.

.
Ekşi Beşiktaş. Blogger tarafından desteklenmektedir.

.

.
29 Temmuz 2011 Cuma

Şikenin Belgesi


23 Yorum:

ceyhun dedi ki...

her şeyin gözümüzün önünde olduğu böyle bir olayın sorumlularını aramayanlar nasıl oluyor da 8 ay telefon dinleyip yeterli veya yetersiz delillerle böylesi devasa bir dava sürecini başlatıyorlar..

bu işin başlangıcının direkt şike meselesiyle bağlantılı olduğunu düşünmüyorum. farklı bir hesaplaşmanın yansıması ama komplo teorisi zırvalarına bulaşmadan bir şey demek de zorlaşıyor. çünkü dün çıkar haber bugün farklı bir haberle yalanlanabiliyor. sürekli bir bilgi kirliliği...

neyse mesele açık; eğer adaleti, hukuku işletmek istiyorlarsa kameralarla kayıtlı bu görüntülerin sorumlularını bulsunlar da bu ülkede adalet uğruna yıldırım demirören gibi(ya da sorumlusu her kimse) insanlara dokunulabileceğini göstersinler. yoksa aziz yıldırım'ın alınmasının sebebinin farklı bir hesaplaşma olduğu izlenimi giderek büyüyecek.

Mayor dedi ki...

al sana örgüt.

tearkan dedi ki...

yine patlak verdi gençlerin bonservisinin fona devri meselesi.

necip, muhammed ve atınç'ın haklarının yarısı fona devredilecek deniyor. muhammed konusu iki ay önce de vardı ve yalanlanmıştı. ateş olmayan yerden duman çıkmıyormuş demek ki.

allah belanızı versin.

tearkan dedi ki...

AÇIKLAMA:
Açıklanacak Özel Durum/Durumlar:

Profesyonel futbolcularımız Necip Uysal, Atınç Nukan ve Muhammed Demirci'nin ekonomik haklarının belli bir kısmının değerlendirilmesi ile ilgili olarak fon (Quality Football Ireland Lımıted) ile görüşmelere başlanmıştır.

tearkan dedi ki...

FON ŞİRKETİNİN BAĞLANTILARI
Bu transferde esas merak edilen, Almeida için Werder Bremen’e sadece 2 milyon euro vererek her türlü kârlı çıkacağı bir işe girişen ve isminin gizli kalmasını Beşiktaş’tan talep eden fon şirketinin kimin olduğu. Beşiktaş, Almeida transferiyle ilgili olarak KAP’a gönderdiği yazıda “Ekonomik Haklara İştirak” sözleşmesini imzaladığı şirketin ismini açıklamamıştı. Bu şirketin isminin Quality Football Ireland Limited (ISC) olduğu ise ortaya çıkmıştı.

Quality Football Ireland Limited şirketini incelendiğinde ilginç bağlantılar ortaya çıktı. İrlanda resmi kaynaklarından edinilen bilgilere göre şirketin yöneticileri Wendy Merrigan, Rory Williams ve Michael Rubel. Almeida’nın transferinde 2 milyon euroluk bonservis bedelini karşılayarak futbolcuya ortak olan ve karlı bir işe giren Quality Football Ireland Limited şirketinin en büyük hissedarı yüzde 69′luk payla CAA Sports International.

11 Haziran’a kadar yüzde 70 hisseye sahip olan CAA’nın, bu tarihte, yani transfer döneminin başında yüzde 1 hissesini Goodbody Subscriber One Limited şirketine devretmesi dikkat çekici. Kalan yüzde 30′luk hisse ise yüzde 15′er paylar halinde CAA yöneticileri David O’Connor ve Michael Levine’e ait.

CAA Sports şirketinin, İrlanda’da kurulu olan Quality Football Ireland Limited şirketiyle olan ilişkisi, Beşiktaş açısından neden ilgi çekici hale gelmesinin nedini ise transferlerde gizli. CAA Sports, Amerika kıtasında akla gelebilecek en ünlü sporcuların (NBA, Nascar, NHL vs.) menajerlik haklarını elinde bulunduran dünyaca ünlü bir şirket. Ve CAA Sports, Amerika’daki hakimiyetinin ardından Avrupa futbolunda da söz sahibi olmak için 2008 yılında Gestifute şirketiyle ortaklık anlaşması imzalıyor.

