16 Mart 2009 Pazartesi
Şarabı da İçeriz Esrarı da Çekeriz
Son dönemde uyuşturucuyla mücadele ekipleri işi gücü bıraktı, Amerika'lı basketbolculara sardı. Geçen hafta Mutlu Akü Selçuk Üniversitesi'nin iki oyuncusu sözleşmeleri fesh edilip ülkelerine gönderilmişlerdi. Bizim Dennis Mims'in de akıbeti aynı. İdrarında marijuana tesbit edilince sözleşmesi fesh edilip gönderilmiş...
Mims kadromuzun tamamlayıcı elemanlarından biriydi. Yani anlayacağınız basketbol takımımızın sistemsizlik açısından futbol takımımızdan aşağı kalır yanı yok. Hatta çoğu konuda futbol takımımızdan çok geride olduğunu söyleyebiliriz. Düşünün öyle bir takım ki, yabancı oyuncular maliyetleri düşük diye kadroya dahil ediliyorlar...
Neyse lafı uzatmayalım. Mims'in olsa olsa, benchte " ulan heriflerde hiç oyuna girmeyen bi "çikolata renkli adam" daha var, girip maçı çevirmesin" endişesi yaratmaktan gibi bir fonsiyonu yoktu.
Hayırlısı olsun da, gerçek bir araştırma yapsalar kaç yabancı sporcu kalır memlekette onu da merak etmiyor değilim. Mesela Haislip, Willie Solomon... Tiplere baktın mı bir şeyler kullanmamaları mümkün değildi bu adamların. Yada bizim Pascal El Amin... Sokakların oyuncusudur Khalid... Merakla izliyoruz daha kimler postalanacak? Acaba, yeter ulan bir keyfimiz vardı, onun da içine ettiniz diye transfer isteğinde bulunan yabancı var mıdır? Göreceğiz...
Etiketler:Dennis Mims,Jessie
Kaydol:
Kayıt Yorumları
(Atom)
Ara
-
DERBİ POZİSYON ANALİZLERİ - 1- 0:24 saniye! Gatasaray'ın ilk etkili atağı. Burada en büyük hata *Jailson'un partneri Serdar Aziz'e gereksiz yakınlığı oldu.* Seri burada muhteşem bi...5 yıl önce
-
Feda, Sefa, Farklı Olsun bu Defa - Beşiktaş'ın son dönemini iki ana çizgi olarak ikiye ayırmak mümkün. 1- Yıldırım Demirören dönemi 2- Fikret Orman dönemi. Ben Yıldırım Demirören dönemini te...6 yıl önce
-
Bir Sağ Bek, Üç Mevki: Aaron Wan-Bissaka - Premier Lig geçtiğimiz hafta başladı. Hem takım hem de oyuncu bazında her sezon yeni bir hikaye demek. Galiba geçtiğimiz sezon hiç de fena bir görüntü verm...7 yıl önce
-
Duhuliye - Duhuliye'den 5 ay önce haberim oldu. O da bu fotoğraf sayesinde. Bunca zamandır nasıl hiç duymamışım derken, etrafımdaki çoğu Beşiktaşlının da bilmediğ...8 yıl önce
-
Euroleague bwin Mart 2015 MVP Nemanja Bjelica Röportajı - Fenerbahçe Ülker dokuz maçlık bir galibiyet serisi yakalamış durumda ve 2008-2009 sezonundan bu yana ilk kez Euroleague 'playoff'larına katılma hakkını ...10 yıl önce
-
Önce krampon, sonra performans - Her çocuk gibi sokaklarda başlayan futbol maceramız, bazı çocukların yaptığı gibi benim de toprak sahada devam etmişti. Sonrası okul, iş, hayat mücadele...10 yıl önce
-
NBA: Bir Ayın Ardından... (Part 1) - Her ne kadar başlığımızda bir aylık zaman dilimini ele aldıysak gerek tembellik, gerek iş güç yüzünden yazının paylaşılması, gerekli güncellemeler yapıldık...11 yıl önce
-
