.

.
Ekşi Beşiktaş. Blogger tarafından desteklenmektedir.

.

.
9 Mart 2011 Çarşamba

Yıldırımlar İkiye Ayrılır

Ey Demirören ve Beşiktaş yönetim kurulunun yaptığı abuk açıklamalar üzerinden Beşiktaş'a ve Beşiktaşlıya vuran taraftarlar..!

Bilir misiniz ki, Yıldırım Demirören ve onun zihniyeti karşısında geçen sene Denizlispor maçında insanlar dayak yemiş, stadyumdan kovulmuş, bir daha stadyuma gitmez olmuşlardır.

Bu zihniyetin utancını yine benim, onun, bunun gibi sıradan taraftarlar çekmektedir, bilir misiniz!

Her yapılan açılamada "eyvah", "aman", "lütfen" diye satır aralarında dolaştığımızın farkında mısınız?

"Soyunma odasını daha iyi basarız" diyen zihniyet bizim zihniyetimiz değildir, hiç mi okumadınız?

Bilir misiniz ki, içerideki her maçta şeref tribününde, orada burada kavga çıkaran, ayakkabı fırlatan kişiler "biz" değiliz.

Bilir misiniz ki, Yıldırım Demirören'in utancını en çok biz çekeriz...


Biz yaşıyoruz, biliyoruz, farkındayız... Hiç merak etmeyin!


Peki sizin hiç mi bilmezsiniz; Yıldırım Demirören, Adnan Polat, Aziz Yıldırım aynı tornanın insanlarıdır. Yıldırım Demirören'e söylenen her sözün Aziz Yıldırım'da bir karşılığı vardır. Bu adamlar, taraftarın hep birlikte hareket edip sistemin dışına atması gereken adamlardır.


Benim başkanım taraftarını aptal yerine koyuyor, taraftarı "yıldız" manyağı haline getiriyor, kulübün her türlü ahlaki değerini sıfırlıyor, yok sayıyor...

Ya seninki?

Pardon?


Yıldırımlar ikiye ayrılır. Oysa hepsi aynı yere çıkarlar.

"Aynı" Yıldırım'ın Aziz'i sana, Demirören'i bana...

Aziz'e dokunmadan Demirören yazılmaz.



Linkteki yazıya cevaben kaleme alınmıştır;

http://papazincayiri.blogspot.com/2011/03/yldrm-demirorenden-ulusa-seslenis.html

60 Yorum:

BG dedi ki...

Uzulmez donecek haberleri cikmaya basladi her yerde. Koybasi 4 hafta olmayinca mecbur kalindi herhalde. IQ 20 olan baskanin dunya klubu 2 kere kovdugu adami geri cagirarak mi oluyor?

damacana dedi ki...

Beşiktaş'a maç sattı demek moda oldu. Başarısız takımların en popüler bahanesi haline geldik valla. Ben bu taraftarlık zihniyetiyle ilgili söyleyeceğimi söyledim ama çirkef her geçen gün büyümeye devam ediyor, klavyelerden taşıyor... yapacak bir şey yok, anlamıyo adamlar...

damacana dedi ki...

ha bir de olayı nasıl basketbol takımlarının avrupadan elenmesine bağlamışlar, YUH diyorum, sizdeki hayal gücü tim burton'da yokmuş...biz böyle bi laf söylesek bize 10 sene ezik derdiniz yahu...

cabus dedi ki...

