.

.
Ekşi Beşiktaş. Blogger tarafından desteklenmektedir.

.

.
19 Ocak 2009 Pazartesi

Yeniköy Kasabı!

Aslında daha sonra yazacaktım ama spirit yazınca dayanamadım şimdi yazayım dedim. Kendisi Beşiktaş'da çok az bir süre görev yaptı Demirören'in belki de en büyük şansıydı ama her şeyi berbat etmesi gibi bu şansınıda iyi kullanamadı Demirören. Zaten seçim dönemini hatırlarsanız seçime katılan adaylar içersinde en zayıfı Demirören'di kendisinin teknik adam adayıda lothar matthaeus 'du. İşte bu durum içersinde iskeleti dağıtılmış abuk subuk transferler yapılmış bir takımın başına geldi Vicente Del Bosque ve doğal olarak da kısa sürede bir başarı gösteremedi ama bence beşiktaş'da görmek istediğimiz en güzel hareketleride gösterdi. Hatırlayalım ne diyordu o zamanlar hakemleri bahane eden süper iş bilir yöneticilerimize "her maç sonu hekemleri bahane ederseniz futbolcularımız kendilerinde olan hataları görmezden gelmeye başlarlar." Kendisi takımın başında dursaydı ne olurdu bilinmez ama bence şu anki durumdan daha iyi olacağımız kesindi.

5 Yorum:

Yıldırım Demirören'in bir başkan olarak kötü özellikleri bin tane olabilir ama en kötü özelliği ne derseniz, bu kesinlikle güçsüz olması derim. Del Bosque zamanını hatırlarsak, başkan Del Bosque'yi göndermemek için ne kadar uğraştıysa, medya ve Reha Muhtar da Del Bosquenin gönderilmesi için o kadar uğraştı,şimdi de utanmadan hala Beşiktaş hakkında yazı yazıyor mr muhtar...Herneyse, Del Bosque Demirören zamanında gelen en iyi teknik direktördü benim açımdan, en sevdiğim ise kesinlikle Tiganaydı. Bosque zamanında, başarı için bir kaç yıl beklemek lazımdı zira, hem bir travmanın ertesi, hem bir sistem değişikliği hem de bir kadro revizyonu olmuştu. Bu şartlara rağmen takım tam da düzelmeye başladığında, Konyaspora kupadan elenince bir de baktık Del Bosque devri bitmiş..Çok üzülmüştüm o zaman, zira bu camiada kimin gitmesini istemiyorsam, hep gitti-gönderildi..(Ama herkese bir müjdem var, şu anda da Demirörenin olağanüstü kongre ile gitmesini istemiyorum)Tigana ise Del Bosque'ye nazaran daha büyük bir revizyon ve daha az para harcayarak bir takım kurdu. Bu takım, daha ilk senesinde türkiye kupasını alıp, ligi ikinci tamamladı. Ama işte orda da yine bildik medya iki yüzlülüğü ve Celalletin Kolot faktörü devreye girdi ve Tigana gönderildi. Neydi bu medya yüzsüzlüğü; Beşiktaş sezon içerisinde azcık geri düşsün, bir yenilgi alsın, hemen hocaya saydırılır, bu kadroyu niye oynatamıyorsun diye. Sezon sonu gelir, hoca gider, bu sefer bir de bakarsınız, bu kadroyla zaten şampiyon olamazdı Beşiktaş denir..

Bu arada buradan spirite de bir çift kelamım olsun. Son iki senedir, bu takımın şampiyon olacağına canı gönülden inandım, şimdi de inanıyorum, çünkü şampiyon olan takımlar da öyle matah takımlar değil..Şu an ligde bir zamanların galatasarayı ya da flaş transferlerin takımı fenerbahçe yok, birbirine yakın güçleri olan 4-5 takım var ve aradaki güç dengesini takımların kendi içlerindeki birliği ve hakem faktörleri belirliyor. İşin hakem kısmına girmiycem, bu konuda yapacak birşey yok ama dediğim şey çok net, kulüp karışık bir hal almazsa,şampiyonluk yarışında şansı artar ve şampiyon olursa en azından biraz olsun huzur buluruz.o yüzden adamım, akıl verme huzur ver:)

tathar dedi ki...

bende olağanüstü kongre istemiyorum, çünkü bence alelacele ve günü kurtarmak için yapılan işler yüzünden bu haldeyiz ve dediğin gibi şampiyonda olabiliriz ama şampiyonda olsak yönetimin gelecek kongrede kesinlikle değişmesi gerekir.

Jessie dedi ki...

hafizamizi tazeleyelim

del bosque'nin 11'i neydi acaba

genç kaleci vardı bi tane (casillas) -fatih - toraman - çağdaş - üzülmez - ali güneş -okan - ahmet yıldırım - tümer - sergen - carew.

tayfun, mustafa doğan, veysel...

Gökhan dedi ki...

ramazan dı kalecı hayatımda gordugum en kotu kalecıydı ama tam takım iyi oynamaya baslamıstı konya macından sonra gonderdıler adamı

repLanigre dedi ki...

bu soylicegim sey benim futbol gorusumun kisitli olmasindan mi kaynaklaniyor bilmiyorum ama

ctrl+alt+del bosque sahaya
ali gunes - okan - ahmet yildirim - tümer gibi bi 4lü cikardigi an ben iptal olmustum.

gercekten bilmiyorum boyle bi ortasahanin nasil işlevsel olabilecegini. ben o zaman hep oyunculari tanimadigi icin boyle kadrolar surdugunu zamanla duzelecegini umuyordum.

ilk geldigi zamanlar da ibrahim toramanin orta sahada cok isler basaracagini fln soyluyordu.

ne zaman ramazan icin "onda casillas'i goruyorum" dedi, o gun ben umudu kestim kendisinden.

gerci ben lucescu'ya fena asik olmustum, hala da oyleyim sanirim, ondan sonra kimseyi begenemiyorum.

Yorum Gönder

Ara