.

.

.
Ekşi Beşiktaş. Blogger tarafından desteklenmektedir.

1 Mart 2025 Cumartesi

SL 26 Beşiktaş - B. Kayserispor

Tarih: 01 Mart 2025 Cumartesi 20.30

Stadyum: Tüpraş Stadyumu

Hakem: Halil Umut Meler

31 Yorum:

koşu mesafesi dedi ki...

OGS kadro istikrarına devam diyor.
Mert/Svensson-Emirhan-Felix-Masuaku/OX-Gedson-Rafa/Rashica-Ciro-Mario. Bakalım Kayserispor hocası bu 11 ve oyuna bir antitez geliştirebilecek mi?
Kayserispor’da Attamah, Hasan Ali ve Kartal gibi tanıdık simalar ilk 11’de. Beşiktaş’ta 60 dakikalık OX ve gol yollarında sıkıntı yaşayan Ciro ile devam demiş OGS.
Beşiktaş’ta 12 yabancının 3’ü olan Muci, Amir ve genç Arroyo yedeklerde.
Sakatlıktan dönen Paulista ve hala hazır olamayan yeni transfer Ricardo kadroda yok.

koşu mesafesi dedi ki...

Mario ritmini buldu, OGS herkese dokundu Immobile hariç deniyor. Ama Immobile dün asist yaptı. 4 kere İtalya gol kralı olunca gol atmadığın her maç boş sayılıyor demek. Özellikle bir derbi oynayacaksan Semih değil Ciro ile başlarsın. Ne demişlerdi; “Immobile, attı bile…”

Kadro yetersiz denen takıma dokunan OGS; OX’u 11 oyuncusu, Mario’yu takımın yıldızı yaptı. Acaba Amartey, Rebic veya Dele Alli’ye de dokunabilir miydi? Seneye dönecek oyunculara ne olacak?

Beğenilmeyip gönderilen Can, Kasımpaşa’da kendini buldu. Maçı çeviren GS’nin karşısına Can dikildi ve son dakikalarda penaltı kazandı Kasımpaşa.

OGS kalırsa sezon başı epey geniş bir kadroyla antreman yapacak. Sözleşmesi biten tek yabancı Masuaku galiba. Kiradan dönecek yerli ve yabancıları düşünürsek durum bu.

koşu mesafesi dedi ki...

Ghezzal meselesine değinmek gerek. Sakatlık problemi düşüncesiyle sözleşmesi uzatılmadı. Zaten OX var, eskilerden de benzer N’Koudou vardı, bir de Ghezzal için risk alıp kontenjanı doldurmayalım denmiş olabilir. Ama Ghezzal Rize’de kendisinde hala iş olduğunu gösteriyor. Sözleşmesi 1+1 opsiyonlu denilmiş acaba sezon sonu Rize’de devam edecek mi?

Tabii hayali bir Beşiktaş kadrosunda sol açıkta Mario, sağ açıkta Ghezzal fazlaca temposuz kaçabilir. Hem bire bir olmasa da benzer tip olan Arroyo alınmışken tekrar Ghezzal sayıklamak tuhaf da olabilir. Ama taraftar şunu der tabii; Ghezzal ve Rafa’yı beraber izleseydik keşke!

Çoğu yabancının sözleşmesi sürüyorken muhtemelen alınacak yeni yabancılar fazlaca ince elenip sık dokunacak. Tabii başka takımlarda gördüğümüz tek transfer sezonunda bolca sözleşmeli oyuncu gönderme aksiyonları olmazsa. Kaç sezondur şunu öğrendik bir de; sözleşmeli oyuncu gittiğinde neredeyse oynasa oluşturacağı maliyet kadar maliyet çıkararak gidiyor. Belki yeni yönetim bu gidişata bir dur der, bilemeyiz.

Yabancı oyuncu portföyünü yeniden bir gözden geçirelim;
Svensson, Masuaku, Paulista, Felix, Gedson, OX, Mario, Rafa, Muci, Rashica, Ciro, Amir, Arroyo ve Ricardo.
Kiradan dönerlerse Onana, Al Musrati ve Muleka.

Ghezzal olayındaki gibi istikrar kıstası olacaksa ilk vedalaşılması düşünülecek isimler; Paulista, OX ve aktüel performansıyla Ciro olacaktır. Tabii geçen sezonki Masuaku da bu listede olurdu. Amir sezon başı istikrar endişesiyle Rizespor’a gönderildi zaten. Performans olarak da Mario, Muci, Al Musrati, Muleka istikrarsızdı. Onana’nın ise kadroda olduğu unutulmuştu.

İstikrarlı performans deyince de; Svensson, Felix, biraz bu sezonki Masuaku, Rafa, Rashica, ligi bilen Amir geliyor akla. Yeni genç transferler hususunda bir şey söyleyecek veri yok henüz lig için.

Bu durumda sakatlık ve formsuzluktan çok çeken Beşiktaş’ın kadroda tutması gereken ilk 6 isim Svensson, Felix, Masuaku, Rafa, Rashica ve Amir gibi duruyor.

Kalan 8 (Masuaku ile uzatılmazsa 9) kontenjan için; yatırımlık genç yabancıları düşünce geriye 6 kalıyor. Mario’nun yükselen formuyla beraber 5 olur. Kalan 5 için bölgesel durum şöyle;

OX veya Al Musrati veya Onana ya da yeni transfer
Ciro veya Muleka ya da yeni transfer
Paulista veya yeni transfer
Masuaku’ya yedek veya onu yedekleyecek yeni transfer
Muci veya yeni transfer

Beşiktaş’ın yaz transfer işleri biraz zorlu gibi görünüyor.

dominic molise dedi ki...

bizim mac neden cumartesi oynanmiyor ya?

koşu mesafesi dedi ki...

Beşiktaş kendi evinde Gaziantepspor ile oynuyor. Ciro Rafa’ya indirdi, Rafa’ya penaltı yapıldı ve penaltıyı Ciro gole çevirdi. Ciro da asistlerle penaltı gollerle yavaş yavaş geliyor.

