Fon etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Fon etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
31 Ocak 2012 Salı
Beşiktaş'ta İyi Giden Şeyleri Yazalım
Böyle bir şey daha önce de yaptığımızı hatırlıyorum. Ekşi Beşiktaş'ın, Beşiktaş'la ilgili sadece kötü şeylere değindiğini, aslında Beşiktaş'ta iyi giden bir sürü şey olduğunu anlatan bir güruh var. Kendilerine sesleniyorum; buyrun 2011-12 sezonunda iyi giden şeyleri buraya yazın. Bizim kötü gittiğini düşündüğümüz şeyler malum; Demirören'in şike konusunda yanar-döner tavırları, kulübün şikeye bulaşanları aklama çabalarına katkıda bulunması, borçların rekor derecede artması ve bu durumun kulübü Demirören'e bağlılığı daha da artırması, borç bahane edilerek gelecek vaad eden genç Türk futbolcuların Fon'a devredilmeye çalışılması, stat konusunda Fenerbahçe'den, Galatasaray'dan ve hatta Melih Gökçek'ten bile geride kalınması ve ne işse bu konuda tek suçlu olarak Kültür Bakanının görülmesi... Yönetime muhalif taraftarlara takınılan tavırlara değinmeyeceğim.
Mikrofon sizde, buyrun... "Anlamayana davul zurna az" gibisinden geyiklere karnımız tok.
Mikrofon sizde, buyrun... "Anlamayana davul zurna az" gibisinden geyiklere karnımız tok.
Etiketler:2011 - 2012,Beşiktaş,fitneci,Fon,Şike,Yıldırım Demirören | 50
Yorum
29 Aralık 2010 Çarşamba
Fon Olayı: Özet
Ekleme: Demirören'in televizyonda anlattıkları ile gerçek anlaşma arasında ciddi bir fark olduğu için bu post'un modellemesi eksik kalmıştır. Bu durumda ayrı bir post açmak yerine şöyle özet geçelim: Bu fona 3.5 sene sonunda öyle ya da böyle en az 2 milyon Euro ödüyoruz, teklif gelir de satmak istemezsek 4.5 milyon Euro ödüyoruz, ama bu fon ileride bize güzel scouting ve transfer yapacak diye umuyoruz.
Aşağıdaki yorumlarda her şey doğal olarak iç içe girdiği için, mevzuyu toparlayan bir post atmayı uygun gördüm.
En baştan özet geçeyim: Almeida'nın fon ile transferinin finansal açıdan hiçbir getirisi yoktur ve hatta götürüsü vardır, fakat bu hamleye bir iş ortaklığının başlangıç hamlesi gözüyle bakılırsa durumun olumlu yanı ortaya çıkar.
Şimdi detay. Öncelikle muhasebeci gözüyle Almeida transferini inceleyelim. Almeida transferi ve sonrası için futbol dahilinde 4 adet olasılık var:
1. Almeida gelir, Beşiktaş'ta 3.5 sene oynar ve sonunda sözleşme bedelsiz ayrılır.
2. Almeida gelir, Beşiktaş'ta oynarken teklif gelir ve satılır.
2b. Almeida'ya 10 milyon Euro'nun üzerinde teklif gelir.
3. Almeida gelir, Beşiktaş'ta oynarken teklifler gelir ama satılmaz.
Şimdi bu olasılıklarda Beşiktaş'ın bu transferi fonla ya da fonsuz yapsaydı kârı-zararı ne olacaktı bakalım:
Tabloda görüldüğü gibi, Beşiktaş fon ile yaptığı bu transferde zarar ederse daha fazla, kâr ederse daha az etmekte. (Tek aksi ihtimal, Almeida'nin 2 milyon Euro'dan az birbedele satılması sözleşmesi biterken, ama bu nispeten ekstrem durumda edeceğimiz zarar diğer durumlardaki kar ve zarar kayıplarıyla kapatılıyor.)*
Bu noktada Beşiktaş özelinde şu argüman geçerli olabilir: "Ama zaten bizim nakitimiz yok, o yüzden %10 faizle kredi kullanıyoruz işte fena mı?" Lakin Beşiktaş'ın nakit akışı, ya faizsiz şekilde Demirören'den ya da Adalı'dan geliyor, ya da en son yaptığımız anlaşma ile 3 bankadan aldığımız kredide oran %8.75. O yüzden bu açıdan bakınca da çok farklı bir olay yok.
Peki muhasebeci gözlüğünü çıkarıp bakarsak ne var elimizde? Uzun soluklu olabilecek bir iş anlaşması.