FON ŞİRKETİNİN SAHİBİ ...
Beşiktaş’ın 2 milyon euro verip Almeida’nın tüm haklarını eline geçirmek yerine 2 milyon euroyu fon yöntemiyle aldığı şirket olan Quality Football Ireland Limited’in yüzde 69 hissesine sahip olan CAA Sports’un Avrupa’daki ortağı Gestifute. Gestifute'un sahibi ise son yıllarda Avrupa futbolunda yıldızı parlayan ünlü bir menajer. Menajerin ismi ise Yıldırım Demirören ve Cristiano Ronaldo ile ortak olarak turizm işine de girdiği iddia edilen, dünyaca ünlü menajer Jorge Mendes...

cakmaktas dedi ki...

@tearkan eyvallah be hocam,peki bu yeni gelen antrenorle iliskisi de varmi bu bizim unlu mendes in?hadi onu gectim bu adam neyin nesidir,nasil bir antrenordur hic kimse tartismiyor anlamadim.

berat dedi ki...

ne Mendes'miş arkadaş. tüpçü başımızda olduğu sürece bu kulüp böyle yönetilecek anlaşılan. ve ayrıca diyelim ki yarın seçim oldu ve Demirören yerine başkası geldi. Bu Mendes efendi getirdiği herkesi sağa sola satmaya başlayacak o zaman. çıkmaz bir kuyuya doğru kafaüstü gidiyoruz.

QuaresmA dedi ki...

Öyle isteyen istediği gibi satamaz fon olayında. Fon şirketinin onayı gerektiği gibi kulübün de onayı gerekiyor. Veya kulübün fonun payını satın alma hakkı hala duruyor.

Şu bi gerçek; Türk takımları oyuncu falan pazarlayamıyor, fon şirketleri pazarlayabiliyor. Arda'ya bile 15 milyon verilmeyen bi ortamda Necip zirve yaptığında kaç verilecek ki ? Bence en fazla 7-8 milyon. Ama Mendes & fonun pazarlamasıyla bu rakam 15-20 milyon euroları görebilir. Fona oyuncunun belli bi payını satarkenki aldığımız parayı da düşünürsek, bence fon olayı kulüp için karlıdır.

Ha ben taraftar olarak 50 milyon da verilse oyuncu satılmasını istemem ama kulüp yönetimi açısından bakarsak oyuncuların belirli bi payının fona satılması mantıklı bi hamledir.

QuaresmA dedi ki...

Bi yerde bu oyuncuların yarısının 12 milyon euro'ya fona devredildiğini okudum. Eğer doğruysa, bu oyuncuların üçünün toplam bedeli 24 milyon euro olarak hesaplanmış. Necip + Muhammed + Atınç'ın üçünü bugün satmaya kalksak 24 milyon'a satamayız. Porto olsak belki, ama değiliz. En optimist şekilde bakarsak; bugünkü Necip 10 milyon desek, Muhammed ve Atınç'ın potansiyelleri de sırasıyla 5 milyon ve 2 milyon desek; yine 24 milyon etmezler.

Eğer bu 12 milyon doğruysa mantıklı bi hamle denebilir.

tearkan dedi ki...

muhammed ve atınç'ı henüz potansiyel oldukları için bir kenara bırakıp necip üzerinden konulaşım.

oyuncuları daha geniş bir pazarda satma imkanları olduğu doğru; ancak beşiktaş'ın necip'in satılmasına mı yoksa elde tutulmasına mı ihtiyacı var? necip bugün 10 milyona satılsa, beşiktaş yerini on milyona doldurabilir mi? evet doldurur; ama yabancı olarak. sınırsız yabancı olamdığına göre şuan için bu yerli alternatifsizliğinde son düşünülmesi gereken bu oyuncunun satılması olmalı. bu nedenle de ben en son getirceği satış avantajı açısından bakıyorum bu olaya. son isteyeceğim, son ihtiyacımız olan necip'in satılması benim gözümde.