Gaziantepspor takımca derli toplu. Her an beraberliği yakalayabilecek bir hava var. Teknik direktörden mi nedir hakem kararlarına çok oyuncuyla itiraz ediyorlar ama. Sanki başka takımmış gibi.

Gelelim ilk 11’deki Svensson yerine Talha tercihine: Elin oğlu sağ açığı santraforu beke çekerken sen stoperden bek yaparsan bu ligin kodlarını çözememişsin demektir. Madem Svensson yok madem Onur’a da güvenmiyorsun; Rashica sağ bek önünde de Che Che yapılamaz mı? Alameti farikası fizik kuvvet olan Barış Alper bek oynuyor da bir maçlık Semih de bekte denenemez mi? Sol açık oynayan onu da kotarır sanki?

Not: Şöyle bahar havasında tribündeki boşluklar şaşırttı. Derbi mi olması gerekiyor sadece?

Huzeyfe dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
hastati dedi ki...

en son ali palabiyik bu kadar sinirlendirmisti beni, oysaki rahat rahat mac izliyorduk

koşu mesafesi dedi ki...

Beşiktaş GS derbisine doğru giderken OGS ligin gerçeklikleriyle tanıştı. Senin ayarlarını böyle bozarlar işte. İlk yarıdan sonra yazmıştım. Sempatik Norveçli ve veteranlarının karşısında bazen sertlikle bazen itirazla bazen disiplinle başarılı olan bir rakip vardı. E tabii yabancı hakem mevzusu da rafa kalkınca maç yönetim standartları sezon başına dönmüş. Rafa yine biçiliyor faul dahi verilmiyor. Tehlikeli atağı faulle kesen oyuncu ikinci sarıdan atılmıyor. En komiği; Masuaku’nun üst bacağına taban giren oyuncunun lütfen “ikinci sarı kartla” oyundan atılması ve hakemin direkt kırmızı vermeyi geçtim itiraz eden oyuncuya tatlı tatlı neden sarı verdiğini izah etmesi.

Ama dur OGS ve yönetime de payını verelim:
OGS’nin veteran futsal 11’i ile bir yerde oyun patlayacaktı. Bu maçta patladı. Ligi de bilmiyor milletin yerlisi çift santrfordan şaşmıyor zamanla öğrenen Mourinho 3-5 forvetle oynuyor ama Beşiktaş formsuz Immobile’nin ayağına bakıyor.

Yönetime gelirsek; müthiş scout transferlerinden ikincisi yedeği bırak kadroya giremiyor. Şimdilik tüm artılar OGS’ye yazar.

BJK4EVER dedi ki...

Hakkimiz yendi de 10 kisi kalmis Antep'ten kendi sahanda 2 gol yiyip de yenilmezsin.
Solskjaer'le olacak gibi degil. Mac kazanirken de soylemistim, soylemeye devam edecegim.
Hala Immobile'yi Oxlade'i oynatan adam bizim gelecegimizi dusunuyor olamaz, anca koltuk sevdasindadir.
Koltuk sevdasi'nin bize faydasi yok. Biz gelecek senenin, hatta 2-3 sene sonrasinin takimini kurmamiz lazim.
Sen Immobile'yle Icardi'nin Osimhen'in Dzeko'nun oldugu yerde yarisamazsin. Ama 1 sene oynayip iyi gelisecek Semih ve Mustafa'yla buna yakasabilirsin.
Olmaz falan demeyin, Demir Ege 6 ay dogru tedrisat'tan gecince ne oldu gorduk.

Anadolu takimlarina karsi deli gibi hucum oynamayan takim sampiyonluk yarisinda yer alamaz.
Rakiplerin bekte Osayi, Ferdi, Baris Alper, Oguz Aydin kullanirken sen oraya Tayyip Talha'yi koyamazsin.
Tayyip-Rashica kanadiyla olmaz. Cekersin Rashica'yi sagbeke Arroyo'yu sag aciga oyle olur anca.

Anadolu takimlarina karsi 10 macin 9'unu kazanmadan sampiyon olamazsin. Kazanmak icin de deli gibi hucum etmen lazim.
Aman risk almayim ne sis yansin ne kebap zihniyetiyle 30 puan fark yemezsin belki 20 puan fark yersin.

Ovulen Solskjaer ve ekibinin bu ligde Anadolu takimlarina karsi sagbekte duz stoperle cikmanin tamamen anlamsiz oldugunu hala cozememisse bu is zaten olmaz.

Pheaglix dedi ki...

bence ogs'nin immobile ve ox tercihlerinde ciddi sorun yok. senede toplam 15 milyona yakin ucret alan adamlari tek cirpida kolay kolay kesemezsin. ha boyle giderlerse (ozellikle immobile) eninde sonunda yedege cekilirler. ama su noktada "ya tutarsa" diye ikisini de denemek mantik disi degil.

kaldi ki yerlerine oynayacak dogru duzgun alternatif de yok. mustafa belli ki hazir degil ve su an oynamasi mustafa'ya yarardan cok zarar verebilir. semih'in de tek forvet oynayabilecegini sanmiyorum. su noktada immobile ilk 11 + 60'dan sonra mustafa ve semih hem gelecege hem bugune yapabilecegimiz en iyi yatirim gibi.

ox'un da yerine oynayacak dogru duzgun oyuncu olsa neyse de, yerine kimi koysak daha iyi olacak ki? demir ege ya da al musrati olabilirdi ama tekini hala neden oldugu belli olmayan bir sebepten neredeyse bedavaya gonderdik, digeri de baskanin sozlerine bakilirsa gitmeyi kafaya koymus. kalanlardan da salih ortada yok, ve amir'in ox'tan cok daha iyi oldugu supheli. ha bence yapilan yatirim ve sakatlanmadan hemen once gordugu transfer teklifini dusununce amir'in oynamasi daha mantikli, ama ox da kafa yedirtecek bir tercih degil.

