.

.
Ekşi Beşiktaş. Blogger tarafından desteklenmektedir.

.

.
14 Nisan 2017 Cuma

Karne: Olympique Lyon 2 - 1 Beşiktaş


Goller: Ryan Babel (15')
En iyi üç: ?
En kötü üç: ?


Anket:



63 Yorum:

EC dedi ki...

yazik oldu...

Besiktas skoru oynama oyununu belki bir nebze oynayabilir ( Turkiye liginde ) ama Lyon a karsi bunu 60 - 70 dk yapmak zor.

Yorgunluk ve surekli yenilen baski sonucunda en guvenilen ayaklar hata yapar.. Tolgay in sacma faulu ki kendisi yorgun da degildi, tum takimin ceza alanimiza yigilmasina sebep oldu ve Talisca asisti yapti..

Atiba topu taca atsa 2ci gelmeyecekti. Fabri ye oynama karari aldi ve birinci calim OK di ama arkadan geleni goremedi ve asist Atiba ve Fabri ile 2ci gol.

1-1 ile 2-1 arasinda yapmamiz gerekenler acisindan fazla fark yok. biz 0-0 oynayamazdik zaten Istanbul da.

gol atmamiz ve surekli gol atmamiz icin hamle yapmamiz gerek.

takim ileri dogru isliyor.

inaniyorum Istanbul da fisi cekeriz.
Aboubakar olsaydi cok fark ederdi bu macta.. dagitirdi bu Frog Eaters i...
Tebrikler Besiktas..

- mac onu icinde; eger Turk takimi degil de Fransa baska bir ulke takimi olsaydi bu mac tatildi ve Lyon da hukmen magluptu! Eger Besiktas kazansaydi taraftar ve takim nasil cikacakti o staddan, o sehirden?

Platini Lobisi hala isbasinda..

czeslaw dedi ki...

şu maç özelinden oğuzhan'a neden vurduk ki? turgay'ın dediği gibi, bu seviyedeki en iyi maçlarından birini çıkartırken, hocanın ezberciliği yüzünden dışarıda kaldı. "fizik olarak bitik" temalı eleştiriler gelmiş ama zaten babel ve marcelo dışında ayakta kalan oyuncumuz yoktu. rakibin atletik özellikleri baş edilecek gibi değil. onun dışında direkt olarak pozisyon olan 2 korner kullandı, lacazette'e sarı aldırdığı pozisyonda topla beraber yaptığı koşuyu babel hariç 1 tane oyuncumuz yapamadı. top ayağımızdayken de daima oyunun içindeydi. hatta ilk yarıdaki pozisyonda kaleci erken uyanmasa, belki tabelaya da adını yazdıracaktı.

ayrıca: https://twitter.com/Cartalete/status/852625076533043202

fabri'nin de böyle bir şey yapacağı belliydi maalesef. ayağı iyi olan, topla haşır neşir olan her kalecinin başına sezonda en az 1 kere böyle bir şey geliyor. "aptal" diye damgalamanın anlamı yok. muhtemelen arkasından gelen oyuncuyu fark edemedi, çalımdan sonra karşısında ekstra olarak birini daha görünce de basireti bağlandı.

boy konusunun da sorun teşkil ettiğini düşünmüyorum. 180-185 aralığı kısa görünüyor ama sonuçta bu arkadaşımız cüce değil. alan hakimiyeti, adımlaması, kol uzunluğu, oyun takibini yoksayıp; "180/85'lik kaleci bizi en fazla çeyrek finale kadar götürür" demek bana pek mantıklı gelmiyor, umarım duygusal bakmıyorumdur. kaldı ki ayak tekniği ve libero özelliklerini düşündüğümüzde bu fiyata daha iyisini bulmak imkansız. neuer'i uzaylı sayarsak diğer libero kalecilerin boyları: stegen 1.87, bravo 1.85, reina 1.88. hatta rakibin kalecisi anthony lopes 1.84. lyon 1.84'lük kalecisiyle kupayı alırsa da muhtemelen hiç birimiz şaşırmayız.

çok savundum, biraz da eleştiri kısmına geleyim; objektif olduğum belli olsun. :'(

talisca'ya bu defansif yetersizliği, hatta gamsızlığıyla kimse 25m falan vermez. bir de şu anlamsız top kayıpları meselesi var ki evlere şenlik. biraz fazla sığ bi' yorum olacak; ama 10-15 arasına bağlayabiliyorsak alalım. bu haliyle devam edecekse alex gibi takılsın, zaten defolarını giderebilirsek de kâr ederiz.

özet: galatasaray'ın burun kıvırdığı ahmet çalık'ı biz alsak en kötü ihtimal sezonu kurtarırdık. mitroviç transferinde umarım komisyonlar havada uçuşmuştur, birileri para cukkalamıştır falan... yoksa şu transferin elle tutulur tek yanı yok. hem ahmet daha ucuz. :'(

BJK4EVER dedi ki...

Stoper transferindeki sacmalik ve Senol hocanin mac oncesi kadro maalesef elimizi kolumuzu bagladi.

Mitrovic transferinde ortaligi yakip yikmistim. Bazi arkadaslar hala Hirvat milli takiminin stoperi, gelecek vaad ediyor cart curt diyordu. Kusura bakmayin, ama Milosevic transferinde oldugu gibi Besiktas bir oyuncuya sirf gelecek vaad ediyor diye bu kadar para verecek lukse sahip degil. 4,5 milyon euro bayildigimiz stoper daha ucaktayken Tosic'ten formayi kapacak. Ha, kapamazsa da boyle boktan bir stoper alirsin ve caresizlikten onliberoya falan kaydirirsin. Quaresma'nin eksikliginden dolayi 3 oyuncunun mevkisini degistirip defans gobegini bozmaya hic gerek yoktu. Baklavali 4-4-2 olabilirdi veya Tolgay ortada Talisca sagda olabilirdi. Hatta Beck geride G.Gonul onde olabilirdi, hatta direkt Omer oynayabilirdi. Mitrovic'in olmayacagi ortadaydi, ki tek sorun Mitrovic de degil. Tosic bekte idare ediyor ve uyumuyla sinifi geciyor, ama solbekte felaket. Adriano geriden iyi oyun kuruyor, ama sol onde oynayinca takim hareketsizlesiyor.
Bu macin oyuncusu bence agresifligi, tecrubesi ve isabetli uzun paslariyla bence G.Inler'di, ama hoca yine takinti yapti ve kullanmayacak anlasilan.

Fabri konusunda da duygusal davranmaya gerek yok bence. Tolga konusunda davrandik, bir boka yaramiyor iste. Bu seviyede kaleci bu kadar riske girmeyecek. Kalesini surekli bosaltiyor, surekli geri paslarda riske giriyor. IBB macinda yapmisti birsey olmadi sukur. Bu macta patladi. Yine Lacazette'in pozisyonunda ofsayt olmasa penalti+kirmizi kart olacakti mac gidecekti. Yine Napoli macinda da sacma sapan bir penalti yapmisti. Duygusal davranmaya gerek yok; bir daha bu tur aksiyonlara girerse sezon sonuna kadar herhangi bir macta gonderirsin daha ust duzey bir kaleci alirsin, bu kadar basit. Besiktas bu tur maclarda boyle hatalari kaldirabilecek seviyeyi gecti artik, bunu taraftarin da kafasina kazimasi lazim.
Rovansa isimiz cok cok zor olacak bence. 1-1 olsa bir nebze, ama simdi adamlar en iyi yaptigi isi, kontrayi yapabilecek ikinci macta. Kesinlikle gol atariz cunku defanslari evlere senlik ve Quaresma donecek, ama gol yemedem maci bitirmemiz imkansiz ve 2-3 gol atabilirmiyiz emin degilim.
Onun disinda hakem icin niye iyi mac yonetti vs deniyor anlamiyorum. Marcelo'nun karti inanilmaz ucuzdu, bu karttan dolayi defansin bel kemigi yok. Rafael ve Lacazette Marcelo'nunkine benzer fauller yaptilar ama 2. sariyi gormediler nedense. Onlara 2. sariyi veremeyeceksen Marcelo'ya da o sariyi vermeye hakkin yok. Valbuena dudukten sonra hayvan gibi topa vuruyor kart yok (sonradan bir sari daha gordu), bu nedenle Aboubakar D.Kiev macinda 2. sariyi yemisti. Bize catir catir cikan kirmizilar rakiplere hic cikmiyor maalesef.
Onun disinda Lyon inanilmaz itici bir takim. Sahtekar pislik Arap gocmenleri ve pislik Fransizlari nasil olduysa 1 bunyede toplamislar, inanilmaz itici. Bunlari insallah Vodafone Arena'da cimlere gomeriz.

Takım kötü başlamadı aslında, savunmada tandemi isim bazında değişse de ilk 25-30 dk'lık bölümde oyun olarakta iyidik. takım golü de buldu. ancak bu bölümden sonra savunmanın standart isim dizilişine geçilince ve mitroviç dmc'ye kaydırılınca tüm denge gitti. özellikle istekli başlayan talisca kanata hapsedilince oyundan çok soğudu. bence ikinci yarı Şenol hoca forvete ömeri alsa ve de (cenk sağ açık)tüm dizilişimiz oyuncuların alışık olduğu yerlerinde olsa ciddi ciddi fransadan net galibiyetle dönerdik. çünkü akşamki maçta yer değişiklikleri talisca'yı oyundan soğuttu. oyuna küstü gibi hissettim. böyle olunca sayısal olarak eksik olmasakta etki anlamında eksik kaldık. bir de maç öncesi yorumlarda "lyon öyle takım lyon" böyle takım denildi. biraz fazla büyüttük gözümüzde. herşeye rağmen istanbulda sakin oyun ve pas oyunuyla rahat geçeriz.çünkü genç olmalarından mıdır bilmem dağılmaya çok müsait bir takım. dün iki hatamızla (fabri hata ötesi birşey yaptı-ikram) skor aldılar. kısacası biz bunlar istanbulda zihinsel sakinlikle ve oyun ezberimizle geçeriz...sahadan sileriz dicem çok ama idaalı olacak.

