.

.
Ekşi Beşiktaş. Blogger tarafından desteklenmektedir.

.

.
27 Ocak 2014 Pazartesi

Transfere Karşıyım

Her takımın transfere ihtiyacı vardır, Beşiktaş da takımdır, Beşiktaş'ın da ihtiyacı vardır. Lakin, hangi transfere, hangi şartlarda, nasıl ve hangi yöneticilerle? 

Trabzonspor - Beşiktaş maçını izledik. Sizce o takımda Ahmet'in yerine Mehmet, Hasan'ın yerine Hüseyin olsaydı ne değişirdi? Takımdaki ruhsal yorgunluk, fiziksel noksanlığın panzehiri midir transfer? Bilic yeni transfer isterken, biz de Bilic'ten "babacım Oğuzhan Özyakup neden Beşiktaş'a geldiği günden bu yana gelişim kaydedemedi?" desek fena mı yaparız? Bilic'in transfer istemeden önce bizi mevcut oyuncuların gelişimi yönünde ikna etmesi gerekmez mi?  Oh ne ala, sezon başında "bir sol bekle her şey tamam" denen takım, üzerinden 6 ay geçmeden, 1 stoper, 1 bek, 1 orta saha arayışına giriyorsa, orada sıkıntı var. Yok mu? 

Sevgili hocamız Bilic, Tomas Sivok'u tutmuyor. Belli ki sezon sonunda kendisine yol verilecek. Peki. Almeida ve Fernandes zaten yolcu. Töre kiralık. Motta ha keza. Sevgili Önder Özen, nerede benim takımımın omurgası? Omurgası bu kadar sallanan bir futbol takımını nasıl olacak da bir hedefe kitleyebileceğiz? Bu oyunculardan hangisi, ayaklarının kırılması pahasına ayaklarını sokabilecekler toplara? 

Ondan sonra dönüp dolaşıp bu takımın winner oyuncusu yok diyoruz. İyi de, takımın yarısı, hem de daha önemli yarısı 6 ay sonra yok. "Win" meselesi, onlar için takımla ilişkili bir konu değil ki. 

Hocam Bilic stoper istiyor. Yakışır hocama, ben de isterim. Lakin Mancini hocam da stoper istiyor. O hocalarım bakmıyor ki, benim elimde hangi oyuncu var, bu ne zaman alınmış, ne kadar ödenmiş, sözleşmesi fesh edilecek oyuncular kim, nasıl edilecek, kulüp nasıl yapacak. Bu bağlamda Galatasaray'ın Dany'i göndermesi yetmiyor, yanında da Chedjou'yu göndermesi lazım. Adam diyor ki, alırken bana mı sordunuz!

Diyelim ki, Bilic hocam aldı stoperini. Yıllık maaş tavanı 1.2 - 1.3 olan takıma getirdi 2-2,5 seviyesinde bir stoper. Stoperi o maliyetle alınca Almeida'nın, Fernandes'in yerine de o maliyetlerle adam aldın, R10'u alıyordun işte, ne oldu bizim maaş skalası tutturma hayallerimiz? Gene başa mı döndük? Kulübün bir sistem üzerinde geleceği inşa etme fikri koca bir yalan olarak mı kaldı? Dortmund falan?

5+3 denen bir nane var. Almeida'nın yerine forvet, Fernandes'in yerine orta saha, bir stoper ediyor sana 3. Sağ bekin yok, İsmail'in durumuna göre sol bekin de yok. Gökhan Töre'nin yerine oyuncun da yok. Merkez orta sahaya -bence Beşiktaş'ın 1. önceliği olmalı- oyunun patronu, sahanın hakimi bir oyuncu koyman lazım, o da yok. Kalan 2 yabancı hakkından birini Ersan'ın yerine, yine stoperde kullanır mısın? 

Ben diyorum ki, Bilic hocam sen önce işini yap. Oyuncuların bireysel gelişimlerine katkıda bulun, onun üzerinden takım inşası ve gelişimine odaklan. Yoksa, sadece transfer istemek, yöneticilere ekstradan goygoy alanı açmaktan başka işe yaramıyor. 

