.

.
Ekşi Beşiktaş. Blogger tarafından desteklenmektedir.

.

.
10 Ocak 2014 Cuma

Ucuz Atlattık: Ronaldinho

15 yıl önce Yiğiter Uluğ'un bir köşe yazısına denk gelmiştim. Basketbolla ilgili bir yazıydı. Efes Pilsen'in Petar Naumoski'ye endeklenmesini eleştiren bir içeriği vardı yanılmıyorsam. O yazıda bir hikaye anlatılır, şimdi isimleri anımsayamıyorum.

İsmini hatırlamadığım bu kişiye, tek tek taşlarıyla bir köprü anlatılır. Bu taşın görevi budur, bu taşın anlamı budur... O kişi de sorar; "Peki en önemli taş hangisi?" diye... Anlatan kişi cevap verir; "O veya bu taş değil, en önemlisi, kemerin kavisidir..." Adam sinirlenir, "Peki o zaman, bana deminden beri neden taşları anlatıyorsun? Cevap, en güzelidir; "Taşlar yoksa, kavis de yoktur..."

Yazı akar gider... Der ki, sporda her oyuncunun farklı görevleri ve işlevleri vardır... Kiminin maçın son saniyesinde üçlük atmak gibi önemli, kiminin ise bench'te havlu tutmak gibi  "önemsiz" işleri vardır... Lakin, maçın son şutu, takımın şutörünün terli ellerinden kayıp gidince, anlaşılır havlu verenin kıymeti...

Muhteşem bir yazı. Sizin ne düşündüğünüz beni çok ilgilendirmiyor da, benim spora bakışım tam da bu.


Peki bunların Ronaldinho'nun muhtemel transferiyle ne ilgili var? Az buçuk...

Evet, her oyuncunun farklı görevi vardır. Bazı oyuncular daha önemlidir, bazısı daha önemsiz. Buna dayanarak, her oyuncu farklı maaşlar alır. O maaşlar ölçüsünde de katkı vermeleri istenir. Lakin bunun tolore edilebilir bir sınırı vardır. Bir oyuncu, takım arkadaşlarının 10'unun toplamından fazla maaş kazanacaksa, oradaki ilişkiler, sahadaki ilişkiler ve beklentilerin sağlıklı şekilde kurgulanabilmesi bence imkansıza yakındır.

Bu kısmı, Beşiktaş yönetiminin işiydi, bir de taraftar boyutu var.

Beşiktaş, son 10 sezonun en iyi 4 maçını, bu sezon başındaki oyunuyla ortaya koymuştu. Burada hemfikir miyiz? Sezonun devamında neden düşüşe geçildiğini ise tartışabiliriz. Kalite noksanlığı mıydı, yoksa potansiyelin kullanılamaması mıydı, yoksa başka nedenler miydi?

Hatırlıyorum, sezon başında "bu takımın tek eksiği sol bek" deniyordu. Sol beke, hiç de fena bir oyuncu olmayan Ramon Motta geldi. Üzerinden henüz 6 ay bile geçmemişken, şimdi de stoper, sağ bek, orta saha, forvet isimleri telaffuz ediliyor. Demek ki, o takımın tek eksiği sol bek değilmiş, demek ki taraftar yanılıyormuş. Acaba taraftar yanılıyor mu, yoksa beklentileri mi ayarlayamıyor? 4 maç kazandığında haddinden fazla beklentilere girip, 3 maç kaybedince "sanki bu takımın hiç değeri yokmuş gibi" mi davranıldı?

"Takımın değil, tribünün Ronaldinho'ya ihtiyacı vardı"

Beşiktaş sezon başında taa Olimpiyat Stadı'nı her maç doldurmadı mı? Ronaldinho mu vardı o gün? Bugün stadı tekrar doldurmak için Ronaldinho mu gerekli? Takır takır top oynayan bir takım, yeter gerekçe değil mi? Hani forma, takım, camia meselelerine girmeden söylüyorum.

Teknik heyetin gerçekten Ronaldinho'yu isteyip istemediği önümüzdeki günlerde belli olacak. Eğer gidip Ronaldinho tipi bir oyuncu alacaklarsa, diyeceğim ki ihtiyaç varmış. Yok, başka tip bir oyuncu alacaklarsa, o zaman Ronaldinho'nun Beşiktaş'ın asıl saha içi ihtiyacı olmadığını göreceğiz ki, -bence- Beşiktaş'ın yapması gereken son şey, tribüne göre karar almak. Adın Fenerbahçe olur, Galatasaray olur, takımın da tıkır tıkır işliyordur, zaten geleneksel olarak goygoy seviyorsundur, gider alırsın, ihtiyacın var - yok bakmadan. Kaldı ki, tutmadığı zaman da çöpe atarsın. Beşiktaş'ın yanlış transfer yapma veya "lüks" transfer yapma hakkı yok. Hem ekonomik şartları sebebiyle yok, hem de tarihsel geleneğinde yok.

Bu sebeplerle, Ronaldinho'nun alınamamasına çok sevindim. Gerçekten çok sevindim, cenaze evinde düğün yapıyor da değilim. Samimi fikrim budur. Son 20 yıldır Beşiktaş'ı takip ediyorum. Kleberson, Carew, Ricardinho, Delgado, Guti, Simao, Quaresma gibi, büyük isimlerle gelen oyuncuların, burada günden güne nasıl çöktüklerine şahitlik ettim. Daha ilk gün havaalanında karşılandılar, omuzlara alındılar, el üstünde tutuldular, "takımın geri kalanından ayrı davranıldılar". Ben hatırlarım, Nobre Ali Samiyen'de Galatasaray'a kafayla çok şık bir gol attığında "Guti kafasına çarptırdı" deniyordu. İşte bunun bozduğu ahengin karşılığı yok. Tribün, bu adam kayırmayı yaptığı an, maaş dengesini de, kulüp politikasını da, profesyonel yöneticiliği de çöpe at.  Bu böyle olur demiyorum, bu böyle oldu diyorum.


Sonra sessiz sedasız Beşiktaş'a gelip uzun yıllar katkı veren "doğru" ama sansasyonel olmayan oyunculara bakıyorum. Kuntz'dan bu yana... Miroslav Karhan, Federico Giunti, Fabian Ernst, Roberto Hilbert, Tomas Sivok, Guiaro Ronaldo. Ekseriyetle Avrupa'lı, maliyeti düşük ama Avrupa ölçeğinde bilinirliliği olan, şahsiyetli futbolcular. Bu oyunculara da yetersiz diyebilirsiniz, Beşiktaş hedef mi küçültsün diyebilirsiniz. Evet, bunların arasında bir yıldız yok ama Beşiktaş'a bıraktıkları katkı anlamında bakarsanız, en tepede olan oyuncular bunlar. Karhan, Beşiktaş'tan sonra 10 yıl Bundesliga'da futbol oynadı. Slovakya'nın futbol tarihinin önemli figürlerinden biri haline geldi. Hilbert şu anda Almanya'yı bu sene Şampiyonlar Ligi'nde temsil eden Leverkusen'in sağ beki konumunda. Kuntz, Beşiktaş'tan ayrılacağı yaz gitti Alman Milli takımıyla Avrupa Şampiyonu oldu, oynadı ve goller attı. Kuntz 2 - Galatasaray 2 başlığını kim unutabilir?


Beşiktaş'ın gitmesi gereken model budur. Ronaldinho ve benzeri tipte transferler, maaş dengesinden çok, taraftarın spora bakışını sakatlıyor. Ben bunları naçizane Quaresma, Guti, Simao için de söylüyordum. Şimdi deniyor ki, Ronaldinho bu adamlardan farklı. Tamam da, bu adamların transfer edilme gerekçeleri AYNI. Beşiktaş o dönem nasıl, bireyselliğe, yıldıza, şova yatırım yapıyor ve dibe vuruyor idiyse, bugün de aynısının olmasından korkarım.

Beşiktaş 2 yıldır, normal bir futbol takımı gibi kendini konumlandırıyor. Eli ayağı düzgün işler yapılmaya çalışılıyor. Taraftar, tekrardan futbolun bir takım oyunu olduğunu hatırlamaya başlıyor. Bugünden net olarak göremiyor olsak da, gidilecek noktanın orası olduğu belli en azından. Ronaldinho transferinin gerçekleşmeyişi, işte bu açıdan bence tarihi bir eşikti.


Şimdi Önder Özen'in daha dikkatli, daha seçici ve daha "kendi hayallerindeki gibi" bir transfer politikasını yürürlüğe koyması gerekiyor. Kimi istiyorsa onu alsın ama aldığı her adamı da gerçekten istiyor olsun. Menajerler, Beşiktaş'ın bir sonraki başkanı olmak isteyen, devamlı ekran önünde olan yöneticiler de artık bi geri çekilsinler. Sizin en başarılı olanınız Serdal Adalı'ydı. Quaresma'yı almakla başkan yapmıyorlar kimseyi. En azından şimdilik.

Sahi, Serdal başkan Quaresma'yı Beşiktaş'a kazandırıp büyük sükse yapmıştı. Bir çoğunuzun başkan adayıydı. E babam, Quaresma'nın Inter'e olan borcundan 1 kuruş ödenmediğini geçen sene Fikret Orman açıklamadı mı? İyi vallahi, cakasını siz satacaksınız, parasını kulüp ödeyecek.

Bir de Iverson transferi vardı, bu tipte. Hatırlarsınız. Demirören'in "bakın ama bunları da yaptım" dediği, icraat listesine girmekten başka işlevi olmayan, parkede Ömer Onan'dan daha kötü basketbolcu, Allen Iverson... Sahaya çıkılıp, hava atışı yapılınca belli oluyor her şey. Saha yalan söylemiyor neticede, daha çok para alan, daha ünlü, daha şöhretli, daha artist olan kazanmıyor bu oyunu.

Beşiktaş basketbol şubesi, siz Galatasaraylılara hava atasınız diye getirdiği Allen Iverson nedeniyle, transfer yasağı yemiş durumda ve bugün transfer yapamıyor.

Havayı, cakayı bırakın. Onlar her fırsatta çaktığınız Fener ve Galatasaray'lıların geleneği... Biz kendimize bakalım, Olcay'ın formasını almakla başlayalım mesela işe. Bu sefer de, Beşiktaş Olcay'dır demeyeyim ama siz anlayın işte...

Ronaldinho mu? Beşiktaş'ın yanında, detaydır o.




170 Yorum:

sherlockholmes dedi ki...

üstad güzel bir yazı olmuş.

batalla transferine olumlu bakıyor musun merak ettim. yetenekli olduğu kadar ahlaklı efendi bir futbolcu gibi görünüyor.

Maxim Tsigalko dedi ki...

Abi eline saglik. Son aylarda okudugum en iyi yazi. "Ama Ronaldinho abi..." diye baslayan cumlelerden sonra ilac gibi geldi. Bir transfer stratejisi bir futbolcu icin -R10 bile olsa- bu kadar koly unutulabiliyorsa orda bir stratejiden bahsedemeyiz. Ki 33 yasinda bi Ronaldinho'dan bahsediyoruz.

Maxim Tsigalko dedi ki...

Abi eline saglik. Son aylarda okudugum en iyi yazi. "Ama Ronaldinho abi..." diye baslayan cumlelerden sonra ilac gibi geldi. Bir transfer stratejisi bir futbolcu icin -R10 bile olsa- bu kadar koly unutulabiliyorsa orda bir stratejiden bahsedemeyiz. Ki 33 yasinda bi Ronaldinho'dan bahsediyoruz.

Övünç dedi ki...

Herkesin kendi fikri tabi.

Ben katılmıyorum.

Ronaldinho o paraya bulabileceğiniz en iyi winner oyuncudur.Düşmeye başlamış motivasyonu , yerlerde sürünen itibarı toparlamak için önemli bir fırsattır.

Dünya kupası motivasyonunun Almeida gibi sınırlı bir adama bile level atlatmışken memleketinde muhteşem final gösterisi yapmak isteyen bir
Ronaldinho'dan bahsediyoruz burada .

Alex'in 35 yaşında canına okuduğu bir ligde , ligin açık ara en fazla mücadele eden takımın bir şeyler yapardı herhalde ...

Bırak dengeyi mengeyi.Arbeloa gidip diyor mu niye Ronaldo 10 kişilik maaş alıyor diye veya johnny evans diyor mu ronney ne ayak diye ...

Gürcan Ulusoy dedi ki...

Oradaki spor algısıyla, buradaki spor algısını bir tutamayız. Orada Ronaldo, Di Maria'ya asist yaptığında kimse çıkıp Di Maria'ya çaptırdı da gol attı demiyor.

Orada kimse Ronaldo'yu övmek için Xabi Alonso'yu yerin dibine sokmuyor. BUrada Quaresma övgüsünün içinde, Hilbert yergisi olmadan olmazdı. Guti'nin ayakta duracak hali yokken, arkasındaki Necip yerden yere vurulurdu.

Necip'lerin kalitesini sabaha kadar tartışırız, bence de bu takımda yeri yok ama ayakta duramayan Guti savunması, Necip üzerinden de yapılmaz.

Yazı okunmadı sanırım.

vampireweekend dedi ki...

Yaziya katiliyorum.

Ancak takima "winner" kisilikli oyuncularin alinmasi da sart bana gore. Onder Ozen de Guntekin'in programinda final oynama becerisi yonunden sikintili bir takim oldugumuzu ifade etmisti. Bu problem goz onunde bulundurularak yapilacak iki dogru transfer bizi sene sonunda cok farkli noktalara tasiyabilir.

monochrome dedi ki...

Yazılanlara imzamı atarım ama duruma yukarıdan, farazi, romantik bir açıdan bakınca. Mercek indirildiğinde durum böyle değil bence. Önder Özen projesinin amacı kendisinin de belirttiği gibi başkanın beklentisi doğrultusunda avrupa da başarı yakalamak, ligde dominasyon. En azından projenin A takım ayağı bu. Bunu başaracak kadroyu düşününce iskeleti Tolga-Franco-Veli-Oğuzhan-Töre(olcay/frei) olmak zorunda! Birini çıkar başkasını koy o değişebilir. Ama genel hatlarıyla elindeki ana kadro budur. Hepsi gelişmeye başarmaya açık adamlar. Etrafını 3-4 sezon içinde bu adamların gelişimiyle birlikte donatıp projenin A takım ayağında bi yerlere gelmen gerekiyor. Ha bunlardan iskelet olmaz, bunlarla başaramazsın diyorsanız. Projeyi şimdiden kapatabilirsiniz. Çünkü bu adamlara yatırım yapıyoruz. Onu gönder o gelsin, bunu gönder öbürü gelsin başka bi projenin işi olur.

Öncelikli plan eldeki bu adamları bir üst seviyeye çekmek olmalıdır.

Bir örnek vermek gerekirse velev ki Beşiktaş 2. yarıya Ts-Bursa-Gs mağlubiyetiyle başladı. İşlerde yolunda gitmedi. Bu spesifik bi örnek tekrar ediyorum. Genel olarak başarısızlık, kısa vadede hem oyuncu güveni-gelişimi hem de genel bakış açısından bu kemik kadroyu yıpratır. Bu çocukların görüyoruz biliyoruz ki oynamaya, krediye ve en çok da zamana ihtiyaçları var. Ronaldinho alınmadan önce muhteşem olan! taraftar algısı bu durumun arkasında duracak mı sanıyorsunuz?

Elazığ maçında algısı yüksek taraftarımız Koca Kasımpaşa! tribününün avuç kadar kısmını bile dolduramamış ve Tolga'dan utanın diye takımı tribünden yargılıyorken, ya da Kasımpaşa maçında Fernandez'in oyuundan çıkması için tezahürat yapıyorken kusura bakmayın ben R10 transferine karşı çıkamıyorum. Gs-Ts-Bursa maçını kaybet sonraki maç Ronaldinho'nun oynadığı stad tribünü yine dolar. Bu hem teknik heyet hem sahadaki takım için +1 kendini ifade edebilme şansı bulmak demektir. Arka arkaya alacağın 2 galibiyet işleri yine başka bi raya oturman için sana muhteşem algılı taraftarın önünde fırsat tanır.

Benim görebildiğim yaşatılmaya çalışılan projenin zamana ihtiyacı olduğu. Quaresma'lı Guti'li Beşiktaşın önünde ne planı vardı, gelişime açık hangi futbolcu gurubu vardı da bugün ki R10 hamlesini o durumla bağdaştırıyorsunuz.

Ben bugünden sonra Beşiktaş ve projesinin başarabilmesi için bu tür riskler alması gerektiğine inanıyorum. Ronaldinho olmazsa ne değişir hiç bişey değişmez. Hem gelişmen hem başarman gerekir. R10 transfer edilseydi ne katardı, başarısızlığa bir miktar daha tolerasyon şansın olurdu. Oyunculara antrenör, aura olarak katacaklarından bahsetmiyorum.

Son güne kadar bu transferin bir sponsor ile yapılacağı söylendi. Gelse kulüp mü verecekti, sponsor ile mi karşılanacaktı tam olarak bilemiyoruz. 6 milyonun kulüp tarafından ödendiği bir transfere ben karşıyım. Bu bizim bugün ki maddi yapımıza uygun değil ama sponsorlu bi r10 transferi, benim açımdan ne kulübü ne taraftarı, ne de projeyi bozmazdı. Alınması ahlar vahlar etmeme sebep olmazdı, alınmaması da beni üzmedi. Bu transferi hep, bir proje devamlılığını sağlama çabası olarak gördüm. Ortada ucuz yırtılmış bir durum ben göremiyorum.

Yöneticiler açısından söylediklerine %100 katılıyorum. O durumun başka bir karanlık yüzü.

Coolio dedi ki...

Yazıya tamamen katılıyorum. Bu hikaye ilk gün başladığından beri aynı fikirdeyim.

Özellikle Avrupa'lı bilinirliği olan ama Avrupa'da orta seviye sayılacak adamlara ihtiycımız var (Giunti, Atiba gibi). İstikrar abidesi olan, alt yapıları sağlam adamlar. Real Madrid'in herkesi ezdiği yıldızlar yopluluğunun arkasındaki Makalele gibi. Bu yüzden Veli'ye kızan taraftarı anlayamıyorum. İstiyorlarki her adam çalım atsın, 40 metreden gol atsın, öldürücü pas atsın. Böyle bişey yok. Yazıdaki gibi her futbolcunun bir görevi var.
Büyük takım gibi oynamak istiyorsak bize lider oyuncu lazım. Haftalar önce yine bu tarışmayı yapmıştık zaten. Takımda bir tane bile yeter ulan diye isyan edecek adam yok. Biraz Toraman var, o da malum oynamıyor. Ve inanın bu adam R10 değildi. R10 büyük oyuncu ama isyan eden biri değil. Bütün para çöpe gidecekti, heleki ligde tekmeleri yemeye başlayınca (hakemlerimiz sağolsun futbol oynamaya çalışanı korumak diye bir kuraldan haberleri yok).
Drogba bile R10 için bahsi geçen paradan az alıyor ve aslında tam ihtiyaç olan bir adam. R10'dan daha isyankar, daha güçlü, daha söz geçiren ve de Avrupa futbolundaki tempoya daha uygun. Onun orta saha versiyonunu bulsak (şu an aklıma gelmiyor isimler) daha faydalı olur.

cochise dedi ki...

Bugün biraz da şansızlığımız yeniden yapılanmanın üstüste başarızılıkların moral bozuklarının ardından gelmesi oldu. Denizli ile şampiyon olduğumuzun yılın ertesi (hani o zaman da şampiyon kadro bozulur mu diyen dangozlar olacağından bilemedin bir sonraki yıl) gereksiz goygoylar yerine bu işlere girseydik bugün başka şeyler konuşuyor olabilirdik. Şu anda YD döneminin başarısızlığı da Fikret Orman'a yıkılmış durumda. Sanıyorum onlar da en kolay çıkış noktası olarak R10'a sardırdı. Nefes aldırmak için.

Ben de neredeyse tamamen Gürcan'a katılıyorum. R10'un geleceğine zaten hiç inanmadım ama gelseydi de sadece bu yıl etkili olacağını düşünüyorum. Yıl sonu sözleşmesi bitecek o kadar önemli/yetenekli/potansiyelli isim varken konsantrsyonumuzu ve paramızı daha çok oralara ayırırsak bizim için daha iyi olacak. Devre arası transfer genelde bir işe yaramıyor Ernst gibi bir kaç örnek dışında..

Not: Başarılı olan kuzey disiplinli topçular arasında Hilbert'in koyulmasına karşıyım. Kattığı ruh haricinde benim gözümde Holosko'nun sağ bek versiyonudur. takım mühendisliği açısından ancak solda yavaş/top sürmeyen biri varken gerekli bir oyuncu olabilir. Ayrıca Leverkusen'in sağ beki ddiyemeyiz. Kasım'a kadar rotasyon oyuncusuydu. O ara sakatlık yaşadı ondan sonra kadroya dahi giremiyor. Asıl sağ bekleri giulio donati isimli bir italyan genç.

helldoradotcom dedi ki...

Ronaldinho daha fazla alacagi yere gelmeyi reddederek aslinda ne derece dogru birisi oldugunu gosterdi aslinda. Yatarak kazanma hevesinde birisi olsa 100bin euro fazlasi icin bile kosarak gelirdi TR'ye. O yuzden gelseydi onceki orneklere benzerdi gorusu herifin gelmeyisiyle curumus oldu. Adam iyi bir takimda oynamak, goz onunde olmak ve basarili olmak istiyor. Tum bunlarin sonucunda da Dunya Kupasi'ni kendisine hedef koymus. Bu 3 kriteri irdelersek;
Iyi bir takim miyiz? - Degiliz!
STSL onemli bir lig mi? - Degil!
Besiktas CL oynar mi? - Cok Zor!
O zaman adam neden gelsin beyler? Adam gelmeyerek zaten paraya tok, basariya ac bir adam oldugunu gosterdi. Ronaldinho gelmesin diyenler yanlis anlamayin ama Futbol'u benim sevdigim acidan sevmiyorlar diye dusunuyorum. Kuntz'un oynadigi GS macinda Kuntz 2. golu attiginda ben gumussuyundan yukari dogru yuruyordum. Coktan stadtan cikmis Izmir otobusunu beklemeye gidiyordum Varan'in onune. 450km yoldan gelmistim ve saman tadinda bir Futbol izlemistim. Sergen'i neden seviyoruz? Iste tam o yuzden de Ronnie'yi bekliyordum. Gelmedigi icin Ronnie'yi daha cok seviyorum. Belli ki bize fazlaymis. Babasinin bir tomar parasiyla sezercik'in esegini alamayisi hikayesi bizimkisi. Esegi suclamak yersiz yani. Sucu biraz kulubumuzde, ligimizde ve ulkemizde aramak lazim. Simdi yine Ersan Drogba'nin pesinden kostursun dursun. Cok iyi cocuk ama! Yazarken anladim cok uzulmusum ben bu herifin gelmedigine, simdi yine depresti aksamki duygularim. Kasimpasa macinda sayica az kalisimizin sebebi de bilet satilmiyor olusuydu. Bundan sonar tum maclarda o sekil olacak. Sasirmayin diye soyluyorum. Youtube'da 10dk'lik bir videosu var Ronnie'nin dun izleyip de hali saha macina kosmustum. Neden Kuntz'u, Karhan'i bir kez bile izleyip gitmedim hali sahaya. Besiktas'i en az her Besiktasli kadar seviyorum ama. Simdi cikar biri 38 yasindaki adama "siz sevmeyin kardesim Besiktas'i" dersiniz diye soluyorum. Besiktas'i cok seviyorum. Ama guzel/yaratici futbolu da en az Besiktas kadar seviyorum. Besiktasim guzel/yaratici futbol onarsa hele... Iste dunden beridir tum uzuntum bundan!