mantık çerçevesinden bakarsam bu oyuncular fona devredildi diye hemen yarın satılacak değiller. buna inanacak kadar saf yada körü körüne yd düşmanı değilim. bu nedenle ilk etapta bu geleceği söylenen 12 milyon euronun nerede kullanılacağı incelenmeli. 6 aylık bilmem kaç bin eurodan kobe'yi alacaksak bu gelen parayla aman eksik olsun.

biraz komplo teorisi gibi de olsa ben bu fon işleri üzerinden, bu tarz devirler vs. yaparak yd'nin kulüpten alacağını karşılamaya çalışıyor olabileceğini düşünüyorum.

CDiS dedi ki...

genç oyuncuların fona devredilmesi konusunda o kadar gaddar değilim. 20 seneyi aşkın süredir beşiktaş 'ı ve türk futbolunu izliyorum. 20 yıldır hangi futbolcumuz ciddi bir bonservisle avrupa 'ya gitti? arda için, 2 yıldır 15 milyon euro falan konuşuluyor ama icraat yok (-ki arda, şu anda en iyi yerli oyuncu). necip 'in şu şartlarda, avrupa 'da edeceği en büyük para 7-8 milyon euro, o da birçok anlamda kendini geliştirmesi şartıyla. eğer konuşulan fiyat doğruysa, hamle doğru. kimse bana geleceğimizi satıyorlar falan demesin, mehmet sedefleri, ali öztürkleri, aydın karabulutları, batuhan karadenizleri hatırlıyorum, sonra bu futbolcuların nerede olduğunu düşünüyorum da, yönetim çok güzel bir hamle yapmış bile demek geçiyor içimden..

~Poseidon~ dedi ki...

@tearkan öncelikle YD'nin borcu böyle %50 lik al-sat lar ile kapanmayacak kadar fazla.

Daha önceki postlarda da bu Mendes - CAA konusunu uzun uzadıya konuşmuştuk.
Önceki entrylerimden birinde CAA ve çalışma alanları ile ilgili uzun bir entry yazmıştım.

Öncelikle size müjdeli bir haber vereyim. Kulübümüz artık Yönetim tarafından yönetilmiyor bu açık.

Portföyümüze şöyle bir bakalım
- Quaresma
- Simao
- Almeida
- Fernandes
- Bebe
- Sidnei
- Guti
- Alen Iverson
- Deron Williams
- Kobe Bryant
Sizce bir Başkan'ın (çizgisi belli) 2 sene içinde bu kadar akıllanıp yukarıdaki gibi bir vizyona evrilmesi mümkün müdür?

Önceki teorimi tekrarlayayım. Beşiktaş seçilmiş bir kulüptür. CAA ve Jorge Mendes'in yeni pazarlara açılma kapısıdır Beşiktaş.

Benim görüşüme göre CAA ve Jorge Mendes artık kulübümüzün gizli ortaklarıdır. Bu derece büyük 2 yatırımcı almanın doğal sonucu olarak Beşiktaş hiç tahmin edemeyeceğimiz seviyelere gelecektir.

Tabii ki böyle bir büyümenin getirisi olacağı kadar götürüsü de olacaktır.
- YD çok başarılı görüneceği için efsane başkan olacaktır.
- Bu kadar büyük bir pazarda başarılı olan bir Beşiktaş büyük paralar da kazanacaktır. (Doğal olarak bu kazanılan paralar ortaklarımızla bölünecektir.)
- Oluşabilecek herhangi bir anlaşmazlık halinde bu ortaklarımız desteklerini çekerlerse kulüp çok büyük bir çöküntü içine girecektir.

