.

.
Ekşi Beşiktaş. Blogger tarafından desteklenmektedir.

.

.
27 Eylül 2018 Perşembe

STSL 07 Beşiktaş - Kayserispor


Tarih: 29 Eylül 2018 Cumartesi 19.00

Stadyum: 
Vodafone Park

Hakem Hakkında Bilgi: 
Yaşar Kemal Uğurlu
( BJK 3G 1B 2M – KS 3G 2B 1M )

Sakatlığı Bulunan Oyuncular: Adriano / Sakıb Aytaç - Oğuzhan Berber

Cezalı Oyuncular : Caner Erkin / Şamil Çınaz

Not :  Sakatlık ve Cezalı Bilgileri Transfermarkt'tan alınmaktadır 

77 Yorum:

turgay dedi ki...

6 maçta 5 gol atabilmiş bir takıma yenileceğimizi düşünmüyorum. bu 5 golün 3ü fenerbahçeye bu arada.

yilmaz dedi ki...

2-1 ya da 2-2

EC dedi ki...

4-0 aliriz

ozkankaya35 dedi ki...

Turgay Yilmaz EC allstar gibi

SER KAN dedi ki...

Merhabalar iyi akşamlar...

Pheaglix dedi ki...

öncelikle önceki posttaki bazı yorumlara "laf yetiştirmek" istiyorum, daha önce yazacak zamanım olmamıştı. sondan başlayarak:

@görkem

bir oyuncunun oyunun olağan akışı dışında şapkadan tavşan çıkarması teknik direktör tercihini doğru ya da yanlış yapmaz. babel'in golünün artısının şenol hoca'ya yazılması demek ana planımızın ileri top şişirip babel'in otuz metreden bir şeyler yapmaya çalışmasını izlemek olduğunu kabul etmek olur, ki "özrü kabahatinden büyük" tam olarak bu olsa gerek. Bununla beraber töre'yi henüz yarışmacı bir maçta doksan dakika izleyemedik ki kondüsyonu ile ilgili net bir övgü/yerme yapabilelim. son olarak da o avrupa maçları öncesi facia olur diyenler hala gönül rahatlığıyla atıp tutmaya devam eden ana akım medya spor yorumcuları. hatta bir tanesi "ben beşiktaş stoper almazsa rezil olur demiştim. bakın medel'i aldı, demek ki ben saçmalamamışım (not: medel'in ilk devre ne kadar oynadığını, oynadığında hangi mevkilerde oynadığınu hatırlıyoruz)" minvalinde bir şeyler söylemişti. ha biz esas faciayı o kadar marketing yaptıktan sonra kadro kalitesi olarak diğer takımların fersah fersah üstünde olduğumuz ligde şampiyonlar ligine gidemeyerek yaşadık, orası ayrı.

@planck

yönetim konusunda 100% haklısın. ancak yönetimin hocaya kıyasla daha bol alternatifli olduğuna kesinlikle katılmıyorum. en basitinden, ilk etapta şenol güneş giderse abdullah avcı gelir diyebiliyoruz, ya da hazır bekleri de bizdeyken ersun yanal mantıklı bir tercih gibi görünebiliyor (not: yanal ya da avcı'ya yönelik bir tercihim olduğundan değil, ilk etapta aklıma gelen isimler için onları örnek verdim.) ve bu adaylar bazı taraftarların gelmesini istedikleri/isteyecekleri hocalar olmalarından öte, bizim için gayet olası td adayları. şenol hoca yarın sezon sonu bırakıyorum desin, ertesi gün ikisinden biri ile anlaşsak kimse şaşırmaz. ama yönetim için aynısı geçerli değil. fikret orman'a karşı bugüne kadar çıkan adaylar bana en ufak bir şekilde umut vermedi, doğru dürüst bir aday da çıkacak gibi görünmüyor.

Pheaglix dedi ki...

yalnız şunu da ekleyeyim: neredeyse iki yıldır eleştiriyorum şenol hoca'yı (16-17 sezonundan beri). o zamandan beri yönetim konusunda kapıdaki robinhocu tayfa yüzünden daha sabırlı davranıyordum, ama şu saatten sonra yönetim de o tayfayı bünyesine kattığına göre fikret orman'ın varlığı ya da yokluğu kulübün finansal yapısını korumak açısından çok bir şey ifade etmiyor. ölüm-sıtma çizgisinde ölüme epey yaklaştı artık.

@turkkant

istatistiğe kuru kuru güvenmemek lazım. fener'in derbilerde iç sahada ezici bir üstünlüğü olabilir ama bu maç önceki senelerdeki gibi ezici bir derbi oyunu yoktu fener'in. bu maç orta sıra anadolu takımından hallice bir rakibe karşı oynadık. aynı mantıkla yaklaşırsak son dört deplasman maçında 2 malubiyet 2 beraberliğimiz var diye konya deplasmanından beraberlikle dönmemiz iyi sonuç mu?

biz geçen maçki ne idüğü belirsiz oyunla rekabetin ruhuna ihanet ettik. ezeli rekabetlerde alınan basit galibiyetlerden öte iz bırakan maçlar hep ön plana çıkar ve bu rekabetler sıradışı maçlar/durumlar ile yaşar. her ne kadar fazla ciddiye alsak da izlediğimiz şey neredeyse tüm değerini taraftarların birbirleriyle sidik yarıştırmasından alıyor. fener taraftarları hala 6-0 diyor, gs ile kadıköy serisi üzerinden dalga geçiyor, biz hala kadıköy panteri diyoruz, gs hala uefa diyor. farklı takım taraftarlarının birbirleriyle yaptıkları futbol muhabbetinin büyük çoğunluğu hala bu sıra dışı/rekabetin göze çarpan noktaları üzerinden dönüyor. biz geçen hafta öyle bir fenerbahçe yakaladık ki kadıköy'de, yıllarca lafını yapabileceğimiz bir tarzda bir galibiyet alabilirdik. ama onun yerine hocamızın kadıköy fobisi yüzünden geri çekildik, üstüne rakibe puan ve umut bıraktık.

bir de camia olarak bu derbilere yaklaşımımız konusunda fena halde rahatsızım. her türlü derbide (trabzon ve bursa da dahil) tüm deplasman maçlarında taraftarlarımızda "beraberlik iyidir" anlayışı oluyor. kendi evimizdeki tüm büyük maçları kazanıyor olsak tamam da, o da yok ki? biz feda döneminin sonuna kadar aradaki bazı dönemleri kenara koyup genel trende bakarsak derbilerde puan kaybına yatkın taraftık. feda dönemi bitti, şimdi bu maçlarla hem lig için fark yaratmamız, hem de tarihi rekabette durumu eşitlememiz gerekirken yine sinen taraf biz oluyoruz. eğer fener'in durumunda biz olsak, maç da vodafone park'ta olsa en az üç atarlardı bize. o da şanslıysak. yedi ön liberocu aykut bile "beşiktaş son iç saha maçlarında bize üstünlük sağlıyor, beraberlik iyidir" demezdi.

@can asal

eğer lig performansını fb ve bursa deplasmanları bittiği sırada zirveden iki puan uzakta olmak şeklinde değerlendiriyorsak o fb ve bursa'nın şu an ligde 13 ve 15. olduklarını hatırlatayım. aynı zamanda antalya ile iç saha maçımızı da bitirdik, o da var.

yine önceki senelerin aynısı oluyor. yine rezalet bir lig, ve yine kalitemizi ortaya koyup farkı açacağımız yerde zirvenin şu kadar uzağındayız diye kendimizi avutuyoruz. geçen sene de ilk yarıda otuz puan toplarken "şl'de o kadar gittik, ona rağmen sadece beş puan gerideyiz" diyorduk. sonuç dördüncülük oldu.

Pheaglix dedi ki...

bu maç ile ilgili olarak:

bir zahmet kazanalım. ama eğer açtığımız elli dördüncü ortaya pepe'nin kafa vurmasıyla kazanacaksak kazanmayalım.

keşke farklı bir yerde oynayabilseydik de şu zemin biraz düzeltilebilseydi. yıllarca rezil zeminlerine laf ettiğimiz anadolu takımlarından ne farkımız kaldı ki şimdi?

beagle dedi ki...