Bütün finansal ayrıntılar arasında Demirören'in söylediği bir laf var aşağı yukarı şu manaya gelen: "Almeida satılırsa bize yenisini getirecekler."
Bu fon, eğer Demirören'in dediği gibi cidden büyük kulüplerle takılan bir fon ise ve de Güney Amerika pazarına hakim ise, o zaman bu ortaklık başarılı olur, Almeida transferindeki bu finansal kötü durum unutulur. Yok eğer bu fon bildiğin Rus mafyası falan ise herkesin gözü aydın, nurtopu gibi orijinal bir sorunumuz oldu. :)
Bu arada 1-2 hafta içinde gazetelerde "Beşiktaş'a teklif götüren fon aslında Fenerbahçe'ye de götürmüş ama Aziz Yıldırım reddetmiş." tadında haberler göreceksiniz, ben baştan söyleyeyim.
Not: Tablodaki 2. madde ile ilgili bilgi eksikliğinden dolayı farklı spekülasyonlar da var. Başka bir açıklama -benim aklıma yatmasa da-, Beşiktaş'ın ne olursa olsun %55 kâr payı alacağı ama karar mekanizmasının fon olduğu yönünde. Eğer hal böyleyse, 4.45 milyon Euro'nun altındaki tekliflerde fon zarar edeceği için satmaz, üstündeki tekliflerde de Beşiktaş gene kârdan zarar eder. Eğer ki söz konusu teklif kritik bir zamanda geliyorsa (mesela sözleşme sonuna doğru) o zaman satış durumu düşünülebilir, ancak bu durumda Beşiktaş kâr eder. Bu halde "0" baremi yanlış olsa da, yazının çıkarımı, ekstrem bir hal haricinde, değişmiyor.
Aşağıdaki yorumlarda her şey doğal olarak iç içe girdiği için, mevzuyu toparlayan bir post atmayı uygun gördüm.
En baştan özet geçeyim: Almeida'nın fon ile transferinin finansal açıdan hiçbir getirisi yoktur ve hatta götürüsü vardır, fakat bu hamleye bir iş ortaklığının başlangıç hamlesi gözüyle bakılırsa durumun olumlu yanı ortaya çıkar.
Şimdi detay. Öncelikle muhasebeci gözüyle Almeida transferini inceleyelim. Almeida transferi ve sonrası için futbol dahilinde 4 adet olasılık var:
1. Almeida gelir, Beşiktaş'ta 3.5 sene oynar ve sonunda sözleşme bedelsiz ayrılır.
2. Almeida gelir, Beşiktaş'ta oynarken teklif gelir ve satılır.
2b. Almeida'ya 10 milyon Euro'nun üzerinde teklif gelir.
3. Almeida gelir, Beşiktaş'ta oynarken teklifler gelir ama satılmaz.
Şimdi bu olasılıklarda Beşiktaş'ın bu transferi fonla ya da fonsuz yapsaydı kârı-zararı ne olacaktı bakalım:
Tabloda görüldüğü gibi, Beşiktaş fon ile yaptığı bu transferde zarar ederse daha fazla, kâr ederse daha az etmekte. (Tek aksi ihtimal, Almeida'nin 2 milyon Euro'dan az birbedele satılması sözleşmesi biterken, ama bu nispeten ekstrem durumda edeceğimiz zarar diğer durumlardaki kar ve zarar kayıplarıyla kapatılıyor.)*
Bu noktada Beşiktaş özelinde şu argüman geçerli olabilir: "Ama zaten bizim nakitimiz yok, o yüzden %10 faizle kredi kullanıyoruz işte fena mı?" Lakin Beşiktaş'ın nakit akışı, ya faizsiz şekilde Demirören'den ya da Adalı'dan geliyor, ya da en son yaptığımız anlaşma ile 3 bankadan aldığımız kredide oran %8.75. O yüzden bu açıdan bakınca da çok farklı bir olay yok.
Peki muhasebeci gözlüğünü çıkarıp bakarsak ne var elimizde? Uzun soluklu olabilecek bir iş anlaşması.
Bütün finansal ayrıntılar arasında Demirören'in söylediği bir laf var aşağı yukarı şu manaya gelen: "Almeida satılırsa bize yenisini getirecekler."
Bu fon, eğer Demirören'in dediği gibi cidden büyük kulüplerle takılan bir fon ise ve de Güney Amerika pazarına hakim ise, o zaman bu ortaklık başarılı olur, Almeida transferindeki bu finansal kötü durum unutulur. Yok eğer bu fon bildiğin Rus mafyası falan ise herkesin gözü aydın, nurtopu gibi orijinal bir sorunumuz oldu. :)
Bu arada 1-2 hafta içinde gazetelerde "Beşiktaş'a teklif götüren fon aslında Fenerbahçe'ye de götürmüş ama Aziz Yıldırım reddetmiş." tadında haberler göreceksiniz, ben baştan söyleyeyim.
