.

.
Ekşi Beşiktaş. Blogger tarafından desteklenmektedir.

.

.
14 Eylül 2016 Çarşamba

Tolga'nın bizi aldığı varsayılan ip

Not: Aşağıda Karne postu mevcut. Bu onu gölgede bırakmasın. Sıcağı sıcağına (aslında kaç saat oldu ama içim soğumamış demek) şu konuda bir şeyler yazmak istedim.

Maruzatım var. Maçtan sonra Twitter'da birçok "Tolga bizi ipten aldı" mealinde cümleye rastladım. Güntekin Onay bunu yetersiz bulmuş olacak ki "Beşiktaşlılar Tolga'ya teşekkür borçlu" demiş. Fanatik onu da yetersiz bulup "Tolga Zengin gecenin yıldızı oldu" diye başlık atmış. Güntekin Onay ve Fanatik'i özellikle örnek veriyorum zira yelpazenin iki ucundalar -galiba-. Gerçi Olcay da maçtan sonra Tolga Abi'sine teşekkür etmiş ki Tolga Abi denince herkesin aklına gelen bir cümle var bildiğiniz gibi de, neyse.

Derdim Tolga değil illa. Derdim Tolga'nın dün geceki kurtarışına yüklenen ekstra anlam, ve bu vesileyle yapılan lobinin rahatsız ediciliği -ki ben bunun yerli sevdası, "ne olursa olsun bizim topçumuz" fetişi ve network ilişkilerinin bir karması olduğunu düşünüyorum.

Lâfı fazla uzatmayayım. Sadece dün de değil, her maç için Tolga'nın performansını değerlendirirken bunu alternatifi ile kıyaslayarak yapmalıyız. Evet, Tolga'nın yediği golü Muslera ve Neuer yemeyebilir fakat kıstasımız buysa suçlu Muslera'yı almayan yönetim, Neuer'i Beşiktaş'a layık görmeyen kader vs. olur. Fakat elimizde bir alternatif var, bu alternatif taze Karabükspor maçında forma giydi ve herkesin beğenisini kazandı.


Sorulması gereken soru şu: Dün Fabri'nin yediğimiz golü yeme ihtimali, Tolga'nın Quaresma'nın akıl almaz saçmalaması sonucu oluşan pozisyonu kurtarma ihtimalinden fazla mı? Eğer fazla diyorsanız tamam, Tolga bizi ipten almış olsun. Yok eğer fazla değilse, Tolga astığı takımın ipini ölmeden önce son anda kesmiştir (fakat takım nefes nefese kaldı ve beyne oksijen gitmediği için hasar oluşmuş olabilir) Ben "Fabri o golü çok büyük ihtimalle yemezdi, karşı karşıya da çıkarabilirdi" diyorum. Demek ki Tolga tercihi hâlâ yanlış bir tercih.

Ki bakın, futbol izole bir oyun değil: Tolga geri pas alınca ekseriyetle saçmalamayan bir kaleci olsa, Quaresma orada Tolga'ya geri döner miydi? Özne Quaresma olunca kesin cevap verilecek bir soru değil bu, fakat Marcelo'nun topu Tolga'ya vermek yerine kornere bıraktığı, Tosic'in eliyle "yahu açılsana nasıl pas vereyim" diye eliyle olması gerektiği yeri işaret ettiği bir kaleciden bahsediyoruz.

Hadi meseleyi Tolga'dan biraz bağımsızlaştıralım: Diyelim ki Tolga 12, dakikada karşı karşıya bir pozisyonu çıkardı, fakat gitti 85. dakikada o golü yedi. Bu durumda hâlâ "Tolga Beşiktaş'ı ipten aldı" diyecek miydik maç 1-1 sona erse bile? Hasbelkader önce saçmaladı, sonra golü kurtardı diye mi ipten aldı oluyor? Maçın sonunda Excel'e girdiğinde ben "ipten almış" değil, hatasını telafi etmiş bir kaleci görüyorum en fazla.

Golde Marcelo ve Tosic'in de hatası var yorumu yapılabilir. Ben Tosic'in Tolga'nın dibine kadar girmemeyi tercih etmesine suç bulamıyorum ama bulan olur, bu konuyu tartışmam. Bu durumda gene aynı soruları soralım: Tosic Tolga'dan daha kritik bir çok müdahale yaptı mı bu maçta? Evet. Marcelo'nun ve Tosic'in aynı hataları yapmayacak alternatifi var mı? Bütün yaz stoper istediğimize göre yok. Bu demek değil ki Marcelo ve Tosic eleştiriden muaf, fakat madem bir pozisyon önledi diye birileri bizi ipten almış olacak, Marcelo ve Tosic'in hakkını da yemeyelim bir zahmet.

Belli ki Tolga'yı sevenler var -blog özelinde değil, genelde-. Sevgiye karışılmaz. Tolga'nın dünkü kurtarışı da önemliydi, evet takım mental olarak çökmeye başlamıştı ve onu yesek bir tane daha yememiz mümkündü, bu da doğru. Fakat Tolga için kurban kesecek kıvama da gelmeyelim yahu lütfen. Evi sürekli dağıtan bir çocuk, gitti oyuncağını rafa kaldırdı diye hemen bu kadar alkışlanacaksa, çikolataya boğulacaksa o çocuk sonra gelir tepemize pisler zira.

52 Yorum:

Basar dedi ki...

Kalecileri değişsek maçı net 2-0 filan alırdık! Başka yoruma gerek var mı?

Not: eşeği önce kaybettirip sonra bulmak CL seviyesi icin geçerli değil. Biri gelir o dalgalanmada 2yi 3ü zımbalayip maçı bitirir, senin iyi takım olman o aksam birsey ifade etmez!

Tolga ve Quaresma .

Quaresma'nın gerizekalılığı Tolga'yı kurtardı enteresan biçimde . Zaten orada normal bir kaleci olsa Quaresma'yı tartaklardı muhtemelen ' sen , hayırdır ?' diye .

Bu ikisi bu takımın kanserli hücreleri . Çok iyi insan olabilirler , geçmişte iyi performanslar da vermiş olabilirler sizi 0 noktasından 8 noktasına da getirebilirler ama 9 'a çıkmanızın da önündeki en büyük engel olurlar .

Quaresma'yı da bunun için istemiyoruz zaten . Çünkü bu yaptığını her maç yapabilecek tıynette bir özgüvene sahip . Aynı pozisyona düşse yine o çalımı dener çünkü deneyimden öğrenebilme kabiliyeti yok . Böyle bir riskle maça kim başlamak ister ki ?

Tolga ise muhtemelen bundan sonra ilk iç saha maçında Galatasaray'a karşı sakatlığı sebebiyle forma giyemeyecektir yine .

planck dedi ki...

Bence fabrinin gölü önleme ihtimali %50 ikinciyi yeme ihtimali de %50. Tolga dün geceden sonra birkaç hata yapma hakkı daha kazandı, gecenin en çok kurtarış yapan kalecisi olmuş. Akhisar maçına çıkar orda hata yapmazsa gs maçına da çıkar. Kritik hata yapıncaya kadar çıkar yani.

alper dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
alper dedi ki...

Bak futbolcu demedim insan dedim.

alper dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
Coolio dedi ki...

Oyuncuları dinlendirmek ve oynamayan oyuncuları küstürmemek için Akhisar maçına yine başka bir kadroyla çıkacağız. Takım oyununun oturmamasına olan olumsuz etkisi umarım istekli/dinlenmiş oyuncuların iştahının yarattığı olumlu etkiyi geçmez.

Duran toplar kaleye ise Talisca, orta ise Caner. Başka fantazi aranmasın. Q7 Benfica diye her topa atladı diye ummak istiyorum.

Talisca'da bu maça ekstra bir motivasyonla oynadı, her maç böyle olmaz ama olursa çok iyi olur çünkü ayağına gelen her topu çok teknik bir şekilde kullandı. O uzun bacaklara rağmen çok teknik.

