ya verdigimiz Anıl Gonderiç ve Emre Yildız var işte.

Neyse Kerem, Erdogan falan gururlandırır bugün bizi umarım.

james dedi ki...

Bence de ülke kurtarmıyoruz, bu bakımdan kapitalizm, tekelleşme ve masa başı işler konusuna girmemiş olmamız en güzeli.

Kerem'i beğendim. Gökhan Gönül'e benzettim biraz oyununu. Savunmada çok ince dokunuşlar yaptı.

Zaitsev dedi ki...

8 kişi de bir yere kadar direndik. Golü yedik sonunda. Lens, Güven ve Oğuzhan hiç yoklar. Onların yerine de 3 genç olsaydı kazanabileceğimiz bir maç gibi duruyordu.

Erdoğan iyi. Roco ve Ruizle geçen zamana yazık.

Kerem heyecanlı ve önünde Lens ile oynuyor. İşi zor. Şans bulursa daha iyi olur.

Erdem bölgesini paylaştığı adamlara bakınca çok iyi.

Keşke 2ci yarıya değişiklik ile başlasaydık. Bu kadar bariz kötü oyuna nasıl katlanıyor hocamız.

Huzeyfe dedi ki...

Gençleri kazanma degil kaybetme maçı. Rakibin as oyuncusunu oyuna soktuğunda sen mal gibi oturursan böyle olur. Aptal herif.

Bu Oğuzhan ve güven ikinci lig takımlarında bile oynayamaz. Oğuzhan denen liseli kız koşmayı bile bilmiyor.

Utku ve rebocho da berbat oynuyor. Bu Utku kimin torpillisi ?

Hidayet dedi ki...

ocak'ta oğuzhan ,lens ,tyler boyd gibi prangalardan kurtulup bütçeyi başka yerlere aktarmak gerekiyor . bunlar olmaz . tyler boyd kiralık falan belki sonra bir şans daha verilebilir . yerlerine oyuncu alınmasa da gitmeliler . çünkü yerleri boş zaten .

james dedi ki...

Gençleri bu şekilde kazanma konusu ütopik bir olay bence. Getirirsin okkalı bir futbol direktörü, ona göre de hoca seçersin, hepsinden önemlisi de o hocayı direktörle birlikte bir şablon üzerinde anlaşarak tespit edersin, sonra al sana genç takımlar ve gerekirse yine genç transfer işleri. Bundan 7 yıl önce Altınsay 2 aylık görev aldığı dönemde bu amaçla Rangnick ile anlaşmış, sonra vatandaşın son anda yan çizmesi nedeniyle Southgate'e yönelmiş ancak malum Eriksson olayı nedeniyle istifa etmiş ve bu proje de rafa kalkmıştı. MAF'lı zamanlar tıpkı böyleydi, yanlarında Rıza'lar vardı ama Zeki'ler de vardı, temel yine onlar üzerinde yükseldi.

Bunun dışında mevcut şartlarda genç oyuncuların her süre alışı yanılsama ve bu yöndeki eleştirileri savsaklamadan farklı olmaz. Zira hangi oyun anlayışına ve hangi takım oyununa göre beklenti belirleniyor. Bu durumda tek kriter bireysel işler, ki zaten Beşiktaş'ın geldiği noktadaki temel sıkıntısı bu.

Zaitsev dedi ki...

İBB taş gibi gruptan lider çıkarken bizi pamuk gibi gruptan çıkamadık. Bu ayıbın sahibine selam olsun. Yenilmek için deplasmana gidiyoruz. Yazıklar olsun.

Ozzy ve Lens’i bedavaya kiralamak lazım. Hollanda da iyi kötü oynarlar. Kimse para vermez bunlara.

Her türlü yenilecektik. Gençlerin oynadığı iyi oldu en azından. Sağ bek Kerem'i beğendim. Erdem çok basit top kayıpları yapıyor. Stoperdeki çocuk da takım dağılana kadar fena oynamadı. Oğuzhan hemen kadro dışı bırakılmalı. Güven de bir yere kiralansa iyi olur.

james dedi ki...

Hocanın "şu anda mevcut oyuncu grubu bu" dediği söyleniyor. Doğrulamadan bir yorumda bulunmak istemiyorum.

james dedi ki...

Medyanın çakallığıymış. Tam ifade şu:

"Avrupa Ligi'ni çok iyi olmayan, zaman zaman genç oyuncuların oynadığı, deneyimler kazandığı bir turnuva olarak değerlendireceğiz. Yarından itibaren hafta sonuna hazırlanacağız.

Şu anda mevcut oyuncu grubu bu. Elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz. Süper Lig iyi gidiyor, Avrupa Ligi ise çok sağlıklı gitmedi."

Ahmet Usal dedi ki...

@Huzeyfe haklı, rakip 40 milyonluk as santraforunu soktuğunda tepki vermekte gecikti, bir 10 dakika yetti, 4 oldu. Sonra uyanıp Rocoyu falan alıp takımın boyunu yükseltti ki en azından havadan 5i yememizi engellemiş oldu. Elde geçmiş Hocalarımızdan 10 dakika uyumayacak varmıydı? Soru bu.

Oynanan takım İngilterenin proje takımlarından, ilk devre ileri gidemedik ama oyunu iyi öldürüp iyi mücadele ettik, gençler de iyi göründü, hatta Oğuzhan 6 numarada idare eder gibi bile göründü. İkinci devre e biraz da oynayalım dedik,rakip Hoca açığımızı gördü, santraforunu aldı, 10 dakkada bizi çökertti.

İBB kedi olalı bir ciğer tuttu Avrupada. Hem de Bundesliga lig liderini aştı. İronik olan, nefret edilen memleket şartları edebiyatında ligimizdeki tek proje takımı bu arkadaşlar, projeyi bu noktaya getiren de şimdiki Hocamız:) Hani oradayken yemişim Avrupayı, bana lig lazımı oynayan. Buruk aynı sistemi ve oyunu oynatıyor, sadece daha cesur. Bir eğlenceli anekdot; IBB hayatında ilk defa coşkulu seyirci desteğiyle oynadı, gurbetçiler coşturmuş:)

Gençler olacak, bu zor test iyi oldu, eksikleri görüldü, çalışıp daha iyi olacaklar. Tam kadroda rahat rahat dönem dönem oynama kapasiteleri var. Rotasyonda üç gencimiz oldu, bu sene biri bile düzenli 11 oynasa kar.



turgay dedi ki...

klişe tabir vardır ya hani talibi olan türk oyuncuyu hemen satmalısın yoksa elinde patlar diye. al işte oğuzhan ve güven buna en yakın örnek. güven'i sezon başı göndermemekle hata etmişiz. ben de oynasın diyenlerdendim ama adamın oyunu değil de götü büyüyor her gün. oğuzhan için söylenecek bir şey yok artık. ben onu canlı canlı seyrettiğim bir bursa maçından sonra silmiştim defterden. bu kadar genç adamın arasında sorumluluk alması gerekirken yine yalan dolan.

daha önce de yazdım. hollanda ve belçika liglerini elimizdeki para edebilecek yabancılar için kullanabiliriz. larin'i kullandık muhtemelen 2,5 alacağız. bence boyd'u da kullanmak lazım. yine 2,5 alabiliriz. lens'i kesin göndermeliyiz üstüne para vererek. 2,5 sene daha kapı gibi kontratı var herifin. hasic geliyor ona yer açmak lazım. güven kesin gönderilmeli. gitsin avrupa şampiyonası öncesi götünü eritsin başka takımda. utku ersin gibi bir adam varken bu torpille ancak anadolu takımlarında 3. kaleci olur. varsa isteyen göndermek lazım. douglas'ın brezilya'dan portekiz'den türkiye'den falan talibi varsa gönderilsin. bu kadar sakatlıktan sonra isteyen olur mu bilmiyorum tabi. kerem orayı kotarır. zaten haftada tek maça düştük artık. bu kadar geniş kadroya ihtiyaç yok. roco ha keza ülkesinden falan isteyen varsa el sallanabilir. ruiz gönderilemeyeceğine göre roco gitsin bari. yabancı ve gereksiz yüksek ücret alan oyuncu satımızı azaltıp alt yapıdan gelecek adamlara yer açmak gerek. böylece maaş bütçesini düşürüp daha fazla zarar etmenin önüne geçeriz.

geçen sene yine avrupa liginde yatan hoca bu sene de bizimle yattı. olabilir tercih meselesidir. ben de şampiyonlar ligi olmayacak ise avrupa'da yatma taraftarıyım. ama bunu yaparken maçları da iyi geçmek lazım. ingiltere deplasmanında bu kadar maç temposu eksik oyuncularla çıkmamak lazım. ilk 45 dk gol yemeden tamamlamak güzel ama oyunu okumaktan aciz olduğumuz için göremiyoruz sorunu. top tutamadıktan sonra elbet yiyecek bu takım golü. madem elnenyi oralara götürdün 2. yarıya elneny-güven veya boyd değişikliği başlamak lazımdı. topu tutamadıktan sonra ne yaparsan yap olmaz. erdem çok yetenekli ama karşısında oynayan adamlar rotasyon vasıtası ile sürekli dönmüşler eylülden beri. sen laps diye çocukları süre vermeden ingilterenin en disliplinli takımlarından birinin karşısına atarsan olmaz. yine de çok iyi performans verdiler bence. ayaklarına sağlık hepsinin. bu çocukların daha fazla rotasyona sokulması lazım. bunun içinde yukarıda yazdığım gibi temizlik şart.

Ahmet Usal dedi ki...

Bir de bu Utku konusunda @beagle haklıymış, ayağı çok kötü, gollerde kale içine atlayan kaleci de kaleciliği bilmiyor demektir, o boy ve kalıpla hava toplarına 2 - 3 kez boşa çıktı, üzüldüm. Çünkü boy pos kalıp fizik tam kaleci fiziği; Ersini görelim ikinci kaleci olarak.

Ahmet Usal dedi ki...

@turgay +1, iyi gözlemler..

Basar dedi ki...

Allah aşkına bırakalım şu 2 büyük kulüp isteniyor, rakipler arayı açsın isteniyor, dış güçler muhabbetlerini...

Görüldüğü üzere hiç bir takım diğerinden sıyrılmış değil. Her biri batık vaziyette. Günlük kollamalarla (bütçelerin arttırılması, vergi afları, hakem kıayakları...) ile maçı idare ediyorlar.

Sen sistemini düzgün kurarsan ne arayı açan olabilir ne önünde duran olabilir. Ayağını yorganı göre uzatmaz, düzgün adam yetiştiren (scout + genç fark etmez) bir sistem kurmaz bir de üstüne futbolcu transferinden al gülüm ver gülüm yaparsan sürdürülebilir olamazsın.

beagle dedi ki...

Ben biraz Kereme üzüldüm, çok iyi giderken büyük ders aldı. Ama işte Ahmet G. ve Almos diye israrim bundan. Öncelik fiziği çok iyi olanlarda olmali.

Yalniz Avci, Şenol falan kanattan oyunu açma diyorlar ya, hava cıva. Adamlar kanattan nasıl hücum ediliri ogretti. Savunma cizgisine varmadan yaptığın her orta boşa. Ama aut-savunma cizgileri arasina vardığın an goz açıp kapayana kadar 3 gol atarsin. Ilk golü izlerken eski günleri hatirladım. 30 sene önce biz de böyle goller atiyorduk...

Erdem sağ açıkken daha begeniyordum. Direnci, tekniği var. Profesyonel olacak ama 6-8 olur mu emin degilim. Boyd ve Lens dökülürken keşke kanada cekseydik. Solda 2 rakibin arasindan geçtiği faulle durdurulduğu an çok iyiydi. Belli ki en keskin yetenekleri kenarda.


Ahmet Usal dedi ki...

@Basar

Ben fikirlerimi yazdım, oyun günümüzde her türlü dış etkiden bağımsız değerlendirilemez bence, hepsi birbiriyle zincirle bağlı; yeterince açık seçik de yazdım, önemli olan kaydı düşmekti, kalanı "inanca" giriyor başka arkadaşların zamanında bahsettiği gibi. Fikri hür vicdanı hür nesiliz yani :)

yilmaz dedi ki...

Biz hiçbir şeyi bilmediğimiz gibi, rotasyon yapmayı da bilmiyoruz. As oyuncuların arasına bir kaç alt yapı oyuncusu giydirmek yerine, zaten sorunlu, taraftarla problemli, kendisine hayrı olmayan adamları alt yapı oyuncularına abilik etsin diye koyup "takılın" diyoruz. Adı da rotasyon oluyor. Kerem de, Erdem de, Utku da hocadan alacaklılar. Hoca resmen Wolves'ten yiyeceği farkı bu çocuklara yükledi.

Sen önce Atiba'nın bu takım için ne ifade ettiğini, takım içindeki ağırlığını öğren, sonra ona benzer birini bul, ondan sonra onu rotasyona koy. Önce Caner'in, Gönül'ün ortalarından başka bir iki hücum seti oluştur ki, bunları çıkarınca da takım gol atabilsin. Daha kaptanında bile arıza var. Kolunda kaptanlık bandı olan adam çocuğu yaşındaki oyuncuyu azarlıyor. Bak bakalım o çok saygı duyduğunu idda ettiğin Beşiktaş tarihine. Var mıymış böyle bir kaptan? Önce bunları çöz.

Avrupa maçlarını ciddiye almayan hiçbir hocayı ve yorumcuyu ben de ciddiye almıyorum. Beyfendiler EL galibiyetinden gelecek 3mTL'yi beğenmiyor. Gruptan bile çıksan ŞL'den gelecek bi galibiyet parasını alamıyormuşuz. Zaten EL'den elenince otomatikman şampiyon olup şampiyonlar ligine gidiyoruz nasıl olsa.

Ha bu arada, kulüp başkanı da Burger King'le 1.5mTL'lik iki yılı kapsayan sponsorluk için mesai harcıyor. Ne güzel İstanbul.

Ahmet Usal dedi ki...

@yilmaz +1

Gençlerle ve rotasyonla ilgili değerlendirmelerin doğru, görünüşe göre AL de hedefini kaybeden Trabzon ve bizim gibi takımlar ligdeki aşağı yukarı aynı paraya tekabül eden galibiyet primini tercih ediyorlar. Yani Malatyayı yenmek Wolwesı yenmekten daha kolay görünüyor!

Ahmet Usal dedi ki...

@Basar

Bu arada sorunların çözümüyle ilgili değerlendirmelerin tabii ki doğru, benim ilavem rekabette hiç bir etmen küçümsenemez, olay bu!

@beagle

Bence Erdemi özellikle orta saha oynatıyor, oyun görüşünü geliştirmesini istiyor, İrfan Can da kanat oyuncusuydu, böyle böyle yetiştirdi. Yani teknik çalım yeteneği olan oyuncu aynı zamanda iyi pasör olsun, her yerde dönüşümlü oynayabilsin, sorun çözsün derdinde Hoca. Bence iyi bi şey!

Basar dedi ki...

@Ahmet

Biz ilk önce kendi üzerimize düşeni yapalım. Bunu yapmadıkça başarısızlığa kılıf oluşturmaktan başka bir şey olmuyor. Doğruları yapalım sonra gerekirse bu konuların üzerine gidilir.

fidddas dedi ki...

@yılmaz da yazmış. ingiltere deplasmanına altyapı oyuncusu ile çıkmak rotasyon değildir. çocukları ortaya atmaktır, bunun sonu bak altyapıdan oyuncu çıkmıyora çok kısa sürede ulaşır.
bir iç saha maçında erdoğan yerine necip oynadığında erdoğan hata yaparsa çocuğu kaybederiz o yüzden necip oynaması mantıklı diye hoca savunulurken bu deplasmana gruptaki ve ligdeki konumumuz ne olursa olsun böyle bir kadro sürmenin hiç mantığı yok.

zaten genç oyuncu bu yöntemle de kazanılmaz. gökhan gönül sakatken kerem kalafatı sahaya sürersin, kalan oyuncular hala as takım oyuncusu olur o zaman kerem kalafatı kazanırsın. yoksa kerem kendisini kesse necip yerine sağ bek oynamayacaksa kaybolur gider zaten.

ayrıca bu hoca bu takımın başına ne diye getirildi. bazı arkadaşlar haklı olarak hocanın gelmesini niye savundu. bize en azından irfancan, visca, mahmut, cengiz kazandıracak, bunun yanında da ne oynadığını bilen taktik olarak rakiplerine üstün gelen bir takım oluşacaktı.

bunların hiçbiri olmadığı gibi olması yönünde de hiç ışık yok. hoca tam anlamıyla çuvalladı. kesinlikle devre arası gönderilmeli.

daha önce de dediğim gibi Beşiktaşı çalıştıracak Beşiktaşın tarihine ve oyun karakterine uyan biri her zaman bulunur.

Ahmet Usal dedi ki...

@fidddas

Bu yorumlarının da aksini kanıtlayan görüşlerimi bir önceki maçın postunda ve burada detaylıca yazdım, tekrar tekrarlamayacağım, her dediğinin karşı kanıtı oralarda yazılı. Dediğim gibi, fikri hür, vicdanı hür nesiliz:)

Ahmet Usal dedi ki...

@Basar

Hem doğruları yapalım, hem de bu konuları da es geçmeyelim, ki son başarılarla Beşiktaşlı olan çocuklar, zamanın taraftarları aidiyet duygularını kaybetmesinler, renklilere karşı ezik hissetmesinler, hikaye değişti, onlar UEFA Kupamız var diyorsa bizim de ŞL de namağlup grup liderliğimiz var, eski mütevazi kulüp değiliz artık, futbol ekonomisi de değil, cazibe merkezi olmayı sürdürmek lazım, bu psikolojik etki, bu zamanda kim daha yüksek bağırırsa onun lafı dinleniyor, sevdiğimden değil, ben de sizler gibiydim, ama tek başına sessiz sakin bize yakışanı yapa yapa yürümüyor. Pasta büyük, diğerleri o pasta için canlarını dişlerine takıyorlar, sen de aynısını yapmazsan onların algısı geçerli oluyor.

Yine hakkımız olmayanı istemeyelim, oyuncularımız çamur olması, efendi efendi rekabet edelim, ama haksızlıklara karşı da tepkimizi koyalım, sesimizi yükseltelim, yeni taraftara kendini büyük bir şeyin parçası olarak hissetmeye devam etsin ki ki ürün almaya, maça gelmeye devam etsinler, böyle gider...

Ahmet Usal dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
Ahmet Usal dedi ki...

