.

.

.
Ekşi Beşiktaş. Blogger tarafından desteklenmektedir.

Süleyman Seba etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Süleyman Seba etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
5 Nisan 2010 Pazartesi

İyi ki doğdun

Seba! her yılbaşında sana söyleyecek bir tek sözüm var : "Seni ne kadar çok seversem o kadar çok olsun ömründen geçen yıllar..." Seba! Babam, ağabeyim, kardeşim, arkadaşım! Ne zulüm, ne ölüm, ne korku başımı eğemez! Yalnız senin elini öpmek için eğilir başım. Babam, ağabeyim, kardeşim, arkadaşım... Şiir: Nazım Hikmet (Baba kelimeleri günün anlam ve önemine uygun olarak Seba şeklinde değiştirilmiştir.)
15 Ekim 2009 Perşembe

Murat Aksu Adaylığını Açıkladı

http://www.ntvmsnbc.com/id/25010571/ Bu sanırım Hikmet Çetin'in de aday olmayacağını gösteriyor. Çünkü Murat Aksu onun yanında yer alacağını söylemişti. Bunun yanında, Çetin'in adaylığında da bağımsız olarak, Metin Keçeli; 'yakın bir zamanda Rahmi Koç-Seba görüşmesi yapılacak, Murat Aksu onu beklesin, ordan çıkacak karar önemlidir' demişti. Belli ki Aksu bunu beklemedi. Peki Seba-Koç görüşmesinden yeni ve sürpriz bir aday çıkarsa Demirören'e karşı bölünmüş iki aday mı çıkacak? İbretlik bir görüntü olur. Veya seçime yakın bir zaman kala bu iki aday listelerini tek bir isimde birleştirerek daha da güçlü girebilir seçime, hatta bu planlanmış bile olabilir. Son ihtimal de onursal başkanın Aksu'yu desteklemesi. (ps. desteklemek demişken, Levent Erdoğan'ın şu kongrede desteği kazanılması gereken ilk isim olması ne ilginç değil mi? Kolay mı başkana dümdüz gidip yönetimde kalmak.. gözünü sevdiğim dernekleri) Sonuçta, Murat Aksu ilk ve şimdilik tek adayımız. Hayırlısı olsun.
9 Şubat 2009 Pazartesi

Beşiktaş'ı Kurtarmak

Yorumlarda Erdal Acar'ı falan görünce aklıma geldi. Kısa sürede hazırladım. Artık olduğu kadar. Pek bir klasik oldu ama ne yapalım. Mali kongrede bu yönetimi ibra etmek Beşiktaş'a ihanettir. saving_private_ryan_ver2
17 Ocak 2009 Cumartesi

Niçin Beşiktaş?

Herkesin diline pelesenk olmuş gidiyor beşiktaşlılık duruşu hatta hiç ağzına almaması gerekenler (başta tüpçü) nedense hiç durmadan tekrar ediyor. Sayın Süleyman Seba bu duruşun nasıl olduğunu bize defalarca gösterdi ve giderken yaptığı veda konuşması ise bunun en güzel örneğidir, Beşiktaşlıyım diyen herkesin bu konuşmayı defalarca okuyup özümsemesi gerektiğini düşünürüm... okuyun!

"Sevgili Beşiktaşlılar; bu kongreyi ben herhangi bir kulübün kongresi havası içinde düşünmüyorum. Kulübümüz bizim yuvamız. Hepimiz gözümüzü bu kulüpte açtık. Belki de çoğunuzun çocukları sizlerin sayesinde gözlerini dünyaya besıktas'lı açtı. Büyüdüler, büyümekteler. Sizlerin görevi bu noktadan sonra kulübümüze sahip çıkmaktır. Kulübümüz yeni yüzyılda geçmişimizden elde ettiği güçle yeni adımlar atmak zorundadır. Değerli genel kurul üyeleri, kulübümüzün vizyonunu, bu vizyondan hiçbir tavız vermediğini, bu vizyona yabancı hiçbir oluşumun maskesi olma durumuna düşmediğimizi ifade ettim. besıktas'ın saygınlığının temel tasları bunlardır. Bu şartlar ''olmazsa olmaz'' şartlardır! bu vizyona yabancı oluşumların zırhı durumuna gelmenin besıktas'ımızın saygınlığına büyük darbe vuracağı kuskusuzdur. Ben geçen dönem besıktas'ın bu niteliklerinden asla tavız verilmeyeceği inancı ile konuştum. Bu eğilimlere girme tehlikesine karsı konulması, bunun için her türlü fedakârlığın yapılması hepimizin vazgeçilmeyecek görevidir. Biz bugün bize karsı yapılan, organize edilen saldırı ve hareketlerin hırçın ve saygıdan yoksun tutumların temelinde yukarıdaki tehlikenin yattığını düşünüyoruz. Değerli üyeler, onaltı yıl boyunca üzerime gelen okyanus dalgalarının bende yaratmış olduğu hüznü, genel kurulunuzun sessiz ve sakın sahilinde sizlerle paylaşmaya çalıştım. Bunca seneler boyunca bana göstermiş olduğunuz sabır, anlayış, hoşgörü ve desteğe tekrar tekrar teşekkür ediyorum. 1984 yılında, ilk defa huzurlarınıza çıktığımda, kongre konuşmamın basında söylemiş olduğum sözleri hatırlatmak istiyorum: ''herkesi bir zaman için aldatabilirsiniz, bazı kişileri her zaman aldatabilirsiniz, ama herkesi her zaman aldatamazsınız! '' ben kimseyi hayatım boyunca aldatmadım! 1984 yılında huzurlarınıza hangi heyecan ve duygularla gelmişsem bu gün de huzurlarınızda aynı heyecan ve duygularla basım dik gönlüm rahat ve huzur içerisinde sizlere veda ediyorum!"

Süleyman Seba 13 Şubat 2000

Ara