.

.
Ekşi Beşiktaş. Blogger tarafından desteklenmektedir.

.

.
8 Ocak 2010 Cuma

İbrahim Altınsay - Adaylığı ile İlgili Açıklaması

Merhaba Arkadaşlar, Forza sitesindeki metnin altına imza atan ve bana ayrıca mesaj yollayan arkadaşlara tek tek cevap vermek isterim. Unutuklarım varsa kusura bakmasın. Forza'daki yazıda benim "başkan adayı olmamı ya da Murat Aksu'nun yönetiminde yer almamı" istiyorsunuz. Bana gelen mesajlarda da bir bölüm arkadaş "başkanlığa adaylığımı koymamı" bir bölüm ise "Murat Aksu'nun yönetimine katılmamı" istiyor. Başkanlığa adaylığımı koysam, Aksu yönetimine katılacaklar pek hoşnut olmayacak gibi. Öncelikle bana hak etmediğim ölçüde güven ve sevgi gösterdiğiniz için sağolun, varolun. Durumu ve düşüncelerimi olanca açıklığıyla sizlere seve seve açıklarım. Bu açıklamaları medyada spekülasyon konusu yapacak, ya da seçim dar çıkarları içine düşüp bu açıklamalara cevap vermeye kalkacak hariçten gazelciler hiç heveslenmesin ve kendilerini yormasın. Onları hiçbir şekilde muhatap almadım, almayacağım da. Sizlerden gelecek içten mesajlara zamanım ve dilim elverdiğince eskisi gibi zevkle cevap vermeye hazırım, onu da belirteyim. Arkadaşlar, Durum benim açımdan kısaca şöyledir: Geçen yıl Nisan ayında, takım iki kupaya giderken, "Kupalardan önce önemli olan yönetim biçim ve anlayışıdır" demiş, Demirören'in tek başına seçime gitmesi durumunda başkanlığa adaylığımı koyacağımı açıklamıştım. Ne var ki, Murat Aksu başkanlık için epey erken ortaya çıktı ve durum başka bir zemine girdi. Bu koşullarda üçüncü bir aday olarak ortaya çıkmak mevcut yönetim anlayışına bir üç yıl daha katlanma ihtimalini de beraberinde getirecekti. Seçimden ikinci sırada çıkmak bile insanı tarihi bir vebal altına sokacaktı. Bu nedenle başkanlığa adaylığımı koymadım. Şu anda da aynı düşüncedeyim. Adaylığımı koymamak Beşiktaş için düşüncelerimden vaz geçmeyi ve otomatik olarak Murat Aksu'nun yönetiminde yer almamı gerektirmiyor. "Taşın altına elini koymak", "ateşten gömlek giymek" gibi dramatik lâfları bir yana bırakalım. Beşiktaş'ı, içeride ve dışarıda saygınlığı tükenmiş bir yerden çıkarıp layık olduğu yere yükseltmek, son beş buçuk yıldaki yönetimlerin pisliklerini temizlemek, bunların hesabını sorarak kulübü sağlıklı ve saydam bir zemine kavuşturmak çok zorlu bir süreç. Beşiktaş bir marka değil bir arma... Öncelikle ekonomik değil, toplumsal bir varlık... Kulübün sağlıklı yaşaması için bu kavrayışın sarsılmaz biçimde yeniden yerleşmesi gerek. Böyle yapınca, haklı zeminde kalsanız bile yeri gelecek öteki kulüp yönetimleriyle, federasyonla, hükümetle, mevcut sağlıksız düzenle karşı karşıya geleceksiniz. Bu süreçte anlayış ve mücadele birliği içinde olmak çok belirleyici. Mücadeleye birlikte