@damacana
Basketbol takımının avrupadan elenmesi Demirörene bağlanmamış. Yazı tamamen Yıldırım Demirören'in ruh hali ile ilgili bir mizah yazısı. Gürcan'ın da dediği gibi başkanların beslendiği şeyler aynı, temelde mantalite hepsinde aynı. Bu tarz konuşmaları tasvip etmiyorum. Ama Aziz Yıldırım ya da Adnan Polat konuştuğunda herkes sinirden köpürürken, Yıldırım Demirören konuştuğunda insanlar gülmeye başlıyorsa, burada bir problem vardır. Bence amacı rakipleri, federasyonu, hakemleri etkilemekte değil kendi taraftarını biraz daha oyalamak. Schuster, takım, oyuncular eleştirileceğine gündeme ben geçeyim onlar rahatlasın diye de düşünüyor da olabilir. Benzer olaylar Galatasarayda da yaşanıyor. Orada Adnan Polat'ın tahtı sallanıyor. Yıldırım Demirören kendi tarafında böyle bir şeyin olamayacağınıda farkında. Kulübün tapusu gayriresmi olarak elinde zaten.

damacana dedi ki...

cabus sence bu yazıyı yazan adamlar mizah mı yapıyorlar yoksa demirörene sallamak kisvesi altında derin bir Beşiktaş nefreti mi var? nitekim yazının başında başarılarımızda tüm Beşiktaşlıların katkısı vardır vs. falan deniliyor, valla ben hiç gülmedim. demirörene gülüp geçerim o ayrı ama galiba fenerliler bazı şeylere gülüp geçemiyorlar...

taurasi olayının değil bizi, demiröreni bile ilgilendirdiğini sanmıyorum, ya da fenerin avrupadan elenmesinin...aman ne de çok korkmuşuz camia olarak, uykularımız kaçmış! işte bak burası komik gerçekten de...

bir de şu var tabii:

hiçbir zaman sahip çıkmadığı erdemleri sürekli başkalarından beklemek midir Fenerbahçelilik?

fabianernst dedi ki...

Sevgili Beşiktaşlılar bu aralar yine kritik günlerden geçiyoruz, dün Burak'ın golüyle derin bir nefes alsak da bugün şer odağı Fenerbahçe yine kazanarak her ne kadar geçiçi olacağını umut etsek de liderliğini devam ettirdi. Biliyorsunuz sevgili Beşiktaşlılar biz sevinmek için sevmedik, o yüzden Trabzon maçında Beşiktaş gol atınca sevinen üç beş kendini bilmez Beşiktaşlı demeye dilimin varmadığı insanların sevinci bu camianın başkanı olarak beni derin bir teessüre sevk etti. Sevgili Beşiktaşlılar sizlere söz veriyorum bu yılda Fenerbahçe'yi şampiyon yapmayacağız. Mart ayı onların Mayıs ayı bizlerin bayramı olmaya devam edecek.



eğer bu yazinın alt metinin de yalnizca yd eleştrisi yapılıyor bjk ile bir alıp veremedikleri yok deniliyorsa yuh diyorum yuhhh....

Kalten dedi ki...

Ben EkşiBeşiktaş'ın muhatap alması gerektiği kesimin Papazın Çayırı olduğunu düşünmüyorum açıkçası.

Papazın Çayırı gerek blog yazıları (olsa-olsa 1-2 tanesi istisnadır), gerek yorumcu kesimi olarak buradaki muhalif seviyeyi yakalayacak düzeyde değil --illa muadil gerekecekse Haber1903'teki veya Antu'daki yazı/yorumcu güruhundan hâllice diyebilirim.

Yukarıdaki Yıldırım Demirören'in komedi unsuru olması yorumuna da katılıyorum. Adnan Polat, Aziz Yıldırım'ın seviyesizlikleri sinir ve hatta yer-yer korku yaratırken, Demirören'in höykürmesi herkesi güldürüyor. "Beşiktaşlı duruşu" lafının dahi karikatürize hâle gelmesinin baş sorumlusudur Demirören.

fabianernst dedi ki...

@damacana
bu yazıyı yazan adamlar mizah mı yapıyorlar yoksa demirörene sallamak kisvesi altında derin bir Beşiktaş nefreti mi var?....

