Gökhan Töre etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Gökhan Töre etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
12 Temmuz 2016 Salı
Yuvarlak Masa Sohbeti: Gökhan Töre (ve diğer gelişmeler?)
Not: Gökhan Töre'nin kiralanmasının resmîleşmesi üzerine birkaç blog yazarı toplanıp görüşlerimizi yazalım dedik, fakat ona yetişene kadar İsmail ve Sosa haberleri çıktı. Gündemi kaçırmamak olmaz, o kadar sohbet ettik onu da yazmamak olmaz. Bir itiraz gelene -ya da burası edit'lenene kadar- İsmail konusunda sevinçli/nötr, Sosa konusunda ise üzüntülü olduğunu varsayın buradaki yazarların.
Öncelikle şartlardan bağımsız düşünelim: Gökhan Töre'nin takımdan gönderilmesi doğru bir karar mı?
semioticus: Töre mental olarak güçlü bir oyuncu değil. Bunu hem geçmişte yaşadığı olaylar, hem de sezon içinde dalgalanan performansı gösteriyor. Ben oyuncuların vücut diline önem veren bir insan olarak Töre'den ekseriyetle çok olumlu sinyaller almadım. Yönetimin bizden daha fazla şeyler bildiğini de düşünerek Töre'nin gönderilmesine karşı değilim. Mesela Bilic'i de severdim, ama Beşiktaş'ı kafada bitirdiği bizi çalıştırdığı son sezonun ortasından sonra belli olmuştu, hatta bu minvalde bir şeyler yazmıştım.
Övünç: Töre 3 sene önce Beşiktaş'a katıldığında henüz profesyonel seviyede gol atamamış potansiyelli bir oyuncuydu. 3 senenin sonunda geldiği noktaya baktığınızda gelişim bariz lakin bu gelişim bizim ondan beklediğimiz seviyelerde mi bu tartışma konusu.
Geçtiğimiz sezon sonu adı ciddi biçimde Atletico ile anılırken, oyuncu parlatma uzmanı Şenol Güneş'in elinde hiç mesafe kat edememiş olması, tek taliplisinin kendisinin potansiyelini yakından gören Biliç oluşu farklı şekillerde değerlendirilebilir. Benim şahsi kanaatim Gökhan'ın Beşiktaş ve memleket sınırları dahilinde kendi potansiyelinin limitlerine ulaşma ihtimalinin artık oldukça zayıf olduğu. Gökhan 'ın tavanı şu an olduğu noktadan daha yüksek ve bu limiti zorlama konusunda Şenol Hoca bile yeterli olamıyorsa kafa olarak da Gökhan'ın BJK kariyeri bitme noktasına gelmiş demektir.
fitneci: Gökhan iki senedir şampiyonluk mücadelesine neredeyse hiç katkıda bulunmadı. Bu sene sadece Galatasaray maçı akıllarda kaldı. Maçkolikten istatistiklere bakıyorum 4 gol 6 asist. 2 puan GS maçından (attığı golle), 2 puan 3-2'lik FB maçından (yaptığı asistle) 1 puan da 1-1'lik Gençlerbirliği maçından (attığı golle) kazandırmış. İleri 3'lüde oynayan bir futbolcunun katkısı 24 maçta 5 puandan fazla olmalı.
Bu sene araya sakatlık şu bu girdi eyvallah ama benim asıl kızgınlığım 2014-2015'ten kalma. Koca bir ikinci yarı yattı ve geliyor dediğimiz şampiyonluk gitti. Bir futbolcuya 13 milyon Euro fiyat biçiliyorsa maçları tutup koparacak arkadaş.
Ha yetenek derseniz, yeteneğini asla tartışmam.
Kiralandığı şartlar hakkında ne düşünüyorsunuz?
semioticus: Bence daha az paraya şimdiden satmak yerine potansiyel satın alma ücretini düşünüp kiralamak makûl bir hamle. Gökhan bu sene kafası rahatlamış bir şekilde potansiyeline ulaşırsa West Ham zaten 13 milyon (ya da ne kadarsa) verir alır. Diyelim Gökhan iyi oynamadı, kendine pazar yaratamadı; o zaman "demek ki sorun bende" deyip Beşiktaş'a geri döndüğünde daha şevkle çalışması mümkün. Diyelim Beşiktaş'a da geri dönmeyi çok istemiyor ve sözleşmesi bitince çekip gidecek, eh o takdirde de şimdiden biraz gelir elde etmiş olmanın hiçbir dezavantajı olamaz.