gireceğiniz insanlarla sırt sırta durmak de yetmez, sırtlarınızın kaynamış olması gerekir. Asgari değil, azami müştereklerde birleşmek ve kader birliği yapmak gerekir... Ne yazık ki, Murat Aksu ile yaptığımız görüşmeler sonucunda, mücadele programını ve stratejisini birlikte oluşturma yönünde bir yaklaşım görmedim. Elbette bir Başkan adayının bu konuda kendi bildiği gibi hareket etmesi en doğal hakkı... Seçim ve yönetim stratejisini kendisi belirleyebilir. Bu konuda benim bir ısrarım söz konusu olamaz. Ancak kazanılabilecek insanları kazanmak, karşı cephedeki insanları ise en azından tarafsızlaştırmak de onun görevi. Sonuçta seçimi o kazanacak, ya da o kaybedecek. Çünkü ne yazık ki, antidemokratik bir uygulamayla Beşiktaş Kongresi, yöneticileri değil sadece başkanı seçiyor. Biliyorsunuz ben 2000-2004 yılları arasında iki dönem Serdar Bilgili yönetiminde görev yaptım. 2004 Ocak Kongresi'ne Serdar Bilgili tek listeyle girerken ve yerim garantiyken yönetici olarak görev almadım. "Tribünlerin yapısıyla oynandığı ve futbol şubesi doğru dürüst yönetilmediği" için görev almadığımı açıkça belirttim. Yönetici olarak bir yere kadar etkiniz oluyor. Bir süre sonra kulübün sorunlarıyla değil, yöneticilerle uğraşmak zorunda kalıyorsunuz. Ancak yöneticilik yaptığım sürece alınmış bütün kararların sorumluluğunu da kabul ederim. "Ben aslında karşı çıkmıştım, o kararları onaylamamıştım" diyecek değilim. Aslında bütün doğru işler Beşiktaş'ın, bütün yanlış kararlar biz şahısların. Çünkü Beşiktaş, bu topraklardaki özgürlük mücadelesi içinde doğmuş sarsılmaz bir kurum. Başkandan ve yönetimden ibaret değil. Arkadaşlar, Bir yere gitmiyorum. Beşiktaş da bir yere gitmiyor. Tribünde, internette, sokakta, düşüncelerimizde, rüyalarımızda, kısacası hayatta Beşiktaş'la beraberiz. Bugünkü süreçte yönetime girmektense yönetim dışında kalarak uyarılarımla, eleştirilerimle Beşiktaş'a daha sağlıklı katkıda bulunacağıma inanıyorum. Hiçbir yönetime "bir ay sonra ayrılırım, sonra zaten bu kararlara katılmamıştım derim" diye girilmez. Mevcut koşullar bana ve benim gibi düşünenlere, inandığımız düşünceler uğruna dışarıdan mücadele etmeyi biçti. Biliyorum önümüzde zorlu ve sıkıntılı bir süreç var. "Kaçtı", "korktu", "kaytardı" diyenleriniz olacaktır. Bütün bu düşüncelere saygı gösteririm. Siz bana babamın parası, ya da nüfuz ilişkilerim için değil düşüncelerim ve tavrım için ilgi gösteriyorsunuz. Ben de düşüncelerimin ve tavrımın gereğini yaptığıma inanıyorum. Sevgilerimle. IBRAHIM ALTINSAY Not: Biliyorum, Beşiktaş kapılarını halka kapattığı için çoğunuz Kongre üyesi olamadınız. Önümüzdeki süreçte, kulübün kapılarının taraftara açılması için mücadele etmenizi ve fırsat yaratarak kulübe kendi paranızla üye olmanızı dilerim

