Her neyse, Beşiktaş, ilk senesinde rakibi daha sonra maça çıkmayarak turu hediye edeceği için şanslı sayılabilecek kura sonucunda Yunanistan’ın Olimpiyakos takımıyla eşleşiyor. Dediğimiz gibi Yunan takımı turnuvadan çekilince çekilen kurada Beşiktaş yıllarca sürecek talihsizlik serisinin ilk halkası sonucu dördüncüsü düzenlenen turnuvanın ilk üç sezonundaki şampiyonu Real Madrid ile eşleşiyordu.
13 Kasım 1958’de Santiago Barnebau’da oynanan ve Wikipedia’ya göre 60 bin, Milliyet’ten Namık Sevik’e göre 120 bin kişinin izlediği maçta kaleci Varol Ürkmez harikalar yaratıyor, ilk yarı 0-0 bitiyor, ikinci yarı Santisteban’ın uzaktan golüne engel olamıyor. Maçın 83. dakikasında Di Stefano’nun faul yaparak attığı gol iptal ediliyor, sonrasında gene Namık Sevik’e göre Realli futbolcular Di Stefano ve Kopa hakemi tartaklıyorlar, hakem onları atmayı düşünüyor, ama onların etkisi altında kalarak Beşiktaş’tan Münir’i oyun dışına çıkarıyor. (Karışık göründüğünü biliyorum, zaten FIFA’da öyle düşünmüş olacak ki, bu kararların açık olması için 1970 Dünya Kupası’yla birlikte sarı ve kırmızı kart kurallarını getiriyor)
Daha sonra, Milliyet’e göre 83. dakikada Kopa, Di Stefano ve Puşkaş’ın faulle, Wikipedia’ya göre ise 90. dakikada Kopa’nın attığı golle durumu 2-0 yapıyor. Varol bu gol sonrasında oyuna devam edemiyor, kaleye Sofyanidis geçiyor, maçı dokuz kişiyle tamamlıyoruz. (ayrıca Milliyet'te Varol'un yüzündeki tekme izlerini gösteren bir fotoğraf da neşredilmişti; bugün olsa yayınlanır ama o zaman neşredilmiş :))Maçın rövanşı 27 Kasım’da Mithatpaşa Stadı’nda oynanıyor.
Çamur içinde oynanan mücadelede Beşiktaş beklendiği gibi defansif bir oyun yerine ofansif oynuyor, gene Santisteban’ın golüyle geri düşüyor, Kaya’nın 64. dakikadaki golüyle durumu 1-1 yapıyor.
Başka gol bulamayınca maç 1-1 bitiyor. 2. golü bulsa tarafsız sahada 3. maç oynanacak, ama olmuyor. Beşiktaş alkış alıyor, kupadan eleniyor. Beşiktaş’ı toplamda 3-1’le geçen Real Madrid, Çeyrek Final’de Wiener Sportsklub’ı 0-0 7-1 ile, Yarı Final’de Atletico Madrid’i 2-1 0-1 2-1 ile geçiyor, Finalde Reims’i 2-0 yenerek kupanın 4. kez sahibi oluyor.Not: Böylecene başladık bakalım. Ben bildim bileli Beşiktaş şanssızdır Avrupa’da, acep benden önce de böyle miymiş, merak ettim. Kısmetse kronolojik sırada bütün maçları aktarmaya çalışacağım. Hadi görüşmek üzere...
10 Yorum:
hocam eline sağlık, güzel düşünmüşsün.
vay be di stefano Beşiktaş'a karşı.
şampiyon kulüpler kupası'na sadece şampiyonlar katılmıyor muydu ? hem atletico, hem real madrid nasıl katılmış acaba ? :)
türklerin hiç bir zaman normal yolla yenilmemesi olayı o zamanlardan başlamış. hep bir pislik vardır, rakip hile yapar, türk düşmanıdırlar, hakem katleder. öyle tarih eğitimine böyle spor basını. böyle basına böyle taraftarlık.
bizim güçsüz değil de rakibin olağandışılığını vurgulayan "yalnız forvetinin değeri 10 milyonu bulan" kalıbına da ayrı şapka çıkarttım.
ayrıca, çok güzel fikir ve güzel yazı.
@marpione:
Hocam vallahi Namık Sevik beni de ikna etti ilk maçta hakem katliamı yaşandığına. İkinci golden sonra Varol oyuna devam edememiş, kaleye Sofyanidis geçmiş, 9 kişi kalmışız. Ayrıca Varol'un yüzünde tekme izi var diye bir de fotoğraf yayınlamıştı, bunları belirtmeyi unutmuşum metinde, ekleyeyim...
@QuaresmA: Real son şampiyon, Atletico İspanya şampiyonu olarak katılmış...
tebrik üstüne tebrik...
çok am çok güzel bir yazı:)
Bu şampiyonluk ile ilgili TFF açıklaması şu şekilde:
Türkiye 1.Liginin başladığı tarih TFF tarafından 1959 yılı olarak kabul edilmesine karşın, TFF Tahkim Kurulunun 09.05.2002 tarih, 2002/52E ve 2002/68K sayılı kararı tahtında BEŞİKTAŞ KULÜBÜNÜN 1956-1957 ve 1957-1958 sezonlarında Türkiye Ligi şampiyonu olduğuna ve bu şampiyonlukların TFF Yıldız Kriterine dahil edileceğine karar verilmesi sebebi ile toplam şampiyonluk sayısı, toplam lig sezonu sayısından 2 fazladır.
Ayrıca tek sebep AVrupa Kupası temsili ise GS'ın da bir fazla şampiyonluğu vardır demektir
gs bizden önce 1 kere katılıyor avrupa kupalarına sanırım 56-57 sezonunda fakat o sene türkiye ligi diye bi organizasyon olmadığı için istanbul ligi şampiyonu sıfatıyla katılıyor. bizim şampiyon olduğumuz türkiye ligi istanbul liginden farklı birşey. daha az takım var. istanbul ligiyle beraber düzenleniyor 2 sene. 59 yılında da tek başına türkcell süper lig kuruluyor.
Ben mac sonunda oyuncularin puanlarinin fikir teatisi ile verilmesine takildim. Uzun uzadiya yazmislar "suna su kadar verdik, suna cok dusunduk" diye. Ne guzel lan..
Yorum Gönder