Tosic dün kariyerinin topunu oynadı.

Şimdi Akhisar'da Fabricio mu oynayacak, Tolga mı? Kalede devamlılık olması gerektiğini bizden daha iyi biliyor Şenol Hoca. Ama neden Karabükte Fabricio oynadı o zaman? Tolga'ya şampiyonluk hediyesi olarak sen hakkettin ŞL maçında oynamayı mı demek istedi. Yoksa lig Fabricio'nun ŞL Tolga'nın mı olacak (Casillas ve Lopez bir dönem öyleydi sanırım).

QuaresmA dedi ki...

Tamam nefret ediyorsunuz, topu kaptırdığı pozisyon için küfretmekte de haklı olabilirsiniz de bir söyleyin karşı yarı sahada ayağında top tutabilecek başka bir alternatif var mı? Benfica deplasmanı, Napoli deplasmanı vb deplasmanlarda karşı yarı sahada ayağında topu tutacak, hatta gerekirse eveleyip geveleyecek adama ihtiyacın var. Dün gördünüz pas kanallarımızı iyi kestiler, Oğuzhan 1 devre hiçbir şey oynamadı.

Bak hadi Q7 hamle topçusu olsun, 60'da girsin ona da eyvallah da yerine kim oynasın onu da söyleyin. Ömer diyin, Aras diyin (ikisi de CL kadrosunda değil), Kerim falan diyin ama Olcay demeyin. Önceki başlıkta Emir oem Olcay'ın bu sezonki rakamlarını Q7 ile kıyaslamış. Tamam eyvallah da Olcay'ın Beşiktaş'ta 20 Avrupa kupası maçındaki 0 golünü ne yapacağız? Bu seviyelerin topçusu olmakla alakası yok, Olcay özeti dünkü osuruktan şuttu işte. Gol olmayacağını bile bile, sol ayağıyla, sırf ayağımdan çıksın da ne olsun anlayışıyla çekilmiş şuttu. Ligde halen iş yaptığı anlar olabilir, hatta Karabük maçının Ömer-Olcay ikilisini pozitif de buldum ama Olcay'ın CL kadrosuna yazılması bile hata. Q7 gibilerini ise sevsen de sevmesen de, özellikle CL deplasmanlarında, derbilerde oynatmak zorundasın.

QuaresmA dedi ki...

Bu arada Tolga o frikiği yese yine çok ağır küfür yerdi. Frikik sertti ama öyle çok da köşeye gitmedi. Kaleci de berbat yer tuttu ve topun nereye gideceğini çok geç gördü. Julio Cesar'ı oynatsalar yemezdi bence o golü. Aslında her kaleci saçma sapan goller yiyor da Tolga'nın bu golleri hep en kritik maçlarda yiyor olması sıkıntı.

alper dedi ki...

lUKOİL reklamında duran ve ağzı hangar gibi açık varilin içine bile topu 3 kerede sokan adama duran top kullandırttık yav..Kafayı yicem.

Barreto dedi ki...

Tolga meselesi takıntıdan öteye geçiyor. Şenol Güneş birazcık bu işten anlıyordur, güvenmek lazım. Ara transfere kadar sakin olmak lazım. Takıma zarar vermeyelim. Ocak ayında iyi bir kaleci, süratli-sert bir stoper almak lazım. Fabri'nin ayağı temiz. Lig de çok iş yapar. Ama o da CL düzeyinde bir kaleci değil.

hayalet dedi ki...

Yorumcuların hep aynı klişe sözlerinden bıktım. Şenol Güneş'ten iyi mi bileceksiniz. Bu oyunun bütün esprisi taraftardır. Kaldı ki her maç öncesi ilk 11 oylaması yapın demiyoruz. Kalede tribünler çağrınca bile kapris yapan, maçına göre sakat olan, her kaleye akan atakta taşikardi sebebi olan kaleciyi istemiyoruz. Bırakın sosyal medyada yada başka mecralarda eleştirimiz olsun. Taraftarla cepheleşmek ne kadar doğru bilemiyorum. Tolga bu takımın kalecisi değil(Akçaabatsebatspor olabilir) bunu görmek için Lippi olmaya gerek yok.

Minostaurus dedi ki...

Tolga'ya mac esnasinda cok ama cok kizdim, ancak macin ozetini izlerken farkettim golu yalnizca Tolga'ya yazmak biraz insafsizlik olur. Benim kafamdaki onbir bu macla birlikte biraz daha netlesti. Ic saha ve kapali defanslar icin:
Fabri : Evet ayagi duzgun ama bende tam anlamiyla guven hissi yaratmiyor. Yine de Tolga'dan daha iyi topu oyuna sokmasi kale icin birinci yercih olmasina yetiyor.
GG : Gokhan'in ozellikle ic saha maclarinda oynamasi kritik. Bir an once form tutmali ve bindirmelere baslamali.
Marcelo : Yerden pek begendigimi soyleyemem ama havadan ust duzey bir stoper. Cok alternatifi de yok, ciddi form dusuklugu yasamadikca onbir garanti.
Tosic : Hamlesi olan tek stoperimiz. Gecen senenin sonundan beri oldukca yuksek bir performans gosteriyor. Marcelo'da oldugu gibi daha iyisini alana kadar onbirde olmali.
caner : Kafamdaki Besiktas'ta hucumun onemli bir parcasi. Kanat bekleri onlerinde oynayan kanatlatin iceriye beklerini suruklemesi ile acilan alanlarda iceride kalabaliklasan kanat + forvetleri beslemeli. Bu yuzden kanatlarda iceriye katedip bek oyuncularina ustunluk saglayan tipte adamlar tercih edilmeli. Bu tanima benim kafamda olcay ve omer uyuyor. Eger Aboubakar'i da orada degerlendirebilirsek 2 yildir eksikligini hissettigimiz kanat forvete sahip olabiliriz.
atiba oguzhan talisca : oguzhan atibayi uzatmaya gerek yok. Talisca dun oynadigi gibi onde sosa vari presini de surdururse rakip oyun kuramaz ve dengesiz cikar. Burada da Marcelo toplari toplar. Hucumda ise kanatlardan yapilan ortalarin karsilanmasi sayesinde dusen toplari degerlendirebilir, Oguzhan'la verkaclar yapabilir vs. Kanatlardan yapilan hucumlarda bosalan bolgeleri degerlendirebilir. Ben sevdim oldu gibi :)
Olcay Aboubakar/Omer : Caner ozelinde anlattim rollerini. Hem iceri girerek bekleri cekmeli ve alan acmali hem ters kanat ortalarinda arka direk kosusu yapmali hem de kanatlari kapadiklarinda ortasahaya top aktarabilmeli. Olcay 3 isten ikisini, Omer birini layigiyla yapar. Aboubakar hepsini yapabilir ama pozisyona cok yabanci. Buraya biraz kalite lazim olacak.
Cenk : On direk kosusu ile stoperleri suruklemeli. Bir de on alan presine katilmali. Talisca icin de pas istasyonu olabilmeli. Elmander lazim bize burada aslinda :)

Q7, Gokhan, Tolgay, Adriano, Kerim ve Aras hamle oyuncusu. Tosic karakterinde hamleli stoper ve Omer'in iyisi gerekli.

Uzun oldu okuyan varsa hala gozunuze saglik :)

Ιωσήφ dedi ki...

Esasında yazmayan, yapılan yorumları yıllardır dikkatle takip etmekte olan bir blog kullanıcısıyım.
Alper adlı arkadaş, senin ettiğin küfürleri okumak zorunda mıyız ? Bu nasıl nefret, öfke vekin dolu bir dilden sadır olmuş sözler ? Quaresma'yı sevmeyebilir, oyun içinde takıma katkısından ziyade zararı olduğunu düşünebilirsin ki kahir ekseriyetinde ben de bu ikinci görüşü savunanlardanım.