Övünç: Telaffuz edilen kiralama bedeli neredeyse oyuncuyu satın aldığımız fiyata denk. İngiltere'de geçireceği vasat üstü bir sezon sonunda kendisini A sınıfı takımlara taşıyabilecekken, Beşiktaş'ın bir üst seviyeye çıkmasını sağlayacak transferlerin kapısını da aralayabilir.
fitneci: Mental açıdan sağlam olsaydı 23 milyon Euro da eder ama bu saatten sonra mental ilerleme kaydeder mi tereddütlüyüm. Bunu en iyi değerlendirecek kişi, onu antrenmana çıkaran Şenol Hoca. Bu kafayla İngiltere'de coşması ve 13 milyona satılması zor ama umut edelim de öyle olsun. Ben 10 milyona satıp kurtulalım diyordum ama kiralık için 3 milyon euro da fena değil.
cochise: Madem Premier League hem paranın bol olduğu hem de Şampiyonlar Ligi'nde bizde yapacağından çok iyi vitrinli bir yere kiralıyoruz opsiyonsuz ya da daha yüksek opsiyonlu yapabilirdik. Bence zaten vitrin yapamayacak da (ya kös kös döner ya da ara ara oynar 7-8'e satarız) ya tutarsa dicez madem, tuttuğu takdirde olacak şeyi daha iyi kullanabilirdik. Türkiye'den bir oyuncuya verilecek en yüksek para bu kadar olur eyvallah ama West Ham'da harika bir sezon geçirecek adamın ederi birden 20 oluverir.
semioticus: Bizimle oynadığı 6 ŞL maçında yapabileceği piyasa ile Premier League'de oynadığı maçlarda yapabileceği piyasa arasında çok ciddi fark görmüyorum ben. Bu objektif ve ölçülebilir bir değerlendirme değil tabii ki.
Gökhan'ın yeri nasıl doldurulabilir?
Övünç: Bu soru Beşiktaş'ın Gökhan'ın eksikliğini kapatmaya ihtiyacı var mı sorusunun gölgesinde kalıyor bana göre. Kendisinin kadrodaki yeri ve rolü düşünüldüğünde şampiyonluk yolundaki etkisi diğer kilit oyuncuların oldukça gerisindeydi. Bu noktada ayrılık taraftar gözünden bakıldığında da daha sancısız gerçekleşebilir .
Gökhan'ın yetenekleri elbette her takım her sistem içerisine bir şekilde entegre olup fayda sağlayabilecek düzeyde: özellikle sırtı dönük sakladığı toplar ve takımı ileri taşımadaki kabiliyeti müthiş de olsa Beşiktaş'ın akışkanlıktan ve hızlı düşünüp uygulamadan beslenen hücumunun içerisinde benzer bir kimliğe sahip Quaresma ile kombo olarak takımın kendi kimliğini kaybetmesine yol açıyor olmaları büyük sıkıntı. Kerim, Aras, Olcay, Quaresma dörtlüsü kalite olarak Gökhan'ın ayarında değiller ve olası bir başarısızlık, Gomez'in gönlünü eyleme noktasında takımın zayıflıyor oluşu başımızı biraz ağrıtacaktır elbet.
semioticus: Portekiz millî takımındaki performansına da bakınca Quaresma sezona yeterince iyi girecek gibi duruyor. (Evet en büyük Quaresma sevmeyenlerden biriyken adam beni bu sene ikna etti, atış serbest :) )
Öncelikle şartlardan bağımsız düşünelim: Gökhan Töre'nin takımdan gönderilmesi doğru bir karar mı?
semioticus: Töre mental olarak güçlü bir oyuncu değil. Bunu hem geçmişte yaşadığı olaylar, hem de sezon içinde dalgalanan performansı gösteriyor. Ben oyuncuların vücut diline önem veren bir insan olarak Töre'den ekseriyetle çok olumlu sinyaller almadım. Yönetimin bizden daha fazla şeyler bildiğini de düşünerek Töre'nin gönderilmesine karşı değilim. Mesela Bilic'i de severdim, ama Beşiktaş'ı kafada bitirdiği bizi çalıştırdığı son sezonun ortasından sonra belli olmuştu, hatta bu minvalde bir şeyler yazmıştım.
