.

.

.
Ekşi Beşiktaş. Blogger tarafından desteklenmektedir.

Övünç Şentürk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Övünç Şentürk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
22 Ağustos 2017 Salı

Ekşi Beşiktaş Podcast Bölüm 2



Ekşi Beşiktaş Podcast 2. bölüm ile karşınızda .

Bu sefer sezon başlangıcında Beşiktaş ve rakiplerin durumunu , Kasımpaşa maçını , bireysel performansları ve Bursaspor maçı tahminlerini konuştuk .

İyi seyirler : 






18 Ağustos 2017 Cuma

Ekşi Beşiktaş Podcast Bölüm 1

Uzun süredir yapmayı planladığımız ama bir türlü organize olarak gerçekleştirmeyi başaramadığımız podcast programlarının ilkiyle karşınızdayız .

Bu ilk bölümde yeni yazarlardan bendeniz Övünç Şentürk , Mehmet Erdoğan( cochise) ve kurucu ekipten Gürcan Ulusoy ve Burak Tekin ( shelbyl) yer alıyor .

İlk podcast'imiz olduğu için biraz daldan dala konular arasında gezindik , bir takım ses kalitesi problemleri de var mazur görünüz .

Bu ilk bölümde Transferler , şu ana kadar oynanan resmi maçlar , Şenol Güneş ve sonrası , yerli oyuncu talebi , FFP gibi konuları konuştuk , detaylı bilgiye youtube linkindeki açıklamalardan da ulaşabilirsiniz .

İlerleyen dönemlerde içeriği çeşitlendirerek kendini ve hali hazırda sosyal medyada yer alan yorumları tekrar etmeden keyifle dinleyebileceğiniz bir seri yaratmayı amaçlıyoruz . Umarım beğenirsiniz .

İyi Seyirler :







12 Temmuz 2016 Salı

Yuvarlak Masa Sohbeti: Gökhan Töre (ve diğer gelişmeler?)

Not: Gökhan Töre'nin kiralanmasının resmîleşmesi üzerine birkaç blog yazarı toplanıp görüşlerimizi yazalım dedik, fakat ona yetişene kadar İsmail ve Sosa haberleri çıktı. Gündemi kaçırmamak olmaz, o kadar sohbet ettik onu da yazmamak olmaz. Bir itiraz gelene -ya da burası edit'lenene kadar- İsmail konusunda sevinçli/nötr, Sosa konusunda ise üzüntülü olduğunu varsayın buradaki yazarların.

Öncelikle şartlardan bağımsız düşünelim: Gökhan Töre'nin takımdan gönderilmesi doğru bir karar mı?

semioticus: Töre mental olarak güçlü bir oyuncu değil. Bunu hem geçmişte yaşadığı olaylar, hem de sezon içinde dalgalanan performansı gösteriyor. Ben oyuncuların vücut diline önem veren bir insan olarak Töre'den ekseriyetle çok olumlu sinyaller almadım. Yönetimin bizden daha fazla şeyler bildiğini de düşünerek Töre'nin gönderilmesine karşı değilim. Mesela Bilic'i de severdim, ama Beşiktaş'ı kafada bitirdiği bizi çalıştırdığı son sezonun ortasından sonra belli olmuştu, hatta bu minvalde bir şeyler yazmıştım.

Övünç: Töre 3 sene önce Beşiktaş'a katıldığında henüz profesyonel seviyede gol atamamış potansiyelli bir oyuncuydu. 3 senenin sonunda geldiği noktaya baktığınızda gelişim bariz lakin bu gelişim bizim ondan beklediğimiz seviyelerde mi bu tartışma konusu.

Geçtiğimiz sezon sonu adı ciddi biçimde Atletico ile anılırken, oyuncu parlatma uzmanı Şenol Güneş'in elinde hiç mesafe kat edememiş olması, tek taliplisinin kendisinin potansiyelini yakından gören Biliç oluşu farklı şekillerde değerlendirilebilir. Benim şahsi kanaatim Gökhan'ın Beşiktaş ve memleket sınırları dahilinde kendi potansiyelinin limitlerine ulaşma ihtimalinin artık oldukça zayıf olduğu. Gökhan 'ın tavanı şu an olduğu noktadan daha yüksek ve bu limiti zorlama konusunda Şenol Hoca bile yeterli olamıyorsa kafa olarak da Gökhan'ın BJK kariyeri bitme noktasına gelmiş demektir.

fitneci: Gökhan iki senedir şampiyonluk mücadelesine neredeyse hiç katkıda bulunmadı. Bu sene sadece Galatasaray maçı akıllarda kaldı. Maçkolikten istatistiklere bakıyorum 4 gol 6 asist. 2 puan GS maçından (attığı golle), 2 puan 3-2'lik FB maçından (yaptığı asistle) 1 puan da 1-1'lik Gençlerbirliği maçından (attığı golle) kazandırmış. İleri 3'lüde oynayan bir futbolcunun katkısı 24 maçta 5 puandan fazla olmalı.