@pheaglix
Daum'a kadar biz her derbiye yenmeye çıkardık. Gomez'li dönemde de öyle çıktık.
Demekki bu psikolojik engelin tedavisi "golcü".
Golü atacağına inanan takım iştahla oynuyir, cesur oluyor.
50 milyon Eurolara yakin maaş bütçesi koyan takimiz, golcümüz olmaması plansizliktir, ahmakliktir.
Kontradan gol atan Love Youla vb bize uymaz. Bir zahmet 5M maaşı baskılı oynayan takimlarda gol atan birine verelim.

Basar dedi ki...

https://twitter.com/sircakmak/status/1045263361137659909?s=21

Olay budur!

Pheaglix dedi ki...

@beagle

kesinlikle doğru. bu derbi ezikliği 10-15 yıldır var, öncesinde böyle değildi. yine de salt sorunu golcü eksikliği olarak görmemek lazım. adamların elinde güiza varken de bize karşı kazanmak için çıkıyorlardı. onda alex faktörü vardı dersen de bitik van persie ya da soldado ile de bizi yenmeye çıktılar. geçen maç bizim elimizde negredo olsa bariz bir forvet üstünlüğümüz olacaktı, ama yine aynı şekilde çıkardık maça. veya golcüsüz gs de bize karşı kazanmak için çıkacak.

açık bir öz güven eksikliği var takımda. 15-16 ile bu zinciri kıracak gibi olduk ama ertesi sene hemen eski halimize döndük. forvet bu konuda iyi bir kaldıraç etkisi yapabilir ama günün sonunda önemli olan takımın öz güveni ve ne oynamaya çıktığı. gram sevmediğim fatih terim bunu forvetsiz başarabiliyorsa (bu sene henüz derbiye çıkmadı, ama şu ana kadar oynadıkları oyundan sahaya kazanmak için çıkacakları varsayımını yapabiliriz) şenol güneş'in de başarabilmesi lazım. şu son iki buçuk seneyi hiç yaşamasak bu konuda güvenim tam olurdu hocaya ama maalesef pek kredisi kalmadı artık.

GeceGezgini dedi ki...

Şenol Güneş'in ilk 11 e neşter vuracağı haberlerdeki neşteri gördükçe göğsüm sıkışıyor, kalbim daralıyor resmen :) Medel 11'e dönüyor, Oğuzhan kesik yiyor, Babel forvette devam, Ljajic belki vs.vs.

Hocayı savunurken herkesin en önemli argümanı şu ya; 7-24 takım ile yatıp kalkan, antrenman yapan hoca vs. E kardeşim 4 yıldır aynı oyuncuları izliyoruz, Oğuzhan ın 200 maçını izledik ve nerede oynar nerede oynamaz görüyoruz artık. Medel alt yapıdan çıktı sanki. Adamı yıllardır herkes izliyor, nerede verim verebilir vs görüyor. Çok mu zor şu takımı izleyenlerin %90'ının düşündüğü taktiği, formasyonu yapamamak.

Vodafone talihlisi olarak Gomez'li sezonun hazırlık kampına gitmiştim, buradaki bazı arkadaşlar bilir. Hocanın aman aman bir antrenman tekniği de yok, en azından o 10 günkü taktik idmanlarda yoktu . ( En önemli yaptırdığı idman 5 pasta kaleye gitme ve en kısa zamanda top kapma üzerineydi, Demirkol da bundan bahseder sürekli )


beagle dedi ki...

Ucuz golcü Terodde alman. Devre arası al Şampiyonluk gelsin:
https://youtu.be/_mSuFmFP-9U

Yatirimlik da Antonio Mance

https://www.youtube.com/watch?v=xY8UB8LfQ5M
https://www.youtube.com/watch?v=An_rCAoZIgk

Menejeri bile görünmüyor. Çökeliiim.

Ilgililere duyurulur :)

yilmaz dedi ki...

@beagle önce devre arası Burak Yılmaz'la 3.5m€'dan 3 yıllık sözleşme imzalayalım, TS'ye verdiğimiz 2.5m€ bonservisten sonra paramız kalırsa bu iki oyuncuyu alır vallecano'ya ya da Adanademirspor'a kiralarız. Sonrasına bakaruk.

beagle dedi ki...

@yilmaz
Aslında Tanju ve Hami de boştalar. 2şer M euro'dan 1er devrelik...

sports guy dedi ki...

Hocadan cok memnun olmamakla beraber umarim bu "kazanmak icin cikmiyoruz" muhabbeti sadece deplasman icin yapiliyordur.

@pheaglix

Hocam senol hoca geldiginden beri ic sahada fener'e de gs'ye de derbi karnemizin 2 galibiyet 1 beraberlik oldugunu biliyorsun degil mi?

Olay deplasmansa sadece kadikoy icin gecerli bu durum, orada da 2 beraberlik 2 maglubiyet var. Yoksa gs deplasmaninda da 2 galibiyet 1 maglubiyetimiz var.

Su karneden ben "derbi ezikligi" cikaramiyorum uzgunum. Gecen sene ic sahada forvette cenk varken gsyi, negredo varken de feneri top diye oynadi bu takim. Hatta bu maclar sayesinde lige tutunduk zaten, asil problem anadolu maclariydi.

Senol hocanin genel derbi karnesini de vereyim lig ozelinde:

13 mac, 6 galibiyet 4 beraberlik 3 maglubiyet. Yenilgilerin de hepsi dis sahada.

Cok afedersiniz ama boyle eziklige can kurban yahu.

SER KAN dedi ki...

Merhabalar...
Bu hafta Kayserispor'un FB maçına benzer bir strateji ile oynayacağını tahmin ediyorum.
Peki bu maçta Kayserispor ne yaptı? 2. Bölgeye çekilip, hızlı hücumlarla etkili olmaya çalıştı ve bu maçta tam 26 tane hızlı hücuma çıktı. Aynı zamanda 20 şut attı ve bunların 12 tanesi kaleyi buldu. Bu Hızlı Hücum ve Şut istatistiği iyi bir rakam.
Beşiktaş ne yapmalı?
Topa sahip olma kesinlikle bizde daha fazla olacak. 2 şey var daha önce iyi yaptığımız ve şu an eksik olan. Kanatlardan yapılan ortalarda 2 değilde en az 3-4 oyuncu ceza sahası içine girmeli ve kaybettiğimiz yerde alanları doğru daraltıp doğru baskı yapmalıyız.
Saygılarımla...
(Serkan Hoca;)

beagle dedi ki...

Foruma da hoşgeldin Serkan Hocam :)

Terodde, Piatek ve Antonio Mance için görüşlerini rica ederim.

solbek rıdvan, amin.

BJK4EVER dedi ki...

Takimin 1. forveti gol vurusu saglam pivot ozelligi de barindiran adam olmali da, Vagner Love gibi oyuncular yabana atilmamali. Dogru kullanilirsa gayet faydali olabilirler.

https://www.youtube.com/watch?v=h_DknPNAGYU

Bir bakin bakalim 15/16'da kac kontra golu atmisiz. Atarsin tabii, cunku Frei, Cenk, Gokhan hepsi bu oyuna yatkin. FB macinda 45-55 arasi rakibin sirazesi kaydiginda Love ve Ljajic'i taze guc olarak alip Lens'i sahada tutsaydik cok rahat farka giderdik. Ama hoca rakip bosluk verirken Babel-Larin-Quaresma uclusunu tuttu sahada. Larin ve Quaresma'nin topu eline verirsen yari sahayi gecmesi 10 dakika surer zaten. Bursa ve FB maclarinda kontra ataga yatkin oyuncular kullansaydik cok rahat 2'yi bulup maclari cevirirdik. O yuzden bu konu yabana atilmamali.

BJK4EVER dedi ki...

Yonetimi de suclayanlar olmus; yonetimin de hatalari elbet vardir, ama sonuc olarak adamlar ekonomik zor sartlara ragmen adamin eline ligin en iyi kalecisi olmak icin yarisacak, olamasa bile acik ara 2. olacak, ligin net ustunde bir kaleci verdi. 10 numara 10 numara diye sayiklarken tak ligin en iyi 10 numarasini verdiler adama. Evet, forvet olmamasi buyuk sikinti, ama Negredo'yu varken kullanmamak icin elinden geleni yapan, kampa almayan kimdi? Love'a pacavra muamelesi yapan kim?
Yonetimin en buyuk hatasi gecen sene devre arasinda, sonra da sezon sonunda Senol Gunes'i kovmamak oldu.
Senol Gunes'in elinde ligin en iyi kadrosu var, ama adam hatalariyla kadrodan verim almamak, sacma sapan top oynatmak icin elinden geleni yapiyor.