Bu kadar baskıya gol yemek normal , burada oyunculara bireysel yüklenmek saçmalığın daniskası .

Daha atletik bir takım istiyorsan 100 milyon eurocuk daha harcayacaksın .

Beşiktaş adam kovalamaya başladığı maçları zor kazanır . Zaten genel itibariyle de kazanamıyor . Türkiye'de yaptığı küçük küçük üçgenlerle oyunu geniş alana açma işini bu seviyede yapamıyor . Benfica'da olmadı , Napoli'de olmadı , Kiev'de olmadı . Topu rakibe verdiğimizde iyi bir savunma takımı olmadığımız da ortada . Bu hatalar Fabri'den , Atiba'dan gelmese Tosic'ten , Adriano'dan gelir . Yapacak birşey yok .

Aboubakar olsa o kazma stoperi çok zorlardı muhtemelen daha da ötesi zor .

Turu adamların 2. maça yaklaşımı belirler bence . Buraya kontrollü filan oynamaya gelirlerse 4-5 olur o maç . Aynı sistemle gole ihtiyacı varmışçasına gelirse tam tersi de olabilir . Ama nasıl oynanacağına Lyon'un karar vereceği kesin . Şenol Hoca'nın elinde o kadar büyük değnek yok maalesef .

YSY dedi ki...

Yazık oldu ama çokta yazık oldu diyemeyeceğim çünkü maçın hakkı buydu. İşin sıkıntılı yanı fabrinin şahsi hatasıyla golü yemiş olmamız ama zaten o golü normal bir atakla yemiş olmamız gerekirdi fakat şans yanımızdaydı. Dk 80 di arkadaşa whatsapp golü yiyeceğiz daha fazla dayanamazlar diye yazdım üstüne paket iki gol geldi zaten.

He rakibinde öyle aman aman çok büyütülecek bir yanı yok sadece çok hızlı atağa çıkıyorlar ve biz ilk yarı onları baya iyi durdurduk.

İkinci yarı daha erken davranılıp ozzy sahada kalıp talisca ve peşine cenk çıksaydı kurtarabilirdik maçı.

Ben olsam mitronun yerine liverpool maçı gibi necip i stopere koyarım. Nasılsa çok havadan gelen bir takım değil necip baya süpürür oraları. Sezgileri iyi bir çocuk. Kaldı ki elinde yine inler var ortasahada hamle oyuncusu olarak.

yilmaz dedi ki...

futbolda bireysel hatalar olur, neuer de kahn da buffon da zaman zaman komik goller yiyorlar/yediler. O yüzden şu kaleci hatası takıntısından bi kurtulmamız lazım. Fabri bize yeteri kadar maç kazandırdı. Sadece kendi performansı ile değil, takıma verdiği güvenle de. Ayrıca dünkü maçta da Cornet'in önünden topu almak için yaptığı hamleyi bizim alabileceğimiz seviyedeki kalecilerin çoğu yapamaz.

Her sezon kaleci hataları yüzünden elenme noktasına geliyorsak bunda biraz teknik heyetlerin de kabahati oluyor gibi sanki. Dünkü maçı güle oynaya kazanabilirdik. Lyon 20. dk itibariyle maçı bırakmıştı. Ama biz ısrarla rakibi üzerimize çektik, yetmedi devre oldu işler kötüye gittiği belliyken oyuncu değiştirmedik. Zaten deplasmanda 1-0 önde olan bir takımda talisca'dan daha ne bekliyordu hoca 90. dakikaya kadar, anlamadım. Çocuk yapacağını yaptı zaten. İstediğimiz golü atmışız, oyun ortada. E çıkar artık adam yıkılıyor görüyosun. Diri bir adam sok oyuna.

Ayrıca Beşiktaş ve milli takım hocalarına "Oğuzhan 70. dakikada oyundan çıkmalı" mottosunu kim öğrettiyse ona da sevgilerimi iletiyorum. Adamın olmadığı her maçta, her bölümde baskı yiyoruz, gol yiyoruz, rakip kaleye gidemiyoruz. Defalarca test edildi ve onaylandı. Niye hala şu adamı maç sonuna kadar oyunda tutmuyoruz aklım almıyor.

Hocam böyle zor maçlarda (maç başladıktan sonra) bazen sağlıklı kararlar veremiyor. Ne diyelim bu kadar güzelliğin yanında o da onun küçük bi kusuru olsun, canı sağolsun.

turkkant dedi ki...

Övünç ve YSY doğru yazmış, sonuçta maçın hakkı 2-1 yenilgiydi. İkinci yarıyı sürklase ettiler.

Bu sene rakiplerin kötülüğü bazı defolarımızı örtüyor. Stoper transferinde sene başından sonuna hata yapılan hatalar mesela. Hoca iki oyuncu tarif etmişti sene başında gole dönük bir kanat (ki Babel'in ne kadar etkilediğini gördük oyunumuzu) ve hamleli, çabuk sol stoper. Yanlış bir transferin -Mitroviç- nasıl takımın tüm dengesini bozduğunu gördük. Evet, golleri Mitroviç varken yememiş olabiliriz, ama onun yarattığı arızayı çözeceğim derken tüm taşlar yerinden oynadı, takımın oyun dengesi bozuldu. Sonucunda pas istasyonlarımız sekteye uğradı, pas yapamayınca topun peşinden koştuk, yorulduk, yorulunca hata yaptık, ve golleri yedik.

Şenol Güneş de bir yere kadar takımı geliştirebiliyor.

Lyon orta saha ve ön oyuncuları gayet yetenekli oyuncular. Bu sene eleriz, eleniriz, hatalarımızı görüp kendimizi geliştirmeye odaklanmalıyız. Nasıl GS 4. senesinde UEFA'yu aldıysa biz de eğer doğru teknik direktör, doğru takım yapılanmasında ısrar edersek daha büyük başarılar seneye gelir. Olmadı, bir sıçrama ardından olduğumuz noktaya döneriz.

Bakın GS o başarıyı sağlarken, takımı üzerine kurduğu net bir yıldızı -Hagi-, net bir santraforu -H. Şükür-, savunma lideri -Popescu-, ve kalecisi -Taffarel- vardı. Şimdi bizim takıma baktığımızda aynı derecede bir bütünlükten çok, sene sene sihirbazlıklar görüyoruz. Özellikle geçen sene, tek senelik numaralar yapıldı. Bu bizi bir sene başarıya götürür. Uzun soluklu bir başarı istiyorsak bundan fazlasını yapmamız lazım.

BJK4EVER dedi ki...

Hayir, Buffon ve Neuer o hatalari yapmiyor. Yapsa bile kariyerinde 1, 2 defa yapmislardir. Koy video gorelim iste. Fabri bunu sirf bu sene 3-4 defa yapti, her seferinde Senol hoca cildirdi, ama bir sekilde pacayi kurtardi. Bir kaleci bunu 3-4 defa yapiyorsa o artik normal degildir. Normal diye diye eksi surat Tolga'yi izlettirdiniz 1 sene bize, normal degil iste.
Adama son bir sans verirsin, yapamiyorsa yallah. Besiktas belirli bir seviyeye gelecekse;

- Fabri'nin saklanbanliklarini
- Aboubakar'in salakliklarini, sakarliklarini
- Tosic'in sakatliklarini

kaldiramaz. Bu tur oyunculara guven duyarsan, hep bir yerde patlar ve belirli bir esigi asamazsin. Tolga sezona felaket basladiginda ve oynuyorken hala Tolga tercihini koruyan insanlar vardi burada. Fabri'ye upgrade edince ne kadar fark ettigini gorduk. Fabri de yetmiyorsa ve agir defolari varsa onu da upgrade edeceksin, kendi kendini gelistirmiyorsa.

yilmaz dedi ki...

@BJK4EVER sana videoyla bişey ispatlamak zorunda değilim. Ben izlediğim ve aklımda kalan maçlarda yaptıkları hatalar olduğunu söylüyorum. Senin için video filan aramayacağım. Ha senin tuttuğun takımın oyuncuları için nasıl iyi dileklerde bulunduğunu bildiğim için söylemlerine de çok takılmıyorum. İnşallah bir gün senin için Neuer'i alırız.

afsin engin dedi ki...

Tamam eleştiri herkesin en doğal hakkı ama sanki maç kaybetsek de takıma giydirsek diyen bi dünya adam var. Kendin bahsediyosun hakemin ve lyonlu futbolcuların bazi art niyetli kararlarından. Neredeyse her pozisyonda kendi yaptıkları faullerde bile yere atletik bir şekilde atladılar. En sonunda hakem de dayanamadı sari verdi bir pozisyonda. Evet Marcelonun kartı acayip ucuzdu. Ama bahsedilen Fabrinin penaltı pozisyonunda Lacazette bariz bir şekilde ayağını Fabriye takıp atıyor kendini. Ofsayt olmasa bile adama kendini atmaktan sarı vermesi lazım. Kıt akıllı spiker lafiyla hemen kalecimizi harcamayalım.
Benim bu tur için tek dileğim ikinci maçı izleyebilecegimiz bir skorla donmekti ilk maçtan. Ve takım bunu başardı. Artık ikinci maç hayırlısı. Herşey olabilir biten birşey yok az sakin olalım.