ayrica gs ve fb'nin aldiklari hakem destegini biz aliyor olsak su halimizle bile onlarla yarisirdik. 10 kisilik antep'e yenilmememiz gerektigine kesinlikle katiliyorum ama gs ve fb benzer durumda yenilecek oyun oynayip yenilmezken biz yenilince oyun/oyuncu kalitesinden bahsetmenin bir geregi kalmiyor. mesela gs kazandigi alanya macini paralel evrende besiktas formasiyla oynayasa gayet de kaybedebilirdi. ya da biraz daha uzaga gidersek, ilk yaridaki trabzonspor macinda bizim ustumuzde gs formasi olsa verilmeyen penaltimiz verilirdi ve gs macina kafa kafaya cikardik. gs macinda da hakem bizi degil gs'yi katletse bizim yerimize cokuse gecen takim gs olurdu.

bunlar tabii ki cok fazla "oyle olsaydi da boyle olurdu" tarzi hayali senaryolar, ama iste isin dengesizligi de burada ortaya cikiyor. iki senedir gs de fb de sadece ligin belli bolumunde iyi oynayip geri kalaninin tamaminda kotu oynayip kazaniyorlar. kotu oynadiklari donemde bizimle ayni muameleyi gorseler 90'i gectim 70 puani zor bulurlar. ha yine de sampiyon olabilirler tabii ki, sonucta ikisinin de kadrolari bizim de ligin kalaninin da ustunde. ama oyle ekim sonrasi iki takimli ligle degil, en kotu mart-nisan'a kadar ikiden fazla takimin yaristigi ligde olurlar.

koşu mesafesi dedi ki...

Konyaspor deplasmanı bugün. Galatasaray maçı öncesi yeni galibiyet serisi başlatmanın ilk maçı olabilir. Bu reaksiyon verilmezse derbide de işi zor olur Beşiktaş’ın. Gerçi Gaziantepspor maçı standartları devam ederse Beşiktaş’ın cezalı duruma düşecek oyuncularına da dikkat etmesi gerek. Bir ara böyle bir gelenek oluşmuştu sanki. Şimdi gelelim kadro yanlışında ısrar edilip edilmeyeceğine;

Kupa çeyrek finali kupadaki kısa mesafe hedefi. Lig için ise dördüncülüğü koruyup üçüncülüğü zorlama gerekli. Dolayısıyla kalan lig maçlarında ligin dinamiklerine göre 11 çıkarmak lazım. İşte kendi sahanda Anadolu takımına karşı stoperden sağ bek yapmamalısın! Deplasmanda da yapmamalısın!

OGS’nin yanlışta ısrar edip etmeyeceğini 19:30 gibi öğreneceğiz. Svensson’un yokluğu kimle doldurulacak? Yine Talha ile mi? Kolaycı bir metotla yedek Onur ile mi? Yoksa daha hücumcu bir takım için Rashica ile mi? Ya da bambaşka dördüncü bir tercih ile mi?

Eski temposu yok ama OX bile mantıklı bir tercih olur sağ bek için. Ama tabii tek pozisyon ile maç kaybedilip kazanılmıyor. Mesele hücumu ne ölçüde düşündüğün ve bunu rakibe ne derece kabul ettirebildiğin.

Belki GS maçı öncesi hafiften 4-3-2-1 denenebilir. Rashica-Emirhan-Felix-Masuaku/Mario-Amir-Gedson/Rafa-Muci/Ciro gibi kanatsız bir diziliş. Muci’nin sola Rafa’nın sağa devrildiği bir biçim.

Huzeyfe dedi ki...

Hocanın tercihleri bir kenara yine çok benzer bir plansız planlamaya girmişiz gibi. Arroyo’nun ciddi balon olma ihtimali var. Bence Muçi çok daha iyi profil ona göre. Ki maliyetleri farklı değil. Ricardo için daha da ham deniyor, onu düşünemiyorum artık.
Ben hocanın oyunu geliştirip oyuncuları değiştirmesini etmesini umut ediyordum ama pek öyle gözükmüyor. ŞG 2.dönem, Redmond-Mario benzerlikleri var. Aynı kısır döngüdeyiz yine galiba.

koşu mesafesi dedi ki...

OGS’den de olmayacak galiba. Ancak puan farkı yedikten sonra ligin ayarlarını çözen Mourinho ile falan buluştursalar da o anlatsa bari… Sen Beşiktaşsın! Sen hücum edeceksin, rakibine önlem aldıracaksın! Sağ bekte Talha inadı devam ediyor! Svensson’un hücum katkısı tartışmalıyken stoperden bozma sağbek ile takımın hücum opsiyonlarını körelterek başlıyorsun yine maça!

Anadolu takımlarının artık kolayca çözeceği OX-Gedson orta sahası. Santrforda yine formsuz Immobile. Takımda rakibi şaşırtacak bir sürpriz yok. Yeni korner taktikleri de göze hoş görünse de tehlikeli olmuyor. Beşiktaş’ın geçen haftadan farklı bir sonuç olması ekseriyetle Konyaspor’a bağlı görünüyor.

koşu mesafesi dedi ki...

Konyaspor 10 kişi ama 1-0 önde. Beşiktaş’ın sempatik Norveçlisi bakalım ikinci yarı ne yapacak?

Rakip 10 kişi kalıyor ve sen 3 stoperle oynamaya devam ediyorsun ileride santrforun ceza sahasına giremiyor bir de üstüne forvetsiz Konyaspor’dan golü yiyorsun.

Şimdi ikinci yarıya da değişiklik yapmadan başlasın Norveçli. Belki veteranları bir gol atıp beraberliği kurtarır.

Ligi azıcık bilen bir teknik direktör olsa Beşiktaş’ın başında, ikinci yarıya üç değişiklikle şöyle başlar;

Mert/OX-Paulista-Felix-Masuaku/Amir-Gedson/Muci-Semih-Rafa-Mario

koşu mesafesi dedi ki...