Not: Tablodaki 2. madde ile ilgili bilgi eksikliğinden dolayı farklı spekülasyonlar da var. Başka bir açıklama -benim aklıma yatmasa da-, Beşiktaş'ın ne olursa olsun %55 kâr payı alacağı ama karar mekanizmasının fon olduğu yönünde. Eğer hal böyleyse, 4.45 milyon Euro'nun altındaki tekliflerde fon zarar edeceği için satmaz, üstündeki tekliflerde de Beşiktaş gene kârdan zarar eder. Eğer ki söz konusu teklif kritik bir zamanda geliyorsa (mesela sözleşme sonuna doğru) o zaman satış durumu düşünülebilir, ancak bu durumda Beşiktaş kâr eder. Bu halde "0" baremi yanlış olsa da, yazının çıkarımı, ekstrem bir hal haricinde, değişmiyor.
Etiketler:Fon,Hugo Almeida,semioticus,Shelbyl | 60
Yorum
Kaydol:
Kayıtlar
(Atom)
Ara
-
DERBİ POZİSYON ANALİZLERİ - 1- 0:24 saniye! Gatasaray'ın ilk etkili atağı. Burada en büyük hata *Jailson'un partneri Serdar Aziz'e gereksiz yakınlığı oldu.* Seri burada muhteşem bi...6 yıl önce
-
Feda, Sefa, Farklı Olsun bu Defa - Beşiktaş'ın son dönemini iki ana çizgi olarak ikiye ayırmak mümkün. 1- Yıldırım Demirören dönemi 2- Fikret Orman dönemi. Ben Yıldırım Demirören dönemini te...6 yıl önce
-
Bir Sağ Bek, Üç Mevki: Aaron Wan-Bissaka - Premier Lig geçtiğimiz hafta başladı. Hem takım hem de oyuncu bazında her sezon yeni bir hikaye demek. Galiba geçtiğimiz sezon hiç de fena bir görüntü verm...8 yıl önce
-
Duhuliye - Duhuliye'den 5 ay önce haberim oldu. O da bu fotoğraf sayesinde. Bunca zamandır nasıl hiç duymamışım derken, etrafımdaki çoğu Beşiktaşlının da bilmediğ...9 yıl önce
-
Euroleague bwin Mart 2015 MVP Nemanja Bjelica Röportajı - Fenerbahçe Ülker dokuz maçlık bir galibiyet serisi yakalamış durumda ve 2008-2009 sezonundan bu yana ilk kez Euroleague 'playoff'larına katılma hakkını ...11 yıl önce
-
Önce krampon, sonra performans - Her çocuk gibi sokaklarda başlayan futbol maceramız, bazı çocukların yaptığı gibi benim de toprak sahada devam etmişti. Sonrası okul, iş, hayat mücadele...11 yıl önce
-
NBA: Bir Ayın Ardından... (Part 1) - Her ne kadar başlığımızda bir aylık zaman dilimini ele aldıysak gerek tembellik, gerek iş güç yüzünden yazının paylaşılması, gerekli güncellemeler yapıldı...11 yıl önce
-
Manchester United - Burnley maçı - Manchester'ın ligin yeni takımı Burnley deplasmanında galibiyet alması bekleniyordu ama yine olmadı. Geride kalan 3 haftada takım henüz galibiyet görem...11 yıl önce
-
Bu Sefer Bahanem Var - Yine ihmal ettim blogu ama bu sefer sağlam bahanem var. Son 9 senedeki ikinci kıtalar arası taşınma olayına kalkıştım. Bilenler bilir, son 9 senedir Avu...12 yıl önce
-
Babylon Dergisi Röportajı - http://www.aliece.com/2013/11/babylon-dergi-ali-ece-roportaji/#more-189512 yıl önce
-
Arsenal Kendine İnanıyor - Arsene Wenger'in sözleriyle, *"İyi bir rakibe karşı alınmış tatmin edici galibiyet." *Arsenal hafta sonu Liverpool'u oyun dışı bırakarak, bölüm bölüm saha...12 yıl önce
-
Hiç Unutmadığım... - 17 sene önce bugün tek bir imzanın milyonlarca insanı bu kadar etkileyebileceğini tahmin edemezsiniz. O adam hakkında bir sürü yazı yazdım, hala okuyan ...13 yıl önce
-
-