~Poseidon~ dedi ki...

@helldoradotcom adamın zaten kalmaya niyeti varmış. Şahane tiyatro dönmüş resmen. Assist Bey yedi, içti, sıçtı. R10 Bey de yaklaşık 700K $ ekstradan cukkaladı. Olan bizim yönetime oldu. Umarım bir B planları vardır. Bu konu çok başlarını ağrıtacağa benziyor.

Övünç dedi ki...

Guti'ye , Queresma'nın alınma sebeplerini ezbere aynı olarak nitelemek bana mantıklı gelmiyor.Ortada tutarlı bir argüman var Ronaldinho'dan beklenenler konusunda.

Ben Önder Özen'i referans veriyorum.Takımın bir Winner'a bir kazanan figüre ihtiyacı var.Takımın değişik durumlarda problem çözme yetisi olan oyunculara ihtiyacı var.Takımın gerektiğinde tempoyu düşürmesine faul almasına yardımcı olacak bir adama ihtiyacı var.Fernandes'in serbest vuruş işlevselliği ile Beşiktaş'ın kazandığı puanların korelasyonuna bak abi.Duran topun dünyadaki babası bu adam.

Quaresma gibi bir bok kazanamamış bir apaçi olarak değil Ülkesinde oynanacak dünya kupasında ben daha ölmedim mesajı için oynayacağı çok net bir adam olarak gelecekti Ronaldinho.

Ayrıca Ronaldo'nun senede 70 gol atması Xabi Alonso'nun emeklerini değersiz kılmaz ama ortada bir gerçek var ki Xabi Alonso'nun yerine koyacak onlarca adam var Ronaldo'nun yerine koyacak yok.Keza Necip'in yerine koyacak adam var nitekim siktir ettiğimiz Mehmet Akgün haftalar sonra çıkıp az çok aynı performansı vermedi mi yokluk içindeki Elazığ maçında ?

Beşiktaş'ın yolunun takım oyunu ve uyumundan geçiyor olması kadrosunda yıldız veya yetenekli adam barındırmasına nasıl engel oluyor ben anlamıyorum ?

Yine Önder Özen'den referans veriyorum kariyerinde hiç bir şey olmayan Fernandes'e burada lordluk vereceğime Ronaldinho'ya kulübün anahtarını veririm ...

Ben yönetimin bu hamlesi makul ve önemli görüyorum ihtiyaçların tespiti açısından ama durumu bombok idare ettikleri için alltaki posttada eleştirimi yaptım.Sen aslında ihtiyacın olduğu için istiyorsun ama öyle bir duruma geliyor ki şan şöhret reklam için yapmısşsın onu da elini yüzüne bulaştırıp yine takımla taraftarın arasını açmışsın gibi oluyor.

Övünç dedi ki...

Bu arada ben asıl Eneramo işini merak ediyorum hala. Bu adam neden bedelsiz verildi ? Keza Mehmet Akgün takaslık değeri varken neden sözleşmesi feshedildi.

Çok enteresan işler oluyor.

Bu arada sezon başında Önder Hoca'nın bahsettiği Brezilyalıları alsak işler gerçekten çok farklı olabilirdi ...

Massaro dedi ki...

Masallar masallar.. Bazen su blogda oyle yazilara geliyorum ki acaba buranin yazarlari millet gelsin yorum yapsin diye TROLLUK mu yapiyor cok merak ediyorum.

Cok basit bir soru.

Naumoski kimdir?
Bir ulkeye basketbolu sevdirmis adamdir.

Yigiter Ulug kimdir?
Naumoski olmasa bugun cogunun adini bilmeyecegi bir adam

Naumoski olmazdi David Rivers olur, bilmem kim olurdu. Sonucta bir yildizdir kitleleri sporu sevdiren.

Dedigim gibi yukaridaki ornekten sonra yaziyi okuma hevesi kalmadi kabaca goz gezdirdim.

Cok basit 2. soru

Galatasaray CL de ceyrek finali Baris-Ayhan,Sarp ile mi oynadi yoksa Drogba-Sneijder ile mi oynadi?
FB Sow, Meireles gibi adamlarla UEFA yari finali oynadi mi? Anelka, R . Carlos ile CL ceyregi gordu mu?

Adamlar iki senedir ust uste CL'de gruptan cikiyor, bizim hala boyle bir basarimiz yok, hangi hikaye hangi masal anlatiliyor bu yazida rica edecem 3 cumle ile aciklayin

Massaro dedi ki...

Ya bir da rica edecem kimse gormedi galiba lider Fenerde futbolcular 8 gun tatil yaparken, cok is basarmislar gibi BJK nin 10 gun tatil yapmasini nasil acikliyorsunuz?

Hem de bizim ilk macimiz FB den tam 2 gun daha once. Demek ki fb ile ayni gun olsa mac, 12 gun tatil yapacagiz. Yuh ya, bir insan evladi dikkat cekmemiz su konuya gunlerdir.

helldoradotcom dedi ki...

@Massaro
Guzel noktaya deyinmissiniz. Belki de teknit yonetim takimdaki eksikliklerin 1 gun fazla antrenman yapmak ile giderilemeyecegi gercegini goz onune almistir. Sneijder Juve'ye karsi 9o dk oynayip golunu attiginda neredeyse 3 haftadir idman yapmiyordu.
Bu arada yazida deyinildigi icin soylemeden edemeyecegim. Hilbert'e senelik €1,8mio vereceksen, Ronnie'ye de en azindan ilk sezonunda bir 4 mislini vermin lazim. Hilbert siradan iyi niyetli bir Alman vatandasiydi beyler. Zira su anda 400-600 bin euro arasi bir bedelle Almanya'da oynuyor. Sahada 11 tane Hilbert de olsa Besiktas diye yine de izlerim orasi ayri ama arada bir tane Ronnie olsaydi da o stada giderken "ulan acaba bugun ne yapacak?" diye heyecanlanarak gitseydik fena mi olurdu? Ferdie denen siradan adam bile yildiz muamelesi goruyor bu takimda. Ne hale geldik. Eskiden bir korner atardi, bir serbest vurus kullanirdi, artik onu da yapamiyor. Tumn bunlarin yaninda meslegine de saygisi yok. Biz bu herife 3mio'ya yakin odeme yapiyoruz. Beyler simdi dusundum de Ronnie bayaa ucuza gelecekmis neredeyse! Toraman'a 8mio bonservis verdik toplasan 5 onemli macta bile kadroya almadilar. Hem de sikindirik turk milli takiminda. Bayiliyoruz surpriz ata oynamaya. Genc olsun, bilinmedik olsun, avrupali olsun ama portekizli olmasin. Patlama yapmaya hazir olsun ama henuz patlamamis olsun. Bunu da bir tek Besiktas scoutlari bulsun :)).
Daldan dala atlayip ne dedigimi bilmiyorum, su herifi ciplak gozle izleyemeyecegim icin cok uzgunum. Net!

planck dedi ki...

Bu winner oyuncu tanımlamasında bir sorun var sanırım. Winner oyuncu derken onlarca kupa kazanmış kazanmaya alışık oyuncudan mı bahsediyorsunuz (r.carlos gibi), yoksa yenilgiye gelemeyen, hırslı, takımı ateşleyecek maçı alıp götürecek adamdan mı bahsediyorsunuz (hagi gibi). Zira bence bizim ikincisine ihtiyacımız var ama r10da bu özellikler yok o daha çok r.carlos gibi takım ne kadar hırslı ise o kadar oynar. Hatta çoğu brezilyalı oyuncu böyledir, iyi takımda çok iyidirler ama sallantıda olan takımları alıp bir yrden bir yere götüremezler. Winner oyuncu lafı ağızlardan düşmezken bunu da eklemek istedim.

Tevfik Türen dedi ki...

Merhabalar.
Yazının tamamı bir bakış açısına göre doğruluk konusunda zirve yapmış durumda. İşin birde diğer penceresi var. 2 senedir birşeyleri doğru yapmaya çalışan yönetim. Hilbert'e zam yapmadığı için o adam gitmedimi. Fernandes bu takımda neler yapabileceğini defalarca gösterdi. Bende fernandesi sevmiyorum son zamanlardaki davranışlarından dolayı. Yorumlara baktığımızda bir winner arıyorsak bu zaten elimizde olanı değerlendirmek daha doğrusu değil mi. Feda adı altında elimizdeki kilit adamları kaybetmedik mi futbola küstürmedik mi. Yine bir yorumda geçen şu ki Almeida'nın neler yapabildiği. Almeida son zamanlarında tam istediğimiz forvet değil mi? doyurmuyor mu bizi. Neden adamın bir hedefi var. Kimse hak ettiği değeri görmediği sürece birşeyler yapmaz. Tamam hepimiz Süleyman Sebanın torunları gibiyiz onun mantığıyla yetişmek güzel onur gurur şeref bunlar güzel birşey. Fakat ayrı bir gerçek futbol artık böyle oynanmıyor. Hepimiz Beşiktaş'ı çocuğumuz gibi seviyoruz canımızdan bir parça ama bu takım başarı getirmedikten sonra Futbol sahalarında olmasının ne anlamı var. Bende başarı istemiyorum varsın 40 yıl görmeyelim şampiyonluk umrumda değil. ama bu işler böyle değil artık. Futbol profesyonellik işi fedayla cartla curtla olmaz. adam istiyor 2000 sen verirsen 1750 bu adamın hevesini baştan kırarsın tamam bu adam takımında kalır ama. sonra 33 yaşında ki bi adam için 6000nin hesabını yaparsan o adam o parayada oynamaz. Sen takım yönetiyorsan insanlara hak ettiği değeri vericeksin değeri neyse onu biçeceksin kısadan hisse elindekinin değerini bileceksin 250 lira kâr edicem diye bi adamı serbest bırakıp 4.5 milyon verip sağ bek alıpta sağ bekte sorunumuz var diyerek ağlamıcaksın. bedava diyerek enaramoyu alıp o adamın cebine paraları doldurmıcaksın. Kimse bana fikret ormanı savunmasın. Feda diyip nelere haybeye para yatırdığını iyi biliyoruz. Feda ediyosan et etmiyosan veda et mantığıyla klüp yönetilmez!

theotheo dedi ki...

winner oyuncu falan filan sallamasyon kavramlar. önder özenin her zaman yaptığı gibi laf salatası başka birşey değil.

futbolda iki tip oyuncu vardır. iyi oyuncu kötü oyuncu. winner minner hikaye. iyi oyuncuysa sana maçı kazandırır kötü oyuncuysa ersan gibi her maç gol yedirir. bu kadar net.

bu kavramları birbirine karıştırmamak lazım. karhan varken beşiktaşta şampiyonlar liginde deplasmanda gol yeme rekoru kırmıştık hatırlatırım.

giunti diye övdüğün adamda milandan geldi yani. o kadar olsun dimi. o takımda sergen ilhan tümer bi ton kaliteli isimle beraber gayet iyi bir oyun ortaya kondu.

quaresma transferi olmamışta falan filan hala aynı dalgalar. herifi seneler sonra yine porto transfer etti ak. lan bu kadar boş bir adamı acaba ne yapıcaklar. size göre.

çok basit mantık olm. sen quaresmanın yanına necipi koyarsan olmuyo işte lan. o ikisi paslaşamıyo yani. yetenek meselesi bunlar. hiç halı sahadada oynamadınız mı şu oyunu ya.

du, levande dedi ki...

quaresma'nın yanına lampard falan koyunca da olmadı ama?

Övünç dedi ki...

theo yine kapağı almış :)

AQ-47 dedi ki...

Hilbert ile Giunti'nin aynı cümlede olması futbol ayıbıdır...

myra dedi ki...

@du, levande kazma kürekle dalmış,

sadrazam dedi ki...

@du, levande sağ ayağının dışıyla vurmuş:)

Massaro dedi ki...

du levande

Lampard'in yaninda Quaresma oynayamadi degil, Lampard'in yaninda Salou ve Anelka daha fazla verim verdi.

Sen Quaresmanin parasini verip yerine Salou ve Anelka'yi oynattiysan gecen sene sorun yok.

Onder Ozen kor degil goruyor, Drogba, Meireles, Sow, hatta Malouda gibi adamlarin ne yaptigini dedigi o.

Asil konu Kasimpasa mac. Eger bu mactan 3-0 hukmen galip edilmezsek, bu yonetimin BJK'i bitirmeye geldigine emin olacagim. Galatasaray macinda 2 kisi sahaya inmisti futbolcuya mudahale yokken hakem iceri girip tatil etti. Dikkat edin GS macinda hakem iceri girene kadar insanlar sahaya girmemisti.

Belki Kasimpasa macinda o saldiridan sonra hakem iceri girse, Kasimpasa tribunleri de sahaya girecekti.

james sneijder dedi ki...

Tamam para saçmayalım zaten paramız kısıtlı ve stad yapıyoruz.

Fekat annamadığım olay: hala Almeida ikna oldu mu, Fernandes için ibibikler öttü mü geyikleri nedir sizce. Yani fazla para istiyorlarsa gönderir yerlerine sağlam adamlar alırsın. Bir yanda param yok öte yanda şekil yapan ve okkalı para alan tipler hala kadroda.

Bakınız Beşiktaş taraftarı bir tane bulmuş ve nette dillendirmiş:

http://www.youtube.com/watch?v=S9nKawZjLKk

İstenince aranır ve bulunur. Yoksa Eneramo'yu ben de söylerdim. Aslında söylemezdim orası ayrı.

Deniz dedi ki...

Kasımpaşa maçı tekrar bu arada.

Emir Eri dedi ki...

en azından güzel bir haber... kazanmak zorundayız..

alper dedi ki...

Beyler tebrikleri alayım.İçeriden yazıyorum demiştim inanmamıştınız.Maç tekrar edilecek.Hayırlısı olsun.Beni izlemeye devam edin.:))

du, levande dedi ki...

geri zekalılar kararı verene kadar motta'sız almeida'sız oynadık boşu boşuna. saçmalığa bak arkadaş.

Emir Eri dedi ki...

bu arada eline koluna klavyene sağlık Gürcan.. vatandaşın götürüsü getirisinden çok fazla olacaktı Beşiktaşlılık adına..

YSY dedi ki...

Alper bey tebrik ederiz. Valla bugüne kadar Beşiktaş adına müspet bir karar çıkmadığı için kendimi kötüsüne hazırlamıştım. Ne olur ne olmaz temkinli olmak lazım :) Yalnız bu arada tekrar yenilirsek efsane olur..yenmemiz lazım

james sneijder dedi ki...

Müneccim misin Alper valla tutturdun.

Şimdi bakalım nolcek. Bu maç normal bir lig maçının ötesine geçti. Beşiktaş için yenilmek fecaat olur.

Komik olansa kararın böyle geç gelmesi. Efenim kart cezaları sayılmayacakmış. Cezalar uygulandı geçti gitti bile. Aynı kadrolar geçerli olacakmış. Hadi gelen veya gelecek olanları anladık da, şimdi biz veya Kasımpaşa 2-3 oyuncusunu göndermiş olsa nolacak?

Sanki Higgs bozonu üzerinde çalışıp Nobel'lik sonuçlarını açıkladılar. Tamı tamına 1 ay sonra. Dün TV'de Altan Tanrıkulu konuşuyordu: biz sahaya yakın basın tribünündeydik, hakem bariz bir şekilde top yere atıldıktan sonra düdük çaldı, diye. Yani herkes gördü. Üstelik maç yayını kayıtları var, açar bakarsın öyle mi değil mi.

O değil de nooldu Zachariah?

alper dedi ki...

Şuan..
R.T.E=Y.Demirören..

1 hafta önce falandı sanırım aynı uçakta uzak doğu seyahati yaptılar.Yeni ihaleler ve özellikle Lİg Tv pazarlığı yapıldı duyumları var.

MHK de HSYK ya benzemiş durumda.Yargıyı,hakemleri By-Pass edip oy çokluğuyla alınmış bir karar.İçinde Cemaat takımı K.Paşa'ya'da vurma amacı var.İkinci yarı K.Paşa maçları kanlı geçer.İddaa da her maç karşıya alınabilir K.Paşa..Her türlü 3 puan alırız o tekrar oynanacak maçtan.Şimdi tahminen 1 hafta içine yeni stadımızın temel atma törenine R.T.E nin katılması ile olası Tahkime itiraz sonucu da baştan kesilip atılır.

İyi komplo teorisi ürettim beyler yalnız.:))
Birde RFonaldinho geleydi iyiydi be.

alper dedi ki...

Şuan Habertürk'te Halil Özer'in kararı skandal olarak yorumlaması>>> M.Feyzioğlu ile R.T.E nin aynı konuda uzlaşması...

Rahat olun Tahkimden de aksi karar çıkmaz tekrarlanır o maç 3 puan alır geçeriz.

myra dedi ki...

Adaletinizi s.km diycem, ülkenin 15 gündür halini düşününce komik olacak.

Emir Eri dedi ki...

@myra

:) yoruma gerek yok zaten..

hali hazırda madem ronaldinhoya bir yıllık 6 milyon gözden çıkarmışız, o parayı bursaya versek havada karada batalla'yı alırız. yine trabzonsporla sorunlar yaşayan colman'ı da forveti olmayan trabzona pektemek ve yanında karın ağrısı toramanla birlikte vererek alabiliriz.. fernandes isimli vatandaşta bonservisi eline verilip gönderilebilir. böylece eneramo ve fernandesten açılan kontenjanları da gayet iyi kullanmış oluruz. diğer taraftan terimle görüşülüp colman yerli statüsüne geçirilebilir. sonuçta kasımpaşa bu yıl transfer ettiği adamı vatandaş yapabiliyorsa colman da olabilir..

Mayor dedi ki...

yav nasıl bir ulke burasi, nasil insanlar yasiyor burada?
2 sene heryer sike sureci ile sallandi, Aziz Yildirim'in telefonla maclara hakem atadigi meydana cikti, bir Allahin kulu istifa'nin lafini etmedi, kirk yilin basinda Besiktas'in hakki korundu, MHK olaganustu toplandi, istifalar konusulmaya baslandi.

Kasimpasa cemaat takimi demissiniz bende RTE takimi zannediyordum hangisi dogru.

Simdi TFF RTE'ci, MHK Cemaatci ise ben size soyliyim bu ligde cani yanan yakilan yine biz oluruz.
Bu karari birileri cikip odetmeye calisir bize.

Övünç dedi ki...

İhsan Kalkavan net cemaat adamı da Ciner hükumete daha yakın.%95 hisse Ciner'de Kasımpaşa'nın.

Açıkçası tam bilemiyorum nasıl bir tutum takınacaklarını.

Bu kadar bariz bir çekişmeden etkileniyor olmak da insanda mide bırakmıyor.

Ondan sonra oturup 4-4-2 , 3-5-2 Fernandes muhabbeti yapıyoruz burada ...

Övünç dedi ki...

heheh Kalkavan İhsan kendi kendine atar yapmış , tahkim kurulu bozmassa maça çıkmayacağız filan demiş.

james sneijder dedi ki...

kartalbakisi.com sitesinde hasan nikiyle yazan arkadaş hislerime tercüman olmuş. 2 farklı yorumunu birleştirerek aynen kopyalayıp yazıyorum:

(Dany Beşiktaş'a geliyor haberinin altına yazmış)

renklilerden oyuncu almayı bırakın ey yönetim. bir tek istisna isim verebilirim, onun da nedeni geçen sezon zaten sözleşme bedeli olmadan anlaşmamıza rağmen anlamsız bir şekilde fb'ye kaptırılan holmen. 32 defa isveç milli ve halen 29 yaşında. fb zaten bunu hep yapıyor: yerinde 5 oyuncusu varken hiç ihtiyacı olmamasına karşın sırf biz almayalım diye transfer ettiler. bunun dışında feriştahı olsa alınmaz. çünkü yarar sağlamaz.

gerçeklerden konuşalım: madem para harcamaya niyetiniz yok, malum stad vs filan, holmen ve batallayı alın. bir de sağlam bir yabancı stoper (heitinga yerine latin amerikada tonla adam var) ve doğrudan rotasyona girecek yerli bir stoper. toplamda 10 milyon sözleşme parası vermezsiniz. tolga-atiba-yabancı stoper-ersan-motta-holmen-oğuzhan(maçına göre veli)-batalla-olcay-töre-almeida. bu sezon sonuna gani gani yeter. fernandes, holosko, escude, sezer bi zahmet şut.

Ha, yönetim derse ki sponsor vs işleriyle bayağı yekün yaptık paramız var, yukarıdaki formül tamamen çöpe gider. E o zaman da saçma sapan adamları gündeminize almayın birader.

james sneijder dedi ki...

Ayrıca ilave: şahsen Heitinga'nın gelmesinden gayet mutlu olurum. Yavaş filan vs deniyor ya, Alves çok hızlı öyle mi?

alper dedi ki...

Dany..:(((

alper dedi ki...

Bana türk ve dünya futbolunda kabul görmüş 4 tane zenci stoper ismi sayın,yazın daha fitbol maçı izlemicem.Bu kadar net yazıyorum.

Dany nedir kimdir amk. ya..Sinirden kendimi sikecem şimdi.

Övünç dedi ki...

