sistem etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sistem etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
22 Ağustos 2010 Pazar
Tanımsızlık
Türkiye futbolunda 3 büyük İstanbul kulübünü tanımlayın deseler bu kelimeyi seçerdim.
Bir kulübün başkanının görevi nedir? Kulübe para vermek mi? Transfer yapmak mı? Kulübün finansal tablolarını düzenlemek mi? Sportif başarıdan sorumlu mudur başkan? Başkanı hangi eylemlerden sorumlu tutabiliriz/tutmalıyız? Başkan kulübün sahibi gibi mi davranmalıdır, CEO'su gibi mi, COO'su gibi mi, denetmeni gibi mi?
Bu sorulara net bir cevabı olan var mı? Başkanların bu sorulara kendi cevapları var mı?
Teknik direktöre gelelim. Bernd Schuster'den bu sene beklenen nedir? Sistem oturtmak mı, yoksa kupalarda başarılı olmak mı? Sistem oturtmak ise, Robinho transferi ile oluşacak Erhan - Robinho kanadı bu oturacak sistemin neresindedir? Kulübün yıldız transferi politikası geçici midir, bir temel atmaya yönelik midir? Ya da beklenti çabuk bir başarı ise, Schuster bu hedefin farkında mıdır? Beşiktaş'ın bu seneki hedefinin kamuoyu farkında mıdır?
Aynı soruları alın Rijkaard'a ve Kocaman'a da sorun. Rijkaard sistem oturtacak diye getirildi, fakat yönetim bu "sistem" lafını son 6 aylık süreçte kaç defa ağzına aldı? Kocaman'ın "her yabancı teknik direktör sonrası gelen evlat kontenjanı" doldurucusu olmadığı açıkça biliniyor mu? Fenerbahçe'nin hedefleri, Kocaman'dan beklentileri nelerdir?
Şimdi hal böyleyken, biz düşünüyoruz: Schuster ne yapıyor? Bu kadronun amacı ne? Gidecek yabancılar belirlendi mi? Delgado ve Tabata'nın ısrarla denenmesi sistem endişesi mi, yoksa başka bir telkin mi? Yerli oyuncu rotasyonu için alternatifler üretildi mi? Yönetimin transferlerdeki motivasyonu ne?
Galatasaraylılar düşünüyor: Ortasahaya transfer niye yapılmıyor? Biz bu sene yeniden mi yapılanıyoruz, yoksa gelir-gider mi dengeliyoruz? Adnan Sezgin'in görev tanımı ne? Rijkaard'a cidden sistem için şans mı veriliyor, yoksa başarı mı bekleniyor?
Fenerbahçeliler düşünüyor: Aykut Kocaman sportif direktörken ne yaptı, şimdi ne yapacak? Kulübün yeni sportif direktörü kim? Sportif direktörlük mevkiisinin amacı neydi? Aziz Yıldırım gene şampiyonluk gelmezse teknik direktör kovacak mı? Kocaman'ın yeni oluşturduğu futbol yapısı tolere edilecek mi? Bu sene Alex'in takımdaki rolü ne?
Bugün Türkiye'de "kaos futbolu" oynanıyor diye tespit yapıyoruz. Düzensizlik vs.den bahsediyoruz. Sistem falan diyoruz. Ama saha dışında sistem yoksa saha içinde de sistem olmaz.
Bugün bir kişi çıkıp "Görüldüğü gibi Beşiktaş yeniden yapılanıyor" ya da "Beşiktaş UEFA Kupası'nı almak istiyor" diyebilir mi?
Yoksa biz "az ondan, az bundan" tarzında mı takılıyoruz?
Bir kulübün başkanının görevi nedir? Kulübe para vermek mi? Transfer yapmak mı? Kulübün finansal tablolarını düzenlemek mi? Sportif başarıdan sorumlu mudur başkan? Başkanı hangi eylemlerden sorumlu tutabiliriz/tutmalıyız? Başkan kulübün sahibi gibi mi davranmalıdır, CEO'su gibi mi, COO'su gibi mi, denetmeni gibi mi?
Bu sorulara net bir cevabı olan var mı? Başkanların bu sorulara kendi cevapları var mı?
Teknik direktöre gelelim. Bernd Schuster'den bu sene beklenen nedir? Sistem oturtmak mı, yoksa kupalarda başarılı olmak mı? Sistem oturtmak ise, Robinho transferi ile oluşacak Erhan - Robinho kanadı bu oturacak sistemin neresindedir? Kulübün yıldız transferi politikası geçici midir, bir temel atmaya yönelik midir? Ya da beklenti çabuk bir başarı ise, Schuster bu hedefin farkında mıdır? Beşiktaş'ın bu seneki hedefinin kamuoyu farkında mıdır?