şu cumlenle olayı özetlemişsin.. ben o blogdan bu alt metinden onlarca yazi çıkartabilirim yalnizca araştirmak yeter...bu yazıyı okuyup sadce yd eleştirisi var diyenden korkulur net...

şükran dedi ki...

ağzına sağlık..Bence Demirörene söylenen her sözün Aziz de 1000 karşılığı vardır.çünkü Demirören Azizin sadece kötü bir taklididir ve maalesef taklitler aslını yaşatır.Kimsenin haddi değil Beşiktaşı en başta kendi taraftarı memnun değilken Demirören üzerinden aşağılamak.inanın Demirörenin yaptıklarının farkında olan çok Beşiktaşlı var her kongre zamanı kahrolan ama ne yazık sizin demokratik fenerbahçeniz kıvamına hala gelemedik.çok merak ediyorum bu yazıları kim yazıyor,yaş sınırı kaç. çoğu zaman Beşiktaşlılar çifte standarttan geri plana itilmeye çalışıldıklarından sitem edince paranoyak muamelesi görüyor da kendileri bu her türlü devre arası operasyonlarına rağmen şampiyon olamayınca Beşiktaşı maç satmakla suçluyorlar, Bilica nın açtığı çukura ses çıkarmayan sağduyulu arkadaşlar.işte ister istemez böyle durumlarda tepem atıyor ve oh olsun diyorum valla 2 dakikalık şampiyonluk sevinçlerine.Yazık çok yazık.bu ülkede insanlar tarihten de ders almıyorlar ve dönüp dolaşıp aynı kısır döngü içinde 'yeşil sahada' kazanılan yıldızlarına yıldız katan şampiyonluklarına ulaşmak için herşeyi mübah görüyorlar.

Övünç dedi ki...

eyvallah duyguları dile getirmişsin ama bu adamlar anlamaz hocam.onların derdi tasası birilerini aşşağılamak ...

şimdi birde üzülmez'in geri dönme durumu varmış.ömrü hayatımda gördüğüm en büyük rezillikler top 3 listesine girer ...

damacana dedi ki...

gözlemlediğim kadarıyla papazın çayırı 'akil ve olgun görünmek, Türkiye'de bir takım erdemlerin havariliğini yapmak' pozlarında...ama genelleyici, yaftalıyıcı, mahkum edici bir tarzları var...'sen şöyle şöylesin, bu da yüzde yüz böyledir, sus sakın konuşma' der gibi bir havaları var (bkz. çarşı yılmaz özdil soludur başlıklı yazı). hatta ülkedeki siyasi bölünmüşlüğü bir de tribünler üzerinden vurgulamak gibi bir yanlışa düşüyorlar. son zamanlarda da özellikle Beşiktaşla kafayı bozmuş durumdalar...ayıp ediyorlar...

~Poseidon~ dedi ki...

Çevremden gözlemlediğim kadarıyla aslında genel bir fener taraftarı profili çiziyorlar.

Sadece o bloga özgü bir durum değil. Ben en son ne zaman bir fenerli ile futbol adına derin bir muhabbet edebildiğimi hatırlamıyorum inan.

Övünç dedi ki...

Sorun objektif olmak hocam.Adamlar objektif olamıyor.Taa başkanından başlıyor.Fenerbahçe ayrı ,diğerleri ayrı bir dünya oluşturmuşlar kafalarında.Bunlar olmazsa biz var olamayız diye bir yaklaşımları var.

Fenerbahçeli birisiyle objektif bir şekilde konuşamazsın.Mümkün değil biz şurada hatalıyız demez.Emre Belözoğlu dersin , Emre hatalı demez kabul etmez , Zidane örneğini verir hemen.Zico'yu niye kovdunuz dersin,Real'de Capello'yu kovdu der.Böyle manyak adamlar iş futbola gelince.

damacana dedi ki...

evet galiba Türk futboluna yeni bir ağlama tarzı getirdikleri için de kutlamak gerek kendilerini...