Yapacağınız işi sikiym ya.Ben böyle bir saçmalık görmedim ...

emireri dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
helldoradotcom dedi ki...

parasini, kariyerini, GS'den gelmesini falan hepsini bir sekilde gectim de seneye 5 yabanci sinirlmasinda 1 kisi isgal edecek olmasini icime sindiremiyorum. seneye adami gonderip de kontenjan acmak icin essek yukuyle tazminat oderiz. Gercekse ABV yonetim!

Emir Eri dedi ki...

çok şükür ki stat konusunda işler yolunda gidiyor...

http://wowturkey.com/t.php?p=/tr609/salla_pati_30_aralik14_ocak.jpg

Dany stoper transferini gundemden almak icin atilmis yem olabilir arkadaslar, hemen gaza gelmeyelim. Ben hic kesin bir haber gormedim. Alinirsa acayip hata yapmis olurlar, o ayri. Rakibin yabanci kontenjani acmasina izin vermemek icin alinmaz o adam sirf.

Neyse, Orman Ronaldinho konusunun yonetimi konusunda hata yaptigini kabul etmis:

http://www.ntvspor.net/haber/futbol/101315/ronaldinho-konusunu-iyi-yonetemedik

Yonetimin algi acikligini gosterir ki iyi bir sey.

Övünç dedi ki...

1 haftadır grip şekilde mesai yapıyorum , 2 gün eve sabah 52te girdim.e haliyle şu Danny işini görünce iyice dellendim.

Menajerin piyasa arttırma oltası olabilir orasını bilemiyorum.

Neyse zaten çok ümitli değili transferden yana hala Fernandes'ten medet umuyoruz ...

Coolio dedi ki...

Dany haberi menejerinin işi dolayısıyla endişe etmiyorum. Ha bizim yöneticilerin bu oltaya gelme ihtimali de var o ayrı. Holmen kötü bir oyuncu değil ama Atiba varken ve de 5+3 olayı varken gerek yok bence. Ferdi'nin sezon sonu gitmesiyle yerine en uygun aday Battala. Escude'nin sözleşmesi bitiyor zaten gidecek sezon sonu. Sivok'da satılır bence. Yeni defans oyuncusu çok yüksek maliyetlere çıkmadan bulunur diye düşünüyorum, umuyorum. Almeida'nın kalmasını isterim ama yüzde 90 ihtimalle gidecek. Çünkü anlaşma imzalamıyor, dünya kupasını bekliyor. Kupada sahne aldıktan sonra elinde olan bonservisiyle kesin kulüp bulur. Bize de 2 küsür milyoncuğu fona vermek düşer. Bir de üzerine yeni forvet bulmak gerek orası daha da vahim. Motta sezon sonu gidecek ve benim ideal takımımda İsmial'in yedekte bile yeri yok. Dolayısıyla bir sol bek ve sağ bek transferi de yapmamız gerek. Ama muhtemelen sezon sonu bu 5 mevkiden sadece 3'üne adam alıncak, diğer aldıkları ekstra 3 adam mevcut mevkilerin üzerine olacak ve biz bu bu sefer aynı muhabbetleri önüzmüzdeki sene devre arası yapıcaz.

Emir Eri dedi ki...

Holmen iyi oyuncu lakin fener ona tonla para ister, ayrıca taraftar arasında yaygın olarak fenerin artığı gibi bir peşin hükümde var, olması da normal. Onun yerine Colman'ı almak daha mantıklı bence, oyunu çift yönlü oynayabilen bir oyuncu, madem ortasahayı (veli-necip dışında) ayağı düzgün adamlardan kuracağız, o zaman Colman-Hutchinson ve Batalla ortasahası bizim için nimet olur, fazlasıyla yumuşak ancak bir o kadar da etkin ve tehlikeli bir ortasahamız olur. Diğer taraftan Olcay-Töre ikilisi de kanatlarda olduğu sürece problem çıkmaz gibi, daha sert maçlar için ortaya Veli e Necip alternatifleri de var. Fernandes'te en kötü ihtimalle tribünde çitler artık çekirdeğini! Sağ bek konusu halen sıkıntılı olsa da devşirme bir sağ bek yaratmak da çok zor olmasa gerek.! Serdar olmuyorsa daha fazla zorlamanın alemi yok, Necip'i dene, altyapıdan adam dene, tribünden adam dene ama dene birilerini..

Cavid Nazım dedi ki...

Kamp dönemi başladı ortada ne bir transfer ne de artık gelir diyebileceğimiz bir oyuncu var. Dany filan deniyor bir yandan, doğru olmadığına inanmak istiyorum ama eneramo, vesair transferlerden sonra çok da inanlımayacak gibi değil. Bu kafayla beşiktaşın 2. devre 60 puanı bile geçmesi zor görünüyor. sakatlıklar zaten her zamanki gibi. Tek sevindirici taraf, stad işi, iyi gidiyor. Herhalde stad bittikten sonra, önder ve biliç de dahil olmak üzere fikret de kadrosu da tasfivye edilir.

james sneijder dedi ki...

@Emir Eri

Holmen'le Colman'ın transfer edilebilirliğini değerlendirince Holmen'in çok daha kolay geleceğini öngörüyorum. TS transfer işlerinde hem çok acemice davranıyor, hem de borçları tavan yapmış durumda. Resmen kadro dışı Volkan için bile diğer kulüplerden eltilerinin nikahını istemişlerdi. FB'nin böyle dertleri yok, ayrıca bariz bir şekilde kontenjan açmak zorundalar.

Bu aralar Aaron Hunt ismi de geçiyor. Sol ayaklı sağlam adamlardandır. Hemi de Alman. Mevcut durumlar malum. Ben olsam fazla kasmadan Batalla/Hunt ikilisinden birini ve Holmen'le yabancı bir stoperi transfer eder golcü dışında işin ecnebi boyutunu kapatırım. Motta'yı tapusuyla alırım (2,5 milyon fiyat/performans bakımından gayet mantıklı bir para). Nasıl olur bilmem ama Serdar'dan daha iyi bir yerli sağbek kaparım. GS Salih'i alıyor, FB'ye giden her sağbek de banko yedek kalacak. Gerçi FB biz almayalım diye alıp yedekte bekletir, bu ilk değil. Bu bakımdan Veysel niye istenmiyor anlamış değilim.

Golcü işine gelir isek; Almeida bence de gidici gözüküyor. O halde Ronaldinho için harcanan emek/para/zamanı iyi bir golcü için harcar ve bulurum. Bana kalsa yukarıda bir yerlerde videosunu paylaştığım vatandaş gibi Fransız Liginden bir yanık tenli getirir onu da öyle hallederim. İlla kasacaksak uğraşıp Matri'yi alırım. Toivonen de kötü bir adam değil, sadece Almeida'dan % 20 daha fazla katkı yapar, ötesi biraz zor. Ayrıca, değerlendirirken şuna dikkat etmeli: Fransa'da 1. veya 2. lig, her golcünün performansı gerçeğe yakındır, en azından Hollanda liginden daha fazla. Çünkü her takımın defansı neredeyse tamamen Afrika kökenli yetenekli ve hızlı adamlardan oluşmakta. Geçmişte "Afrikalı kökenliden defans olmaz" mantığı yer edinmişken, Desailly olayından sonra paso böyle oldu bu ve değişmiyor.

Emir Eri dedi ki...

sneijder orada şöyle bir nokta var, colman takımdan gitmek için can atıyor, talip olduğumuz vakit tası tarağı toplar.. batalla için 4 milyon rakamı konuşuluyor sağda solda, ne kadar doğru bilemem tabi, ronaldinho için 6yı gözden çıkarmış kulübüz vesselam, 1-2 milyon artı toraman artı pektemek ile colman'ı çok rahat alırız. kaldı ki maddi açıdan felaket durumda trabzonspor, ayrıca stoper ve forvet arayışları var..

bu arada basket takımı eurocup ikinci grupta 2de 2 yaptı. lofton, gaines, ruziç ve buckman fena değildi. iverson ve perkins taşıdıkları potansiyelle takımı daha ileri götüreceklerdir ama adamım broekhoff, adamda ne ciğer var arkadaş :)

Övünç dedi ki...

Kulüpte büyük bir paradox var.

Çok para verip ortalama yerli almak veya az para verip ortalama yabancı almak durumu.

Her durumda ortalamadan öteye geçemiyoruz.

Hala ortalama yabancılardan medet umuyoruz.Ben destek verdim Eneramo transferine yalan yok kulübe riskine değecek bir adamdı , sakatlık mevzusunu bilmiyordum ama Beşiktaş'ın bu tip transferlerden verim almışlığı Ahmed Hassan dışında yok sanırım.Colman'lar , Holmen'ler Beşiktaş'ı olduğu yerden 1 cm öteye götürmez.Çok kıymetli yabancı hakkını harcamaya değecek adamlar değiller.Sınır serbest olsa çok ideal rotasyon oyuncuları olabilirler orası ayrı.

Beşiktaş'ın çok ciddi fark yaratacak oyunculara ihtiyacı var.Daha fazla ortalama oyuncu alma lüksü yok bence.

Emir Eri dedi ki...

colmanlar, selçuklar, buraklar, tolgalar, egemenler trabzonu şampiyonluğa oynattı, 82 puanla ikinci oldular.. o tarihlerde bu adamların hiç biri milli takımda oynamıyordu.. colman iyidir iyi, herşeyden öte ligimizi bilir, işini yapar, oynarken fantezi yapmaz. "iş ahlakı sıfır olan" quaresmalar, simaolar, gutiler, klebersonlar, ailtonlar hatta fernandesler bu ligde fark yaratmaz arkadaş! yaratmıyor da, kaç defa aynı filmi izleyeceğiz??

Emir Eri dedi ki...

yarın öbür gün gs'ye aldıklarında ağzımız açık izleriz bu adamı da.. trabzondan alınacak 3-4 topçudan biridir colman.. olcan ve onurla birlikte..

Övünç dedi ki...

Hanjrovic gibi bir adama dünya para veren bir takım transfer politikasını mı konuşacağız abi ?

netekim iyice kafayı sıyırıp avrupa'da türk pasaportu olan her oyuncuya atlıyorlar şu anda ?

Bir kere söylediğin adamların içinde bir tek yabancı Colman.Söylediğimle net bir şekilde çelişiyorsun.Colman yerine Yekta koy o takım şampiyonluğua oynamaz mıydı yani ? Olmazsa olmazı Colman mıydı ? Sadece Selçuk gittikten sonra Tolgalar Buraklar Colmanlar ne yaptı acaba ?

Elinde Selçuk olmadıktan sonra 35 tane Colman ile bir şey olmaz.

Övünç dedi ki...

Yapacak da çok birşey yok aslında bugün hırvat piyasasını iyi takip eden bir arkadaşla konuştum istenilen paralar inanılmazmış.

Beşiktaş'ın aracılardan duyduğu Mario Maloca ve Kouassi ilgisi olmuş ama Maloca'ya 5 , Kouassi'ye 5 m çekmişler İlhan Cavcav style.İkisi de aslında iyi adamlar ama yine yukarıdaki sonuca varıyoruz Bu kontenjanın adamı değiller.

Toivonen ismi geçiyor mesela bu adam Kuyt 'ın 2 gömlek altı aynı tip adam.Bu da bizi bir yere götürmez.Aaron Hunt götürmez.Sınırsız sistemde muazzam rotasyon oyuncuları halbuki.

Çok fazla seçenek yok .Gelip buraqda Fernandes gibi lordluk yapmaya kalkmadan işini yapacak , takımı sırtında taşıyacak adam çok zor.

Aha bu adam Beşiktaş'a tek başına 3 maç alır diyeceğim bir oyuncu aklıma gelmiyor şahsen :)

Emir Eri dedi ki...

elinde colman dışında eli yüzü düzgün yabancısı olmayan bir takımdı o takım. selçuk gittikten sonra da o takım bizim üzerimizdeydi, o sezon şampiyonlar ligi dahil performansı 47 maç 5 gol 9 asist. oynadığı bölge için fena değil bence.. kendimle çelişme konusu derken?? yekta dediğimiz adam bir türlü olmadı, olmayacak da.. terim'in bile bir şekle sokamadığı adamdır yekta, hiçbir zaman level atlamadı..
trabzonda yaşıyorum, adamı çıplak gözle birçok defa izledim, haliyle az buçuk adam hakkında bir fikrim var, ezbere konuşmuyorum yada istatistiklere dayanarak. yani durum itibariyle pozisyonlarımız biraz farklı.. yabancı hakkı tabi ki çok kıymetlidir ama bizim milletten genel olarak görev adamı çıkmıyor işte, ikinci bir suat çıkmıyor futbolda, pis işleri de yapacak adamlara (misal melo ve meirelles) nedense daha çok ihtiyaç duyuyoruz, bilmem farkında mısın?? colman bu adamlara göre bir nebze biraz daha yumuşak kaçsa da topla olan ilişkisi çok daha üst düzeyde bir adam..

cochise dedi ki...

colman'a ben de onay veririm ama ufukta öyle bir şey yok. Zaten bir şekilde sızdırırlardı.

Basket takımının galibiyeti çok önemli; çok takip etmeyenler eurocup'ı euro challenge benzeri kupa gibi görebilirler ama aralarındaki düzey farkı UEFA-Intertoto'dan bile fazla. Top 16'da 2'de 2 gerçekten başarı ama ne yazık ki Avrupa'yı konsantre olunca ligde düzgün oynayabilecek kadro kalite ve derinliğimiz yok. Takım potansiyelli ama yerli rotasyonu çok zayıf. Yabancıların hepsi belirli katkılar verecek iyi oyuncular ama hiç bir takımın her şeyi; olmazsa kategorisine girebilecek kapasitede değil. çılgın oyuncu da yok gaza getirici. En önemli sorun ise 2 gardımızın da (Gaines/PErkins) hızlı oyunu seven, içeri drive eden combo guard olması. İkisi de iyi oyuncu ama ne yazık ki oyun zekaları falan yok (düşük demiyorum komple yok) ve her maç sonu sıkıntı yaşıyoruz. 18-20 sayılardan maçlar verdik. Tesadüf değil. Gaines biraz daha makul perkinse göre ama onun da savunması sıfır. bu düzeyde bu kadar kötü savunma yapan bir oyuncu görmedim. üstelik gary alexander zamanından beri takip ediyorum basketbolu ve bizim takımı. mehmet yağmur da fena değil ama o da telaşlı bir oyuncu, sakin kalamıyor. ender arslanın downgraded versiyonu. makul bir gard şart.10-15 dakika oynasa yeter.

gary alexander demişken ne dövmüştü arisliyi :) hatırlayanlar parmak kaldırsın...

sherlockholmes dedi ki...

lig başlayacak hala transfer yok. ilk 2 yi geçtim ilk 4 zor olacak gibi görünüyor. lescott bir hafta içinde netleşecek demiş yine vasıfsızın biri. önder özen çıktı umut verdi ama ben yöneticiler önder hocayı pek sallamıyo diye düşünüyorum.

planck dedi ki...

son iki senedir colman hakkında kırmızı kartlarından başka birşey hatırlamıyorum.

hadi ben piyasayı oyuncuları takip etmiyorum ama övünçün de aklına şu adamı alsak tek başına 8-10 puan kurtarır dediği adam gelmiyorsa (ki adamlar şınayderi aldılar o bile yapamıyor) ya batallayı olmadı holmeni alalım, bir de seria a'dan son iki senede +25er maç yapmış bi stoper alalım bitsin gitsin şimdilik.

james sneijder dedi ki...

Halen büyük bir akıl tutulması var yönetimde. Haydin Avrupa’daki 1. Ligleri de geçtim, İspanya’nın, Fransa’nın, Almanya’nın, İngiltere’nin ve hatta Hollanda’nın 2. Liglerinde dahi işimizi görecek adamlar yok mudur sizce? Elbette var. 2 ay kadar kalıp Oğuzhan’ı getiren, Olcay’a ön ayak olup bir sürü yetenekli ve yerli genç ismin listesini bırakan İbrahim Altınsay nasıl ve nereden buldu buluşturdu da siz bulamıyorsunuz. Konu hakkında güzel bir makale için:

http://www.kartalbakisi.com/gundem/karar-mercii-kim-makale,980.html

Şimdi de Kranjcar ismi gündemde. İyi de kardeşim transferin bitmesine 10 gün kala mı aklınıza geldi? Belli ki sıkıştılar, hocaya dediler birini bul. Bu mu sistemli işler yapmak?

Madem Hırvatlardan gideceğiz, bize ucuzundan Orsic’i getirsinler:

http://www.youtube.com/watch?v=Ktz-LtsmEEc

Ya da çok daha iyisini, yiyorsa Halilovic’i:

http://www.youtube.com/watch?v=TuXE8VH_8q8

Kovacic çoktan Inter’de zaten:

http://www.youtube.com/watch?v=iJ327AO9kZ8

Yani öyle işler yapılıyor ki herşey kabak gibi ortada. Ne yardan geçerim ne de serden derseniz ortaya böyle kıymalı kaşarlı brokolili kalamarlı sardalyalı mantarlı zeytinli turşulu ve bilimum zerzevatlı pizza çıkar. Ne var ki, içinde bilimum malzeme var dersiniz de, yenmiyor işte hocam, yenemez mümkün değil. Bir Ronaldinho diye tutturup B plansız koşar 2 hafta harcarsınız, ondan sonra da yandı gülüm keten helva hocam kurtar bizi dersiniz. Eh, geriye de böyle futbol hayatının en verimsiz dönemini yaşayan bir zamanların yıldız ismi kalır. Ya tutarsa. Tabata’yı alanların düşüncesi neydi peki? Farkı var mı?

Kranjcar. Resmen cikletten çıkan dünya kupası yıldızlarını masaya yatırıp hangisi bize uyarsa onu alalım diye transfer yapılmaya çalışılıyor ya la. O cikletler de biraz eski ve bayat zaten, o apayrı bir mesele.

james sneijder dedi ki...

İsmi önemli olmayan herhangi bir ülke ligindeki herhangi bir takımın scout ekibinden replikler (tamamen hayalidir):

- Abi, hoca soruyo var mı elde oyuncu filan
- Var var. Bizim apartmanda bi velet var hem PES hastası hem de acayip gogıl yapıyo. Elinde 10 isim var biraz bekleyin 15 yapıyım dedi
- Abi ama hoca hemen dedi
- Olum biz sayıyı artırmaya çalışıyoz sen ne diyon. Biraz daha beklesin sonra banko 15 masada
- Abi transfer için 2 hafta kalmış diyolar ama
- Onu da düşündük. Velet PES’te acilen satışa başlayanlara göre yaptı. 1 gün kalsın hepsi yine banko.
- Taam abi

------------------

- Abi senin veletten yine ses yok. Napcaz şimdi
- Kasma hemen lem, başka planımız da var. Şimdi sen git koş ligde kim hangi oyuncuyu bırakmaya göndermeye çalışıyo bi liste yapıp çabuk getir
- Hepsini mi abi hoca mevki söyledi de o bakımdan
- Hepsini hepsini. İçinden çıkarır söleriz
...
- Abi 10 tane buldum ahanda liste
- Taam. Bunlardan en son transferi 2 milyon altı olanları çıkar bakiym kaç kaldı
- 3 oldu
- Şimdi koş bunları hocaya ilet. Ha gelirken bi de acentaya uğra. Bakalım bizim Almanya bileti nolmuş
- Olur abi. Ama bu defa ben de geliyom di mi abi söz verdiydin
- Bu seferlik olmaz ama bi sonakine söz. Bak yemin ettim

Flaming Buzz dedi ki...

Yaklaşık 2 senedir ekşibeşiktaş' ı takip ediyorum. Bu ilk yorumum olacak. Herkese selamlar diyerek başlayayım.

Şuan ki transfer durumunu sneijder kadar kötü yorumlamıyorum ama ortada bir sıkıntı olduğunu görmemek içinde at gözlüğüyle bakmak gerek.

Önder'e güvenenler FC' den birisi olarak, ikinci bir planın yok olduğunu düşünemiyorum ve pek ihtimal vermiyorum doğrusu, bence şuan ince eleyip sık dokuyorlar keza çok fazla hata yapma lüksleri yok hem ÖÖ' nün hem de yönetimin, aceleye getirmek istemiyorlar ki olması gerekende bu. 10,5 numara Tabata örneği yukarıdaki bir yorumda yazıldığı gibi kabak gibi ortada. GS gibi plansız programsız bulduğun adamı, yabancı kontenjanını düşünmeden almak(burada bir bit yeniği olduğunu düşünmüyor değilim, bir şeye güveniyorlar gibi, itirazlar mahkeme falan. Bu bir dipnot olarak dursun) ya da bulduğun elini attığın yerlilere saldırmak gibi bir transfer politikası yerine, bekleyip gerekirse transfer sezonunun son gününde aldığın bir ya da iki tane adam benim için daha değerlidir. ÖÖ' nün açıklamalarında bu düşüncemi destekleyecek birkaç cümle duydum açıkçası, sırf medyayla iyi geçineyim diye kaseden isimler söylemedi ve topu her defasında SPK' ya attı.

Yukarıda bahsettiğim sıkıntı ise; paramız yok abi, har vurup harman savuramayız. E paran olmadan da hele ki devre arasında iyi tranfer yapmak çok zor. Elimizi attığımız adam, bizi kündeye getiriyor gibi bir durum var. Böyle olunca da her zaman C ya da D planına kadar düşüyoruz.

Kısacası transfer de transfer diye tutturan taraftarlar gibi düşünmüyorum. Benim için önemli olan gerçekten takıma bir ivme kazandıracak ve seviye atlatacak bir transfer yapmaları. Kaldı ki manavdan karpuz almıyoruz. Seneye yabancı kontenjanı 5e düşüyor, devre arasında çok yararlı bir transfer yapmak çoğu zaman hayal, şöyle çok uzağa gitmeden 1 2 sene öncesine bakmak yeterli. O yüzden geç olsun ama olabileceğinin en iyisi olsun.

Colman hakkındaki düşüncelerim ise pek parlak değil açıkçası. Dediğim gibi seneye 5 yabancı var. 5 yabancı isimden birisi Colman olamaz olmamalı. Bize şuan ve daha sonrasında ortalama üstü yabancılar gerekiyor. Colman Beşiktaş' ta en fazla iyi bir rotasyon oyuncusu olur ki bize direk 11e koyup oynatacağımız adam lazım.

Övünç dedi ki...

Abi şöyle bir sorun var :

Önder Özen diyor ki bizim CL'den gelecek gelirlere ihtiyacımız var.Planımızı oradan gelecek paraya göre yapıyoruz.