Böyle işte. Veteranlara güvenip galibiyet serisi yaparsın. Sonra önce 10 kişi, sonra 9 kişi takıma yenilirsin. Çünkü futbol bazen teknik değil hırs ve mücadele ister! OGS ikinci yarıya üç değişiklik ile başladı ama tam eksik rakibe karşı pas yapacak adam olan Mario’yu çıkardı. İkinci yarı Beşiktaş’ta zaman zaman 3-4 oyuncu Konyaspor’un tek hücum oyuncusu tehdidiyle en geriye kadar geliyordu. Ataklar aceleciydi. Kanatta eksik rakibe 2’ye 1’ler denenmiyordu. Ezber iş olan ver solda Masuaku’ya yapılıyordu!

Yaa bu takım Masuaku’nun ayağına bakıyor! Bunu gönderdiniz diyelim ne yapacaksınız?

Bugün OGS sınıfta kaldı. Muhtemelen iki stoperi de sakatlandı. Artık GS derbisinde ve kupa maçında 1,5 stoperle daha güzel kadrolar kurmak zorunda kalacak!

GS maçıyla ilgili tek şans: Derbi atmosferi ve iç saha maçı olması. Şu tabloya göre sürpriz bir sonuç gelişirse bu sebeple gelişir gibi.

Tekrar yönetime de not düşelim: Ara transferleriniz süper. Biri 5. oyuncu değişikliği. Diğeri hala kadroya giremiyor.

İşin özeti; Beşiktaşlılar milli araya hayal kırıklığıyla giriyor…

BJK4EVER dedi ki...

Cok duygusalsiniz yahu, inanilmaz irrasyonel tepkiler veriyorsunuz. Twitter'daki taraftarlar da oyle, gazeteciler de oyle. Biraz sakin kalin, biraz rasyonel yorum yapin yahu.
Takim 2-3 mac kazaniyor, takimin genel durumunu unutup seviniyorsunuz, buyuk resmi kaciriyorsunuz. Takim 1-2 mac kaybediyor, hemen dunya yikiliyor, herkes gitsin kafasina giriyor herkes.

Biraz sakin kalip tutarli olmakta fayda var. Bu takim ne herkesin gidecegi kadar kotu takim (ki buna maddin gucun zaten yetmez, mantikli olmak lazim), ne de seneye sampiyonluk yarisi verebilecek seviyede (maddi imkansizliklari da katiyorum). Bizim ekim ayindan beri Avrupa Ligi haric yapmamiz gereken sey tamamen gelecek sene'yi, hatta ondan sonraki sene'yi dusunerek yapilanmaya gitmek. Bize 2 sene sonra ciddi katki saglayacak oyunculari oynatmak, onlara guven vermek. Gerekirse 12. olacaksin, ama o yatirimi yapacaksin, cunku zamanin var. Paran yoksa zaman'dan feragat edeceksin, bizim de zamanimiz var ama kullanamadik, kullanmiyoruz. Gecen seneki gibi, hicbir fark yok arada.

Immobile, Paulista, Joao Mario, Chamberlain, Masuaku, hatta bana gore Rafa Silva. Bunlardan bize uzun vade'de fayda gelmeyecek, gelmeyecekse de oynatmanin anlami yok. Mustafa, Fahri, Emrecan Terzi, Semih, Muci, Arroyo, Elan Ricardo, bunlar oynamali, kiralik gitmeselerdi Kartal ve Demir Ege. Bunlar oynamali. Hepsi super topcu olacak iddiasinda degilim. Ama bu oyuncularin 2 sene sonraki kadro'da yer alma ihtimali 10% ise bile ustune gidilmeli. Cunku buradan bize ekmek cikar, ama saydigim oyunculardan cikmaz. Mesele biraz da altyapi'ya mesajda yatiyor. Mustafa gibi oynadigi kisitli surede iyi-kotu birseyler yapmis 17 yasinda bir yetenek var elinde. Sezon basindan beri hicbir katki saglamayan, tamamen bitik bir adami israrla oynatiyoruz, israrla oynatiyoruz. Bunu yaparak altyapi oyuncularina da "sen istedigin kadar yetenekli ol ugras elalemin bitik yabancisi gecmis kariyeriyle ismiyle senin onunde olacak" imaji veriyorsun. O altyapi oyuncusu sende kalmak da istemez, kendini gelistirmek de istemez, senin projene inanmaz da.

Immobile, Chamberlain falan satmak icin oynatilsin denmis . @Pheaglix gordun mu nasil oynuyorlar. Chamberlain'e 500.000 euro maas veren cikmaz. Immobile'ye 1 milyon euro maas veren cikmaz, belki Serie B veya Serie A'da kume dusmemeye oynayan takimlar ister o kadar. Bu oyuncular bitti, bizde isleri yok. Ha, gelecek sene maddi olarak anlasamazsin, kadronda yedek olarak tutma ihtimali dogar onu kullanirsin ona birsey diyemem. Ama bu oyuncularin aldigi her dakika bizim gelecegimizden caliyor. Buyuk dusunen takim satayim diye bitik oyunculari oynatmaz. GS Falcao, Ziyech, Zaha'ya sabretti mi? Kangreni kesip atti. Bizim maddi olarak biraz daha elimiz kolumuz bagli, ama bu kadar musamaha gostermeye gerek yok.

Takim ne 25 kisi'yi gonderecek kadar kotu, ne de 3-5 takviye'yle sene'ye sampiyonluk yarisinda yer alacak kadar iyi. Biraz daha sakin olup tutarli olmakta fayda var. Gazeteciler de tamamen skora gore konusuyor, taraftari etkiliyor. Dun Sportsdigitale'deki yayini izledim, baya guldum ne yalan soyleyim. Daha 6 ay evvel Paulista, Immobile'yi ayakta alkislayanlar simdi niye transfer edildi falan deniyor. Sanki birinin kronik sakat digerinin tamamen bitik oldugu ayan beyan ortada degilmis gibi. 2 hafta evvel Serdal Adali icin enkaz devraldi zaman verilmeli diyenler dun aksam bu skorlardan o da sorumlu tutulur demeye basladi. Bos konusuyorlar, tutarsiz konusuyorlar, gunluk konusuyorlar, gercek fikirleri inanislari yok. Bunlara deger vermeyin bosuna.

koşu mesafesi dedi ki...