~Poseidon~ dedi ki...

Daha dur Cuma günü diğer Yıldırım açıklama yapacakmış.
Bak neler olacak daha.

Ben diyorum bu sene lig karakolda bitecek.

damacana dedi ki...

manchester city elenirse açıklama yapacak diye korkmaya başladım:

'beşiktaş turu sattı, kiev bizi eledi!'

threepoint dedi ki...

gürcan ağzına sağlık.

BJK4EVER dedi ki...

Allah belamizi vermesin ki boyle bir takimdan 4 yedik ve kendi elimizle sampiyonlukta one ittik. Ferrari'nin degeri gozumde 0'a dustu.

aethewulf dedi ki...

azize dokunmadan yıldırım yazılmaz. peki. ama aynı zamanda yalan da yazılmaz. değil mi?

http://papazincayiri.blogspot.com/search/label/aziz%20y%C4%B1ld%C4%B1r%C4%B1m

sen bunlardan birini yaz, sonra gel tekrar bu yazıyı yaz.

aethewulf dedi ki...

hatta bak ben örnek de vereyim:

birey kültü üstüne - http://papazincayiri.blogspot.com/2008/09/birey-klt-stne.html,

dikta verimsizliği - http://papazincayiri.blogspot.com/2008/10/verimsiz-tek-adam-diktas.html

azizsilin - http://papazincayiri.blogspot.com/2009/02/azizsilin.html

aulas vs aziz yildirim - http://papazincayiri.blogspot.com/2009/03/aulas-vs-yldrm.html

yönetim istifa - http://papazincayiri.blogspot.com/2009/04/yonetim-istifa.html

diktatöre sorular - http://papazincayiri.blogspot.com/2010/01/diktatore-sorular.html

oynatmıyorum - http://papazincayiri.blogspot.com/2010/03/oynatmyorum.html

aziz yıldırım istifa! şimdi! - http://papazincayiri.blogspot.com/2010/05/aziz-yldrm-istifa-simdi.html

kendimize güveniyoruz yalanı - http://papazincayiri.blogspot.com/2010/05/kendimize-guveniyoruz-yalan.html

aziz yıldırım vaadi - http://papazincayiri.blogspot.com/2010/07/aziz-yldrm-vaadi.html

kaprisli diktatörden geline beşi bir yerde - http://papazincayiri.blogspot.com/2010/09/kaprisli-diktatorden-geline-besi-bir.html

çoluk çocukla uğraşıyor gibi hissettirmeyin lütfen.

dün başkanınız beşiktaş trabzon maçına hakemin beraberlik talimatıyla çıktığını, bu yüzden maçtaki hakem hatalarından fenerbahçenin sorumlu olduğunu ima eden bir açıklama yaptı. neredeyse iyi ki yenildik oyunu bozduk diyecek. oralara doğru bakmanızı tavsiye ederim.

shelbyl dedi ki...

@aethewulf

"Sen bunlardan birini yaz" diyorsan eger, bizim blog'u hic okumamissin demektir. Ben teker teker ornek vermeye calissam "Cok uzun yorum yazdin" der siler blogspot.

Cok degil, iki defa "page down" tusuna bassan en yeni yazi duruyor orada.

Sen yapma bari abi bunu.

Kalten dedi ki...

Mantalite farkı şu ki Ekşi Beşiktaş'a link veren yorumlar Papazın Çayırı'ndan "reklam aşkı ile çırpınmak saygısızlık olduğu" için kaldırılıyor ama burada Papazın Çayırı link'lerini veren yorumları kimse silmiyor

Herkes kendini farklılaştırıp muhalifleştirme çabasında ama bu kadar tahammülsüzlükle zaten mümkün değil

Fenerbahçe'nin büyüklüğü ile kafa o kadar bozulmuş ki oraya Hürriyet link'i konulsa GAZETE FENERBAHÇE CUMHURİYETİNİ KULLANARAK REKLAMINI YAPMAYA ÇALIŞIYOR denilecek, yazık

Alp dedi ki...