Diyeceksiniz ki, 2. olursak Şampiyonlar Ligi'ne gidiyoruz, bu fırsat kaçmamalı. Ben de diyorum ki, Trabzon maçındaki Beşiktaş'ı hangi oyuncuyu alarak 2. yapabileceksiniz? Önce eldekine bakmak lazım. Çünkü -yıllarca böyle oldu- bir adam alıyorsunuz, 3-5 haftaya o da size adapte oluyor. Beşiktaş ara transferde 3 transfer yapsın, -şuraya yazıyorum- sezon sonu en az 5 oyuncu talep edeceksiniz. Bu böyle. Hep böyle oldu. 

Ben daha farklı bakıyorum. Serdar Kurtuluş'un yerine transfer istemek işin bence kolayı. Kardeşim, kim adı Serdar'ı, neden aldı? Ben bu soruları sormayı öncelikli görüyorum. Bunun açıklamasını yapsınlar, transfere ikna olalım. İnanın, siz taraftardan daha kolay geliyor onlara transfer işi. Yaparsın bir transfer 8-10 hafta kafan rahat eder. Olmazsa da, "ben aldım olmadı" dersin, transferde %100 başarı yoktur dersin, hoca oynatmadı, oyuncu oynamadı dersin... Senin CV'ne etiket olur en kötü. Yöneticilerin bu oyunlarına gelmemek lazım. 

Beşiktaş, her maçın son bölümünde fiziksel zaafiyet gösteriyorsa, Bilic bana bunun çözümü olarak stoper transferini gösteriyorsa, kusura bakmasın bence o da top çeviriyor. Biz sezon başında Veli-Oğuzhan-Fernandes üçlüsüne ekleme yapmak lazım dedik. Sadece ben 483209 defa falan demiş olabilirim. Gittiler, Atiba'yı aldılar. Sonra o Atiba'yı alıp sağ-sol bek rotasyonlarına soktular... En önemli maçlarda. Sen Atiba'yı bek olarak almışsan, o zaman yanlış transfer yapmışsın, tartışmaya kapalı. Ondan sonra soruyorlar, Aybaba'nın takımından ne farkı var diye. Veli-Oğuzhan-Fernandes olunca, takım kimin takımına benzesin? Gözle görülür bir bireysel gelişim de yoksa...?

Yöneticilere de, taraftara da Allah kolaylık versin. Tolga-Veli-Oğuzhan-Olcay dışında takımda net oyuncu kalmadı. Kalan herkes gidebilir veya biz kal desek de gidecekler veya alınamayacaklar. İsmail futbola döndü mü belli değil, dünün transferi bugünün ıskartaları olmuş durumda. Pedro Franco'nun yerine Necip Uysal tercihine ise girmiyorum bile. 

Yönetime karşı Bilic'in yanında olayım istiyorum da, onu da yapamıyorum ne yalan söyleyeyim. Önder Özen mi? Ben Beşiktaş üzerine bir katkısını göremiyorum. Onu göreve getirip, çalışma alanı açmayanlar utansın. Neticede değişen bir şey yok. Ben hiçbirinin tarafı değilim, Beşiktaş'ın tarafıyım. Bu çatışmadan fayda çıkmaz, o yüzden bırakalım eldeki malzeme ne yapıyorsa yapsın, sezon sonu bakarız...  Tek tesellimiz, Mancini hocamızın da 6+4'ü stoperlerden falan oluşturmak istiyor oluşu galiba.

İyi oyuncu, iyi transfer demek değildir. Ben artık transferin, taraftarı kandırmaktan başka hiç bir işe yaramadığına kanaat getirdim. Önce eldekini oynat hocam sen, transfer istemeye yüzün olsun, Trabzonspor maçından sonra... Önce orta sahada topu kaptırıp 2'ye 5 Trabzon hücumunda jogging temposuyla geriye koşan Fernandes'in hesabını ver hocam. Bak yine sinirlendim. Haydi Mancini hocam, ne varsa gene sende var, maç içinde 49 farklı taktikle oynarsan, bizim de şansımız var!