Eveeeet. Beşiktaş’ın geniş stoper rotasyonundaki tek istikrarlı stoper de sezonu kapattığına göre artık lig dördüncülüğü de kupada ilerlemek de hayal olma yolunda.

FB gibi sürekli stoperleri sakatlanan BJK reaksiyon almayı sevmiyor. Peki üç stoperin birinin tam sezon diğerlerinin yarımşar sezon sakatlanması normal mi? Necip, Paulista ve şimdiki Felix’ten söz ediyorum. Bir de sakatlıktan bir türlü dönemeyen Talha var. Sözde döndü de performans olarak dönemedi. Sözleşme uzatımı basın toplantılarına/karşılıklı demeçlere konu olan genç stoper.

Şimdi uzun yıllar Beşiktaş maçlarını takip edenlere tanıdık gelecek bir senaryo yazacağım: GS derbisi tandemi mecburiyetten Paulista-Emirhan başlar ve stoperlerden biri sakatlanarak yerini Talha’ya bırakır. Talha da kırmızı görerek atılır ve biz stoperde yine Onur’u izleriz. Onur vs Oshimen. İnsan ne diyeceğini şaşırıyor.

Ben yaz transfer sezonunda birinci öncelik sakatlık geçmişi ve temiz kağıdı olsun diyorum. Bakın beğenilmeyen Omar Colley bile aranıyor. Adam santrforlardan çok gol atıyordu üstelik.

Hep bu transfer ilüzyonu zehirliyor zaten taraftarı. O gitsin bu gitsin daha iyisi gelsin! Hep daha iyisi gelmiyor işte! Ciro’yu Aboubakar ve Cenk’ten önde gördüler. Colley’nin ayağı iyi değil deyip çok da farkı olmayan Felix’i getirdiler. Ghezzal’ın boşluğu dolmadı. Farklı yönetimler olsa da Amir’in boşluğunu Al Musrati ve Onana ile doldurmaya çalışıp tekrar Amir ile doldurdular. Bu arada kayıp oyuncu Ricardo da geldi tabii.

Kadro ne herkes gitsin kadar kötü ne de 3 transferle şampiyon olunacak kadar iyi şeklinde özet geçilirken esas noktayı kaçırmayalım.

Beşiktaş kadrosu derin değil. Uydunuz GVB’ye Aboubakar’ı maaşını ödeyip gönderdiniz Immobile’nin yedeğini 17 yaşında çocuk yaptınız!

Icardi, Batshuayi, Oshimen, Morata, Kutucu. Bunların 4’ü yeni transfer.

FB desen stoper koleksiyonu yapıyor yarım sezonda bir.

Beşiktaş Immobile’nin yedeğini gerçekten altyapıdan çıkarabilseydi başka şeyler olurdu. Yakup Ardalar, Fahriler şu kısıtlı kadroda süre alabilseler durum farklı olurdu.

Tv programı konuşmaları sayesinde modern futboldan ne kadar uzak olduğunu gördüğümüz eski teknik adam bu sezon sonu yeniden çare diye sunulabilir, şaşırmam… Tüm eksiklerine rağmen Ersin ve Rıdvan profilinde oyuncuları onun kadar oynatan olmadı. Caretaker altyapı hocaları dahil!

Huzeyfe dedi ki...

Bence 10 tane genç oyuncuyu kadroya yazmak hepsinin birden değer kaybedeceği bir ortam oluşturacağı için çok mantıksız bir şey. E bu halde de kaybediyoruz derseniz de haklısınız ama yine de iki yanlış bir doğru yapmıyor işte.

BJK4EVER dedi ki...

10 tane yazilmasina gerek yok.
Gidecek Masuaku yerine Emrecan, iyi para verilerek alinmis Ricardo ve Arroyo, bitik Immobile yerine Mustafa ve Semih de yeterli. Bu da 5 ediyor zaten.

Huzeyfe dedi ki...

Ya ben söylemek istediğim şeyi anlatamıyorum bir türlü. Bu oyun sadece oyuncuları yazıp sahaya çıkararak olan birşey değil. Özellikle de taraftardan, genel atmosferden ciddi etkilenebilecek genç oyuncular için mutlaka stabilite lazım. Antrenman düzeni, taktik anlayış filan olması lazım. Çocuklar sahaya çıkınca ne yapacağını bilmeli yoksa Semih gibi Emirhan İlkhan gibi yarım sezonluk parlamaların ötesine geçmeleri imkansız. Beşiktaş’ın kimlik bunalımı var. Defansı kim kurguluyor? Orta sahada oyunu kim dikte ediyor? O oyun ne tam olarak? Bloklar arası geçişi nasıl yapıyoruz? İlerde ne tür bir yaratıcılık lazım? Kim bitirecek? Hiçkimse sahada ne yaptığını bilmiyorken ha Semih oynamış ha Immobile farkeden birşey yok. İki durumda da biz genç oyuncu kazanmıyoruz bilakis kaybediyoruz.
Masuaku’yu mesela kessin hoca. Tamam. E nasıl geriden çıkacak takım? Masuaku haricinde tek bir tane oyun kurabilecek defans oyuncusu yok. Emirhan’ı şu anda sol bek oynatmak çocuğu ateşe atmak demek.