Bu sene araya sakatlık şu bu girdi eyvallah ama benim asıl kızgınlığım 2014-2015'ten kalma. Koca bir ikinci yarı yattı ve geliyor dediğimiz şampiyonluk gitti. Bir futbolcuya 13 milyon Euro fiyat biçiliyorsa maçları tutup koparacak arkadaş.

Ha yetenek derseniz, yeteneğini asla tartışmam.


Kiralandığı şartlar hakkında ne düşünüyorsunuz?

semioticus: Bence daha az paraya şimdiden satmak yerine potansiyel satın alma ücretini düşünüp kiralamak makûl bir hamle. Gökhan bu sene kafası rahatlamış bir şekilde potansiyeline ulaşırsa West Ham zaten 13 milyon (ya da ne kadarsa) verir alır. Diyelim Gökhan iyi oynamadı, kendine pazar yaratamadı; o zaman "demek ki sorun bende" deyip Beşiktaş'a geri döndüğünde daha şevkle çalışması mümkün. Diyelim Beşiktaş'a da geri dönmeyi çok istemiyor ve sözleşmesi bitince çekip gidecek, eh o takdirde de şimdiden biraz gelir elde etmiş olmanın hiçbir dezavantajı olamaz.

Övünç: Telaffuz edilen kiralama bedeli neredeyse oyuncuyu satın aldığımız fiyata denk. İngiltere'de geçireceği vasat üstü bir sezon sonunda kendisini A sınıfı takımlara taşıyabilecekken, Beşiktaş'ın bir üst seviyeye çıkmasını sağlayacak transferlerin kapısını da aralayabilir.

fitneci: Mental açıdan sağlam olsaydı 23 milyon Euro da eder ama bu saatten sonra mental ilerleme kaydeder mi tereddütlüyüm. Bunu en iyi değerlendirecek kişi, onu antrenmana çıkaran Şenol Hoca. Bu kafayla İngiltere'de coşması ve 13 milyona satılması zor ama umut edelim de öyle olsun. Ben 10 milyona satıp kurtulalım diyordum ama kiralık için 3 milyon euro da fena değil.

cochise: Madem Premier League hem paranın bol olduğu hem de Şampiyonlar Ligi'nde bizde yapacağından çok iyi vitrinli bir yere kiralıyoruz opsiyonsuz ya da daha yüksek opsiyonlu yapabilirdik. Bence zaten vitrin yapamayacak da (ya kös kös döner ya da ara ara oynar 7-8'e satarız) ya tutarsa dicez madem, tuttuğu takdirde olacak şeyi daha iyi kullanabilirdik. Türkiye'den bir oyuncuya verilecek en yüksek para bu kadar olur eyvallah ama West Ham'da harika bir sezon geçirecek adamın ederi birden 20 oluverir.

semioticus: Bizimle oynadığı 6 ŞL maçında yapabileceği piyasa ile Premier League'de oynadığı maçlarda yapabileceği piyasa arasında çok ciddi fark görmüyorum ben. Bu objektif ve ölçülebilir bir değerlendirme değil tabii ki.

Gökhan'ın yeri nasıl doldurulabilir?

Övünç: Bu soru Beşiktaş'ın Gökhan'ın eksikliğini kapatmaya ihtiyacı var mı sorusunun gölgesinde kalıyor bana göre. Kendisinin kadrodaki yeri ve rolü düşünüldüğünde şampiyonluk yolundaki etkisi diğer kilit oyuncuların oldukça gerisindeydi. Bu noktada ayrılık taraftar gözünden bakıldığında da daha sancısız gerçekleşebilir .

Gökhan'ın yetenekleri elbette her takım her sistem içerisine bir şekilde entegre olup fayda sağlayabilecek düzeyde: özellikle sırtı dönük sakladığı toplar ve takımı ileri taşımadaki kabiliyeti müthiş de olsa Beşiktaş'ın akışkanlıktan ve hızlı düşünüp uygulamadan beslenen hücumunun içerisinde benzer bir kimliğe sahip Quaresma ile kombo olarak takımın kendi kimliğini kaybetmesine yol açıyor olmaları büyük sıkıntı. Kerim, Aras, Olcay, Quaresma dörtlüsü kalite olarak Gökhan'ın ayarında değiller ve olası bir başarısızlık, Gomez'in gönlünü eyleme noktasında takımın zayıflıyor oluşu başımızı biraz ağrıtacaktır elbet.

semioticus: Portekiz millî takımındaki performansına da bakınca Quaresma sezona yeterince iyi girecek gibi duruyor. (Evet en büyük Quaresma sevmeyenlerden biriyken adam beni bu sene ikna etti, atış serbest :) )

Ara