Beşiktaş'a dair böylesine güzel, nitelikli, öğretici, düşündürücü ve sürükleyici bir futbol sohbetinin yapıldığı bu ortamda Alper özelinde blog genelinde hiçkimsenin hoşnut olmadığı konularda tepkisini bu şekilde dile getirmeye hakkı yok.

Allah aşkına söylemlerimizi düzeltelim, bir Beşiktaşlıya yakışan yorumlarda bulunalım.

Emir oem dedi ki...

@Quaresma

Madem seviye arttı, şampiyonlar ligi için oyuncunun bireysel kalitesi artık daha önemli hale geldi, o zaman şu gerçekleri de göz önünde bulundurmak lazım:
- Şampiyonlar ligi bu gibi lakayt hareketleri kaldırmaz, dün olmadı ama adamların 4. forveti yerine 1. forveti oynasaydı o topu her türlü içeri bırakırlardı.
- Şampiyonlar liginde bu denli bencillik sonuç vermez, aksine takımına zarar verir. Quaresma bir takım, Beşiktaş ayrı bir takım değil, oyuncuların sistemin birer parçası olduklarında değerliler, ileride veya geride tek başına amaçsızca top dolandırdıkları zaman değil. 5. torba takımlarında ileride top tutan, zamanı öldüren adam çok önemli olabilir ama taraftara sorsak 5. sınıf bir takım olduğumuzu kabul eder miyiz? Nihayetinde 5. torba takımı gibi Liverpooldan yediğimiz 8 gol rekoru hala yerinde duruyor ve 5. torba takımıysak Quaresma'ya ileride top dolaştırsın diye neden para veriyoruz?

Buradan Olcay konusuna geçelim, gol olmayacağını bildiği halde osuruktan da olsa doğru olanı yaptı, şutu vurdu ve pozisyonu sonlandırdı. Farkındasınız herhalde, pozisyon herhangi bir şekilde sonlanmadığı zaman kontra atak yiyoruz (örneğin aynı hareketi on defa deneyip her defasında başarısız olup savunmada dengesiz ve eksik bırakıldığımız durumlarda olduğu gibi), ki sezon boyunca bu ağır stoper ikilisi ile en büyük sorunu kontra atak yeteneği yüksek olan takımlara karşı yaşayacağız bu net bir şekilde görülüyor.

Özetle Olcay da, Quaresma da, Oğuzhan da takım için oynadıkları zaman değerli oluyorlar. Olcay ve Oğuzhan kötü oynadıklarında dahi kendine oynuyor diyemiyoruz, değil mi? peki diğeri öyle mi? Mesela gs'nin uefa'yı aldığı sezon suat kaya'nın takımın en değerli oyuncusu olduğunu söylemek mümkün mü? Tabelaya doğru düzgün katkısı yaptığını ben hatırlamıyorum, hatta çoğumuz futbolu nerede bıraktığını dahi bilmiyoruz ama okan-emre orta sahasının daha etkili hale getiren unsurlardan birinin suat olduğunu da hepimiz biliyoruz. Lakin bireysel anlamda suat ne hagi'nin, ne popescu'nun ne de taffarel'in tek bacağı dahi olamazdı ama bunların hepsinin toplamı bizim henüz göremediğimiz kupaları getirdi. Ayrıca sanırım şunu da hatırlatmakta fayda var; Avrupa'da tek golü dahi olmayan Olcay varken Liverpol'u eledik, Tottenham'a iki maçta da yenilmedik, 4 puan aldık, deplasmanda adamları oyun olarak ezdik. Sonra köy takımına malum şekilde elendik.

Tekrar söylüyorum birine "gol kaçırdığı, yapamadıkları için" sövülüyor, diğerine "kendi kalesinde % 100'lük gol pozisyonu yarattığı halde" kızamıyor, kızanların fikirlerine de saygı göstermiyoruz.

sports guy dedi ki...

Q7 (malum 17 degil artik) yerine kim oynasin sorusu gelmis.

Yaz ters ayakli talisca'yi oraya raziyim. Cenk'i yaz yine raziyim. Sag aciga adriano cek ona da raziyim.

Ama pimi cekilmis patlamaya hazir bomba quaresma izlemek istemiyorum ben.

Gecen sene baslarinda cok salladim adama, ama zamanla cok ovmeye de basladim. Kafasi oyundaydi cunku, takimla oynuyordu. Duran top kullanma sevdasi yoktu mesela, o bile basli basina olgunluk belirtisidir.

Bu tarz durumlarda "yerine kim oynayacak?" Guzel bi soru gibi gozukuyor ama ici bos. Bombos hatta. Takimina macta aktif sekilde zarar veren adam icin sorulmaz bu soru.

Bak daha hazirlik macinda ayni yerden yarim korner frikigi kazandik. Takimin boyu uzun, bu tarz pozisyonlarda iyi bi duran topcun varsa heyecanlanirsin. Topun basina quaresma gecince benim omuzlar dustu. Heyecanlanmiyorum abi adam o topun basina gecince. Kariyerinde kac tane duran toptan gol ve asisti vardir onu da cok merak ediyorum. Gol olarak bi yillar once ceza sahasi dibinden alt koseye yolladigi frikigi hatirlarim besiktas formasiyla, baska yok. Asist elbet yapmistir onu da ben hatirlamiyorumdur herhalde.

Quaresma gibi sabikali adamlar surekli kendilerini tekrar kanitlamalilar. Keyfe kederlige bu kadar yatkin adamlara tolerans seviyesi az olur, normal bu.

Reklam panosu tekmeleyip sinirlenip cift dalarak kirmizi gorme gibi seyler yaziyorsa senin cv'nde, bir avrupa macinda takimin en az kosu yapmis adami olmak gibi unvanlarin varsa...

Gecmise donmeye luksun yoktur senin. Artik degistim mesajini verdikten sonra bunu yapmaya hakkin yok. "Kimse top tasimiyordu". Tasimasin kardesim o zaman? Tasidigin toptan hayir gelmiyorsa sen git presini yap topu kap pasini ver baskasi tasisin topu. Caner zaten ne kadar top geldiyse ayagina quaresma tarafina yollamaya yeminliydi. O top tasinir ileri, dert etmesine gerek yok bunu.

Ben gecen seneki quaresma'dan memnundum ortalamaya bakarsak. Ama hep supheci bakicam adama. Sabikasi beni buna zorluyor cunku, yapacak bir sey yok.

sports guy dedi ki...

Bi de yazdiklarimin son top kaybiyla alakasi yok. O oyunun geneline yoneltecegim elestirinin "cilegi" olur ancak.

YSY dedi ki...

Yediğimiz golde sadece tolga değil marcelo ve tosic de yapımın içinde var. Tabi bugüne kadar hiçbiri şl maçına çıkmış değil, hadi marcelo bundesliga görmüş adam ama tosic ve tolga da hiçbiri yok. Bugüne kadar süper ligde çaprazdan kimsenin çakmayacağı pozisyonda adamlar çaktı ve seken top gol oldu. Buda şl seviyesini belli ediyor. Maalesef mental ve tecrübe eksikliğimiz var.

Tolga Trabzonspor'da oynarken CL tecrubesi yasadi . Hatta Trabzon'un rakip kaleyi goremedigi , neredeyse tek kale oynanan Inter deplasmaninda kurtarislariyla galibiyeti getiren adamdir kendisi.

Emir oem dedi ki...

Tosiç de werder bremen ile şampiyonlar ligine katıldı.