Böyle br ortaklığın/sistemin yürümesi için gerekli en büyük şart. BAŞARIDIR. Eğer bu sene de başarı gelmezse o zaman siz seyredin eğlenceyi...

tearkan dedi ki...

saydığın adamların tamamı yabancı. bu takım sürekli olarak yerli oyuncuların kalitesizliğinden, yerli oyuncularla yabancı oyuncuların arasındaki kalite farkından şikayet etmiyor mu?

tamam eldeki yabancılar isim olarak güzel; fakat bunu tamamlayabilecek yerlileri tutup fona satıyoruz. vizyonun genişlemesi vs. güzel şeyler; ama bu vizyon yerliler bakımından niye bu kadar dar? zaten doğru düzgün oyuncu yetişmiyor tutup da az buçuk yetişmiş olanını niye fona veriyoruz? beşiktaş'ın şu dönemde ihtiyacı, önceliği necip'in 3 yerine 5'e satılması mı? bunu tartışmak gerekirken eldeki yabancıları sayıp beşiktaş'ın vizyonu genişledi diyoruz.

ayrıca daha da önemlisi bu fona devirden gelen para nerede kullanılacak. ben en çok bunu merak ediyorum. kobe transferine falan gidecekse dediğim gibi eksik olsun öyle vizyon.

ayrıca kimle ortak olursak olalım bu takımın vizyonu kobe bryant, deron williams falan olamaz abi yapmayın, kandırmayın kendinizi. madem vizyonumuz bu kadar genişledi o zaman anlaştık dediğimiz adamlarla niye hala sözleşme imzalayamıyoruz? ersin görkem, andre smith, michael wright, nedim yücel, milko bjelica niye elden kaçıyor? kobe yada deron kadar kaliteli olmadıkları, yeni vizyonumuzua uymadıkları için mi alınmadılar yoksa? ayran yok içmeye, tahterevanla gidiyoruz...

~Poseidon~ dedi ki...

Aman sakın en yönetimi savunuyorum gibi bir durum oluşmasın şimdi.

yerli oyunculara bakacak olursak geçen seneki kadroya göre daha kaliteli isimlerin olduğunu düşünmüyor musun?

Ha dersen ki neden Ceyhun, Selçuk, Sezer, Orhan Şam gibi futbolcuları almıyoruz o zaman derim ki sen deli misin? O maliyetlerle o adamlar alınır mı?

Benim son transferlerden sonra yerliler konusunda sıkıntım kalmadı. Bu konu hakkında artık şikayet etmemi gerektirecek bir durum yok.

Sanırım senin Necip, Muhammet gibi gençlerin senelerce Beşiktaş'a hizmet vereceği gibi tatlı bir hayalin var. Böyle bir düşüncen varsa zaten konuyu derinlemesine tartışmanın alemi yok.

Ben zaten bu çocukların gideceğini / hatta gitmesi gerektiğini düşünenlerdenim. Başarılı bir oyuncunun gerçekten futbol oynanılan Avrupa ülkesine gitmesini neden yadırgıyorsun?
Nihat'ı izlerken gururlanmadın mı?
Aynı duyguyu Necip için de yaşamayacak mısın?

Burda vizyon lafının tek farkı bu adam giderken sana para kazandıracaktır. Sen de yeni bir Necip bulup yaratacaksın. Sistem bu şekilde işliyor maalesef.

Türkiye'nin en iyi futbolcusu Arda Turan mı? Belki...
Kendisine 15 M € verecek bırak büyük kulübü orta düzey bir kulüp çıktı mı? Hayır. Bu adam Galatasaray'ın kaptanı ama koşarak kaçmak istiyor. Kaçamıyor...

Böyle bir zihniyet olmaz. "Neden yerlilerimizi satıyoruz veya daha yüksek fiyata satmaya çalışıyoruz gibi..."

"Fabio Coentrao neden Portekizde kalmadı?"
"Gençler elden gidiyor"
"Daha adam 23 yaşında"
"Bittik, Vizyon" şeklinde Benficalı gençlerin yakardığını sanmıyorum.