27 Yorum:

sherlockholmes dedi ki...

kardeşim iyi güzel de bilic ne yapsın. stoperin necip- orta sahan veli fernandes- tek golcün almeida

bence bu takım ikinci olabilirse bilicin çok büyük bir başarısı olacaktır bu.

Acarsel dedi ki...

Yazının çoğu bölümüne katılmakla birlikte, Toramanın da kadro dışı kalmasıyla stoper zaafiyeti çektiğimiz bir gerçek.

Sivok : Sakat
Ersan: Eh işte, TS maçındaki hataları gördük.
Franco:?
Necip: Hiç konuşmayalım.
Escude: Bitmiş.

Bu defans kurgusuyla ve fernandes ile beraberlik başarıydı cidden.

Övünç dedi ki...

1 alttaki posta ne kadar katılmıyorsam buna da o kadar katılıyor ve ekliyorum :

Bunu taa geçen sene ki 2. yarı başlangıcından beri burada pek çok insan yazdı.

Beşiktaş'ın bir karar vermesi gerekiyordu.Madem Dortmund modeli diyorsun elinde önce o modelin en kritik donesi olacak : potansiyelli gençler !

Hakan Çalhanoğlu'nu almıyorsun , Salih Uçan'ı almıyorsun , Emre Güral'ı almıyorsun , o paraları gidip Gökhan Süzen'e , Dentinho'ya , Escude'ye , Eneramo'ya , Sezer'e , Ömer'e veriyorsun bize de nerede bizim omurga demek düşüyor.Sadece Fernandes'i satarak Beşiktaş gelecek 10 senesini kurtarabilirdi halbuki.

Ya yarışmacı olmalıydık , ya omurga kurmalıydık.İkisini birden beklemek bence Biliç'ten çok Samet Aybaba'ya haksızlıktı.Şimdi elimizde kullanamadığımız bir sürü oyuncu ve yine kullanamadığımız bir avrupa bileti kaldı.

Beşiktaş 11 tane transfer yaptı yine üzerine gelecek kuracak birşey yok.Alma abi paranı çarçur etmek zorunda mısın ? Oynama şampiyonluğa.Seneye çok iddaalı takım kuracağız bu sene biraz mali disiplini oturtmak biraz da yerli oyuncularımızı hazırlamak istiyoruz deseydin kim itiraz ederdi.Direk rakibinin Avrupa'dan men olacak olmasından gazla 3.lük bizi CL'ye götürür modunda yine saçma sapan bir takım kurduk.

Ne istikrarlı defans yapabiliyor , ne istikrarlı hücum yapabiliyor , ne baskı kurabiliyor ihtiyacı olduğunda , ne topu tutabiliyor.

Beşiktaş iki senedir rakibinin durumuna / izin vermesine göre oynuyor.Reşit Akçay 2 tane hazrılık maçı izleyip Beşiktaş'ı çözebiliyor.Önlem alınması çok kolay bir takımız.

Galatasaray'ın Fatih Terim 'in gidişinden önceki Antalya-Rize maçlarını açın izleyin Maçların ikisi de berabere bitti ama deli gibi boğdular rakipleri , maçlar resmen ceza alanında oynanmaya başladı aynı rakiplerle Beşiktaş 2 şer hafta arayla oynadı sonrasında bir de açın o maçlara bakın.Böyle bir baskıyı Beşiktaş senelerdir kuramıyor.Dönen topları alamıyor.Kalite farkını hissetiremiyor ( belkide fark olmadığı için ).

Aslında stat olmaması , cezalar , yaşanan travmalar hep önemli ve haklı bahaneler ama geçmişten gelen yanlışlar artık ufak bir kar topundan çığa dönüşmüş durumda.Bahaneleride içine alıp gittikçe büyüyor.Bunun önünde yapılan doğrularda duramıyor.