Bu durumda karavana veya geleceğe yönelik transfer yapmamız olasılık dışı.

Şahsi fikrim çok net yazdım Colman , Toivonen , Aaron Hunt bunlar kesinlikle kötü futbolcu değiller ama Beşiktaş'ı olduğundan daha iyi yapacak futbolcular da değiller.

Ronaldinho o konuda müthiş bir projeydi.Saha dışı marka katkısı dışında haftalardır duran toptan gol atamayan takıma çok net maç alabilirdi.En son direkt duran toptan attığımız gol yamulmuyorsam geçen sene 1-1 biten Trabzon maçıydı değil mi ?

Bir ihtimal Diego olabilir hala sözleşme yapmadı sanırım.Batalla süper olur.Geri kalanların hepsi Shaktar'da.Dopa. Lucescu Brezilya'dan ne çıksa topluyor yaw.Wellington Nem , Alex Teixeira ,Bernard , Douglas Costa .En kazmasını da bize kitledi.

Abi daha bismillah tek bacak sakatlıktan dönen Kevin De Bruyne'un 20 m €ya transfer yaptığı bir yerde kimi alabilirsin ki ...

Flaming Buzz dedi ki...

İşte onun için beklesinler abi, en iyi kararı versinler. Bu sene zaten şampiyon olamayacağız. Kendimizi ilk 3e atalım, GS ya da FB gibi yabancı konusunda elimizi kolumuzu bağlayacak ortalama adamlara para vermeyelim. Zaten Beşiktaş' ın elini attığı adam parasını katlıyor(en son örnek Atiba hatırladığım kadarıyla Antalya ile 800bine konuşmuşlar biz 1milyon vermişiz.) Sonra adamı kiralarken bile zarara giriyorsun kimse kontratını karşılayamıyor. Toivonen eyvallah adamın belli bir piyasası belli bir ismi var her türlü iş yapar bizde.

Diego' nun bize geleceğine çok ihtimal vermiyorum gelse bile yüksek fiyat çekecektir. Adamın zaten sözleşmesi bitiyor, fernandese imza parası vermeyen yönetim onada vermez diye düşünüyorum(bellide olmaz). Bir ihtimal 28-29 yaşlarında olduğundan iyi bir kontrat yapmak isteyecektir, bizim takımın vereceği parayı kalbur üstü liglerden alamayacak belki o yüzden gelebilir. Ama gelirse çok iyi transfer olur.

Geriye birtek ÖÖ kalıyor, güvenmeyenlerin yüzünü kızartacak, güvenenlerin de kendini savunması için eline koz verecek, taraftarı ateşleyecek bir oyuncu transferi.

menderes mete dedi ki...

Sözleşmesi bitmek üzere olan maliyeti düşük ve kaliteli bir 10 numara isteyenlere...
http://www.transfermarkt.com.tr/tr/constantin-budescu/profil/spieler_164233.html

james sneijder dedi ki...

Şöyle bir durum var ki bunun lamı cimi yok:
Bekleyelim, akıllı transfer yapalım diyenlerin bekledikleri yine belirli bir isim yapmış isimler. İşin açıkçası bu isimler için öyle ahım şahım bir transfer politikasına gerek yok ki; cukkan varsa ve ikna edebiliyorsan alırsın, bunu başaramıyorsan da alamazsın bu kadar basit.
Benim derdimse bunlar değil. Hani genç adam bulup getirecektik, önümüzdeki yılların takımını kuracaktık. Daha önce söyledim zaten, bu futbol yönetimi için en az 1 beklerim, ki zaten bunun minimum süresi budur, diye. Fakat kardeşim, bu dönemde almaya çalıştığın tek ciddi isim Ronaldinho olursa ve bunda da çuvallayıp arkası boş kalırsa, doğal olarak benim aklımda da soru işaretleri doğar. Gören de sanır ki dünya alemde fitbolcu kalmamış, tek derdimiz bu dişlek. Niye mi? Eh işte alamadık ve ortada belirgin bir nane yok.
Yoksa Ronaldinho’yu hatta Diego’yu da geçtim; hiç mi yararlı bir isim olmaz ve sen peşinden koşmazsın. İlla Ronaldinho desek bile; bakınız her şeyde olduğu gibi bu işte de planlama önemli. Ronaldinho ismi ne zamandır gündemde? Yaklaşık 1 yıl, en kötü 6 aydır. 3-5 hesabı son 2 haftada yapıldı. Mantıklı mı bu?
Yok illa Dostoyevski ya da Balzac misali klasikleri yazacaz; yani illa ki duvara toslayınca anlayacak bazı isimler anlamadıkları işlere bulaşmamayı. Olsun ve de bulsun. Yol belli, iyi toslamalar. Hoş divan başkanımız bile 4-4-2, 3-5-2 taktik vermeye devam ediyor. Kime neyi anlatacaksın ki.

PS: Bakınız aklı selim bir Beşiktaşlı daha bir önceki postta ucuza alınabilecek ve yararlı olabilecek birini göstermiş. Yok ama biz illa ki duvara toslamalıyız.

Flaming Buzz dedi ki...

Belirgin bir nane olması veya ikinci bir planın var olup olmaması basında çıkan haberlerle olmuyor ne yazık ki. Senelerce gördük, bu işi beceremiyoruz. Takımlar, oyuncular, menajerler bizi araç olarak kullanıyorlar. Bizim sayemizde fiyat arttırıyorlar. Çorapören sağolsun hiç pazarlık yapmadan tabatalar, holoskolar, ismailler, mustafalar fahiş fiyatla kakalandı bize. Ronaldinho transferinde de bariz yönetimin acemiliği var belkide yöneticilerin isim duyurma sevdası.
Bence peşinden koştuğumuz yararlı isimler şuanda var, ben olmadığını düşünmüyorum. Yani bahsettiğimiz takım Beşiktaş, ne kadar acemi ne kadar goygoycu adamlar bulunsa da içinde, en azından bizim kadar düşünüyorlardır. Diego fotomaç, takvim ve türevleri haricinde ciddi bir şekilde haber yapılmadı, belki istemiyoruz bile. Ama böyle bir adamı istiyenlere sallamanın mantığı olduğunu düşünmüyorum.

ÖÖ Gökhan transferinde ne dedi, belki kiralama bedeli bile ödemeyektik ama ismimiz çıktı paşa paşa ödemek zorunda kaldık.
Kerim, Günay, Gökhan(bonservisi isteiniyor), Oğuzhan(sözleşme uzatmak isteniyor), Franco, Ömer(anladığım kadarıyla ÖÖ istemedi.) hatta velisinden necipine ismailinden mustafasına bu takımda genç oyuncularla bir planlama yapılıyor, en azından yapılmaya çalışılıyor. İsim transfer isteyen adamlar zaten Beşiktaş kültürünü çok iyi anlayamamışlardır. Bize Ernst lazım, zago lazım, gençliğinde alınan deli ibo lazım, en iyi döneminde gençken alınan toraman(her ne kadar beğenmesemde) lazım.

Dediğim gibi planlama olmadığını düşünmüyorum. İllaki basında isimlerin yazılmasına gerek yok. Bi transfer yapsınlar görelim, yaptıkları transferlere göre çekirdek kadro kuruldu mu gelecek planlaması yapıldı mı anlarız. Daha şimdiden gelecek sene için bir sol bekle protokol imzalandığı kulaklara çalınmaya başladı, bide ismi çıksa Allah bilir neler olacak. Yaz transfer döneminde kıl payıyla bilmemkimi kaçırdık denmedimi genç oyuncu olarak. Bunlar zaten yapılıyor.

Geriye ne kaldı, akarı kokarı olmayan bu seneyi belkide gelecek seneyi dolduracak al koy 11e oynat bir transfer. Kısacası benim hiç mi hiç acelem yok abi, stadımız gelsin, frei, franco ciddi ciddi rotasyona girsin, Oğuzhan' nın rolü kesinleşsin, yanına uygun fiyatlı gelecek vadeden rotasyon ya da 11e girecek genç tranferi yapsınlar, bide psikolojik olarak yenilmeyecek, büyük maçlar oynamış yaşı başı biraz kemale ermiş birkaç oyuncu. Al sana planlama. Bunu ben burada yazıyorsam koskoca camia içinde düşünenlerde vardır. Ben illa kapa yazsınlar ntv de orda burda haberler çıksın diye beklemiyorum. Ha yoksa zaten boşa konuşuyoruz.

Şu transfer dönemi bitsin ne olduğunu zaten anlarız. Sadece bu transfer dönemide yetmez bu sezon sonu ve hatta gelecek sezon devre arası, planlama öyle 6 ayla, bir iki transfer haberiyle olmuyor.

Flaming Buzz dedi ki...

Eklemeyi unuttum. Muhammed, adam ilk defa bu kadar fazla rotasyona girdi bu sene, millet kiralık gitsin pişsin diyor, Bilic, ÖÖ göndermem ben oynatacağım diyor. Benim beklediğim de zaten bu. Elindeki genç adamları kullan, takımını yarat, bunlara örnek olsun günü kurtarsın diye de psikolojik savaş verebilecek OLMUŞ adamlar al.

Övünç dedi ki...

owwww bombayı Fikret Başgan patlattı.

Mansinov , KAlkavan , Ciner ve Zafer Yıldırım'ın kulüpten sittir edilmişler.

İçimin yağları eridi ya. Koyyim transferine .

Helal olsun başgana daha başka birşey demiyorum.

myra dedi ki...

Battala için transferin son günlerinin beklendiğini düşünüyorum (umuyorum).
İstatistik verilerine tekrar baktım da ne holmen ne colman:) ne de ferdi yanından bile geçmiyor.
bURSASPOR ile,
172 maç
51 gol
60 Asist
Kırmızı kartı yok.
İstatistik olarak ilgimi çeken bir veri;
172 maçın 52 sinde oyundan çıkmış.

leventpolat dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
BJK4EVER dedi ki...

ames sneijder,

1 transferden genclere onem.vermiyoruz hani verecektik demek dogru degil. Cenk ismail ersan serdar veli necip oguzhan olcay kerim tore muhammed pektemek omer. 13 tane max 27 yasinda olan kendini gelistirme ihtimali olan 5 sene sonranin bjksinde rol alma sansi yuksek oyuncular. Kadro yapimiz bu sekildeyken 1 tane yuksek profilli oyuncunun ne zarari olur? Bjknin yarismaci kimligi unutulmamali. Mac cevirecek lider winner.bir oyuncu eksikligi bu kadar barizken ronaldinho diego gibi isimlere karsi cikmak sacmalik. Diego belki de siralamada 1 yer fark ettirecek bu da clye gitmek veya gitmemek ve 20 m euro fark demek. Maliyet de sorun olmamali dentinho suzen eneramo sezer vs gidincr zaten maas butcesinde yeterli yer oluyor.
Ayrica onemli olan gencleri zorla oynatmak degil onlari gelistirmek. Muhammed bir suru macts oynsdi bu sezon. Performanss vs girmeyecegim ama psikolojik ve fiziksel olarak hazir degilse ben bunun hesabini sorarim, oyuncuyu hazitlayamadiktan sonra istersen 10. Sene yabanci alma zorla oynat sadece kendini kandirirsin. Mesela necip de hala ayni sakarliklari yapiyor heyecanli oynuyor bunu gelistiremeyeceksek hic gelecege yatirim demeyelim.
Velhasilkelam lidet ozellikli winnet bir forvey arkasi ve bulabilirsek kaliteli tecrubeli bir stopet sart bu takima.

cochise dedi ki...

bu arada şu an oynan hazırlık maçında fernandes'i savunmanın hemen önünde Muhammed'ide amc'de görüyoruz. fernandes 2. yarı amc olmayacak sanırım...

Övünç dedi ki...

Muhammed enteresan adam ya.Sahayı solduramıyopr kesinlikle.Sahaya 10.5 kişi çıkmışız gibi oluyor.

Ama inanılmaz bir şut tekniği var.O şutları güçsüz bir oyuncunun atması mümkün değil.Kalçadan vuruyor zira.

Kendi içinde hem bu kadar güçlü hem bu kadar güçşüz olarak çelişebilmesi enteresan.

Mayor dedi ki...

cochise'in soyledigine ek olarak Aaron Hunt ile prensipte anlasildigina dair haberler cikmaya basladi.
Gercekligine inaniyorum cunku bana tam olarak bir onder ozen transferi gibi gozukuyor. Joker olabilecek, amc 'de muhammed'in veya ferdi'nin yerine oynayabilecek, maliyeti dusuk, yasi gecmemis bir gorev adami. Ayrica Gurcan'in yazida bahsettigi gibi sansasyonel olmayan hemide alman mali bir oyuncu.
Karisinin da Turk olmasi kulture zaten asina oldugunu gosterir. Ben hakkinda pek bisey bilmiyorum bilen varsa aydinlatsin.

Coolio dedi ki...

@Övünç

Muhammed hakkındaki yorumlarına katılıyorum aynen. İkili mücadelelerde çok zayıf, müdafa sırasında karşısına aldığı adamı korkutamayan biri ama şut konusunda farklı. Seninde dediğin gibi kalçadan çıkarıyor şutu. Bunun için güçlü olmaya gerek yok, tekniği bilip çalışmak yeterli. O da onu yapmış.. Ama günde yarım saat kapalı salonda biraz ağırlık çalışmayı istemediği için de bence sonu Serdar Özkan gibi olucak. Muhammed iskelet kadronun bir parçası olamayacak hiç. Aynı sorun Oğuzhan'da var. Onun da kapalı salonda çalışması gerekiyor ama o da çalışmıyor.

Hiç hedefleri olmayan oyuncularmı bunlar anlamıyorum? Avrupa'da Milan'da, Madrid'de, Liverpool'da oynamak gibi hayalleri yokmu? Doğuştan bir yetenekleri var, sevdikleri mesleği yapıyorlar. Her gün ekstradan yarım saat kapalı salon, yarım saat da futbol sahasında çalışsalar inanılmaz yol katedecekler ama bütün Türk sporcuların sorununa onlar da kapılıyor = Tembellik. Bu da erken yaşta çok para kazanmaları nedneiyle oluyor. 3 büyüklere gelen adam yıllık 1 milyon TL garanti oynuyor. O yaşta bunu alıncada koyver gitsin diyorlar. Oğuzhan'daki futbol zekası Zidane'ı andırıyor bana ama adam çalışmıyor. Sol ayağınmı zayıf? Hergün yarım saat antremandan sonra sol ayak çalışırsın. Son vuruşunmu zayıf, çalış düzelt. Hava topunmu zayıf, çalış. Bir tek pozsiyon bilgisinde zorlanırsın. Onu da oturup bol kaliteli maç izleyerek, hocalarına sorarak ve içgüdüsel bir şekilde giderirsin. Tehlikenin nerden geleceğini düşünüp o alanı kapamak, arkadaşının pozsiyonunu kapamak gibi şeyler içgüdüseldir. Tek gerekli şey güç ve motivasyon. Motivasyonunu hayallerin sağlar, gücünü de kapalı salon antremanları.

Uzadı kusura bakmayın.

YSY dedi ki...

Fernandes defans önü oynasın zaten bence. Forvet arkası olcay olacak gibi sola ise kerim frei'yi koyabilir.

Coolio dedi ki...

İlk gündne beri aslında Fernandes defans önü oynamalıydı ama yokluklar onun farklı kullanılmasına neden oldu ve de bu sefer beklentiler Ferdi'nin sapıtmasına neden oldu. Defans önünde artık iyi oynayamaz gibime geliyor. Ayağında top tutmaya, topla oynamaya çok alıştı 2 yıldır. Bu özelliği bırakıp Atiba gibi basit oynamaya ve de daha da önemlisi adam kovalamaya yeniden başlaması çok zor. Devre arasında yollar ayrılsa iyi olurdu. Şİmdi takımda kaldığı için hoca ondan yararlanmak isteyecek ama hiçbir zaman istediğini alamayacak ama onsuz takım da kuramayacak ve bu kısır döngü şeklinde sezon sonuna kadar gidecek. Yerine kimse alınmadığı için kalsın diyenler olucak ama. Onsuz da alternatif kadrolar kuralabilir.

Anadolu takımlarında ün yapmış hiç bir oyuncunun faydalı olamaycağını düşünmekteyim ve de üç büyüklerde bunun kanıtını defalarca gördük. Battala'nın da sonu aynı olur. Büyük kulüp beklentilerini, baskısını kaldıramaz kanımca. Çok iyi istatisklere sahip ama bunu o takımda yaptı. Bir üst seviye takımda, medya baskısı bambaşka olan bir takımda yapamaz bence.

@alper

Sol Campbel, Colo Toure, Marcel Dessaily, Rio Ferdinand, Kompany vs..

Hocam ten rengini isin icine bu sekilde katinca "siyahi forvet" gibi lezzetli durmuyor..

Övünç dedi ki...

Olası Aaron Hunt ve Lescott transferlerinden sonra

Tolga-Motta-Pedro-Lescott-Serdar-Atiba-Fernandes-Hunt-Olcay-Töre-Almeida.

İlk kim çıkar ?

Pedro-Ersan sanırım.
Atiba-Veli
Hunt-Oğuzhan
İsmail-Motta

Hunt'ın gelmesi rotasyon açısından birşey ifade ediyor ama temelde olayı değiştirmiyor.Demek istediğim bu.

Oraya skoru değiştirecek adam alıyorsun ama skoru değiştirecek adamı çıkarmak zorundasın.Bu bağlamda aldığın adamın elindekinden daha iyi olması mecburiyeti var.

Hunt'ın Oğuzhan'dan değil Fernandes'ten rol çalacağını düşünürsek o zaman Ferdi veya Atiba Tamamen atıl adam oluyorlar.

Atiba'nın sağ bekte çok verimli olmadığını düşünüyorum ama hadi oraya attık Oğuzhan-Fernandes-Hunt çıktık bence çok fazla kırılgan oluyoruz.Veli-Oğuzhan/Veli-Fernandes değiştir aynı tas aynı hamam.

Tamamdır Ferdi'yi çıkardık x'i koyacağız güzel günler göreceğiz diyebilecek bir futbolcu alacak bütçemiz yok ama yapmış olmak için yapmanın da anlamı yok.

james sneijder dedi ki...

BJK4EVER ve millet, yazdıklarımda belki biraz aşırıya kaçmış olabilirim ancak mevcut gelişmelere bir bakarsanız aslında özünde ne demek istediğimi de anlamış olacaksınız.

Hunt dedik mesela; bugün yöneticiler açıklama yaptı bizim gündemimizde yoktu fakat menajerler bize önerdi diye. Buyur burdan yak. Kendisi hakkında Övünç’ün yorumlarına katılamayacağım. Tipik bir “all arounder” oyuncusu ve gole bu kadar yakın bir hücumcu olarak bence bize cuk diye oturacak cinsten biriydi. Bizim orta alan sıkıntımız Olcay veya Töre’den dolayı değil. Fernandes gibi hem ağır hem de istikrarsız bir vatandaşın en kilit yerde oynaması. Bana derseniz Hunt gelseydi Fernandes atıl durumda olacaktı, çünkü Hunt o bölgede oynayacaktı, göbek ata ata mutlu olurdum. Bir ölçü değil ama bir yere kadar gösterge; sezon sonunda sözleşmesi bitecek olan beyefendinin tek taliplisi Rusya liginden Lokomotiv. Buyursun gitsin ve hayırlı uğurlu olsun.

Haberlere göre Lescott da demiş ki, yarın FA Cup maçı var, en azından kupa maçlarında oynayabiliyorum, Pellegrini yarın beni West Ham maçında oynatırsa gelmem. Yahu ilk maç zaten 6-0, Pellegrini seni zaten ilk 11 oynatacak. Kısacası bu transfer de yaş görünüyor.

Golcü işine hiç girmeyeceğim, sezon sonu ayrılmasını neredeyse sağır sultanın duyduğu Almeida yerine bir isim halen mevcut değil. Aynı şey sağbek bölgesi için de geçerli. Bana Atiba demeyin, orta alan yol geçen hanına dönüyor çünkü. Bu dönemde görebildiğim ufak artılarsa: eldeki fazlalıkların “nihayet” şutlanması, potansiyeli olanların kiralanması ve Musa Muhammed. Sonuncusu bence hala kesin değil ama aldıysak gayet ciddi bir nokta atışı yapmışız demektir.

Aslında en önemli konulardan birini sona sakladım. Bu nedir arkadaş. Özellikle yabancı oyuncu transferi söz konusu olduğunda Beşiktaş namına neredeyse bir ben konuşmuyorum. Yok futbol şubesinden sorumlu yöneticiler (nedense birden fazla) yok dış transferden sorumlu yönetici, yok asbaşkan, yok başkan, vs vs. Nooluyoruz? Hani nerde futbol koordinatörü? Nerde tek isimle profesyonellik?

Kısacası; Altınsay’ı şimdi çok daha iyi ve net anlamaya başlıyorum. Zira insanoğlunun egosunu yenmek mümkün değil.

james sneijder dedi ki...

Bu ne allasen?

http://www.ahaber.com.tr/webtv/videoizle/erdal-torunogullari--stopper-almayi-dusunuyoruz

http://www.sabah.com.tr/Spor/Futbol/2014/01/14/ormandan-ronaldinho-aciklamasi

http://www.fanatik.com.tr/ahmet-kavalci-lescottta-israrciyiz_3_Detail_33_351351.htm

http://www.sporx.com/futbol/transfer/haber/364395.php

http://tr.eurosport.com/futbol/super-lig/2013-2014/besiktas-tan-eurosport-a-ozel-aciklama-ronaldinho-geliyor-mu_sto4069524/story.shtml

Ben bu yönetime güveniyorum. Fakat artık bu transfer vb işlerde kendilerine çeki düzen vermelerinin vakti geldi de geçiyor bile.

james sneijder dedi ki...

Olay tamamen Hunt değil tabii ama şöyle özetlemeye çalışayım izninizle.

Bugün gelinen futbol aşamasında hücum anlamında 3 seçeneğiniz var: Hepsi çok yetenekli ve birbirleriyle gözü kapalı anlaşabilecek kadar hızlı oynayan gençler (bizim için negatif). Rakip ceza sahasında tipik bir 10 numaranın kontrolünde hücum bindirmeleri (bizim için negatif) ve defansif orta saha oyuncuları dışında herkesin alan değiştirdiği, koşular yaptığı ve gol pozisyonuna girdikleri formasyon. Aslında Beşiktaş Godot gibi hep bir 10 numarayı bekleyen nokta bir golcüye sahip olsa da, eldekiler ve takıma kazandırılabilecekler açısından “zaten” son seçeneğe mahkum. Ki mahkum derken, en ideal ortamda dahi bana sorsalar yine bunu seçerdim.