Herşey bir yana, Lyon maç öncesinde basında ve sosyal medyada abartıldığı kadar bir takım değil bence. Evet iyi bir takım, genç ve atletik. Ama çokta büyütmeyelim gözümüzde. Herşeye rağmen 2-1 iyi bir skor. artı olarak Lyon deplasmanlarda bu sene özelinde pekte başarılı bir takım değil, ve de ikinci maça dinlenmiş ve daha hazır olacağımızı düşünüyorum. Enseyi karartacak hiçbir şey yok. 1-1 bitse ne olacaktı? istanbulda 0-0 'a mı oynayacaktık sanki? takım yine gol arayacaktı...hatalarla kaybettiğimiz bir maçta yapılan yanlışları tüm sezonda şöyle yapıldı böyle oldu demek şu an için bence gereksiz..şimdiye bakalım. tek maçımız var ve galip gelmemiz gereken bir maç olarak oynayacağız ve de oynarız...

Zaitsev dedi ki...

* @ Övünç'ün dediği gibi bu kadar baskıya gol yemek normal. 2ci yarı adamlar 60tan sonra çöktüler üstümüze. Bizde buna tepki veremedik. Zaten maça bakınca 3 kere paçayı kurtardık ilk gollerine kadar. Arada yan hakemin yakaladığı 20-30 cm'lik ofsaytları da katarsak 8-9 etkili pozisyonları var.

@ turkkant zaten Adriano'yu önde oynatmak için Babel sağda, Tosiç sol bekte, Mitroviç defansta başladık. yani 4 pozisyonda farklı oyuncularla çıktık maça. Zaten oynamış taşlar yerinden. Şu olası şüphelilere ihale yıkma işinden vazgeçelim artık.

* Şenol hocaya basın toplantısında Mitroviç yüzünden taktik değişiklik yapıldı anlamında bir soru soruldu. o da ilk 20 dakika ortada boşluk oluştu ve Lyon oradan çok geldi ve o yüzden taktik değişiklik yaptık dedi. İşin özü hoca isim vermeden; Lyon, ilk 20-25 dakika Talisca-Atiba- Oğuzhan 3lüsünü deldi ve değiştirmeye mecbur kaldım dedi. Zaten taktik değişiklik sonrası orası kapandığı için ortadan gelemediler ve golün de katkısıyla oyun olarak düştüler. 2ci yarının başındaki kanat değişikliklerine kadar aynen devam ettiler. Sonrası ise tam karmaşa. Hoca daha hareketli Necip'i aldı ama yeterli olmadı.

* Oğuzhan'ı genel anlamda eleştirenlerden biri de benim. Tek kanatlı oyunu, maç içinde ortadan kaybolması, yeteneğine süreklilik ekleyememesi gibi konu başlıkları ile. Bu maç özelinde değil genel olarak Beşiktaş'ın maç içi baskı yediği bütün anlarda Oğuzhan oyunda ve top alışverişinde kayıp. Oğuzhan dün oyundan çıkmadan önceki süreçte kontrol edip driplingle gidebileceği topları gereksiz denemeler ile heba etti. Oğuzhan'ın verdiği görüntü zaten bitik oyuncu görüntüsüydü. Hoca basın toplantısında da Atiba-Necip ve Tolgay'la daha dinamik bir yapı kurmak istedik ama olmadı gibi birşey dedi. Bence Talisca çıkmalıydı ama bir frikik olur hem de daha çok top almaya çalışıyor diye Oğuzhan-Talisca tercihi Oğuzhan'ı çıkararak kullandı. Cenk hakkında yorum yapmıyorum. Bizi ona mahkum eden Aboubakar utansın.

* Tolgay'a verilen şanslar Gökhan İnler'e verilmeli.

* Ben Fabri'den bu tarz bir hata bekliyordum ama keşke bu hatayı ligde yapsaydı. Ders alır umarım bu hatasından. Atiba'da her halde maçtaki en kötü pasını Fabri'ye attı.

* Tosiç yan toplarda resmen takımı sabote etmeye başladı. Kontratı alınca bir rahatladı sanki. Sürekli tuttuğu adamları kaçırıyor.

BJK4EVER dedi ki...

@yilmaz

Video'yu koyamiyorsan o soylediklerin havada kaliyor iste.
Bu arada Buffon seviyesinde kaleci alalim diyen de yok. Sen kendin Buffon bile hata yapiyor diyerek o kiyaslamaya giriyorsun durup dururken. Fabri'nin bu kadar topla oynayip riske girmeyeni yok mu dunyada? Fabri'den sonraki adim Buffon ve Neuer mi? Onur Kivrak ve Muslera en basit ornekler iste ligimizden.

Ben takimimin her oyuncusunu sevmek zorunda degilim. Takima zarar veren oyunculari sevmek zorunda degilim. Tolga oynamadigi icin bu seviyelere geldik. Sizin cok sevdiginiz, bayildiginiz Tolga oynasaydi sezon basindan beri bu seviyede olamazdik. Bende duygusallik belirli durumlarda yok. Fabri saklabanliklara devam ederse yollar ayrilir. Aglamasi vs umrumda degil, burasi hayir kurumu degil, futbol kulubu. Takim gelisecekse zayif halkalar gider, yerine daha iyileri gelir.
Ayrica Tolga disinda (ki ondaki mesele futbolcu kalitesinden ziyade karakteri) kimseye hakaret seviyesinde birsey soylemedim burada.

@turkkant
Aynen dogru soyluyorsun. Seviye atlamak istiyorsan net olacaksin.

Gomez'in yerini Aboubakar'la doldurmayacaksin. Gidip Mitrovic'e 4.5 milyon euro saymayacaksin. Seneye bu takimin net bir stopere, net bir forvete, net bir kanat oyuncusuna ihtiyaci var. Ha, butcen artarsa 1-2 ekleme daha yaparsin, ama artik Besiktas net transferler yapmali. Ne zaman sansa yama yapmayi denesek olmadi iste. Mitrovic 4,5 milyon euro yedi, yazik gunah.

beagle dedi ki...

@Czeslaw
Hocam santim hesabı değil konunun özü ama. Kale alanı hakimiyeti. Antrenörün altyapida ilk söylediği şey, kale alaninin kalecinin namusu gibi olduğudur. O alanda kaleciye şarj yasak, işin kitabina yazılmış.
Rakip kalene top sisirmeye başladığında yakin düşenleri toplamazsan, rakibe dizle gereken mesaji vermezsen ortalar gittikçe daha yakiba düşer. Şutsuz gol yersin. Çeyrek Finalden itibaren de dişli rakipler bunu işler demek istedim.

Neyse gene de alamayacağı toplara çıkacağına kalede dursun. Bize kazandırdığı puanlar kaybettirdiklerinden fazla Fabri'nin. Benimkisi söylendikten 3 gun sonra demonstrasyonu olan bir limit endisesiydi.
Stoper ve santrafor işlerini çözmek çok daha öncelikli.
Bir de kulübeye kontrada kosabilen bir oyuncu alternatifi lazım. 60 70 de öyle bir adam koyabilsek işler degisik olurdu.
Edomwonyi'ye biraz alici gözle bskmak lazım.

Basar dedi ki...

Çok duygusal yorumlar var. Bence biraz sakin değerlendirme yapmaya ihtiyacımız var. Bir kere, Uefa çeyrek finalinde senelerin Avrupa gediklisi takıma deplasmanda 2-1 yeniliyorsun. Her şeyden önce skora bakıp biraz sakin yorum yapmak lazım. Maçtan önce bu skoru verseler maçı kapatıp yatmaya giderdik!

Şimdi kendimce neden yenildiğimizi yazmak istiyorum.

1) İlk önce bu maçı kazanmaya fiziksel gücümüz yetmedi. Herkes Fabri'ye yükleniyor, Fabri o hatayı yapmasa da golü yiyecektik. Nasıl Gençler maçında 5 dakika baskı yaptık yetti diyoruz, Lyon'da aynı şekilde üzerimizde inanılmaz baskı kurdu ve golü attı.

2) Maçı vermemizin bir başka sebebi kadro darlığı/yetersizliği/planlama hataları. Sene başından beri kanatta yedek olarak Abubakar ve Cenk'i ikame ediyoruz. Hem quaresma hem de Abubakar olmayınca mecburen takımın sistemini bozup devşirme adamları kanada çektik. Tosiç'i beke, Adriano'yu kenara kaydırdık. Turmadı Talisca kenara geldi. Tutmadı bir ara Cenk kenar Talisca forvet oynadı. Tüm bunların arasında Mitroviç de ön liberoya kaydı. Halbuki normalde yapılması gereken Quaresma oynamıyor yerine Abubakar, o da yok Olcay veya Kerim (hatta biri ilk 11 diğeri yedekten girerek) oynatmalıydık. Devre arası ikisini birden göndermenin hata olduğu bariz bir şekilde su yüzüne çıktı. Not: Yazar burada Quaresma antisi, Olcay sempatisi filan yapmıyor.

3) Fransız takımının maçın sonunda fizik üstünlüğü kuracağı belliydi. Bu sebeple 2-3'ü atmalıydık. Normalde 2-3 zor bulursun ama o fırsatlar geldi ve biz teptik. Bu seviyede bu golleri atmamız lazım. Atamadığın zaman gol yiyeceğin gün gibi aşikar.

4) Tecrübe. Aslında bir üst madde de bunu içeriyor ama ben Talisca özelinde yazmak istiyorum. Kumaşı var, çok şeyler de yapmak istedi ama çoğu zaman başarılı olamadı. Bunda tecrübe eksikliğinin büyük rolü olduğunu düşünüyorum.

