.

.
Ekşi Beşiktaş. Blogger tarafından desteklenmektedir.

.

.
7 Ocak 2010 Perşembe

İzanı Kaybetmek

Sadece Beşiktaş özelinde gerçekleşen bir durum değil, insanoğlunun temel yanılgılarından/çelişkilerinden birisi burada bahsedeceğim. Kendince otorite gördüğü bir insanın sunduğu bilgiyi sorgulamadan kabul etmek. "Adam dediyse doğru demiştir, ondan daha mı iyi bileceğim ben?" bakış açısıyla geliyor bu. Bir de bu durumdan kurtulmak isteyenin herşeyi reddeder bir tavra bürünmesi var ki, bu da "komplo teorisyenliği" sonucunu doğuruyor. "Sürekli manipüle ediliyoruz, her şey yalan, büyük oyun" falan.
Benim her zaman yapmaya çalıştığım, düstur edindiğim bir yaklaşımım var olaylara. Hiçbir zaman fevri yaklaşmam, ortada bir iddia varsa iki tarafı da dinlemeye çalışırım, elimin altındaki kaynakları, iddiayı doğrulamak için kullanır, ondan sonra yorum yaparım. Kısacası, kişiyi değil de bilgiyi sorgularım.
Bu kadar lafı niye mi anlattım? Haber1903'te okuduğuma göre, Murat Aksu bir gazeteye röportaj vermiş, o röportajda "Kartal Yuvası mağazalarına bedelsiz ürün yollanıyor" demiş. Hakan Aksoy da bu iddiaya yanıt vermiş. Haber linki burada.
Şimdi buraya kadar her şey normal. Bundan sonrası sakat. Haberde "İşte belgeler" deniyor. Belge denilen şey şu; şubeler faks çekmiş ve demişler ki "Biz her malı faturalı alıp satıyoruz." E herhalde yani, adamlar "Evet arada kayıtdışı mal alıp satıyoruz, Aksu Bey haklıdır, kamuoyundan özür dileriz" diye faks mı çekecekti ya? Bu nasıl bir kanıttır? Kanıt dediğin, denetim yapılır, stoklar sayılır, adı geçen şubeler "İşte X tarihli denetim raporumuzda bu tür bir şey olmadığı belirlenmiştir" derse var olur. Birisine katil diyorsun, adam "Ben hiç adam öldürmem isteyen sabıka kaydıma baksın" diyor, sonra bu da belge oluyor. Böyle saçmalık olur mu?
Bu yazının konusu ise, haberin altındaki yorumlar. "Hakan Aksoy adam gibi adamdır o yamuk yapmaz," "Bak işte belgesi ile konuşmuş," gibi sıfır dimağ süzgecinden geçirilmiş laflar var, olayı hemen Aksu - Demirören kutbuna çekenler var, var oğlu var. İzan'ın i'si yok orada; hemen bir "ak-kara" oyununa dönüştürme çabası. Ya X'tir ya Y'dir. Ortası yoktur.
İşte bizim kulüp bu ortamda seçime gidiyor. 3 hafta kaldı, biz daha yönetim listelerini, planları programları bilmiyoruz. Tamamen manipülasyona dayalı, maddi güce dayalı bir ortaoyunu dönecek, en sonunda biz de şaşırmış gibi yapacağız.
Geçenlerde bir yorumda "Yahu hiç seçim post'u atmıyorsunuz?" denmişti. Ne atalım ki? Ne diyelim? Bir şey mi biliyoruz? Bir şey diyen mi var? Daha doğru düzgün mali bir sorgulama yaşayamıyoruz, insanlara "belge" diye namus bildirgeleri kakalanıyor, yönetim "gelenektir" diye her yıl ibra ediliyor, sonra biz "seçim" diye heyecanlanıyoruz. Ben heyecanlanmıyorum. Bu seçimden ne çıkar, ne çıkacak, zerre ilgilendirmiyor beni. Dibe şöyle bir sağlam vuralım, batıyorsak batalım da, emsal teşkil etsin. Şamar oğlanına dönmüşüz çünkü, testi kırılmadan istediğimiz kadar tokat yiyelim, o testiye sıkıca sarılmaya niyetimiz yok.

10 Yorum:

gnyz dedi ki...