Olcay ve Töre böyle oyuncular, keza Atiba’nın hamleleri asla bir Ernst hatta Karhan gibi sadece pas dağıtımına yönelik değil, bildiğin içeriye kat edip pas atacak fırsat arıyor adam. Oğuzhan’ın az biraz formda olduğu dakikalar fark yaratabilmesi de bu çerçevede tesadüf değil; Çünkü % 90 oranında ceza sahası önünde veya civarında toplu hücuma çıkarken ölümcül paslar verebiliyor veya kendine alan açabiliyor. Hatta ve hatta Oğuzhan hücumda 2. bölgeye hasbelkader düştüğünde aynı zamanda oyundan da düşüyor.

Hunt veya illaki o olması gerekli değil onun mentalitesinde biri, bu takımda çok fark yaratır. Bu sistemde klasik bir 10 numaranın kendisine pozisyon yaratmasını bekleyen Almeida da ceza alanına daha fazla yaklaşabilir ve gol atmasa da alan boşaltmada inanılmaz faydalı olabilir. Bu bakımdan Portekiz milli takımında kendisiyle en iyi anlaşan ismin Ronaldo olması tesadüf değil elbette.

Kısacası, hücumda golcüsüyle böyle akordu bozuk takımın bana göre tek ilacı var: sürekli alan değiştirip deplase olan bir golcü arkası. Fernandes’in sıkıntısı, bana göre asla bir rakip ceza alanı civarı oyuncusu olmaması. Böyle bir durumda eli ayağı dolaşıyor adamın. Çünkü hem yavaş, hem de beyni o bölgede gerektiği kadar hızlı değil.

Övünç dedi ki...

Söylediklerine katılıyorum ama şöyle bir ön koşul var :

Beşiktaş'ın öne geçtiği maçları öldürmesi lazım Hunt girdiğinde.Zaten Sorunun en büyük kısmı bu . Maç öldüremiyoruz.Bana göre bu problemi çözecek oyuncu Hunt değil.Bize Alex-Batalla tipi o baskıda golü çakacak adamlar lazım.Çünkü 15-20-30 dakika o baskıyı ligdeki hemen her takıma kurabildiğimizi gösterdik.

Beşiktaş'ın takım boyu maç içerisnde çok değişkenlik gösteriyor.Yeterince akışkan değiliz.Atakları olumlu-olumsuz neticelendiremeden çok fazla kontrada kalıp top kaybı yapıyoruz.Bu da kontrolü yitirmemize ve koş-koş'a istemsiz koş-koşa yönelmemize sebep oluyor.3-4 maç sabredip 0-0'a yataydık ilk 4 haftadaki temel prensiplerle devam etseydik bence işler daha farklı gidebilirdi.O takım bütünlüğünün kayıbının motivasyonolduğu anlaşılıyor açıkçası özellike Önder Özen'in konuşmalarından.

Ronaldinho'nun asıl önemi oradaydı zaten.Oyuncuların tekrar inanamsını sağlama konusunda da önemliydi.

Hunt çalışkan adam.Oturmuş bir sistemi bir tık ileri götürebilir doğrudur ama o kadar golcü bir oyuncu tipi veya ihtiyaç duyulan sıkıştığında ver leftere yaz deftere tarzı bir adam değil.

james sneijder dedi ki...

@Övünç

Taktiksel anlamda söylediklerinle hemfikir olmakla birlikte tavuk mu yumurtadan yumurta mı tavuktan bağlamında bir sorunsal var.

Mevcut sıkıntı bu, yani kazanmak için gerekenleri yerli yerince yap(a)mamak. Ancak bu olayı depoda bir delik gibi görürsek, kaynakla yama yapmak yerine depoyu toptan elden geçirmeliyiz. Yani oyun sistemi içinde aksayan yerleri değiştirelim, gerekirse sistemi de değiştirelim. İşte Hunt ve onun gibi adamlar bu yüzden gerekli, tıpkı stoper ve sağbek ihtiyacı gibi.

Aksi halde Alex-Batalla gibi oyuncular da durduğunda ve/veya durdurulduğunda ne yapacağız? Becerebiliyorsak bir yama daha. FB yıllar boyu tıpkı bunu yaptı. Her gelen TD kendince bir yama daha bastı. Sonunda ancak son 2 sezondur defansif ve hücumsal olarak gerekli oyuncularla bir sistem oturtabildiler (Aykut'un Alex derdi de hep bu yüzdendi). Mevcut halde Olcay'ın koşularının yarısından fazlası boşa gidiyor, Oğuzhan ise hücumda orta alanı tek başına kaldıramıyor.

Kısacası bana göre problem asla bir 10 numara eksikliği değil. İlerde 5, bilemedin 4 oyuncuyla sürekli değişerek ve deplase olarak hücum yapabilmek. Almeida da bu düzen içinde çok daha iyi işler yapabilir. Halen bu değişim olayı 2 oyuncunun göstere göstere kanat değiştirmesinden başka yerine getirilemiyor.

Aslında şöyle bir olay var: Rakip yarı alanda hücum ederken 2 oyuncuyla hareket sağlamaya çalışıp buna 2 oyuncu daha ekleyince etki 2+2=4'den çok daha fazlası ediyor; kalburüstü takımlarda bu sayı 7-8'e kadar çıkarken orta seviyelerde de 5-6 olabiliyor. Nedeni: örneğin 4 oyuncuyla sürekli alan değiştirerek oynayabildiğinde rakip defansın dengesi inanılmaz bozuluyor. Bu halde beklerin devreye girmesi de kolaylaşınca karşı takımdaki defansif kabus daha da büyüyor. Motta böyle bir alan bulduğunda çok iş yapabilecek potansiyele sahip. Diğer tarafa da böyle birini bulursak bu iki bölge bağlamında da sorun kalmaz zaten.

Sürekli hareket halindeki hücumun defansif artıları da çok fazla. Sadece bir örnek: rakip defans topu çoğunlukla ancak kesebildiği ataklardan bulabiliyor. Organize olup atağa çıkmalarıysa serbest haldekinden 3 kat daha fazla süre istiyor.

Tekrar Hunt özeline gelirsek; profesyonelliğine diyecek bir şeyim yok, ancak Holosko gibi Hunt'un 2 gömlek altı bir oyuncunun zaman zaman oyuna girdiğinde fark yaratabilmesi de bu temele dayanıyor. Temel derken, işte kapasitesi kadar ve her zaman pilav yemiyor.

sherlockholmes dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
sherlockholmes dedi ki...

beyler artık o gelirse bu gelirse diye kendinizi yormayın. herhangi bir transfer yapılmayacağını düşünüyorum. belki son anda güney amerikadan kimselerin bilmediği bi stoper falan alınır. bonservissiz olanından. rastgele alınacak o stoperin başarılı olmasını umun siz.

sherlockholmes dedi ki...

beyler mesajımı yazdım 5 dakika sonra brezilyadan transfer yaptık :))

nicolas lodeiro için görüşmelere başladığımız borsaya bildirilmiş. tanıyanlar anlatsın bir zahmet kimdir nedir :)) transfermarkt verilerine göre mevkisi orta saha-orta ofans, 24 yaşında. milli takımda çıktığı 24 maçta 3 golü 1 asisti var. uruguay milli takımında forma giyiyor. biz kendisini kiralıyoruz.

cochise dedi ki...

İstatistiklerine, gelmişine geçmişine falan bakınca faydalı olacak bir oyuncu gibi ama ben artık bücür adam istemiyorum ya. boyu 1.73 kilo 69. tamam takıldığım şey saçma gibi ama biz zaten fizik sorunu yaşayan bir takımız.
Neyse,
Ajak 4 milyon euro bonservis vermiş almış zamanında ama tutunanamış. rotasyon oyuncusu olmuş ancak. gerçi o bölgede 2 yıl önce oynayan adamları da çok iyiydi. eriksen'i kesecek hali yoktu. Ajax kolay kolay bir adama bu parayı vermez, demek ki ışık görmüş ama ...

Youtube'dan da baktım, bayağıe tkileyici. net bir şekilde takımın en teknik oyuncusu olacak. ama ayakta kalabilecek mi bakalım gerçekten fizik/güç sorun olacak gibi?

Övünç dedi ki...

Çok büyük yetenekti çocuk ama beklenen patlamayı hiç bir zaman yapamadı.Batalla tipi bir adam , doğru yerde doğru zamanda olur genelde ama onun verdiği skor katkısını vermesini beklememek lazım.

Ya tutarsa transferi.

Motta'nın performansı cesaret verdi sanırım.

Sene başındaki olay devam ediyor hala rotasyonu kuvvetlendirmek derdideyiz.Gelip çat diye formayı alacak adam almak bu dönemde elbet zor ama çok gereksiz işler yapıyoruz ya.

İnşallah tutar ama bunlar hep Önder Hoca'nın kredisini yiyecek işler ...

sherlockholmes dedi ki...

cochise

dostum bence bu transfer "bakın biz de transfer yapıyoruz" havası oluşturmak için yapıldı tamamen. dediğin gibi 173 boyunda 69 kiloluk adam messi,aguero,saviola gibi yere sağlam basan deli fişek değilse pek bir şeye yaramıyor. şimdi açıp uruguay milli takımının dünya kupası maçlarını ve ilk 11leri inceledim. nicolas lodeiro hemen hemen tüm maçlarda ilk 18de ama pek süre alamamış. 1-2 kez 90 dakika oynamış.

Flaming Buzz dedi ki...

Oyuncu için yorum yapmayacağım şuan, yukarıda yazılanlara katılıyorum.

Benim için burada önemli olan transferin nasıl yapıldığı. Arkadaşımdan teyit aldım belki ben gözden kaçırmışımdır diye, dedim bu adamın ismi daha önce hiç basında çıktı mı diye. Fanatik, fotomaç, takvim vs dahil. Ben görmedim dedi.

Ne olur bundan sonraki transferleri böyle yapalım.

YSY dedi ki...

Ya böyle adamları alıyoruz da ikinci franco vakası olmasın. Kerim frei fln oturtuyoruz kenarda buda oturur heralde.

Basar dedi ki...

Net şekilde söylenebilir ki bu yönetim ve futbolun patronu Önder Özen hiçbir şekilde transfer yapmayı bilmiyor. Yıldırım Demirören'den sonra Beşiktaş'a ve Beşiktaş'ın ağırlığına zarar vermeye devam ediyor.

Bir takımda bu kadar çok kiralık adam bulunması, ilk 11'de 3 adet kiralık oyuncunun oynaması normal değil. Yeni transferimiz Uruguaylı Nicolas, malesef yine ya tutarsa trasferinden başka birşey değil!

Stratejiniz ne olursa olsun - takımı gençleştirmek, alan daraltan bir takım yaratmak, pas oyunu oynayan bir takım yaratmak, defansif oynayan takım yaratmak, hızlı ve sert oynayan bir takım yaratmak- takımınıza 3 adet kiralık oyuncu almazsınız (Dentinho gitmediyse 4!) Bu, parasızlıkla, FEDA ile de anlatılabilir bir durum değil çünkü daha 2-3 hafta önce Ronaldinho'ya senelik 6 milyon ödeyecek paramız vardı.

Net bir şekilde gözüküyor ki teknik direktör de dahil futbolu yönetenlerde en ufak bir strateji yok!

Ne bitmez çilemiz varmış, biri geldi neredeyse kulübü bitiriyordu, diğeri geldi Beşiktaş'tan berbat bir Anadolu takımı yaratıyor...

cochise dedi ki...

@Basar

diğer söylediklerine eyvallah ama kiralık konusuna kesinlikle katılmıyorum hele ki satın alma opsiyonlulara. Bizim ülkede çok kullanılan bir yöntem değil o nedenle soğuk bakılıyor ama Avrupa'da çok yaygındır.
Üstelik TR'den örnek vereceksek - bence TSL'de büyük fark yaratan bir oyuncu- melo; kiralıktı. şimdi internet tarayasım ve araşırasım yok ama bu tarz kiralamaların zararı asla olmaz. Keşke eskiden de böyle şeyle yapılsaydı. Misal 10.5 numara die tutturan M. Denizli için bi Lodeiro kiralansaydı da en kötü 8 milyon çöpe gitmemiş olurdu...

Övünç dedi ki...

@Başar

Abi çizdin kadar kötü mü emin değilim ama baya karanlık bence de.

Bu adam ne için alındı ?

Şampiyonlar Ligine gitmenin çok kritik olduğunu söylüyorsan seni bu hedefe taşıaycak adam alırsın.Niye riske giriyorsun ki ? Tutmaz ise ne olacak ? CL'ye gidemez isek ne olacak ? Burada her oyuncu için o risk var ama o riski minimalize etmekte senin görevin be abi.

Benim buradan anladığım yönetimin ciddi bir kaygısı var UEFA'dan bir ceza daha geleceğine dair.

Önder Özen'e güvenmekten başka çare yok şimdilik.

Bu eleman aslında ciddi yetenekli bir oyuncuydu.Uruguay'ın en iyi potansiyellerinden biri olarak bakılıyordu.Napoli'nin-Liverpool'un baya birbirlerine girmişliği vardı bu eleman için bundan 4-5 sene önce.Sonrasında tepe taklak gitti işler.Biraz Kasımpaşa'da ki Tabare Viudez 'e benziyor hem kariyer geçmişi hem stil olarak. Bu tip adamlar bizim ligde çok fark yaratabilir ama dediğin gibi çok net bir ya tutarsa transferi.

Bu kadar kritik bir dönemde olacak iş değil.PAra yoksa dediğin gibi o Ronaldinho işine niye kalkışıyorsun ? PAra varsa niye tamamen risk ürünü ucuz bir transfer yapıyorsun.Ha yaptın tuttu diyelim 7m € imiş satın alma opsiyonu .Fernandes gidince bile verip alabileceğin bir adam değil.

Neresinden baksan tutarsızlık.

Basar dedi ki...

@cochise

Ben gelen adamı tanımıyorum. Kendisi hakkında da olumlu/olumsuz bir yorumda bulunmadım.

Kiralama olayına da karşı değilim fakat bir takım 4 adet kiralık oyuncu bulunduruyorsa ve bunların 3'ü mütemadiyen ilk 11'de oynuyorsa bu durumda bir gariplik var diyorum. Bunu da stratejisizlik olarak nitelendiriyorum. Ayrıca Avrupa'nın hiçbir kalbur üstü takımı bünyesinde 4 adet kiralık oyuncu bulundurmaz.

Tabata örneğini beğenmedim. Tabata transferi tamamen yanlış strateji ile oluşturulmuş, aceleye getirilmiş ve değerinin çok üstü para verilerek yapılmış bir transferdi. Benzer rakama aynı mevkiye Fenerbahçe Alex'i, Galatasaray Selçuk'u transfer etti. Biz de harcadığımız paranın hakkı olan bir adam alsaydık paramız çöpe gitmediği gibi bize değer katmış olacaktı.

Melo örneğin güzel fakat burada da şu noktayı atlıyorsun: Melo, GS'nin test etmek için kiraladığı bir adam değildi. Almak isteyip parası denkleşmediği için kiralamak zorunda kaldığı bir oyuncuydu. Hadi senin dediğin gibi olsun, etrafında oynayan oyuncuların tamamı sözleşmeli oyunculardı.

Bence bir takımın genç, deneyimli, yıldız, kiralık, bek, stoper, orta saha, forvet, vb. tüm oyuncularının bir dengede olması lazım. Bir tarafa çok yüklenme olduğu zaman takım kurgusunda denge bozuluyor. Ben kadrodaki 4. kiralık oyuncu ile bu dengenin bozulduğuna inanıyorum.

gökhan dedi ki...

benim bu transferden anladığım asıl yapılanmanın yazın olacağı. yani şu dönemi bir şekilde atlatma derdindeler. o yüzden uzun süreli kontratlar ve yüklü bonservisler yerine kiralıklar ile gidiyoruz.

sonuçta transfer sadece transfer dönemlerinde yapılmıyor. hele yaz transfer dönemlerinde bir sürü serbest adam olacağı için araştırmanı hatta anlaşmalarını şimdiden yapman lazım. geçen sene başkanlık seçimi, teknik direktörün haziran sonu belli olması, almeida ve fernandes gibi atsan atılmaz satsan satılmaz ama değerli adamlar varken el kol bağlıydı. ama şimdi önümüz açık. fernandes ve almeida yolcu gibi, 2 kiralık yabancı gidecek, escude gidecek, ve bildiğim kadarı ile sivok da yolcu.

şu şampiyonlar ligi biletini bi alalım da, teknik heyet ve önder özen hakkındaki puanlamaları yazın yaparız.

cochise dedi ki...

@Başar

Tabata örneğini şundan vermişim; lodeiro da zorlama ve alınmak istenenler alınamayınca alınmış bir transfer gibi yorumlar yapılıyor. Asıl istediğimiz adamı alamyınca son anda transferine dünya maliyet harcamayalım en azından diye. Gerçi belki de alınması istenen bir adamdır bilemeyiz. Akşam Önder Özen TRT 3'e bağlanacakmış, bakalım ne diyecek.

Avrupa'nın hiçbir kalbur üstü kısmı demişin de biz de zaten pek kalburüstülük değiliz maddi durum ortada açıkçası. Ha o zaman R10 neyin nesi dersen eyw. birşey diyemem. Ama saçma olan odur benim gözümde bu değil.

Pozisyonal olarak ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum; tabii oğuzhan 17'de 17 amc performansı bekliyorsanız o ayrı.
Motta ve Atiba'nın faydalı olacağını hissetmiştim; tuttu sayılır. Buna dair de olumlu hislerim var nedense. youtube'dan bakmayaydım iyiydi. Ora hiç ölçü değil ama adama semptai yarattırıyor :)

Yalnız opsiyon hakkatten 7M. € ise bu transferle ilgili bütün olumlu hislerimi kaybedeceğim. Ne kadar tutarsa tutsun o parayı veremezsin; üstelik adam iyi oynarsa 2-3'e de kapatamazsın.

Denge meselesine gelince bizim doğru dürüst bir ehtiyarımız yok yahu. ciddi eksiklik.

ehtiyar demişken Federer'in bugün yaptıklarını gördünüz mü :)


can dedi ki...

@basar
Melo kiralikken Umut da kiralikti GS"de. Ama GS Melo'yu da Umut'u da 2 milyon euro civari bonservislerle aldi yanlisim yoksa. Bizse Tore'ye de bu arkadasa da 8 milyon euro (NTV haberine gore) satis opsiyonu bedeli biciyoruz. Ikisinin de trasnfermarkt degerleri 1.5 milyon euro civarinda (GS'in 8'e aldigi Alex Telles gibi) ve kariyerlerinde 8 milyon euro bonservis bedeline ulasmalari zor gorunuyor. Gerci Fernandes'i de boyle bir satis opsiyonu sonunda pazarlikla 2'ye kapatmistik ama onu satan futbolcu satarak donen bir Brezilya kulubu degil Valencia'ydi. Neyse uzun lafin kisasi Ronaldinho'dan sonra AMC kimi alsan taraftarin buyuk bolumu begenmeyecekti, gidip kariyer olarak da fizik olarak da boyle tifil bir adami alinca kimseyi kesmedi elbet. Ozen kredisini cok hizli tuketiyor, o sene sonundaki yeniden yapilanma icin hic orada kalamayabilir.

can dedi ki...

@basar
Melo kiralikken Umut da kiralikti GS"de. Ama GS Melo'yu da Umut'u da 2 milyon euro civari bonservislerle aldi yanlisim yoksa. Bizse Tore'ye de bu arkadasa da 8 milyon euro (NTV haberine gore) satis opsiyonu bedeli biciyoruz. Ikisinin de trasnfermarkt degerleri 1.5 milyon euro civarinda (GS'in 8'e aldigi Alex Telles gibi) ve kariyerlerinde 8 milyon euro bonservis bedeline ulasmalari zor gorunuyor. Gerci Fernandes'i de boyle bir satis opsiyonu sonunda pazarlikla 2'ye kapatmistik ama onu satan futbolcu satarak donen bir Brezilya kulubu degil Valencia'ydi. Neyse uzun lafin kisasi Ronaldinho'dan sonra AMC kimi alsan taraftarin buyuk bolumu begenmeyecekti, gidip kariyer olarak da fizik olarak da boyle tifil bir adami alinca kimseyi kesmedi elbet. Ozen kredisini cok hizli tuketiyor, o sene sonundaki yeniden yapilanma icin hic orada kalamayabilir.

james sneijder dedi ki...

İsmi ciddi veya haber olarak geçenler gerçekleşirse ligin ikinci yarısında şöyle bir kadro bizi bekliyor olabilir:

tolga-atiba-yabancı stoper?-ersan-motta-j.jones-töre-lodeiro-olcay-almeida

Bu kadro hiç fena değil. Lescott, ya da şöyle L.Amerika'dan +/-2 30 civarı iyi bir stoperle Jones da olsa ilk defa bu ligin üzerinde bir kadro oldu diyebileceğim.

theotheo dedi ki...

ya neyse lodeiro iyi falan çıktı diyelim de. ronaldinhoyu niye gazlıyosunuz 6 aydır anlamadık yani. anlayan varsa anlatsın. bişey oluyosa olur olmuyosa olmaz lan. gs meloyu 2 sene kiraladı sonra da gitti aldı. transfer dediğin öyle olur.

melo-sneijder-drogba-muslera

adamlar şöyle 4 yabancı transfer etmişler. hala laf gidiyo. akıl fikir.

önder özen kendi söylüyo dağıldım falan diye. atibayı 500 e antalya alırken niye 1 e biz aldık muabbeti. o arada eneramoya fln evet demek zorunda kalmış e birader sen kriz yönetemiyosan beşiktaşın başında ne işin var. atibayı almak zorundamısın. böyle bi söylenti çıktıysa almasaydın.

bakıyorum da escude kadrolardan kalkmış ne oldu sizin o sevilla 12 defa fransız milli olan yıldızınıza.

gelecek sene şampiyonlar ligi bileti diyosun. e birader gelecek sene şampiyonlar ligi bileti alacaksan. stadı da açıyorum diyosun. e ona göre transfer yap.

eğer gelecek sene bu takım cl de oynucaksa. ben geleck sene kadrosunu yazayım.

fernandes almeida tolga. geri kalan 8 bölgeye yeni oyuncular alınmalı. eğer cl de oynucak bi takım yaratılmak isteniyorsa. çok net.