Aynı soruları alın Rijkaard'a ve Kocaman'a da sorun. Rijkaard sistem oturtacak diye getirildi, fakat yönetim bu "sistem" lafını son 6 aylık süreçte kaç defa ağzına aldı? Kocaman'ın "her yabancı teknik direktör sonrası gelen evlat kontenjanı" doldurucusu olmadığı açıkça biliniyor mu? Fenerbahçe'nin hedefleri, Kocaman'dan beklentileri nelerdir?
Şimdi hal böyleyken, biz düşünüyoruz: Schuster ne yapıyor? Bu kadronun amacı ne? Gidecek yabancılar belirlendi mi? Delgado ve Tabata'nın ısrarla denenmesi sistem endişesi mi, yoksa başka bir telkin mi? Yerli oyuncu rotasyonu için alternatifler üretildi mi? Yönetimin transferlerdeki motivasyonu ne?
Galatasaraylılar düşünüyor: Ortasahaya transfer niye yapılmıyor? Biz bu sene yeniden mi yapılanıyoruz, yoksa gelir-gider mi dengeliyoruz? Adnan Sezgin'in görev tanımı ne? Rijkaard'a cidden sistem için şans mı veriliyor, yoksa başarı mı bekleniyor?
Fenerbahçeliler düşünüyor: Aykut Kocaman sportif direktörken ne yaptı, şimdi ne yapacak? Kulübün yeni sportif direktörü kim? Sportif direktörlük mevkiisinin amacı neydi? Aziz Yıldırım gene şampiyonluk gelmezse teknik direktör kovacak mı? Kocaman'ın yeni oluşturduğu futbol yapısı tolere edilecek mi? Bu sene Alex'in takımdaki rolü ne?
Bugün Türkiye'de "kaos futbolu" oynanıyor diye tespit yapıyoruz. Düzensizlik vs.den bahsediyoruz. Sistem falan diyoruz. Ama saha dışında sistem yoksa saha içinde de sistem olmaz.
Bugün bir kişi çıkıp "Görüldüğü gibi Beşiktaş yeniden yapılanıyor" ya da "Beşiktaş UEFA Kupası'nı almak istiyor" diyebilir mi?
Yoksa biz "az ondan, az bundan" tarzında mı takılıyoruz?
Denebilir ki "Henüz bu sorular için erken?", ya da "Bu sorular önemsiz!"
1 Eylül'e kadar bu sorulara cevap üretilmezse zor bir ilk yarı bizi beklemekte ama, bu da bir gerçek.
12 Temmuz 2010 Pazartesi
Sistem Mühendisi
-Sayın Şuster, size Beşiktaş'ın teknik direktörlüğünü teklif ediyoruz
-Hayhay neden olmasın, şartlarımız uyuşursa problem değil
-Biz size şu kadar para öneriyoruz
-Ben de bu kadar istiyorum
-O zaman gelin o kadar paraya anlaşalım
-Eyvallah
İlk Antreman
-Takımda kimler var?
-Ahmet, Mehmet, İbrahim, İbrahim, İbrahim, Ahmet, Mehmet, Bobo, Delgado, Tello, Quaresma
-Peki altyapı?
-Ahmet, Mehmet, Ahmet, Mehmet
-Çok güzel, bu arkadaşları da deneyelim
-Eyvallah
İkinci antreman
-Sayın Şuster, takım nasıl?
-Şurası iyi, burası iyi, orada eksikler var
-Ne yapalım?
-Robinho, Guti, Raul
-Peki diğer yabancılar ne olacak?
-Ne olmuş ki onlara?
-Aman sayın Şuster, bizde 6+2+2 kuralı var
-O ne lan?
***PAUSE***
Şimdi burada duralım. "O ne lan" sorgusu bu ligin kaderi, ekmeği, her şeyi. İngiltere'de, İspanya'da, İtalya'da "yabancı" addedilen futbolcunun standardı az çok belli. Kimi tamamen serbest bırakmış milliyeti, kimi Avrupa dışına sınırlama getirmiş. Kimi daha da sıkı tutuyor ipleri, getireceğin yabancıya kıstaslar koymuş. Şu kadar milli takımda oynasın, yaşı şundan küçük olsun falan filan...
Şimdi biz Şuster abiye diyoruz ki, 6 yabancı var sahada oynayacak. Yabancı dediğimiz Avrupalı, Asyalı, Afrikalı fark etmiyor. T.C. kimliği yoksa bu adamlar bize yabancı. Yaşı, başı, geçmişi de umrumuzda değil. İster İnter'den gelsin isterse Afrika ikinci el futbolcu pazarında. Hepsine yabancıyızi hepsinin endamı aynı. Bu sahada oynayacak 6 yabancının yanında 2 tane yedekte oturacak adam var, bir de tribünde oturacak iki adam var.