5) Abubakar! Ah abubakar eh be abubakar...!

Ben olaya Fabri, Şenol hoca tercihleri vb. bakmaktansa daha geniş açıdan bakmayı tercih ediyorum. Marcelo dün gece muazzam bir top oynadı, herkes de hemfikir ama bir hatası ile golü yediriyordu. O pozisyonda da onu Fabri kurtardı. Yok boyu kısaymış, laubaliymiş, bu seviyeye uygun değilmiş (hayatımızda bi Lucescu zamanı çeyrek final oynadık) filan bunları lütfen geçelim. Daha düne kadar bu takıma GG ve Adriano ile birlikte zeka ve güven kattığını konuşuyorduk. Bir maçta adam asmak yanlış olur. Kaldı ki orada Atiba'nın kabahati çok fazla.

Haftaya Marcelo olsa turu çok zorlayacağımızı düşünüyorum fakat olmaması hepimiz gibi beni de son derece endişelendiriyor. Zaten defalarca yazıldı, bir planlama hatamız var. Seyirci desteği ve coşkusu fizik gücü kaybının önüne geçecektir. Bizim stadyumda oynamak rakip için çok zor.

İki kelam da Lyon için etmek istiyorum. Bir ara kendimi TR ligi derbisinde hissettim. Çirkeflik, kendini yere atma, ha bire itiraz diz boyu. Başkanının maç sonu açıklamaları da tam TR ligi başkanı tarzında. Maç içerisinde çok defa kendimi sarı lacivert deplasmanında hissettim.

Son olarak bu noktaya gelen takıma bu kadar yüklenilmez. Seneye daha akıllı ve eli yüzü düzgün transferle daha yuarıları zorlarız. Nasıl TR'de 5 yılda gelişim kat ettiysek Avrupa'da da aynı olgu oluşacak. Bu yüzden lütfen biraz sabır, sakinlik ve sükunet!

YSY dedi ki...

@turkkant ın dediği gibi iskelet oluşturmamız gerekiyor. He bunda mali sıkıntılarımızın etkisi büyük. Bir oyuncuyu parlattıktan sonra değeri bulunca satıyoruz buda iskeleti oluşturmada engel teşkil ediyor. Gs o başarıyı yakalarken başında uefa kriterleri olsaydı acaba popescu hagi tafarrel den hangisini tutabilirdi bilemiyorum. Ayrıca memlekette gelişen olağanüstü durumlarda cabası oldu.

Tabi herşeyden ve herşeyden en önemlisi klüpte futbol gelişimi ile ilgili bir kültürün ve know-how ın oturması. Gün gelecek şampiyon olamayacağız belki 2. belki 3. olacağız ama her zaman tribünlerimizin umutlu ve dolu olması gerekiyor. O da takımın taraftara vaadettiği şeyle alakalı. Nasıl bilic dönemlerinde heyecanlıysak bundan sonrada şenol güneş gittikten sonra aynı heyecanı hissettirecek oyunu sahada görmeliyiz. Taraftar "dur ya bizim takım yeni birşeyler deniyor galiba" "yada sabır edin bu takım olacak" demesi ve hissetirmesi lazım. Yoksa avrupada her takım her sene şampiyon olmuyor en büyük kelleler haricinde ama tribünleri tıklım tıklım. Yolumuz bir benfica bir porto bir leverkusen yada elit orta elit arasındaki dortmund olmalı. Yol zor bir yol. Sabır, zaman ve akıl en büyük silahımız. Bizide diğerlerinden ayıran bu olmalı.

Oğuzhan eleştirisi yaparken biraz daha elinizi vicdanını koyun derim o çıktıktan sonra tek bir pas yapamadik..Topu aldığında maç boyunca hep olumlu işler yapmaya çalışan ve topun değerini en azından kendi takımı içinde en çok bilen oyuncu olduğunu görmezden gelmeyelim.ayrıca da mücadele konusunda da iyiydi bence

planck dedi ki...

övmekten bitiremediğimiz oyunumuz dün kantara çıktı tartıldı ve sonuç bu. biz anadolu takımlarıyla oynarken çoğunlukla "ilk yarıyı çöpe attık yea" diyip ikinci yarı 60dan sonra pilleri bitince baskıya alıp bir şekilde gol buluyorsak aynısı oldu. aslında ilk yarıda ozzy ve marcelo 20M€luk topçu oyunu oynadılar. mitroviç öne geçinceye kadar oluşan tüm açıkları marcelo kapattı. topu defanstan ileri taşıdığımız tüm ataklarda da ozzy vardı, ilk defa a klas bir takıma karşı bu kadar belirleyici oynadı, üstelik bir çok kere de top kaptı. fakat daha önce yazıldığı gibi takım atletik olarak lyonun altında. lyon da bunu bilerek bence özellikle topa sahip olarak oynadı ki bizi koşturabilsinler. maç öncesi bir istatistikte lyonun kendi sahasındaki maçlarda %53 oranında topa sahip olduğu bjknin deplasmanda %55 civarında topa sahip olduğu yazıyordu. dün ikinci yarı %70lere varmıştır herhalde topa sahip olma oranları. bunu hoca belki de tahmin etti o yüzden manu gelse daha iyiydi demiş olabilir.

yine bir çok arkadaşın değindiği gibi kadro mühendisliği sorunları muhakkak. kerim olcaydan ziyade hatta töre de bu gruba dahil kanattan defans arkasına sarkabilecek tipte adam çok elzem. kerim de töre de q7de ayağına top isteyen adamlar. lensi alabilirsek bu tip maçlarda baya rahatlarız. bu tip adam için uzun menzilli top atacak adam da lazım ki hası bizde zaten, inler. ama inler pas oyununda eldeki göbek elemanları içerisinde hata yapmaya en açık eleman. sanırım bu yüzden dün kısa tek pasa daha yatkın hem de driplingi olan tolgayı aldı hoca oyuna dün. fakat o da patladı necip de.

neyse, referandum ilk defa bir işe yaradı, bu yorgunlukla haftasonu maçını kaldıramazdık üzerine perşembe bir lyon maçı daha çok fena olurdu. şimdi perşembeye hazırlanıp maçı mümkünse uzatmaya götürmeden halletmek lazım. tabi pazartesiden itibaren lyon bizim için sorunların en küçüğü olabilir...

yilmaz dedi ki...

Önümüzdeki maç için;

Rakibin kötü bir savunması var -> Aboubakar yok
Rakip duran toplarda inanılmaz derecede kötü -> Marcelo yok
Dinlenmiş olarak çıkacağız -> Rakip gol atmak zorunda değil ve ligi zaten boşvermiş vaziyette
Vodafone Arena atmosferi -> Seyirci yasağı gelmesi söz konusu

Her avantajın yanında onu götüren bir dezavantaj var. Avantajlar Kümesi'nde Quaresma'nın geri dönüşü var boşta kalan :D

Sanki biraz da liverpool eşleşmesini hatırlatıyor. Orada da motta'nın bireysel hatasından son dakikalara kadar iyi tuttuğumuz maçı kaybetmiştik. Ayrıca Ersan kart cezalısı olmuştu. Umarım sonu da benzer.

QuaresmA dedi ki...

Oğuzhan konusunda herkes yine ezber konuşuyor. Oyundan çıktıktan sonra az olan pas oyunumuz ve az olan ileri top taşımalarımız tamamen bitmiş olabilir ama bunlarda bir faktör olması Oğuzhan için yeterli değil. Bunları zaten yapan kişinin Oğuzhan olması normal, takımı ileri taşıyacak oyuncunun Mitroviç olacak hali yok. Ama oynadığı oyun YETERLİ DEĞİL. En azından ligdeki oyununa yaklaşmasını beklerdim ama sanırım kapasitesi bu kadar. Oğuzhan'ın bu maçtaki mücadelesine lafım yok ama bu tip maçlar kapasitesini gösteriyor.

Mesela bir hücum oyuncusu için çoooook yavaş. İkinci yarıda aşırtma bir pas attı, savunmacı topu kesti ve top Oğuzhan'a geri gitmeye başladı. Ama rakip savunmacı top Oğuzhan'a doğru giderken bile koşarak topu almayı başardı. Kapasite meselesini şöyle kıyaslayalım: 1.50'lik, 32 yaşındaki Valbuena hem sprintte Oğuzhan'ı geçer, hem Oğzuhan'ı evire çevire dövebilir, hem takımını daha çok gol pozisyonuna sokabilir, hem de daha açık alanda oynamasına rağmen 90 dakikayı daha rahat çıkarabilir. Oğuzhan asla bir Valbuena bile olamayacak. Wenger de bu yüzden üzerinde durmadı anlaşılan.

QuaresmA dedi ki...

Fabri'yi de kolay kolay gömmemek lazım çünkü biz Cordoba'dan sonra bir dolu saçma sapan kaleci gördük. Kaldı ki Cordoba da abuk sabuk goller yerdi. Libero kalecilerin fıtratında var böyle goller. Sonunda taraftar olarak güvendiğimiz bir kaleci geldi. Trabzon maçında orta sahadan az kalsın gol yediği için bundan sonra en azından santralarda kaleden bu kadar uzakta durmayacak veya dünkü saçma gol sayesinde ceza sahasında artık riske girmeyecek. Bu tip olaylar yüzünden birilerini silmek kolay, ama insanlar hatalarından ders alırlar. Bir hatada Fabri'yi silmek şımarıklıktır.