Cumartesi ne olacak cok merak ediyorum. Benim icin en buyuk sikinti yillardir buyuk camia tepkisi verememiz. Bilic'i gec kovduk, bu bize 1 sampiyonlar ligi ve hatta belki 1 sampiyonluga maloldu. Senol Gunes'i gec kovduk, bu bize 4.lugu getirdi. Ve hala israr ediyoruz garip bir sekilde.
Yonetimi gectim, taraftarda da sikinti var. Garip bir sekilde bu adama da oyuncularin coguna da tepki verilmiyor.
Buyuk camia tepkisi takim liderken sirf CL iyi gitmiyor ve takim iyi oynamiyor diye Bayern olarak Ancelotti capinda bir adami kovmaktir. Takimi sampiyon yapmisken Pellegrini'ýi gonderip Guardiola'yi getirmektir. 3 kere arka arkaya CL zaferine ragmen ligde isler iyi gitmedigi icin antrenorun biletini kesebilmektir. Seni sampiyon yapan Conte'yi basarisiz oldugun senede aninda gondermektir.
Senol Gunes'i kovmamak ve oyunculara uyari vermemek bence 4.lugun bizin icin hic problem olmadigini, gayet normal bir durum oldugunu kabullenmek demek. Siz nasil goruyorsunuz bilmiyorum, ama benim icin Besiktas bu degil. Sadece antrenorden bahsetmiyorum; mesela Caner o gereksiz sacma kirmizi icin uyari ve para cezasi aldi mi? Maalesef birsey olmadi. Besiktas'in agirligini oyunculara da, hocaya da, medyaya da zerre hissettiremiyoruz bence. Bu baski olmayinca da herkes sikinin keyfine gore takiliyor.

Cumartesi gunu benim istedigim ilk etapta hocaya, sonra futbolculara ciddi bir tepki gosterilmesi. Ama bu olmayacak. Mactan sonra muhtemelen hoca tribunlere cagirilip tekrar gotu kaldirilacak. Macta da yine bok gibi futbol, ama kadro kalitesi farki nedeniyle alinan galibyet bekliyorum. Bu haftanin mobbingi de bence Love olacak. Muhtemelen kendisini bilerek en ideal ortamda kullanmayan Senol Gunes ilk 11'de baslatip kapali savunmaya karsi kaybolmasini siritarak izleyecek. Mactan sonra da Larin'e ezik gibi dedigi Love'u da elestirip forvetim yok diye aglayacak.

Pheaglix dedi ki...

@sports guy

"kazanmak için oynamak" ve "kazanmak" birbirinden çok farklı şeyler. antalya gelip bizi içeride yenince kazanmak için oynamış olmuyor, ya da biz gidip porto'yu deplasmanda yenince porto kazanmak için oynamamış olmuyor. ikisi farklı şeyler.
-ikinci sene ev gs: ilk yarıya aman kaybetmeyelim diye temkinli başladık. o sezon forma yüzü göremeyecek gökhan inler ile atiba önlerinde oğuzhan ile iki ön libero başladı. ilk yarıyı 0-2 geride kapattık. 2. yarıda abuş ve talisca oyuna girdi. özellikle geçen sene bolca kurduğumuz çakma baskı (baskı kuruyor gibi göründüğümüz ama düzgün pozisyon bulamadığımız) ve gs'nin rezalet bir takım olmasının etkisi ile 2-2'yi bulduk. maçın sonlarında iki takımın da orta sahaları düşünce maçı iki tarafa da getirebilecek bir pozisyon yaşandı, ama maç berabere bitti.
-ikinci sene deplasman fb: maça kesinlikle kazanmak için çıkmadık. maçı kilitledik, berabere kalıp eve döndük.
-ikinci sene deplasman gs: maçı 0-1 kazanıp rakibimizi zirve yarışının dışına ittik. ancak bu maça kesinlikle kazanmaya çıktığımızı söyleyemem. maç boyunca doğru dürüst pozisyonumuz yok (not: o dönemin gs'si ne hücumu ne de savunmayı iyi yapabilen bir takım değildi. yani iyi bir savunmaya karşı oynamıyorduk.) talisca'nın baraja çarpıp alakasız bir yere giden serbest vuruşu ile maçı aldık.
-ikinci sene ev fb: rakibimize karşı hem oyun olarak bariz üstündük, hem de net bir şekilde kazanmaya çıkmıştık. maçın 90 dakikasının tamamını kazanmak için oynadık, uzatmalar hariç. uzatmalarda takımın çoğu akıl tutulması yaşadı ve absürd bir gol ile maç berabere bitti. ilk sene de dahil, hatırladığım en kazanmak için oynadığımız derbi buydu.
-üçüncü sene deplasman fb: hakem faciası. bu maç hakkında olumlu ya da olumsuz bir görüşüm yok.
-üçüncü sene ev gs: atiba-tolgay-oğuzhan orta sahası ile çıktık. sezon boyunca ilk kez lig maçında talisca yoktu. ilk yarıda önceki derbideki ali palabıyık rezilliğini hatırlatan bir hakem performansı vardı (bir farkı bunda bizim lehimize de hata yapmış olması.) ikinci yarıda muslera'nın hatası sonrası maç çözüldü. tarihi farka gidebileceğimiz maçı 3-0 ile geçtik. kazanmak için oynadığımız son derbiydi (not: normalde kolay kolay maça özel taktik geliştirmeyen hocamız sezon boyunca ilk kez talisca'yı yedek oturtup gs'yi taktiksel olarak mat etti. ancak tam anlamıyla gs'nin antitezi olan taktiği "kazanan takımı bozmamak" adına gitti sonraki hafta kayseri deplasmanında uyguladı, bir puanımızı alıp evimize döndük.)
-üçüncü sene ev fb: ilk yarı ofsayttan gol yedik, doğru dürüst pozisyon bulamadan ilk yarı bitti. ikinci yarı baskılı başladık ve hemen 1-1'i bulduk. sonrasında quaresma'nın kanada yapışmayıp içeri gireceğinin tutması ve yıllardır deneyip de atamadığı golü sonunda atması ile maçı aldık. ancak ben bu maça kazanmak için oynadık diyemem. ilk yarıda golü bulduktan sonra yine geri çekildik, yine bana bir puan yeter oyununa geçtik. maç kadıköy'de oynansa ve ikinci yarının başında baskıyla golü bulan fb olsa sonraki on dakika bizi boğarlardı. biz geri çekilip afallayan rakibe kendini toplama şansı verdik.
-üçüncü sene deplasman gs: bu maç üzerine konuşulabilecek çok şey var. kısaca gs'ye karşı şampiyonluk maçında hurra saldırmak çok da mantıklı olmayabilir tabi ki, ama orta saha zaafiyeti ayyuka çıkmış ve ligin ilk devresinde farklı td ile yönetilse bile orta saha sayesinde ezdiğimiz rakibe karşı neden sinerek oynuyoruz diyip kapatıyorum konuyu. yenilmemeye oynadık, yenildik ve şampiyonluğu bıraktık.
-dördüncü sene deplasman fb:...

yedi maçta net kazanmak için çıkıp maç boyunca böyle oynadığımız 2-3 maç var. bu süreçte bizim rakiplerimize karşı olan göreli üstünlüğü onların bize karşı kurdukları fetret döneminde defalarca kez evimizdeki maçlarda bile sinerek oynadık. biz zayıfken onlara karşı sinerek oynuyoruz, onlar zayıfken biz onlara karşı yine sinerek oynuyoruz. kazandığımız maç kaybettiğimiz maçtan fazla olabilir, ama bu üstünlüğü ben sahada hissedemedim.

sports guy dedi ki...

@pheaglix

Pekala, sen hissedememis olabilirsin de acaba sor bir fener taraftarina onlar deplasmandaki derbi maclarinda nasil hisler yasamislar? Ne bileyim selcuk sahinin 50 metreden vurdugu sutla kazandiklari macta o hisler var miymis?

Ya da josef de souza'nin 90+kusurde kafayla aldigi macta fener kazanmak icin mi oynamis?

Fener derbilerin efendisi aniliyor kabul bu konuda iyiler, ama kazanmak icin mi ciktilar sahaya hep yoksa sonuc mu aldilar?

Ben cok mac hatirlarim gsnin oyunu domine edip fenerin aldigi maclari. Fener taraftari bile derbi galibiyetlerinden bahsederken daha cok anelkali 4 0 dan falan bahseder cunku oyun olarak da ezdikleri bi derbiydi o.