Manchester United - Burnley maçı - Manchester'ın ligin yeni takımı Burnley deplasmanında galibiyet alması bekleniyordu ama yine olmadı. Geride kalan 3 haftada takım henüz galibiyet görem...11 yıl önce
-
Bu Sefer Bahanem Var - Yine ihmal ettim blogu ama bu sefer sağlam bahanem var. Son 9 senedeki ikinci kıtalar arası taşınma olayına kalkıştım. Bilenler bilir, son 9 senedir Avu...11 yıl önce
-
Babylon Dergisi Röportajı - http://www.aliece.com/2013/11/babylon-dergi-ali-ece-roportaji/#more-189512 yıl önce
-
Arsenal Kendine İnanıyor - Arsene Wenger'in sözleriyle, *"İyi bir rakibe karşı alınmış tatmin edici galibiyet." *Arsenal hafta sonu Liverpool'u oyun dışı bırakarak, bölüm bölüm saha...12 yıl önce
-
Hiç Unutmadığım... - 17 sene önce bugün tek bir imzanın milyonlarca insanı bu kadar etkileyebileceğini tahmin edemezsiniz. O adam hakkında bir sürü yazı yazdım, hala okuyan ...12 yıl önce
-
-
1 Yorum:
Evet, en sonunda ABD'de yasamam sebebiyle kendimi "kalifiye" gorebilecegim bir konuda yorum yapayim.
Bir anektod once: California'li bir arkadasimla iki sene once Jazz - Warriors macini izlemis eve yururken, efkardan/ickiden olsa gerek bir sigara yakti kendisi. Ben de "Dude, sen sigara icmiyordun yahu ne ayak?" dedim. O da "cok nadir icerim, ickiyle falan" dedi. Sigara uzerine muhabbet donerken, su lafi soyledi ki eleman, benim hayata bakisim degisti:
"Annemler marijuana ictigimi biliyorlar, sorun degil, ama arada sigara ictigimi ogrenseler cok uzulurler."
Biz Cuneyt Arkin filmlerinde gorduk esrar ile dagilmis gencleri. Marijuanayi hayat karartan bir uyusturucu zannettik. Okyanusun oteki yakasinda olaya bakis cok farkli. Marijuana; sigara ve alkolden daha az zararli, daha az bagimlilik yapan bir madde. Massachusetts ve New York eyaletlerinde 1 pounda kadar esrar bulundurmak ciddi suc olmaktan cikarildi, sadece 100 dolar cezasi var. (Yani satici degilseniz, iciciyseniz sorun yok). Alkol her turlu kotulugun anasi olabilirken, marijuana icen adam kosesinde mayisip kaldigi icin kazalara, olumlere, trajedilere yol acmiyor.
Ha bu demek degildir ki marijuana guzel bir madde. Cigerlere verdigi zarar, kisa vadeli hafiza kaybi, depresyon gibi etkileri oluyor; ve en nihayetinde bir keyif verici madde. Ama tibbi olarak dahi kullanilan bu maddeyi kullanani ocu ilan edip, uyusturucu bagimlisi gibi lanse etmek cok buyuk bir yanlislik. Kulturel olarak farkliligi anlatmaya calistim; hadi kulturel boyutu kaldiramiyorsa "otoriteler", sigara ve alkolden daha az zararli bir maddeden bahsedildigini bilsinler.
Gecenlerde Michael Phelps bir partide esrar icerken yakalandi, Turkiye'de oyle bir lanse edildi ki sanirsin adami kolunda siringayla dozasimi halinde buldular. Burada iki ozur dileyip, olay kapandiginda Turkiye'de hala daha "Phelps uyusturucu bataginda" mansetleri cikiyordu.
Sonuc: ABD'li oyuncu aliyorsaniz bilin ki %90 ihtimalle, bir ara, bir yerde "uyusturucu" dediginiz marijuanayi kullanmistir. O maddeyi kullanmaya devam ediyor olmasi da olasilik dahilindedir.