14 Yorum:

selo dedi ki...

NE AKLI BAŞINDA BİR AÇIKLAMA HELAL OLSUN VALLA

RuFF dedi ki...

Murat Aksu nun söylemlerine pek inanmamış ve itibar etmemiş.Benim bu yazıdan çıkardığım bu.
Umarım bu seçim Beşiktaş için hayırlı olur.

sonra neden altınsay diyorsunuz da bilmem ne de...

mis gibi adam

twenty_one dedi ki...

Malesef kulübün mali tablosu o kadar içler acısı ki; bu yüzden kimse elini taşın altına kolmaya cesaret edemiyor. Haklı olarak tabi. Murat Aksu'nun son söylemlerinde kulübün borcunun 250 milyon euro olduğunu ve bu durumu düzeltebilmek için bazı fedakarlıklar yapılması gerektiğini söyledi. Buna sportif anlamdaki faliyetlerde dahil.
Yani benim anladığım bağımsız ! kongre üyeleri ya kulübün geleceği ve birkaç yıl daha mütavazı bir Beşiktaş için oy kullanacak, ya da Demirören'in yaratmış olduğu borç batağının devam ederek çoğalması için oy kullanacak.
İnşallah Beşiktaşımız için en hayırlı sonuç ortaya çıkar. Malesef fazla umutlu olmasak da...

Pamukk dedi ki...

kulübün hali içler acısı
kimse elini taşın altına koyamıyo
kökten batalım gitsin
başka yol gözükmüyo gibi

purplepurple dedi ki...

murat aksu'nun kadrosuna girmedi ama oyunuzu murat aksu'ya verirken eliniz titremesin sonucunu çıkardım ben. nitekim gülengül altınsay aksu'nun listesinde.

t2 dedi ki...

yILDIRIM dEMİRÖREN NE Değilse İbrahim Altınsay da O'DUR ! nOkTaa !

sy dedi ki...

ben bu adamı fiziksel olarak da, zihinsel olarak da recep yazıcıoğlu'na benzetiyorum.
tamam, çok benzemiyo ama benziyo işte biraz. ben benzettim oldu.

hayyam dedi ki...

Kisaca Murat Aksu'nun yonetimde yer almiyorum ama onu destekliyorum demis. Bu desteginide esinin yonetim kurulu listesinde yer almasiyla gostermis. Belki boylece Gulengul Altinsay formasi altinda Ibrahim Altinsay'li bir yonetim diyebiliriz Murat Aksu'nun yonetimi icin.

Buradan benim cikardigim sonuc: I. Altinsay bu yonetimde istedigi yetkileri alamadigi icin kendine genis manevra alanlari bulamadi ve bundan dolayi kendisine gelebilecek olumsuz tepkilerin onune gecerek gelecek donemlerdeki olasi baskanlik yarisinda kendi onunu kapatmak istemedi.

Herkes biliyor ki Kongre uyesi olabilmenin sekli degistiginde ve tabana daha cok yayildiginda en guclu baskan adayi Ibrahim Altinsay'dir.

carlito dedi ki...

şöyle bir yazı yazan adamı yakın zamanda başkan olarak göremeyecek olmamız ne acı.. (bir gün inşallah)

murat aksu iyi halt etti aday olmakla, olmasaydı belki de ibrahim altınsay şimdi demirörenin tek rakibiydi.. ama olan oldu artık, en azından yazarlık döneminden bildiğimiz ve sevdiğimiz gülengül altınsay yönetiminde olacak, başka bir aday da çıkmayacağına göre tek dileğim aksu'nun seçilmesi.. zira gelen gideni aratır kuralının bu kez işlemesine imkan yok, bundan kötüsü olabilemez!

nuwanda dedi ki...

ibrahim altınsay gibi inanlara bu kulübün çok ihtiyacı var.kulübün şu halinde böle insanlar başkanlığa aday olursa seçilemezler görüşündeyim.sayın altınsayında dediği gibi beşiktaş da nezaman kongre üyesi olmak dahada kolaylaşacak işte ozaman gerçek beşiktaş olacak.

Serhat dedi ki...

aday olmayacağına üzülüyordum.
böyle bi yazıyı okuyunca daha da üzüldüm...

erleichda dedi ki...

Yaklaşık 30 yıllık TC vatandaşı 10 yıllık beşiktaş kongre üyesiyim.Her iki platformda da kotunun iyisini seçmek zorundayım. Benim için Beşiktaşlı olmak demek, belki de en çok, sabretmek ve umudunu yitirmemek demek. Bırakmayı bilen ama çekip gitmeyen bu adam gibi adam, hem takımıma hem memleketime lazım... Hala umudum var, belki gelecek sefere....

zehra başkaya dedi ki...

Çok saygın bir adam. Umarım ileride başkan olarak görürüz.

Yorum Gönder

Ara