Kabul edelim, konu derbi olunca oyun ustunlugunun 0 anlami var. Olay sonuc.

Oyun ustunlugu anadolu takimlarina karsi onemlidir cunku cogu benzer oyun oynarlar ve sezonun geri kalaninin nasil gidecegine iliskin isaret verir. Derbiler baskadir, yilda 4 tane oynanir ve ic sahada bir tanesini bile kazansan sampiyonluk yolun kapanmaz.

O yuzden uzgunum komple farkli dusunuyorum bu konuda. Derbide istersen 80 dakka ezil son dakkada kazan. Ligin kalanini ez. Olay bu.

BurkayJK dedi ki...

@BJK4EVER

Önemli bir noktaya değinmişsin. Hoca kovmak/göndermek söylemlerine pek katılmasam da gerektiğinde taraftar ve yönetim olarak takıma ağırlığı hissettirmek gerekli.

Geçtiğimiz sezon dördüncülüğe tepki gösterilmemesinin iki sebebi var diyebiliriz; peşpeşe gelen iki şampiyonluğun ardından çarpıcı Şampiyonlar Ligi maceramız ve olaylı Türkiye Kupası maçı sonrası camiadaki kenetlenme. Bunlar olmasa, yönetimi ya da hocayı gönderecek bir tepki doğabilirdi.

Öte yandan dediğin gibi Caner'e para cezasını geçtim, uyarı konuşması yapıldı mı emin değilim. Gereksiz kart gören, sert oynayan, kendini yere atan, hakemle didişen vs kim varsa yönetimden gereken uyarıyı almalı, mümkünse bu tip oyuncular takıma hiç katılmamalı.

Taraftar şu an sınırda diyebiliriz. Kötü oyunla gelecek ilk mağlubiyette (ve hatta galibiyette) dozunda bir tepki gelmeli.

Pheaglix dedi ki...

@sports guy

fb son zamanlarda herhangi bir büyük maçı rakibinden bağımsız kazanmak için oynayabilecek durumda değil. ama nedense bu seneye kadar bize karşı çıkıp çatır çatır oynuyorlardı. federasyonun arkalarında olduğunu bilmelerinin de(örn. palabıyık faciası, geçen seneki kadıköy rezaleti) buna ciddi katkı sağladığını kabul etmekle beraber, oynadıkları görece baskın oyuna bizim oynadığımız sinik oyunun da izin verdiğine inanıyorum. aramızda bariz bir kalite farkı var ama biz "kaybetmeyelim de ne olursa olsun" derdindeyiz.

ligdeki diğer takımlara karşı göreli pozisyonumuz 4 şampiyonluk dönemindeki gs gibi, hatta belki daha bile iyiyiz. ama biz bu süreçte çoktan bir şampiyonluk bıraktık. üstüne de 15-16 hariç ligin kalanına bariz üstünlük sağladığımız bir dönem yok. hala da rakiplerimiz bizim seviyemize çıkabilecek durumda değilken biz onların seviyesine inip şartları eşitleme derdindeyiz. bu gidişle bundan on yıl sonra bu dönem beşiktaş hegemonyası olarak değil, ekonomik nedenlerle zayıflayan büyüklerin arasından beşiktaş'ın sıyrılıp iki şampiyonluk aldığı dönem olarak hatırlanacak.

senin aksine ben de ezeli rekabetlerde olağan geçen maçlar değil (örn. sıradan bir maçı fb ya da bizim 1-0 ya da 2-1 kazanmamız) daha sıra dışı sonuçlar ve serilerin önemli olduğunu (bir dönem fb'nin bizi sürekli 2-1 yenmesi, kalecisiz 3-4 aldığımız maç, "beşiktaş fener'i yine marizledi", fb'nin iç saha serisi vb.), bu seri ve sonuçların da uzun vadede rekabette şampiyonluklar kadar önemli olduğunu düşünüyorum (takımların finansal durumları gereği şampiyonluk gelirlerine muhtaç olmayacağını varsayarsak.) bu bakış açısına göre de, bizim göreli zayıf olduğumuz dönemden çıkıp rakiplerimizin göreli zayıf olduğu bir döneme girdiğimizi düşünerek, oynamamız gereken oyunu oynamadığımızı düşünüyorum. agree to disagree diyelim o zaman.

beagle dedi ki...

@Sports
Derbi değil mahalle maçı olsa oyun üstünlüğü önemli. Ben Talisca'nin sekme golüyle kazandigimiz GS maçından zerre zevk almadım. Ben sikebahce taraftarı degilim.
İyi oynayalim, ama ileride iyi oyunu hasat edecek bir golcumuz de olsun.


Golcü de imkansiz değil. Yukarida alınabilir Terodde ve kasarsak alınır Piatek diye iki adam yazdım. Nobre maaşına toplam transferi biter bunlarin. Golcü yazın aranmaz. Önceden bakacaksın.

sports guy dedi ki...

Toplu cevap vereyim. En son ne zaman bir buyuk takim digerinin sahasina catir catir saldirma amacli cikmis acaba?

FT de gecen sene Kadikoy'e aman yemeyeyim diye cikti. Aykut inonu'ye oyle geldi ki zaten ikinci yari paramparca oldu. Tudor Denayer'i Quaresma'nin basina dikti gol yedigi gibi plani cozuldu.

Derbi deplasmanlarinda zaten genelde rakip takim yarim saat civari alabilir oyunu anca, o arada atti atti takim, yoksa ic saha takimi genelde ustun olur ekstrem seyler olmazsa.

Ben ic sahadaki derbi stratejilerinden memnunum hoca ile. Deplasmanlardan ben de cok memnun degilim de realistik acidan olay zaten bu oluyor iste.

4 sene ust usteyle kiyaslanmis yukarida,

Fatih terim'in fener maclari karnesi o 4 senede su:

2 galibiyet 2 beraberlik 4 maglubiyet.

Fener'e dis geciremeye geciremeye sampiyon oldu adam 4 sene ust uste.

Kaldi ki bizim bu surecteki derbi karnemiz de yukarida belirttigim gibi gayet iyi. Tek eksik gecen sene kacan sampiyonluk. Onun yerine de sahane bi CL seruveni yasadik en azindan.

Dedigim gibi hocadan su an ben de memnun degilim ozellikle su quaresma askina sinir oluyorum, ama derbilerin ezik takimi oldugumuz gorusune de zerre katilamiyorum.

beagle dedi ki...

Konu zaten deplasman derbileriydi. Herkesler uzlaşmış o zaman.

Fenereee operaaa

Ekrem35 dedi ki...

Vida yerine adriano q7 yerine lens olsa birebir benim 11 olurdu. Ama sol bek zorunluluktan diğeri de zamanla olacak inşallah. Love şu an elimizde olanlardan golleri sıralayabilecek tek adam. Geçmişinde var onu kazanmamız lazım yoksa larin ile çok kafamızı duvarlara vururuz. Vurduğumuz gol yediğimiz ofsayt olsun.

GeceGezgini dedi ki...

Q7 ve Vida hariç ideal kadro. Hadi bakalım

yaw şu beşiktaş sahaya çıkmadan çalan aptal saptal , arabesk kafa ütüleyen kötü beste/şarkı lara bir son versinler . bırak tribunlerin sesini dinleyelim .kazanmak için sahaya çıkan takımın şarkısına bak , sen benim her gece efkarım..

can dedi ki...

Yukarda biri "gecen hafta Fener macinda one gecmisken Love'i alip oyunu kopartmak yerine agir Larin'i alan, sonra da ezikleyen Senol Gunes bu hafta kapali Kayseri savunmasinin arasinda Love'i oynatip, mac sonu da onu elestirir" mealinde bir seyler demisti. O arkadas cozmus Senol Hoca'yi. Ellerinden opuyorum. Bir kadro da bu kadar kotu yonetilmez hakikatten.

Murat dedi ki...

qimil kornerde pas verince gozlerim doldu..ama sonra hayat bana ders vermekte gecikmedi...

guzel futbol gorelim keyiflenelim..

BJK4EVER dedi ki...

Dudugunu siktigimin serefsizi ilk 15 dakikada top 3 kez bizdeyken oyunu durdurup bize verdi ve temponun anasini sikti. Simdi de tehlikei atakta gozunun onunde love'u indiren pice sari vermedi. Ondan sonra niye sahalarimizda kufur var.

Erhan dedi ki...