Pheaglix dedi ki...

quaresma'nın net dinlendirilmesi lazım bir iki hafta. grimaldo'yu bayılttığı pozisyon kale önünde yaptığı hatanın habercisiydi aslında. potansiyelli bir pozisyonu olabilecek en kötü şekilde kullandı orada saçma sapan bir açıdan şut deneyerek. bence oyuncu değişikliği hakkımız dolmasaydı o an çıkartırdığı quaresma'yı şenol güneş. sahada yaptıklarıyla resmen "benden onbir oyuncusu olmaz, kullanacaksanız hamle oyuncusu olarak kullanın." diye bağırdı.

buzkan dedi ki...

daha önce ümit özatla başlayan sabri ve ibrahim üzülmezle devam eden saçma bir algı oluştu tolga üzerinde. bu algının oluşmasında ki en büyük sebeplerden biri; kendi görüşlerinden ziyade değer verdiği insanların görüşlerini kendi görüşüymüş gibi paylaşıp savunan fanatikler. akıntı nereden eserse essin kendine ait futbol görüşü olan, bunu fanatiklik derecesine taşımayan herkesin fark edebileceği gerçek şu ki; tolga, selçuk, sabri, deli ibo, olcay, ümit karalandıkları kadar kötü futbolcular değiller.

her takımın zayıf halkası olabilir, eksik yönleri olabilir. mevcut kadroya bakıldığında da beşiktaş ın ön plana çıkan eksik yönü kalecisi ve stoperleridir. mevcut kaleciler arasında en iyisi kimse td elbette onu oynatmakla yükümlüdür. hayalinizde fabriyi tolgadan daha iyi bir şekilde canlandırabilir daha fazla beklentiye kapılabilirsiniz. kendi hayal dünyanızda futboldan çok iyi anlayan bir kişi de olabilirsiniz ama teknik ekibin sizin hayal dünyanıza göre hareket etmenizi beklemeniz gerçeklikten koptuğunuzu gösterir.
şenol hoca 3 farklı nedenle tolgayı bu maç için fabriye tercih etmiş olabilir;
1 şl maçında çizgi kalecisi kullanmak istemiş olabilir
2 fabrinin performansını şimdilik şl için yeterli bulmuyor. tam anlamıyla hazır olmasını bekliyor olabilir.
3 fabriyi yeterli bir kaleci olarak görmüyor olabilir.
peki fabri oynamalı diyenler neye dayanarak bunu söylüyorlar
1 tolga nefretinden kaynaklı
2 fabri yi ispanya da izleyip beğenenler
3 ligde oynadığı maça dayanarak bunu söyleyenler


tolga nefreti ile hareket edenlere diyecek bir şey yok zaten dinlemezler.
fabri çok iyi diyenler ispanya da ki performansına bakıp bunu söylüyorsa şu gerçeği göz ardı etmemeleri gerekir sakatlıktan çıkan kaleci maç oynayarak eski form durumuna kavuşabilir. bunun için kullanılacak maçlar lig ve kupa maçlarıdır. fabri formunu yakalayıp tolgadan çok daha iyi bir performans gösterir kaleyi devralabilir veya yetersiz kalır yönetim yeni bir kaleci alır.hoca fabriyi lig maçlarıyla hazırlayıp tam olarak hazır olduğunu düşününce şl de şans vermeyi düşünüyor olabilir.ligde oynadığı maça bakarak fabri yi değerlendirmek mükün değil bence. ayaklarını tolgadan daha iyi kullandığı ve tolga gibi çizgide bekleyen bir kaleci olmadığını gördük hepsi bu ki bunlar zaten bildiğimiz şeylerdi.
tolga beşiktaş ın zayıf halkası bu konuda çoğu kişi hemfikir ama şu andaki performansı fabri den kötü demek veya hocanın bizi fabri nin daha kötü olduğuna ikna etmek için onu oynatmasını beklememiz çok makul değil.
şenol hoca iki kalecinin de mevcut durumuna bizlerden daha hakim ama buna rağmen yanılıyor olması elbette muhtemel. koparılan fırtınaya bakılınca bu ihtimal koparılan fırtınanın yanında çok komik kalıyor hepsi bu.
son olarak hocanın yerli kaleci olduğu için tolgayı oynattığına inananlar
siz müthişsiniz.

beagle dedi ki...

Dostlar Olcayin çektiği şut, frikik ve Taliscanin uzaktan bin kişi arasindan giden şutu dışında ilk doğru hizli atak sonlandirma ve kaleyi bulan şut idi. Hatta oyuna çok gec girmesine karşın bu atagin da morali ile rakibi yavas yavas geri ittik ve gol icin gereken mesafede frikik aldik.
Önce sahada zarar, tekniği, oyunu uyumsuz adamlardan kurtulup Beck, Olcay, Tosic gibi adamlari ise sonra upgrade etmeliyiz.

@sportsguy hocam tam geçen hafta dediğim en yanlış hucum hatti ile ciktik. Ilk yari boyunca yapilan ortalarla bulusma istatistigimiz gozune carpti mi? Ya da akan oyunda kaleyi bulan şut? Aslinda berbat bir frikik disinda hepsi 0.

turgay dedi ki...

Q7yi sağ kanada hapsederek oynattığımızda ancak böyle bir oyun oynayabiliyor. Ondan solda yararlanmak lazım Olcay olmadığında o zaman daha az saçmalıyor. Hamle oyuncusu olması konusuna katılıyorum ayrıca ve bence gelecek yıl da sözleşmesi uzatılmamalı.

Q7 ve tolga tartışmalarından çok takımın oyun dönüşümü ve Şenol hocanın tercihleri de konuşulmalı. O pas yapan takımdan uzun vuran takıma dönüşmek çok hızlı oldu. Atiba-Oğuzhan ikilisini çabuk bozduk. Kante arkasında paslanmış inlere henüz çok yüklenmemek lazım diye düşünüyorum. Akşam Oğuzhan sakatlanması muhtemel atiba-Oğuzhan-talisca orta sahasını görebilirdik ikinci yarıda ki bence bu 3lü oyunu daha iyi okuyacak ve takımı yönlendirecek kişiler.

@buzkan

“Yabancı kaleciye karşı niye ön yargım olsun? Elimde Neuer ya da Muslera vardı da, oynatmadım mı? Kaldı ki Tolga, Muslera kadar iyi. Tamam, Avrupa maçlarında ciddi hatalar yaptı; iki yıl öncesi sıkıntılı bir dönem yaşadı, bunları atlattı. Bursaspor’da Frey ile Harun aynı kalitede kalecilerdi, Harun’u tercih ettim, doğru da yapmışım, bugün Milli Takım’ın kalesinde”

http://www.ligtv.com.tr/haber/senol-gunes-tolga-muslera-kadar-iyi-kaleci

"Tolga, Muslera kadar iyi" ve "Bursaspor’da Frey ile Harun aynı kalitede kalecilerdi, Harun’u tercih ettim." cumlelerinde yatiyor o "yerli sevdasi"nin anahtari.

Bu iki cumleden ne anliyoruz?

1. Hoca yerli ve yabanci kalecinin ayni kalitede oldugunu dusununce yerliyi tercih ediyor.

2. Hoca Tolga'nin Muslera kadar iyi oldugunu dusunuyor.

Buradan cikacak sonuc bellidir. Hocanin Tolga'ya karsi olumlu bir onyargisi var. Fabri ustun performans gostermedikce bu kirilmayacak.

Tolga'nin Avrupa Kupalari maclarinda kritik hatalar yaptigini biliyor muyuz? Evet. Sirf bu yuzden iki defa elenmedik mi? Elendik. Hoca "o gunleri geride birakti Tolga" diyor ama gecen sene ayni stres duzeyindeki Akhisar macinda gene sacmasapan hatalar yapmadi mi Tolga? Yapti. E dun aksam gene hata yapmadi mi? Yapti.

Demek ki Tolga'nin geride biraktigi bir sey yok. Bu adam stresli maclarda hata yapmaya yatkin. Bu bir olgu yani, gozlem degil sadece.

Eh, bu noktada musaade et de israrli Tolga tercihini biraz kurcalayalim.

sports guy dedi ki...