Bundan 4-5 sene evvel sezon başında formaların yetiştirilemediği gündeme gelmişti o zamanda BJK tv de formaların yetiştiğine kanıt diye ford transitin içine 2-3 kutu forma koyup onların indirilişini göstermişlerdi :) Yöneticiler değişiyor ama zihniyet aynı

Ama Hakan Aksoy yanlış yapmaz Hakan Aksoy hata yapmaz yapamaz niye? e Hakan Aksoy tribünden gelme, Hakan Aksoy zamanında fenerlileri bi kovalamıştı taa fizana kadar onun için olmaz öyle şey

Sezon başında çıkarılan formalar beğenilmediğinde B.Münih'in de giydiği formayı Baba Hakkı'nın kazağı diye yutturmaya çalışmışlardı

algon dedi ki...

Daha cok post'un son kismina ithafen soyluyorum:

Hepsi kabul, Demiroren'i begenmiyoruz, Aksu da supheli isim, 3 hafta kala Fikret Orman'in adayligi hala konusulma asamasinda, vs... Yani secim ortami sacmalik dolu. Ama bu secim Besiktas taraftarini neden zerre etkilemesin ki? Ya da daha dogru ifade edeyim; neden Besiktas taraftari secim sonucuna etki birakmaya calismaz? O komplo teorisyenligi burada da var; "Abi oylarin hepsi satilik", "sonuclar belli", vs.. Madem o kadar buyuk taraftariz, neden sadece tribundeyiz? Stadyumun disinda da buyuklugunu gostermelisin.

Iste konusuyoruz ya hep, Besiktaslilik diye. Kabul edelim ki bu da o Besiktaslilik'in bir parcasi. Istemek, ama adim atmamak, proaktif olamamak. Demiroren'in istifasi (ya da kendi adayinin secilmesi) icin hicbir sey yapmiyorsak, cok sevdigimiz ama bir turlu baskan yapamadigimiz Ibrahim Altinsay gibi haricte kaliyoruz.

Ben bir tane buyuk organizasyon bilmiyorum Demiroren istifa etsin diye imza toplayan -ki fena takip etmiyorum Besiktas ile ilgili olaylari. Herkes biliyor Demiroren'in bir milyon imza ile bile birakmayacagini. Ama sen taraftar olarak belki de Turkiye'de ilk, ornek teskil edecek bir olay gerceklestireceksin. Buyuklugunu ispatlayacaksin. Yonlendirilmis medyada ses getireceksin. Boyle yaparsan bir Besiktasli olarak gece daha rahat uyumaz misin?

shelbyl dedi ki...

@algon

Yanlis anlamissin, ben kesinlikle sonuclar belli demiyorum. Netice degil, hatice belli sadece; kim daha cok delegeyi "ikna ederse" o secimi kazanacak. Neden adaylar kendilerini anlatma derdinde degiller, neden ciddi anlamda bir secim rekabeti yasamiyoruz? Aksu ile Demiroren'in agzindan ben mi laf almak zorundayim, onlar mi bana kendilerini aciklamalilar?

Bir suru proje vardi, ben en son Buyuk Besiktas Projesi'nde kaldim. Uye oldum, hala daha update bekliyorum kendilerinden. Belki de fesholunmustur, bilmiyorum.

Valla Turkiye'de bir adet dernek kurma sureci icinde aktif olarak bulundum. Dernek lisemin mezunlar dernegi idi. Kurmak, abartmiyorum, aylarimi aldi. Yok onun imzasi, bunun tuzugu, ismi (okulun adinda Turk Egitim Vakfi var, ama Turk kullanamiyorduk izin gerekiyordu falan), yeri, yurdu, her kafadan cikan ayri ses, insanlarin titr sevdasi: tek kelimeyle breh. Sivil toplum bilinci yerlesmemis bir ulkede bu tur seyleri yapamiyorsun. Tamamen kultur meselesi, jenerasyonlarla olgunlasacak bir sey. Hepimiz "Olaylara karisma!" ile buyuduk neticede.

Ve ben, pesimistlik belki, ama o haber1903 altina yorum yapan kitleyi, ozellikle de ikametgahim itibariyle, mobilize edebilecegime inanmiyorum. Inanan herkese destegimi veririm ama. Internette yuzlerce imzam var online dilekcelerin altinda, sonunda ne oluyor hicbir fikrim yok gerci...

esperanza dedi ki...