Biri geriden gelen Ljajic'e pas vermeyi akıl edebilecek mi çok merak ediyorum. 3-4 olması işten değildi.

Pheaglix dedi ki...

skor olarak fena değil, oyun olarak iyi bir ilk yarıydı. quaresma son dakikadaki serbest vuruşun tek başına başına geçmesi hariç gayet iyiydi. love da duvar olmaya çalıştığı bir iki pozisyon hariç epey faydalı göründü. umarım hemen maçı koparıp aktif dinlenmeye geçeriz.

yilmaz dedi ki...

Takımdaki sorun onun yerine şu oynasınla çözülemeyecek kadar ilerlemiş.

turgay dedi ki...

Topu yere indirince ne kadar etkili oynadığımızı hatırlamak güzel oldu. Oyunu tam anlamıyla ele geçiremedik ama yer yer tek paslarla hızlı çıkıp pozisyon aradık. Gerçekten özlemişim kendi adıma. Ancak orta sahamız çok temposuzdu. Sol bekler gelince atiba-medel-layiç deneyelim bir de ona bakalım derim ben. Tolgay ve ozzy böyle toptan kaçmaya ve aldıkları topları kötü kullanmaya devam ederlerse tempo konusunda sıkıntı yaşamaya devam ederiz. Kayseri ise Umut ve kravetse bel bağlayıp forvet almazlarsa küme düşer

alper dedi ki...

Takımın temposu düşük,vasat oyun ama zorlanmadan galibiyet,Atiba Beşiktaş'ın olmazsa olmazı,Vagner Love moral kazandı,Lens yine suratsız,mutsuz,Llajic bende hala soru işareti,Karius güvenli..

Llajic soru işareti dedim açıklayım.Topçu değil ile kötü topçu arasında soru işareti.Bir 90 dak daha izlemeye ihtiyacım var.Ama hiç öyle iyi ,süper, yıldız vs topçu değil onu kesinkes aklınıza yazın.

Q7 den nefret ediyorum ama bir gol bir asist yazıyor tabelada.Yapacak bir şey yok.

Basar dedi ki...

Çok şükür! Yerden yerden yerden, pas pas pas... orta yapmadan, yardımlaşarak.

Beğen beğenme Negredo gittiyse 1. Forvet Love
Güven>Larin
Ortada Atiba-Ozzy-Ljajic
Canersiz oynamak harika
Takım oyunu > şaklabanlık
İçeri kat etmek > dışa çekip top ezmek veya ortalamak

hiç zaman kaybetmeden atiba -medel -ljajic ortasahsına dönmek , oğuzhan'ın özgüvensizliği ,temposuzluğu ve tolgay'ın hergün gerileyen oyun aklına hiç takılmamak gerekiyor . atiba bu yıl mecbur ölene kadar oynayacak .

hasta ti dedi ki...

amma kufur oldu burda ama yani...

carlito dedi ki...

takım kötğ olunca yenilince buralar yorumla dolup taşıyor, biraz istediklerimize yönelik olumlu sinyalleri görünce ses seda yok.. hakikaten olumsuzluktan beslenen bir güruh var ve bu insanı soğutuyor ortamdan..

Murat dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
Murat dedi ki...

q7 andre aggasi misali 35 yasindan sonra adam olsa :)

ozzy tolgay lens, bu arkadaslara hava degisimi izni yazmak lazim..atiba hakkinda yas arti mac eksigi zorluyordu demistim, adamin pro seviyesi o kadar yuksek ki hemen atmis 2. negativiteyi..love in golu atana kadar ki mucadelesini arka planda vangelis chariots of fire esliginde izledim :)

Murat dedi ki...

q7 oyundan cikarken seyircinin bolunmuslugu cok dikkat cekiciydi..adam en duzgun oyununu oynamisken bir de..bu takimin en onemli sorunu..yani sahadaki taktik olarak...burada yuz kez yazildi..savunma en ufak baski veya baski bile olmadiginda diyim hatta..uzun top kullaniyor..hele vida nin uzun toplari..oh my fucking god...

BJK4EVER dedi ki...

Baya iyi macti. Love tercihi hic sasirtmadi; onun tarz maci olmamasina ragmen baya iyiydi. Ilk yari baya iyiydik, ikinci yari skoru koruduk. Sahada Ljajic, Lens gibi oyuncular bir arada olunca ve oyuncu degisikligini sagbek-onlibero icin kullanmayinca 2.yi bulup rahatladik da.
Bu mac yine bazi seyleri tekrardan tekrardan gosterdi;

1 Oguzhan 8 olur, baska birsey olmaz.
2 Ljajic her sartta oynar, istisnasiz.
3 Love her ne kadar oyuncu tarzi sebebiyle asla 1. forvet olamayacaksa da su an kadrodaki acik ara en iyi forvet oyuncumuz.
4 G.Gonul tempo ve hiz olarak felaket durumda. Allah'tan ligde onu zorlayacak sol acik yok, ama devre arasinda veya seneye takima as sagbek sart. Nwakame ve G.Rodriguez karsisinda ayakta duramaz bu haliyle.

beagle dedi ki...

@Carlito
Patates tarlası, Love a mecburiyet, komedi bir golle kazanmak... Ne diyeyim yendik, iyi de bir rakibi yendik. Ama bu zeminde kim gerçekten iyi kötü konuşmak zor. Bazen eziyetin bir an önce bitmesini beklemek gerekiyor.

maçtan sonra düşününce kesinlikle ikna olduğum şey , babel'in üzerine oyun kurulacak bir kanat oyuncusu olmaması . takımın şüphesiz en bitirici ,en şutör ,en etkili adamı fakat oyun o'nun kanadından oynandığında çok sıradan . babel'in istediği tek şey var , diğer taratan gelişen atağın tamamlayıcısı olmak . ljajic bile bugün sağa yanaştı . babel ile negatif bir ilişki bile kurulamadı .biz yine sağdan gideriz bu yıl ve malesef sadece sağdan gideriz .

beşiktaş'ta tolgay -oğzuhan ikilisi o kadar vasat ki sezon öncesi kamp geçirmeyen 36 'lık atiba bile ışıldadı yanlarında . ve bu vasatlık kalıcı malesef . bir maç düzelir gibi olur beş maç kötü gider . keşke beşiktaş ne yapıp etseydi de şu ndiaye'yi kirasalaydı . bu adamlar hem vasat altı , hem sözleşme uzattılar hem de mevki işgal ediyorlar . şut atan , dribbling yapan ,oyunu öne taşıyan ,yönlendiren ,insiyatif alan bir 8 numara bulmalı devre arsında diyeceğim ama işte ,oğuzhan var ,tolgay var oluyor adı . var ama nerede ? var ama yok . ne zaman olacak ,meçhul .

yani bugünkü maç iyi gibi gözüktük , topu yere indirdik ,ama .. içinde quaresma olmayan pozisyonları çıkaralım bakalım gol pozisyonumuz var mı ? oğuzhan -babel -love -ljajic , bunların 2'li ,3'lü , ortak yapım girdikleri dişe dokunur pozisyon var mı ? yok . kayseriye karşı , kendi sahamızda bile yok . peki önümüzdeki deplasmanlar nasıl geçecek bu kısırlıkla . bu sorunun çözümüne çalışıldığını gösteren emareler var mı ? yine aynı tek kanat quaresmalı üzerinden sistem . farkı , yerden oynamamız . quaresmanın içeri gelmesi ,daha hareketli olması . yine o'nun üzerinden . bu problemin en büyük sebebini ortasaha . oğzuhan'ın oynadığı mevkideki verimsizliği olarak görüyorum . bu tek kanatlı sistem bizi şampiyon yapmaz .

YSY dedi ki...

@hidayet

Yani bence ozzy her şartta oynar. Tolgayı aldı daha kötü oldu. Ozzy yı pasif kılan bence ljajic ile henüz tam uyumu yakalayamamış olması birde kanatlar onun istediği yerlere gitmiyor. En iyi parladığı sezonda önde olcay ve töre çok iyi alanlara kaçıyorlardı. Birde tabi gomez faktörü vardı. Hepimiz o günleri arıyoruz fakat o gün ozzy ile çalışan sosa'yıda katarsak 4 lüyle bugün çalışan 4 lü arasında dağlar fark var özellikle oyun zekası açısından. O sebeple topu ayağında tutmayı seven inatçı ihtiyarlar q7 ve babel ve önde what is love la bu çocuk ne yapar meçhul ama faturayıda tamamen ona kesmemek lazım. Bana öyle geliyor ki şuan için orta üçlü az çok belli oldu orası atiba-ozzy-ljajic olacak. Sağ kanat q7 orasıda belli oldu. Diğer kanat ise bence töre ile devam edilmeli birşekilde, lens demesin kimse bugün yaptığı anlamsız top kaybı ve sonrası çift dalmasıyla bende yeterli krediyi tüketti. Taliscadan kurtulduk, Allah tez zamanda canerden de kurtulmayı nasip etsin. Bu seneki duamda budur.

james sneijder dedi ki...