@beagle evet ilk yari hucum anlaminda cok zayiftik onu kabul ederim. Frikiklerin genel olarak berbat olmasinin sorumlusu belli aslinda da orayi daha fazla kasimaktan yoruldum.

Tutmamiz gerekiyordu, plan buydu. Ilk 6 dakika oyun umit vermisti de zaten. Ama bu tarz oyun planlari gol yedikten sonra duser zaten. Biz gol yemedikce ayakta kalabilirdik. Yedikten sonra oyuncu degisikligi gelene kadar takimdan umidi kestim ben.

Onumuzdeki sorun su: takim sampiyonlar liginde atiba-ozzy-talisca uclusuyle oyunu tutamaz. Ama atiba-inler-ozzy oynadiginda da hucum gucu cok dusuyor ve hala tutmanin garantisi yok. Ha bir de ozzy'den 10 numara olmayacagi cok net belli. Zaten belliydi gerci de artik cok saglam ve net ornek var onumuzde.

Ligde sikinti olmaz. Atiba toparlar orayi, talisca'ya ilerde free role verirsin, mac tutulacagi zaman da inler giret oyuna falan orasi hallolur.

Ama cl acisindan net bir takim olusturmak cok sancili. Talisca'nin savunmasinda biraz isik gorsem sag kanatta denensin, solda olcay olsun ilerde ozzy olsun bi de onu deneyelim derim.

Durum bu.

Kuzeyfo dedi ki...

1
Aslinda soyleyeceklerimin bu basligin altinda degil de mac basliginda daha tutarli olacagina inaniyorum ama tartismayi kendimce daha faydali olacagini dusundugum bir noktaya getirmek icin buraya yazacagim.

Bence artik binlerce defa konusulmus ve belli olcude konsensuse ulasilmis konulardan uzaklasmaliyiz. Ozellikle Tolga ve Quaresma ekseninde tartisilicak birsey yok gercekten.
Tolga her zamanki vasatinda bir mac cikardi. Hata da yapti, maci kurtaracak seyler de yapti. Neyse ne. Bence is Fabri'ye dusuyor. Onun ust duzey ve tutarli performans gostermesi kaleyi almasini saglar. Daha once bunu Boyko'da gormedik, umarim Fabri'de goruruz. Boyko'ya yeterli sans verilmedigini dusunseniz bile verilen sansi iyi kullandigini soyleyemezsiniz. Bence kaleci konusu gereksiz uzuyor, burada tartismayi beklemeye almak ve ilerleyen haftalari gormek gerek.
Quaresma konusunda da sunu soylemek mumkun, Avrupa Sampiyonasindan Senol Gunes'in kalibre ettigi ayarlarda degil fabrika ayarlarinda geri dondu ve sezona da boyle basladi. Quaresma her zaman buydu niye sasiriyorsunuz anlamiyorum. Burada bu adami kosulsuz seven ve her sartta savunan insanlar var, biliyorum ama anlamak cok guc. Dun topu tek bir kere bile ceza sahasinda arkadaslariyla bulusturamadi. Istedigi kadar ileri tasisin, butun kullandigi toplar geri dondu ve takimi surekli geri kosturdu. "O olmasaydi ileri gidemezdik ama" bir arguman degil bunu anlamaniz lazim artik. Sonuc olarak Quaresma bir dilemma, Turkcesi iki ucu boklu degnek. 15 yildir boyleydi, gecen sene takim oyununa katkisi onu anlamli kilmisti, dedigim gibi bu sene henuz fabrika ayarlarinda.

Kuzeyfo dedi ki...

2
Bence asil konusmamiz gereken, vasatustu performans gosteren Tosic'e ragmen defans blogunun problemleri. Genel kani Marcelo'nun yeterli oldugu yanina vasat ustu bir stoper alinarak defans probleminin cozulebilicegiydi ama dun gorduk ki defansta yasadigimiz problemler bunun otesinde. Sadece oyuncu alarak cozebilecegimiz sorunlar degil bunlar. Daha girift problemlerimiz var bence, kendi gozlemim ornegin adam ve alan paylasimlarinda Atiba-Inler ve Tosic-Marcelo dortlusunun yasadigi karmasa. Daha organize bir Napoli ofansi ornegin altust edebilir bizi.
Kimse bu konuda birsey soylemiyor ama bence Atiba-Inler orta sahada yeterli dinamizm uretmiyor. Defansif olarak problem olmayacagi saniliyor ama bence 33-32 yaslarinda iki orta saha oyuncusuyla oynamak ciddi bir risk. Belki daha iyi alternatif olmadigini dusunebilirsiniz ama bence Atiba-Inler hareketli orta sahalara karsi, ozellikle sampiyonlar liginde (ki bu ikili muhtemelen sadece sampiyonlar liginde birlikte oynayacak) geri donuslerde cok problemler yasatacak. Bunu hem Atiba'nin hem de Inler'in oyundan dustugu ikinci yarida gorduk aslinda ama Benfica oldukca beceriksizdi ve bu problem acikca gozukmedi. Bence Oguzhan geriye gitmeli ve Talisca onde defansif sorumluluklar da alarak oynamali. Inler cok kaliteli bir orta saha olsa da baski altinda cok ciddi pas hatalariyla oynadi dun. Oguzhan'in fiziksel olarak toparlanmasi (hala sakatlik sonrasi sorunlari var bence) ve Talisca'nin daha butun bir oyuncuya burunmesi en iyi ihtimal gozukuyor. Inler bence Oguzhan'la rotasyona girmeli. Senol hocanin isi kolay degil.
Beck kesinlikle CL seviyesinde bir oyuncu degil. Topu her ayagina aldiginda bunu haykirdi resmen. Bir defa bile tekte oynayamadi, oldukca cekingendi. Defansif sorumluluklarini yerine getirmis gibi gozukse de aslinda rakiplerini hep ustune cekti ve ozellikle ilk yarida takimin ileri gitmesine katkida bulunamadi.
Diger bir problem Adriano'nun mevkisizligi. Bek performansi cok siritmasa da sol onde cok sacma seyler yapti. Bu haliyle ne Caner'i ne de Olcay'i kesebilir. Yine Olcay'a mahkumuz. Bunu anlamak icin de Quaresma'nin sagdan rakibin kafasina giden sacma sapan sutunu ve karsi karsiya pozisyonu sut bile atamadan bitirmesini izlemeniz yeterli olur.
Aboubakar konusuna gelince de ben sahsen kendisini begeniyorum. Artik Gomez karsilastirmasi yapmayin bir zahmet. Birbirine hic benzemeyen forvetler bunlar. Abou oldukca hareketliydi, topla bulusamasa bile rakip defansi geriden top karsilarken hemen her pozisyonda zorladi. Ceza sahasinda topla bir kere bulustu, onda da iki kisi arasindan zor bir topu Cenk'in onune birakti. Bence macin Talisca'nin frikiginden sonra en iyi hareketiydi bizim adimiza.
Avrupa Sampiyonasi donusunde Cenk, Oguzhan, Quaresma hep geriye gitmisler. Cenk ligde attigi gollere ragmen vuruslari, hareketliligi gecen senenin epey gerisinde.
Bu kadar degisiklik gereken bir takimin hazirlik kampini birlikte gecirememis olmasi cok buyuk dezavantaj. Umarim devre arasina kendimizi iyi bir noktada atabiliriz.

beagle dedi ki...

@sportsguy
Aslinda bazi şeyler cok net görüldü. Olaya Muhendisce yaklasirsak tabi.
6 numaralar Atiba veya Inler
8 numaralar Ozzy veya Tolgay
10 Numara Talisca. Izlemedikse de belki Aras.
Bu adamlari uygunsuz numaraya koyduğunda isin dogasi bozuluyor. Adamlar ise birbirinden biraz farkli. Maca göre adamlarli degistirirsin. Misal CL de deplasman icin Atiba Tolgay Talisca ilginç olabilir. Vodafone da ise Atiba Oguzhani bozani lafla da ben bozarim.