şu anda türkiyenin en iyi kadrosunu yazıyorum ligdeki.

muslera

gönül-alves-semih-caner

kuyt-selçuk-melo-sneijder

drogba-sow

beşiktaşlı bir oyuncuyu koyamadım. almeida olabilir. sen böyle bir takımla ne yapıcaksın o ayrı bir soru?

james sneijder dedi ki...

theo için neden kadroda hala Escude yok sorusuna iş akışı formatında yanıt:

Yeni yönetim (Akaretler’deki bakkalla manavında masaya bıraktığı faturalar da dahil tonla borç) ---> Neredeyse hepsi en az 2 sene temlikli gelirlere rağmen –Tff’den gelen para ve yayıncı kuruluş gelirleri de dahildir- kapıya dayanan 100 küsür Fifa-Cas davasını halletme (hemen hepsi 6 ayda ödenip çözüldü; çünkü önceki yönetim yüzünden zaten 6 aylık limitleri vardı) ---> 2 Yeni sponsorluk anlaşması (ancak bunlardan biri halen sürmekte ve geliri 2 sene ötesinden kırdırılmış halde olduğu için detaylı görüşmelerin olması ve sonunda işin tatlıya bağlanması) ---> Devletten kuruş almadan stad işine başlama (bu iş için Vodafone’la kulüp tarihinin en büyük sponsorluk anlaşmasının imzalanması gerçekleşti) ---> 3 Yeni sponsorla medyada da belirtildiği üzere toplam 190 milyon dolara yakın sponsor rakamına ulaşılması (bazı zat-ı muhteremlerin stada atlaması ve Tff’nin ceza için apartta beklemesi neticesinde her biri yaklaşık 1 milyon tl’den 4 milyon tl’lik stad gelirinden mahrum kalma da dahildir) ---> Bütün bu adımların sonucunda kuyruğu az biraz yeni dikmeye başlamanın neticesinde transfere biraz daha fazla kaynak ayırma.

Şimdi anlaşıldı mı Escude nereden çıktı ve neden o şartlarda “iyi” dedik. Hala Sneijder Drogba lafı edenlere duyurulur. Ha, 1 sene beklesinler birilerinin bikbik Sezer Eneramo diyerek öne sürdüğü GS’lerini de göreceğiz. Arkası olmayan sermaye artırımları tıpkı mortgage vesilesiyle başlayan global kriz dinamiklerine benziyor.

Atiba'ya gelir isek; Antalya yönetimi bu sezon "bayağı" bir medyada yer aldı. Nedense hepsinde de yapamadıkları ve kendilerine göre yapmadıkları transferler nedeniyle. Madem Atiba'yı 500bine alıyorlardı, buyursalardı da alsalardı. Sallamak kolay.

james sneijder dedi ki...

Bu arada ben de ufakken yaptığım gibi cikletten çıkan resimlerle kadro yapmak istiyorum. Nolur ama.

assortique dedi ki...

adam haklı beyler. at gözlüğüyle o kadar oluyor.

4 (yazıyla dört) olmuş transfer yapmış adamlar ki snejder ve drogba terim zamanında kuyruklarına teneke bağlanayazdılar.

Şedju, dany, amrabat, riera, bruma gibi transferler o gözlüklerle görülmüyor.

ne çektiysek sahte okey be anasını satayım. oyuncu kendini yıldız, herif kendini beşiktaşlı sanır.



james sneijder dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
james sneijder dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
cochise dedi ki...

bu arada basket takımı eurocup'ta 3'te 3 yaptı. son çeyreği izleyemedim kendim basket oynamaya gittiğim için ama sanırım biraz şansla almışız. bu arada avrupa'da harika, ligde rezalet gidiş üzerine bir post açılsa da azıcık konuşsak ...

Övünç dedi ki...

3'te 3 şans ya.Öyle böyle değil yani inanılmaz şeyler sokuyor takım.

MAçtan önce biri dese ki Muratcan önce çok zor bir hücum ribaundu çekecek sonra el üstünden 3'lük sokup maç kazandıracak diye benim aklıma litaratürde öyle daşşak geçmelik birşey gelmiyor yani o derece enteresan işler oluyor 3 maçtır.

Artık bir dahaki maça fark yeriz heralde diye gelip alıp gidiyoruz.

Yine de bize helal olsun demek düşer.

cochise dedi ki...

daha önce de yazdım mı bilmiyorum ama takım aslında iyi lakin futboldakine benzer bir sorun var; savaşçı+lider oyuncu yok. Ki basketolde lider oyuncu meselesi daha da önemli. Ligde 7-8'den play off'a girer ilk turdan eleniriz zira transfer yasağı da olduğundan takviye şansı da yok. zaten bunun farkında olduklarından asıl konsantrasyon EuroCup'a oldu.

Bu maç ve ilk turda şanslı galibiyetler olmuş olabilir ama ilk iki maçta iyiydik. özellikle 2. maç iyi savunma yaptık. Gaines'in gitmesiyle Perkins'e biraz daha sorumluluk binecek, bu sayede daha erken toparlanabilir.

Mayor dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
Mayor dedi ki...

ya bu haber1903 ve benzeri medya organi resmen yamyamlik yapiyor.
YD'nin gazetesinden haberleri basip milleti baskana, ozen'e, bilic'e kufrettiriyor.
Sinan Vardar Ozen aleyhine demecler veriyor falan.

Demiroren powered olabilir bunlar zira haber1903'un sadece reklam geliri ile site, haber ve yazar maliyetini cikarabilecegini sanmiyorum. Cikarsa bile amme hizmeti yapiyodur.

Neyse 2. devre bu akbabalari pusuda beklerken cok gorucez sanirim

james sneijder dedi ki...

Ortalık toz duman. Latin Amerikalı kulüp bizim kazıkçı bakkaldan beter çıkmış. Fakat bizim kulüpte biri dahi çıkmamışmı ki, bu Uruguay'lı vatandaşın sözleşme bedeli 4 ayrı yerdedir diye öğrenecek. Bizim kulüp oyuncu hakkı üzerinde çoğunluğu olmayan ama en büyük hissedarla anlaşmış, diğerleri de su koyvermiş. Şimdi tutmuşlar transfermarkt bedeli 1,75 olan adama 8 istiyorlar. Eh bir yandan da sürpriz değil tabii; 8 yıl boyunca transferde kerizlenip en son Ronaldinyo hamlesini fahiş rakamlarla yapınca adamlar da mal bulmuş mağribi gibi saldırmışlar.

Alın Hunt'u bitirin işi. Uruguaylı da vurgun peşindeki Brezilyalıların bi tarafında patlasın. Bu kadar kolay. Onlar da desinler, ah keşke 6 istesemiydik niye 8 dedik diye.

can dedi ki...

@Mayor
Cok isabetli gozlemler. Ben sahsen kartalhaber ve Haber1903 sitelerinin yonetimi yipratmak icin aleni sekilde Besiktas dusmanligi yaptiklarini ve bu tip parali asker sitelerinin boykot esilmesi gerektigini dusunuyorum. Sorun su ki geziden sonra butun anaakim medya sitelerini de boykot etmeye calsitigim icin fazla bir haber kaynagim yok. Onerisi olan?

can dedi ki...

@Mayor
Cok isabetli gozlemler. Ben sahsen kartalhaber ve Haber1903 sitelerinin yonetimi yipratmak icin aleni sekilde Besiktas dusmanligi yaptiklarini ve bu tip parali asker sitelerinin boykot esilmesi gerektigini dusunuyorum. Sorun su ki geziden sonra butun anaakim medya sitelerini de boykot etmeye calsitigim icin fazla bir haber kaynagim yok. Onerisi olan?

Övünç dedi ki...

Önder Özen enteresan adam ya.

Şu lafı yine beni çok mutlu etti mesela : " Rekabet etmeyene bedel ödemeyeceğiz , bedel ödettireceğiz "

Beşitaş formasının kıymeti diye bir şey uzun süredir kaybolmaya yüz tutmuştu.Saçma sapan kontratlar , kendini yıldız sanan adamların elinde çiftliğe dönmüş bir kulüp.

Aslen Donnie Walsh'ın New York Knicks enkazını kaldırmaya çalıştığı gibi enkaz kaldırıyor adam.İnşala başak bir gelip üstüne enkaz yaratsın diye değildir bütün bu olanlar.

Hani yöneticiler transferi konuşuyor diye şikayet ediyoruz ya , bırakalım konuşsunlar.Ben Önder Hoca'nın bu tarz düzenlemelerinden ve bunları konuşmasından çok daha büyük bir keyif duyuyorum.

Adam müthiş bir özveriyle çalışıyor.Beşiktaş'ın parasının , zamanının , formasının , marka değerinin , herşeyinin kıymatini milyonlarca Beşiktaşlı'dan daha çok biliyor , benimsiyor , koruyor.


Eleştiriyorum kendimce ama o kadar mutluyum ki böyle yetkin , samimi bir adamın burada olmasından ...

james sneijder dedi ki...

@Övünç
Özen ve Bilic ikilisi hakkında en büyük destek mesajlarını yazan benim; ki hala da en az 1 sezon doldurmaları gerektiğini düşünüyorum.

Fakat rasyonellik asla biat etmek anlamında değildir. Her ne kadar bizim kültürümüzde çok yerleşmiş olmasa da, elin oğlu bazen tek destekçisi olduğu ve her hamlesinden orgazm olduğu insanları bile eleştirir. Nitekim Bilic yumurtlayıverdi: Eneramo hataymış, diye. Eleştiriyi bir doz daha ilerletiyim: İyi de hoca, bu oyuncu hastane odasındayken mukaleve imzalatılırken ben ve benim gibi düşünenler hata demişti de, sen bunu görememiş miydin? Ya da Sezer’i kim transfer etti? Ne Özen ne de Bilic, yöneticiler. O halde bu iş olurken bu ikili olayın neresindeydi? Yani itiraz ettiler ve kimse takmadı mı? O halde sadece 2 ay kalıp takımda doğrudan oynayan Oğuzhan ve Olcay’ı kadroya kazandıran Altınsay neden bariz “bu anlayışla anlaşamayız” açıklamasıyla gitti? Yani o bir şeyleri göremeyecek kadar kapasitesiz miydi de bu ikili o kadar yetkin?

Biri çıkıp desin ki biz her transfer sezonu 3-4 milyondan fazla harcamayacağız, elde ne varsa sonuna kadar kullanacağız, hatta hazır olmasalar bile gençleri de oynatacağız, ta ki mesela stad bitene veya 2015 hatta 2016’ya kadar. Amenna. Fakat ortada böyle bir durum yok. Bir İstanbul Masalı hiç yok. Çünkü kabak gibi bir Ronaldinho örneği var ortada. Şimdi denir ki bu transferi de Özen-Bilic ikilisi onaylamadı. O zaman ben de derim ki, elhamdülillah balık hafızalı değilim. İş bu raddede ise elin Tigana’sı bie bu ikiliden çok daha omurgalı davrandı. Ha sonunda gitti, ama Tigana olarak gitti.

Yoksa ben de sallarım afilli sözler. Hatta Latince bile var isteyen olursa. “Ben aslında everilmek istemiyom da beni everdiler” diyen 14 yaşındaki zavallı yavrucağı anlarım da, bahsettiğimiz Beşiktaş futbol yönetimi.

james sneijder dedi ki...

Bütün bunlara karşılık nihai görüşüm nedir dersen: elbette, nihai ve kesin olarak, bir sonraki Ocak ayına kadar Özen-Bilic. Zira alternatifi tamamen egosentrik yöneticilerin kucağına düşmek olur. Bunu anlamak için gergedan hafızasına gerek yok, borazan haber sitelerine bakın yeterli.

james sneijder dedi ki...

Ya da shelbyl patentli sözle özetini söyleyeyim: "es gibt kein richtiges leben im falschen". Yani bu ikili başarısız olsa da başka bir ikiliye bakarız.

Övünç dedi ki...

Abi işin iç yüzünü bilemiyorum tam olarak.

Az çok futbol piyasasında iş yapan adam tanıdığımdan ötürü pisliğin boyutlarını biliyorum.

Al işte en son Neymar transferinde ortalığa çıkan leşi görüyorsun.

Çok ciddi paralar dönüyor.

Burada Rubin'e verilen 350 bin doların hesabını yapan bir adamın Eneramo'ya senelik 1.3 m € verilmesini kabul edeceğine ihtimal vermiyorum ben.

Burada ihmal Biliç'in.Bir sürü dedikodu dolaşıyor menajerlerinin aynı olduğuna dair.Adam ağır sakatlıktan çıkıyor ve ısrar ediyorsan orada bir şey aranır elbet , ne kadar iyi niyetli olursan ol aranır abi.1.3 m €'ya alınacak bedava rotasyon forveti mi yok yani ?

Ben Ronaldinho olayına çok başka bakıyorum.Adam Winner , adamın oynamaya kendini göstermeye ihtiyacı var , takımı ateşleyebilecek birpotansiyeli var , Beşiktaş'ın marka değerini , itibarını toparlamaya ihtiyacı var.Kötü bile oynasa win-win durumu vardı.

İşin afilli söz söylemekten öte olduğu noktaları biliyorum.Bakma sen kahramanlık yapıyor Önder Özen ama " Bu adamı istiyorum bunu alacağız" diyip alınmışlığı olan Kerim ve Ömer var.Gerisinde hiç katkısı yok.Nicolas Lodeiro bile İbrahim Altınsay'ın define şeklinde elden ele dolaşan meşhur listesinden çıkma.

Pilot takım uygulaması , burada Biliç'in belirleyeceği sistemlerin kullanılması , bu bağlamda Biliç'in sözleşmesinin uzatılması , Beşiktaş'ın futbolcusunun sikinin keyfine bakar yapısının değişmesi , ciddi manada değiştirilen antrenman yapısı (ki Önder Hoca boş konuşmuyor , 2. yarıda Beşiktaş'ın devre düşüşlerini daha az göreceğiz net olarak ) yani futbolla ilgili ve yöneticilerin işin içinde sansayonellik olmadığı için giremediği bütün alanlarda çok büyük değişiklikler oluyor pozitif manada.

Ha bunların etkisin görmemiz minimum 3 sene , o da aynı kararlılıkla sürdürüldüğü takdirde.

Elbette yaptığı herşeyi onaylamıyorum ama inanılmaz bir güven duyuyorum.

Doğru gözgöre göre yapılan hatalar var ama sebebinin direkt Önder hoca'nın kararları olmadığına da eminim.

sonunda benim gibi dusunen biri cikti r10 konusunda..
eline saglik gurcan..

YSY dedi ki...

Yahu bu önder özen işine konsantremidir değilmidir ben emin olamıyorum.

krematistik dedi ki...

Önder Özen sonuna kadar desteklenmesi gerektiğine inanıyorum ama Hocanın herşeyi 3 şıkla açıklamaya çalışması komik olmuyor mu sizce de biraz?

A kişisi vs Önder Özen

A: Hocam Beşiktaşlı futbolcular neden bu kadar çok sakatlanıyor?
ÖÖ: Şimdi bunun araştırdım bunun üç sebebi var;
1,,2,,3,

A:Hocam Türkiye'deki sahaların zeminlerini nasıl düzeltebiliriz?
Ö.Ö: Bu sahaları düzletmenin 3 yolu var. 1...

A:Hocam Cisse'nin adı geçiyor basında.Beşiktaş'ın bu futbolcuyla bir ilgisi var mı?
ÖÖ:Transferin gerçekleşmesi için 3 koşul var 1. Futbolcu .2.Kulübü 3.. :)

james sneijder dedi ki...

Şimdi olay şu: Mevcut kadroda ciddi işe yarayıp ilk 11’de oynayan Oğuzhan ve Olcay’ı Altınsay aldırdı. Dikkat çeken nokta: Altınsay’ın elindeki liste transferlerden de görüleceği üzere daha çok yerli ağırlıklıydı. İlaveten:

“Altınsay, konuyla ilgili olarak Radyospor'dan Özgür Sancar'a yaptığı açıklamada, "Hakan'la da anlaşmıştık (Çalhanoğlu). Hakan yıllık sadece 200 bin Euro alacaktı. Kulübü Hamburg ise 2 milyon Euro karşılığında bu teklife evet dedi" şeklinde konuştu.”

Ali Ece’den:

“İbrahim Altınsay, Oğuzhan Özyakup transferini bizzat kendi ofisinde attırdığı imzayla bitirdi. Oğuzhan konusunda da kendisine muhalefet edenleri ‘Benfica’da Ola John var ya Oğuzhan Özyakup işte Hollanda alt yaş milli takımlarında onun kaptanıydı!” diyerek ikna etmeyi başardı.”

Ayrıca theo’nun prensi Salih Uçan’ın da listesinde olduğunu biliyoruz:

http://www.totemspor.com/yazarlar/ali-ece/besiktas-taraftari-baskan-fikret-ormana-soruyor-200413

Eh kardeşim; Oğuzhan-Salih-Hakan orta sahasını elden kaçırmışsın ve üstelik nedeni maliyet de değil.

Altınsay’dan o dönemde bir yabancı hamlesi:

“Altınsay, "Seedorf'la her konuda anlaştık; Beşiktaş'a liderlik yapabilecek; 2 sezon full performans oynayabilecek bir futbolcuydu. Saha içi önemli kazanımlarımız olabilirdi; fakat o dönem bu transfer yönetim düzeyinde kabul görmedi" dedi.”

Peki Seedorf alınmayıp Botafogo’ya gidince ne yaptı? 37 maçta 8 gol 9 asist. Şut isabet başarısı % 40. Pas isabet başarısı % 80. Her 2 ikili mücadeleden birini kazanmış. 100’e yakın gol pozisyonu hazırlamış. Ki bırakın sayıları ve istatistikleri; katkısı bunlardan çok daha fazla olurdu orası kesin. Hatta belki bizde kalıp teknik ekibe bile katılabilirdi.

Şimdi öğreniyoruz ki şu anda transfer edilmeye çalışılan Lodeiro da yine Altınsay listesinden. Görülüyor ki kulübü Oğuzhan için bile zor ikna etmiş.

Anlaştığı teknik direktör olan Rangnick ise tam bize uygun isimdi. Hoffenheim’la mucize yarattı. Teknik direktör olduğu ilk sene takımı 3. Ligden 2. Lige çıkardı. 1 sezon sonra da Bundesliga’ya. Orada ilk yarı sonunda geldiği pozisyonla mucize yaratmaya yakınken Ibisevic ciddi şekilde sakatlanınca Hoffenheim ligi 7. Sırada bitirdi, ama 55 puanla ve +14 gol averajıyla. Takıma aldırdığı isimlerden bazıları: Demba Ba (transfer bedeli 3 milyon avro, şu anki transfermarkt değeri: 11 milyon avro) ve Vedat Ibisevic (transfer bedeli 1 milyon avro, şu anki transfermarkt değeri: 10 milyon avro). Halen futbol koordinatörü olan Salzburg onun döneminde sıçrama yaptı. Koordinatör olduğu diğer kulüp Leipzig ise 1 yılda bölgesel ligden 3. Lige sıçradı bile.

Ben size bütün olan bitenin nedenini söyleyeyim: yönetime gelince bir an önce başarı bekleyen, bunun için de PES/FM oynayamayı sevenler. Sakın bu sadece Beşiktaş için geçerli sanılmasın. Maalesef her kulüp için geçerli ve futbolumuzun durumu bu. Yani ne mi? Mesela halen Fifa sıralamasında 45. olmamız ve bırakın diğer sıraları, hemen üstümüzde Tunus, Honduras ve Peru’nun olması.

james sneijder dedi ki...

Bu arada; "Rangnick de kimmiş, anlaşmak zor muydu ki" diyenler için: Red Bull firması Leipzig takımı için ciddi şekilde yatırım yapmayı hedefliyor. Bunun için bekledikleri konu ise takımın en azından 2. lige çıkması (halen eski Doğu Almanya'dan hiçbir takımın Bundesliga'da yer almaması da bu olayı parlatıyor). Ondan sonra verecekler gazı. Söylentilere göre böyle bir durumda harcanacak 100 milyonlardan bahsediliyor. Mevcut durumda geçen sezon sadece 180bin avroluk transfer yapıp bir üst lige yani 3. lige çıkan takımı futbol koordinatörü olarak ellerine emanet ettikleri adamsa Rangnick. İşte olay bu.

james sneijder dedi ki...

Artık her eleştirel yazının sonunda bunu yazma ihtiyacının hissedildiği zamanlar:

Geçmişte yapılan hataları, hataları yapanlar için yazdım. Yoksa şimdi yine ve yeniden: en az 1 yıl daha sonuna kadar Özen, sonuna kadar Bilic.

Flaming Buzz dedi ki...

@Sneijder

Çok uzun zaman olmadı, 1,5-2 ay önce arkadaşımla konuşurken. Yönetime tek birşey yüzünden kılım oda İbrahim Altınsay' ı göndermeleriydi demiştim.

Yine aynı konuşmada İbrahim Altınsay' ın direktör, Van Gaal' in teknik direktör, Çalhanoğlu, Oğuzhan ve Veli' nin orta sahamız ve Mami' nin Çalhanoğlu' nu yedeklediği bir Beşiktaş ve herkesin Beşiktaş hakkında konuştuğu bir rüyamdan bahsetmiştim. Delgado hala kadrodaydı rüyamda, herhalde bir yerim açık yatmışım. Çok hatırlayamıyorum ama Van Gaal' in birkaç gazeteciye atar yaptığı ve hayal meyalde olsa(tamamen sallıyor olabilirim ama öyle hatırlıyorum.) Ferdi' ye maç içinde bayağı bir giydirdiğini görmüştüm.

Fazla uzatmayayım, benim içimde uktedir Van Gaal ve Altınsay. Çalhanoğlu gibi daha çok futbolcu ezeceğiz o yüzden çok ağlamıyorum ona.

Son olarak bu fikrim herkesin içini açmayabilir ve çoğu kişi karşı çıkabilir ama ben Özen ve Biliç' e en az gelecek sezon sonuna kadar sabredilmesi gerektiğini düşünüyorum. İstikrarsızlığın bir faydasını göremedik bi kerede istikrarlı olmayı deneyelim, senelerce çile çekmeye alıştık nasıl olsa. Ha burdaki istikrardan kastım ne yaparlarsa yapsınlar kalsınlar gibi değil. Bir plan programları yoksa, gerçekten durum kangren olduysa o başka. Kaldı ki öyle bir durum olacağını düşünmüyorum.