Mağlubiyette yorum çokken galibiyette azalıyor eleştirisi bana göre çok mantıklı değil. Hem kimsenin benim gibi eksiklere yönelik eleştirisel tarafı daha yoğun yorum yapanlara ihtiyacı da yok. Takım kazandığında detaylı analizlerinizle bunu ortaya dökersiniz okuyan da bundan mutlu olur. Olumsuzluktan beslenmek, takımın yenilgisiyle mutlu olmak, vs. işlerine gerek yok bence.

Ljajic geldiğinden beri bayağı fark yarattı, topu hem istiyor hem de aldığında dikine oynamaya çalışıyor. Bugün kendisiyle orta alanda sinerji oluşturması beklenen Oğuzhan takım henüz yeterince hızlı pas yapamadığından ve organizasyon hala önemli oranda bireysel işlerle yapıldığından alan büyüklüğü sıkıntısı yaşıyor. Biz hepten bu şekilde oynayacağız zaten bu saatten sonra takım sinerjisine filan gerek yok derseniz yedek bırakın daha iyi. Öte yandan yine Ljajic'e yeterince top atılmadı ve çoğunlukla oyun aklı yerine bireysel işler yapıldı ama zamanla değişeceğini umuyorum.

Bireysel işler demişken, Q7'nin artık ayyuka çıkan eleştiriler nedeniyle içeri girip oynama çabaları bugün iki golle sonuçlandı. Diğer bir neden de takıma yeni katılan bir oyuncunun kendisini uzun süre sonra pas at, pas al şeklinde bariz eleştirmesi bana göre. Attığı ikinci golse bu şekilde içeri kat etmesinin yanında takım olarak hücumda çoğalmanın etkisi. Hala önemli oranda pas trafiğine girmeden kafası önünde oynadığından daha etkin bir rakip defansta eski haline dönmemesini umacağız. Çünkü bu şekilde içeri daha fazla girerek her türlü tenis topu atan makineler gibi orta yapar halinden daha etkili olur. Bu arada Rıdvan vermiş gazı, attığı golü Ronaldo bile atamaz diye. Nedense şeytan Rıdvan sadece bizim takımdakiler için bu kallavi lafları ediyor. Golün ve katkının şeklini bıraktım her türlü olsun razıyız.

Love çabasıyla ilk golü buldu. İyi yönde gaza gelmesiyle 60 dk fiziksel sorun yaşamaz. Hava hakimiyeti yok zaten ama bu çok önemli değil, asıl sorunu akan oyunda topu tutmada. Tek vuruşcu bir adam ve bugün de görüldüğü üzere artık yaşın kemale ermesi nedeniyle dikine atılan paslarda etkisiz kalıyor. Bu nedenle ilk 11 oynayacağını varsayarak kanatların içeri kat etmesi artık çok daha önemli bir konu halinde. Sevdiğim tarafı keloğlan maksimumunu vermeye çalışırken bunu samimiyetle yapıyor (bu arada çiçeğe böceğe alınanlar olursa diye ben de keloğlanım).

Not: Güven kupa maçlarında full oynasın. Bu çocuğu kazanma ihtimalimiz o tenekeden çok daha değerli.

james sneijder dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
james sneijder dedi ki...

Not2: Jeton yeni düştü. Bu yıl kupada yokuz unutmuşum. Sahaya çıkmama işinin değeri yeter.

@YSY

geçen yıl her şartta oynayamadı ligde . cl'de her şartta oynayamadı . bu durumuyla yine oynayamaz . içeride 60 'ı çıkaramıyor . oğuzhan'ın oynadığı şu oyunu selçuk inan da oynar . ne fark etti o zaman . olay ljajic ile uyum sorunu değil . o sorunu aşmak için çaba yok maç içerisinde . sen al-ver yapmaya çabalarsın , 2'ye 1 yapmaya çalışırsın da yapamazsın , senkronizasyon olmadığı görülür , çaban anlaşılır . yok öyle birşey . ljajic'in gökhan gönül'e vermek için yaptığı çabanın benzerini gördünüz mü oğuzhan'da , yok . ali ece -oğuz çetin'in maç sonu programını izleyin , belki 20 dk 'a oğuzhan'ın bu vasatlığını konuştular . tabi kibar konuştular fakat artık herkes sorunun kendisinde olduğunu görüyor .izleyin programı . oğzuhan'ın sahada yapmak için hiçbir çaba sarf etmediği birçok şeyi sıraladılar . bir insanın en üst performansının üzerinden 3 yıl geçtiyse artık geri dönüş (ya da ileri gidiş) o kadar da kolay değildir . adem ljajic oğuzhan'dan daha çabuk uyum gösterdi !

GeceGezgini dedi ki...

Oguzhan in azili savunucularindan birisiyim ama kotuye de kotu demek lazim. Dun gercekten hic bir sey yapmadi. Hep toptan saklandi, ekstra pas yapmadi,topla dikine dripling yoktu. Resmen istemedi dun oynamayi.

Derdi maas mi,quaresma mi, zemin mi, takim
boyu mu, oyunun hizi mi, taraftar mi, 8 numara oynamasi mi vs neyse artik bi sekilde birilerinin kulagini cekip konusmasi lazim sen bize lazimsin diye.

diope dedi ki...

dün sahadaydım. ozzy den hiçbi bok olmaz. tvden gördüğünüzle sahada olan farklı galiba. bu ozzy ortada oynaması gerekmiyormu? ortada oynadığını gören varmı. pozisyon bilgisi bu kadar gerilermi bir insanın ya. önüne kayserili oyuncuyu almış, pas bekliyor. bir değil iki değil. kaç kere böyle. insan koşar önünü açar pas ister. ayağıma top gelsin beklemez. yazıklar olsun ozzy sana. paslaşarak gol atabilmeyi hatırlamamız güzel oldu. canersiz bir oyun oynayabileceğimizide gördük. love çok koştu baskı yaptı. birçok kere de sonuç verdi. larin bizim topçumuz değil, kiralayın gitsin bence. pili bitmiş tolgaydan da bi bok olmaz. son dakikalarda giren genç oyuncuda iyi aslında. bi iki defa baskı yapıp top aldı. bunlar güzel şeyler. ama ozzy ah ozyyy.

Skywalker dedi ki...

Lens cift daliyor, Oguzhan hocanin elini sikmiyor. Quaresma'nin ciftliginde siradan bi gun. Bunlar kotu futbolcular degil kardesim, profesyonel topcu sahada nerde duracagini unutmaz. Bu futbolcularin artik kafasina tak demis, Quaresma'nin ciftliginde oynamak istemiyor bu adamlar. Biraz empati. Bu takima o nester vurulmadan beklentimi sifira cektim ben. O nesteri vurabilecek karakter de malesef Q'nun samaroglanina donmus hocada yok.

topu yere indirmemizde iki faktör etkiliydi . birincisi mecbur kaldığımız , bu yıl ilk kez 11 başlayan santrforumuzun başka türlü oynamayı imkansız kılması . ikincisi atiba faktörü . diğer ortasahalarımızın yapamadığı topu stoperlerden alıp sakince öne doğru oynamayı gerçekleştirdi . böylece stoper şişirmesinden de kurtulduk . yani , pepe durmadan uzun atıyor ah marcelo neredesin , pek değilmiş . fakat rakip daha agresif önde bastığı zaman atiba yeterli olur mu ,bilmiyorum . oğuzhan'dan ya da o bölgede kim oynuyorsa , atiba'nın yaptığı işe destek gerekiyor . bunu için de korkmadan top istemek , rakip oyuncuların arkasına saklanmamak gerekiyor .

ozan dedi ki...

