.

.

.
Ekşi Beşiktaş. Blogger tarafından desteklenmektedir.

Serdar Adalı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Serdar Adalı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
9 Haziran 2010 Çarşamba

Doğal Olsun Facebook'a Koyacağız

Schuster ile anlaşmadık ve Denizli’nin arkasından iş çevirmedik izlenimi yaratmak adına önce ortaya 6 teknik direktör ismi attık, şimdi de gizli kapılar ardında yapılan görüşmelerden basına bir fotoğraf karesi sızdırdık. Tabii bu benim komplo teorim, belki de Ramos ile yapılan görüşme, nabız yoklama ve zedelenen imajı kurtarmaktan ziyade gerçekten de bir anlaşma zemini aramaya yönelikti, hiç ihtimal vermesem de bunu zaman gösterecek diyelim.(Gerekirse özrümüzü dileriz) Ama benim asıl takıldığım nokta, bugüne kadar yürütülen transfer görüşmelerinde –gözlemleyebildiğimiz kadarıyla- ‘’yurt dışında atılan imzalar ve el sıkışmalar’’ dışında resmiyet kazanmayan ve sonuç alınamayan görüşmeler hiçbir şekilde bu tip görüntülerle spor kamuoyuna yansıtılmıyorken, bu fotoğraf neden ortaya çıkarıldı ? Amaç görüştüğümüzü resmetmekse, borsaya yapılan bildiri neyin nesi ? Yok bu fotoğraf Adalı veya Zülfikaroğlu tarafından –söylediğim nedenlerden ötürü- bilinçli olarak çektirilmediyse, hangi devirde yaşıyoruz yahu ? Bu kadar düşük pikselli makineye sahip gazeteci ? Hadi bunu gerçekten deneyimli bir gazetecinin çektiğini varsayalım, bu denli önemli bir anı yakalamışken insan tek bir kareyle mi yetinir ? (ki amcam 1 - 2 metre mesafeden ve cepheden çekmiş, yani bir izin veya talep söz konusu) * Cengiz gel biz şu hocayla göstermelik olarak görüşüp, şartlarımızı sunalım, şeklimizi yapalım, maksat muhabbet iki lafın belini kıralım, sonra da ''tamam Ramos kardeş, biz yönetim kurulu olarak toplanıp, görüştüğümüz isimleri masaya yatırıp, olumlu veya olumsuz tekrardan size döneceğiz'' deyip ayrılalım. * Adalı: Şiştt oğlum bize oradan 3 kahve getir -derhal efendim. Adalı: Sonra da biz yudumlarken şu telefonla bir poz al -tabii efendim Adalı: Bak dikkat et kalem elindeyken yakala, elimle de işaret edeceğim Zülfikaroğlu: la oğlum dikkat et doğal olsun. - anladım efendim.
29 Ocak 2010 Cuma

İki Resim Arasındaki Bir Fark

Sahne I:
Genelde Orhan Yıldırım'ın yazılarını ciddiye almam, zira kendisi ya masa başında sallıyordur, ya da "emir büyük yerden geldiği" için ısmarlama bir şeyler yazmıştır. Bu da zannımca ısmarlama yazı kategorisine girer. Kendisi Serdar Adalı ile görüşmüş (görüşmüş derken, Orhan Yıldırım'a diğer Yıldırım'dan talimat gelmiştir "bu minvalde bir şeyler yaz" diye.), yeni yönetimin güçlü ismi şunları söylemiş:
“Messi’yse Messi, Ronaldo’ysa Ronaldo... Maliyeti önemli değil. Tabii ki bu oyuncular olmayabilir ama tüm dünyada yankı uyandıracak iki dünya yıldızı alacağız. Bizim için maliyet artık sorun olmayacak. Taraftarımızın bu yönde rahatsızlığı var. Rakiplerimiz iyi oyuncular alıyor. Ama biz onlardan çok daha üstün iki transfer yapacağız. Taraftarımız ile kulüp arasındaki soğukluğu noktalayacağız. Tribünlerimiz takımıyla gurur duyacak.
Aksu'nun yönetim listesinde bulunan, Microsoft genel müdürlüğü de yapmış Emre Berkin ile bir röportaj yapılıyor. Kendisi diyor ki:
"Ben iyi bir futbol seyircisiyim ve iyi bir taraftarım. Ama benim çok iyi transfer yapacağımı söylemem, atmasyon bir beyanat olur. Bizim yapacağımız profesyonel bir yapı getirip, bir transfer komitesi kurup, sorumluluk ve belli bir bütçe verip, bu bütçe içerisinde operasyonu sürdürmektir. Anlık kararlarla transfer yapılmamalı. Herkes yanlış yapabilir ama bariz yanlış yapılmamalı. Mesela Tabata transferi ağızlara sakız oldu. Bu, onun için de kötü. Çünkü 8 milyon Euro onun cebine de gitmiyor. Bunun yanlış olduğunu anlamak için futbol ilahı olmaya gerek yok."
************************************************************************************
Oy vereceğiniz anlayışı siz seçiniz, ben karışmam, benim işim bildirmek. Elçiye zeval olmaz.

Ara