Övünç: Töre 3 sene önce Beşiktaş'a katıldığında henüz profesyonel seviyede gol atamamış potansiyelli bir oyuncuydu. 3 senenin sonunda geldiği noktaya baktığınızda gelişim bariz lakin bu gelişim bizim ondan beklediğimiz seviyelerde mi bu tartışma konusu.
Geçtiğimiz sezon sonu adı ciddi biçimde Atletico ile anılırken, oyuncu parlatma uzmanı Şenol Güneş'in elinde hiç mesafe kat edememiş olması, tek taliplisinin kendisinin potansiyelini yakından gören Biliç oluşu farklı şekillerde değerlendirilebilir. Benim şahsi kanaatim Gökhan'ın Beşiktaş ve memleket sınırları dahilinde kendi potansiyelinin limitlerine ulaşma ihtimalinin artık oldukça zayıf olduğu. Gökhan 'ın tavanı şu an olduğu noktadan daha yüksek ve bu limiti zorlama konusunda Şenol Hoca bile yeterli olamıyorsa kafa olarak da Gökhan'ın BJK kariyeri bitme noktasına gelmiş demektir.
fitneci: Gökhan iki senedir şampiyonluk mücadelesine neredeyse hiç katkıda bulunmadı. Bu sene sadece Galatasaray maçı akıllarda kaldı. Maçkolikten istatistiklere bakıyorum 4 gol 6 asist. 2 puan GS maçından (attığı golle), 2 puan 3-2'lik FB maçından (yaptığı asistle) 1 puan da 1-1'lik Gençlerbirliği maçından (attığı golle) kazandırmış. İleri 3'lüde oynayan bir futbolcunun katkısı 24 maçta 5 puandan fazla olmalı.
Bu sene araya sakatlık şu bu girdi eyvallah ama benim asıl kızgınlığım 2014-2015'ten kalma. Koca bir ikinci yarı yattı ve geliyor dediğimiz şampiyonluk gitti. Bir futbolcuya 13 milyon Euro fiyat biçiliyorsa maçları tutup koparacak arkadaş.
Ha yetenek derseniz, yeteneğini asla tartışmam.
Kiralandığı şartlar hakkında ne düşünüyorsunuz?
semioticus: Bence daha az paraya şimdiden satmak yerine potansiyel satın alma ücretini düşünüp kiralamak makûl bir hamle. Gökhan bu sene kafası rahatlamış bir şekilde potansiyeline ulaşırsa West Ham zaten 13 milyon (ya da ne kadarsa) verir alır. Diyelim Gökhan iyi oynamadı, kendine pazar yaratamadı; o zaman "demek ki sorun bende" deyip Beşiktaş'a geri döndüğünde daha şevkle çalışması mümkün. Diyelim Beşiktaş'a da geri dönmeyi çok istemiyor ve sözleşmesi bitince çekip gidecek, eh o takdirde de şimdiden biraz gelir elde etmiş olmanın hiçbir dezavantajı olamaz.
Övünç: Telaffuz edilen kiralama bedeli neredeyse oyuncuyu satın aldığımız fiyata denk. İngiltere'de geçireceği vasat üstü bir sezon sonunda kendisini A sınıfı takımlara taşıyabilecekken, Beşiktaş'ın bir üst seviyeye çıkmasını sağlayacak transferlerin kapısını da aralayabilir.
fitneci: Mental açıdan sağlam olsaydı 23 milyon Euro da eder ama bu saatten sonra mental ilerleme kaydeder mi tereddütlüyüm. Bunu en iyi değerlendirecek kişi, onu antrenmana çıkaran Şenol Hoca. Bu kafayla İngiltere'de coşması ve 13 milyona satılması zor ama umut edelim de öyle olsun. Ben 10 milyona satıp kurtulalım diyordum ama kiralık için 3 milyon euro da fena değil.