Çok basit bir örnek, bizim yapacağımız şey de değil, bize yakışmaz, ama zamanın ruhunu anlatması açısından önemli:

Bugün Kırmızı renklinin gazetesine imparatorları neden başarısız değerlendirmesi yapıyorlar, yaparken Ali Koç "Sicili Bozuk" dedi, yönetimde yeterince arkasında durmadı, ondan Hocanın performansı düştü gibi bir saçmalığı yorum olarak yazabiliyorlar. Peki Ali Koç ülkenin en başarılı işadamlarından, ülkenin de eğitimi donanımıyla "elit"lerinden. Neden bu saldırıyı yaptı? Genel kitle için bu saldırının anlamı ne? Bu sorular üzerine düşünün, cevap birazda burada.

Ben böyle olalım demiyorum, ama kulüp kültürüne yakışır şekilde alternatif olalım, karakteri bize uyan bizi tercih etsin, bu devirde kimse sadece vakur duruşu tercih etmez, ülke kültürü değişti bırakın futbolu, gençler hepimizden farklı, bir farklılık yanında hiçbiri "ezikliği" kabul etmez!. Bize yakışan şekilde en azından adaletsizlik olduğunda sosyal medyada tepki olmalı ki müşteri memnuniyeti ve duygusal bağı devam etsin. Ve bu Ormanın araştırmalarında bahsettiği onun döneminde taraftar olan 5 milyon kişi için. Müşteri bunlar. Ya bunlarla üçüncü büyük olacağız, ya da Kasımpaşa olacağız, dilimde tüy bitti!!!

Ahmet Usal dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
Ahmet Usal dedi ki...

Bir de ben farkında değil miyim? Bunları yazdıkça muhtemelen @Huzeyfe, @James, @Basar, @Fidddas, @Zaitsev gibi arkadaşların bu düşüncelerden mideleri bulanıyor! Ben de sizler kadar 40 yıllık Beşiktaşlıyım, ve de aynı sizler gibiydim diyorum, da ne kadar anlatabiliyorum belli değil!

Savunduğum herşeyin anafikri yukardaki son iki yorumda; elit bir kulüp ve taraftarı olarak mutlu olmaya devam edebilirsiniz, Arsenal oluruz, ya da en azından beni de anlamaya çalışırsınız! Çünkü sürdürülebilir başarı sadece futbolla ve altyapıyla ilgili değil, kitle üzerindeki etkiniz ve ekonomik gücünüzle de ilgili, rekabette kalma, rekabete devam etmekten vazgeçmemekle de ilgili.

Söyleyeceklerim bu kadar!

Emre Toraman dedi ki...

@Ahmet
Ben aslinda bu tarz hareketlerin global bilgi cagi jenerasyonu diyebilecegimiz simdiki genclerde soylediginin tam tersi bir etki yarattigini dusunuyorum.

Ki bahsettigin tarzda yayinlari da bu nesillerin eskiler kadar takip ettigini hic sanmiyorum. Yeniler artik youtuber falan takip ediyor.

Elimizde bir propaganda gucu varsa eger, bunu 90'lar tarzi bagirma cagirmalara degil de, ne kadar yenilikci oldugumuzu, ne kadar planli oldugumuzu falan reklamlastirmaya kullanmaliyiz bence.

Ahmet Usal dedi ki...

@Emre Toraman

Ben twitter ve instagramda aksini görüyorum.

Sadece Bülent Usluya bakmak bile yeterli!

Youtube da Fırat Günayer ve Vole programında Ali Ece senin dediğin tarz pozitif program ve reklamı yapıyorlar zaten ki iyi bir şey, eskiden böyle isimlerimiz de yoktu.

Yani herhalde anlaşılmıştır, öyle Yönetim Masaya yumruğunu vursun falan demiyorum zaten, buralarda çok açık adaletsizlik olduğunda video kaydıyla gösterilsin, marka değerine taş atacak renkli yorum ve yayınlarına da Çarşı tarzı mizahla karşılık verilsin, alt kültür zenginliği daha geniş kitleye ulaşsın, farklılık ve çekim merkezi olma durumu sürsün. Gibi...

fidddas dedi ki...

@ahmet

benim midem bulanmıyor. ama söylediklerinin bir kısmına katılmıyorum. günü kurtararak sonuca ulaşmanın bizi bir yere götürmeyeceğini düşünüyorum ve avcının da beklenenin aksine sadece günü kurtardığını ve hiçbirşey vaad etmediğini düşünüyorum.

Zaitsev dedi ki...

Öncelikle genç oyuncuların fizik olarak zayıf olmadıklarını gördük.

Rotasyon konusunda @ fidddas ve @yilmaz'a katılıyorum. Böyle saçma şey olmaz. 10 oyuncunun birden değiştiği, hatta kadroya bile alınmadığı bir rotasyon ve oyuncu dinlendirme aksiyonu ancak FM/CM tarzı oyunlarda olur.

Erzincan maçına Roco, Elneny ile çıkan Caner ve Nkodou'yu sonradan oyuna sokan ve muhtemelen Nkodou'nun sakatlanmasına sebep olan bir antrenörün Wolves maçına götürdüğü ve çıkardığı kadro inanılmaz. Sanırım Elneny'de İngiltere'ye kendisi gelmek istemiş. Bunun rotasyonla veya dinlenmek ile alakası yok.

@ turgay +1 Dediğin gibi Türk topçuya talip varsa hemen düşünmeden satacaksın. Ozzy ve Güven elde patlayan değerler olarak sözleşmelerini bitirecekler.

Hocanın hep iyi analiz yaptığı üzerine genel bir görüş var ama iyi analiz yapmaktan sadece iyi konuşuyor.

Stoperler oynayarak form bulan topçulardır. Az yetenek çok kas hafızası. 2li mücadele eforları yüksek olsa da kondisyon olarak daha az yorulurlar. 2 stoperi birden dinlendirmek çok büyük bir hatadır. Bir ingiliz takımına karşı Necip stoperde çıkmak ise gelin her yan topa vurun demektir.

İyi analiz yapan bir antrenör @ fidddas'ın dediği gibi bir İngiliz takımına karşı bu kadroyu çıkarmaz. Genç oyuncularla ve bu kadar geniş rotasyonla bu maça çıkmak o çocukları meydanda kurşunu dizdirmek gibi bir şey. Rakip ispanya, portekiz takımı olsa yine bir nebze anlarım ama İngiliz ve Alman takımlarına karşı bu yapılamaz. Ama çocuklara helal olsun. Lens, Güven ve Ozzy'nin yokluklarına rağmen ilk yarı iyi mücadele ettiler.

Ozzy, Braga maçında da dün yaptıklarını yaptı ve 90 dakika sahada kaldı. Dünde gelen topu tek pas ile kendinden uzaklaştırmak dışında bir aksiyonu yok. Yine 90 dakika sahada kaldı. Bunu gören genç bir oyuncu ne yapsam ben bu takımda forma alamam diye düşünür. Gençleri kazanmak istiyorsan kötü oynayanı kenara alacaksın. Devam edene forma vermeyeceksin.

İnsan öndeki Umut'tan utanır. O çocuk aptal mı da her tarafa koşturuyor. Erdem niye pas alamamasına rağmen boş bölgelere sürekli koşuyor? Onlar da Ozzy ve Güven gibi Jogging yapsın maç boyu. Sorun burada başlıyor işte. Umut, Güven gibi yaydığı an sezon sonuna kadar forma göremez. Kartal veya Erdem Ozzy gibi oynarlarsa devre arası kiralık giderler.

Erdem'in ilk yarı topla dribling yapıp 2 oyuncunun arasına daldığı ve faul aldığı pozisyona bayıldım. Neredeyse 3 senedir 6-8 oynayan oyuncularımızdan görmediğimiz ve muhtemelen bu sene bir daha zor göreceğimiz bir hareketti.

Bu arada İrfan Can ben bildim bileli göbekte veya 10 numara da oynayan bir oyuncu. Kanat olduğu nereden çıktı?

Zaitsev dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
Zaitsev dedi ki...

@ Ahmet Usal

Önce biz kendi işimizi yapacağız. İyi yaparsak ne lobi kalır ne başka bir şey. Yoksa bütün dönem derse girmeyip sınavdan sıfır alınca hoca zor sordu diyen öğrencilerden farkımız kalmaz.

Ahmet Usal dedi ki...

@fidddas

Benim gördüğüm, sakın yanlış anlama, suçlama değil, kendine göre haklı gerekçelerin de vardır, bence öncelikle adamı sevmiyorsun ki sevmek zorunda da değilsin, en doğal hakkın! Ben de Sergeni sevdiğim gibi bir sempatiyle yaklaşmıyorum bu adama karşı!

E adamın oynattığı topu seven de yok, hiç birimiz sevmiyoruz, IBB deyken de sevmezdik.

Daha önce de bahsettim, sene başı olsaydı ve bana kalsaydı zaten feda der, Aybaba ya da Sergenle devam ederdim. Kadro da ona göre kurulurdu.

Şimdiki desteğim kendi bakış açımla kulübün menfaati için, ki hepiniz için öyledir zaten. Geldiği dönem hele hiç sempatim yoktu.

Sonra baktım, burada sizlerle tartışa tartışa da düşündüm, Ormanın da bu adamında bir planı olduğunu gördüm. Ve bu plan şu anda uygulanıyor, yarım sezon olmuş, kurdukları kadroyu da dedim zaten evvelden, beğenmiyorum. Ama plan işliyor. Takım puan alıyor, rekabete devam ediyor.

Oynattığı - kurguladığı oyunu bugün eski Yardımcısı Alanya da başarıyla uyguluyor, IBB de Okan Buruk onun mirasıyla AL gruptan çıktı, kısacası bu oyunla sonuç alınıyor.

Ve memlekette planı projesi olan yerli Hocalar da zadece bunlar. En azından uygulamada...

Memleketin tek gerçek proje takımı da IBB, sevmeyip beğenmesek de öyle.

Yatırımından en iyi verimi alacak kişi de yatırımı yaptırtandır. Bu adamı şimdi göndersek kadro çöp haline gelecek.

Verim almayı başarıp bizi yarıştırırsa önümüzü daha rahat görürüz. Sil baştan yaptık mı en az bir sene daha kaybedeceğiz. Zaten transfer olmasa da eldeki malzemeyle çalışırım dedi. Gençleri de takıma koyup yetiştirmeye devam ederse şimdiki durumda ehven-i şer.

Daha diğer gerekçeleri önceki yorumlarımda kafa şişirecek kadar yazdım. özeti bu...

Aynı fikirde olmak zorunda değiliz zaten, tartışalım, ortam bunun için var, hepimiz kendimizce takımımızın iyiliğini istiyoruz! Kim haklı kim doğrudan önemlisi paylaşmak, düşündürmek!

Ahmet Usal dedi ki...

@Zaitsev

Hocam kişisel hayatımda bahsettiğin ilkeyle yaşıyorum, kimseye de tamah etmem, kendi göbeğimi kendim keserim, bireysel ilke olarak haklısın, kültürümüze yakışan ve eski Beşiktaşlılık da bu. Ben de böyleydim.

Uzun uzun neden farklı düşündüğümü anlattım zaten, hala oradayım, zaten tartıştılsın diye uğraştığım da bu. Ama bakış açına saygı duyuyorum...

Emre Toraman dedi ki...

Aklima hem sosyal medya, hem de store satislarina cok katki saglayabilecek guzel bir marketing projesi geldi bu arada. Simdilik detaylari paylasmayayim ama olgunlastirip ilgililere iletme konusunda motivasyon bulursam ve gerceklesirse burada da paylasacagim. Su an buraya yazma sebebim ise tartismalarimizin yaratici fikirler olusturabildigini iletip, hem yazma motivasyonumuzu zinde tutmak, hem de bir nevi tesekkur etmek :)

fidddas dedi ki...

@ahmet
adamı sevmiyorum, bu bir sır değil.:)
takımın başına geldiğinde de karşı fikrimi belirttim bu da bir sır değil. :)
ama hoca olduktan sonra takımı iyi oynattığı ve benim Beşiktaş sevgime katkıda bulunduğu sürece de sadece sevmediğim için eleştirmedim.
yani eleştirmemin sebebi hocayı sevmemem değil hocanın yapmadıkları.


yukarıda da yazdığım gibi hoca bu takımın başına belirli vaatlerle geldi. bunlar başlıca olarak,
- takımın taktik bir disipline sahip olması
- modern futbolun ilkelerine yatkın oyuncularla çalışmayı tercih edecek olması
- altyapıdan ya da scouting gelmiş ile yetenekli yerli oyunculara süre vermesi, onların performansını arttırması ve bu oyunculardan hem oynarken hem satışta fayda sağlanması
- yukarıdakileri yaparken de belirlenmiş bir transfer politikasına hakim olması ve bunu takip etmesi

haziran başından beri transfer dönemi dahil olmak üzere yukarıda vaat edilenlerden herhangi bir madde %30 oranında bile gerçekleşmedi hatta oyun anlamında neredeyse %0 ilerleme var.

hoca Beşiktaşın başına Türkiyenin taktik dehası bir süperstar olarak geldi. ama izlediğimiz oyunun bununla alakası bile yok.

vaat ettiklerini yapsın benim onu sevmememin bir hükmü kalmaz.

Ahmet Usal dedi ki...

@Zaitsev

İrfan Can Gençlerbirliğinde kanat ya da forvet arkası oynuyordu!

Oğuzhanı da ısrarla kazanmaya çalışıyor, çünkü eski potansiyeline ve fizik gücünü mücadeleciliğini de arttırmasına bakıp 6 - 8 - 10 opsiyonu yapabilirmiyime uğraşıyor. Özellikle iç sahada taraftar önüne çıkarmadan yapmaya çalışıyor ki yuhalanıp iyice düşmesin!

Oğuzhan illa başarısız olacaksa da bonservis alacak kadar değerli kalsın diye de oynatıyor da olabilir. Sadece niyet okuma..

Erzincan Maçı kadrosunu rakibin Tuzla maçı psikolojisine bağlıyorum, hassas dengeler üzerinde yürüyor, Kendinden 5 misli pahalı İngiliz takımına deplasmanda yenilse alacağı eleştiriyle burada Erzincandan kazaya uğrasa alacağı eleştiri aynı değil, doğru ya da yanlıştırı tartışmıyorum, durum tesbiti.

Bence ilk 11 şası en yüksek adam Erdem, ilk onu kazanacak. Ortasahada o tarz oyuncu lazım takıma, transfer de olmayacak, Kerem de Gökhanın ilk yedeği olur bundan sonra, Erdoğan zaten olur, hep beraber göreceğiz. Kötü günün karıdır!

Ahmet Usal dedi ki...

@fidddas

@Övünç Şentürk yazmıştı, takıma hakim olamamış gibi, yani oyuncuları ikna edememiş gibi. Mesela sistemin kilit isimlerinden Ljaic ben hiç bir takımda 11 km koşmak zorunda kalmadım bir maçta diye şikayet ediyormuş, sene başı öfkeden dört sarı görmüştü, sonraki verimi de bölük pörçük.

Yaşlı santraforu da pres için iç saha maçları dışında ikna edemiyor gibi.

Benim gördüğüm tek tehlike bu sistemi oturtamaması için! Takıma hakim olursa dediğini yaptırır, oyuncular vasat da olsa kendi keyifsiz oyunlu sistemiyle sonuç alır, ki daha kalitesiz ve ucuz takımla rekabet etmemizi sağlar, benim desteğim bundan zaten temelde.

Ben sistem hikayesi için 2. yarı başına kadar bekleme taraftarıyım, devre arası da takımla çalışsın, bir görelim.

Yönetim transfer yapamayacağız dedi, kendi de basın toplantısında sorun değil, eldekilerle yarışırım dedi, gençleri de takıma monte edebilirse bu sene en azından kazanımlarımız olur.

Hocam ben bilmiyodum sevmediğini, sevme yav, sorun değil, ölçülerin doğru :)

Takipteyiz napacak diye işte, bakalım...

Ahmet Usal dedi ki...

@Emre Toraman

Yürü be Kartalım, Kim Tutar Seni! (Bknz:motivasyon)

Zaitsev dedi ki...

@ Ahmet Usal

Yok onun lobisi var, hakem bunu destekliyor düşüncelerin kafanın içine girmeye başladığı zaman işin başında kaybediyorsun. O yüzden ben önce iyi mücadele taraftarıyım.

Mesela bizim en büyük sorunumuz para mevzusunda da bu böyledir. Antrenör kimsenin parası Beşiktaş'ta kalmaz derse farklı, önce oyuncunun parasını ödeyin derse oyuncu için farklı motivasyon olur.

Antrenörün takıma hakim olması mevzusu çok daha geniş bir konu. Eskisi gibi sadece Türk oyuncular yok. Kariyerli yabancı oyuncular var ligimizde. Bazen bu oyuncular oynatılmak istenen sistemden bir sonuç vermeyeceğini görürler ve oyuna kendileri müdahale ederler. Kasımpaşa maçında Ljajic'in ortayı zorlamasının sebebi bu olabilir. Eksik kalan ve kalıplı stoperi olan her kadronun isteyeceği şey oyunun kanattan kurulup yüksek orta gelmesidir. Ljajic bunu yapmadı, 3 puan geldi.

Ayrıca göbekte 3 kişinin oynadığı bir düzende 10 numaranın sürekli gelip defanstan top alması da ayrı bir absürt durum. 6 ve 8'in görevi sadece kesmek mi? Bunu da çözmesi gerekiyor hocanın? Ljajic o yüzden koşu mesafesi konusunda haklı.

Ozzy konusu ise olmayacak dua. 3 sene Şenol hoca bu duaya amin demek için uğraştı ama olmadı. Ozzy 10 numara oynayamaz. En üstte yazdığım gibi top kaybedersem taraftar beni yuhalar, tepki görürüm düşüncesi de kafasında olduğu için etliye sütlüye karışmadan tek pas oynuyor. o yüzden 8 performansı da çok kötü. Beşiktaş forması ile oynadığı sürece kendini toparlayamaz. Antrenörlerin oyuncu kazanma egosu bu durumda işe yaramaz. Mesela Ozzy geçen sene Avcı'nın İBBsine gitseydi orada kendini toparlardı.

Ozzy'nin kurtuluşu bedelsiz kiralama. Sadece o değil Lens ve Güven içinde bu geçerli. Maaşlarının %15-20sini ödettirebilirsek gittikleri takıma o bile kar olur.

Ahmet Usal dedi ki...