Ozzie canimiz cigerimiz de iki senedir bir bok oynamiyor surekli bahane uretiyoruz. Taliscayla oynamaz qle oynmamaz 10 oynamaz su oynamaz. 16/17de catir catir oynamis q ve talisca ile. Hidayete kismen katiliyorum ama ben umidimi kesmedim. Biraz yedek birakmak ya da neyse derdi cozmek gerek. Bir de iste qnun ciftiliginde oynamak istemiyor falan filan. Babasinin hayrina oynamiyor tas gibi sozlesmesi var parasini da aliyor. Cok sikayetciyse qden senol gunesten uzatmasaydi sozlesmeyi. Ozzie kadar savunulan baska futbolcu da hatirlamiyorum son zamanlarda biraz sapkasini onune koyup birseyleri degistirmesi gerektigini anlamali artik. Quaresmaya bu kadar mahkum kaliyorsak hucumda bunun suclularindan biri de ozzie, her topu qye atmak yerine ortadan zorlasin bir zahmet biraz. 15/16da mersine attigimiz golu ornek gostermis biri gecenlerde, q ozamanda ayni q kenarda takilip top istiyor ama ozzie atmiyor ortadan devam ediyoruz bu kadar basit.

Tolgaya gelmiyorum bile. O ozziden bile kotu durumda. Bunlarin ikiside taze sozlesme imzaladi. Insan uzuluyor hallerini gorunce.

yilmaz dedi ki...

Oğuzhan şu anda sebebi sorgulanmayacak kadar kötü oynuyor. Ayrıca yüzünden Bi memnuniyetsizliği olduğu belli. Top kaybı yüzünden yediği fırçalardan artık yana geriye dürtüyor topu. Sonu Olcay Şahan olmaya doğru gidiyor. Yakında iyi oynaması da yetmeyecek. Skor, hatta maç kurtaran skor üretmediği sürece ıslıklanacak.

Yukarıdaki yorumumda dediğim gibi takımdaki sorun o oynasın bu oynasını çoktan geçmiş. Kötü oyun dna'mıza işlemiş.

Basar dedi ki...

@beagle mıydı Harun Fabri’den iyi gelsin diyen? :)

beagle dedi ki...

Asıl daha uzun ve Alman kaleci istiyordum. Sayemde Karius bizde ;) Teşekkür edecegine Başar :)))

hasta ti dedi ki...

fener macının 2. yarisini izlerken, kanatta çokta iyi olmayan Ayew tam bir 8 numara aslında, bugun 2.yari ortadan yardırdı oraları. hızlı, dripling yapiyo, atik, çevik,o kadar teknik olmasa da 8 iste...
oguzhan felan derken, olmayacağı belli artık. topla driplingi bırakıp, pas verip bosa kaçmak yerine rakip oyuncular arasına dalmak felan nedir, topsuz oyuna tecavuz etmek nedir, sut atamamak nedir. Nedir bu oguzhan? kaptanımız bu arada:) havalı bi haller, omuzlar dar, bacaklar ince. play station genci, belliki uykusuz:) beslenmesi de ketçap makarna bence:) arada gofret felan...

yilmaz dedi ki...

Oğuzhan ve Tolgay'ın berbat form durumu ve Atiba'nın gelişinin getirdiği olumlu havayı birleştirirsek, sıradaki ilk maçımızı atiba medel ljajic ortasahası ile oynayacağımızı düşünüyorum. Sezon başında bu sezon ozzie ve tolgay olmadan iki defansif oyuncuyla oynayacağız deseler digitürk'ümü iptal ederdim. Ama sağolsun bizim çok şey beklediğimiz iki oyuncu daha 27'lerinde büyük takım kariyerini bitirmeyi tercih ettiler. Sebebi ne olursa olsun böyle yana geriye pas atarak Beşiktaş'ta oynayamazsınız. Beşiktaş'ta böyle oynayabilmeniz için onları yapan atiba ve medel gibi sağa sola koşturmanız lazım.

Fakat atiba medel ortasahası ile geçen sezon nasıl kabız maçlar oynadığımızı da unutmamak lazım. Bu sene farklı olarak Talisca'nın yerinde Ljajic var. Belki Ljajic-Love-Babel üçgeninden biraz üretkenlik çıkar.

Herşeye rağmen, bu iki güzide oyuncumuzun bu kadar üretkenlikten uzak olması ve her maç göze bu kadar çok batmalarının sebebi takım boyunun inanılmaz geniş olması olarak görüyorum. Bunun da sezon içinde oyuncu değişiklikleriyle tedavi edileceğini düşünmüyorum. İş yine teknik direktöre geleceği için, linç yememek için de burada duruyorum. Neme lazım, içimdeki gizli Bilic aşkını ortaya çıkaran dedektifler filan olur :)

turkkant dedi ki...

Maç ve sonrası ilgili bazı tespitlerim.

- 15/16 sezonunda orta-forvet hattımızın yaş ortalaması 27'ydi. İkinci şampiyonluğumuzda 28'di. Bu seneki ön altılının yaş ortalaması Love ile 31. Defans hattını hiç saymıyorum. Bu kadar yaşlı bir takımın arzu edilen futbolun gerektirdiği hareketliliği yakalaması mümkün değil. Şampiyon oluruz belki, ama Başakşehir tarzı gayet realist, maceradan uzak bir futbolla oluruz.

- Oğuzhan benim çok beğendiğim bir oyuncu. Ancak dört senelik futbolunun gidişatını bakınca ben oyuncuda mental bir eksiklik görüyorum. İş toplantılarında vardır böyle insanlar, akıllıdır, ama toplantıyı başka biri domine ederse çekinik kalırlar. Bu sadece neden Caner-Quaresma böyle oynuyor ile açıklanamaz. Oyuncu da biraz sazı eline alacak. Aynısı Avrupa şampiyonasında yaşandı, canlı gözle Arda vb.nin domine ettiği takımda nasıl hayalete dönüştüğünü izlemiştim ilk 2 maçta, en formda sezonundan sonra gitmişti, hiç karakter koyamamıştı oyunda. Terim milli takımdayken oyuncuya kuşkuluydu, sonra forma verdi, finalde yine yedeğe çekti, Lucescu keza kuşkulu, Biliç'le zaten yıldızı hiç barışmadı, en çok uyuşan hocası Güneş ama onunla da gidaşat olumsuza doğru. Bence burada Ş. Güneş'ten, oyundan vb. bağımsız oyuncunun "resilience", "irade kuvveti" gibi konuları da sorgulamak gerekir. Yoksa oyuncu kalitesinden kuşkumuz yok.

- Devre arasına kadar yegane formül Love'un forma girmesi -son maçta da çok istekliydi. Diğer çözümlerin hepsi zorlama olur, ama Love fiziğini toparlarsa oyun bilgisi vb. ile bir sezon net oyuncu haline gelebilir bence.

-Ljajic ilk yarı sol iç gibi oynadı ve çok etkili değildi. İkinci yarı 10 numaraya geçti, bu sefer arka taraf sallandı, sonunda Oğuzhan kenara geldi. Oğuzhan-Ljajic uyumu inşallah olur, ama Atiba-Oğuzhan-Sosa üçlüsünü başarılı yapan birbiriyle mükemmel uyum yakalamalarıydı. Sosa Ljajic'e nazaran daha sert, defansif anlamda daha aktif bir oyuncuydu ve en iyi yanı, daha mobil bir 10 numaraydı, kenarlara koşular yapıp hem Oğuzhan'ın önünü açıyordu, hem de defansın dengesini bozuyordu. Ljajic şu ana kadar gördüğüm daha ayağına isteyen bir oyuncu.




Basar dedi ki...

Hep eleştirecek değiliz. Biraz da karşıt görüşlere kulak vermek gerekiyor:

https://twitter.com/Kasar_Yaza/status/1044597376768503808


Bazı konularda haklı ama eksik bulduğum noktalar:

Bazı oyunculara takılıp kalması diğerlerine dönüp bakmaması.
Alttan veya transfer edilen 1 tane genci bile rotasyona almamış olması
Orta sayısının muazzam artması, diğer tüm verilerin geriye gitmesi (burada transfer-yaş vb. etkisini de göz önüne almak lazım ama tek sıkıntı bu değil)
İnanılmaz bir quaresma aşkı
Ezbere yapılan değişiklikler

Basar dedi ki...

Elinde istatistik veri olan admin veya diğer arkadaşlardan Oğuzhan'ın son maçtaki verilerini rica edebilir miyiz?

Ben kısıtlı futbol bilgimle Ozzy'den çok rahatsız olmadım. Yanılıyor olabilirim, bu sebeple istatistiğe ihtiyaç duyuyorum.

Basar dedi ki...