Real Madrid 30 M € karşılığında aldı adamı. Umarım söylemek istediğimi anlamışındır. Coentrao'nun durumu da bizim evladımız Necip'inkinden farklı değil. Orta düzey kulüplerin başka türlü dönmesi mümkün değil.

Eğer ki yönetim kendine kaynak yaratmaya çalışıyorsa buna da kızmam.
Bir taraftar olarak kombine satışlarından haberin var mı? Ya forma satışlarından? Ya da BJK taraftarının korsan ürün kullanımı oranından?
Alınan her aksiyon yönetimin değil, burada biz taraftarların da büyük ayıbı var.

tearkan dedi ki...

niye yerlilerimizi satıyoruz zihniyeti olur niye olmasın?

değerlendirmeyi sadece bir önceki mesajına bakarak yapıyorum:

'Benim görüşüme göre CAA ve Jorge Mendes artık kulübümüzün gizli ortaklarıdır. Bu derece büyük 2 yatırımcı almanın doğal sonucu olarak Beşiktaş hiç tahmin edemeyeceğimiz seviyelere gelecektir. '

ee o belirttiğin seviyelere geleceksek eğer, niye elimizdeki değerleri satalım ki? beşiktaş'ın geleceği seviyeler madem o kadar üyksek olacak bu gidişle, o halde bu adamların gitmesine de gerek yok.

ben görüşümü açık bir şekilde belirttim; bu adamlar hiç gitmeyecek diye bir şey yok, nihat gibi fazla parlayanı zaten istesen de tutamazsın; ancak şu dönemde beşiktaş'ın önceliği (henüz necip nihat kadar parlamadığına göre) necip'i 3'e değil de 5'e satayım olmamalı diyorum. ihtiyacımız var, eh elde tutma imkanımız da var o zaman elimizde tutalım olmalı.

ayrıca bu adamların haklarının bir kısmı fona devredildi diye henem yarın satılacak değiller tabi ki. mesele o yaratılan kaynak nasıl ve nerede kullanılacak.

Adsız dedi ki...

Poseidon,o alt alta dizdğin oyuncuların içinde bi tane sağ bek yok,hikaye anlatma bana..
Klüp saça sapan bi bataklığa girmiş(saçma olmayan 'bataklık' sadece sportif başarszlıktır,kongreyle yönetmler gider,şu durumda kongrede bi aday dahi çıkmaza)
Kobe'nin parası da çıkmış oldu böylece.Posedion sen de mendes'le ortaskın herlade,şu durumda bile pembe tablo çizebliyosun..

Adsız dedi ki...

Sesli düşünelim...

UEFA kriterleri geldi çattı, tüpçüye borç ne kadar allah biliyor. Tüpçü de artık paramı ufaktan alayım diyor. Bu arada kader Mendes' i çıkartıyor karşısına. Uzatmadan söyleyelim, yakın geçmişte bilanço açıklandıkça bütün forumlarda "acaba YD BJK hisselerine el mi koyacak?" diye konuşuldu. Sakın hisselerimiz kademeli olarak Mendes' e gidecek olmasın bu sürecin sonunda?? Iyi mi olur kötü mü ayrıca tartışılır. Bu abimiz yeni keşfettiği oyuncuları parlatma (Bebe, Sidnei vb.) veya düşüşe geçen, takımında oynayamayan (Quaresma vb.) oyuncuları tekrar yükseltmek için kullanacağı bir takıma ihtiyaç duymuş olabilir mi? Ne dersiniz??

siyahBeyaz dedi ki...

altyapıdan çıkan genç oyuncularımızın haklarının bir kısmının fona devredilmesi olayına kesinlikle karşıyım. bir kere yerli oyuncu ücretlerinin el yaktığı bu ortamda, bizim kendi oyuncularımızı dışarı satmayı değil, onlardan uzun süre yararlanmayı seçmemiz lazım.

hayretle karşılıyorum yani, millet işi gücü bırakmış bizim evlatlarımızı avrupa'ya pazarlamanın hesabını yapmaya falan başlamış. siz mi kurtarıyorsunuz türk futbolunu ne oluyor yani. ben bu oyuncuların beşiktaş için oynamasını istiyorum, gerisi umrumda değil.