@Zaitsev

Hocam her zamanki gibi teknik değerlendirmelerin haklı, yalnız ben maç sonu basın toplantısında Hocanın son 20 de Ljaici 8 e gönderip oyunu kanatlara aç dediğini söylediğini dinledim. Orası Hocanın çözdüğü yer, kanat hikayesinde erken orta yerine benim bildiğim, özel taktik durumlar hariç, zaten her hoca son çizgiye inin, bel hizası ortalayın der, modern futbol, tüm büyük takımlar öyle yapıyor. Üç gol de kanatlardan geldi, hepsi de son çizgiden, Hoca da basın toplantısında özellikle bunu söyledi. Ana fikir: kanatlardan Kasımpaşayı açma taktiği tuttu! Ha oyuncuyu ikna sorunu görünüyor, oyuncu at gibi koşmaktan mutsuz, senin değerlendirdiğin gibi haklıdır da, ama işte sistem hocası falan deniliyor ya, bu tür adamlar da her oyuncu makine gibi olsun, dediğini yapsın diye bakıyor. Daha önce de yazdım, Ljaic bu adam değil, olsaydı İtalya'da tutunurdu!

Ozzy konusu maalesef senin dediğin gibi, önerin de mantıklı! Bakalım ne yapacaklar...

Bir de bu motivasyonu bozup işimize bakalım modundan çıkartacak lobilerle mücadele hususunundaki son pozisyonumu netleştireyim. En son yazdıklarımda Yönetim çok abartı bir durum olmadıkça, o da konuşursa da üslubuyla, konuşmasın. Taraftar Bülent Uslu tarzı Sosyal medyada yapsın, ha yönetim el altından organize edebiliyorsa etsin. Yani oyuncu sahaya baksın, biz de saha dışına :) Benim ana fikrim de bu...

beagle dedi ki...

Caner ve Quaresma ortalari nereden yapıyor? Beşiktaş'ı böyle bitirdiler. Wolves'in yaptığını nasil yapabildiğimizi 30 sene önce İnönü'de izlemeyenler de kanattan etkiliyiz saniyor.

Ahmet Usal dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
Ahmet Usal dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
Ahmet Usal dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
james dedi ki...

https://www.youtube.com/watch?v=xMTuQDW74dI

Bakınız, ön paslaşmaları da geçtim, 01:35'de atılan golde rakip ceza alanında bir orta saha, iki kanat ve bir golcü oyuncu mevcut ve pozisyon için bekliyorlar. Son 3 hatta 4 sezon böyle bir hücum aklı gördünüz mü takımda.

En büyük hata muhtemel olumlu opsiyonlar varken sıtmayı kabullenmektir. Opsiyonun boyu ise teknik yönetiminden oyuncusuna kadar sadece teferruattır.

Basar dedi ki...

@Ahmet
Ben yazana kadar lütfen niyet okuma. Midem filan bulanmıyor. Herkesin bir bakış açısı var, sen kendininkini ben kendimimkini yazıyorum/sun.. insanların farklı düşünmesi ve fikirlerini tartışması güzel bir şey. Aynı noktada buluşulsa da buluşulmasa da güzel bir şey.

Ahmet Usal dedi ki...

@Basar

Eyvallah, kusur ettiysem affola..

sports guy dedi ki...

Gs bugun dibi gordu. Buradan cikabileceklerini hic sanmiyorum.

Inanilmaz keyifli bi gun, umarim yarin kremasi bizden gelir. Keyifli bi cumartesi gecesi diliyorum eksibesiktas halki :)

Ahmet Usal dedi ki...

@sports guy

Buradaki arkadaşların haklı olduğu konu geçerli şu durumda; biz kendi göbeğimizi keseceğiz önce, Malatya ligin belki en keyifli top oynayan takımı, atlet bir takımda, güzel kadro mühendisliği, şansımız şu sıralar biraz düşüşte, ama oynadıkları top, -Sergeni sevdiğimden çoğu maçlarını izledim- bizden bariz iyi ve rahat gol atıyorlar, bir tek Rıza karşısında çaresiz kaldılar. Hani diyeceğim o ki bizim seyirciyi de yanımıza alıp normalde oynadığımızın baya üstüne çıkmamız lazım, Kayseri maçının üstüne falan, yoksa kolay değil! İşte Hocanın bir Voodoosu, yönetimi, iyi analizi falan varsa asıl görmemiz gereken maçlardan.

Kırmızılı renkli analizin hakkında belki ilk defa burada sana katılmıyorum: Bu maç futbol talihi yanlarında değildi, hiç bir istatistikte olacak iş değildi, değişiklikleri bile iş bitti diye yaptı, ha Karma diyelim, çok acayip maçtı, yoksa normalde olacak iş değildi!

İmparatorlarının bir özelliği varsa krizden başarı çıkarmak, hırsı ve kibiri camialarını tanımlıyor zaten, dibi bulduğunda oradan çıkacak kenetlenmeyi ve motivasyonu yapıyor, adamın en önemli özelliği bu, acıdan ve eleştiriden besleniyor. Ha bunu o bile hesaplamamış; yoksa kalan fikstürü en kolay takım, şu maç olmasa bizim bile rahat üstümüzde bitirebilirdi ilk yarıyı, ki biz çok başarısız olursak o şansı hala var. Çok dip daha çok transfer ve yatırım demek onlar için, altyapısını da yaptılar, adamın durumu düzeltmek için yapacaklarıyla ilgili eli güçlendi. İyi 3 - 4 transferle ligi domine etme şansı olan bir kadro varsa o da onlarda bence.

Bugünkü maçlar önemli, mutluluk ya da mutsuzluğumuzu tanımlayacak bir gün varsa o da bugün. Üstümüze düşeni yapıp "Hayırlısı" diyelim..

beagle dedi ki...

Bugün önemli test olacak. Bifouma, Fofana, Jahovic. Ama rakibin göreceli olarak da yumuşak bir merkezi var. Ljajicten vazgeçip Diabyi ortaya çekerdim diyeceğim de maşallah Lens ve Boyd birbirinden kötüler.

Gene de bence çözüm Diaby merkez başlayıp rakip merkezi çökertip, ceza alaninda çoğalmak olurdu.

Ahmet Usal dedi ki...

@beagle

Robin Yalçın ve Italya kariyerli izbandut zenci Aqualı ortasahaya hafif demezdim! Üstelik ikisi de bizde olmayan hem 6 hem 8 i aynı, iyi oynayan adamlar.

Mesela kanatlardaki Guilerme, Pigme ama güçlü, ayağı yere sağlam basıyor, Töre de öyle, Lens dışında öyle kanat ve 10 bizde yine yok, dengli lige uygun kadrodan kastım buydu, mesela bizde Mia gibi boylu, çabuk güçlü ve atlet bir stoper de yok.

Çok ilginç bir test maçı olacak,benim iyi oyun ve kadro mühendisliği açısından bekleyeceğim ne varsa Sergen yapmış, karşısında bizim Hoca ve kurduğu kadro, merakla bekliyorum..

Memleketim Malatya'nın sol bekinde Erkan Kaş oynuyor. Daha bir şey demeye gerek yok. Sürekli ordan saldırsak iki gol cepte.

Ahmet Usal dedi ki...

@Ordabirköyfakanyok

Ağzından bal damlıyo, da o yedek sol bekti, cezalı sakat durumu olup oynuyosa iyi, iyi niyet edelim iyi olsun, eyvallah..

beagle dedi ki...

@Ahmet
Sabah tvde gördüğüm kadro Robin Guilherme merkez. Önlerinde fofana, kenarda Bifouma.

Ha öyle cikmayacaklarsa öyle spor kanalinin :)

Ahmet Usal dedi ki...

@beagle

Yav yoksa bizden büyük işler mi oluyor yukardan, hadi bakalım:)

BJK4EVER dedi ki...

Sivas-FB macini izledim, bence bizim acimizdan hayirlisi oldu.
Sivas'a saygim var; Riza Calimbay'in kurdugu takim kesinlikle klasik Anadolu takimlarini cok asiyor. Orta sahada 2 teknik 8 numara ve bir yari teknik yerli onlibero oynatiyor, standart bulunan kazma zencileri yok.
Defans desen ayagi temiz 3 oyuncu var. Ileriye hem uzun top atabiliyorlar hem kisa paslarla cikiyorlar. Ileriye vurunca da bilerek vuruyorlar, sisirmiyorlar.
Kiralik sozlesmelerde genelde geri cagirma maddesi oluyor. Fatih'i devre arasinda geri cagirsak hem Sivas zayiflamis olur hem alternatif kazanmis oluruz, fena olmaz aslinda. Seneye her turlu kadroda olur zaten.
Onun disinda bence Sivas dusecek. Maclar kizistikca ikinci yarida sikinti yasarlar. Basaksehir bile stresi kaldiramadiysa Sivas hic kaldiramaz. Zaten sozlesmesi biten yerli oyuncular mental olarak sikinti yaratacak. Bence Sivas uzun vadede Alanya, Malatya gibi dusecek, Fenerin puan kaybedip dibe cokmesi daha iyi bizim icin.
Rodrigues'in olmamasi cok iyi, normal sartlar altinda zor pozisyona giren takim FB. Muriqi'nin fizik gucu, zaman zaman ortaya cikan Kruse akli/teknigi ciliz olarak var, birde Rodrigues'in hizi. Hucumda agir sicista olacaklar haftaya. Cok iyi oldu.

BJK4EVER dedi ki...

Bu arada transferde benim aklimda Adebayor ve Mensah var. Adebayor hala fiziksel olarak at gibi; hem kapali defanslari bozacak, hem top tasiyacak oyuncu. Burak'la cift forvet de olabilir. Umut Nayir'in iyi niyetine saygim var, ama cok agir ve cok teknigi cok berbat. Ligin kizistigi haftalarda Adebayor tecrubesi ve kalitesiyle daha cok katki saglar ve 6 aylik sozlesmeye hayir demez bence. Gelisim gosteren Umut yerine 35 yasinda Adebayor sacma gozukse bile bence cok dogru hamle olabilir.
Mensah hem 6 hem 8 rolunu ustlenebilen tas gibi oyuncu. Gelirse ileride satma potansiyeli olan oyuncun da olur. Atiba'nin yasi ve Elneny'nin pahali bonservisine bakilirsa uygun bir maliyetle bomba transfer olabilir.

Marcelo olacak gibi duruyor, ama beklentiler nedense arsa cikmis. Taraftarlin yorumlarini okuyunca sanki Vida bir Erman Guracar, Marcelo bir van Dijk gibi geliyor gozume. Marcelo Vida'nin yerine gelecekse eh iste denir, alternatif olarak gelip Vida'yla oynayacaksa cok iyi transfer olur.

Pheaglix dedi ki...

az once fb derbisini kaybettik. bu kadar hafta kazaniyoruz diye hakem dogramalarina ses cikarmamamizin diyetini haftaya fb'ye moral macina cikip odeyecegiz. eger bugun de kaybedersek devreyi lider bitirebiliriz derken 9 puan geride kaliriz.

beagle dedi ki...

4ever
Vida'nin yerine gelirse facia olur. Roco/Ruiz yerine lazim.

Maç bildiginiz gibi. Caner gene yok diaby kenarda zorlandi. Ljajic merkezde eridi.
Bizim teknik direktörler at gözlüklü olmak zorunda mi acaba?

Oyunculardan istedikleri düşünülünce ya Caner ya Ljajic secmeli.

Basar dedi ki...

Bu tip defanslara Umut ile oynamak daha doğru sanki. Burak’ta fiziksel yetersizlik var (bunu yazdım diye gol atar bu maç ama gerçeği değiştirmiyor)

BJK4EVER dedi ki...

Vallahi normalen saha da fazla Kanaalstraat konsantre oluyoruz sanki. Rakip mi itiyor yoksa hoca mi istiyor bilmiyorum. Raki-te Mina olunca, bizde dezulken forvet olmayinca etkili olamadik. Ama top yere inince rakip baya kirilgan, hatta 1-2 kere Burak bombos kaldi pasi atamadik. Forvet arkasi uclu degismedikce mac yine kopyamaycak gibi.

beagle dedi ki...

61 dk.da kaleyi bulan şut 0. Sabir törpüsüsün avci

Basar dedi ki...

Diaby de baya etkisiz. Değişse aslında.

Basar dedi ki...

Rebocho-Diaby çıkar Umut-Lens girer

james dedi ki...

Olay yine ve yeniden tamamen 8. Malatya kadrosu çerçevesinde orta alanı duruma göre parselliyor ve kanat opsiyonlarımız ezberlenmiş (senin hocan kanatlara gidin dedim ama ısrarla ortadan gitmeye çalıştılar derse başka ne olmasını bekliyorsun). Mevcut kadroda bulunmadığı için illa içeriden biri zorlanacaksa tek alternatif Ruiz. Geri döndüğünde bir denenmeli. Ahmet'in bahsettiği Arap neyse ki yok, çok dinamik bir vatandaş ve bugünü berbat edebilirdi. Şaka değil hay ben bin köfte. Tam yazdığımı post ederken spiker gireceğini anons etti.

james dedi ki...

Yanlış Arap. Sergen bu adamı niye harcadı bilinmez ama harcadıktan sonra Malatya düşüşe geçmiş. Hayırlısı olsun.

james dedi ki...

Bu maç iyi bir test maçı, sevgili hocamız Avcı'nın sahaya yansıttığı oyun stili nedir tarif edebilen var mı, Vida'nın ya da sonra giren Lens'in gaza gelmesi mi, yani iyice Terim'e mi bağladık.

Basar dedi ki...

Hay James!!!

stfud dedi ki...

Elneny neden çıktı, ne oynamaya çalışıyoruz anlayan var mı

Basar dedi ki...

Çekirge bu sefer de sekerse bir daha susucam! Hücum anlamında çok kötüyüz. Hocanın kadrolar, değişiklikler hep ezber. Bu filmin bir çıt iyi versiyonu Şenol Hocaydı.

Hidayet dedi ki...

adam elneny'yi çıkardı ya.. hadi çıkardın ,haftada en az üç kere çok güveniyorum dediğin oğuzhan bi 15 dk oynamaz mı ? bu arda güven bir de penaltı yaptırdı . amk senin lan !

fidddas dedi ki...

elneny güven değiştirdi ve maçı kendi eliyle verdi.
güvenden ne bekledi çok merak ediyorum...

YSY dedi ki...

Maçtan erken çıktım. Bazı şeyler net görünüyor. Yazmayada gerek yok. Çekirge sıçramaktan yorulduydu zaten.

Ayıptır yazıktır..

Basar dedi ki...

Güven büyük yaktı maçı! Devre arası direk sepetleyin, böyle oyunculuk olmaz... değişiklikler geçen haftanın kopyası. Orada rakip 10 kişiydi, bugün neyimize ortadan adam çıkarttık? Ezber hareketler bunlar. Sonuçta çekirge zıplamadı. Bundan sonra yine yokuş aşağı seri başlarsa şaşırmam.

james dedi ki...

Kişilerden bağımsız olarak, Beşiktaş mümkünse, bir zahmet, Allah aşkına kanatlardan ortayla pozisyon üretme peşinden olan tüm ademoğullarından kurtulşun. Bu çerçevede Caner de kendisini seven her teknik yönetimle birlikte terk-i diyar edebilir. Bu futbol bizi küçültüyor ve bu apaçık şekilde ayan beyan oluyor.

beagle dedi ki...

Çok konuşmalik birsey yok, bugün oynadigimiz haftalardir olanin ayni. 5 kere daha oynasak yeniliriz.

İlk 11i ve degisiklikleri, mal gibi kanat hucumlari yapacagimizi tahmin etmeyen var mıydı?

Burasi Beşiktaş Konya Ibb falan değil. Bu mankafa da bize uygun teknik direktör değil.

beagle dedi ki...

Kaleyi ilk bulan şut 91.dkda geldi yanilmiyorsam. Paytak kolpa kralin zayıf kafası.

Atiba'ya birşey olsun kalan 20 macta tek mac kazanamayiz.

Ahmet Usal dedi ki...

@james

Bugün ne desen haklısın:) O arap Aquaydı, o da girdi, Torinodan Ljaicin takım arkadaşı, geçen hafta Sivasın üçüncü golünde topu Sivaslı forvete pas olarak vermişti maç 2-1 ken, tüm takımda kızmıştı ona, ondan kesik yedi.

Bifumanın sonra girmesi Sergenin planı, biz tüm riskleri aldığımızda kolay tutamayacağımız adamını soktu!

Dediydim maç ilginç olacak diye, daha dengeli kadro-yatırım Malatyanınki, yani Diaby buluyosak Bifuma niye bulamıyoruz:) (Sinirden gülümsüyorum!)

Hayaller Ferrariyken DOğan görünümlü Şahin gerçeğine geri döndük! Teşekkürler Avcı, teşekkürler takım...

Oysa o kadar güzel başlamıştı ki gün, bir de dünün üstüne..

Bu ligde bizden hiç bir şey olarak olmasa kadro olarak iyi en az 6 takım var, yani dengeli kadro olmaları açısından, Başakşehir, Sivas, Alanya, Malatya, FB, GS, bir yerde iyi geldik, ama madem bu kadroyu kurdular, bir Voodoo, hokus pokus bekledik, olacaksa bu maç olmalıydı, haftaya zaten olmaz.

Sağlık olsun, klasik cümleyle bitirelim; "Önümüzdeki maçlara bakıcaz!"

turgay dedi ki...

Sergene helal olsun çok çok iyi çalışmış bizi. Tabi gol atamamız işine yaradı ama bizim soldan geleceğimizi ve genelde ön direği kullandığımızı çözüp oraya minayı yerleştirmesi bitirdi ilk yarıda bizi. Tabi as sağ bekinin erken çıkması dezavantaj oldu ama Mina 1 tane topa vurdurmadı soldan yapılan ortalarda. Bizim ezber değişikliklere karşı hemen bifumayı oyuna alıp canerin yanına koyması ve ilk topta golü yememiz tam teknik adam işiydi. Tebrik ediyorum.

Gelelim bizim ezberciye. 50 tane orta yapmışızdır. Zaten ilk yarı 20 tane Caner-rebocho yaptı. Bu kadar oyuna müdahaleden Bi haber bu kadar kötü oyun savunan antrenör az gelir. Elneny değişikliğine gelene kadar hiçbişey vaat etmeyen bu oyuna devam edilmesi bile avcının rezalet olduğunun kanıtıdır. Çekirgenin fener maçında çökeceğini düşünüyordum ama sergen beni şaşırttı. Karambol oyunu dışında bize vaat edilen hiçbir oyun formatı yok. Ha Şenol Güneş ha Avcı. Büyük hayal kırıklığı

Ahmet Usal dedi ki...