Besiktas ta secim heyecani zaten 1 veya 2 kere olmustur. Ne dogru durust aday cikarabiliyoruz ne de muhalif olabiliyoruz. Bu secimler icinde her iki adayla da bi yere varamayacagimiz icin hic heyecan duymuyorum maalesef.

YD nin secim beyanatlarinin ozeti " kulubu maddi anlamda sarampolden asagi yuvarladim, ama bi sorun hele neden yuvarladim?", M.A. ninkiler de "benim babam senin babani dover" den oteye gidemiyor.

Shelbyl nin dedigi gibi harbi su isin dibi neyse bi gorelim artik, bu yavas yavas batma olayi çin iskencesine dondu.

Shelby yeminlen yazinin basindaki kabuliyetcilik ve suphecilikle ilgili mukemmel bir yaziyi, newyorkta bir subwaydeki reklamda gormustum... Adamlar sonucta ne kadar okursan, o kadar bilgili olursun'a bagliyorlardi... Bizdeki cahiliye donemi bitmeden bu sorunlarda bitmez kardesim...

algon dedi ki...

@ shelbyl

Aslinda yazdiklarimi direkt sana yonelik degil, genel Besiktas taraftari olarak profilimize yonelik dile getirmeye calismistim (sen kelimesine takilma). Dedigin gibi belki bunu tum Turkiye'ye uyarlayabiliriz: "Sivil toplum bilinci yerlesmemis bir ulkede bu tur seyleri yapamiyorsun." Aynen oyle, ama Besiktas taraftari olarak farkliyiz iddiasindaysak belki de o tetiklemeyi de yapmasi gereken biziz.

Secim surecindeki sacmalik gercekten ortada. Peki taraftarin tavrinin ne oldugunu gosteren bir haber okuyor muyuz hic? Cunku oyle bir tavir yok. Bu iki aday ozelinde bir tavirdan bahsetmiyorum. Demek istedigim, ulkenin en meshur taraftarinin kulup baskanligi secimlerinde bir gucu yok. Eger boyle bir guc olsaydi, zaten asil adaylar da ortaya cikardi.

Insan biraz dusununce Shelbyl'e organizasyon konusunda hak veriyor. Ama oturup konusmak lazim boyle seyleri -ki bence bu blog bu konuda su an yaptigindan daha cok adim atabilir. Kac kisi Shelbyl'in yaptigi gibi etrafa imza atmistir ki? Internet dedigimiz; bu kadar burokrasiyi ortadan kaldiran, sosyal aglarla bir gunde populariteye ulastiran bir arac var. Boyleyken organize olamamak bir yerden sonra bahane haline gelecektir (Bu soyledigim de ozel olarak bu blog icin gecerli degil, Besiktas taraftari olan herkes icin gecerli)

shelbyl dedi ki...

@algon

Abi zaten biz mutabakattayiz, sen bardagin dolu tarafini goruyorsun, ben bos tarafini. Dedigim gibi, baslat, arkandayim. Aksi takdirde, benim bardak dolup tasarsa belki inancimi tazeler inisiyatif alirim.

Pamukk dedi ki...

her sabah işe gelirken radyo dinleyerek gelen abi canımı sıktı bu sabah. "telefon görüşmeleri yapıolar, delegelerle konuşup durum bilgisi veriolar kim kime oy vericek diye ve görünen oymuş ki; bak görürsün demirören fark atarak kazanıcak" dedi.

evet belki kim gelirse gelsin, gelecek çok karanlık batışımız yakın. ama ben bu kulübün başında ve yönetiminde akıllı kültürlü insanlar görmek istiyorum. mal ve mongol değil. ulan ne hıyar ne salak adam diye herkesin dalga geçtiği biri değil.

yazıda katılmadığım bir nokta var. bunu iddia eden kişi murat aksu. ispatlaması gerekende o. elinde bunu kanıtlayacak belge varsa açıklasın. biri bana diyor ki bu adam şunu öldürdü. bu durumda benim suçlu olduğumu ispatlamak zorunda. yoksa ben bunun aksini neden ispatlamaya çalışayım ki...

shelbyl dedi ki...

@exavier

Abi denecek olan sudur o zaman: "Murat Aksu cok biliyorsa belge gostersin, oyle bir sey yoktur." Ben de arkasinda dururum. Sen savunmani, zaten itham edilen yerlerden alinan faks ile yaparsan, onu bana belge diye gosterirsen olmaz.

Yorum Gönder

Ara