Bu noktadan hareketle Türkiye'deki teknik direktörlük diğer ülkelerden yapı itibariyle tamamen ayrılıyor. İspanya'daki, İtalya'daki hoca takımın fizik durumu, form grafiği, antreman programı gibi meslek içi konulara yoğunlaşmışken biz anlı şanlı Şuster abimizden tüm bu yükümlülüklerin yanısıra başka bir şey daha isteyeceğiz. Bütün sezonun iskeletini oluşturan yabancı transfer politikasını adeta bir sistem mühendisi bilgisiyle görgüsüyle icra etmesini isteyeceğiz. Sahada sakatlanan bir futbolcunun yerine yedekten gelecek adam için o an sahada oynayan üç futbolcunun yerini değiştirmeden uygulanabilen, iyi oynadığı halde sırf takım arkadaşı sakatlandığı için bazı futbolcuların oyundan alınmasını engelleyen bir sistem mühendisliği isteyeceğiz ondan.
6+2+2 kuralı, tek kelimeyle rezalettir. Artı iki bile bu kadar abes dururken gidip bunun yanında 2 tribüncü eklemek Türkiye Futbol Federasyonu'nun Caferlere bez taşımasıdır. Şimdi soralım, Şuster abi ne yapsın? Stoper olarak oyuna başlayan İbrahim Toraman'ı oyundan alması gerektiğinde yerine koyacağı Sivok için kimi feda etsin? Sistem mühendisi olsa, işinde de başarılı olsa bu adam neden teknik direktör olsun?
***PLAY***
Son Görüşme
-Sayın Şuster, sizi Beşiktaş'tan kovuyoruz
-Hayhay neden olmasın, şartlarımız uyuşursa problem değil
-Biz size gitmeniz için şu kadar para öneriyoruz
-Ben de bu kadar istiyorum
-O zaman gelin o kadar paraya anlaşalım
-Eyvallah
Etiketler:6+2+2,Bernd Schuster,Jokond,sistem | 7
Yorum
Kaydol:
Kayıtlar
(Atom)
Ara
-
DERBİ POZİSYON ANALİZLERİ - 1- 0:24 saniye! Gatasaray'ın ilk etkili atağı. Burada en büyük hata *Jailson'un partneri Serdar Aziz'e gereksiz yakınlığı oldu.* Seri burada muhteşem bi...6 yıl önce
-
Feda, Sefa, Farklı Olsun bu Defa - Beşiktaş'ın son dönemini iki ana çizgi olarak ikiye ayırmak mümkün. 1- Yıldırım Demirören dönemi 2- Fikret Orman dönemi. Ben Yıldırım Demirören dönemini te...6 yıl önce
-
Bir Sağ Bek, Üç Mevki: Aaron Wan-Bissaka - Premier Lig geçtiğimiz hafta başladı. Hem takım hem de oyuncu bazında her sezon yeni bir hikaye demek. Galiba geçtiğimiz sezon hiç de fena bir görüntü verm...7 yıl önce
-
Duhuliye - Duhuliye'den 5 ay önce haberim oldu. O da bu fotoğraf sayesinde. Bunca zamandır nasıl hiç duymamışım derken, etrafımdaki çoğu Beşiktaşlının da bilmediğ...9 yıl önce
-
Euroleague bwin Mart 2015 MVP Nemanja Bjelica Röportajı - Fenerbahçe Ülker dokuz maçlık bir galibiyet serisi yakalamış durumda ve 2008-2009 sezonundan bu yana ilk kez Euroleague 'playoff'larına katılma hakkını ...11 yıl önce
-
Önce krampon, sonra performans - Her çocuk gibi sokaklarda başlayan futbol maceramız, bazı çocukların yaptığı gibi benim de toprak sahada devam etmişti. Sonrası okul, iş, hayat mücadele...11 yıl önce
-
NBA: Bir Ayın Ardından... (Part 1) - Her ne kadar başlığımızda bir aylık zaman dilimini ele aldıysak gerek tembellik, gerek iş güç yüzünden yazının paylaşılması, gerekli güncellemeler yapıldık...11 yıl önce
-
Manchester United - Burnley maçı - Manchester'ın ligin yeni takımı Burnley deplasmanında galibiyet alması bekleniyordu ama yine olmadı. Geride kalan 3 haftada takım henüz galibiyet görem...11 yıl önce
-
Bu Sefer Bahanem Var - Yine ihmal ettim blogu ama bu sefer sağlam bahanem var. Son 9 senedeki ikinci kıtalar arası taşınma olayına kalkıştım. Bilenler bilir, son 9 senedir Avu...12 yıl önce
-
Babylon Dergisi Röportajı - http://www.aliece.com/2013/11/babylon-dergi-ali-ece-roportaji/#more-189512 yıl önce
-
Arsenal Kendine İnanıyor - Arsene Wenger'in sözleriyle, *"İyi bir rakibe karşı alınmış tatmin edici galibiyet." *Arsenal hafta sonu Liverpool'u oyun dışı bırakarak, bölüm bölüm saha...12 yıl önce
-
Hiç Unutmadığım... - 17 sene önce bugün tek bir imzanın milyonlarca insanı bu kadar etkileyebileceğini tahmin edemezsiniz. O adam hakkında bir sürü yazı yazdım, hala okuyan ...12 yıl önce
-
-