Bu adamlari dogru bek ve kanat secimleriyle esleyerek savunmayi cok daha iyilestirebiliriz. Sonucta dogru orta saha demek top daha fazla sende kalir da demek.

buzkan dedi ki...

@semioticus (shelbyl) (“Yabancı kaleciye karşı niye ön yargım olsun? Elimde Neuer ya da Muslera vardı da, oynatmadım mı? Kaldı ki Tolga, Muslera kadar iyi. Tamam, Avrupa maçlarında ciddi hatalar yaptı; iki yıl öncesi sıkıntılı bir dönem yaşadı, bunları atlattı. Bursaspor’da Frey ile Harun aynı kalitede kalecilerdi, Harun’u tercih ettim, doğru da yapmışım, bugün Milli Takım’ın kalesinde”

http://www.ligtv.com.tr/haber/senol-gunes-tolga-muslera-kadar-iyi-kaleci

"Tolga, Muslera kadar iyi" ve "Bursaspor’da Frey ile Harun aynı kalitede kalecilerdi, Harun’u tercih ettim."

Bu iki cumleden ne anliyoruz?

1. Hoca yerli ve yabanci kalecinin ayni kalitede oldugunu dusununce yerliyi tercih ediyor.

2. Hoca Tolga'nin Muslera kadar iyi oldugunu dusunuyor.

Buradan cikacak sonuc bellidir. Hocanin Tolga'ya karsi olumlu bir onyargisi var. Fabri ustun performans gostermedikce bu kirilmayacak.)

burada bir problem görmüyorum. bir oyuncuyu kesmek için daha iyi performans göstermeniz gerekir veya ileriye yönelik daha fazla ışık saçmanız gerekir. benzer performanslarda yerli oyuncu, takım kaptanı tercih sebebidir.

tolga nın esas probleminin stresli maçları kaldıramamak olduğuna katılmıyorum. bence tolganın beşiktaş'ta yaşadığı esas problem çizgi kalecisi olması ve ayağını kullanmasında ki yetersizlik (hem şiddet hem teknik olarak). beşiktaş gibi savunmayı önde kuran takımların kaleci tercihi libero kaleci olmalı. tolga ile ilgili esas problem kaleci tipiyle ilgili.
benfica maçı özelinde bence tolga doğru tercihti.
tolga sırf yerli olduğu için oynamadı harun'da öyle.şenol güneş fabri nin beşiktaşa daha faydalı olacağını düşünürse fabri formayı alır. takımı baltalamak isteyecek bir konumda değil güneş. hak ettiği saygıyı görmediğini düşünen bir insan başarıyı kovalarken bu tür hesaplara girmez.
tolga ile fabri şu anda benzer performanslarda mı ben bilmiyorum. benzer performans sergilediklerinde
fabri'nin artıları:
1 taraftar desteği
2 ayağına daha hakim
3 tolga gibi çizgiye gömülmemesi
tolga'nın artıları
1 takım kaptanı - yerli oyuncu olması
2 takım içinde daha fazla sevilmesi

benzer performans gösterdiklerinde bence napoli deplasmanı hariç fabri tercih edilmeli.

Ben Tolga'nın sorununun tamamen özgüven olduğunu düşünüyorum . Bu sebepten bile oynamaması gerekli . Çünkü Tolga ile Beşiktaş arasında ' Evladımız ' kontanjanı ilişkisi yok . Yaptığı hataların sineye çekilebileceği bir sevgi , aidiyet veya daha önceki maçlardan gelen bir kredisi yok (hali hazırda iki defa Avrupa'dan etti, geçen sene az kalsın şampiyonluktan ediyordu) . Şu maçı Tolga aldı denebilecek tek karşılaşma hatırlamıyorum ben , yok . Muslera'da hata yapıyor , Volkan Demirel'de yapıyor . Lakin onlar yaptıkları hatadan fazlasını telafi ediyorlar .

Fabri daha iyi mi bilmiyoruz . Zaten sorun da o değil mi ? Bilmiyoruz ki abi bırak oynasın adam . Görelim . Değilse en azından başka altenatif yok dersin köşene çekilirsin. Taraftar berbat maçlar çıkaran Boyko'yu bile kalede görmeyi daha çok istiyor .

Bu derece zedelenmiş bir güven ilişkisi inat ile o-na-rı-la-maz . Aynı güven ilişkisi problemi Taraftar-Hoca arasına sıçrayacak bir süre sonra zira adamın yaptığı hatalar tabelaya da yansıyacak eninde sonunda. Tolga'yı kazanmak mı , taraftarı kaybetmek mi denge bu kadar basit . Aynı golleri Utku yese bu kadar tepki olur mu ?

Hani tepkinin doğruluğu - yanlışlığı ayrıca tartışılır ama Beşiktaş taraftarının böyle antikalıkları fazla oyuncuya yapmadığı da ortada .

Pheaglix dedi ki...

cartalete'nin iki tweetini şuraya bırakayım.

https://mobile.twitter.com/Cartalete/status/775774007849259009
https://mobile.twitter.com/Cartalete/status/775801440321282048

yilmaz dedi ki...

bence başta kaleci olmak üzere, oyuncular konusuna taraftar haddinden fazla müdahil oluyor. Tolga'nın taraftar tepkisinden çekinip vodafone arena'da sakatlık bahanesiyle sahaya çıkamaması övünülecek birşey değil tek kelimeyle had bilmezlik, istemezükçülük. Ciddi ciddi internette organize olup Tolga'ya çıktığı ilk maçta küfür etmeyi düşünen ruh hastaları var ve "biz taraftarız" daha da önemlisi "beşiktaş taraftarıyız" diyorlar kendilerine.

Bir kaç maç sonrasını tahmin etmek zor değil, hoca Tolga'yı oynatmak istiyor taraftarın tepkisi yüzünden Fabri'yi oynatıyor Vodafone Arena'da. E Fabri üstüste 2 tane kolay gol yese şimdi hoca nasıl sorumlu olacak bu kararından? Ha Fikret Orman gitmiş hocaya "hoca bunu oynat" ha taraftar demiş "bunu oynatma" ikisinde de karar hocanın mı oldu şimdi? "Hoca yerli oyuncuları seviyor" eeee. Sanane bundan, adam şampiyon yaptı mı seni geçen yıl? Kalede Fabri mi vardı, Ospina mı, Cech mi?

Teknik direktör belirler oyuncuları ve galibiyet/beraberlik/mağlubiyet her skorun sorumluluğu ondadır. Tolga'dan başladı, Olcay'la devam ediyor, Q7, Necip, Beck, Tosic, Kerim diye devam edecek. Her bir oyuncuyu küstürdükçe hocanın elindeki kadroyu bir oyuncu daraltmış oluyoruz.

Herkes üzerine düşeni yapsa yeterli. Taraftarın teknik direktör'e oyuncu tavsiye etme gibi görevi, yetkisi, sorumluluğu yoktur, bu kadar da abartmamak lazım bu taraftarlık denen naneyi.

GeceGezgini dedi ki...

Maci bugun izleyebildim:

Ersun'lu FB & 15-16 sezonu sampiyonu mashup yapmisiz bazi anlarda, eger bunu tum maca yayabilirsek cok degisik isler yapabiliriz (Tolga'ya ragmen degil ama). Ancak mactan gordugum henuz buna baya mesafe var.

Bunu yapabilmek icin kadroda 8 numarada bir Oguzhan - ceza sahasinda surekli yer alan no:10 - ve min 1 kanat forvet lazim. Bu da bizi gecen seneye ozy-olcay -talisca'ya goturuyor (Sosa gecen sene TSL'de ceza sahasinda en fazla yer alan orta saha oyuncusuydu yanlis hatirlamiyorsam) Talisca bu isi kotarabilirse, Oguzhan 8'e gecerse elimizdeki attacking full becklerin sayesinde kare as'in forveti olmadan bu isi kotarabiliriz.