Fabri konusundaki eleştirilere de katılyorum. Mesela toplara çıkmıyor olması büyük eksiklik. Ama hadi Fabri'yi satalım da daha iyisini alalım demek o kadar kolay değil. Cordoba'dan sonra bu takıma 10 civarı kaleci gidip gelmiştir. Neredeyse hiçbiri de tutmadı. Al işte Boyko'ya bastık 3 milyon ama adam bize gelince kaleciliği unuttu.

Ben Basar'in duygusallik demesini begendim. Yorumlari da begendim de duygusalliktan yola cikip ben de duygu konusturayim biraz aksi yonde.

Arkadas Manchester City, bak degil bizim kulubu, butun ligi alacak finansal gucteki Manchester City "ayagi iyi" kaleci arayacagiz diye Hart'i yolladi Bravo'yu aldi, herif Fabri'yi gectim Tolga'dan kotu performans gosterdi. Yedigi her gol hataliydi bu sene. Arsenal Cech'e kadar neler cekti. ManU kac sene kaleci aradi Schmeichel'dan sonra.

Kalecilik sinerji isi. Dunyanin en iyi kalecilerinden dedigin adam bir kulube gidiyor, tutmuyor.

Fabri'yi su macta yaptigi hata yuzunden asacak kesecek olan varsa Pulp Fiction'daki Jules Winnfield gibi Ezekiel 25:17'yi okurum suratina suratina.

beagle dedi ki...

Quaresma ve Semioticus'un uyumun önemi yorumlarına katılıyorum. Fabri'yi son 35 senemizdeki en iyi kalecilerimiz listesine koyabiliriz.

Kaleci Adem, Zafer ve Jurkoviç'ten beri bu takımı izlerim. Facia kaleciler gördük, isimleri unutulası. Ama 4-5 sene oynayan hiçbir kalecimizi hatırlamıyorum. (Belki yedek kaleci küçük Metin öyle bir süre kalmıştır)
Bu onyıllar boyunca kaleci performanslarımızdan:
- 1 Tam Sezon Aumann (Daumla şampiyonluk sezonu)
- Tam sezon olarak adlandıramayacağım şekilde de Rüştü, Kaleci Zafer(40 yaş civarında), Tolga (ilk geldiğinde), 7-8 Maç Asper ve bu sezon Fabri takıma ciddi katkı verdi diyebilirim. Cordoba gelecek maddede.
- Shorumnu, Mrmiç, Engin İpekoğlu, Runje ve ünlü Cordoba bazı artılar, bazı büyük eksiler ile bence vasatlardı.(Cordoba'nın hatalı çıkışları çok fazla bedeller ödetmiştir bize)

Cordobayı ekleyin veya eklemeyin neredeyse 10 senede 1 sezon kaleciden mutlu geçiriyoruz. Bu yüzden Fabrili sezona sevinebiliriz.

Ancak işin başka boyutuna da bakabiliriz:
Rüştü, Volkan Demirel, Taffarel, Mondragon, Muslera (Hatta Schuhmacher, Engin, Hayrettin)... En ciddi rakiplerimiz aynı 30-35 senenin 20-25'inde kaleci sorunu çekmediler, kalecilerden büyük katkılar aldılar. Derbiler, Avrupa kupaları ve Şampiyonluklar. Demek ki sorun biraz da bizde.

Şükretmek kadar daha iyisini hayal edebilmeli ve seçebilmeliyiz. Kaleci, golcü ve stoper seçimlerimiz berbattı uzun sürelerdir. Gol atmayan golcü, kısa boylu, yumuşak stoper ve performansı/güveni/kariyeri yetersiz kalecilere bir dünya para gömdük. Gömmeyelim abi. Şu politik durumlar/savaş durumları az düzelince ortalama bir Alman kaleci alalım(50-100 maç bundesliga tecrübeli, azıcık size'lı). Fabriyle kaleyi paylaşsınlar. Bana uyar.

Utku Yuvakuran'ı bu hafta hiç konuşmayalım. Torpille Enes ve Hüseyin'in yerine geçti demek üzereyim. Ne kalenin yerini biliyor, ne yan topları alıyor. Hakan Arıkan JR gibi bu sıra kalede.












turkkant dedi ki...

Ben Fabri'nin sezon itibariyle, Türkiye Ligi'nin en iyi kalecisi olduğunu düşünüyorum. Tabi ki Muslera daha iyi, ama Muslera 6 m. euro bonservis senelik 3,5-4 m. euro maaş. Fabri 0 bonservis 1 m. euro maaş. Yaş itibariyle en az 3-4 sezon iyi seviye oynar daha. Çok iyi transfer, çok gereksiz tartışma.

EC dedi ki...

@Basar +1 ..

hepimiz uzgunuz, hayal kirikligi yasiyoruz ama ilk yaridaki cesaret verici oyun ve taraftarla Istanbul da normal kosullarda 3 lememiz lazim bu Lyon u.

biz bolunursek Theo Gelir, Barkin gelir.. MEdya zaten salyalar akitiyor.. inanin mac ile ilgili objektif dusunceleri burada okumak, Demirkol u Meleke yi hele hele Aspor mallarini dinlemekten bin kez daha iyi..

bu takim Eylul ayindan beri 5 kez mac kaybetmis.. Barcelona bizden daha cok kaybetti..

kulup, oyuncular, taraftar butunlesmeli.. en kucuk catlagi depreme donusturecek cok OC var etrafta zaten..

goruslerimizi yazalim, tartisalim ama kisisellestirmeyelim..

SALDIR BESIKTAS

EC dedi ki...

@planck dedigin dogru.. Ptesi belki Lyon dan ote ulke can derdine dusecek..
CB dusunun ki aklindan hic hayir cikma ihtimalini gecirmiyor ve hayir verecek %40-%60 lik kesimi vatandas dan kabul etmiyor!
O zaman kimin CB ni, kimin BB ni olduklarida aciklaniyor otomatik olarak.

Ulke kisaca Sevr donemine dogru iteklenirken, etkisiz elemanligini kendisi kac kez onaylamis BB hala maas aliyor diger 550 milletvekili ile beraber!

Ne gerek var Meclise.. ( zaten bir sonraki asama 2-3 sonra Evet ciktiktan sonra, bunu diyecekler.. ne gerek var meclise, bizim saraydan ben ailece yonetirim ulkeyi!)

Pazar aksami, Ptesi gunu dikkatli olun.. her sonucta saldiri, yagmalama vb olabilir.. sonuclar istenildigi gibi cikmazsa, sonuclar aciklanmasin diye YSK ya, merkezlere saldiri olabilir oylar tahrip yada yok edilebilir!

sozde islami o c cetesi de zaten tehdidi o yonde yapti!

dikkatli olalim derim

Basar dedi ki...

Fabri ve Oğuzhan eleştirilerine katılmıyorum.

Fabri, kalemizde gördüğümüz en iyi birkaç kaleciden biri. Öyle bir hata ile (ki hatanın sebebi gönlümüzün diğer kısmı Atiba'dan geldi) Fabri'yi yedirmeyiz. Boyu kısa filan da gereksiz bir tartışma (Volkan'a kaleci için çok iri fizikli, Muslera'ya elleri kaleci için küçük demek gibi) Ayrıca, Lyon kornerleri de çıkılacak korner değil. İçerden dışarı kavis alan topa hiçbir kaleci çıkmaz (hatta geçenlerde biz niye böyle kullanmıyoruz diye tartışma dönmüştü)

Oğuzhan da ilk yarı harika oynadı. Yok sprintte Valbuena geçer filan dayanağı olmayan bir yorum zira adam herkesi geçebilir, özelliği pırpır olması. Ayrıca Oğuzhan'ın aldırdığı sarı karta bakarsanız öyle yavaş vb. olmadığını görürsünüz, adamı paspas etti sarıyı aldı. Bu kalitesini net şekilde gösteriyor. Koşmuyor deniyor her maç 11 km. koşuyor. Ha 70'te oyundan düşmüş olabilir. Arkadaş robot değil ya bu, olabilir. O bölgede sürüsüne bereket adam var değiştirirsiniz. Gerçi oyundan çıkışı ile ne olduğunu da net gördük.

Daha önce de yazdım, çok rica ediyorum duygusallık ile kıymetli oyuncularımıza sallamayalım. Gören her sene Sevilla ile Uefa finalinde kapışıyoruz sanır!Her takımı yenemezsiniz, her takımı deplasmanda yenemezsiniz, her takımı kadronuzdaki iki as oyuncu yokken yenemezsiniz.

Bu oyuncular gerek CL performansı gerek EL performansı büyük alkışı hak ediyor.

Emrah dedi ki...

Lyon evinde Az Alkmar'a 7 tane, Roma'ya 4 tane atmış bir takım. 2-1 iyi sonuç bence. 1-1 süper olurdu ama evimizde bunlara 2-3 tane atabiliriz. Takımda bir fiyasko varsa bu Mitroviç'tir. Oğuzhan bence bayağı iyi oynadı. Marcelo'suzlukta Mitroviç ve Tosiç ile kurulan bir defans hattıyla kanser hücreleri faaliyete geçer:)

beagle dedi ki...

Talisca'nın süper bir gol pası, savunma ile kale arasına kestiği toplar, kanatlara verdiği paslar falan var.
Taktik değişikliğinden sonra ters ayakla kanat işinde oldukça kötü olduğu söylenebilir. Sağ kanattan pas da dağıtamıyor. Belki Sol açıkta fuleli koşu falan yapabilir doğru ayakla. Bence problemde biraz kullanım hatası da var.