@turgay

Ben Sergeni bedava sevmiyorum, zeki adam, oyun okumada memlekette en iyilerden, 2 dakkada işimizi bitirdi, ki korkuyordum zaten bundan, maç öncesi son yorumumda dediydim.

Geçen hafta Kasımpaşa maçında tutan formulü denedi, aynı değişiklikleri yaptı, aşağı yukarı aynı zamanlarda yaptı, oyunu forse etmeyi becerdi ama doğru düzgün pozisyona girmeyi beceremedi!

Her zamanki gibi canavar değerlendirmeler +1..

Bakalım şimdi basın toplantısını dinliyorum, merak ediyorum ne diyecek! Malatyayı tebrik etti!!!

Ahmet Usal dedi ki...

Malatyayı yıkayıp yağlayıp, oyunu her zamanki gibi doğru değerlendirip sonunu da önümüzdeki maçlara bakıcaz diye bitirdi!! Bi tek niye üretemediğimizi söyleyemedi! Hadi ekşi beşiktaş ahalisi, o kadar Hocam dediğim arkadaş var, sizden duyalım!

Ahmet Usal dedi ki...

Sergen 10 numara konuştu, her değerlendirmesi mesajı şahaneydi, seviyorum bu adamı..Bi şekilde dinlemenizi öneririm..

Hasta ti dedi ki...

feda sezonunu çok hatırlattı bu mac, kalite 1 tik artarsa çok güzel bir takim olacaz gibi hisler oluştu bende. Yenildik ama ben hiç üzülmedim, senelerdir alamadigimiz donen topları aldık, butun bi halde gorunduk.

Huzeyfe dedi ki...

Bu takimin gol planı yok sezon başından beri. Sürekli tekrar ediyorum ama hocanın hücum planları çok kısır, alternatifsiz ve dinamik değil.
Illa ki rakip sahaya yığılıp, bütün ikinci topları alıp, ceza sahasına Caner'le ha bire orta yapıp vurmak gibi bir plan Beşiktaş'a uygun bir oyun değil. Bu oyun senede 50 maçta 25 beraberlik 20 galibiyet 5 maglubiyet gibi bir sonuç verir. Hiçbirşey kazanılmaz bu anlayışla çünkü ligin ikinci yarısında rakipler birbirini tanıdıktan sonra bu kadar tek boyutlu bir oyunla kazanmak gitgide zorlaşacak. Zaten karşına çıkan kafası çalışan her teknik direktör mat etti Avcı'yı, etmeye de devam edecek.
Daha temel başka problemler de üretiyor Avcı'nın tarzı ama oralara hiç girmeyeceğim.
Avcı "anadolu takımı hocası" kalıbından çıkamıyor. Rakibinin planına karşı plan üretmek nispeten daha kolay bir iş. Bunu çok iyi yapan bir yığın teknik direktör var, hiçbiri sahaya ilk planı koyan takımlarda (3 büyükler) başarılı olamadılar. Çünkü en iyi bildikleri ve en iyi yaptıkları "karşı" plan üretme işini Beşiktaş gibi takımlarda yapmalarına imkan yok. Bunun için diyorum haftalardır, Avcı kendini Beşiktaşla sentezlemedikçe Beşiktaş'a birşey katmasına imkan yok.
Bunların üstüne bir de oyuna müdahaleleri de berbat. Bu adamın kovulmaması için hiçbir sebep yok. Sergen, Rıza Çalımbay filan da aynı ekolün ürünleri bu arada. Sergen'in oyuncu profiline dayanarak belki bir avantajı olabilir. Ama genel olarak ben bu yerli hocaların futbolu çok iyi bildiklerini düşünmüyorum. Türk futbolunda kaybetmeyen olmayı çok iyi biliyorlar ama.

yilmaz dedi ki...

Maçı izlememiştim. Özeti izleyim dedim. Penaltı beklemekten başka bir şey yapmamışız. Çilespor.

yilmaz dedi ki...

@huzeyfe aynı fikirdeyim. Yerli teknik direktör pişmanlıktır. Çözüm yerli nüveli takım, yabancı teknik direktör.

Hasta ti dedi ki...

@Huzeyfe
Biz de yerliyiz ama:) Yerli olmaz diyenler de yerli, yerli olmaz diyenleri de mi yabancı yapalım:)

Huzeyfe dedi ki...

@Hasta ti
Yerli olmasından değil de başka bir yer/oyun/tarz görmemiş/bilmiyor olmasından şikayetçiyim. Yani yerli futbolcu için standardımız epey yüksek, hocaların için niye değil?

YSY dedi ki...

Yani açıkçası yms bugün yenilebilecek kıvamdaydı. Biz hiç baskı zorlama pozisyon hiçbirşey üretemedik. Adamlarda sakince bizi beklediler. Hadi hamle yaptın arkadaş oğuzhanı falan soksana..

Basar dedi ki...

Hoca yine aynı şeyi deneyip farklı sonuç almaya çalıştı! Caner sol ön sonra sağ ön en son sol bek!

Hocanın başka bir planı yok! Caner ortalasın, ya tutarsa topu oynuyoruz! E quaresmayı bırakmasaydı keske... o da sağdan keserdi ne güzel! Sahi biz Şenol Hoca’yı kiye eleştirdik senelerce?

fidddas dedi ki...

genel olarak şöyle bir durum var galiba, bizim türk teknik direktörler top kendilerinde kaldığında ne yapacaklarını bilmiyorlar ve bu konuda en ufak bir fikirleri bile yok. bu sebeple orta kafa gol dışında bir çözümleri yok.
yabancı hoca fikrini kesinlikle destekliyorum...

james dedi ki...

@Ahmet Usal

O yazdığın Arap sezon başından beri bizde olsaydı çok ama çok değişik şeyler konuşuyor olurduk. Böyle makul yaşta Serie A patentli beleş bir adamı dahi bulamayan teknik ekip düşünsün maalesef.

james dedi ki...

Elinde tuzlukla ligin bug'ını buldum ey ahali diye koşanlara onu başkaları da buldu, özelinde özet geçen bir maç. Vida çok alıyorsun söylentilerine karşı yanıt verircesine mücadele etti. Takım motivasyonumuz bu olabilir yani neden olmasın, hepsini 3,5'luk yapın koşmayan namerttir.

@hüzeyfe

Hocam ben buna katılmıyorum. Bence hücum planı belkide bu sezon en net çizilen maçımızdı. Epey mahkum oynattık Malatya'yı ki hiç bir maçta geriye bu kadar yaslandıklarını hatırlamıyorum ben. Ona rağmen kısırlığımızın sebebi üretememekten çok 3. bölgedeki beceri eksikliği.

Diaby zaten net çok kötü oyuncu. Caner'in 1.ligde futbol oynayabiliyor olmasını gerçekten aklım almıyor. E Burak baya Trabzonspor Burak'a döndü. Elneny-Atiba ikilisinin de yaratıcılık defosu ortaya çıkaracağı zaten net. Bütün yaratıcılık yükü Ljajiç'e kalmasına rağmen Beşiktaş'ın bugün ceza sahasında sıfıra kadar inip bitiremediği 5 pozisyon var. Topu oraya taktikle getirirsin gerisi beceri işidir. Senin takımın beceriksiz oyunculardan oluşuyor. Bu çok net. Bugün Bifouma isimli yeteneksizin köşeye vurduğu topu atabilecek kanat oyuncun bile yok maalesef. Caner'in garip asistleri dışında düzenli üretim yapan kanat oyuncusu yok takımda ama biz maça gol yemeyelim diye elneny-Atiba çıkmak zorundayız.

Benim hoca ile ilgili sıkıntımın temeli bugünkü 11'in %80'ninin seneye kadroda olmayacak olmasından kaynaklı. İsterdim ki Beşiktaş'ın oyun planı yavaş yavaş işleniyor olsun ama seneye yine sil baştan ...

YSY dedi ki...

@övünç

İyi de malatya oyunu o şekilde kabul etti, yoksa bizim hapsettiğimizi sanmıyorum. Eğer çıksalardı bence fişi daha erken çekebilirlerdi.

Hasta ti dedi ki...

Cunku Sergen öyle istedi!
.
:)

Huzeyfe dedi ki...

@Övünç

Bu maç Rize maçı gibiydi. Geçen haftaki Beşiktaş maçını izleyen herhangi bir takımın yapması gereken şey çok net. Malatya da onu yaptı. Topu ver, geride kompakt bekle, rakibin ortayı boşaltınca ileri çıkıp vur.
Beşiktaş'ın içerideki oyununu birkaç haftadır taraftar coşkusu dikte ediyor. Ön alan baskısı yapıyoruz, geçiş oyununda gol atıyoruz. Ne zaman Avcı'nın oyununu oynasak aynı kabızlığı görmek mümkün. Geçişe izin vermedi Malatya biz de Avcı'nın takımını izledik.
Ben bir gol planımız olmadığını, tek boyutlu bir futbol oynadığımızı düşünüyorum. Bence sıfıra in orta yap bir gol atma planı değil. Zaten böyle attığımız ilk goller Kasımpaşa maçının sonundaki iki gol. Bir kere zaten çizgiye inmek istiyorsak neden Caner'le, ters ayaklı Diaby ile oynuyoruz? Bana çok mantıksız geliyor. Avcı öyle bir oyun dizayn etti ki net bir gol atma şeklimiz olmadığı gibi, tek aksiyonumuz Caner'in çizgiye 30-40 metreden yaptığı ortalar. Rakibin ön direğe ayı gibi stoperi dikince hiçbir şey üretemedik işte. Bu kadar alternatifsiz bir hücum planı olamaz Beşiktaş'ın.
Ayrıca kadro kalitesi konusunda da sana katılmıyorum. Oyuncuları bu kadar gösteren de Avcı. Diaby sıfıra koşsun diye sürekli sağına top attı Gökhan ve Burak. Adam solak abi. Oynayamıyor sağ ayağıyla. Ljajic oyun kurucu gibi oynayamıyor. Burak çizgi arkası koşu oyuncusu, takım presine, hareketliliğine katki, pas istasyonu katkısı bekliyor.
Ayrıca senin dediğin gibi kendi oyun fikrini aşıladığı kalıcı, nispeten genç oyuncular da yok.
Bence bu adamın bu kafayla başarılı olma ihtimali yok mevcut kadroyla. Saçma olan şey transferlerin o geldikten sonra yapılmış olması.

Ahmet Usal dedi ki...

@james +1

Teknik değerlendirmelerinde haklısın, mesele sadece o arap değil ki burada takımla ilgili desteğimin özü zaten : Bu boktan bir kadro mühendisliği, madem bu yapıldı, bu haltı yiyenin bir bildiği olmalı, o batırmış o kurtarsın şeklinde özetlenebilir. E oynattığı bu topla senelerce de yarıştı, benim derdimde öncelikle yarışmadan vazgeçilmemesi, rekabete devam edilmesi. Yoksa bu baya çöp bi yatırım, Boyd, Lens, Diaby, Ruiz hatta Elneny maliyetlerine göre aşağıda sayacağım isimlerin yanında, resmen çöp yatırımdır, anca burada yazıldığı gibi Belçika - Hollanda liglerinde iş yaparlar, oralara gazlanıp kurtulunması gerekir, Buna parasına göre iyi iş gören bir yığın Anadolu Takımı 10 numarasını da ekleyebilirsiniz, Ljaice 6 sayacağına 500 bine oynatırdın, aynı verimi de alırdın, daha da iyi boğuşurlardı ki ligin hikayesi bu, Türk hocalarla oyun değil boğuşma.

Yani YMS gibi takım Mina, Aqua, Bifuma; Alanya Fernandes, Campos, Cisse, Sivas Fernando; Trabzon Ekuban, Nwakualme; Gençlerbirliği Sesserion, Sia; Denizli bile Borrow (ki belki tek maçlık performanstı ama ligde gördüğüm en iyi kanat forvet, çalım, teknik, atletizm, kalıp, fizik güç, hız, çabukluk, Başakşehiri tek başına dağıttıydı) bulabiliyorsa - ki bir sürü eksik isim de vardır sayamadığım, bunlarıda maksimum 300 - 500 bin Eurolara getiriyorlarsa, ligde sadece biz değil tüm büyüğüm diye geçinen takımlar sıçmış. Anadolu takımları, @huzeyfe nin de haklı olarak söylediği gibi, boktan hocalarına rağmen yabancı serbestisinin akıllı yatırımıyla bugün her büyüğüm geçineni evinde yenecek duruma geldiler.

Sergen ilk defa çanakkale geçilmez oyunu oynattı takımına sene başından beri, ve maç sonu öyle başa böyle traş, iyi oynattım hücum oynattım ne oldu, puan olarak nerdeyime gelen gayet güzel açıklamalar yaptı. O da geçen hafta Sivas maçından yaralı. Yoksa normal halde G.Töre, Bifuma ve Aqua ile başlayıp gayet etkili bir hücum takımı oluyor, oyunu da önde kabul ediyordu. Hakkaten o oyunu oynasa bugün seyirci desteğiyle yenerdik. Kendi açısından doğrusunu yaptı!


@Huzeyfe türk hocaları hakkında da haklı, hepsi aynı b.kun soyu, Rıza da dahil, bir Sergen farklı olmaya çalışıyordu, Buruk bile IBB de Avcı oyunu oynatıyor, Akhisara gayet gösterişli top oynattı ne oldu, kupa finalini hakemler elinden alıp GS ye hediye etti, ligden de düştü. Cesur yaşamıyor.

Ülke futbolunun dramı bu; Schuster iyi top oynattı, yaşayabildi mi, Biliç iyi oynattı, başarılı olabildi mi? ki takım "ülke şartlarında" proje takımıydı @yilmaz ın geçen maç postunda gayet güzel açıkladığı gibi.

Ülkede en son ne zaman bir yabancı Hoca şampiyon oldu? - Ülke Şartlarının anlamı bu!

O yüzden, memlekette futbolla ilgili bir şeyler değişene kadar, ki bu siyasi iklimle kolay kolay olmaz, diyalektik bakarsanız sorunun kökünün üst yapının futbola yaklaşımı olduğunu görürsünüz ve bundan bağımsız değerlendiremezsiniz - futbolumuz bir - Gordion Düğümü- dür. Elimiz de yerli Hocalara mahkumdur.

Bu kötü oyun o kadar genetiğimize işledi ki Milli Takım daha kaliteli oyuncularla bunu oynuyor ve görece başarılı oldu, o da "Avcı Futbolu".

Hadi çözün çözebilirseniz!

Ahmet Usal dedi ki...

Ha bu arada @Övünç Şentürke de katılıyorum, kapanan takımları ortadan açacak kalitemiz yok, tek çözüm kanatlar, her varyasyon da denendi, son çizgilere de inildi, kazıtılan Canerin iki direk "pası" var yerden ve havadan doğrudan oyuncunun kucağına, Gökhan Gönül de başarılıydı, en az 5 net pozisyon var. Sorun "kaliteydi" en başta. İsyanım bu maç özelinde buna.

Ama @Huzeyfenin de yerli hocalar ve ülke furboluyla ilgili değerlendirmeleri, hatta değerlendirmedikleri de haklı. Son gönderime bakın, bu aynı Nasreddin Hocanın hikayesindeki gibi değil mi?

turgay dedi ki...

bu oyun anlayışıyla biz kimseyi sahasına mahkum edemeyiz. ilk yarıda ilk şutumuzu 27.dk da çektik. kaleyi bulan şut 91.dkda oldu. kalite eksikliği diyorsunuz ama haftalardır net olarak organizasyon eksikliğimiz var.

-ilk yarıda rakibin nasıl oynadığı ortadayken değişiklik için bu kadar beklemek neden?

-diaby'den performansı 2. forvet olarak almışken onu inatla ters kanatta başlatmak neden?

-burak her maç ortada durmak yerine kanatlara kaçıyor. caner aldığı her topta içeriyi düşünüyor ama bir bakıyor kimse yok. madem canerle oynayacaksın burakı neden kanatlara atıyorsun? canerin ortalarına diaby mi vuracak adem mi? aynı buraktan duvar olmasını istiyoruz. adamın her pası istisnasız hatalı. bir de bu hataları orta sahada yapıyor. külliyen zarar. yerine adam almyan fikret orman'a da saygılar.

-bakınız geçen hafta kornerlerin ön direğe vurulması saçmalığını söylemiştim. akşam yine ön direğe vurmaya devam ettik. 1 tane aşırtma oldu onda da roco sol ayağına geldiğinden gol yapamadı. sonrası yine hüsran. sen zaten organize olamıyorsun. duran topları bu kadar kötü kullanmayı nasıl beceriyorsun? ne çalışıyorsun hafta içi?

-kulüben kötü olabilir ama sahayı okuyamamak ayrı bir meziyet. herkes caner takıntın yüzünden senin rebocho'yu kenara alacağını biliyordu. ben bile lens ve umut değişikliği ne zaman olur diaby ve rebocho ne zaman çıkar diye bekliyordum. rakip antrenörler beklemiyor mu zannediyorsun? işte sorun burada. sen hoca olarak hep bekleneni yapıyorsun. bekleneni yaptığın için de tayfur gibi kötü bir antrenör bile senin defolarını 10 kişiyle gösterebiliyor. adam 10 numarasını 80dk sol bek oynattı sen oradan 1 tane işi son dklarda yaptın. sergenin sağ beki sakatlandı, sol beki ligin en kötü oyuncularından biri sen bu kanatları sadece orta yaptırmak için kullandın.

-her hafta aynı şeyi yazıyorum. sezon başında ortaya konan vizyon ile gelinen nokta arasında inanılmaz bir fark var. sezon başında stoper mi olacak gökhan, 8 mi olacak caner derken şimdi abi neden şenol güneşi gönderdik diyoruz. çünkü aynı oyunu oynuyoruz. 2 maçtır kenar orta ortalamamız 35. direk oyun değil yan pas oynuyoruz. tam tamına ne umduk ne bulduk hikayesi.

Ahmet Usal dedi ki...

Çok güzel değerlendirmeler var, hadi futbol konuşalım, belki biraz acı azalır:

Niye oyuncu kalitesi önemli mesela? 2.5 milyon verdiğin santraforun GGnin al da at diye kafasına verdiği pası gerekiyorsa kaleciyle birlikte içeri gömmeli, Muriç, Sorloth öyle yapardı!