YD'yi ve icraatlerini savunmak için saçmalakta sınır tanımıyor taraftarımızın bir kısmı. arada iyimser olmak isteyen iyi niyetlilerde onların izinde gidiyor maalesef. yapmayın etmeyin beyler, oyuncuları satacakmışız da kar edecekmişiz..

bence olayın aslı, kulubün sıcak paraya ihtiyacı olması. kimbilir ne hovardalıklar yapılacak yine, ki sanırım basketbol takımıyla ilgili olacak. fondan gelecek para dengeli sağlam bir basketbol takımı için kullanılsa yine de karşı olurum ama bir derece hak veririm. ama belli ki iverson tipi popülist bir hamle için para lazım oldu.

jorge mendes ile çalışılmasına (abartmamak kaydıyla) karşı değilim. bana göre bebe hamlesi doğru, sidnei hamlesi yanlıştı. simao süper oldu. almeida ve fernandes gibi yüksek bedelli oyuncular için ortaklığa gidilmesi mantıklı hamleler.

ama ne olur gidip de, genç oyuncularımızı avrupa'ya pazarlayacağız sanrısıyla, bu fona "borçlanmayalım" faiziyle.

Adsız dedi ki...

ya bırakın allah aşkına yok biz pazarlayamıyormuşuz yok türk takımları oyuncu satamıyormuş..bence bazı arkadaşlar yd yi gerçekten gözlerinde fazla büyütüyorlar.yani yok bizi çok yüksek seviyelere çıkaracak,para kazanacağız vs vs. yd de böylesine geniş bir bakış açısı olsa zaten biz farklı yerlerde olurduk.bazen diyorum ki keşke 2008-2009 sezonunda şamoiyon olmasaydık da şu tüpçü defolup gitseydi.yaptığı,yapacağı hiç bir icraatta,atacağı hiçbir adımda iyi niyet bulamıyorum..bu adam demedi mi "seçilmezsem ertesi gün paramı çatır çatır alırım" diye??

kulübü kendi menfaatlerine göre,kendi istediği gibi yönetiyor.bu fon işinden de birçok yöneticinin yeni haberi oluyordur,tıpkı Del Bosque'nin gönderilişi gibi.Mehmet Demirkol'u zerre sevmem ancak bugün spor servisinde çok doğru birşey söyledi bizim kulübün yönetilişyle ilgili.başkanın tek başına aldığı kararlar vs vs işte en son Kobe'ye gitmesi..


Ben fon işine zaten karşıyım o ayrı bir konu ancak benim anlamadığım rakiplerimizde buna benzer şeyler olsa kıyametler kopuyor,herkes birbirinden hesap soruyor.gazetelerde boy boy röportajlar,gazetelere verilen ilanlar.bizde kimsenin sesi soluğu çıkmıyor.Fikret orman arada bir röportaj veriyor,Hasan arat bişeyler söylüyor onların dışında kimse ses çıkarmıyor..taraftara da söyleyecek sözüm yok; "Şımart Bizi Başkan,Çıkar Bizi Baştan.."

(bkz: videodaki muameleyi hakedenler)

Adsız dedi ki...

carvalhal alındı dediler geldik, ama yazı göremedik? napak kanka başka siteye mi gidek artık?

~Poseidon~ dedi ki...

Hala yazdığım yazının konseptini anlayamamış arkadaşlar var sanırım.

"Öncelikle size müjdeli bir haber vereyim. Kulübümüz artık Yönetim tarafından yönetilmiyor bu açık."

Yazan cümle üzerine biraz kafa patlatmak gerekiyor bu cümlenin.

Adsız yorumları samimi bulmadığım için cevaplamıyorum.

Dünya futbolunun geldiği nokta ortada bana Türkiye'de en son hatırladığınız jubileyi söyler misiniz?

Artık romantik, kulübüne bağlı futbolcu olgusu kalmadı.

Adsız dedi ki...