Ozet: Hocam fazla macera aramadan herkesi mevkisine kaydiralim, rotasyonu da oyuncularin mevkisine gore yapalim bu is tamamdir. ( Adriano'yu DCRL/WBRL/MCRL/AMCRL olarak kullanabiliriz :)

sports guy dedi ki...

@gecegezgini

Evet hocam benim de gorusum asagi yukari bu. Caner acikken siritiyor mesela, ama adriano nereye koysan siritmaz gibi oynuyor.

Talisca icin benficalilarin yaptigi bazi yorumlar gercekten korkutucu yalniz, ve bunlari holigan olarak gecistirmemek gerek sadece, sporting'den de ayni fikirde olan baya insan var cunku ve adamlar kanli bicakli resmen :)

Frikik ve sut kabiliyetini ovuyorlar mesela her firsatta. Hatta frikik oldugunda "sictik talisca'nin yeri orasi" diyenler de olmus.

Elestirileri nedir peki? O iki ozelligi disinda her sey. Sutlarini engellerseniz tamamdir, savunmada kaybolur, oyundan kopar vs tonla elestiri var.

Yalniz burada bir teshis daha var ki o onemli aslinda, adam zaten benfica'nin oyun tarzina uyumlu degil. Daha bi 4-4-2 egilimi olan bi takim benfica. 4-2-3-1'de zor pozisyon bulunacak adama o formasyonda hic yer bulamazsiniz. Butun kotu yonleri daha cok goze carpar.

Bu sezon ozelinde en cok merak ettigim adam olmaya devam ediyor talisca. Vezir de eder rezil de gibi bi durumu var cunku :) buradaki karnelerde 2/10a da duser puani 9/10a da cikar.

Umarim su benfica'dan gitme motivasyonunu genel olarak kendisini gelistirme olarak kullanir da daha cok kalp kirar. Bakalim.

planck dedi ki...

shelbylnin dikkat çektiği gibi hoca "tolga muslera kadar iyi kaleci" ve "frey ve harun aynı kalitedelerdi harunu seçtim" dedi. benim burada anladığım muslerayı da alsak hoca tolgayı oynatacak :) hocanın fabriyi oynatıp boykoda olduğu gibi hatalı gol yemesini beklemesi gerekiyor tolgayı her maç oynatabilme bahanesi olması için. if muslera == tolga kaleci = tolga kurgusunu dillendirebilen bir insan kaleci efsanesi de olsa şampiyon da yapsa eleştirilir.

atiba inler ikilisi dün baya uyumsuzdu fakat beraber ancak 3 taktik antreman yapıp ilk maçlarına çıktılar. çok doğal. bana kalırsa yaşları ile ilgili bir sıkıntıları yok, yeni gelenlerin sistemi bilmemelerinden kaynaklı kendi alıştıkları oyunu forse etmeye çalışmalarından doğan sıkıntılar var. inler box-to-box oynayabilen bir adam sonuçta,tolgayın seri a versiyonu, kotarır orayı.

ozzynin 10 numara oynayabilmesi için devamlı geri gelip verkaçla önüne top alması lazım. sırtı dönük iş yapamıyor. zaten adamın en etkili özelliği önünde forvet ve 10 numara varken boş alanlara ekstra adam olarak girip defans kendi üstüne gelirken iş bitirmek, denge bozmak. 10 numara oynaması için diamond 442 oynamamız lazım. hoca oyuncular hakkında konuşurken özellikle ozzynin çok üstüne koyması lazım dedi. herhalde clde 8 numara oynayabilmesi için söyledi. çok sağlam iki stoper olsa yine oynardı aslında ama işte.

can dedi ki...

Butun bu analizler ortasinda Shelbyll'in en onemli tespiti kaynamis gitmis! Yahu kimse mi hatirlamadi Tolga Abi'yi, ben sahsen koptum gittim, dunden beri durup durup guluyorum. Shelbyll senle raki icmek istiyorum bir vakit.

Besiktas tarihinde en cok kufrettigim(iz) iki adamin Hugo ve Tolga Abi olmasinin psikanalitik bir aciklamasi olabilir mi?

beagle dedi ki...

Şenol Hocanin kaleci pozisyonunda özel yetenegi olmadigini düşünüyorum. 1990karin baslarinda Trabzon hem altyapi hem de A takimda berbat kalecilerle oynuyordu. Genc millilerin ABD den 6 gol yedigi macta kalede trabzonda gelecegin kalecisi ilan edilen Yetkin vardi (isim karismus olabilir). 1 60 70civari boyuyla yüksek toplarla kevgir olmustu.
Şenol Hoca büyücü falan değil ortalama üstü caliskan, inatçı, biraz da entelektuel biridir. Ilhan Mansizi en iyi zamaninda kesmis adamdir. Bence kendisinden yapabileceginden cok sey bekliyoruz.

alper dedi ki...
Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.
alper dedi ki...

Kişisel fikrimi ayrıca söyleyim.Tolga yıllardır gözümüzün önünde olan bir kaleci.Fabri'yi tanımam etmem.G.Antep maçında edindiğim izlenim sadece Tolga'Dan çok ahım şahım ileride olmadığı yönünde.İkisi de hayalimizde ki BJK kalecisi değil.Onun için tercih Hocanındır ve vardır bir bildiği.Buna ilaveten Fanatik bir BJK taraftarı olarak ve Çarşı Grubuna kutu sevdasına kapalı depdebesine oldum olası kıl olan biri olarak Çarşı Tolga'ya karşı ise ben yanındayım.Taraftarın yanınDA UMursama diye pankart açanların yanılma şansı Ş.Hoca'Dan çok daha fazladır.

alper dedi ki...

Şaka maka GS maçı için bilet fiyatlarında iyi geçirmiş yönetim..Taraftardan müşteriye evriliyoruz sanırım.

sports guy dedi ki...

"Küfür eden, diğer yorumculara saldırganlık yapan, İnsanlara kişisel saldırıda bulunan, fikre değil, fikir sahibine odaklanan, kavga eden, diğer takımlar ve camialar hakkında bel altı yorumlar yapan ve amacı blogu sabote etmek olanlar kendilerine lütfen başka yer arasınlar.

Burası onun yeri değil.

Burası Ekşi Beşiktaş."


Sunu suraya birakayim dedim, sanirim hatirlamamiz gerekiyor bazen.

alper dedi ki...

Beşiktaş'ın Akhisar maçında muhtemel 11 : Fabri - G. Gönül, Marcelo, Tosic, Caner - Atiba, Tolgay, Talisca, Olcay, Ömer - Cenk. (NTVSpor)

beagle dedi ki...

Özellikle "fikre değil sahibine odaklanan" saldirganlik tanimi müthiş.
Ödenekli başkan yalakalarinin mesleğini tanimliyor.

du, levande dedi ki...

ntvspor'un verdiği muhtemel 11 benim de aklımdan geçen 11di. sadece tosiç yerine belki stoperde adriano'yu dener diye düşünüyorum, küçük ihtimal ama aklında böyle bi düşünce varsa bu maçta görürüz diye tahmin ediyorum. onun dışında takımı oğuzhan'sız görmek moral bozuyor biraz ama sakatlığı geçse bile idmanlara katılamadığından riske girmez herhalde hoca.

