Kadın Gözüyle
Ne İşin Var Maçta?
Bana “Beşiktaş’lı olmak” hakkında bir yazı yaz denildiğinde, oturup düşündüm.
“Ne yazsam?” diye düşündüm önce. Ama öyle oturup da kafa patlamadım, doğruya doğru. Araya bir şeyler girdi, işler, meşguliyetler, çocukların koşturması… Derken bir kaç cümle yazıverdim, bir sayfa. Uzun zamandır Türkçe yazmamanın verdiği kısırlık da eklenince, beğenmedim. “Hani şöyle bir şevke gelsem, ilham gelse, Manisa’yla kupa maçından sonra yazarım keyifli keyifli” dedim, o da nasip olmadı.
Bir süre içinde maçlar konusunda yorumlarımı göreceksiniz zaten. Maç yorumu yazmak kolay. Beşiktaş’ı anlatmak zor. Beşiktaş’ı anlamak daha da zor. Geleneksel “taraftarı ifrit etme” günlerinden tut, Fenerbahçe’nin göbeğinde yaşarken pencereyi açıp “Be-şİK-TAAAAŞ” diye haykırtma potansiyelli maçlara kadar, inanılmaz inişli çıkışlı bir takım, bir o kadar da inişli çıkışlı bir ruh.
Bir “Beşiktaş’lı” tipi var insanların kafasında sanki. Maça giderken garipsiyor çevremdekiler. Taki şöförleri “hayrola?” dercesine dönüp dönüp bakıyorlar – yanlış yollara girdikçe laf sokmama takmıyorlar da, sırtımdaki formamla saçımın rengine, koyu kırmızı ojelerime takıyorlar. Hele bir de çocuklarımın olduğu ortaya çıkarsa, hasbelkader telefonda konuşursam, “oğlum, sen uyu, ben eve gelince sana sonucu söylerim uyandırıp” filan da dersem, isyan ediveriyorlar.
İşte o garipseyenlere, “ne işin var maçta?” diyenlere cevap vermekte, anlatmakta güçlük çekiyorum. Gereksiz de buluyorum. Bilen biliyor zaten. Başka takımlar gibi değil ama. Çok farklı, çok garip, bir yere kadar yıpratıcı, bir o kadar da manyakça bir sevgi bu. Kendi kendine işkence eder gibi seviyor Beşiktaş’lılar takımlarını.
Şöyle söyliyeyim…
Herhangi bir maçta şarkılarla, türkülerle, marşlarla başlarız ya. Kazara veya şu veya bu sebepten bir gol yeriz. Bir anlık sessizliğin ardından yine başlarız, “Beşiktaş’ım Oley,” “Aldırma” filan deriz, kol kola, el ele. Belki bir tane daha yeriz, biraz daha uzun süren bir sessizliğin ardından yine tezahürat… “Söylesene bize hoca..” deriz, “Şampiyon olacağız Beşiktaş’ım bu sene…” diye bağırırız. Dakikalar geçer, 87’de filan tezahüratlar kısılmaya başlar bazen ya… İşte o anki kırgınlıkla kızgınlığı, o anki kalp atışımızla tezat yavaşlamış çekirdek çıtlamalarını bir yana, sonraki hafta aynı heyecanla maça gelip aynı marşlarla aynı şevkle bir daha o hisleri yaşamayı bir yana koyup, üstüne de inanılmaz bir umut ve sadakati eklerseniz o zaman anlatabilirim belki Beşiktaş’lı olmayı. Onu da herkese değil. Anlayana.
Son not: Fuboldan iyi anladığını iddia eden kadınlardanım. Ama öyle ortaya çıkıp da “ben futboldan iyi anlarım” diye ahkam kesmem. Kimin gireceğini, kimin yedek kalması gerektiğini, nasıl dizilmelerinden tut, dedikodusuna, kıyafetine, saçına başına her şeye yetiştirecek lafım vardır. Cuma akşamından oturur, Pazar’a kadar tüm maçları zevkle seyredebilirim, seyrederim, İnönü’de maça gitmeyi de pek severim. Ama oturduğum yer evlere şenlik, korner mi taç mı, gidiyor muyuz geliyor muyuz pek anlaşılmıyor.
Kadın Gözüyle
Ara
-
DERBİ POZİSYON ANALİZLERİ - 1- 0:24 saniye! Gatasaray'ın ilk etkili atağı. Burada en büyük hata *Jailson'un partneri Serdar Aziz'e gereksiz yakınlığı oldu.* Seri burada muhteşem bi...6 yıl önce
-
Feda, Sefa, Farklı Olsun bu Defa - Beşiktaş'ın son dönemini iki ana çizgi olarak ikiye ayırmak mümkün. 1- Yıldırım Demirören dönemi 2- Fikret Orman dönemi. Ben Yıldırım Demirören dönemini te...6 yıl önce
-
Bir Sağ Bek, Üç Mevki: Aaron Wan-Bissaka - Premier Lig geçtiğimiz hafta başladı. Hem takım hem de oyuncu bazında her sezon yeni bir hikaye demek. Galiba geçtiğimiz sezon hiç de fena bir görüntü verm...8 yıl önce
-
Duhuliye - Duhuliye'den 5 ay önce haberim oldu. O da bu fotoğraf sayesinde. Bunca zamandır nasıl hiç duymamışım derken, etrafımdaki çoğu Beşiktaşlının da bilmediğ...9 yıl önce
-
Euroleague bwin Mart 2015 MVP Nemanja Bjelica Röportajı - Fenerbahçe Ülker dokuz maçlık bir galibiyet serisi yakalamış durumda ve 2008-2009 sezonundan bu yana ilk kez Euroleague 'playoff'larına katılma hakkını ...11 yıl önce
-
Önce krampon, sonra performans - Her çocuk gibi sokaklarda başlayan futbol maceramız, bazı çocukların yaptığı gibi benim de toprak sahada devam etmişti. Sonrası okul, iş, hayat mücadele...11 yıl önce
-
NBA: Bir Ayın Ardından... (Part 1) - Her ne kadar başlığımızda bir aylık zaman dilimini ele aldıysak gerek tembellik, gerek iş güç yüzünden yazının paylaşılması, gerekli güncellemeler yapıldı...11 yıl önce
-
Manchester United - Burnley maçı - Manchester'ın ligin yeni takımı Burnley deplasmanında galibiyet alması bekleniyordu ama yine olmadı. Geride kalan 3 haftada takım henüz galibiyet görem...11 yıl önce
-
Bu Sefer Bahanem Var - Yine ihmal ettim blogu ama bu sefer sağlam bahanem var. Son 9 senedeki ikinci kıtalar arası taşınma olayına kalkıştım. Bilenler bilir, son 9 senedir Avu...12 yıl önce
-
Babylon Dergisi Röportajı - http://www.aliece.com/2013/11/babylon-dergi-ali-ece-roportaji/#more-189512 yıl önce
-
Arsenal Kendine İnanıyor - Arsene Wenger'in sözleriyle, *"İyi bir rakibe karşı alınmış tatmin edici galibiyet." *Arsenal hafta sonu Liverpool'u oyun dışı bırakarak, bölüm bölüm saha...12 yıl önce
-
Hiç Unutmadığım... - 17 sene önce bugün tek bir imzanın milyonlarca insanı bu kadar etkileyebileceğini tahmin edemezsiniz. O adam hakkında bir sürü yazı yazdım, hala okuyan ...13 yıl önce
-
-