Oğzuhan'ın kendini geliştiremiyor oluşu belki bizim problemimiz değildir.Arsene Wenger'in de gördüğü bir problemdir belki ki en az Wilshere kadar yetenekli bir adamı yoklukta göndermezdi.

cochise dedi ki...

+1
yıl sonu o kadar bonservisi elinde olacak adam varken, euro 4 liraya doğru giderken parayı çarçur etmeye gerek yok. Eldeki oyncular potansiyelini iyi kullansın en iyi transfer olur. onu da yapacak potansiyel hiç bir yapımızda (yönetim-hoca vb.) yok.

Övünç dedi ki...

Derken kulübeye Cenk Tosun'u alıyormuşuz yine.

Diyecek laf yok abi artık ...

buzkan dedi ki...

sivok-escude-franco-ersan-necip-toraman stoperlerimizin hiç biri fb de veya gs da ilk 18 e giremez. belki ersan zorlayabilir yerli olduğu için. beşiktaşın bir değil iki stopere ihtiyacı varken 1 tane stoper alamadık. eldeki stoperlerden faydalanmayı bil diyorsanız mevcut puan cetvelindeki sırayı kabullenmeyi bilmelisiniz.

YSY dedi ki...

Önder özen işine konsantre değil abi bence. Adamın da konuşmalarından bunu anlıyorum. Bende hatalar yaptım fln şifreli şifreli konuşmalar yapıyor garip işler yani.

YSY dedi ki...

Önder özen işine konsantre değil abi bence. Adamın da konuşmalarından bunu anlıyorum. Bende hatalar yaptım fln şifreli şifreli konuşmalar yapıyor garip işler yani.

Ben Besiktas'tan gene koptum, kendimi geri getirmeye calisiyorum ama i-ih, olmuyor. Devre arasina girmeden "bakalim, devre arasinda yapilanlara gore yargilayacagim teknik heyeti" demistim, devre arasinda cuval cuval incirleri denize doktugumuzden artik verecek kredi de kalmadi.

Bu takim ne yapmak istedigini bilmiyor. Teknik heyet ne yapmak istedigini bilmiyor. Yonetim ne yapmak istedigini bilmiyor. Bunun bir sebebi de "Besiktas'in formasi ilk 3'e oynar" realitesi. "Gelecek plani yapacagiz, cesur olacagiz, omurga olusturacagiz" derken birden hoop, gunu kurtarma adina garantiye oynayan, idare eden teknik direktorler, transfer vaatleri yapan yonetim...

Gurcan'in sorulari sonuna kadar hakli. Arkadas "yarismaci olalim ya salla" diyorsan Ernst-Yusuf transferi yapacaksin. Yok "biz rotamizda gidelim" diyorsan Ronaldinho falan diye suu bulandirmayacaksin. On tane yoneticin cikip on ayri transfer aciklamasi yapmayacak.

Tek umut stad kaldi, onu iyi goturuyorlar neyse ki -en azindan oyle gorunuyor-

Breh arkadas, nasil bir kulup yapisi imis bu, ne kadar capsiz insanlar varmis lokal orgutlenmelerde, yok ya, arinmiyor, onunu goremiyor bir turlu kulup. Peeeh.

yilmaz dedi ki...

takımda inanılmaz formsuz isimler var. stoperler sene başındakilerle aynı. giden biri yok. bu stoper fetişizmi nedir anlamadım. sanki cl'de çeyrek final oynayacak kadro kuruyoruz. stoperler türkiye için gayet yeterli. Ben yediğimiz golden şikayetçi değilim arkadaş. yesinler, bi tane daha yesinler. altı üstü katlanacağımız 17 maç. Bizden güçlü iki takım var sadece bu ligde.