Neden hep ön direğe, e ortaya atınca rakip stoperlerden daha uzun olup vuracak adamın var mı, ya da iyi kafacı santraforun, TS-GS Maçında Sorloth yoktan varetti, o kornerden başka türlü gol olmazdı. Kalite yetiyor mu? Hayır, Sivas Muriçe top gösterdi m?

Ljaicin Suçu Ne? (Fatmagülle benzer durumda). Sahanın her yerindeydi, defansa gelip top da çıkardı, Hocanın istediğini oynadı, e adamdan rakibi açmasını, gol atıp attırmasını bekliyoruz değil mi, zorladı mı ortadan - zorladı - yanına eşleşecek alışveriş yapacak adam bulamadı - kalite eksikliği o işte. Şut attı mı - 4 şutu var dağlara taşlara, kariyeri boyunca hem 11 km koşup hem şut atmış mı? Hayır..

Diabynin suçu ne, bariz kalite eksikliği hariç. İlk yarım saat bi tarafını yırttı, sahanın her yerindeydi, hem 10 numara hem sağ kanattı, hatta sol kanat, pres de yaptı, işe yaradı mı? Neden mi ters ayaklı oynatıyoruz bu arada, bu son yılların popüler taktiği, bir çok büyük hoca yapıyor(bizimki büyük olduğundan değil) Ligde Emre Kılınç mesela, sağda oynayan solak ters ayaklı açık, 6 golü var, en çok gol atan yerli oyuncu. O da maçın belli bölümlerinde dolaşıyo, sola geçtiği de oluyo, dediğim gibi popüler taktik, lig böyle kabız olunca oyuncular çok dolaşsın beklenmedik şekilde beklenmeyen yerlerden pas ya da şut -orta atsın diye bakıyo Hocalar.

Diaby kanatta çünkü eldeki diğer kanatlar da kötü. Lens bildiğin zar, düşeş de gelebilir hep yek de. Erzincan maçında Kaptan başladı, sahada yok, sonradan sokuyon, bazen bişi yapıyor. Diğer iki kanat zaten çöp olduklarını gösterecek kadar oynadı. Nkodou da sakat.

Burak kanatlara kaçıyor çünkü pivot santrafor gibi oynasın, markajcısını dolaştırsın, alan boşaltsın, birileri de o alana girsin diye, ha Burak yapamıyo, pivot santrafor değil, e boşalttığı alana da girebilen yok, Ljaic tek başına bir yere kadar, iki 6 numarayla ne kadar girersin? O kadar oluyor, 6 lardan birini çıkarttığında da kaba tarafın açılıyor, yiyon golü.. Bu aynı zamanda neden geç oyuncu değiştiriiyorsunun cevabı! Zorda kalmadıkça risk almıyo Hoca çünkü zaafını biliyor. E Sergende biliyor, hemen karşı değişiklikleri yapıp maçı aldı.

Güven sorunu, ilk golde yediği çalımda ve yaptırdığı penaltıda doğru yerde miydi? Evet. Sol ön olarak oyuna alındı, oyun rakip sahadayken gol noktalarına da girsin vursun diye beklendi. Pozistyon bulup vurdu mu? Evet. Sorun kalite!

Baskın oynadık mı? Evet, değişikliklere kadar pozisyon vermedik - Fofana ile Jahovicin ismini duydunuz mu maç boyunca? Çıkartmadık, bu başarıydı, Malatya ligde golsüz maçı olmayan, her türlü çıkabilen bir takım. Ha Sergen hücumcu kadrosunu oynatsaydı zaten boşluk bulup atardık!

Kapasite bu, bu takımı yerli bir Hoca hücumcu oynatsa en az attığı kadar, belki de daha fazla yer!. Gençlerden takıma monte edilecekse uygun zaman gibi, yani Erdem, Kartal, Erdoğan, Kerem falan hakkaten bunlardan kötü olmaz, değerlendirilsin. Yapılacak en iyi kadro mühendisliği öncelikle pahalı yabancıları ve kalitesizleri bir yerlere okutmak, sonra gençler ve scouting le en azından Anadolu takımlarının bulduğu türden atlet, fizikli zencilerden kadroyu yenilemek, gençleri de araya serpiştirmek. Bu lige uygun bir çözüm olabilir.

Bu kadro maksimum bu kadar oynar, en fazla da 3. olur ki olursa o bile başarıdır! O yüzden yenilenebilir, ben de silbaştancılara yaklaşmaya başladım, o kadar diyeyim. Çünkü bir şey olacaksa bu maç olmalıydı, 9 puanlık maçtı, bu alınsa yarışılırdı, kalan 2 maç daha kolay değil, ha mucize gerçekleştirip ikisini de alırlarsa yarışma için bir şans olur, onun dışında formatla gitsin, .. gibi...

Ahmet Usal dedi ki...

Ya da severim ben böyle aşkın ızdırabını!

fidddas dedi ki...

malatyayı biz çıkarmadık diye bir şey yok. Sergen hoca kendisi açıkladı, çıkmadılar. yeterince iyi bir pozisyon bulana kadar çıkmadılar. biz de rakip alandaydık ama bir hücum planımız olmadığı için baskılı görünsek bile sonuç alacak pozisyona giremedik.

- takımın yeteneği yetmiyor-> yetmeyen yeteneği transfer eden şimdiki teknik ekip ve eski yönetim.
- takımın yeteneği yetmediği için tek bir plana mecburuz -> bu geçen sene ben gibi şenol hocacıların savıydı. geçen sene bu sebepten arkasına tenekeyi bağladık şenol hocanın. şimdi daha önce söylediğim gibi bu sorunları çözmek üzere gelen, çözeceğini iddia eden bir hocamız var. ama aynı şeyi oynuyoruz. niye?

Ahmet Usal dedi ki...

@fidddas

Evet Sergenin planıydı ama risk almadan denediler de çıkmayı, Guilerme, Jahovic, Donald, ligin en iyi çalımcısı Fofana, isimlerini duyduk mu, pozisyonları var mı? Somut donelere bakıyorum; bu bir bakış açısı, sana göre öyle bana göre böyle.

Kapanan takıma ne oynayacağız? Bu oyuncu kalitesiyle ne oynayacağız? Ligde kapanan takımı açabilen takım var mı? Sadece Şenol Güneş ya da Avcı değil, hepsi böyle, hepsi için de Caner - Quaresma tarzı oyuncular değerli - neden acaba?

Bir tek farklı oynayan Sivas, o da bildiğin yerli Atletico Madrid, ve oyun tamamen Mert Hakana dayanıyor. Mert Hakan çok ölçülü savunma arkası topu atıyor, ligde en iyisi! Her oyuncu hem alan hem de adam markajı yapıyor, klasik Rıza Hoca, her oyuncu kendisi gibi oynasın diye bekliyor. Bu kadar transferi olan oyuncu olmasaydı bu kadar fedarakca oynatamazdı takımı. Mert Hakanı al o oyun da biter! İkinci devre sürdüremezler de. Ha bize net bi katkısı olacak, Fatihi çok sağlam yetiştirdi, seneye Elneny falan aramayız! Dünün en iyi haberi buydu benim için Sivas-FB maçını izlerken..

Dünyanın her hangi bir ülkesinde nispeten daha düşük bütçeli takımların şampiyonluk adayı ile deplasmanda oynarken geri çekilmesinden daha doğal ne olabilir yahu ?

Malatya oyunu öyle kabul etmiş olabilir. Benim Karius'un yere yattığını ilk gördüğüm an yedimiz gol. Bu da rakibi maç boyu iyi kapattığımızı gösteriyor. Beşiktaş 3. bölgede becerikli olup öne geçmeyi başarabilse zaten maçın seyri değişecek. Organizasyonel olarak elbetteki yeteri akışkanlık yok ama bunun temel sebebi bence oyuncular. Bir takım 5 defa ceza sahasında son çizgiye indiği zaman onlardan birini bitirecek abicim kimse kusura bakmasın.

Avcı'nın eleştirilecek epeyce mevzusu var ama organizasyon onlardan biri değil.

Ahmet Usal dedi ki...

@Övünç Şentürk

Her satırına +1

Zaitsev dedi ki...

Anadolu takımlarının bize karşı ne oynayacakları belli. Kapanan savunma, 6-8-10 oyuncularına pres, topu alınca direk ve dikine hızlı oyun. Bu oyun ayrıca Abdullah hocanın İBBde oynattığı oyun.

Dün akşamda gördük ki 2 tane topla etkileşimi zayıf kesici ile oynamanın bir mantığı yok. Çünkü top o bölgeye neredeyse hiç gelmiyor. Hem rakibi durduramıyoruz, hem de top kullanma, dağıtma ve yaratıcılık işini 80 metre boyunca tek adama bırakıyoruz. Bunun sonucu olarak olay tamamen orta-gol üzerine bir sisteme dönüyor.

Burak'ta duvar olmak, pas almak için kanada çıkınca orta-gol işi de yalan oluyor. Diaby mi kafa atacak?

Kapanan takıma karşı dinamik, hareketli bir oyun gerekli. Bu oyunu fizik gücü zayıf olan Diaby, Burak, Ljajic gibi adamlarla veya top tekniği zayıf olan Atiba ve Elneny ile başaramazsın.

Umut stoperlerle daha iyi boğuşan bir oyuncu. GS maçında Marcao ve Luyindama gibi 2 kuvvetli stoperi epey yormuştu. Gerekirse maçlara Umut, Erdem, Kartal gibi hareketli oyuncularla çıkıp, rakibi yormalı, tecrübeli oyuncuları son 30da değerlendirmek gerekli.

Diaby hem fizik hem de aksiyon olarak bu ligin oyuncusu değil. Haftalarda hakkında yapılabilecek tek iyi yorum koşması olabilir. O kanatta Erdem'i bile oynatsak daha fazla verim alırdık. Mesela koşmak ise bir genç daha iyi koşar.

Atiba sadece derbilerde oynamalı. Takım için anlamı ve değeri büyük ama çok net bir el freni.

Güven kadro dışı bırakılmalı.

Rize maçında 2ci golcüyü oyuna sokmayan adam dün akşam gitti 3cü golcüyü oyuna aldı. Cidden ne yapmaya çalışıyor anlamak zor. Adamın hangi oyuncuyu sokacağı belli maçtan önce. Dakikalardan emin değiliz artık. Biliç sezonu gibiyiz.

Ayrıca, 5 senedir oynattığı oyuna çözüm bulamayan bir antrenör kovulmalı.

Lig çok boktan ya uzun uzun analiz yapmaya değmez. Oyun ve oyuncu kalitesi çok kötü. Maçları izlemek ızdırap gibi. Seneye Katarlılar da kaçar gider gibi hissediyorum.

yilmaz dedi ki...

@Zaitsev

"Dün akşamda gördük ki 2 tane topla etkileşimi zayıf kesici ile oynamanın bir mantığı yok. Çünkü top o bölgeye neredeyse hiç gelmiyor. Hem rakibi durduramıyoruz, hem de top kullanma, dağıtma ve yaratıcılık işini 80 metre boyunca tek adama bırakıyoruz. Bunun sonucu olarak olay tamamen orta-gol üzerine bir sisteme dönüyor."

Sergen Yalçın'ın söylediği "doğru zamanı bekledik" cümlesindeki "doğru zaman" Elneny'nin çıkıp orta ikilinin bozulması olabilir mi? Bence bu kadar kesin bir yargıya varmak çok zor. Eldeki oyuncu gurubuyla yapılabilecek en iyi şey, orta sahayı ikili yapıp, kısır skorlarla maç kazanmak. Bu benim idealim değil, ama kadro bundan fazlasını vaad etmiyor. Eldeki oyun zekası en yüksek oyuncular Ljajic ve Oğuzhan. Ama ikisi de çok formsuz. Dolayısıyla -bence- kadro problemini çözene kadar takım neyi iyi yapabiliyorsa onun üzerinden devam etmek gerekir.

Altınsay umarım bu maçları seyrediyordur. EPL'de Liverpool, City maçlarını yorumlayan adama, Beşiktaş maçları zulüm gibi gelir. Bi yerden sonra "eeeyyh yeter be" diye dellenip TD, antrenörler, oyuncu grubu neyse çözüm arayışlarına başlar umarım.

Ahmet Usal dedi ki...

@Zaitsev

Sağolasın Hocam, Son yorum hariç +1, iyi teşhisler, hiç olmazsa bunları duyayım diye umut ediyordum! Benim futbol bilgim bittiydi çünkü!

Son satır yönetimin değerlendirmesi, iki maçımız daha var devre arasına, ama eldekinden hiç umut yok noktasındaydan o konuya çözümlerini de merak ediyorum! Yani bu kadroyla kim gelirse ne halt ederiz, ne kadar revize edebiliriz, adamı gönder sonrası ne? Çünkü alternatifi kalırsa 3. yapma şansı falan olabilir, bu da ne kadar iyi ne kadar kötü o kadar tartıştık burada..

Benim durumum : Bilemiyorum Altan! Kim ne öneriyorsa dinlerim sadece..

Ahmet Usal dedi ki...

@yilmaz

İşte sen de haklısın, Atiba - Elneny ondan oynuyor, çıktığı gibi de Sergen değişiklik yapıp tozumuzu aldı.

Sorun zaten alternatifsizlik, teşhisler doğruda bu bahsedilen oyunu oynatacağın adam var mı elinde? Oyuncu - Hoca vb..

Zaitsev dedi ki...

@ yilmaz

Bence Sergen'in kastettiği doğru an Lens ve Umut'un maça girdiği, Caner'i sol beke geçtiği ve dizilimin tamamen patates olduğu andır.

Bu değişiklik ile sol kanadı tamamen savunma bilmeyen Caner'e bıraktık.

Bu değişiklik sürpriz miydi? Değildi. Sergen gol yemez ise bu değişikliğin yapılacağını biliyordu. Hatta herkes biliyordu.

Elneny-Güven değişikliği doğru zaman için teoride biraz geç. Hemen gol gelmesi Güven'in savunma bilmemesinden kaynaklı bir durum. Keklik gibi sekerek savunma mı yapılır?

Orta sahayı 2li yapmakta sorun yok. mesele bu 2linin paslaşma ve karar verme potansiyelleri.

Atiba tek topu az oynayan, 3-4 kere dokunmadan topu ayağından çıkarmayan, topla kat etmeyen ve uzun top atmayan bir adam. Savunma yönü daha kuvvetli.

Elneny nispeten tek topu iyi oynayan, hızlı karar veren, az da olsa topla kat etmeye çalışan bir oyuncu ama savunma yönü Atiba'ya göre zayıf.

Elneny az şut çekiyor, Atiba hiç çekmiyor.

Bu 2 oyuncuyla olmuyor. Farklı bir varyasyon yaratılmalı. Artık Ozzy harici alternatiflere şans vermek gerekli. Açıkçası ben Necip'e bile razıyım şu anda. En azından topu ayağında çok tutmaz, uzun top atmaktan korkmaz. Fena da atmaz uzun topu. İyileşince Kartal olur. Başka bir genç olur. Rakiplerin bu oyun planıyla şu 2liden daha kötü olmaz.

Ahmet Usal dedi ki...

@Zaitsev +1

Güzel değerlendirmeler, şahane bir basın toplantısı olmuş, çok iyi sorular sorulmuş, Hoca da senin soruna kendince cevap vermis :

https://www.youtube.com/watch?v=V_bbVnPRRWw

Bu da Sergenin basın Toplantısı :

https://www.youtube.com/watch?v=KmXoh9vu1W0

YSY dedi ki...

@zaitsev

Yok necipe kadar düşmeyelim ama evet El neny de kamyon gibi. Hiç insiyatifte almıyor. Bu adam tam olarak niye alındı anlamış değilim. Hele heleki neresi 15 milyon euro yapıyor onu hiç anlamış değilim.

Basar dedi ki...

@Övünç

Sana katılmıyorum. Duran top organizasyonumuz var mı? Veya uzaktan şut atıyor muyuz? Ortadan yeterince zorlayabiliyor muyuz? Tamam Lens girdikten sonra bir kaç sefer ön direk-6 pas içine orta kestik fakat bundan öte bir şeyimiz olmadı. Caner-Rebecho kaç tane orta kesti. Çoğu şişirme toplar. Biz bunun versiyonunu geçen sene de eleştiriyorduk.

Avcı geldiğinde bir miktar daha top oynayacağımız için sevinmiştim, eski hocadan bile beter çıktı. Eski hocanın da değiştireceği oyuncular (giren çıkan) ve dakikalar belliydi, Avcının da belli... Ne değiştiğini ben anlayamadım. Birde her zaman söylüyorum, bu takıma bu transferleri yaptıran meshul kişilere Beşiktaş'ın dava açması lazım.

Bence seneye defans önü oynayacak 6/6'nın tamamının değişmesi lazım. Belki belli bir düzende Ljajic iş yapabilir, Atiba artık yaşlandı, Elneny zaten kiralık, solda Caner sağda Diaby olmaz, Burak yaşlandı... Bu takımı/kadroyu bu hale getirenleri de sevgi ile anmak lazım!

Ahmet Usal dedi ki...

@Basar +1

"Birde her zaman söylüyorum, bu takıma bu transferleri yaptıran meshul kişilere Beşiktaş'ın dava açması lazım." Hay ağzına bin yaşa! Nkodou ya verdiğimiz dört milyona Bifuma, Aqua, Fernando, Borrow alabilmeliydik! Ama memlekette öyle bir çıkar yapılanması(Menajer-Oyuncu-Yönetici-Kulüp) var ki Beşiktaşsan bu oyuncuları bu paralara alman da mümkün değil, sorun bu!

İşte bu çıkar yapılanmalarına tepelerden izin verildiği ve futbolda yapısal reform yapılmadığı sürece proje yapsan işlemez! Siyaset mali kriterlerin arkasında duruyor mu? Yasayı değiştirip kulüpleri dernek olmaktan çıkarıp tamamen şirketleştiriyorlar mı? Yöneticileri yaptırdıkları harcamalardan sorumlu tutuyorlar mı? ilk 11 de oynatacağın altyapı oyuncun için mali destek ve teşvik verip bunu yapmanı zorunlu tutuyorlar mı? Uzar gider bu!

Kardeşim ligde duran toptan en çok gol atan takımız duran top organizasyonumuz var mı diyorsun ? Ne yapılacak her maç duran toptan gol mü atacağız ?