Cenk Tosun'un bütün maçı gene hiçbirşey yapamadan bitirmesi de Oğuzhan'dan daha çok konuşulmalı. Oğuzhan hem savunma, hem hücum aksiyonu hem de duran top kullanımı vb de iyiydi bu maç. Takım 5-4-1'e döndükten sonraki oyunda bu çocukları suçlamak haksızlık. Biri boşa koştu da Oğuzhan pas mı atamadı?

İlk yarı Lyonu hoplattıysak "hücum aksiyonlarını kim düzenledi"yi gözden kaçırmamalıyız.

2. golu Lyon'un sol beki atti. Dakika 80, gol yeseler turu zora sokmuş olacaklar. Peki neden 2 kişi varken o da geldi? Çünkü biliyor ki etkili çıkamıyoruz o dakikalarda.55-60tan sonra çıkamadık.Bu dönemde 1 direkten dönen top, 2 tane çok kritik top(Fabri kurtardı, yan ağlarda kaldı) ve ofsayt nedeniyle verilmeyen en az 2-3 pozisyon var. Gömüldük, iyi savunamadık ancak hücum da edemedik. Kurtarıcı diye giren Tolgay orta sahada adam kovaladı ancak.Savunmamız çok iyi değil ama bu durum daha çok göze batmasına neden oldu,Neyse ki hoca da görüyor hatayı ve söylüyor da.

czeslaw dedi ki...

@beagle

hocam dün özelinde, yan toplarda fazlasıyla silik görünse de ben genel olarak alana hakim olduğunu düşünüyorum. hatta umarım linç edilmem, ama -özellikle yan toplarda- alanına, tanrı sanılan muslera'dan daha hakim görünüyor. görüşlerine de kesinlikle saygı duyuyorum tabii. belki de dediğim gibi fazla duygusal bakıyorumdur.


@BJK4EVER

hocam, "şaklabanlık" olarak adlandırdıklarının hepsini muslera da yapıyor, keşke ligimizden sadece onur kıvrak'ı örnek gösterseydin. zaten onur da şaklabanlık yapamadığı için şaklabanlık yapmıyor. önce 6 pas civarına bombeli düşen topları toplasın, sonra sıra kaleyi terk etmeye falan gelir. ayrıca araştırmadım, nasıl araştırırım bilmiyorum, ama muslera bu sezon fabri'den bile daha çok çalım denemesinde bulunmuş olabilir. muhtemelen geldiğinden beri de ligin açık ara en fazla çalım denemesi yapan kalecisidir.

muslera'nın bu sezon yaptığı dikkat çekici şaklabanlıklar:

1) başarısız şaklabanlık denemesi, faul + gol:

-http://tr.beinsports.com/lig/spor-toto-super-lig/pozisyonlar/2016-2017/10/galatasaray-istanbul-basaksehir/muslera-bu-sefer-sasirtti-18533

-http://tr.beinsports.com/lig/spor-toto-super-lig/goller/2016-2017/10/istanbul-basaksehir/yalcin-ayhan-18532

2) henüz 4 gün önce kalesini şaklabanca terk edişi ve sonuç:

-http://tr.beinsports.com/lig/spor-toto-super-lig/goller/2016-2017/27/istanbul-basaksehir/mustafa-pektemek-19487

bir de "neuer, buffon falan böyle hata yapmıyor" demişsin hocam. buffon ekstra işlere pek girmediği için muhtemelen daha minimum sayıda yapıyordur; ama neuer bayağı bayağı böyle hatalar yapıyor. kaleyi hatalı terk ediş, başarısız çalım denemesi, hatalı pas... bir libero kalecinin belirgin olarak yapabileceği her türlü hatayı yapmış. fail videolarında bulabilirsin. hatta bir de şaklaban tayfadan stegenler, bravolar falan var. onları konuşmuyorum bile.

fabri, kalite olarak muslera'nın gerisinde olabilir, hatta hiç sanmıyorum da onur'un da gerisinde olsun; ama fiyat/performans verileri ortada. ekstra olarak da bu ligde libero özellikleri en iyi olan kaleci kendisi, ayak tekniğiniyse kıyaslayabileceğimiz rakibi yok. bırakalım bildiği gibi oynasın. bildiği gibi oynamayacaksa veya bu dozu aştığını düşündüğüm eleştiriler yüzünden kendisinden şüphe duyacaksa, hiç macera aramadan karce'yi alalım. çizgide fazlasıyla işimizi görür.

planck dedi ki...

fabri tartışması gerçekten çok anlamsız. isteyeceğimiz en son şey çizgi kalecisi. kaleci özellikleri olarak belki 10 üzerinden 7 anca alır ama bizim takıma musleradan bile daha uygun bir kaleci. defansın önde yakalandığı birçok atak daha başlamadan bitiyor. kalede muslera olsa belki bir çoğunu kurtarıp kahraman olacak ama fabri tam anlamıyla libero kaleci olduğu için atak başlamıyor bile. hem sol hem sağ ayağı ile, hem yerdeki topla hem degajla ortasaha çizgisindeki oyuncuların ağzına %80 oranla attığı topları saymıyorum. biliç zamanında olsa fark yaratan bir kaleci olmazdı o zaman muslera lazımdı fakat şimdi tam yerine rastgeldi oldu.

eğer oğuzhan'ın en iyi seviyesi bu ise , bu seviye, bu tür takımlar karşısında bize yetmez . önünde talisca varken, hiç yetmez . ikinci yarı hoca çıkarmakta da haklıydı . çünkü yanından vızır vızır geçen lyonlulara sadece eşlik edebildi. yerine aldığı oyuncunun kötü performansı (hoca/yönetim) takım planlaması sorunu. başlatabileceği birkaç atağı yavaş davranması ve hatalı pas tercihleriyle de bitirdi. eğer hoca o fiziksel durumu görmeseydi , çıkarmazdı . bana kalsaydı , cenk'i çıkarırdım . kimse cenk kadar çıkmayı haketmedi dün. oğuzhan takıma banko yazılan isimlerin başında geliyor , fakat oyunu 34 yaşındaki bir 10 numara'nın terkettiği zaman dilimlerinde terkediyor . cl /uel de ne kadar süre aldı bu yıl ? niye 34 yaşındaki atiba , alkışlatılma dışında çıkmazken , oğuzhan hep çıkan adam oluyor ? bazı oyuncuların en büyük şansları , yerlerine oynayan oyuncuların , kendilerine göre "düşük profilli " olması . yoksa napoli-benfica-kiev karşısında oynayan , gol atan abou ligde yerini cenk'e bırakmazdı . seneye cl seviyesinde oynayacaksak , bir de ortasaha rica edelim

hayalet dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
hasta ti dedi ki...

marcelo cok fena ofsayt bozdu 2 defa. mitrovic kacinci macina cikiyor daha bekleyelim.
sadece avrupa deplasmanlari icin forvete adam almak lazim. luks ama lazim. marcelo forvette olsaydi mesela ?
fabriye 3 kisi daldi, uzuldum adama kizamadim.

carlito dedi ki...

Marcelo'nun yerini dolduracak isim olarak Rhodolfo'nun adı geçmiş ama onu Uefa listesine bildirmedik.. Ersan da aynı şekilde.. hadi Ba'nın durumu belliydi ama Ersan tamamen boşa alınmış gibi oldu, sezon sonu kalması sözkonusu mu bilmiyorum ama görünen o ki, ikisi de geçmişlerinin hatırına şampiyonluk apoletini taşıyabilsin diye alınmışlar sanki, başka hiçbir anlamı olmadı zira!
ikisi de halen oynayacak seviyede değiller, olsalar bile listede yoklar ve en çok işe yarayacakları zamanda yararlanamıyorum malesef..

yine de ben rövanş için çok ümitliyim.. Quaresma'nın dönüşüyle herkes yerinde oynayacak, o bunun yerine, öbürü şunun yerine gibi saçmalıklarla uğraşmayacağız.. o ayarı bozuk halimizle bile ilk yarıda maçı domine eden taraf olmamız beni iyimser kılıyor.. ayrıca rakibin deplasman karnesi de pek parlak değil malum, o korkunç atmosferden öyle veya böyle etkileneceklerdir.. gol yemeyiz gibi bir iddiada bulunmak zor elbette ama yesek bile 2 ya da 3 gol bulabileceğimize inanıyorum, hele Olimpiakos maçı benzeri bir başlangıç yapabilirsek şahane olur..
daha önce de dediğim gibi içimden bir his uzatmalara, hatta penaltılara kalacak, hatta Fabri sayesinde turu geçeceğiz diyor :) hem yarın için hem perşembe günü için "hayır"lısı diyelim ;)

beagle dedi ki...

@Carlito
"Hayir"dir Quaresma seçilmemiş macin adamı? :))

carlito dedi ki...

@beagle

:) rövanşta bir iki şov yapar, gene seçilir hocam..

Q7 dedin de aklıma geldi.. bu Quaresma'cı arkadaşlar Olcay'ı göndermeyi başardıktan sonra şimdi de Oğuzhan'a sarmaya başlamış, etmeyin eylemeyin beyler.. bu takımda kıymeti sadece yokluğunda anlaşılacak iki adam varsa, biri Atiba'dır diğeri Oğuzhan.. ligin ilk yarısında sakat olduğu dönemlerde oynadığımız futbolu hatırlayın yeter, şikayetçi olmayan bir tane adam yoktu burda..
oyundan çıkartıldığı zamanlarda nasıl futbolumuz bozuluyor bunu görün.. fiziği yetersiz falan safsatalarını bırakın, 90 dk oynadığı hangi maçı sürünerek tamamlamış? son kayseri maçında evimizde mağlup olup madara olmak üzereyken 90. dk'da Aboubakar'ın golünde dikine içeriye dalıp o asisti yapan da 90 dk'yı çıkarmakta zorlanan (!) Oğuzhan'dı!
ya trabzon maçındaki asisti? tek tek saydırmayın işte insana, kıymet bilin biraz.. günün birinde kaybedersek onu Olcay gibi olmaz, çok ağlarız arkasından..

beagle dedi ki...