Onun dışındakileri yenmek için cannavaro - nesta uyumuna gerek yok. necip de yeter ersan da. hem yetmese de olur. yesinler 2 tane, 3-2 bitsin. 2-1 bitsin. her maç 10 pozisyon verelim bence problem değil. ama atamıyoruz. dün iyi bir defansımız olsa, yemesek golü nolacaktı? 0-0 berabere. benim derdim bu. Her maç 3 atıp 4 yesek o zaman stoperler yetersiz derim.

Niye bu ligi fb ile gs gözünde büyütmüyor bu kadar? biri 4 3 forvetle başlayıp 4 forvetle bitiriyo, biri bu lige 4 defans fazla diyip birini orta sahaya kaydırıyo. Biz bi stoper daha alalım, en iyisini alalım, acaba hangisini alalım modundayız.

takımın stoperden, yenilgiden, beraberlikten, ön liberodan herşeyden önemli bir hastalığı var. afyon yutmuş gibi dolanıyorlar sahada. sanki tek suçlu necip, ersan. ersan 3-4 tane ortadaki zat-ı muhteremlerin kaptırdığı topu zamanında kesmese tolga'yı yemiştik biz bugün net söyleyim.

alper dedi ki...

Bende Beşiktaşlıyım önce onu söyleyim...Sonra devam edeyim..

Yav bilader ne kasmışsınız hakketen ilginç.110 yıllık bu klüp ortalama 7-8 senede bir hadi düz hesap 10 senede bir şampiyon olan takım yahu.Oda FB ve GS çok kötüyse kendi iç sorunlarıyla boğuşursa yada hasbel kader düşeş atıp iyi kadrolar oluşturmuşsak.Son şampiyonluğumuzun üstünden daha o kadar geçmedi endişeye gerek yok.Ayrıca 2 sene sonra stadımız bitmiş yeni stadımıza geçmiş oluruz o zaman T.F.F. katkısıyla zaten şampiyon oluruz olduruluruz.Özen miş Biliç miş vs hikaye yav onlar.Stadı yapalım şampiyon oluruz nasılsa planlamanın amk.

alper dedi ki...

Antep denen takım İ.Akın,Medunjanin orta sahasıyla maça çıkıyor bizim aklı başında!!! BJK taraftarı gelecek senelerdeki BJK takımın omurgasında Veli'yi sayıyor..Önce şu taraftar algısını ve düşünce yapısını değiştirip sonra BJK planlayalım bence.Sergen-Şifo-Ertuğrul-Amokachi-Oktay-Serdar Topraktepe-Rahim Zafer gibilerin alayının 11 de olduğu kadrolarla maça çıkmış takımken şimdi Veliler Atibalar geleceğin omurgasında görülüyorsa ve o geçmiş takım Mendiatalı Valenciaya kök söktürmüşken...

alper dedi ki...

Beyle o Valencia maçındaki oynak ve yavşak kalecinin adını hatırlayanlar yazsın.

james sneijder dedi ki...

Olay aslında bulanık gibi görünüyor fakat bana göre gayet net.

Kulüp yönetimi Altınsay’ı neden 2 ayda paket edip gönderdi, neden Adnan Dalgakıran, Berk Hacıgüzeller, Cem Bilge ve Mesut Urgancılar istifa etti, önce bunları anlamak gerekli. Cem Bilge (Altınsay’ın istifasının hemen ardından istifa etmişti) ayrılma açıklamasında bunu gayet güzel ve kibarca özetlemiş:

http://fotospor.com/haber/cem-bilge-neden-istifa-etti_88048

“Başta mali - idari konular ve futbolun yeniden yapılandırılması olmak üzere pek çok konuda radikal kararların acilen hayata geçirilmesi gerekmekteydi. Bunların içeriği ve zamanlamalarıyla ilgili olarak bende azımsanmayacak görüş ayrılıkları oluşmaya başladı.”