Bazı noktalarda hocadan nüans görmek istiyor insan. Ne bileyim Rashica’yı ofansif sağ bek olarak Emirhan’ı sol bekte daha geride kullanıp yine o asimetrik geri dörtlüyü deneyebilir. Veya elinde gerçek manada 9 yokken Rafa’yı sahte 9 gibi kullanabilir. Orta sahayı ayağı düzgün Mario, Muçi, Amir’le kurabilir. Ondan sonra Semih bir kenarda Keny diğer tarafta neden olmasın?
Ben böyle şeyler bekliyordum hocadan ama o da Ox’la Immobile’yle istikrar sağlayacağını filan sanıyor. Ayrı bir saçmalık.

Katılıyorum gitmesi beklenen oyunculara bel bağlamamak lazım ama bir de oyun planı lazım. Bazen onu kurgularken mevcuttan yararlanılanabilir ama hoca onu yapmadı. Ben şahsen Kayseri maçında veya sonrasında değişiklik bekliyordum artık. Hayal kırıklığım gerçekten skorlar değil, o oyun bir parça düzelmişken kadroya yavaş yavaş eklemeler yapmaması hocanın gelecek adına soru işareti.

koşu mesafesi dedi ki...

U-21 seviyesinde Semih gollerine devam ediyor. Benim söylenenlerden anladığım şu; hazır çıkış yapmış ve sezona asist katkılarıyla başlamış bir Semih, o sıralar kağnı olan Mario’ya yer açmak için takımdan kesilmemeliydi. GVB ve OGS istikrarlı olarak onu banko sol kanatta oynatsaydı bugün bambaşka bir Semih konuşuyor olabilirdik.

Uefa çeyrek finalistinin sağ veya sol beki olarak oynayabilen öz kaynağını o kadarcık bonservise kaptırmamalıydın.

Altyapı hocası olarak Emirhan’ı tam çıkış yapmışken yedek bırakmayacaktın, o zamanki yönetim de anında sözleşmesini uzatacaktı.

Batshuayi’den daha estetik goller atan Güven Yalçın’ı gönderip santrforda aktüel olarak 17 yaşında yerli yedeğe muhtaç olmayacaktın.

10 milyon bonservis verdiğin genç yabancı yıldızı her maç ya 11’de ya da ilk girecek yedek olarak kullanacaktın.

Ajax deplasmanında çat diye 11’e koyup performans beklediğin Hekimoğlu’na diğer maçlarda az da olsa süre verecektin.

Yoksa OX’tan, Paulista’dan, Mert’ten, Mario ve Ciro’dan arada bir büyük maç performansı beklemekten başka çaren kalmaz.

koşu mesafesi dedi ki...

Derbi yarın. Beşiktaşlı taraftarlar iç saha maçında takımlarından bu sezonki nadir performanslardan bir benzerini bekliyor. 9 kişilik Anadolu takımına yenilip Athletic’e 4 atabilen tuhaf bir takım var. Karşısında da ligde yenilmeyen ama Avrupa’nın vasat takımlarına elenen bir GS var.

Şimdi Beşiktaş nasıl bir 11 ile çıkabilir?

Mert(Sağlamsa tecrübesi mühim)
Svensson(Sağlamsa o pozisyonda endişe duyulmaz)
Paulista(Sakatlıktan tam döndüyse tecrübesi mühim)
Emirhan(Sol stoper, son FB derbisinde çizgiden top çıkarmıştı)
Masuaku(Özel performans modu açarsa derbiye damga vurur)
Gedson(GS maçlarında özel oynuyor genelde)
OX(Kaç dakika oynayacağı şüpheli ama derbileri sever)
Rafa(Artık sorumluluk alma zamanı)
Rashica veya Semih(Burada tercih edilen oyuncu prese önemli katkı yapmalı)
Mario(Tecrübe önemli)
Ciro(Bir maçta eski Ciro olacaksa o maç bu maç)

GS kanadına gelirsek;
Daha kontrollü bir kadroyla çift santrforlu sistem yerine şöyle çıkılması olası:
Muslera
Frankowski, Sanchez, Bardakçı, Elmalı
Torreira, Sara, Lemina
Barış, Oshimen, Mertens

koşu mesafesi dedi ki...

Son haberlere bakılırsa ileri dörtlü Ciro, Rafa, Rashica ve Muci’den ibaret. Futbol aklı yüksek ve pas yapan Mario yedeğe çekiliyorsa anılan ileri dörtlüyle kontralarla fiş çekilmek isteniyor demektir. Hızlı Muci, Rafa ve Rashica ile birlikte son bir şarkı beklenen eski Lazio’lu Immobile baskın hücumlar yapmaya çalışacaktır. Peki Gedson ve OX orta sahayı tutabilecek mi? Uzun zamandır bir arada oynamayan geri dörtlü Oshimen ve arkadaşlarını durdurabilecek mi?

GS’nin de Oshimen ve Morata ile başlaması ihtimali var. Kontra kovalayacak Beşiktaş’a karşı daha dengeli bir kadro çıkarır diye düşünebilirsiniz. Belki beraberlik riskine girmek istemiyorlar ama en son Batshuayi-Icardi çift santraforuyla skoru çevirmeye çalıştıklarında 5’lik olmuşlardı. Oyunu kitlemeye uğraşsalar 1 puan cepte denilebilir ama muhtemelen kazanmak isteyeceklerdir.

İlk 11’ler kesinleştiğinde resim daha net olacak.

koşu mesafesi dedi ki...

OGS bu kez şaşırttı. Beşiktaş 4-6-0 ile sahaya çıkıyor. Tabii Rafa veya Muci sahte 9 olabilir. Ama formsuz Ciro veya genç Semih’ten alacağını umduğu verim yerine en azından yeni bir şey deniyor.

GS 4-4-2 gibi çıkıyor. Bu durumda BJK’nin ortasahada oyun üstünlüğünü alması lazım. Bakalım oyuncular sahaya nasıl dağılacak?

Değişik bir mücadele olacak gibi görünüyor.

Huzeyfe dedi ki...

Hoca nihayet sahte 9 denemiş. İzleyemedim ilk yarıyı, daha derli toplu oynamışız gibi durmuyor istatistiklere bakınca

koşu mesafesi dedi ki...