Olcay'dan sonra da dinamizm ile ilgili bir açık oluştu aslinda. Tanimlamasi zor sadece. Kesinlikle sportif performansı yuksek 1-2 oyuncu katmamiz lazim rotasyona.

Oguzhan 90 dkda 11-11.5 km mesafe yapiyor. O fizik eksiği 2 sezondan daha eskide kaldı. Problem ikinci yarilarda pas atacak adam kalmamasi. Oguzhanin etrafi 30 ustu oyuncu kayniyor. Pas yönü kullanilmayinca da Oguzhan vasat kaliyor.

Kuzeyfo dedi ki...

@carlito @beagle

Onceki postta da soylemistim, tekrar oldugu icin ozur dilerim ama boyle maclar turnusol kagidi yorumlayanlar icin.
Oguzhan'dan Valbuena'dan hizli olmasini bekleyen adam var. Niye omuz koyup top calamiyor diyen adam var. Boyle bi adami laboratuvarda yapamazsin. Beklenti komik bir bonservis ucretiyle aldigin adamin canavara donusmesi.

Oguzhan ligin ikinci yarisinda ciddi form tuttu ve bence gayet de sorumluluk alarak oynuyor. Oyle oyun icinde kaybolmak filan yok. Oguzhan'i sizin de dediginiz gibi pas alisverisi yapabilecegi oyuncularla cevreleyemeyen kadro yapisinda problem var. Sadece bu mac ozelinde degil. Genel tabloda Oguzhan'dan maksimumu alamiyoruz cunku Talisca hala topla aktif oyunu bilmiyor. Cenk elektrik diregi gibi. Abou'ya da verirsen birakip hemen geri kosman lazim cunku ya santra olacak yada kontra yiyeceksin. Talisca varken bile bu takima Sosa lazim. Sol tarafta Sosa tarzi bir orta saha oyuncusunu sol ic gibi oynatmak bana mantikli geliyor. Caner olsaydi Adriano'yla denenebilirdi. Ileride dusunulecek seyler tabi bunlar.

Mayor dedi ki...

Bu Rhodolfo Senol Gunes'e bicak falan mi cekti de bu adami tamamen sildi takimdan. Hala Mitrovic'ten daha cok is yapacak, bu takimla sampiyonluk yasamis bir adam.
Simdi Istanbulda Marcelo, yok olur da Mitrovic - Atinc Veya Beck'i sola alip Mitorvic-Tosic ile baslarsa seyredemem ben o maci goz gore gore.

Basar dedi ki...

Serdar-Necip-Franco-Opare

Bu 4lü ile Liverpool'u eledik. Marcelo yok ama yukarıdaki 4luden daha iyisi var. Hayır'lısı diyelim.

QuaresmA dedi ki...

Okuduğunu idrak edemeyen insanların olması üzücü. Veya anlıyorlar da işlerine gelmiyor.

Ben Valbuena ile Oğuzhan'ı HER AÇIDAN fiziksel olarak kıyasladım. Eğer bir oyuncu hem senden hızlıysa, hem senden güçlüyse, hem senden daha etkiliyse, hem de 90 dakika anlamında kondisyonu daha iyiyse burada sıkıntı vardır. 1.50'lik oyuncunun Oğuzhan'dan daha hızlı olması normal ama böyleyken daha güçlü ve daha kondisyonlu olması normal değil. 90 dakika boyunca bir ileri bir geri adam 90 dakika yardırdı. Bizim Oğuzhan efendi 2 doğru pas tercihi yapacak diye ayağına bakıyoruz. Burada geçenlerde Oğuzhan'ın 20-30 milyona satılacağına dair rüyalarını bizimle paylaşan bir arkadaş vardı. Fikret Orman 10-12 milyona elini öpene verir. Mücadelesine lafım yok ama kapasitesi bu kadar, nokta. Valbuena bile olmayacak. Bayılıyorsunuz herkesi abartmayı.

QuaresmA dedi ki...

Ayrıca yukarıda "bu Quaresma'cı arkadaşlar Olcay'ı göndermeyi başardıktan sonra şimdi de Oğuzhan'a sarmaya başlamış" demiş. Sanki Şenol Güneş veya Fikret Orman beni arayıp da takımdan kimi gönderelim diye soruyor.

Farklı görüşe tahammül kalmamış.

clutch dedi ki...

Maç biteli 4 gün oluyor ama yine de bişeyler karalıyayım anca vakit bulabildim. Öncelikle maçtan önce yaşanan olaylara değineyim, biz stada biraz geç girdik, girdiğimizde Lyon taraftarı sahaya inmişti bile ne olduğunu anlamadık. Ama biz stada giderken Lyon taraftarı ile birlikte şakalaşarak eğlenerek gittik, bu olaylar ne ara nasıl oldu hiç anlamıyorum ben. Maç sırasında da golden sonra falan aşağı beşiktaş taraftarı meşaleler attı, insanlar yanabilirdi ciddi ciddi. O yüzden hiç kimse beşiktaş taraftarı masumdu bize saldırdılar goygoyu yapmasın rica ediyorum, mutlaka Lyon taraftarı da suçludur ancak bizim taraftar da rahat durmadı.

Genel olarak maçla ilgili yorumları okuyunca karamsar bir tablo görüyorum, Lyon takımının bizden bariz olarak tek artısı fizik gücü. Onu da burda taraftar desteğiyle kapatırız. Lyon takımı baskıyı kaldırabilecek bir takım değil ve konustugum herkes istanbul deplasmanından deli gibi korkuyor. Gonalons dönüyor ki çok önemli oyuncu ortasahalarını toparlıcak, ama bizde de quaresma dönüyor, bu blogda çok eleştirildiğini biliyorum, bazı eleştirilere ben de katılıyorum ama şu maçta quaresmaya o kadar ihtiyacımız var ki..Ben bizim takımın karakterine ve oyun gücüne inanıyorum, vodafonedan lyon öyle kolay kolay çıkamaz. İnanın çocuklar bu turu da geçeceğiz :)

fidddas dedi ki...

bu maçta oyun olarak özellikle ikinci yarı çok ezildik. 0-1'in altında kaldık. rakibin gol bulacağı belliydi. bu kadar gömülmek bizim takımın kimyasına uygun değil. hataya açık bir takımız ve bekleyerek oynamayı beceremiyoruz. süper ligin fizik kalitesi bize, eğer biz maçı istersek, hata yaptırmıyor ama avrupa ligi çeyrek final seviyesi bu konuda çok farklı.

neyse

- maç skoru maç öncesi kabul edeceğimiz bir skordu.
- 0-1 den 2-1 e gelen ve fahiş bir hatanın olduğu bir maç için moral seviyemiz çok yukarıda. klasik olarak çökmedik. hem taraftar hem takım mental oalrak iyi durumda.
- 1 hafta güzelce dinlenmiş olarak maça çıkacağız.
- hoca lyonu canlı yaşadı. daha iyi bir plan ortaya koyacaktır. lyon en fazla bunu oynayacak. ama biz bundan daha iyisini oynayabiliyoruz.
- evimizde seyirci desteği ile oynayacağız. taraftarın bilinçli olmasını umuyorum. 1-0 da tur getiriyor. golü 10. dakikada atmak ile 90. dakikada atmak arasında hiç fark yok.
- bu sefer oyun alışkanlığımız olmayan bir şekilde değil saldırarak oynayacağız. rakibin defansları 20-21 yaşlarında bu seyirci baskısı zaten hataya açık olan adamları biraz daha kırılgan hale getirecektir.
- saldıralım derken bütün hatlarla gitmemize gerek olan bir skor yok.
- erken gol rahatlatır, ama ilk yarı gol gelmese bile maçın sonuna kadar şansımız sürecek. 2-1 bir iki maçlı tur için çok iyi skor. 1 gol yesen bile her şey bitmiyor.
- herkes lyona en az 1 gol atacağımızı biliyor. yememek gerekiyor. aşırı konsantrasyon, acemilik ve sabırsız taraftar ile bu olmaz. sakin oynayacağız, sabırlı olacağız ama baskılı olacağız.
- gökhan gönül ve adrianoya çok iş düşüyor. rakip hızlı çıkmak isteyecektir. tosiçin sakarlık , mitrovicin acemilik yapmaması için çok destek almaları gerekiyor.
- talisca, babel ve quaresmanın ekstraları gerekiyor. babelden çok ümitliyim. daha gamlı bir oyuncu olsaydı iyiydi :).
- quaresma konusunda hep tartışma dönüyor ben de bizim futbolumuzun içinden yavaş yavaş çıkmasını istiyorum ama şu anda elimizde o var ve büyük bir silah olma potansiyeli hep vardı. ki zaman zaman öyle de oynadı. bunu kullanmasını, aşırı motivasyon göstermeden sakin sakin Cenk'in kafasına Babel'in çaprazına top atmasını Talisca için uygun yerlerde faul almasını bekliyorum. bunu yapabilecek olduğunu hepimiz biliyoruz. tur için ona ihtiyacımız var. elimizdeki kadroda o olmadan daha iyi oynayacak bir formatımız yok.
- son olarak ben genelde beşiktaş hakkında olumlu olmayı seviyorum. bunu daha önce de söylemiştim iş, ülke kötü giderken bir de Beşiktaş hakkında delirmek insana iyi gelmiyor. maçlardan sonra deliriyorum ama hemen olumlu düşünmeye çalışıyorum.