cochise: Madem Premier League hem paranın bol olduğu hem de Şampiyonlar Ligi'nde bizde yapacağından çok iyi vitrinli bir yere kiralıyoruz opsiyonsuz ya da daha yüksek opsiyonlu yapabilirdik. Bence zaten vitrin yapamayacak da (ya kös kös döner ya da ara ara oynar 7-8'e satarız) ya tutarsa dicez madem, tuttuğu takdirde olacak şeyi daha iyi kullanabilirdik. Türkiye'den bir oyuncuya verilecek en yüksek para bu kadar olur eyvallah ama West Ham'da harika bir sezon geçirecek adamın ederi birden 20 oluverir.
semioticus: Bizimle oynadığı 6 ŞL maçında yapabileceği piyasa ile Premier League'de oynadığı maçlarda yapabileceği piyasa arasında çok ciddi fark görmüyorum ben. Bu objektif ve ölçülebilir bir değerlendirme değil tabii ki.
Gökhan'ın yeri nasıl doldurulabilir?
Övünç: Bu soru Beşiktaş'ın Gökhan'ın eksikliğini kapatmaya ihtiyacı var mı sorusunun gölgesinde kalıyor bana göre. Kendisinin kadrodaki yeri ve rolü düşünüldüğünde şampiyonluk yolundaki etkisi diğer kilit oyuncuların oldukça gerisindeydi. Bu noktada ayrılık taraftar gözünden bakıldığında da daha sancısız gerçekleşebilir .
Gökhan'ın yetenekleri elbette her takım her sistem içerisine bir şekilde entegre olup fayda sağlayabilecek düzeyde: özellikle sırtı dönük sakladığı toplar ve takımı ileri taşımadaki kabiliyeti müthiş de olsa Beşiktaş'ın akışkanlıktan ve hızlı düşünüp uygulamadan beslenen hücumunun içerisinde benzer bir kimliğe sahip Quaresma ile kombo olarak takımın kendi kimliğini kaybetmesine yol açıyor olmaları büyük sıkıntı. Kerim, Aras, Olcay, Quaresma dörtlüsü kalite olarak Gökhan'ın ayarında değiller ve olası bir başarısızlık, Gomez'in gönlünü eyleme noktasında takımın zayıflıyor oluşu başımızı biraz ağrıtacaktır elbet.
semioticus: Portekiz millî takımındaki performansına da bakınca Quaresma sezona yeterince iyi girecek gibi duruyor. (Evet en büyük Quaresma sevmeyenlerden biriyken adam beni bu sene ikna etti, atış serbest :) )
Etiketler:cochise,fitneci,Gökhan Töre,Övünç Şentürk,semioticus,Transfer | 82
Yorum
26 Eylül 2014 Cuma
Maç Raporu: Beşiktaş 1 - 1 Asteras Tripolis & Bursaspor 0 - 1 Beşiktaş
ASTERAS TRİPOLİS MAÇI PUANLARI
En iyi üç: Gökhan, Oğuzhan, Atiba.
En kötü üç: Sivok, Cenk, Necip.
Kısa değerlendirme: Kötü oynadığımız bir maçtı, Oğuzhan ve Gökhan'ın skora etkisi puanlarına da yansımış. Hakem herhalde bir Beşiktaş maçında alıp alabileceği en yüksek puanı almış ki cidden hiçbir tartışmalı pozisyon olmamıştı. Bir dikkat çeken puan, oyuna sonradan dahil olduğu hâlde kısa sürede taraftarı etkilemiş olan Sosa, ki Bursaspor maçında çok daha yüksek bir puan alacak. Sivok'un goldeki hataları onu en kötü yapmış. Necip'in bu kadar düşük puan alması ise beni en çok şaşırtan konu oldu.
BURSASPOR - BEŞİKTAŞ MAÇI PUANLARI
En iyi üç: Sosa, Atınç, Gökhan.
En kötü üç: Necip, Oğuzhan, İsmail.