Beşiktaş, Galatasaray’ı yenerek bu sezon ligdeki ilk mağlubiyetini tattırdı. Süper kupada da yenmişti. Beşiktaş bu sezon görece zayıf maçlar için farklı bir oyun formatı geliştirseydi durum şu an bambaşka olabilirdi. GS’nin oyunu da yerel lige uygun ama Avrupa’da hüsrana uğruyor. Beşiktaş’ın yabancı hocaları gerek GVB gerek OGS bu oyunu cezalandırabildi. Ama Anadolu takımları veya Fenerbahçe bunu başaramadı. Beşiktaş için şimdiki hedef kupa maçı. Ama dünkü maçtaki performansları değerlendirmek lazım:

Mert; ilk yarıdaki derbide kalede Ersin vardı. Bu maçta Mert sektirdiği toplarla ve uzaydan yediği gol ile soru işareti oluşturdu.
Svensson; Standart.
Paulista; Kalite katıyor. Ama o döndü Felix sakatlandı. Beşiktaş’ın önümüzdeki sezon stoper rotasyonunda istikrar olgusunu ilk planda düşünmesi lazım. Ya da sezona 6 stoperle falan başlamalı.
Emirhan: Sanchez’e o pozisyonda daha kontrollü gitmeliydi. Takımın performansı bir penaltıyla boşa gidebilirdi.
Masuaku: Hücuma çok katılmadı. Ama Barış ile sağlam mücadele etti.
Gedson: Yine GS derbisi modunu açtı. Bu kez galibiyet golünü de attı.
OX: İlginçtir bu kez OGS onu 90 dakika sahada tuttu. Tecrübesiyle derbide etkili oldu.
Rashica: Sağ tarafta etkiliydi.
Muci: Ofsayt nedeniyle iptal edilen goldeki vuruşu şıktı. GS’yi 10 kişi bırakan sızmayı da o yaptı. Madem yatırım yapıldı, şu adamda biraz daha ısrar lazım. Şutu var ve kıvrak. İlk geldiğindeki Babel katkısına benzer katkı verebilir.
Rafa: O gol neydi be?!?
Mario: Sessiz sedasız 2 asist.

Yedekler;
Semih: Sonradan girmesine rağmen yorgun gibiydi. İlk 11’deki yerini Muci’ye kaptırdı sayılır.
Hekimoğlu: Ne oynadı anlamadık.
Salih: Amir varken herhalde derbi tecrübesi nedeniyle oyuna atıldı.

Oyuna giremeyenler;
Arroyo ve kadroda olmayan Ricardo: Bu transferleri sorgulama vakti geldi. OGS bu sonuçları resmen transfersiz alıyor. Belki başka zaman gelse Rebic’ten Dele Alli’den falan da performans alacaktı. Lucescuvari bir ekmeğini taştan çıkarma yaklaşımı var.
Amir: Bu da yeni transfer hesapta.
Ciro: OGS bu maçlık plan demiş ama sanki bu hikayenin sonuna geldik gibi. Önümüzdeki sezon mali yüküyle beraber Aboubakar volume 2 bizi bekliyor olabilir. Beşiktaş İtalya’ya zararına gönderirse şaşırmayız.

Beşiktaş çeyrek finaldeki Göztepe karşılaşmasını “büyük maç” modunda oynamalı!

koşu mesafesi dedi ki...

Olaylı “burun tutmalı” kupa derbisinin ardından Beşiktaş ve Göztepe son yarı finalist olmak için sahaya çıkacaklar. GS-Konya galibiyle eşleşmek için Trabzonspor’un rakibi olmaya çabalayacaklar.

Bu maç Göztepe eksiklerini gidermiş bir şekilde Beşiktaş’ı zorlamaya çalışacaktır. Peki Beşiktaş derbi modunu mu açacak yoksa gündüzle gece gibi farklı bir performans mı izletecek?

Muhtemel 11’lerde Muci yerine Ciro gördüğümüz durumda 4-6-0’dan 4-5-1’e dönüşün sinyali var demektir.

Peki GS karşısında başarılı olan 4-6-0’ı bozup formsuz Immobile ile tek santrfor oynamak ne kadar mantıklı?

Maliyetli topçular Muci, Al Musrati, Rafa, Ciro, biraz da Paulista, yıllık maaş baz alınırsa OX da var. Sağlam maliyete girilen oyuncular. Bu seferlik hala süre alamayan veya yedekten giremeyen Güney Amerikalıları daha sonra söylemek üzere pas geçelim.

Rafa. Performans ve istatistikleri ile geri dönen bir yatırım görüntüsünde.
Al Musrati. Kiralandı bile.
Muci. Çabuk vazgeçiliyordu ki ısrar derbide işe yaradı. Yaşı da genç.
Ciro. Çok hızlı başladı. Sakatlık dönüşü hiç dönemedi gibi.
Paulista. Oynarken yatırımın karşılığını alıyorsun ama olmadığı aylar Ali Ece isyan etti.
OX. Madem maaş yüksek, bitik halinden belli bir standart veren 11 oyuncusu yapmış oldun.

Genel çıkarım; 30+ yaşındaki yatırımlarda bir tane tutturabilmişsin. 30- yatırımlardan da çabuk vazgeçiyormuşsun ki Muci’yi yeniden kazanmışsın Al Musrati’yi de Fransa’ya staja yollamışsın. Demek ki bundan sonraki transfer stratejisinde 30+’dan uzak durmalısın. Bu da 20 yaş altı oyunculara milyonlar saçmak demek değil tabii. Şunun bir ortasını bulmak lazım! 22-29 geniş ve verimli bir aralık sanki?

Gelelim maça; Göztepe hocası da 4-6-0’ı çözmüştür. Biraz kapanıp kontra oynayabilir. Ama bu Ciro ile 4-5-1 oynasan ne olacak? OGS’den yine bir sürpriz bekliyorum. Maç uzayabilir o nedenle farklı şeyler görebiliriz.

koşu mesafesi dedi ki...