@aethewulf

eleştiri cevaplama yöntemleriniz de hep sabittir: "biz aziz yıldırım'ı da eleştiriyoruz bikereeeeaam."

yahu, kullandığınız dil sadece ve sadece rakiplere (ki bu rakip kavramının içine yalnızca yöneticiler değil, o rakibin taraftarları da dahil ediliyor) hakaret ile yoğurulduktan sonra sen aziz yıldırım'ı eleştirsen ne olur? altmetinde hep aynı şey var çünkü: "biz tek siz hepiniz; bu nedenle sizin başkanınız daha oçöç bizim başkanımızdan."

bu yazıda da buna gönderme yapılıyor zaten.

kaldı ki yukarda verilen linklerin 'çoğunda' mevzu fenerbahçelinin, kulüp içi sıkıntılar nedeniyle başkanından şikayet etmesinden ibaret. bu blog da dahil olmak üzere beşiktaşlı blogların çoğunda, kulüp yönetimi rakiplerini ya da başkalarını komik bir şekilde suçladığında, demirören ve ekibini yerin dibine sokan yazılar yayımlanıyor. iğnelerle çuvaldızlarla sorunumuz yok, dengeyi gözetmeyi biliyoruz birçoğumuz.

kısaca 'sofistike holiganizm' diyorum blogunuzun 'ağdalı' dilinin gizlemeyi başaramadığı kara göt'ün adına. "çocukla uğraşıyor gibi hissettirmeyin lütfen". hahah. la havle.

shelbyl dedi ki...

Yakin zamanda Papazin Cayiri'nda yayinlanmis bir post ve altindaki diyalogumuz:

http://papazincayiri.blogspot.com/2011/02/besiktas-bir-magduriyet-hikayesi.html

Oradaki diyalogda kendimi paraladiktan sonra, bazi hususlarda fazla kastirmamak gerektigini anlamistim, 3 haftada bir sey degismemis demek ki.

Ekrem M.Sc dedi ki...

Cok da Pepino yahu... Milletin agzi torba degil ki buzesin. Kendi isimize bakalim biz.

aethewulf dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
aethewulf dedi ki...

özellikle papaza yazmadım, niyeyse anlaşabileceğimiz yolunda bir inanç var içimde. papaza yazmak o yolu büsbütün kapayacak, sizi de daha fazla gerecek gibi geliyor. dolayısıyla buraya mesaj atmamı bir iyiniyet karinesi olarak kabul etmenizi isterim.

ikinci husus, yazının iddiası ne? ""Aynı" Yıldırım'ın Aziz'i sana, Demirören'i bana... Aziz'e dokunmadan Demirören yazılmaz. "

dolayısıyla bir arkadaşın dediği gibi durup dururken "azizi eleştiriyoruz bikerem" demiyoruz, "azizi eleştirmiyorsunuz" diyorlar "hiç de değil" diyoruz. arada fark var, kronolojik bir dizin var, herhalde bunu görmemek mümkün değil.

shelbyl'in dediği şu noktada doğru elbette bu blogda y.d eleştirisi vardır, ben spesifik olarak bu yazıyı yazan arkadaşı kastetmiştim. aradım göremedim. ekşi beşiktaş'ın yıldırım demirören eleştirili yazılarına denk gelmediğimi söylersem ayıp olur. yine, bu arkadaşın da böyle bir yazısı varsa ve ben görememişsem o zaman da kimse kusura bakmasın, dediğim gene değişmiyor. neticede iddia bizim aziz hakkında yazmadığımızdı basbayağı yazdık.

