.

.

.
Ekşi Beşiktaş. Blogger tarafından desteklenmektedir.

şan şeref etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
şan şeref etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
5 Temmuz 2011 Salı

Şan ve Şerefe Dair...

Pazar gününe bomba gibi düşen Şike Gözaltılarını biraz geç okuyabildim. Okumaya başladığımda taraftarlar olayı çoktan çözmüş, hayatlarında bir kere görmedikleri insanlara koşulsuz kefil olurken bir yandan da hayatlarında bir kere görmedikleri insanları "Şereften, Onurdan yoksun" olarak nitelendirmeye başlamıştı. Diğer kulüplerde yapılan aramalarda bulunan tek şey "Şeref"miş, bak sen. Birinin anasına bacısına ecdadına türlü laflarla öfke kusmak çok kolay (yetiştiğimiz ortama göre değişmekle birlikte takribi 5 saniyedir) da yediği hiç bir naneyi bilmediğin, kimlerle oturup kalktığı, kimlerle ne tür muhabbetlere girdiği, nereden nasıl para kazandığı hakkında hiç bir fikrin olmayan birine kendini nasıl kefil edersin arkadaş? Zor günlerinde Fenerbahçeliler'e edecek lafım olamaz, hayat uzun daha bir 20 sene konuşuruz bu olayları... Ama kendi taraftarıma, Galatasaray/Trabzonspor taraftarlarına bakıyorum, Şanlar Şerefler Hakkı Babalar Metin Oktaylar... Arkadaş bu meseleyi kendi çapınızda gurur/ego okşamasına çevirdiniz anladık da siz Allah Aşkına neye kime güveniyorsunuz? Yıldırım Demirören, Serdal Adalı, Ünal Aysal, Adnan Polat, Sadri Şener, Faruk Özak(wikileaks'ten hatırlarız kendisini)... Şandan Şereften bahsederken bu adamların hepsine kefil olduğunuzun farkında mısınız? Zira bu muhabbetleri ederken demek istediğiniz aslında karşı tarafta "Şan ve Şeref"le ilgili sıkıntı olduğudur. Karşı tarafta muhattap olarak kimi gördüğünüzü de madem öyle açıklayın. Bir takım şaibeli insanlar topluluğunun yediği naneler yüzünden Fenerli dostlarıma, anneme, amcama, hayata dair tek umudu tuttuğu takım kalmış garibana, çocuğuna iki gündür olan biteni bir türlü anlatamamış babaya diyeceğiniz bir şeyler mi var? Buyrun deyin. Ne diyorsunuz, kime karşı diyorsunuz ilk önce bunu bi netleştirelim... Eğer muhattabınız bu saydıklarım değilse neden "taraf" olup onurunuz, gururunuzdan dem vuruyorsunuz, onu bir söyleyin. Size mikrofonu kim verdi? Yarın öbür gün tuttuğunuz takımla ilgili bir şey çıktığında "Biz zaten onları sevmiyorduk. Beşiktaş/galatasaray/Trabzon demek yöneticiler değil, taraftar demektir" diyecekseniz gelin şu muhabbetleri yol yakınken bırakın. Bırakin ki zamanı (gelirse) geldiğinde konuşmaya yüzünüz olsun.

Ara