Peki Adnan Dalgakıran henüz yöneticiyken, Mesut Urgancılar ve Berk Hacıgüzeller’in de katıldığı 2 Kasım 2012 tarihli basın toplantısında nasıl bir beyanat vermiş:

http://haber.stargazete.com/spor/fener-bizi-yakti/haber-701469

“Yapacağımız değişiklik sadece Beşiktaş’ı değil, Türk futbolunu değiştirecek. Türkiye, Avrupa’nın Katar’ı olmuş. Oyuncular büyük paralar için geliyor. Kulüplerin içindeki mali durum da ortada. Beşiktaş’ı bir sistem üzerine nasıl oturtacağız? Bunu düşünüyoruz.”

“Beşiktaşlılık benim zamanımda başka bir şeydi. Şeref Stadı’nda karın altında maç izlerken her şeyi paylaşırdık. Kör Tuğrullar’ı, Şabanlar’ı izlerdik. Beşiktaşlılık şimdi ise Quaresmacılık olmuş. Taraftarlar kulüp yerine Q7’yi sahipleniyor.”

Bence fazla söze gerek yok. Övünç’ün yazdığı konu olan, günü mü kurtaracağız yoksa geleceği mi inşa edeceğiz konusunda yönetimsel anlamda bir netleşme olmuş görünüyor. Ancak bunu Özen-Bilic’le devam ettirmeye çalıştıklarında ise işte ortaya böyle ortaya karışık salata durumu çıkıyor. Ha, kendilerince günü kurtarmaya çalıştılar da ne oldu? Olmadı, aslına bakarsanız düşünceme göre olmaz da, bu kadar basit.

Beşiktaş büyük bir fırsatı tepti. Yine de shelbyl’in yorumundaki stad konusuna katılıyorum. En azından o doğru dürüst gidiyor gibi. Nazar değmesin.

Övünç dedi ki...

Abi stadın olmasının bir anlamı kalmıyor sorun orada.

Sadece çarçur edilecek , menajer ilişkilerinden cukkalanacak , yine insanlar enayi yerine koyarak boşa harcanacak daha fazla para demek olacak.

Mendes gidiyor , başka çakal peydah oluyor.O gider başkası gelir.Hala önerilen oyuncu diye haber çıkıyor yahu.

Önder Özen beni yalnız bıraktılar diyor.Bazı transferler elimde değildi diyor.

Yönetici zihniyeti gittikçe Demirören tarzına yakınsıyor maalesef.Genel kültürü , spor sevgisi , bilgisi olmayan derdi tasası kendini tanıtmak olan bir dolu adam.

Fikret Orman'ın gerçekten çok uğraştığının biliyorum ama berbat bir yönetim kurulu olduğu da çok açık.

Kanserli düşünceyi kesip atamaması sonunu getirecek zaten.

YSY dedi ki...

Konu dışı ama bu davranışından ötürü fenerbahçeyi tebrik ettim. Bizimkilere örnek olsun. http://tr.eurosport.com/futbol/super-lig/2013-2014/fenerbahce-den-cok-ozel-cagri_sto4110603/story.shtml

james sneijder dedi ki...

@Övünç

Bu istifalarla Başkan zaten tercihini yapmış görünüyor. Bana göre elde stad kalsa yine kar kardır. Söylediğineyse katılmamak mümkün değil. Aynı format devam ederse kaynaklar yine laylaylom edilir gider.

Eh be Beşiktaş. Ne bitmez çilen varmış senin be gülüm.

alper dedi ki...

Beyler boşverin planlamayı vs.İlk 30 dakika itibariyle Fb konyayı yenemez.1 puan yaklaşmış oluruz.K.Paşa ile tekrar maçını yenersek yaklaşırız iyice .Seneye planlarız kadroyu vs.

alper dedi ki...

Birde bu karda kışta cuma akşamı 8 e olimpiyat stadına erciyes maçını koyan federasyon ve koyduran yönetim ile üzerine birde çarşamba akşamı olimpiyatta GS türkiye kupası maçı oyananacaksa istediğiniz kara kadro planlayın bir bok yapamazsınız.

james sneijder dedi ki...