içerik konusuna gelince, aziz yıldırım'ı elbette bir başkan olarak eleştireceğim. yıldırım demirören'i de bir başkan olarak eleştiriyorum. bunların kulüp kültürlerine etkisiyle, yaptıkları davranışların sonuçlarıyla ve vaadleriyle eleştirilmesi gerekir. biz aziz yıldırım'a diktatör diyoruz, fenerbahçe kültürünü tahrip ettiğini düşünüyoruz, başarısız, vasat, şark yöntemleriyle iktidarını devam ettirmeye çalışan bir portre var karşımızda. bunları da ifade ettik. yukarıdaki arkadaşın tatmin olması için bir de anasına mı söveyim? inönü'de kolkola s.k.lmiş aziz diye tezahürat mı yapalım?

bakın ben ve papazınçayırı ekibi fenerbahçeli. elbette olaylara fenerbahçe açısından bakacağız. elbette önceliğimiz fenerbahçe. yazılarımızın büyük çoğunluğu fenerbahçe hakkında. ama müsaade edin, efes şampiyon olduktan sonra buraya kapak resmi koyup makara yapan insanlar olarak, iki de bizim makara yapma hakkımız olsun. bu kadar tahammülsüzlük ayıp oluyor.

nerede uzlaşabiliriz?

tek şeyde, papazda aziz yıldırım eleştirisi yapılmadığı iddia edildi ve deliller gösteriyor ki aksi doğru. başka bir şeyle eleştireceksiniz, mesela taraflı bir blog olmakla, evet derim, ben de buna katılıyorum. papazınçayırı taraflı bir blog, fenerbahçe tarafında ve bundan da çok mutluyuz.

ekşi beşiktaş'ın bununla ilgili bir sorunu olabilir mi?

aethewulf dedi ki...

bir şeyi daha ekleyeyim, o da ilginç oldu,

yukarıda fenerbahçe taraftarı da steorotipleştirilmiş "zico niye kovuldu dersin capello der, emre dersin zidane örneği verir" gibi.

bu portre ne derece doğru bilmiyorum. günlük gözlemlerden kaynaklanan bir çıkarım. muhtemelen de o çevrede doğrudur. hatta geneli de yansıtıyor olabilir.

ama bu çıkarım başlangıcı olan "o bloga özgü bir durum değil" ibaresi de yanlış. en azından papaz emre'nin gelmesine de karşı çıktı (bir tek ben bu konuda farklı düşünüyorum) ve zico'nun gönderilmesine apaçık isyan etti. (Bkz: http://papazincayiri.blogspot.com/2008/06/ne-kadddar-profeynlsnz-aziz-bey_11.html , http://papazincayiri.blogspot.com/2008/05/zico-bizim-kralmzdr.html)

bu noktada bir şey daha, papazda ekşi beşiktaş linkinin "reklam" gerekçesiyle silindiğini hatırlamıyorum. tabi ki referans verilebilir, bu durumu araştıracağım.

Kalten dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
Kalten dedi ki...

Referans buradaki son yorum: http://papazincayiri.blogspot.com/2011/03/yldrm-demirorenden-ulusa-seslenis.html#comment-form

aethewulf dedi ki...

gördüm. konuştuk, hallettik.

shelbyl dedi ki...

@aethewulf

Iki bolum yazacagim, ilki yaziya neden itiraz ettigim, ikincisi ise genelde neye itiraz ettigim:

I. Sorun Yildirim'i elestirmek ya da elestirmemek degil benim gozumde. Sorun, yukaridaki yorumumda link'ini de verdigim gibi, yazilarda ve tartismalarda alginin dengesinin kacmasi.

Son 1 aydir, "kisi elestirisi" altinda genellemeler yapiliyor, ozellikle de Besiktas taraftari hakkinda sizin blog'da. Buna karsi iyi niyetle itiraz etmeye ve diyalog kurmaya calistigimda aldigim tepkinin seceresi yukaridadir.

Bu yazida da, baskan soylemi elestirisi ile genel taraftar elestirisi arasindaki cizginin kayboldugu yerler var.