Beşiktaş, Göztepe maçına GS maçından iki değişiklikle çıkıyor. Ön taraf aynı ama kalede Ersin, stoperde Talha var.

Sadece soruyorum; ikisini bedelsiz gönderse Beşiktaş, hangi Anadolu takımı Ersin’i as kalecisi Talha’yı da as stoperi olarak tahtaya yazar? Sen Beşiktaş olarak böyle sezonun elde kalan tek hedef maçında bu şekil bir rotasyonu hangi mantıkla yapıyorsun?

GS Günay’ı oynatır çünkü asıl hedefi lig. Sen GS’yi yendin okey ama asıl hedefin aktüel olarak kısa yoldan kupa. Ligde kaçıncı bitireceğin muamma. Şimdi Ersin hatalı bir gol yerse söylenecekleri düşünün. Ya da Talha Paulista gibi oyun kuramaz veya pozisyon hatası yaparsa eleştirileri hayal edin.

Bakalım Beşiktaş’ın ön hattı takımı taşıyabilecek mi?

koşu mesafesi dedi ki...

“Şimdi Ersin hatalı bir gol yerse söylenecekleri düşünün. Ya da Talha Paulista gibi oyun kuramaz veya pozisyon hatası yaparsa eleştirileri hayal edin.”

Bunca sene maç izledikten sonra Beşiktaş gurmesi olmak zor değil.
Talha kırmızı kartla Göztepe’ye ikramda bulundu. Ersin aynı pozisyonun atışında golü yiyerek maçın ibresini Göztepe’ye kaydırdı. Gedson’a penaltı verilmeyen pozisyon da akılları karıştırdı bu arada.

OGS, Paulista’yı kriz üzerine oyuna aldı ve Mario’yu çıkardı. Demek ki OX’un fizik gücüne daha fazla güveniyor. OX adına önemli bir geri dönüş hikayesi.

Bakalım nasıl bir ikinci yarı izleyeceğiz? Ee bu kez rakibi değil kendisi 10 kişi kaldı Beşiktaş’ın…

koşu mesafesi dedi ki...

Bu OGS ile hedef maçları hüsran. Önce Twente ile Avrupa’dan eleniş. Sonra Göztepe ile kupadan eleniş. Şimdi lig üçüncülüğünü/dördüncülüğünü de sezonun son maçında kaybeder mi acaba? Ama iddiasız büyük maç mı var? Ole hocam taktik dehaya dönüşür anında!

Gelelim yönetim ve transfer komitesine; N’dour, Onana ve Al Musrati’yi gönderip Rize’den Amir geri çağırma takviyesi süper olmuş takıma. Hani yeni transferler nerede? Yabancı kontenjanı şişti. Bu Ricardo ve Arroyo’yu da yeni gelecek yönetim kiralar bir yerlere bu gidişle… Transfer yaparak bir takım kalitesi geriye gider mi hiç?

Maça 0 santrforla başlayıp 3 santrforla bitermek tuhaf oldu gerçekten.

Aybaba’nın sözleşmesini uzattığı ve bugün maçı karşı takıma döndüren stoper seneye yine kadroda olacak mı? Sadece seyircisiz sezonda oynayabilen kaleci yeni gençlerin önünü tıkamaya devam edecek mi?

Takım tartışılırken yönetim tartışılmaya başlayacak şimdi. Belli ki Norveç’ten hocalar getirip Güney Amerika’dan tanınmayan futbolcular getiren futbol aklını ağır eleştirmenin önü açıldı.

koşu mesafesi dedi ki...

Taraftar yine sinirle herkesi gönderin (Rafa hariç) moduna girmiş. Ama realite buna ne kadar yakın olabilir? Bir bakalım:
Immobile’nin sözleşme devam ediyor.
OX da benzer durumda bir senesi daha var.
Mario ve Paulista’nın 2 sezonu daha var. Etti 4.
Diğer yabancılardan Masuaku’nun sözleşme bitiyor. Bazen tüm takımın hücumda ayağına baktığı Masuaku o da. Svensson, Felix, Gedson, Amir, Ricardo, Muci, Arroyo, Rashica ve Rafa var. 13 yabancının sözleşmesi devam ediyor gibi. Svensson’un opsiyonuna bakmak lazım.
Üzerine Musrati, Muleka, Onana kiralıktan dönecek. Etti mi 16.

Transfer yapma yeteneğini! bu devre arasında gösteren yönetim yeniden seçilirse bu 16 yabancıyı ne yapacak? Kimi gönderip kimi getirecek?

Beşiktaş’ın çok sayıda sözleşmeden çıktığı sezon yeniden yapılanma fırsatı ne yazık ki isabetli kullanılamamış. Valerien ile başlanan sezondan kalan ilk 11 oyuncusu sadece Gedson ve Masuaku var. Bir daha o kadar çok sözleşme biten ve yeniden yapılanma fırsatı olan transfer sezonu bulmak zor.
Şenol hoca döneminde ise mümkünse sakat, yaşlı ve Afrikalı olsun diye yapılmış gibi duran transferler ise işi çok daha zor bir boyuta taşımıştı.

Oynatılmayan yeni genç transferleri düşününce de yaz transfer sezonunun ne derece derde derman olacağını tahmin etmek zor.

Yönetim kalacak mı? OGS kalacak mı? TV programından teknik direktör aranacak mı? Yine belirsizlikler içinde bir serüven.

Beşiktaş ligde dördüncü. Konferans ligine gidebilecek mi? İlk üç sıradan biri kupayı alırsa Avrupa ligi olur mu? Yapılanma olacaksa en mantıklısı en düşük frekanslı turnuvada oynamak olmaz mı? Gerçi Şenol hocanın takımına konferans bile ağır gelmişti.

Pazartesi Kasımpaşa maçında reaksiyon görecebilecek miyiz?

Yorum Gönder

Ara