@alper

İnşallah tersi olur ama FB bu maçı allem eder kullem eder alır veya en azından berabere biter. Gerçi maç sonucu konusunda guru olmuş birine yazıyorum ama kendime güvenim tam :) Favorim beraberlik.

cochise dedi ki...

çok enteresan; son dakika gol yiyen konya 2. yarı demoralize olacağına; resmen hakim oynuyor ama 2 gol kaçırarak şansını tepti. artık işi zor.

james sneijder dedi ki...

Konya'nın yapması gereken tek şey orta alanın hemen gerisinde top çevirip FB'nin seyirci baskısıyla ileri çıkmasını fırsat bellemek. Fakat bu da bizim ligde her takımın yapabileceği bir pas trafiği değil. Normalde zor mu? Hayır, ama bizim lig takımları için kolay değil.

james sneijder dedi ki...

Tipiktir bu: Catanaccio yapabileceğini sanıp karambole yenilen golle hüsran olma durumu. Sadece İtalyanlar Catanaccio yapabilir; ömrüm boyunca gördüğüm tek istisnası ise Lucescu'dur. Bunu yapamıyorsan topla orta alan yakın oynamak durumundasın. Böylece rakibin tüm hücum hamleleri akordeon misali iç içe geçer ve düşer. Hayırlısı olsun.

theotheo dedi ki...

oğuzhan sizin istediğiniz seviyeye gelirse zaten arda turan olur ak. her adamın belli bir kapasitesi var. herkes onun dahilinde oynuyo. oğuzhanın da kapasite o. eğer arda turan edicek bir adamsa arsenal 400 bin pounda gönderir miydi lan. akıl var mantık var.

olayları reel çerçevede değerlendirmek yerine boş çercevede değerlendiriyorsunuz.

yok sivok şöyleymşte. escude böyle de ersan şöyle de. ben söylim bu adamların hepsi 2.sınıf topçu. gençlerbirliğinden ilk 11 oyuncularını alın getirin aynı performansı gösterir. zaten puan durumu da çok farklı değil onlardan. he fark yaratan bir iki oyuncudur yani. almeida fln. geri kalanı takımın gençlerbirliği seviyesi ve onun altında. hatta bazı maçlarda gençlerbirliğinin gittiği için bayram yaptığı mehmet akgün bile oynuyo düşün yani. hatta iyi bile oynuyo diğerlerinden kalite oralarda.

şampiyonluğa oynamak istiyosan ona göre kadro kurucaksın. fb şampiyon olacak. gs de cl de yürüyo. tesadüf mü?

gelecek sene 3.olursan cl ye gidemiosun heralde. çünkü ön eleme dalgası var orda elenirsin fln. gsnin ligde böyle kötü olduğu bir sezon 2.3 doğru transferle bu takım 2.olmazmydı olurdu.

11 transfer var ortada. olan biten ortada yani.

dün antep maçında yine sergeni izledim gerçekten işi çok benimsemiş müthiş bir enerjisi var. beşiktaşı yeni stadında şampiyon yapacak tek adamdır. tartışmam.

james sneijder dedi ki...

Aha theo gelmiş yine. theo ben sana sadece şunu söyleyeyim: Bruma, Amrabat, Dany, Riera, Ceyhun, Yekta. Üstüne Veysel gelirse Eboue. Gitti lem 2 x CL geliri. Amk böyle fitbol işine. Lem topunuz anlamıyonuz bi transferden.

Amrabat’a 8 milyon Riera da yıllık 2,5 milyon alıyo. O zaman nedir lem bu Telles olayı iş bilmezler. Hani Bruma geleceğin starıydı. Hem Dany kim lem kaç kere oynadı takımda. Skandala bak Amrabat bi de beleşe gitmiş Antep’e. Bizi mi kandırıyonuz.

Coolio dedi ki...