@can

Ahaha, guzel sozlerin icin tesekkurler; raki muhabbetinden bira muhabbetine gectim gurbette olmanin etkisiyle birkac senedir, daha goygoy temelli ama denk gelirse olur :)

---

Tolga'nin karakterine DE antipatim var, ama bunun futboluna getirdigim elestiriyle alakasi yok. Turkiye futbolcu pazarinin ideolojik capi ceperi belli zaten nihayetinde. Liberal futbolcu vardi da biz mi sevmedik?
Hoca gene Fabri'yi ligde oynatacaksa bunun uc aciklamasi var:

1. Fabri'yi formaya tekrar isindirmak istiyor, Tolga takintisi yok, bizim kuruntumuz/halt yememiz.

2. Fabri lig, Tolga CL gibi hem Tolga'yi onore edecek, hem de taraftarin gonlunu eyleyecek bir formul buldu aklinca.

3. Hoca Fabri'nin ritim bulmasina izin vermeden hatali gol yemesini bekliyor. Bu biraz fazla komplocu, o yuzden simdilik bunu es geciyorum ama yukarida da biri yazmisti, deginmek lazim.

planck dedi ki...

liberal futbolcu vardı da biz mi sevmedik diyince aklıma bursalı ivan ergiç geldi. adam "Toplumda Sosyal-Darwinizm ve Piyasa Toplumunda Varoluş Mücadelesi" başlıklı bir konuşma yapmıştı bir kongrede :)

Hasta Ti dedi ki...

bu erkan kas'tanda super futbolcu olacak sanmistim. simdi nerden cikti gece gece...

sadrazam dedi ki...

Ligde 4 hafta, Şl liginde 1. maçlar bittiğine göre bu zamana kadar geçen süre için bir değerlendirme yapabiliriz.

1) 2 sene üzerinde çalışılmış, defoları azaltılmış, tüm kamuoyu tarafından son zamanların en güçlü oyunu olarak adlandırılan, göze hoş gelen, izlemesi keyifli ve henüz 4 ay önce şampiyon olan bir oyundan tamamen vazgeçilmiş.
Kısa ve seri paslarla ortadan delici, pas üzerine kurulu, 3. bölgede sürekli baskıya dayalı, dar alanda oynanan TİKİ-TAKA oyunu gitmiş. Onun yerine savunma arkasına atılan uzun toplar, terse atılan 30-40 mt. diagonal paslar, çokça denene uzaktan şutlar, 3. bölgede devamı olmayan şok pres, kanatlardan yapılan orta üzerine kurulu bir oyun anlayışı gelmiş.
Evet geçen senelerde iyi olan takımda bile eleştirdiğimiz nokta kanatları daha fazla kullanması gerektiği, şut konusunda daha cesur olması ve orta kalitesinin artırılması mecburiyetiydi. Ancak bu ikisinin muhakkak bir ortalaması alınmalı. Zira 4 ay arayla oynanan bu iki futbol arasında çok ciddi fark var. Geçen seneki oyundan bu kadar kolay vazgeçilmesinin sebebi sadece Sosa ve Gomez in gidişi olmamalı. Zaten Gomez in katkısı geçen sene akan oyuna değil, topa son dokunan oyuncu olmasıyla tabelaya yaptığı katkıydı. Geriye bir tek Sosa ve töre kalıyor. Törenin en iyi olduğu zamanlar bile bu oyuna katkısı %10-15 seviyesindeydi. Çok kez takımın hızını azalttığı ve içeriye koşu yapmadığı için eleştirirdik. Zaten 2. devre neredeyse hiç katkı vermedi. Ve "SOSA" Eğer fark yaratmak, futbol kültürü oluşturmak, sistem takımı olmaksa hedefimiz 1 oyuncunun ayağına bakılmaz. 1 oyuncu için veya rağmen başarılı bir oyun sisteminden vazgeçilmez. Bu sebepledir ki transfer de takımın oynadığı sisteme uygun olarak yapılır. Sadece yetenekli, güçlü, şutu iyi, karakteri düzgün, ekonomik diye olmaz.

Buradan nereye gelicem, ben takımın geçen sene oynadığı oyundan oldukça memnundum. Zira bu sistem üzerine 2-3 sene yatırım yapılmış, görece başarılıydı. Eksiği, gediği elbet vardı.en başta kayıplar oldu. Ancak gidenlerin yerine sistemin gerektirdiği "İKAMELARİ" alınabilirdi. Porto olucaz, Benfica olucaz diyoruz ama sisteme uygun oyuncu yerine, oyuncuya uygun sistem arıyoruz. Diyet ödeyerek kurduğumuz ve başarı yakaladığımız sistemin aksayan yerlerini düzeltmek yerine, sistemi yeniden inşaa ediyoruz. Sebep? Talisca, Abu bakar, Caner yetenekli oyuncu diye.

sadrazam dedi ki...

2) sol bek:
Referans oyuncu kim? İsmail...10/5
Hedef: 10/8 Pozisyon bilgisi yüksek, fiziği kuvvetli, hızlı, devamlılığı olan, kısmen tecrübeli, orta yapabilen.
Beklenti: Pozisyonunu kapatsın, senede 5-6 asist, 1-2 gol. (30 maç)
Sonuç: Adriano ise 10/8, Caner ise 10/6
Caner kötü oyuncumu: Hayır. Ama sol bek pozisyonunda geçen seneki oyun sisteminde yeri İsmail'den hallice.

Orta saha:

Referans Oyuncu: Sosa...10/8
Hedef: Tecrübeli, Pozisyon bilgisi yüksek, sırtı dönük oynayabilen, seri, içeri katedebilen, dripling yapabilen, araya bırakabilen, devamlılığı olan, şutu olan, duran top kullanabilen.....
Beklenti: Forveti beslesin, oğuzhan ve atiba ile uyum yakalasın (30-35 maç)8-10 gol, 8-10 asist.
Sonuç: Talisca 10/? Şimdi gese nin sneijder üzerine sistem aradığı gibi biz de talisca üzerine mi kuracağız sistemi? Diego, Battala, josue (tr örnekleri) talisca dan iyi oyuncular olmayabilirler belki ancak sistem içerisinde örneğin min. 10/6-7 alabileceğin oyuncular. Neden daha garanti sisteme uygun, sistem içerisinde Sosa a "İKAME" oyuncu arayışı olmadı anlamıyorum. Başka bir oyunda Sosa 10/8 oyuncu olmayabilir, ancak onu değerli yapan sistemdi. Belki 10/6-7 bir oyuncu alınıp oyun içerisinde değeri artırılabilirdi. İzlediğimiz Talisca ise çok daha FARKLI bir oyuncu.

santrafor:

Referans: Gomez 10/9
Hedef: Google santrafor yazdığında çıkan görsellerden biri.(Gomez ilk sıralarda çıkıyor) Forvet değil santrafor özellikleri yüksek olsun, topa mümkün olduğunca az dokunarak, üç direğin arasından topu mümkün olduğunca yüzdeli geçirsin.
Beklenti: Cenk in de varlığını hesaba katarak (25-30 maç) +20 gol, 3-5 asist.
Sonuç: Abu Bakar=forvet.... çok sıkıldım yazmaktan, burayı artık siz değerlendirin.

GeceGezgini dedi ki...

@sadrazam; ben bu kadar karamsar degilim acikcasi. Bence oguzhan 8'e kayip olcay sola gectigi zaman gecen seneki oyun+bol kanat organizasyonlu oyun kombinasyonu bir sey cikacak ortaya.

Hoca haziranda sunu soylemisti; "gecen seneki oyunumuzu rakipler ezberledi, oyunumuza yeni taktik varyasyonlar katmamiz gerekiyor." Bence su an onun denemeleri yapiliyor. Ee takdir edersin ki son gune tum transferler geldigi icin bu denemeler de resmi maclarda oluyor maalesef. Ben GS maciyla beraber oturmus bir hale gelecegimizi tahmin ediyorum.

YSY dedi ki...

Bende biraz zamana bırakanlardanım. Caner ve inler gelince biraz daha doldur boşalt oyununa döndük ama bunu biz görüyorsak hocada görüyordur heralde. Oğuzhanın 8 e dönmesi (ki bence kesin oraya dönecek) olcayla beraber eski sisteme biraz daha yakınlaşırız. Bunnla birlikte anadolu klüpleri daha güçlü bu sene. Oyunumuzu ezberlediler farklılık lazım.

Yorum Gönder

Ara