"Adsız yorumları işime gelmediği için cevaplamıyorum."

ftfy

anonymous jargona selam olsun.

fon olayının atınç'la mami'yle necip'le ilgisi yok arkadaşlar. yönetimin belli ki sıcak paraya ihtiyacı var. fondan kredi çekiyor bir şekilde. ya ileride bu paraları faiziyle geri ödemek zorunda kalacağız, ya da bu genç adamlar bir şekilde parlarsa fonun şartlarıyla elden çıkarılacak.

beşiktaş elindeki ortalama üstü yerli oyuncuları, altyapıdan olsun ya da olmasın, jübile yaptıracak vizyonda olması lazım. yani bu piyasa şartlarında yerli konusunda olabildiğince planlı davranmak gerektiğini belirtmek için kullanıyorum bu jübile ifadesini.

bu olay fon için win&win, beşiktaş için lose&lose'dur bence. çünkü fondan gelecek paranın çarçur edileceği aşikar. hala bu şekilde bir fon ortaklığını savunanlar var, inanılır gibi değil.

QuaresmA dedi ki...

Öncelikle taraftar gözüyle bakalım: Necip'in Valencia'ya gidip (o dönemki Sociedad & Villareal karşılığı olarak atıyorum) orada sergilediği başarılı performans elbette gurur vericidir ama beni kendi kulübümde sergileyeceği başarılı performans daha fazla mutlu eder. Aynı Nihat'ta olduğu gibi. Nihat'ın attığı goller gurur vericiydi ama o golleri Beşiktaş formasıyla atması beni daha fazla mutlu ederdi.

Eğer Groningen, Lyon, Porto gibi takımların taraftarları değilseniz; oyuncu satışının taraftarı memnun etmeyeceği gerçeğini kabullenmelisiniz. Kulübün kasasına kaç para girdiği önemli değil, Necip benim takımımda oynamalı. O para benim cebime girmiyor sonuçta. Ha eğer Groningen, Lyon, Porto gibi takımların taraftarı olsam oyuncu satışı beni memnun edebilirdi çünkü yöneticilerin aynı bölgeye 5'te biri fiyatına aynı kalitede/potansiyelde bi oyuncu alacağına güvenebilirdim.

Peki biz Nihat ve İlhan'ı 5'er milyondan sattık. Bana kalırsa ikisi de değerinin üzerine satıldı. (Nihat henüz işlenmemişti ve Toshack zaten her transferinde kazık yiyordu, İlhan ise müzmin sakattı) Elimize geçti 10 milyon. Peki biz o paranın kaç katını harcadık bu adamların yerini doldurabilmek için ? Ne yazık ki Beşiktaş tipi kulüplerde parlatılmış oyuncunun satışı hiç de mantıklı bi seçenek değil. Kulübün yakın dönem genetik kodlarıyla oynamadığınız sürece.

Şimdi ise eğer bilgiler doğruysa Necip + Mami + Atınç'ı değerlerinin üzerine satıyoruz. Yönetimsel anlamda doğru bi hamle, şu anda. Ama biz bunun ardından doğru hamleleri asla yapamıyoruz ? Ancak bu defa Mendes ile ilişkiler söz konusu. Bu "kazık atarak" yaptığımız satışlardan umutlu olmamın tek sebebi Mendes'ile kurduğumuz iyi transfer ilişkileri. Bunların sonucunda Portekiz'in diplerinden çıkabilecek yeni bi bebeyi ilk bize önermemesi için hiçbir sebep göremiyorum.

Yalnız sözü geçen 12 milyon euro biraz değişik bi rakam.

- Kobe aylık 1 milyon istiyor sanırım.
- 1 sene 12 ay.
- Lokavt 1 sene sürebilir.

Eder 12 milyon. Yukarıda da belirtildiği gibi o para Kobe'ye maaş olarak gidebilir. Burada sorulacak soru ise Messi'yi Türkiye'de 1 sene kiralık oynatmak için 12 milyon euro verilip verilmeyeceği.

Not: Messi senelik 33 milyon euro maaş alıyor.

Yorum Gönder

Ara