Bu oyuncularla bu kadar oluyor demeyin arkadaşım. Teknik direktörü işi budur. Elindeki malzemeden en çok verimi alabilmek. Veli'den, Oğuzhan'dan, Kerim'den maksimum verimi alabiliyormuyuz? Hayır. Bu özelliklere sahip oyuncu kadrosunun oynaması gereken taktik bu mu? Hayır. Sahada oyuncular aslanlar gibi mücadele ediyor da kalitesizliktenmi yeniliyoruz? Hayır. Genç oyuncular monte etmeyemi çalışıyoruz? Hayır. Peki Bilic'in işi ne o zaman? Sadece tahtaya ilk 11'i yazmakmı? Onu Aziz Yıldırım'da yapıyordu eskiden. Yukarıda saydıklarımdan en azından 1 tanesi bile olsa o zaman transfer isteklerine hak verilir ama sen pişirmeyi bilmedikten sonra en kaliteli malzemeleri alsak ne yazar.

Bu arada sene başında Bilic'ten umudu olan biriydim ben ama bu kadar eleştirebilcek konuma geldim.

Yöneticiler konusu başlı başına ayrı bir konu. Sadece ismini duyurmak isteyen, tamamen maddi gelire odaklı yani sahip olduğu şirketin reklamanı yapmak isteyen adamlar bunlar. Ve o koltukta otururlarken sadece bir hedefleri var: o koltukta daha uzun süre oturabilmek (çünkü biraz önce dediğim gibi medya üzerinden daha fazla dolaylı maddi kazanç). Daha uzun süre oturmak için ne gerekiyorsa onu yapıyorlar. Bakın hedefleri BJK'nin başarılı olmasıdır demiyorum. Umurlarında değil. Bir durumla karşılaşıldığında medya ve medyanın alçak yönlendirmeleriyle taraftarın muhtemel tepkisi ne olur diye düşünüp ona göre karar veriyorlar. Daha uzun süre o koltukta oturmak için Pascal gönderildi çünkü medyanın BJK düşmanlığı yüzünden yönlendireceği kitlelerden korktular. Aynı nedenden ötürü sakat Nihat rekor paralara getirildi. Aynı nedenden ötürü Del Bosque gönderildi. Ronaldinho alınmak istendi rekor paralara. Ve daha niceleri. hepsinin nedeni medyanın yapacağı bilinçli yönlendirme sonucu taraftarlardan tepki almamak yani daha uzun süre o koltukta oturabilmek.

Böyle bir yapıda transferden, doğru hoca seçmekten, sabretmekten, gençlere yatırım yapmaktan bahsedemeyiz. Dolayısıyla Alper'in dediği gibi 10 senede bir şampiyon olacak bir takım tuttuğumuzu kabüllenelim ve beklentiye girmeyelim. Muhtemelen de onuncu senemiz yeni stada denk gelcek.

Bu arada bu yapının değişmesi Türkiye'deki insan, kitle profili düşünüldüğünde dernek olayından çıkmakla mümkün. Yani kulüplerin sahibi olacak. Dolayısıyla sahip/ortak dışındaki herkes maaşlı çalışacak yani şu anki yöneticiler gibi sözde gönüllü çalışmayacaklar. Herkes maaşlı çalışırsa işini en iyi şekilde kulüp menffatleri doğrultusunda yapmaya çalışacak çünkü yapamassa işinden olucak ve şu anki yönetim kurulu gibi her kafadan bir ses çıkmayacak (Çok seslilik iyidir ama işin uzmanlarıysa iyidir). Sadece futbol direktörü, anrenör ve kulübün sahibinden aldığı yetki ile genel müdür karar verecek.

planck dedi ki...

Klübün sahibi taraftardır kardeşim. Kongre üyeleri yönetim kurulunu seçer, yönetim kurulu klübü idare edecek profesyonel yöneticileri atar ve sadece denetleme yaparsa işler düzgünce yürür. Klüp isterse iflas etsin, semtte yeniden kurulur sıfırdan başlanır ama kapitalizme, burjuvaya, sermayeye tapusu verilmez.

Yorum Gönder

Ara