Kendime şuan şu soruyu soruyorum. Bu sene 3. olduk, ŞL' ye kalamadık uefada çeyrek finalden önce elendik. Gelecek sene yeni stadımızda 2. olduk. Ama şanssızlıklar ve bir iki tutmayan transfer hariç, kadroyu genişlettik, gençleştirdik. Kerim, Franco, Mami ciddi rotasyona girdi hatta 11 oynamaya başladılar vs vs. Böyle bir durumda sizce Özen-Biliç ikilisi devam etmeli mi? Benim cevabım belli ama kendinize bu soruyu sormanızı isterim.

Ayrı Parantez: Olcay' ın Samet transferi olduğunu hatırlıyorum. Altınsay' ın aldırdığına emin miyiz? Ben röportajlarında Olcay ile ilgili bir şey okuduğumu hatırlamıyorum. Ben mi gözden kaçırdım?

james sneijder dedi ki...

@Flaming Buzz

Yanıtımı vereyim: En az 1 sene derken realist düşünerek söyledim; realist derken de kulüp içi ve dışı dinamikler bakımından. Yoksa bahsettiğin duruma gelindiğinde kalmalarını daha çok isterim.

Doğrudur Olcay Samet döneminde geldi. Yani literally. İsmi yazansa Altınsay. Kendisini peygamber olarak gördüğümden değil. Hatta konu başka yöne gitse ciddi eleştirilerim de var. Fakat bu anlamda, yani Beşiktaş'ın şu anki ihtiyaçları bağlamında kendisini ilk geçerim. İlki olmadı mı? O zaman doğru gördüğüm ikincileri seçerim, Özen-Bilic gibi. Yaş itibariyle MAF'lı dönemlerden önce Beşiktaşlıydım. Yani illa ki stad mı transfer mi dersen ben de önce elbette stad diyenlerdenim.

Ne yalan söyleyeyim, şu ergen zihniyeti olmasa daha acımasız olabilirdim. Fakat bu ergenler bir gerçeği gösteriyor, fütursuz ve endüstriyel olanı. En büyük tehlike, TV'de tonla yıldızı izleyip enine boyuna bakmadan bende niye yok demekte. Elin Bundesliga takımı bile böyle demeyip özkaynaklarına sarılarak uzun vadede bir şey elde ederken bazılarının "biz de mi Dortmund olacaz sanki" demeleri kadar trajikomik bir konu olamaz. Bu kafayla olamazsın çünkü, çünkü adamlar senden daha donanımlı ve imkanlı. Düşün artık gerisini.

Memleket futbolunu geçmişte az biraz kariyer yapmış olanlar için Katar'dan biraz daha iyi bir ortam olarak sunanlar da maalesef şu bu değil bu ergen taraftarlar.

Selamlar.

james sneijder dedi ki...

Olcay ve Altınsay hakkında Ali Ece'den;

http://www.totemspor.com/yazarlar/ali-ece/besiktasin-solksjaeri-olur-mu-100713

Flaming Buzz dedi ki...

Olcay olayını Altınsay' ı eleştirmek için söylemedim bu arada. Samet sanki ben istedim, ben aldırdım gibi laflar etti diye hatırlıyorum hani Altınsay hiç önermemiş gibi. Aydınlanmak için soruyorum. Bilgisi olan ya da yazılı veya görsel bir açıklama vb. varsa paylaşılırsa sevinirim. Çünkü aldıranın elinden öpücem Samet dahi olsa.

"Ne yalan söyleyeyim, şu ergen zihniyeti olmasa daha acımasız olabilirdim." şu sözün altına imzamı atarım. Eleştirilerimi biraz erteliyorum şuan konuyu da başka yerlere taşımayalım şimdi.

Malum sitelerde o ergenleri, eyyam hakkında kitap yazmış Güntekin gibi yazarları okudukça inadına Fikretçi inadına Önderci oluyorum yoksa kimse sütten çıkma akkaşık değil. Aslında bu da yanlış ama yapacak bir şey yok böyle düşünüyorum ne yazık ki. O derece sinir ediyorlar insanları.

Flaming Buzz dedi ki...

Yorum yazarken son postu görmedim, şimdi okuyorum.

james sneijder dedi ki...

Açgözlü Brezilya kulübü Lodeiro konusunda su kaynatmış. Dediğim gibi, alın Hunt'u olayı bitirin. Beşiktaş hiçbir zaman Almanlardan sıkıntı çekmedi, Aumann hariç. O da kaleciydi :) Zaten hasbelkader milli olduktan kısa süre sonra kaleyi Köpke'ye bıraktı.

Batistuta35 dedi ki...

Abi lig başladı akşam maç var, bi post açın yahu

cochise dedi ki...

bu döviz kuruyla transfer yapamayabiliriz dedi; açıkçası transfere ihtiyacımız olsa da ara transferlerin ağırlıklı olarak işlevsiz olduğunu düşünürek ben de olmasa olur kıvamındayım zira gerçekten kurlar inanılmaz yüksek ve gelecekte ne olacağı da belli değil; sağolsun ekenomiye bakan bakanlarımız sadece bakıyor hatta sadece baksa vereceği zarardan daha fazlasını veriyor abuk subuk yorumlarla.

can dedi ki...

Biz stopersizlikten kiriliyoruz, cezali Toraman ve 2,5 milyon euroya alinan Ozen'in buyuk kesfi Franco yerine hayatinda sadece bir mac stoper oynayan Necip oynuyor. Orta saha dokuluyor, orta sahaya alinan Atiba sag beke Hilbert yerine alinan Serdar yerine oynuyor. Ne diyeyim? Baskan hakli; tabii ki transfere ihtiyacimiz yok. Ne de olsa herhangi bir futbolcu herhangi bir mevkide oynatilabiliyor bizde. Yarin obur gun baska bir stoper de sakatlanirsa Almeida'yi cekiveririz oraya, olur biter.

james sneijder dedi ki...

Madem oydu buydu alamıyorlar, Yobo'yu alsınlar bitsin.

glorfindel dedi ki...

Takım sezonu kapatmış gibi ilk yarıda gördüğüm kadarıyla.

du, levande dedi ki...

necip'ten stoper de olmaz. timing diye bi şey yok adamda. kırmızı kart bile görebilirdi o pozisyonda. pedro franco'yu görmedik bilmiyoruz ama escude sakat falan değilse niye o değil de necip oynuyo anlayamadım. bu arada emre güral'ı elimizden kaçırmışız.

Övünç dedi ki...

Evet sezonun son maçını oynayan 5.liği garantilemiş bir takım.

Devre arasını çok iyi değerlendirmişiz besbelli ...

Ne yapmaya çalıştığımızı bir anlayabileydik iyiydi.

james sneijder dedi ki...

Bilin bakalım Emre Güral'ı kim hangi zaman transfer etmeye çalışmış.

http://www.kartalbakisi.com/futbol/emre-gural-ve-berkay-samanci-borsaya-bildirildi-h11084.html

Not: Borsaya bildirip elde patlama olayı ilk değilmiş anlaşılan.

İkinci yarıları oynayamıyorduk ve ikinci yarı farklı olacaktı -> ilk yarıları da oynayamıyoruz?

can dedi ki...

Koca devre arasi gecti, gene degisen hic bir sey olmamis, ayni tas ayni hamam. Gene ayni 11, gene ayni ruhsuzluk ve organizasyonsuzluk, Fernandes ve kiralik Tore'ye sahada pozitif hic bir sey yapmamalarina ragmen gene anlasilamaz bir tahammul, pedro franco sakasi aynen devam... Walla kesinlikle istifalari filan yonunde bir talebim yok ama benim Ozen-Bilic ikilisine itimadim kalmadi. Yoneime zaten hic bir inancim yok. Sene sonuna kadar oturup izleyelim ama buyuk bir supriz olmazsa yazin onumuzdeki senenin planlarini yapariz.

Cavid Nazım dedi ki...

suztuk sustuk buramıza kadar geldi. biliçle ilgili artık konuşmak lazım. o kadar rigid bir futbol anlayışı var ki. hiçbir esnekliği yok. taktiksel olarak ne oyundan önce, ne oyun içinde takıma birşeyler kazandırma vasfı yok. müthiş muhafazakar ve garantici. ezbere bir dört üç üçle başla. franko yerine necipi koy stopere. ersanla beraber saatli bomba tesiri tavan yapıyor, görmezden gel. gökhan töre sağ açık. olcay solda. bütün taktik oyunu gökhanın kanadına sıkıştırıp ani hamlelerle olcayı soldan kaçırmak üzerine kurulu. olcayın karşısında bosingwa var; olcayı kesmiş, adamın kıpıdayacak hali kalmamış. sistemde ısrar et, altmış dakika bekle. nihayetinde gökhanın yerine holoskoyu al formasyonu değiştirme. olcayı çıkar mustafayı al; defansı üçleyip, forveti hala daha bıkmadığın faydasız mustafa ve almeida olarak ikileyip, ramonu orta sahanın soluna çek; maç boyunca hiçbir diziliş değişikliği yapmadığın için son on dakika biçimsiz bir kaos futbolu oynatmaya mahkum kal. o esnada beleşten bir gol bul, beraberliği sağla. sonra bazı andavallar da gelip seni şakşaklasın; sezon sonuna kadar biliç desin, hiçbir değeri olmayan laflar etsin. iyice küçük hesapların takımı oldu beşiktaş, memnunsanız bundan vallahi iyi iş. ekran başında sinir krizi geçirmek zorunda mıyım. ha bu saatten sonra biliç gitsin demek hiçbir şeyi çözmez; eli mahkum sezon sonuna kadar bilic. ama önder özen umarım bu sabit fikirli adamla yeniden yapılanma filan olmayacağını anlar. yeni bir td adayını şimdiden düşünmeye başlar. fikret orman da önder özenin fikirlerini planlarını hem mali açıdan hem de düşünce düzeyi açısından destekleyebilecek, ''kaliteli burjuvaları'' yönetime sokar. şampiyonluk nedir bilen, metin tekin gibi mesela, seviyeli insanları takımla irtibata sokar. allahın karadenizli minibüsçüsüyle, denizlili tekstilcisiyle, dünyayı bilmeyen, yabancı dil bilmeyen taşra tüccarlarıyla, yurt dışına transfer görüşmesi yapmaya gidersin; manajerlerin, tercümanların maskarası olursun. önder özenin bu tabloda çok fazla kabahati yok.

james sneijder dedi ki...

Özen Bilic'i kendisi getirdiği için zannımca o giderse kendisi de gider. Öyle olmaması lazım ancak tahminim durum-u vaziyet böyle olur.

Bu arada kendimi bildim bileli timing hiçbir zaman Beşiktaş lehine işlememiştir: Hannover96 Slomka ile geçen ay yollarını ayırdı ve hoca halen boşta. Gerçi timing tutsaydı getirirler miydi orası da şüpheli ya. Slomka'nın eleştirilecek yönleri vardır, bazen fazla atak oynatıp kumar alması gibi. Fakat işte o hep söylediğimiz taktik olaylarında çok öngörülü bir adamdır. Neyse Allah saabine bağışlasın.

du, levande dedi ki...

takım iyi oynamadı ve devre arasından sonraki ilk maçtaki bu tablodan sonra umutlu konuşmak zor ama göze çarpan bi kaç olumlu şeyi de söylemek lazım, geride olmamızın etkisi var mı bilmiyorum ama oğuzhan 60'larda oyundan düşmedi bu maçta ve eskiye göre diri gözüktü. hala yeterli değil fizik olarak ama böyle devam ederse oyundan düşmeyen bi oğuzhan çok büyük fark yaratır. ersan'ı sözlüklerde falan yine eleştirmişler ama bence performansı sakatlanmadan önceki ersan'a epey yaklaştı, yabancı stoper transfer edilecekse yanında ersan oynar muhtemelen. atiba'nın sağ bek performansı bu lig için gayet yeterli, fernandes'in yerine bi yabancı transferi yapılırsa atiba sağ bekte devam edebilir.

bunların dışında, gökhan töre yetersiz, olumlu yaptığı şeyler de oluyo tabi ama son hamlelerdeki eksikliği çok fazla göze batıyor. o yetersiz ama onun yerine giren holosko yetersizden de öte sıfır olduğu için yine mecbur gökhan'a kalacağız gibi. veya olcay'ı sağ kenara atıp solda uğur'u deneyebilir biliç. ki bence dünkü maçta da bunu denemesi gerekirdi. gökhan'ın yerine giren holosko hangi maçta fark yarattı ki hala bundan bi şeyler umut ediyor anlayamıyorum, halbuki bosingwa'nın kilitlediği olcay'ı sağa atsa trabzon'un vasat sol bek ine karşı etkili olabilirdi. üstelik motta'nın ileri çıkıp yaptığı bi kaç orta bu kadar tehlikeli olmuşken olcay'ın yerine girecek olan uğur da bu konuda tehlikeli olabilirdi. keşke böyle şeyler denese biliç bu tip maçlarda, elbette ki garantisi yok hiçbi şeyin ama gökhan'ı çıkartıp holosko'yu sokmak gerçekten bomboş bi değişiklik ve bunu defalarca da gördük, yetmeli artık.

BJK4EVER dedi ki...

Bilic'in performansinin ciddi sekilde tartisilmasi gerektigini dusunuyorum.

Egri oturup dogru konusalim, bu adamin karizmasi, goruntusu, hayat tarzi vs bize guzel gelebilir, eyvallah, ama antrenor olarak performansinin berbat oldugu gercegi ortada bence. Gecen sene S.Aybaba yerin dibine sokulurken bu sene bu adama birsey denmemesine anlam veremiyorum.

Simdi gecen seneyle direkt bir kiyaslama yapacak olursak makro seviyede;

- Defansif olarak daha iyi gorunuyoruz, daha az gol yiyoruz. Ama bu Bilic'in taktiksel katkilarindan ziyade daha iyi bir kaleci ve defans yapmasini bilen beklerden kaynaklaniyor (cozumu transfer sagladi burada).

- Ancak cosku olarak gecen senenin cok gerisindeyiz. Gecen sene yeterince maci istemedigimiz mac sayisi 3, bilemedin 4 iken bu sene ciddi anlamda coskulu oldugumuz 1 mac hatirlamiyorum ben, belki Elazig maci o kadar. Eger coskulu ve istekli degilsen taktiksel olarak mukemmel olup iyi organize olman lazim, ama bunu da 5-6 macta anca gorduk, ki cogunlugu ligin ilk 4 maci zaten. Dun sahada ne organizasyon vardi ne istek. Sen bunu antrenor olarak saglayamiyorsun, takiminin piskin piskin 1-1'e yatmasini kabul ediyorsan orada isin ne?

- Gecen seneye nazaran duran toplarda cok daha kotuyuz, onemli bir eksik.

- Kulube'nin gecen seneden cok cok daha iyi olmasina ragmen (gecen sene Sinan Kurumus oynarken bu sene Omer ve Eneramo hic oynamiyor mesela)kulubeyi hic kullanamadik. Sezer-Toraman olayinin bu kadar uzatilmasinin cezasini biz cekiyoruz mesela, agzini acan yok. Yine Bilic'in mudahalesiyle pozitif anlamda degisen mac neredeyse yok (zorlasan Kayseri maci dersin anca), ama edemedigi mudahalelerden dolayi kaybettigimiz cok mac var. Ki dunku Franco-Necip degisikligi de berbatti. Belki Necip sakatlandi cikti dersiniz, o zaman bende nerede sakatliga karsi alacaginiz tedbirler derim?

- Gecen sene 90 dakika at gibi kosarken bu sene 60'tan sonra bitiyor takim. Bunun sorumlusu kim?

- Genc oyuncular konusunda bakacak olursak; gecen sene kotu durumdaydik, bu sene ayni. Franco, Omer, Frei neredeyse hic oynamadi. Muhammed ara sira oynadi ama gelisim kaydetti diyemeyiz. Onun disinda yine bos. Ki genel olarak gelisim kaydetmis oyuncumuz zaten yok ki bu sene (Almeida haric), gecen sene yine bir Olcay, Holosko vs patlama yapmisti, bu sene o da yok, herkes yerinde sayiyor. Ne anladim bu isten?

- Bilic'in tek artisi Aybaba'ya gore daha sempatik olmasi ve oyuncularini medyanin onune atmamasi. Ama teknik olarak adam yetersiz kaliyor arkadaslar, artik bunu soylemek lazim bence.
Herseyi gectim, bu adamin Besiktas'in antrenoru oldugunu hatirlamasi lazim. Rakibinin 9 puan gerisindeyken ve devreyi 10 kisi kalmis rakibine karsi 2-3 onde kapatmisken sen mac sonunda aldigin 1 puandan memnunsan, 2-3 onemli eksige sahip ve 19-20 yasinda 3-4 oyuncuyla oynayan Trabzon'a karsi 1 puandan memnun kaliyorsan sen zaten bizim buyuklugumuzu idrak edememissindir.

james sneijder dedi ki...

@BJK4EVER

Ben de coşku kısmına değineyim. Yapılan paslar detaylı incelenirse hemen hepsinde ya isteksizlik ya da yanlış pas yapma korkusu vardı. Dün beklerin performansı kötü değildi, özellikle sağda oynayan Atiba’nın. Fakat hem Atiba bu bölgeye zorunlu geçti, hem de bekler dışındaki savunma bölgeleri sıkıntılıydı. Bunu anlamak için TS’nin oyun yapısına bakmak gerekir diye düşünüyorum.

TS’nin bu sezon bana göre en büyük eksikliği ortanın ortasında. Zokora Colman gibi tipi bir CM değil. DM vasıfları da tartışılır, özellikle hemen her maç rakiplerine çift dalıp havalara uçurduğu düşünülünce. Ama işte bizim ligde böyle hart hurt bir adama da ihtiyaç oluyor (Bu bakımdan Jermaine Jones bizde iyi gidebilirdi; belki biraz fazla giderdi ama denemek lazımdı). Sahada bir Colman veya muadili olmayınca TS hücumu hızlı çıkışlarla tavşan kanat oyuncularıyla ve +1 serbest adamla yapmaya çalıştı (Adrian). Yusuf ise hem Olcan kadar efektif değil, hem de karşısında Atiba olunca pek başarılı olamadı.

Aslında TS’nin maçtaki en kilit düşüncesi, hücumda ara ara parlayan Malouda’yı yanlız bırakmamak ve orta alanda bağlantı sağlamak adına Adrian’ı Zokora’nın hemen önüne serbest adam olarak koymak oldu. Adrian bunu iyi değerlendirdi, sadece orta alanda değil Yusuf’un koşu yapamadığı sol kanata hatta bazen sağ kanata bizzat dalmak da dahil; ta ki oynadığı bu geniş alan nedeniyle 60. dakikalarda pili bitene kadar. TS böylece ilk oyuncu değişikliğini 67. Dakikada Adrian’ı alıp yerine hücum gücü Zokora’dan bile kısıtlı bir DM alarak yaptı ve hücumda % 50 performans kaybı yaşadı. Akçay bu sıkıntıyı 6 dakikada gördü ve etkisiz Yusuf’u çıkarıp Şahin’i aldı. Daha sonra da Emre yerine Henrique’yi (Emre yorulma emareleri veriyordu fakat bence Akçay daha çok Olcan’ı atacağı toplarda kale dibinde fırsatçı bir adam istediği için bunu yaptı). Bu hamlelerin hepsinin içeriği tartışılır. Özellikle Adrian’ın maç başındaki pozisyonu ile düşünülen başarılı taktiğin ikinci yarı gümleyebileceğini de düşünmek gerekirdi, bağlamında. Fakat burada da çok önemli bir faktör öne çıkıyor: Kadro derinliği. Akçay neredeyse değil, kadrosunda bulunan ve oynayabileceği tüm orta alan ve hücum oyuncularını bu maçta oynattı. (şaka değil, merak eden TS kadrosuna bakabilir). Ama işte önemli bölgeler eksik olunca lastik de böyle patlayabiliyor (bize de küpe olsun).

Beşiktaş’ın ligin ilk yarısının son maçlarından itibaren orta alan-stoperler ekseninde ciddi bir savunma sorunu var. Bunda hem sürekli bir arada oynayamayan stoperlerin olması (tek tek etkinliklerine girmiyorum), hem de orta alanın defansif görevi ikinci plana atması başlıca nedenler olarak göze çarpıyor. Senin de bahsettiğin üzere düzgün koşmadan 60. dakikada pili bitenler var ve bakıyoruz, bunların hemen hepsi 30 yaş altı isimler (hatta çoğu 25 altı). Bu bırakın Beşiktaş’ı, PTT 1. Lig’de bile kabul edilebilecek bir konu değil. Orta hattaki söz konusu defansif sorun ilk yarıda kabak gibi görüldü. TS’li oyuncuların son vuruşlardaki beceriksizleri ve Tolga’nın müthiş performansı bizi 70. dakikaya kadar taşıdı. Sonra birden Beşiktaşlılar rakibin azalan baskısını fark etti ve dan-dun şeklinde de olsa hücuma başladılar. TS’nin çekilmesiyle defans orta alana kadar ilerledi. Aslında yine bir şey olmayacak gibiydi ancak bir duran topla olayı çözdük. Son 7-8 dakika oyunu orta alanda sahiplenen Beşiktaş karşısında yine Olcan’a atılan toplarla gelmeye çalıştılar. Bu arada ligde bir maç yaptıklarını hatırlayan takım pozisyonlar da buldu ve birini atsalar trajikomik şekilde maçı kazanabilirdik bile.

Emme velakin takımın bu haliyle taktiksel olarak her zaman böyle düşeş yaşamayacağımız aşikar. Özellikle alan değişmeli serbest oynayan rakip oyuncular karşısında statik oynayan takımın defansif olarak madara olması işten bile değil. Bu anlamda önümüzdeki maçın Erciyes’le olması bir nevi şans oldu. İlk 10’dan bir takım olsaydı gayet zor olurdu (kibarca söyledim). Gerçi daha sonraki hafta sihirbaz çubuk mu değdirecek; hayır ama 1 hafta 1 haftadır.

cochise dedi ki...