Uzaktan şut olayının hoca ile alakası yok. Senin oyuncuların yeteneksiz. Bak bakalım mevcut kadroda bütün kariyerinde ceza sahası dışından 5+ gol atmış kaç adam var ?

Avcı'yı geçerli argümanlarla eleştirmek gerekiyor. Ben şuan yaptığımız şeyin sırf sonuç veriyor diye kabul edilmesine karşıyım. Zaten sonuç da vermeyecek uzun vadede. Günü kurtarmaya çalışmaktan rahatsızım. Tamam Beşiktaş büyük camia ve yarışmacı olmak zorunda ama gelecek sezon takımda olmaması gereken 7-8 oyuncunun 11'de olmasını ben kabul edemiyorum. Sistemsel olarak çökmüş bir yapı ile günü kurtarmaya çalışmamızı kabul edemiyorum. Fizik ve teknik beceri olarak bu kadar vasat oyuncularla zaman kaybetmemizi kabul edemiyorum. Hiçbir oyuncunun gelişim kaydedememesini kabul edemiyorum. Papazların hiç birşey yapmadan "hayal ettiriyor" diye her maç 90 dakikayı tamamlamasını kabul edemiyorum. ORta sahadan adam çıkarıp 3 tane forvet olarak maç çevirmeyi ummayı kabul edemiyorum.

Ben yavaş yavaş aşama kaydeden bir takım görmek istiyorum, insanlar kazanmak istiyor. Bu takımın kazanırı bu kadar işte abi. Hayal kurmak bir yere kadar. Fizik olarak üstün müsün, hayır. Teknik olarak üstün müsün ee hayır ? Eee nasıl olacak ? Adam Appindangoye'ye 300 bin € veriyor sen aynı kalibredeki Vida+Roco'ya 5 milyon veriyorsun(Aslında vermiyorsun da işte verdiğini kabul ediyoruz). Öncelikle bu düzeni değiştireceksin. Sonra saha içini konuşalım.

Ahmet Usal dedi ki...

@Övünç Şentürk

Kafasını kuma gömüp en çok hayal etmek isteyen bendim burada, zaten diğer herkes yazıyordu bunları.. da .. Çözüm ne, ona kimse beni ikna edemedi! Çünkü senin de bahsettiğin yapısal sorunlar varken ne yapılacak? Ne yapılabilir? Nasıl Olacak? Klopp mesela Türk Dostu diye bilinen adam, soruyorlar kendi diyor Türkiyede çalışamam, sabırları yok diye..

İşte fikir cimnastiği yapılacaksa tam yeri, mevcut şartlarda ne yapılabilir? Kim ne derse öpüp başıma koyarım! Kafa yorup zaman ayırıp paylaşan herkese şimdiden teşekkürler..

Ahmet Usal dedi ki...

@Övünç Şentürk

Her satırına +1 bu arada, durumu süper özetlemişsin!

Ahmet Usal dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
Ahmet Usal dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
yilmaz dedi ki...

@Ahmet Usal Bence bu işin böyle yapılmaması lazım.

Önce kulübün kısa ve uzun vade hedefleri belirlenmeli ve bu hedeflere göre bir plan hazırlanmalı. Teknik direktör de, kadro da buna göre seçilmeli. Bunu da sen ben ya da yönetimdeki müteahhitler değil, bir futbol profesyoneli yapmalı. Fikret Orman-Önder Özen işbirliği gibi. Beşiktaş'ın modern dönemde (2000 sonrası) yaptığı en akıllı hareketti. Beşiktaş önce Özen'i, sonra da yerli kontenjanının kaldırılması kararına karşı çıkmayarak, onun projesini "sattı". Satmamalıydı.

Ahmet Usal dedi ki...

@yilmaz +1

Anladım,,, hatırladım da. Haklısın!

iki saat uğraşıp ayı gibi uzun yorum yazmıştım yayınla dedim kayboldu gitti kahrolsun internet

Ahmet Usal dedi ki...

@diskonnektus erektus

Valla hevesin varsa bi daha yazmaya kimse okumasa ben okurum :)

beagle dedi ki...

Bütün eksikleri sayarken merkez acayip atlaniyor. 35 orta sistemine geçtik çünkü çabuk ve kaliteli pas dagitan bir merkez yok.

Biz Oguzhan'ı niye gömdük? Skor yapmadı, maçları degistiremedi diye. 11.5 Km kosuyordu. Kosmuyor denemezdi.
Dorukhan'a merkezde niye olmaz dedik? Yaratıcılık az diye.
Elneny denen garabetin kariyerinde 400 civari maçı var, Atibanin ise 600. Yani alinan örnek sayisi çok yeterli. Atiba, hani Elneny'den cok daha iyi defans yapan adam, Elnenye göre maç başına "3 katı Gol Atiyor" Atiba 12 macta 1, Elneny 30 küsür maçta 1. Üstelik kariyerindeki gollerin çoğu pamuk Isvicre liginde.

Takimin merkezinde koca bir el freni varken Caner Lens Ljajic Diaby vb kan gövdeyi götürüyor. Bu takımı, sistemi kuran hoca ile işimiz olmamali. Derhal Beşiktaş'ı terket!!!

aşırı kısa bir versiyonunu yazacağım (aslında belki böyle daha iyi olacak kolay okunur)

uzun vadeli çözüm:
1-özkaynak demek 7 yaşından itibaren futbolcu yetiştirmek değil, öyle olanlar da tabi olacak fakat esas türkiyedeki U14-15-16-17 liglerinde az kendini gösteren tüm oyuncuları toplamak gerek.
1a-buna ek olarak bizdeki kanıbekov gibi ailesini taşıyarak filan transfer imkanı olan yabancılardan da ne toplanıyorsa olmalı zaten pek denk gelmiyor
2-18 yaşına basan ama daha 19a basmayan gurbetçilerden her sene 6-7 tane yine aynı yaşta yabancı her sene 1-2 tane getirilmeli (altyapı liglerinde A takımın 14 yabancısı hariç her yaş grubunun 2şer tane yabancı oynatma hakkı var)
2a-bu oyuncular U17den gelen oturmuş omurgaya eklenecek ve en az 1-1buçuk sene U19da birlikte oynayacaklar. U19da oynarlarken de bu sene Erdoğan vs nasıl şans buluyorsa kupa maçlarında kopan maçlarda ya da mevkilerinin 3. alternatifi olarak şans bulacaklar.
3-bu şekilde A takıma dahil olabilen olacak. U19 yaşını doldurduğu halde dahil olamayan da düzgün şekilde sağa sola kiralanacak.
4-pişsin diye oyuncu kiralamak olayı bir mit. benim gördüğüm bunu düzeltebilecek 3 ihtimal var:
4a-hep lafı edilen hiç gerçekleşmeyen kulüp satın alma hikayesi. 2. lig seviyesinde olmalı en az.
4b-federasyonun U19 veya kaldırılan U21i her takımın altyapı takımı kendinden iki seviye lig aşağıda olacak şekilde düzenlemesi. memlekette futbola faydası olacak şey pek yapılmadığı için pek olası değil.
4c-kiralarken oynamadığı takdirde cezai durumlar olacak şekilde kiraya verilmesi. fatihi sivasa verirken öyle bir şeyler vardı sanki. eğrisi doğrusuna denk geldi formayı kaptı süper lig liderinde pişiyor.
5-Bu transfer dönemi kaan kurt belki kulübü bırakmaz ama eren sami dinkçi, ensar aksakal, emircan gencel gibi gençler sıfır/a yakın maliyetle gelebilir. yaz için de aynı şekilde 3-4 kişi (tunahan taşçı, kerim çalhanoğlu, omez özden, mehmetcan aydın mesela). bunlar dediğim gibi bizim U19daki iyi oyuncularla kaynaşacaklar aralarından iyi olanları A takıma yükselecek. U19 takımımız her sene oyuncularının bir kısmı A takımla oynamasına rağmen açık ara şampiyon olacak kadar dominant olmalı. bu büyük masraf değil. küçük maliyet ve riskle her 8-10 altyapıya transferden 1-2 tanesi tutsa zaten fazlasıyla yeter, bizim seviyemizde olmayan ama yine bir iş görecek olanları 300e 500e daha alt seviye takımlara satsak zaten bu operasyonun masrafının hatırı sayılır kısmı çıkar.

kısa vadeli çözüm: sosa marcelo gibi bir sebepten ederinin altında olan oyuncuları alıp makul maaşla bir kaç sene yüksek verimle oynattıktan sonra aldığımızın 4-5 katına satmak. bunda çok yüksek başarı oranı şart zira her tutmayan transfer kayyuma bir adım daha yaklaşmak demek.

bu iki durumda da bir yandan da atiba gibi bedava/ya yakın bonservis ve düşük maaşla gelip uzun seneler iyi iş görecek oyuncu bulabiliyorsak alacağız tabi. bir önceki şıktan daha düşük olsa da yine de risk daha fazla.

Ahmet Usal dedi ki...

@diskonnektus erektus

Sağolasın, güzel toparlamışsın, hepsi makul ve mantıklı öneriler gibi görünüyor, bunları gerçekleştirecek irade sorunu var, ondan proje ve yapılanma deniyor burada sürekli demek ki!

@beagle

Başıma bir şey gelmeyecekse, golleri Elneny çıktıktan sonra yedik;)

beagle dedi ki...

@Ahmet
Diaby çıktığı veya Necip oynamadığından da yemiş olabiliriz. :)

Bu arada merkezden adam çıkarıp 3 santraforla oynamak da olabilir sebep ;)

Elneny gitsin de Güven 8 oynasın demedik be dostlar...

james dedi ki...

@disko

Güzel açıklamışsın. Bu yapılanma A takımın altında değil hemen yanı başında kurulup sürdürülmeli. Futbolumuzdaki kriz gibi zamanlar aynı zamanda fırsat dönemleridir. FB yönetimi üzerindeki baskı nedeniyle bu işlere girişemedi. GS ise zaten teknik yönetim tercihiyle buna çok uzak. Bir tek TS kulüp ve kent yapısı gereği altyapıyla sürekli içli dışlı halde ve bu orada yerleşmiş bir kültür, onlar da çoğunlukla Trabzon altyapısına odaklanmış durumdalar.

Beşiktaş'ın daha doğrusu İstanbul ortamının etkisinin mevcut batmaya yakın hal ile birleşmesiyle bu işler için kurumsal bir yapı şart. Hazır Altınsay gibi bir adam varken genç yönetimi için bana göre iyi ve bilgili, tercihen yabancı bir koordinatör lazım. Bu isim daha önce zikrettiğim ve Beşiktaş'ı çok seven Terzic olabilir mesela. Hem bize olan yakınlığı ve ülke futbolumuzu tanıması, hem işin ekol kısmında sürekli yer alması, hem A takım teknik direktörleriyle çalışma kültürüne sahip olması hem de gayet geniş bir genç izleme ağına sahip bulunması çok büyük artılar.

Aksi halde Övünç'ün yazdığı gerekçe devreye giriyor yani "e eldeki malzeme bu". Gerçi o zaman da kulüp bu sezon başı çok da mütevazı olmayan bir harcamaya yaparken sözleşmeli ya da kiralık alınan oyuncuların Avcı'nın gelişinden 2-3 aylık bir süre sonra takıma gelmesi var. Hiç para harcanmasa ya da transfer yapılmasa amenna, işte para yok malzeme bu diyelim. Şimdi gerekçe ne? Ayrıca şu an kadroda olan oyuncuların önemli bir kısmının kiralık olmalarından dolayı gelecek sezon gitme durumlarını biz düşünüyoruz da takımın teknik kadrosu düşünmedi mi/düşünmüyor mu?

İşin özeti şu, alalım 2 tavşan kanat bir kaç da eksik bölgelere oyuncu ben şampiyon ederim düşüncesi halen yürümüyor. Başa oynayan takımlar düştükleri durumdan daha da dibe iner de ancak bu şekilde şampiyon olsak dahi bu gerçek değişmiyor. Milyon avroların döndüğü ve profesyonel sözleşmelerin imzalandığı günümüz futbol ortamında niye illa ki niyet okumaya çalışıp sanki geleceğin takım sistemi/futbolu oturtulmaya çalışılıyor aforizmasına girelim, hangi emareyle?

Ahmet Usal dedi ki...

@james

Yav, tamam, anladık vurmayın, çok bi şey istemedik, takım biraz oynasın, üstünü biz tamamlardık:)

Yani bu bahsedilen öneriler niyet varsa takım yarışırken de yapılır, tüm olay mümkünse yarışalımdı!

@beagle

Bence ne olduysa Necip oynamadığından oldu, çocuğun ahını aldık:)

Ahmet Usal dedi ki...

Şaka bir yana, hepsi makul ve mantıklı öneriler, böyle burada toparlanmış olsun, normal şartlarda kim takar Yalova Kaymakamını, ama Yalova artık Vilayet, devir sosyal medya devri, güzel fikirlerin burada kaydının olması iyi bir şey, bir gören, okuyan olur, icra makamı icraat yapmaya niyet eder, zayıf da olsa umut umuttur!

Katkıda bulunan herkese teşekkürler..

james dedi ki...

@Ahmet

Senin gibi iyi niyetiyle takımın başarısını isteyen taraftarların sonuç beklentilerini buradaki tüm Beşiktaşlılar taşıyordur. Mevcut durumu bu şekilde değerlendirmekte bana göre sıkıntı yok. Ancak maçta kaçan birkaç pozisyona bakıp sadece son vuruşlarda şanssızdık ya da bir sistem oturtulmaya çalışıyor diye düşünmenin fazla bir zemininin olmadığını düşünüyorum. Gençlerle olması gereken işler elbette takım yarışta varken de yapılır. Orada ise önemli bir konu devreye giriyor, o da teknik yönetimin buna nasıl bakıp yaklaşacağı. Bana göre zurnanın zart dediği yer, stratejik düşünmenin olmazsa olmazları olan eldekileri ve yapılabilecekleri değerlendirip ona göre kararlar almak.

Şöyle ki, diyelim arzu ettiğimiz gençlerle ilgili sistem bir şekilde az veya çok kuruldu, ama malum kaynaklar önemli bir süre için kısıtlı. 4 milyona ne vereceği kuşkulu bir oyuncu almak mı, gençlerden potansiyelli 2-3 isim üzerinde ısrar etmek mi tercihi çok kritik bir karar. Bu aşamada ise hedeflenen oyun devreye giriyor. Takımın sağlam bir futbol anlayışı yoksa mevcut durumdaki gibi altyapıda biraz parlayan gençleri seçip A takımda yer vermenin pek bir anlamı kalmıyor. Bir kere o genç nasıl bir anlayışla yetişti, sizin oynatmak istediğiniz futbol sistemi ne ve onun buna nasıl evrilmesini bekliyorsunuz, vs vs. Şimdi bir aşamaya daha geldik, bu süreçte her yerde Avcı transferi olarak anlatılan Diaby için sabrediliyor ama gençler için sabredilmiyor işte; nedenine gerek var mı, bunu ben aldırdım diğerinin zaten bir etkisi olmaz hesabı.

Ben şahsen mevcut teknik yönetimin modern anlamda uzun vadeye yayılabilecek bir anlayışı olduğunu görmüyorum, belki benim göremememle alakalıdır. Bu şekilde emarelere de bakıyorum, ki olan biteni çok kişi yazdı çizdi zaten, yine bir gelecek göremiyorum. Dediğim gibi tek gördüğüm tek tip ve bireysel performansa dayalı, bu olmayınca hokus pokus formatında onu buraya diğerini oraya koyup farklı bir şey olmasını bekleyen bir anlayış. Tonla borca rağmen bir de. Bugün Güntekin de hala hızlı ve skora katkısı olacak bir kanat oyuncusu ihtiyacından bahsetmiş, Avcı'nın oyun anlayışından dolayı böyle yazdığına neredeyse emin olsam da, bir bıkmadılar bu kanat olayından ne diyeyim.

Diğerlerine göre geçmişte farklı bir kültürü uzun yıllara yayan bir şekilde göstermiş, genç oyuncu da çakmağın yanması kadar bir ışık görse sabredecek bir taraftarımız varken bu şekilde ligin tünele gitmekte olan futbol trenine binmekte ısrar etmek bana göre yazık.

Ahmet Usal dedi ki...

@james

Şimdi daha iyi anlıyorum, çünkü voodoosunu devam ettirdiği sürece yarışma umudu vardı! Aslında bu maç takımın performansı geçen maçtan da iyiydi, ama
daha gerçekçi bakınca sizlerin ve @Övünç ün bahsettiği olgular daha göze batıyor!

Yani mevzu kısa vadeli başarıysa kanat alacaklarına Mert Hakanı alsınlar, çünkü renkliler garanti ilk ona saldıracak, geçen sene Muriç neyse bu sene Mert Hakan o!. Ligde en iyi "pas atan" adam! Bize de lazım. Ama bu kadar yeteneksizin ve enerjisizin olduğu kadroda ne olur, bir şey olmaz. Erdemi kazanalım daha iyi!

Burada uzun uzun anlattım kendimce şu anda takımın başında yabancı hoca olmasına neden karşı olduğumu! Şöyle anlatayım, iki taraflı radikal uç varsa fikirlerde, genelde gerçek ortalarda bir yerdedir. Ne gibi? Memleketteki futbol iklimini değiştirecek gücümüz yok, böyle devam edersek gelecek de yok, Hocaya transfer yaptırmayalım, eldeki malzemeyi kullanmak zorunda kalsın, kiralıkların da gideceğini hesap edip takımı ona göre planlasın, bu tabi yönetimin zorlamasıyla olur, Hoca her basın toplantısında buna uyacağını söylüyor. Burada bahsedilen önerileri hayata geçirecek bir irade olursa o asıl kaynakları buna ayırsın, Hocaya da altyapıdan ne kadar adam çıkartırsa bizde o kadar geleceği olacağı anlatılsın!

Oynattığı oyunla ve kurulan kadroyla ilgili fikirlerimi daha önce de söylediydim. Yine de Hoca yarışmacı bir hoca diye düşünüyorum, arada bize derbi kazandırır, yarışma illüzyonu da devam eder, alttan da gerekli yapısal reformlar yapılır, sanki ideali böyle bir şey gibi..Seneye üstyapı için gerekirse başka çözüme bakılır, ben basın toplantılarını dinledikçe adamın illüzyonuna kapılıyorum, çünkü oyunun tutkulusu, ağırlıkla oyunu konuşuyor, boş da konuşmuyor, sorun konuştuğunu oynatamıyor!