Dün podcastte Güven'i sormuştum, evet az dakika aldı ama bana rotasyonda (Larin yerine) kullanılabilir geldi. Devre arası gelmeyecek forvet ile belkide bu senenin sürprizi olur.

https://twitter.com/Kasar_Yaza/status/1046451725316628481

https://twitter.com/Kasar_Yaza/status/1046452519348719622

qwerter dedi ki...

Her ne kadar Kayseri çok ölçü olabilecek bir takım değilse de şikayet ettiğimiz kanat futbolundan kaçınılması bile benim için artı hanesine yazar. Bir artı da canlılık daha yüksekti. Bu artılara rağmen özlediğimiz Beşiktaş sahada yoktu. Takımın niyeti o futbolu geri getirmekse bence ufakta olsa bir adım atıldı. Temel sorun Biliç döneminde yakaladığımız kompak, birbirine yardım eden kaybolması. Umarım Şenol hoca bunu sağlar.

Birkaç oyuncuya değinmek istiyorum.

Quaresma: Bu futbolu oynamaya çalışırken başarısız olsun canımızı yesin. Sevmediği adamlara pas vermemeye devam ederse takım içi kutuplaşmayı arttırabilir: Tehlikeli.
Karius ve Ljajic: Sizi transfer edenin anlından öpüyorum.
Love : Çok istekliydi. hareketliydi. Ama attığı golü neredeyse kaçırıyordu. Yaşı itibariyle bütün maçı bu performansla çıkarması zor. İkinci yarılarda yerini güvene bırakmalı.
Güven : Bu çocukta iş var.
Atiba : Futbolu bırakınca kendisini çok arayacağız.
Oğuzhan : Performansı şampiyonluk üzerine çok etki edecek. Koşu mesafelerine bakarsanız çok çabalıyor gibi ama maç içinde bakıyorum. Bazen koşup rakip ıyuncunun arkasına saklanıyor. Güven problemi mi yaşıyor bilemiyorum ama problem mental gözüküyor. Ljajic uyum yakalarlarsa eski günlere dönüşün başlangıcı olabilir.


turkkant dedi ki...

Ufak da olsa olumlu taraflara bakarsak, Başar'a ekleme:

- İki net transfer yaptık, Karius da, Laris de direkt 11 seviyesinde, takımı kalite olarak yukarı taşıyacak oyuncular.

- Lens-Medel gibi geçen sene sıfır ya da yarım performans veren iki oyuncudan bu sene performans alıyoruz.

- Bir şekilde, Love santrafor konusunda yükselirse çok iyi olacak. Zira ilk 11'e Babel harici mutlaka ikinci bir net golcü yazmaluyız. Devre arası hazır, direkt gelip performans verecek santrafor bulmak biraz şans işi. Hatta olur da tutarsa büyük iş olur. Şu an görünen, bu sene birinci santraforumuz Love.

- Güven konusu, bence elimizde yeterli veri yok. Yakın örnek Orkan, burada hocaya denmedik kalmadı, adam Konya'ya gitti oynayamadı, şimdi ikinci ligde top oynuyor. Bu oyuncuyu değerlendirecek veriye sahip değiliz. Olay Hasan Türk'e dönmesin.

- Gökhan Gönül net yükselişte, bu sene temposu vb. çok daha iyi şu ana kadar. Keza Vida'da yükseliş var. Bu ikili stoper tandemi her şeye rağmen ligin en iyi tandemi.

- Şu an bence iki kritik mesele var: 1. Oğuzhan-Atiba (ya da Medel)-Ljajic orta sahası olacak mı? 2. Love santraforda düzenli performans verecek mi? Bu ikisi olursa önümüz açık, olmazsa ite kalka ilerlemeye devam...


fidddas dedi ki...

kasımpaşa yine kemal özdeşi göndermiş.
kasımpaşa kemal özdeş sayesinde düşmez diyordum ama bu kadrolarıyla yokuş aşağıya giderler ve umarım ligin sonunda düşerler.
geçen seneki gibi 3 gün sonra geri çağırırlarsa dönmez umarım hoca.
lig düşme de antalya ile kasımpaşayı yer değiştiriyorum :)

yilmaz dedi ki...

@fidddas gerçekten o kadar kötü mü kadroları?

Bence Rize, Erzurum hatta Bursa filan dururken Kasımpaşa'nın kadrosu hiç kötü kadro değil.

fidddas dedi ki...

@yilmaz
Ilk 11 sonrasi neredeyse yok adamlarda, sadece 11 var. 34 mac 11i korumak cok zor ki kucuk takimlarda formsuzluk buyuk takimlardan daha uzun suruyor.
Mustafa denizliyi getirmisler. Kendi ayahina ancak boyle sıkılır.

Basar dedi ki...

Ben Bursa düşerse müthiş mutlu olurum!

Terbiyesizlikleri, saldırganlıkları, lümpenlikleri artık kabak tadı verdi. İstanbul'daki terör olayından sonra verilen eli itip futbola ait olmayan görüntü veriyorlar. Şehrin birinde bir restoranda formanızla otururken onlarca kişinin saldırısına uğruyorsunuz. İnsanları ailelerinin yanında terörize ediyorlar! Bu görüntülenen ilk olay ama olan ilk olay değil. Sebep? Sadece Beşiktaşlı olmanız. Bu hiçbir takım taraftarı için kabul edilemez. Olan biten ne insanlığa ne adamlığa sığar (delikanlı olmadıklarını zaten biliyoruz!)

Bu tip olaylar inşallah tespit edilip organize suçlar ile yargılanır. Allah muhafaza Euro 2024'ü alsaydık, bu ayak takımının şehrinde neler yaşanacaktı Allah bilir.

Bu sebeple bunlar küme düşerse çok mutlu olurum. Bunlara 2. yarıda fark atıp çorbada tuzumuz olursa daha da mutlu olurum.

fidddas dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
fidddas dedi ki...

Bursa'da 13 yıl yaşadım. özellikle küme düşme dönemi zamanları daha kötüydü şimdi nispeten duruldular. hala ara sıra gidiyorum ve bizim şirket merkezinde de bir tane fanatik Bursalı var. pek akıl çerçevesinde konuşulmuyor. bir süre sonra he he deyip kapatıyorsun konuyu.
bir kere Bursa maçı öncesi şirkete gittiğimde derbiye hazır mısın dedi? düşünün işte psikolojilerini. Sakarya, Kocaeli, Eskişehir falan lige dönse de enerjilerini atacak yer bulsalar daha iyi olacak :)

fabrika stajımda işçilerden biri eski tribün liderlerindendi. bana o zamanlar, 2001 falan, bütün iç dinamikleri anlatmıştı, sonra bırakmış o işleri, evlenmiş. 6-7 yıl sonra bir gün yolda giderken önümü kesti selam vermek için, mahalle kenarında demlenmiyormuş beni görünce önüme atlamış. dedim naptın, dedi adam bıçakladım içeri girip çıktım. dedim niye ya, sorma bizimkisi salaklık dedi. E dedim iş-güç, iş-güç ev çocuk hepsi iptal böyle takılıyoruz işte dedi..

yani tabi hepsi kesinlikle aynı insanlar değil aynı yollardan geçmiyorlar ama teksas denilen organizasyondaki o gençlerin çoğunun herhangi bir yaşam amacı falan yok, varsa yoksa haplanıp maça gidip adam dövsünler.

bu sene düşerler mi? pek sanmam. ama Samet Aybabayı yollarlarsa ellerindeki kadrodan verim alacak hocayı biraz zor bulurlar.

bu arada daha önce de burada yazmıştım. bizim anadolu takımı camiları ile aramız fazla bozuk. bizden kaynaklı olsa da olmasa da bu pek iyi bişey değil. (eskiden bunun tam tersi bir durum vardı.) böyle olunca hem o deplasmanlar rakiplerimize göre daha zor geçiyor hem de rakipler lig sonuna doğru maç varsa bize motive olacak bir dal buluyorlar. Ayrıca oralardan alınacak bir oyuncu olunca da zorlanılıyor.

şu anda ligde bizimle derdi olan camialar listesi ; Göztepe, Konya, Ankaragücü, Antalya(kısmen), Bursa...

Misal Bursa deplasmanı Galatasaray için çoğu zaman çok hafif geçer, 3-4 atıp gelirler Bursa'da kimsenin gıkı çıkmaz. ama biz gidince stadı yakıyor herifler :).

Yorum Gönder

Ara