Kısa değerlendirme: Slaven Bilic'in karakteristik olmayan erken müdahaleleri ve takımın geçirdiği değişim notuna olumlu yansımış. Fakat beni şaşırtan, hem Tripolis, hem de Bursaspor maçında Beşiktaş'ın performansının Rizespor maçına kıyasla daha çok beğenilmesi oldu. Necip'in etkisiz kalan savunması ve Oğuzhan'ın daha ilk yarıda oyundan çıkmasına sebep olan mental formsuzluğu gözlerden kaçmamış. Sosa'nın ve Atınç'ın puanları da gayet hakkaniyetli. Bir dikkatimi çeken nokta da Gökhan'ın, attığı gole karşın Olcay'dan daha çok puan almış olması oldu. Gökhan'ın oyun stili iki maçtır olgunlaşıyor ve de takıma katkısı artıyor, nazar değmesin. Gene normalde istikrar abidesi olan Veli'nin ortalamanın altında kalmaya devam eden puanları da dikkat çekici. Atiba'nın puanları da son üç maçtır düşüşte. Artık Atiba (Veli) - Oğuzhan - Sosa ortasahasını görmek istiyor sanırım çoğunluk. Unutmadan, Serdar'ın uzun zaman sonra oynayıp aldığı puan da kendisinin özgüveni açısından da olumlu bir gösterge. Öte yandan, Motta'dan bıkkınlık geldikten sonra İsmail'in aldığı bu düşük puan da olumsuz olsa gerek.
En iyi üç: Gökhan, Oğuzhan, Atiba.
En kötü üç: Sivok, Cenk, Necip.
| Slaven Bilic | 5.9 |
| Beşiktaş | 5.7 |
| Miroslav Zelinka | 6.9 |
| Asteras Tripolis | 5.5 |
| Tolga Zengin | 4.9 |
| Tomas Sivok | 4.3 |
| Pedro Franco | 5.7 |
| Ramon Motta | 4.9 |
| Necip Uysal | 4.7 |
| Veli Kavlak | 5.6 |
| Atiba Hutchinson | 6.1 |
| Oğuzhan Özyakup | 7.0 |
| Olcay Şahan | 5.3 |
| Gökhan Töre | 7.4 |
| Mustafa Pektemek | 5.2 |
| Cenk Tosun | 4.4 |
| Jose Sosa | 6.1 |
| Kerim Frei | 5.0 |
Kısa değerlendirme: Kötü oynadığımız bir maçtı, Oğuzhan ve Gökhan'ın skora etkisi puanlarına da yansımış. Hakem herhalde bir Beşiktaş maçında alıp alabileceği en yüksek puanı almış ki cidden hiçbir tartışmalı pozisyon olmamıştı. Bir dikkat çeken puan, oyuna sonradan dahil olduğu hâlde kısa sürede taraftarı etkilemiş olan Sosa, ki Bursaspor maçında çok daha yüksek bir puan alacak. Sivok'un goldeki hataları onu en kötü yapmış. Necip'in bu kadar düşük puan alması ise beni en çok şaşırtan konu oldu.
BURSASPOR - BEŞİKTAŞ MAÇI PUANLARI
En iyi üç: Sosa, Atınç, Gökhan.
En kötü üç: Necip, Oğuzhan, İsmail.
| Slaven Bilic | 7.2 |
| Beşiktaş | 5.5 |
| Cüneyt Çakır | 5.4 |
| Bursaspor | 6.6 |
| Tolga Zengin | 6.8 |
| Tomas Sivok | 5.5 |
| Pedro Franco | 6.3 |
| İsmail Köybaşı | 5.2 |
| Necip Uysal | 4.0 |
| Veli Kavlak | 5.4 |
| Atiba Hutchinson | 5.7 |
| Oğuzhan Özyakup | 4.1 |
| Olcay Şahan | 6.7 |
| Gökhan Töre | 7.0 |
| Demba Ba | 5.5 |
| Jose Sosa | 7.5 |
| Serdar Kurtuluş | 5.8 |
| Atınç Nukan | 7.1 |
Kısa değerlendirme: Slaven Bilic'in karakteristik olmayan erken müdahaleleri ve takımın geçirdiği değişim notuna olumlu yansımış. Fakat beni şaşırtan, hem Tripolis, hem de Bursaspor maçında Beşiktaş'ın performansının Rizespor maçına kıyasla daha çok beğenilmesi oldu. Necip'in etkisiz kalan savunması ve Oğuzhan'ın daha ilk yarıda oyundan çıkmasına sebep olan mental formsuzluğu gözlerden kaçmamış. Sosa'nın ve Atınç'ın puanları da gayet hakkaniyetli. Bir dikkatimi çeken nokta da Gökhan'ın, attığı gole karşın Olcay'dan daha çok puan almış olması oldu. Gökhan'ın oyun stili iki maçtır olgunlaşıyor ve de takıma katkısı artıyor, nazar değmesin. Gene normalde istikrar abidesi olan Veli'nin ortalamanın altında kalmaya devam eden puanları da dikkat çekici. Atiba'nın puanları da son üç maçtır düşüşte. Artık Atiba (Veli) - Oğuzhan - Sosa ortasahasını görmek istiyor sanırım çoğunluk. Unutmadan, Serdar'ın uzun zaman sonra oynayıp aldığı puan da kendisinin özgüveni açısından da olumlu bir gösterge. Öte yandan, Motta'dan bıkkınlık geldikten sonra İsmail'in aldığı bu düşük puan da olumsuz olsa gerek.