@BJK4EVER
Biliç'e öyle özel bir sempatim yok hatta başarılı olma ihtimalini çok düşük gölmüştüm gelirken hatta istemedim gelmesini; öyle küpeye gitara falan da takılmam. Şu anda da başarı ihtimalini düşük görüyorum; bunun en önemli sebebi de sanıldığı gibi bir Balkanlı değil de Avrupalı kafada olması. Avrupalı mantalitesi bizim ülkede işlemiyor ne yazık ki. Menemen ve menemencinin üstün olduğu tek nokta bu. Yani özetle Biliçin doğru bir tercih olduğunu düşünmüyorum amma ve lakin bilicin sametten tek farkı sempatik olması diyenlerin futbol algı ve bilgisinden gerçekten çok süphe ederim. hatta şüphe bile etmem. Sadece geçen seneki forumlardan yüzlerce şey çıkarılabilir. Takımın az gol yemesi sadece transfere bağlanmış ya helal olsun daha ne diyeyim. Tolga super transfer eyvallah ve gol sayısında etkisi var ama ya verilen pozisyon. Gol yediğimiz maçlar dahil maçların yarısından çoğunda tek bir pozisyon dahi vermedik. Geçen sene yol geçen hanı idi savunma. Verilen pozisyonlar ciddi ciddi toplamda 3-4 kat falandır. Bu seneki takımın en önemli farkı da budur; takım diye bir şey görüyorsun sahada beraberce oynayan. Ama hücum varyasyonlarında ciddi sıkıntı var, eyvallah. çok idealist -gereğinden fazla- bir hücum deneniyor ve saçma sapan golleri bulamıyoruz. Kötü oynayıp da kazanamıyoruz. Ve geçen sene çok sayıda gol bulduğumuz Fernandes asistlerinden bu yıl faydalanamıyoruz. Geçen sene Ligin en iyi oyuncusu bu yıl takımın en kötü oyuncusu. Kafayla gol atmak için Sivok-Batuhan değişikliği yapan adamı şuraya gündeme getirmeyin ne olur. geçen sene ilk yara çok şevkli olan takım ikinci hayalete dönmüştü ama unutulmuş nedense. Yahu yazmaya gerek yok ama geçen seneki GS-Fener deplasmanlarını hatırlıyor musunuz? Skor değil kastım maça başlama planları-amaçları-hedefleri..

Şampiyonluğu belirleyen puanlardır ama bir takımın yolunun doğruluğunu belirleyen bulduğu pozisyon verdiği pozisyon arasındaki farktır. Bu yılla geçen senenin temel farkı bu yıl bu oranın 1'ün üstü olduğu bir çok maçta puan kaybetmemize rağmen bu oran 1'in altında olduğu hiç bir maçı kazanamadık.

Özetle Biliç'ten daha iyisi bulunuyorsa kimse vazgeçilmez değildir, sempatikliği vs. TD olarak umurumda değil ama Samet değildir bu adamdan iyisi.

Sonnot: Şu stadsızlığı, 4 maç cezayı falan aklımızdan bir an bile çıkarmazsak bu yılı daha iyi yorumlayabiliriz. Bunu yapmıyorsak da haber1903'ün altına yorum yapandan bir farkımız kalmaz...

alper dedi ki...

Biliç>S.Aybaba diyen'in fitbol aklından şüphe ederim hatta etmem bile yok der geçerim.Akhisar deplasmanında alınan bir puan iyi diyen iyi bir rakipten 1 puan aldık diyen,kenaredan oyuna zerre müdahalesi olmayan ,TS kendi sahasında yenilmeyen takım 1 puan iyidir diyen hoca dandik hocadır.Bence ikisi de dandik hocadır ama puan durumu S.A. nın Biliç'ten daha başarılı olacağını söylüyor onca transfere rağmen.
Bu arada BJK küçük takım hiç öyle kendimizi kandırmayalım kandırmayın.Maçtan bir saat önce Muhammed Demirciş ile Atakan Kurt röportaj yapıyor ve henüz FB ,GS,TS maç yapmamış sadece Eskişehir ve Kasımpaşa maç yapmış ev puan kaybetmişler Muhammed bey rakiplerimiz puan kaybetti değerlendirmemiz lazım diyor beynini siktiğimin geri zekalısı.Aynı cümleyi GS den bir topçu yapsa ertgesi gün kapı önüne konur bu kadar net.Zihniyetmizde topçumuz da ufak ve maalesef iyice ufalıyor.

cochise dedi ki...

@alper
dostum o söylediğin şeylerin hiçbirini Biliç o şekilde söylemedi ama sen bilirsin. biliç aybabadan daha kötü diyorsan bir kaç önermeyle gelcen karşılaştıracan öyle iki maç sonu açıklamasıyla olmaz. misal akhisar maçını örnek vermişin o maçtaki futbolu örnek ver. 3-1'den geriden gelip ne kadar kazanmaya yaklaştığını tkaımın söyle sonra biliçin demediği açıklamayla gel. üstelik bu dediklerin doğru ve ölçü olsa bile biliçin kötü olduğunu gösterir sametin iyi olduğunu değil.

(Biliç ne demiş: 3-1'den sonra 3-3 e getirdiğinizde bunu kazanç olarak görmelisiniz. Kendi evinde güçlü bir rakip. 3-3'ten sonra kazanmaya yakın olan bizdik ama fırsatları değerlendiremedik. Maçı olumlu değerlendiriyorum. Oyunun bir çok tarafında iyi olan bizdik, bundan sonra da kazanan taraf olmak için çalışmaya devam edeceğiz. elini vicdanına koy kardeş 3-1 geriye düştüğün bir maçtan sonra yapılan bu açıklama bir puan iyidir mi demek yoksa evinde güçlü bir takıma karşı 3-1 geriye düşmeye rağmen oyunu 3-3'e getirdik bu iyidir mi demek istiyor.)

Bu arada Biliç umrumda değil yukarıda da belirttiğim gibi ama eleştiriyorsak mantıklı eleştirmeliyiz. Yoksa şu alakasız zamanda asla biliç iyidir kötüdür tartışması yapmak gibi bir niyetim yok. herkes gibi artısı da var eksiği de. misal top class sayılacak (şahsen de öyle düşünüyorum özellikle bizim taraftarın hastası olduğu oyuncu ve şablon değişikliklerini suyunu çıkaracak kadar çok yapıyor ama hollanda ekolü hocalar da bunun tam tersi, biri diğerinden iyi denebilir mi?)bir hoca olan Mancini GS'ye nasıl futbol oynatıyor akla hayale gelmiyor. GS şu anda rahat kaybedeceği bir maç oynuyor hatta pozisyon vermek mesele değil büyük takım anteppmiş gibi oynandı ilk yarı. işin ilginci bir kovulmadığı kalan amrabat oyuna girince bayağı değiştirdi oyunu.

daha da bu posta birşey yazmam. admin uyuma bloga sahip çık...

Pheaglix dedi ki...

teknik direktörlük yeteneği takımın puan tablosundaki yerine göre belirleniyorsa 2009-2010 sezonunda 4. olan mustafa denizli ile 2011-2012 sezonunun çoğunda yönettiği takım ligi 4. bitiren carvalhal aynı kalitede teknik direktörlerdir.

alper dedi ki...

Ya abiler ben biliçte aybabada dandik hoca diyorum ama benim anlayışıma göre de biliç aybabadan da dandik hocadır diyorum.Akhisar maçında 3-1 den 3-3 getirmek iyidir dediyse bende diyorum Akhisar gibi 100 bin nüfuslu(ki kendi doğup büyüdüğüm ilçedir) bir ilçe takımına nasıl 3-1 yenik duruma düşersin derim.
Aybaba maç sonu oyuncuları medyaya yem ediyormuş ona bakarsan biliç fernandesi aylardır sahaya sürerek taraftara yem ediyor??
Ts karşısında 1-0 yeniksin ve oyuna stoper çıkarıp stoper sokarak müdahele ediyor vs vs vs..
tekrar ediyorum bence ikiside kötü hocadır ama biliç daha kötü hocadır.ve istifa müessesine kökten karşı bir adam olarak derhal kovulmalı diyorum.Buda benim fikrim.

alper dedi ki...

Ha bu arada şunuda ekleyim.Top class vs mi bilmem anlamam milet alem ne der ilgilenmem de bana göre yine tekrar edyeim bana göre mancini hocaysa ben peleyim.

james sneijder dedi ki...

@alper

İzninle bir konuyu ilave edeyim.

Kerim Frei. Ligde aldığı süre: 4 maçta 53 dakika.

Ömer Şişmanoğlu. Ligde aldığı süre: 3 maçta 66 dakika (1 de golü var. 29 dakika süre aldığı 1 kupa maçında da golü var).

Peki bu adamların ne sorunu var da onların yerine Holosko ile Pektemek'i izlemek durumunda kalıyoruz? O Pektemek ki 12 maçta 322 dakika süre almış ama golü yok! Kağıt üzerinde 2 asisti görünüyor.

Bir de şöyle bir konu var Kerim için. Oynadığı süreler gösteriyor ki adamı hep son dakikalarda maça etki etsin diye oynatıyoruz. İyi de, madem bu kadar güveniyorsun kendisine niye oynatmıyorsun?

Ben anlamıyor. Siz anladı?

james sneijder dedi ki...

Barça-Malaga maçını İngiliz kanalından izledim. Klasik tok sesli ana spikerin yanında teknik-taktik yorum yapan ve aksanından mütevellit Scottish-Irish bir vatandaş da mevcut, her zaman olduğu gibi. Pique golü attı ama o da ne? Bizim Keltik taktik yorumcusu hala eleştiriyor. Neyi mi? Pique gol vuruşunu kalenin hemen önünde sol köşeden yaparken hemen yanında Alexis var. Diyor ki: “Daha önce de benzer bir kaç pozisyon oldu, Pique hep aynı yerde ama Alexis yine Pique’nin yanında durdu. Alexis ne yapmaya çalışıyor”.

Biz en iyisi hakemi konuşmaya devam edelim. Maç yorumcuları derken, ben bizdeki en çok şunu seviyorum: “İki takım sittin senedir maç yapıyor ve bugüne kadar A takım cittin maç kazanırken B takım zittin maç kazandı; vittin maç da berabere bitti.”

Bu arada: Barça, eskisi gibi tam olamasa da geri dönmüş. Bunda Messi’nin etkisi elbette var ama bana kalırsa Xavi’nin az biraz da olsa kim olduğunu hatırlaması çok daha bir etken.

Bu arada2: Malaga Barça hücum ederken 11 kişi defans yapıyor ama asla akıllıca değil; mesela: Slomka’nın Hannover’inin topu kapar kapmaz hülahop hücuma kalkmasını yapamıyorlar.

Bu arada3: Yine de öyle görünüyor ki Barça La Liga’daki takımların defanslarının gelişmesinde ciddi oranda etkili olmuş. İstisnası : Real Madrid :)

Bu arada4: Pedro sandığım kadar düz golcü değilmiş.

Bu arada5: Bar Rafaeli Dani Alves’e yaramamış. Gerçi yerinde ben olsam 90 kg’dan 50’ye inerdim ve topa dokunamazdım bile.

Bu arada6: Nefti bol bulanların mevcudiyeti her zaman işe yaramıyor demek ki. Gerçi transfer rakamları bir Abramovich’den çok para kazanmaya gelmiş birilerini gösteriyor. Öyleyse bir ilk olur ve gerçekten takdir ederim.

Bu arada7: Schuster’e üzüldüm.

Bu arada8: Farkettim ki çok gevezeyim. Bir sonraki Beşiktaş maç postuna kadar susuyorum.

EC dedi ki...

Turk Insaninda maalesef mantik hep duygularin gerisinde kaliyor.

Ronaldinho transferi -Brezilya daki arkadaslarimdan duydugum- en yuksek teklif BJK den gelmis, Ronaldinho da bu yaz kendi seyircisi onunde son kez dunya kupasina katilip, ulkesini temsil etmek istedigi icin Milli takim hocasi scolari yi dinleyip, kendi kulubune 1/3 fiyatina imza atip orada kalmayi tercih etmis. Bunun neresinde BJK li yoneticilerin yaptigi hata? Siz medya da tamami BJK ye karsi hele 1903 denen site var ki SAdali nin finanse ettigi ve her haliyle bel altindan Fikret Orman ve yonetimine saldirmakla sitesini guncelleyen olusum aslinda Yildirim demiroren in de gizli destegi ile ayakta durmaktadir. Hem adali, Hem de demiroren Fikret Orman in baskanliginda stadin bitirilip, bu basarinin Fikret Orman ve ekibine ait olmamasi icin ellerinden geleni ardlarina koymamaktadir. Bu hakem hatalari, olimpiyat faciasi, bize karsi hep farkli kurallarin uygulanmasi tesaduf degil, bir planin parcasidir. Yapilmasi gereken herseye ragmen BJK lilikten odun vermeden, stadimizi tamamlamak, ligi de tum bu olumsuzluklara ragmen en iyi yerde bitirip gelecek yil avrupa da yer almaktadir. Unlu oyuncu transferleri Yildirim Demiroren zamaninda yapildi ve ne oldu? Herkes sonuclari biliyor 9 yilda bir sampiyonluk ve batik bir kulup, sahtecilik ve sikeye bulastirilmis bir Buyuk Kulup ve mahmelerde surunen BJK.. Bu BJK ki bakkal borclarini bile odeyemez hale gelmis. O halde iken hatirlayin kimse yoktu baskan adayligi icin piyasa da? Zengin ve sozd BJK! Liler Kpasa ya uye olup ona trasnferler yaptilar! Neyse konu uzun.. Is yaparken Aklinizi kullanin, duygularinizla sadece sevin.. Beyninizi zorlamayin!

ECO- USA

Övünç dedi ki...

@EC

Sen olayı Amerika'dan takip ettiğin için hiç anlamamışsın hocam.

Hata olarak görülen sürecin yürütme şekli.

Burada yöneticiler konuyla igili gün aşırı yorumlar yaptılar , medyada sürekli bugün geliyor şugün geliyor diye haberler çıktı.Nasıl Lodeiro transferi kimsenin ruhu duymadan hallediliyorsa en azından bu kadar " kesin geliyor " beklentisine sokmadan bu işin çözülmesi gerekirdi.Sonra oynadığın kötü futbolla o beklentinin altında kalıp kredini yok yere harcamış oluyorsun.

Şimdi puan kaybedilen hatta ronaldinho olsa bile kaybedeceğimiz her maç için suçlanacaklar bir işi beceremediniz diye.

Övünç dedi ki...

Dünkü performansıyla Beşiktaş ve Galatasaray'ın artık net biçimde 2.liğe oynadığı belli sanırım.

İsteksizlik Galatasaray'da da var.İki takımda puan farkını kapatabileceklerine inanmıyorlar besbelli.

YSY dedi ki...

@övünç kendi ağzınla söylemişsin işte medya sürekli haber yapıp durdu ve bu sebeple ister istemez taraftarın beklentisi yükseltildi. Loderio transferi sessiz sedasız yapılırda iş ronaldinho olunca maalesef istediğin kadar kaçın medya bunu bangır bangır yayın yapıyor. Her gördüğün yöneticiye de mikrofon uzatılınnca adamda bir iki açıklama yapma gereği duyuyor ki ben hiçbir yöneticinden geldi geliyor gibi bir açıklama duymadım.

sherlockholmes dedi ki...

bilici sürekli aynı kadro ve dizilimle takımı sahaya çıkardığı için eleştirenleri anlamıyorum. arkadaş büyük takımların kalıplaşmış belli bir taktiği olur. sabit bir taktik üzerinde ısrar etmeli ona göre transferler yapılmalı. ne zaman taktik değiştirsek transfer ihtiyacı da doğuyor ve bu da kulübü mali açıdan zorluyor. bilicle samet aybabayı kıyaslayan adamlardı da okumaya bile tenezzül etmiyorum. bakın mancini sürekli taktik ve oyuncu değiştiriyor sonuç ortada. adamın şuan istifaya çağrılmama sebebi tamamen juve maçında yağan inanılmaz kar ve sonrasında ki zemin.

her neyse bizim takım ancak güçlenen bir oğuzhan- ferdi yerine taş bir orta saha- ve almeida yanına hızlı son vuruşları iyi olcan bir golcü ile yarışa dahil olabilir. bu hafta ts deplasmanından beraberlikle döndük diye ne bu karamsarlık amk. gs ve paşa da puan kaybetti. çok kaybedilen bir şey yok. hatta bece bilic inde dediği gibi kazanılan bir puan var. beşiktaşı barcelona sanan kafası güzel taraftardan oldum olası nefret ettim amk. tabi ki bizde her maça kazanmak için çıkan bir takım istiyoruz. ancak bunun gerçekleşmesi için bir kaç iyi transfer şart bilic'i suçlamayın. ben hala tek bir iyi transferle bile ikincilik şansımızın çok artacağını düşünüyorum.

Övünç dedi ki...

Sana bir doz Juan Mata->Man Utd öneriyorum.

Jose Mourinho açıklayana kadar teklifin gerçek olup olmadığını bile taraftarların anlayamadığını forumlardan okuyabilirsin.

"Teklif yapmışız diyolla " tarzı yazmışlar.

Her uzatılan mikrofona konuşmak zorunda değil kimse.Ömer Şişmanoğlu transferinde bir tane açıklaması var mı Kavalcı'nın veya Atalay'ın ?

Sordular söyledin niye 5 gün arda arda 3 öğün aynı soruya cevap veriyorsun ? Teklif yaptık bekliyoruz diyorsun KAP'A bildir m, sonra biz KAp'a bağlı şirketiz konuşamayız diye atıp tutuyorsun .

EC dedi ki...

Medya karsimizda..medya ayni saldirilari GS ve FB ye yapmiyor, o kadar sisirdikleri transferler olmayinca... Ama BJK denilince sanki transfersiz olmazmis havasi yaratiliyor... Tup Kafa doneminde o kadar transfer yapildi! Ne oldu? Batirdi koca kulubu bakkala bile 300 bin tl borcu odeyemez hale dusurmus kulubu.. Sonra hala Guti, Simao, Q7 diye aglayan taraftarlar var.. Oynamak istedilerde Fikret Orman mi oynatmadi.. O yildizlar BJK de iken bu medya onlarin ayagini kaydirmak icin ugrasmiyormuydu?
Bazi seyler uzaktan daha guzel ve net gozukur.. Her gun halkin cebindeki para eriyor.. Cenevre de suriye icin agliyor bakanlar!!!

Coolio dedi ki...

Medya bilerek transfer olaylarını abartıyorki taraftar beklenti yapsın ve daha çok gazete alsın, internete gelsin. Hatta yalan haber bile yapıyorlar ve orda çıkan haberleri gerçekmiş gibi düşünüp yönetime sallamayın. Yönetimi savunmuyorum ama transfer konusunda işkembeden sallayan medyayı da ciddiye almayın.

Dünkü maça gelince; Bilic gerçekten taktiksel açıdan sınıfta kaldı yine. Samet Aybaba'lı takımı izlerken yaw bu takımın bir taktiği yokmu derdim.. Ama o takımın oynadığı hızlı ve kaos futbolu bile şu anki oyuna göre daha bir bilinçli duruyor. Oyuncu değişikliklerindeki gariplikler Bilic'in oyunu farklı okuduğunu gösteriyor. O bizim gördüğümüzden farklı görüyor ve maalesef bizim görmediğimiz şeyleri görüyordur kesin diyemiyorum.. Öyle olsa 18 maçtan bir tanesinde yaptığı hamle ile maçı çevirebilirdi. Elbette sezonu onla kapamak gerekiyor hatta eleştirmeme rağmen önümüzdeki sezonda kalmalı çünkü bir kere de istikrarı deneyelim. Bir antranöre iki sezon sabredelim.. Aksini hep denedik. Ama oyun okumadaki eksiklik, taktiksel alternatiflerden yoksun olmasından dolayı kalamsın diyeni de anlarım. Ama Bilic giderse Özern'de gider gibime geliyor benimde.

Oyunculara gelince Gökhan Töre çok iyi bileklere sahip olmasına karşın futbol zekası yok denecek kadar az. Adam top ayağına geldiğinde nasıl bir organizsyon yapacağını asla tasarlamıyor. Spontene bi şekilde akışına bırakıyor. Yani sağ tarafıma topu sürüp bir orta yapayım veya fake atıp bir verkaça gireyim veya sola çekip şut pozisyonu arayım filan diye düşünceler yok adamda. Ayağına gelen topla sadece önündekini geçmeye çalışıyor ve artık onu da yapamıyor. Holosko kazmasını ise artık noolur biri göndersin takımdan. Düz top sürmekten aciz, eblek bir adam. Aynı sorun onda da var, kafasında tasarlamıyor hiçbişeyi. Ayağına gelince sadece top sürmeye çalışıyor ve onu da onu yıllardır yapamıyor. Pas yeteneği de berbat olan bir adam.

Atiba'yı sağ bekte harcıyoruz. Evet Serdar kötü ama teraziye koyduğumda Atiba'nın orta sahasındaki katıkısı Seredar'ın kötüğünden daha iyi benim için. Fernandes'in yerine çok daha faydalı olurdu. Bilic'in Ferdi takıntısı olduğu için ve de burada defalarca Ferdi sorununu konuştuğumuz için tekrar etmeye gerek yok.

Tolga'yı iyiki almışız, başka söze gerek yok.

Oğuzhan biraz daha güçlenmiş ama ona yardımcı biri gerekli (muhtemel yeni transfer), mevcutlarda öyle biri yok çünkü. Gökhan Töre ve Holosko'nun aksine 3-4 adım sonrasını kafasında planlayıp iş yapan adam böyle oluyor.

Yukarda birinin söylediği gibi Olcay Uğur değişikliği bir fark yaratabilirdi belki ama olmadı. Necip Frei değişikliği ile dafansı azaltıp orta sahayı arttırmak bile bir hamleydi ama olmadı. Daha da ötesi diğer bir kazma olan Mustafa oyuna girdi. Kendisini Messi zanneden, her maç 5 kişinin arasına dalmassa rahatlayamayan gittikçe de psikolojisi bozulan bir kazmadır kendisi. Sene sonunda takasta kullanılmalı veya Rusya'ya satılmalı. Ömer ondan daha fazlasını yarım sezonda verdi bile. Önümüzdeki sezon Mevlüt yerli statüsünde düşünülebilir.

Ersan tam bir saatli bomba. Top ona gelirken korkuyorum. Bence yedekten ötesi olmamalı önümüzdeki sezonda. Yabancı sağlma bir defans hatta Sivok'un durumuna göre 2 defans alınmalı.

Almeida için dicek bişey yok, en iyi oynadığı sene son senesi olacak. Gideceği için konuşmaya gerek yok. Sene sonunda bizi en çok zora sokacak transfer forvet transferi olacak. Dolayısıyla şimdiden biriyle anlaşmaları şart. Sene sonunu hatta dünya kupasını beklersek kimseyi alamayız.

Yorum Gönder

Ara