Azı çok yapacak bir şey varsa o da sistemdir, bu da memlekette sistemi olan az sayıda yerli Hocadan biri. Bu şartlarda sene sonunu görmek bana daha mantıklı geliyor! Backgroundu altyapıdan adam çıkarmaya yeterli, Avrupa Şampiyonluğu ve Dünya dördüncülüğü var, iki - üç genci monte edebilse iyidir!

Sabır benim kuşağın taraftarının gücü, bugün kimse Gordona tahammül etmezdi, başta burası, 80 den önce oyuncu değiştirmeyen, orada da ölçüsü kim yorulduysa onu çıkarmak olan bir adamdı. İnatçının kralıydı! Bir de Seba dönemi sıfır lobi falan değildik, MİT İstanbul sorumlusu, bu şimdi Paşanın sahibini yönetime aldığında parasını da alıp Ertuğrulu falan alabiliyordu!

Bu devir, kendimce gördüğümü ve düşüncelerimi yine burada yukarılarda detaylıca anlattım, farklı, sabır Tüpçüden ve ironik olarak Çarşı çıktığından beri kaybettiğimiz bir özellik! O yüzden yapılanırken bir elimizle endüstriyel futbolun köşesinden tutmamız, yarışabildiğimiz kadar yarışabilmemiz bence hala önemli!

Naçizane fikirlerim bunlardır, sürç-ü lisan edip etmediğimi yine zaman gösterecektir!

BJK4EVER dedi ki...

Siz biraz genis perspectife tasimissiniz, ben macta kalacagim. Skor ve oyun sasirtmadi; cekirge zaten surekli sicriyordu, cakilacagi belliydi. Bu futbol ve kadro yapisi uzun surede basari getirmez, gol ortalamasi ve gol beklentisi 1 olan takim sampiyon da olamaz. Her mac rakip 15. dakikada 10 kisi kalmaz, ilk atagin gol olmaz, rakip maci 0 golle kapatmaz. Besiktas'in her mac 2-3 gol atacak kadar pozisyona girmesi lazim. Denizli maci zor geldi, Konya maci zor geldi, Kasimpasa maci zor geldi, buraya kadarmis demek ki.

Benim gozlemledigim kadariyla takimin pozisyona girememesinin 2 nedeni var;

1 Orta saha karakteri. Atiba ve Elneny'nin performansina, profesyonelligine, mucadelesine saygim var. Hatta Elneny son 4-5 mac beni feci yaniltti, ligin net ustunde oynuyor. Ama mesele mucadele meselesi degil; istedikleri kadar muhtesem oynasinlar, bekleneni veremiyorlar. Ofansif olarak hicbir etkinlikleri yok. Ara pasi yok, dripling yok, adam eksiltme yok, uzaktan sut yok, ceza sahasina girip pozisyona girmek yok. Atiba'nin Kasimpasa ve Kayseri macindaki pozisyonlari tesaduftu ve 5 macta 1 olacak pozisyonlar. Bize senede 5 gol atacak bir 8 numara lazim, ama yok iste. Elneny'nin girdigi basit net pozisyondaki vurusu da bunun ozeti gibi.

Ha, ayrica su bir tartisma konusu olabilir; merkez hic etkili olmadigi icin, aldigi her topu kanada atip ofansif sorumluluktan kactigi icin mi kanada yigiliyoruz? Yoksa hoca kanat futbolunu istedigi icin mi bu 2'liyi oynatiyor? Hoca merkezdeki ikiliden sadece ikinci toplari alsinlar, ortayi kapatsinlar, top bizde kalsin, acik vermeyelim, ofansi kanattan yaparim diye mi dusunuyor? Yoksa hoca bu 2'liyi tercih ettigi icin mi sahadaki futbol kendiliginden buna evriliyor? Bu cevabi onemli olan bir soru. Madem ki dusuncemiz bu, o zaman tam 4-4-2 oyna ve iki forvetle cik, en azindan orta saha-forvetin ahenk icinde olsun ve Ljajic iskartaya ciksin bari. Orta sahadaki ikilinin oyun kalitesine ve takimin ofansif gucune etkisini anlamak icin Trabzon'a bakmak yeterli. Bu aksam 10'dan bozma Sosa ve Nijerya milli takiminda forvet arkasi oynamis, aslen 8 olan Mikel oynuyor, gecen sene de Yusuf Yazici oynuyordu. Bu orta sahayla oynarsan ilerideki 4'lu cosar tabii.

2 Gelelim ikinciye; forvet arkasindaki 3'lunun hicbir sekilde mantigi yok. Ben Ljajic'e kizamiyorum, cunku adamin verimli olmasi icin al-ver yapabilecegi, verkac yapabilecegi oyuncular lazim. Caner'e atsa top kanada sikisacak ve orta gelecek. Ljajic'in boyu 1.30 oldugu icin iskartaya cikiyor. Gerideki ikiliye oynasa onlar topu eveleyip geveleyecek, bir bok yapamayip topu ya stopere ya beke geri atacak, tekrar basa alacagiz. Adamin tek ofansta etkili olma sansi Buragi savunma arkasina kacirip asist yapmak, ama orta sahamiz Ljajic'i dogru anda dogru yerde topla bulusturma kabiliyetinde olmadigi icin onu da yapamiyor. Ljajic bir Talisca degil, o ozelligi yok. Ljajic'in attigi gollerin tamami ceza sahasi cevresinde topla bulusup alan buldugu pozisyonlar ve dar alandaki etkisiyle gelmis goller. Kanattan gelen bir topa kafayla ve ayakla vurup gol attigi 1 tane pozisyon bile hatirlamiyorum ben.
Ve sen bu adami tamamen kanatlara acilmis 2 kanatla oynatiyorsun. Hadi Caner uzerinden oynayacaksin, ok. O zaman diger oyunculari ona gore duzenle. Diaby hayatinda kapali savunmaya karsi uzak forvet golu atmamistir. Ljajic'i yazdim zaten. Sag aciginda ya oradan da top getirmek istiyorsan Lens oynasin, ya da uzak forvet olarak Guven. Hic Ljajic'le ugrasma, bari Umut-Burak cift forvet ciksin en basindan. Baktin mac cozuldu, sonra Ljajic girer oyuna zaten. Simdi macin 65 dakikasini mantiksiz bir 3'luyle cope atiyoruz zaten, sonra kopar koparabilirsen. Ha, madem bu kanat futbolu islemiyor, Ljajic uzerinden oynayacagiz. O zaman N'Koudou sol kanatta oynar. Orta sahanin ortasinda Oguzhan oynar, Orkan'a ya 8'de ya acikta bir sekilde yer bulursun. Boyd daha fazla forma sansi bulur, Guven mutlaka kanatlardan birinde oynar. En azindan birbirinin futbol dilinden anlayan oyuncular oynar.

BJK4EVER dedi ki...

Oyundan memnun kalanlar ve gelecege umutla bakanlar olmus, ama bence oyun umutlu olmak icin degil, umutsuz olmak icin sebep.
Topa 67% sahip olmusuz, 637 pas yapmisiz. Rakip sayabildigin kadariyla, 2 elin parmagi kadar anca kendi yari sahasindan cikmis. Bak, atak falan demiyorum, bildigin yari sahandan cikma diyorum. Zaten 50-85 arasi neredeyse hic cikmadilar.
Rakibin bize defansif olarak hic sikinti cikarmadigi, topa bu kadar sahip oldugumuz, bu kadar hucuma enerjimizi aktardigimiz, hucum etme sayimizin yuksek oldugu macta bile pozisyona giremedik. 70'e kadar 1 tane karambol poziyonu var, ondan sonra de Elneny ve Buragin 2 pozisyonu. Bu kadar domine ettigin macta 70 dakika sadece 1 pozisyona giriyorsan baya baya derin bir sikinti var ortada.
Ve ileride, rakiplerin sana sikinti yarattigi, basa bas gecen maclarda nasil gol atacaksin? Bu macta berbat oynasak, ileride duzeliriz rayina otutur derim. Ama bu macta bile gol ve gol pozisyonu sikintisina giriyorsak isimiz zor.

james dedi ki...

@Ahmet

Çok güzel özetlemişsin ellerine sağlık.

Futbolda yatay bir kriz olduğunda Beşiktaş buna göre kendini aşağı çeken bir kulüp olmadığını geçmişte bulduğu gençlerle 3 yıl peş peşe şampiyonlukla kanıtladı. Öte yandan bir şey kesin olarak eleştirilemez, o da takımın teknik yönetimini devralanların “benden istenilen bi hedef var bu doğrultuda çalışıyorum” sözü. Bu şuna benziyor, teşbihte hata olmaz misali, ağır hasta olan biri için doktorun birinin çıkıp bana imkan verin, çok da kallavi olmayan işler ve masraflarla ben bu hastayı ayağı kaldırırım lafıyla ona güvenirsin ve o da bunu samimi olarak sarf etmiştir. Hani bunca umutsuzluk ortamında ve ayan olmaya başlayan gerçeklere karşın inanmak istersin ve evet dersin. Sonra bakılınca pek değişen bir şey yok, hatta yine masraf vardır ve önce uygulanan tedavilerden farksız şeyler görürsün. Beşiktaş'ın bu hasta örneğinden farkı, her zaman umut vardır.

Eğer ki eldekileri kaçırmamak adına mevcut palyatif işle devam etsin, ama aynı zamanda bu palyatiflikle gençlere dayalı bir altyapı da oluşsun dersen bu bana göre maalesef mümkün değil. Çok nedeni var da, ki en önemlisi palyatiflik bu kadar üst düzey bir kadro yönetiminde ancak sistemin oturduğu ama bu sistemin tıkandığı anlarda kısa süreli alternatif olabilir, oysa mevcut durumda palyatiflik temel olanken sistematik olanı ona alternatif görüyoruz. Daha da önemlisi bizim kültürümüzde birilerini zorlayıcı işler gerekiyor, üst seviyeden ben bunu tercih ediyor ve istiyorum denmesi gibi. Yoksa bu halde gençler için kim niye kassın.

Öte yandan, madem mevcut kadroyla ilgili de yorum söz konusu, daha takım hazırlık maçları öncesinde dahi burada 8 numara eksiği olduğunu yazdım. Bu oyun tercihleriyle ilgili bir konu da değil, bir gereklilik. Her ne kadar teknik yönetimizin en tepesindeki bir maç sonu ben kanatlardan gidin dedim onlar ısrarla ortadan gitmeye çalıştılar diye durumu eleştirse de, bahsettiğimiz otoyol trafiği değil günümüz futbolundaki pas trafiği. Fifa 99 oynamış dinozorlar bilir, o oyunda topu hızlı sürüp bir şekilde kanattan akan oyuncuya atardınız o da rakip ceza alanına ortalardı, yeterince hızlıysanız ki bu çok zor değildi, ortadaki de kafayı vurur ve gol olurdu. Şimdi artık Anadolu takımlarının dahi defansif önlem aldığı bu formatta hala ve yeniden kanat oyunccusu transferi ne alaka; haydi Q7 gitti (neyse ki) yerine Nkoudou aldırdın, bir de Diaby var, hala mı kanat. Ligin yerlerde sürünen futtbol ortamında işliyor desen amenna, kritik maçlarda işlemiyor işte.

Gordon demişken, o dönemleri ergenliğinde yaşamış biri olarak Beşiktaş şampiyonluklar yaşarken ne Gordon ne de oyuncular o zaman şifresiz şekilde Trt'de yayımlanan maçlardaki performansları dışında ön planda değillerdi. Saklayacak bir şey yok, 12 yaşına kadar iş olsun torba dolsun formatında FB'li olan biri olarak henüz şampiyon olmamış Beşiktaş'taki bu hali görerek bilinçli tercihle Beşiktaşlılığı seçtim. Zira bir ruhu ve sistemi hissetmiştim. Şu andaysa kimse kusura bakmasın ama Bilic bile daha iyi olurdu diyecek haldeyim :)

Hissettiğimse farklı bir konu, ona göre Beşiktaş bu sezon şampiyon olacak (ciddi, demişti derseniz :)

Ahmet Usal dedi ki...

@BJK4EVER +1

Feci sağlam değerlendirmeler yapmışın, hakkaten güzel öneriler, Hoca görse bari!

Ben de ne psikolojideysem artık, @James dediydi ya uyuşturucu hissiyatı, TS maçı varken bu kabız oyun tarzından bi şey çıkar mı diye memleketin en kabız topunu oynayan iki takımının maçını izliyorum şu anda - Başakşehir-Konya, maçta 1-1, Başakşehir öndeydi, Konya santrafor alıp attı golü :) Demba Ba girdi, dur bakalım ne olacak!

Tam öğretilmiş çaresizlik!

Huzeyfe dedi ki...

Tartışma biraz planı vardı yoktuya sıkıştı. Tek boyutlu bir oyun var esasen. Ben buna çok takılıyorum. O olmuyorsa başka birşey denemiyoruz. Örnek vereyim (3 senedir en çok maçını izlediğim takım olduğu için), Liverpool'un klasik bir oyunu ve gol atma şekli var. Beklerin ileri çıkıp öndeki 3lünün savunmanın arasına girdiği, sağlı sollu orta yaptıkları bir oyun. Konsantre ve iyi savunmacılarla bu oyuna direnebiliyor bazı takımlar. Ek olarak, korner veya duran top dönüşlerinde öndeki olağanüstü hızlı oyuncularıyla geçiş oyunu oynayabiliyor Liverpool. Bunun da önüne Yugoslav faulleriyle geçmek mümkün. Son bir senedir gözlediğim bir de uzun top oyunları var ki son zamanlarda birçok kilit maçı böyle açtılar. Özellikle 2.bölgede bekleyen ve stoperlere baskı yapmayan takımları çok kolay açabiliyor bu oyun. Tabi ki Liverpool'un ön 3lüsü sıradışı yeteneklere sahip. Ama o uzun topu atan oyuncu bazen Lovren. Savunma arkasına koşan oyuncu bazen Salah, Mane bazen Origi bazen Chamberlain.
Evet belli seviyede sonucu yetenek belirliyor ama o pozisyona girmek için lazım olan şey fiziksel yeterlilik ve bir plan.

Diaby Ankaragücü maçında atamadığı golde yetenek eksikliği gösterdi, evet. Dün böyle birşey olmadı ama. Adamın ne şutu ne ortası var. Topu oraya getirdik filan demeyin yani, getiremedik. Ceza sahasında da topla buluşamamışız, cizgiye indiğimiz filan da yok- ısı haritalarına bakın.

Neyse. Sonuç olarak, Avcı'dan kurtulmak lazım çünkü ortaya koyduğu kalıcı birşey yok. Devre arasında ne var ne yok satıp yeniden yapılanmamız lazım. Küme düşmeyiz artık, gerisinin bir önemi yok.

Ahmet Usal dedi ki...

@james

Hocam şimdi Biliç deme, her şekilde bunda iyi, adam Championshipde lider, gelemez, o da yarı Türk sayılacağından olabilirdi ki ilk krizde acıyla gelip buraya yazmaya başladığımda bari onu getirsinlerdi ilk yorumum.

E burada tartışa tartışa ve mevcut oyun sayesinde kanırtıla kanırtıla 3. gözüm açıldı, o yüzden gayet güzel açıkladığın neden hem üstyapı hem altyapı beraber olmaz mantığını net bir şekilde anlayabildim, maçı kazansaydık anlayamayacaktım:)

Bide @james, hakkaten Nkodou Diaby deyip bıçağı daha derin çevirme, sinirim zıplıyor, çünkü bu hormonsuz vitaminsiz araplar ligde en sondaki takımın araplarından bile yeteneksiz ve fiziksiz(bknz:Orgill-ki formsuz hali hocasının ifadesiyle), diğer maçları izledikçe kazığın büyüklüğünü idrak ediyor insan, sonra da bu kötüden iyiyi nasıl çıkartırıza kafa yoruyor, hayat tarzı çünkü.. Dedim ya, öğretilmiş çaresizlik!

Yav ben Beşiktaşlıyım, yönetim böyle bir karar alır uygularsa sonuna kadar arkasında olur, sabrederim, almazsa da şartların elverdiği ölçüde takım için ne iyi olacaksa onu isterim. İşte ortamda da paylaşıyorum, dinliyorum, öğreniyorum! Kazanırsa mutlu olurum, kaybederse de üzülürüm, çok da karışık değil yani, hayat gibi..

Ahmet Usal dedi ki...

@BJK4EVER

Değerlendirmelerinde tek sorun Oğuzhan, Orkan, Boyd ve Güven, çünkü "yok abi bizden olmaz ya" kısmını çok net gösterdiler şimdiye kadar! Yani ortada Kartalı, kanatta Erdemi düzenli oynatıp, ilk 11 de Umutu falan sürekli kılma sanki daha iyi seçenek! Bahsettiğin adamlardan da devre arası kurtulmak en iyi çözüm gibi. Çünkü olmayacaklar, hatta Nkodou yerine de Almosu takıma alsınlar, alın size gelecek!

25 liklerle acı çekeceğimize 18-19luklarla çekeriz, belki daha iyi olur. Hocanın şansını es geçerek söylüyorum üstelik, Başakşehir berabere, TS evinde Denizliye mağlup, Denizlinin araplarının da bizimkilerden iyi olduklarının tescillendiği maç!

Kader ağlarını örmeye ve bizlere oyun oynamaya devam ediyor!

james dedi ki...

@Ahmet

Buradaki insanların çoğunluğu mevcut transferlerin adı ilk geçtiğinde çoğunluğu hakkında eleştirilerini sıralamıştı. Haklı çıktıklarında hepsinin üzüldüğünü biliyorum. Bu sevda işi. Hani kendisi için gerçek seven birşey ifade etmese bile yine de sevip aşık olanlar oyuncak gibi bir yamacımda dursun diyen hatunlardan her ne sunarlarsa sunsunlar uzaklaşılır, o hesap. Uzaklaşılan sevgi değil bunu yanlış anlayıp uygulayanlardır. Beşiktaş yönetimleri de aynı şekilde asıl olan sevgide bir araçlar. Aksi halde yine ve yeniden YD gelsin, en azından yaptıklarını açık saçık borç yazıyordu vatandaş :)

Altınsay yönetimdeyken transferde biraz daha düzgün işler bekleyebiliriz. Yoksa benim çok sevdiğim Torunoğulları bitirici adam, planlama başka iş.

yilmaz dedi ki...

Benim anlamadığım ligde 5 puan gerideyken devre arası yeniden yapılanmaya neden gidiyoruz?