Zaitsev dedi ki...

Perşembe günü 0-0 giden kabız bir maç bekliyorum minimum 1 devre. 2 tarafta oyunu tutup açık arayacaktır. Golü atarsak, golden sonra şenlikli bir maç olur. Golü yersek krizlerden kriz beğeniriz.

@ carlito

Ya hocam ilk yarı Şenol hoca bile maçların çoğunda tek kanatla oynamayı tercih etmişken ne alakası var Olcay'ı onlar gönderdi bunlar gönderdi :)
Olcay tam zamanında ayrıldı takımdan. Şenol hocanın artık onu az tercih ettiği, taraftarın ona karşı dönmeye başladığı bir noktada kendine ihtiyacı olan bir takıma gitti. 34 yaşına kadarda güzel bir kontrat yaptı. Trabzonda bizdeki ilk senelerinde yaptığı etkiyi yapıyor şu anda.

@ Kuzeyfo
* Oğuzhan ile beklentilerim olduğu için eleştiriyorum. Oğuzhan'ın yeteneği var. Onun üstüne fiziksel eklentiler yapmak kendi elinde. Daha kuvvetli olmak, oyun içinde sertlik göstermek, devamlılık gibi özellikler geliştirilebilir.
* Oğuzhan takımda kalsın isterim. Zaten bu seviyede oynarsa da istediği transferi yapamaz ve kalır takımda :)
* Lyon maçı özelinde ilk yarı Oğuzhan'ın oyunu ilk 20 dakikadaki defansta perdeye bağlamaları harici çok iyi. Koşuları, pasları mücadelesi iyi. 60-65ten sonra oyundan düşmesi de fiziksel oyun sebebiyle anlaşılabilir. Talisca ve Cenk sorunlu olabilir ama 2ci yarı tıkandığımız anlarda oyunun iyi durumda olan Babel-Adriano tarafına bile döndürülmemesi düşündürücü ki Oğuzhan sol kanatla oynamayı sever ve tercih eder.
* Valbuena-Oğuzhan kıyaslaması fiziksel açıdan biraz zorlama olmakla beraber Valbuena'nın olmayan fiziğiyle yaptığı/yapmaya çalıştığı fiziksel mücadele de göz önünden kaçmamalı.

* Hangi maç olduğunu hatırlamıyorum ama Rhodolfo'nun oynadığı bir maçı izlemiştim ve çok dağınıktı. Muhtemelen satılmasına karar verildi. O yüzden tercih sebebi değil.

Basar dedi ki...

Olcay-Babel değişikliği hem takım hem de Olcay için net fayda sağladı.

Burada 2 sıkıntı var. İlki çok önemli olmamakla birlikte şu: Quaresma takımın oyununa çok uymuyor ve kanat forvet olarak beklediğimiz gol sayısına ulaşmıyor. En azından asist faydası var ve takım kötü günündeyse at topu quaresmaya yapılabiliyor.

Esas sıkıntı ise hem Olcay hem de Kerim'in satılması ile yedek kanat kalmaması. Şenol hoca bu riski aldı, Cenk veya Abubakar ile oynarım dedi. Muhtemelen iki kişinin aynı anda olmadığı maç kaç kere olur diye düşündü ve riske göz kırptı.Bu da Abubakar'ın muazzam katkısı ile en olmayacak maça denk geldi.

yilmaz dedi ki...

Bir maçlığına ömer, muhammed gibi oyuncular quaresma'nın yerine denenebilirdi. Aslında aksadığında çok da kritik olmayan bir mevkii orası. savunma ya da ortasaha gibi kurtlar sofrasının olduğu yer değil. En fazla çaylaklık yapıp önde top kaybederdik. E Talisca da yeterince top kaybetti zaten. Hoca'nın alternatif oyunculara biraz daha fazla güvenmesi gerekiyor Tosic'i sol beke çekip savunmayı komple değiştirmek yerine.

Ama şu var ki, devre arası iki kanat oyuncusunu gönderip, kanat rotasyonunu sıfırlamak akıl almaz bir hata. Üstelik kanat oyuncularından biri de hem sakatlığa hem karta yatkınken. Bazı maçlarda sistem değiştirmek yerine gençlerden birini ya da ömeri oraya monte etmeliydik.

Ben bu maçta, aynı liverpool maçı gibi 60-70. dakikaya kadar vitesi fazla arttırmadan, maçı 0-0 götürmenin yararlı olacağını düşünüyorum. Bundan sonra artık onlar skor üretmek için çalışmayacaklardır. İlk maçta gözüken çok da iyi bir defansları yok, yaslansalar da açık verebilirler.

Genel düşüncem, elenebiliriz ama kaybetmeyecekmişiz gibi hissediyorum.

diope dedi ki...

herkese tekrar selam konu dışı ama amaç gidemicek olupta biletini satan falan var mı arkadaşlar.

carlito dedi ki...

@Zaitsev ben Olcay'ı gönderdiler derken gereksiz bir suçlama yaptığımı düşünmüyorum zira basit bir hazırlık maçında bile kendisimi ıslıklayarak gitmesine yol açan da bir kesim cahil taraftarımızdı (kısaca Q7'ciler diyorum ama Q7 hayranı olmayanlar da olabilir içlerinde) böyle bir saçmalık yapılmasa bence asla ayrılmak istemezdi Olcay.. ha, kendisi için kötü olmadı ama bizim için de iyi olmadı.. neden Babel alındı diyen yok, neden Olcay alternatif olarak kalmadı diye bizim isyanımız.. bugünlerde bu sıkıntıları çekmezdik en azından.. her maç çok iyi oynamasa da takımdaki arkadaşlık ortamına katkısıyla bile faydası vardı, zararı yoktu.. her neyse giden gitti artık bu konuyu uzatmak gereksiz..

Lyon maçı içinse Quaresma'ya çok ihtiyacımız olduğu konusunda hemfikirim, umarım şımarıklığıyla değil tecrübesiyle konuşulduğu bir maç olur..

Zaitsev dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
Zaitsev dedi ki...

@ carlito

Hocam Olcay mevzusunda uzlaşılamayacak. 6 CL maçının sadece sonuncusunda Olcay ilk 11 maça çıkmış. Ligde ilk 4 haftadan sonra 45 dakikadan fazla oynadığı maç yok. Hep devşirme sol açıklarla maça çıkılmış ilk devre boyunca. Alternatif açık yokken Olcay ve Kerim kullanılmadılar şimdi olsalar yine kullanılmayacaklar. Sol açık transferi onlar gittiği için yapılmadı zaten yapılacaktı.

Islıklanma olayı terbiyesizlik ama Olcay'ın 2 ıslıktan sarsılıp gideceğine inanmıyorum. Halı saha topçusu değil bunlar. Sol açık oyuncusu varken devşirme oyuncu oynatılıyorsa gözden çıkarılmışsın demektir. İyi teklif varsa da gidersin.

Basar dedi ki...

Trabzon İnler'e karşılık Yusuf Erdoğan'ı bize itelemeye çalışıyor. Olmaz öyle! Zaten Olcay'dan doğan bir borçları var ve belli ki Ekici gelmeyecek. Bu durumda Olcay + İnler'e karşılık Yusuf Yazıcı ve Okay Yokuşlu'yu isteyelim.

Emrah dedi ki...

@Başar
Yusuf Erdoğan'a karşılık Inler'i verme durumunda iteleyen biz oluruz bence. Biri 33 diğeri 24 yaşında.

fidddas dedi ki...

okay yokuslu ve yusuf erdoganı versinler.
olcaydan kalan borca sayalım + gökhan inleri verelim.

okay'da oğuzhan gibi 10 numaradan 6-8 e evrilmeye çalışıyor. daha gidecek çok yolu var ama yetenekli yerli (UEFA standartına göre yerli) oyuncu bulmak zor.

Zaitsev dedi ki...

@ Basar @fidddas

Borsaya açıklama 200bin avro olarak yapılmış. Bunun üzerine ek/gizli bir anlaşma maddesi ortaya çıkarsa SPK'dan ceza yer iki takımda. O yüzden resmi bir alacak yoktur Trabzon'dan. Ekici/para işi basınımız simülasyonudur.

Daha önce de yazmıştım. Yusuf Erdoğan-Tolgay takası 2 taraf içinde çok iyi olur. Biz alternatif dikine giden bir açığa, Trabzon'da bir orta sahaya kavuşur. Şenol hoca'nın elinde çok farklı bir oyuncu olabilir Yusuf.

Ayrıca Yusuf Erdoğan neyse de Okay'ı hayatta vermezler.

sports guy dedi ki...

@Basar hocam yusuf yazici ha? Valla iyi guldurdun :) yusuf erdogan'a ben de hayir demem valla. Senol hocayla enteresan isler yapabilir o eleman.

Da gokhan trabzon'a gitmez bence. Icimden bir ses kontrati bitene kadar burada kalacagini soyluyor.

Emrah dedi ki...

@Başar
Yusuf Erdoğan'a karşılık Inler'i verme durumunda iteleyen biz oluruz bence. Biri 33 diğeri 24 yaşında.

Basar dedi ki...

Beyler anlamadım Yusuf Yazıcıya var misiniz Yok musunuz şimdi?

carlito dedi ki...

bana kalırsa Yusuf Yazıcı olacaksa Gökhan İnler üzerine para bile verilebilir.. ama Yusuf Erdoğan dışında kimseyi verme niyetleri yok bence de..

Yorum Gönder

Ara