Etiketler:Asteras Tripolis,Bursaspor,Gökhan Töre,Jose Sosa,Maç Raporu | 0
Yorum
29 Kasım 2013 Cuma
Tore vs Ozyakup / Chelsea ve Arsenal
Etiketler:Gökhan Töre,Oğuzhan Özyakup | 3
Yorum
Kaydol:
Kayıtlar
(Atom)
Ara
-
DERBİ POZİSYON ANALİZLERİ - 1- 0:24 saniye! Gatasaray'ın ilk etkili atağı. Burada en büyük hata *Jailson'un partneri Serdar Aziz'e gereksiz yakınlığı oldu.* Seri burada muhteşem bi...6 yıl önce
-
Feda, Sefa, Farklı Olsun bu Defa - Beşiktaş'ın son dönemini iki ana çizgi olarak ikiye ayırmak mümkün. 1- Yıldırım Demirören dönemi 2- Fikret Orman dönemi. Ben Yıldırım Demirören dönemini te...6 yıl önce
-
Bir Sağ Bek, Üç Mevki: Aaron Wan-Bissaka - Premier Lig geçtiğimiz hafta başladı. Hem takım hem de oyuncu bazında her sezon yeni bir hikaye demek. Galiba geçtiğimiz sezon hiç de fena bir görüntü verm...8 yıl önce
-
Duhuliye - Duhuliye'den 5 ay önce haberim oldu. O da bu fotoğraf sayesinde. Bunca zamandır nasıl hiç duymamışım derken, etrafımdaki çoğu Beşiktaşlının da bilmediğ...9 yıl önce
-
Euroleague bwin Mart 2015 MVP Nemanja Bjelica Röportajı - Fenerbahçe Ülker dokuz maçlık bir galibiyet serisi yakalamış durumda ve 2008-2009 sezonundan bu yana ilk kez Euroleague 'playoff'larına katılma hakkını ...11 yıl önce
-
Önce krampon, sonra performans - Her çocuk gibi sokaklarda başlayan futbol maceramız, bazı çocukların yaptığı gibi benim de toprak sahada devam etmişti. Sonrası okul, iş, hayat mücadele...11 yıl önce
-
NBA: Bir Ayın Ardından... (Part 1) - Her ne kadar başlığımızda bir aylık zaman dilimini ele aldıysak gerek tembellik, gerek iş güç yüzünden yazının paylaşılması, gerekli güncellemeler yapıldı...11 yıl önce
-
Manchester United - Burnley maçı - Manchester'ın ligin yeni takımı Burnley deplasmanında galibiyet alması bekleniyordu ama yine olmadı. Geride kalan 3 haftada takım henüz galibiyet görem...11 yıl önce
-
Bu Sefer Bahanem Var - Yine ihmal ettim blogu ama bu sefer sağlam bahanem var. Son 9 senedeki ikinci kıtalar arası taşınma olayına kalkıştım. Bilenler bilir, son 9 senedir Avu...12 yıl önce
-
Babylon Dergisi Röportajı - http://www.aliece.com/2013/11/babylon-dergi-ali-ece-roportaji/#more-189512 yıl önce
-
Arsenal Kendine İnanıyor - Arsene Wenger'in sözleriyle, *"İyi bir rakibe karşı alınmış tatmin edici galibiyet." *Arsenal hafta sonu Liverpool'u oyun dışı bırakarak, bölüm bölüm saha...12 yıl önce
-
Hiç Unutmadığım... - 17 sene önce bugün tek bir imzanın milyonlarca insanı bu kadar etkileyebileceğini tahmin edemezsiniz. O adam hakkında bir sürü yazı yazdım, hala okuyan ...13 yıl önce
-
-