Haklısınız bok gibi oynuyoruz, maçların özetlerini seyretmek bile zül geliyor da, yeniden yapılanma için sezon sonunu beklesek daha iyi olur sanki.

Büyük takım olmanın götürülerinden biri de yarışmanın içinde olma zorunluluğudur. Ligde kaldık tamam yeter elneny karius evine, ljajic vida Arabistan'a diyip ligi 5. 8. Filan bitiritsek, çok az taraftarı memnun eder takım. Bu da yeniden yapılanma içindeki takıma zarar verir bence.

james dedi ki...

@yilmaz

Dürüst olalım, ligin bulunduğu yerlerdeki seviyede hala bir şansımız var mı, evet. Bunun için bu sezonun sonunu bekleyelim mi, olur yani madem transfer yasağı ve Avrupa kupalarına katılamama ihtimalleri ayyuka çıkmışken madem bu kadar önemli.

Ama "yeniden yapılanma içindeki takım" bana göre doğru bir ifade değil, dediğim gibi bana göre.

Ahmet Usal dedi ki...

@yilmaz

Ben yönetim ne yaparsa ona uyarım, gönlüm de yarışmaya devam etmekten yana,çünkü başarı kulübün ekonomik olarak menfaatine, ama eleştiriler de haklı, en azından sıfırlansın diyenlerin derdini daha iyi anladım, herkesin mantıklı gerekçeleri var. Bu şekilde geleceğimiz yok diyenler de yanlış bir şey söylemiyor, kurulan kadronun geleceği yok çünkü! En afili ve pahalısı Nkodou, o da sakatlanmasın diye pamuklara sarılarak oynatılıyor ve yine de sakatlanıyor, Diabyye lig kalın geldi, Boyd büyük takımda oynayamıyor, Elneny ve Karius alamayacağımız satınalma opsiyonlarıyla kiralık ve kaliteli diğer oyuncularımız yaşlı! Yoksa yarışmaya devam edelimin şampiyonluğunu yapıyorum zaten, ama şans da yardım ediyor, IBB ile aynı puanla 3.cüyüz falan, çok acayip!

Bana şöyle görünüyor, yönetim ne yapar bilemem, ama FB ye yenilirsek sanki Gençlerbirliği maçı da kolay geçmez, Denizli gibi onun da bizi burada yenebilme ihtimali var, ligde her takımda var. İki kötü sonuç ardarda gelirse ne olur bilemem. Fenere yenilmek zaten lig şartlarında olağan.

Ha Hoca derbi oynama geleneğini yansıtır, hakem vs şanssız da olmaz, iki maçı da alırsak zaten Hocayı kimse göndermek istemez, ama şampiyon olalım diye imkanlar zorlanıp pahalı yatırım yapıp olamayıp ŞL ye gidemezsek daha da batarız! Hakkaten herkes haklı!

Zaten sanırım bu kadar tartışılmasının nedeni de bu..

Ahmet Usal dedi ki...

@James

Altınsayı kaçırmayacak bir yönetim geldi de hayır mı dedik. İşte Altınsayı oralara getirip tutamamak da "Ülke Şartları"

@yilmaz

Bi de hakkaten öyle yaldır yaldır umut veren bir oyun yok. En iyisini de oynasak, @huzeyfe nin haklı olarak bahsettiği gibi, gol ihtimali az bir oyuun oynuyoruz. İç sahada seyirciyle Hocayı da temkinli olmaktan çıkartıp kazanırız diye düşünüyorduk, e Hoca da gaza gelip yaptı, Elneny Rebocho çıkarıp üç forvete döndü, Sergen taktı. Şimdi daha önce burada hepiniz bu tehlikeyi gördünüz, söylediniz, işte oldu! Yani umut şuradan var, hoca yarışabilir, bu oyunla yarıştı ve lig çok inişli çıkışlı, rakiplerde de istikrar yok. Şundan da umut yok: Geleceği olmayan, zayıf bir kadro, gol oranı da düşük olacak belli, hep bıçak sırtı ve winner oyun yok!

Bilmiyorum ne kadar özetleyebildim!

yilmaz dedi ki...

@james, @ahmet

"Yeniden yapılanma içindeki takım" tabirini mevcut durum için kullanmıyorum. Devre arası hepsini gönderip kurduğumuz hayali takım için kullandım. Onu da @Huzeyfe'nin "Devre arasında ne var ne yok satıp yeniden yapılanmamız lazım. Küme düşmeyiz artık, gerisinin bir önemi yok." cümlesi için kullandım.

Yıllardır birikmiş problemleri, tek kalemde, 15. haftası geride kalmış bir sezonda çözmeye çalışmak, çok doğru mu ona takılıyorum ben.

Adım gibi eminim, şu anda Leipzig'in futbol yönetim kadrosunu, teknik direktörünü filan komple transfer etsek, ligdeki durumumuza bakar, eldeki malzemeye bakar (biraz boynunu büker :)) , "bu sezonu en iyi nerede bitirebiliriz" der. Asıl yapacağı idari ve teknik yapılanmayı sezon sonuna bırakır.

Bu yıl yaptığımız transferlerin de gösterdiği üzere scout denen yapılanma bizde 0 noktasında. Yani scout ekibi bu seviyede olan bir takımın devre arası yapılanmasıyla şapkadan tavşan çıkarmasını beklemek çok iyimser olur.

james dedi ki...

@yilmaz

Haklısın maalesef.

@Ahmet

+1

FB maçıyla ilgili; normal şartlarda bize vermezler, bizim de Kadıköy'deki 3-4'lük maç gibi sağlam bir oyun ve karakter ortaya koyamayacağımız aşikar. Onca eleştirdiğimiz teknik yönetimin ve kadronun bir avantajı var fakat, Caner gibi Arda-Emre ekolündeki oyuncumuz hariç takım oyunun mental kısmında gayet dirençli duruyor, elbette bunda ligimizde yeni süre alanların oranının etkisi büyük ama genel durum bu, misal Elneny de ilk maç sonra anladı durumu.

Bana göre Yanal halimizi de görerek ortaya geniş bölgede adam yığacak ve set deneyecek. Bu konuda çok sakarlar. Ben Avcı olsam, rakibin en yumuşak karnı olan 3. bölgeye yoğunlaşıp kanatlara değil Atiba-Elneny'den atılan basit kısa paslarla başlayan orta alan atakları için önde Oğuzhan'la başlarım (maalesef eldeki tek adam, iç saha baskısını da hissetmeyecek). İçeri kat edebilecek Ljajic sol iç olmalı. Artık ligimizde her takımın ezberlediği oyunumuzu bu şekilde zorlama değiştirirse ve ilk golü atarsak bir şansımız olabilir. Bir de kalabalık olacak rakip defansta kaybolması kesin Burak out Umut in pls. Zira Burak'ın rakip bölgede abartılan hareketliliği hiçbir zaman pozisyon bazlı olmadı, atılan pas bazlı hepsi.

Bence beraberlik maçı.

Unknown dedi ki...

Merhabalar, askerde olduğum sürede telefon bozulmuş, WhatsApp gruplarından çıkmış bütün numaralar gitmiş, gruplardan ulaşabileceğim biri var mı?

Ahmet Usal dedi ki...

@yilmaz +1

Haklısın, bir de çok da çöp ve ucuz bir kadro değiliz, sanırım hala ligin en pahalı üçüncü kadrosuyuz 79 Milyon Euro idi transfermarka göre, Vida, Ljaic de var yukarda yazmadığım, hatta Ruiz de var, Nkodou zaten 4 milyon, daha oynayabilecek ve satılabilecek yaştalar. Sorun gelenler çok gözalıcı çıkmadı, yoksa Kariusla Elneny nin bonservisini dahil ettiğimizde baya pahalı takımız, ki sorun da o, o maliyetle orantılı bir oyun yok!

Zaten bir dönüşüm olacaksa dediğin gibi ligi bitirebileceğin en iyi yerde bitirmek en mantıklısı, elde okutacağın oyuncu varsa onlarında değeri ve getirisi daha fazla olur, taraftar mutluluğu ve marka değerinin renklilerle aynı seviyelerde kalması da cabası!Borsada hisselerin de tepede kalır. Yarışmaya devam etmek bu nedenlerle önemli..ŞL zaten akıllı değerlendirilirse kayyum yollarından ilk çıkış olabilir..

İşte eniyle boyuyla tartışılıyor, tüm opsiyonlar görülüyor, karşıt fikirde olanlar birbirlerini daha iyi anlıyorlar, iyi oluyor, sıkıntı yok..

Ahmet Usal dedi ki...

@james +1

Hocam başarılı teknik değerlendirme olmuş; tüm etmenleri gözönüne almışsın. Fenerin bugını Sivas gösterdi, aslında başka takımlar da gösterdi, savunma arkasına atılan ölçülü toplar, çözüm bulamadılar ona, Yanal senin de dediğin gibi daha dikkatli olacaktır, biz de bizim Hocanın kendine özgü "çanakkale geçilmezini" oynayıp araya sıkıştırmaya bakacağızdır. Ben skor tahmini yapacak kadar bilemedim bu oyunu hiç bir zaman. İlginç maç olacak. Hayırlısı diyelim..

james dedi ki...

@Ahmet

Estafirullah, derbilerde çoğu zaman tutturamadım genelde. Fakat bizim geri altılının biri yaşı geçmiş, biri yavaş, birinin savunma yönü zayıf (Rebocho ilk müdahale dışında yok gibi), birinin hayli yaşı geçmiş, sonuncusunun da ısırması yok. Geriye kalan Vida Malatya maçında az daha kahraman oluyordu da Malatya hücum etmeyi hatırladı. Öndeki 4'lünün defansı ise evlere şenlik zaten. Hoca aynen dediğin gibi defansla başlayıp kanser edecek muhtemelen. Oysa herşey ilk golü atmaya bağlı. Savunma arkasına atılacak toplar için de Ersun Yanal'ın takımının Elneny ve Rebocho'ya baskı uygulaması yeterli.

Umalım ki FB beklenmedik şekilde Beşiktaş'ın dengesiz formuna güvenip kendi oyununu oynamaya kalksın, bir türlü olamayan bu oyun yine silik kalacağı için şansımız bayağı artar.

Ahmet Usal dedi ki...

@james +1

BU arada, benim gibi mutluluk hapına ihtiyaç duyan Beşiktaşlı varsa Fırat Günayeri izlesin! https://www.youtube.com/watch?v=sYJJ3pBcNPY

Adam hep olumlu tarafları görüp gelişmeleri övüyor, yürümeyen şeylerden de hızlıca bahsedip geçiyor, yine de iyi geliyor, muhtemelen istatistikteki false positive olsa da :)

Her izlediğimde iyi olacağız, enseyi karartmayalım moduna geliyorum :)

Zaitsev dedi ki...

Bir şeyleri değiştirmek istiyorsak önce öngörülebilir takım halimizden çıkmamız lazım. Kadrosu, oyuna müdahalesi, oyuncu değişiklikleri belli bir yapımız var. Gol yemeden 60-70 dakika geçiren her rakip bizi yenebilir.

Hoca kalıcı olmak istiyorsa önce rakibini Beşiktaş olarak kabul etmeli. Rakibim Beşiktaş olsa hangi bölgeye hangi oyuncuya baskı kurardım, hangi bölgeden hücum ederdim diyerek kadro yapmalı. Sonra ona göre planlama yapmalı ve gerekli oyuncuları oynatmamalı.

Ben hocayı bu düşünce ile analiz edip gitmesi gerektiği sonucuna varıyorum.

Fener'in ne oynayacağı belli. Atiba-Elneny bölgesine nefes aldırmayarak bizi uzun topa zorlamak ve arkada Serdar-Zanka ile bu topları almak. Maçın başında ağır pres altında kalacağız. Gol yemeden ilk yarım saati aşmak gerekli.

Devre arasında sadece 8 numara peşinde koşulmalı. Avrupa Şampiyonasında oynamak isteyen ama gözden düşmüş oyuncu bulursak kiralamalıyız. Sonra para varsa bir forvet bakılabilir. Bunlar dışında her transfer zarar.

Fatih'in Sivas'taki gelişimi de sevindirici. Sözleşmeye koyduğumuz 20 maç ilk 11 şartı ve 1 milyon TL'lik cezası bize bir 6 numara kazandıracak gibi gözüküyor.

Ahmet Usal dedi ki...

@Zaitsev

Bugüne kadar Türk Hocalar ve bize gelen yabancı hocalar arasında öngörülemez hiç bir hoca görmedim desem yeridir. İlk geldiğinde Dauma "dahi" diyorlardı, FB kariyeri tamamen öngörülebilir oyun ve oyuncu değişiklikleriydi. Ha bizim Gordonu hatırlayalım, ya da en son Biliçle Şenol Hocayı. Bana kalırsa onlardan farklı değil! Günümüzde öngörülemez Hoca sayısı da iki elin parmaklarını geçmez! Bir de "Zamanında Oyuncu Değiştirmedi" miti var bu taraftar ortamlarında Hocalar hakkında, bir ara ortamı olduğunda onunla da ilgili yazmaya niyetim var, bakalım!

Benzerlerini @Huzeyfe de söylüyor ki, dediğim gibi bir hocayı göndermek için hayatımda gördüğüm en zayıf argüman. Açıkça sevmiyoruz bu adamı deseniz daha iyi, ki sevmeyenler de var, o sorun değil. Böyle deyince son 15 yılın popüler deyimiyle "algı" gibi görünüyor :) Ya da Beşiktaş kültürüyle özdeşleşsin falan, evet iç sahada hücum baskılı oyun taraftar olarak istiyoruz ama adam kendi bildiğini oynasa, ilk haftalar Beşiktaşa geldim, şapkadan tavşan çıkarmalıyım demese, bu son maç da mesela beraberliği cebime koyayım dese belki liderdik. Ki adamı en önce yarışsın diye getirdik! İlla Beşiktaş gibi yarışsın en büyük sorunu oldu!

"Gol yemeden 60-70 dakika geçiren her rakip bizi yenebilir". yorumu sadece son maç için geçerli, o da Hoca illa yeneceğim diye gaza gelip Elneny - Rebocho çıkarmasa olmayacak bir şeydi, Caneri çıkarıp Umutu alsa yeterdi, bir daha aynı hatayı yaparsa eyvallah, ama geçen maç tutmuş kumardı, iki maçta bu hükümlere varmak dışarıdan önyargı gibi görünür.

Benim için öncelik kulübün yarışması, evet, geleceği de kaybetmeyelim, bakış açım bu, oynattığı topu ve kurduğu kadroyu sevmesem de nesnel olmaya çalışıyorum bu yüzden.

Bence en büyük sorun son yapılan ve geçen yıldan elde kalan verimsiz bazı transferler! Kanada birer Fernando - Borrow - Ekuban - Bifuma bulacaklarına Nkodou - Diaby - Boyd bulmuşlar, hepsi de vitaminsiz güçsüz, yeteneksiz adamlar, üstelik biri sık sakatlanıyor ve maliyetleri bu saydığım adamlara göre yüksek. Hocanın da kurduğu oyunda kanatlar kilit, kötü seçimler yapılmış, en önce eleştirilmesi gereken bence bu, bir de Oğuzhan - Ljaic e güvenip 8 almamak - ki onun bile kurtarırı var - yaşamadan bilemezdi! Yoksa adam gözümüze hoş gelmese de bizi yarıştırır - tırıyor hala..

Hocam 8 numara mevzuunda da baştan beri haklıymışsın, Fatih olayı da bahsettiğin gibi, seneye Elneny aratmayacak bize!

Fener maçı ayrı post açılsa güzel olacak gibi :)

Zaitsev dedi ki...

@ Ahmet Usal

Hoca sezon başı geldiğinde umutlu olduğuma dair yorumlar yapmıştım. Sevme, sevmeme meselesi değil bu.

Benim aslında ana fikrim 2ci paragrafımdı.

"Hoca kalıcı olmak istiyorsa önce rakibini Beşiktaş olarak kabul etmeli. Rakibim Beşiktaş olsa hangi bölgeye hangi oyuncuya baskı kurardım, hangi bölgeden hücum ederdim diyerek kadro yapmalı. Sonra ona göre planlama yapmalı ve gerekli oyuncuları oynatmamalı."

Abdullah hoca geçen senelerde bize karşı oynarken ne yapardı ve ne yaptı? Atiba üzerine baskı kurardı. Niye? Topla ilişkisi zayıf. 3-4 kere dürtmeden pas yapmıyor. Ona yapılan baskı geri pas ve uzun top demektir. Bazen de onu bırakıp pas opsiyonlarına baskı yapardı. Top onda patlasın diye.
Nereden hücum ederdi? Varsa Caner/Necip/Ozzy üzerinden. Savunmaları veya maç tempoları düşük oyuncular üzerinden.

Bunları yapan bir hoca gelip ilk tercih bunlarla oynuyorsa ben onun yeterliliğini sorgularım. Israr ediyorsa gönderilmesi beklerim.

Öngörülebilirlikten kastım ezbere oyun ve değişiklik. Oyun sıkıştı gol yok. Caner'i beke çekmek harici bir planımız var mı? Yok. Rakibin buna da hazırlanıyor. Gerektiğinde rakibin ezberini bozmaktan korkmayacaksın. En önemli oyuncunu çıkaracaksın. Belki Malatya maçında Burak'ı/Atiba'yı çıkarmak denklemi tamamen bozacaktı. Belki de yine yenilecektik ama farklı bir opsiyon ortaya koyacaktık.

Klopp, Guardiola gibi adamlar kilitlenen oyunda Salah yerine Milner gibi düz adamları sokup rakibin ezberini bozmaktan korkmadıkları için büyük antrenör oldular. Hedef Guardiola ise ona göre davranmalı.

Bu arada Ekuban haricindeki Fernando - Borrow - Bifuma tarzı adamlar rakip üzerine gelirken iş yapacak açık alan topçuları. Açık alanda topu atarlar hızlarıyla adamı geçerler. Malatya bize o açık alanları verdi mi? Hayır.
Ayrıca 27-28 yaşlarındalar ve bu yaşa kadar vasat üstü transfer yapamamışlar. O yüzden Beşiktaş gibi büyük takımlarda başarı yüzdelerini çok düşük görüyorum. Sivas veya Malatya ise 100 tanede 60-70 tanesinden verim alırsın bu oyuncuların ama büyük takımsan 1 tanesinden verim alırsan iyisin.

«En Eski ‹Eski   1 – 200 / 229   Yeni› En yeni» Yorum Gönder

Ara