Sen Aziz'i elestireceksin, ben Demiroren'i. Ama sanki Besiktaslilar Demiroren'in soylemlerini onayliyormus gibi bir dil kullanildiginda, bizim de buna tepki gostermemiz beklenmeli. Zira yonetici ile taraftar elestirisi arasindaki cizgiyi net cekemezsen, tam da o yoneticinin o soylemiyle yapmak istedigine hizmet etmis olursun.

Bu blogda butun baskanlar elestirildi, butun "hep bizi otekilestiriyorlar" laflari elestirildi, "kardes takim" laflari
elestirildi. Ama ben hicbir zaman Aziz Yildirim uzerinden "Butun Fenerbahceliler boyledir", Adnan Polat uzerinden "Butun Galatasaraylilar boyledir" altmetninin buradaki bir yazida verildigini hatirlamiyorum.

Gerek magduriyet hikayesi yazisi olsun, gerek bu, sanki Besiktas taraftari da Demiroren ile ayni kulvarda kosuyormus gibi bir altmetin ile yazilinca tepki gostermek cok dogal oluyor.

Benim acimdan boyle bu is.
-----------------------------------
II. Mesela ne hakkaniyetli Yildirim elestirisi olur? Gecen sene, Yildirim'in cikip "Rustu de rakip takimin kalecilerini aramis" soyleminin elestirilmesi. Ya da Yildirim'in "Oyunlar oynaniyor" soyleminin elestirilmesi. Odyilmaz'in cikip "Bizi sampiyon yapmazlar" demesinin elestirilmesi. Biz 3-4 hafta once Adali'yi sirf bu yuzden giydirdik mesela.

Eger ki sen, rakip bu soylemler icine girdiginde -hakli olarak- makarani yapip, kendi camian bunu soylediginde "Haklilar iste!" diyorsan, orada yanlissindir. Bu bir tutumdur, tutum elestirilmelidir, taraftarlik kulturune enjekte edilen otekilestirme ve dusmanlik elestirilmelidir, konuyu carptirma enstitusu elestirilmelidir.

Biz burada 2 haftada bir Mete Duren, Levent Erdogan, Demiroren vs. elestirmekten istifra eder hale geldik.

Tipki senin dedigin gibi diyeyim ben de: Eger sizin blogda yonetici soylemlerini hakkaniyetle elestiren yazilar varsa ben gormemisim, kusura bakma, ama o izlenimi alamiyorum ben ne yazik ki.

aethewulf dedi ki...

shelbyl, tekrar okudum bir şeyi kaçırdım mı diye. bahsettiğin yazıda iki temel tutum var, ikisinin de öncülü aynı.

birincisi diyor ki, bjk taraftarının baskın tutumu bu, sen de diyorsun ki bjk taraftarının baskın tutumu ve rengi bu değil. bu sebeple bjk taraftarına doğru bu genellemeler genişletilemez.

sanıyorum hepimizin katıldığı nokta, baskın tutumun genel geçer ifadelerle zikredilip eleştirilebileceği.

ekşi beşiktaş'ın ayrıksı tutumu olabilir, papazın da ayrıksı bir tutumu var ancak ne yazık ki fenerbahçe taraftarının yekününü yansıtmıyor. antu de papaza hala hain diye küfrediliyor. çünkü ne yazık ki fenerbahçe taraftarı da ötekileştirici, düşmanlaştırıcı bir dil ile birey kültüne tapınmaktan fazlasıyla muzdarip.

şimdi ben de çarşıya bakıyorum, forza beşiktaş herhalde iyi bir gösterge, bu yazıyı değilleyen bir hal ve tutum göremiyorum. bahsettiğin serdar adalı eleştirisi ekşi beşiktaşta var ama bunları hakim tribün grubunda bulamıyoruz.

beşiktaş taraftarının geneli ekşi beşiktaş gibi mi düşünür? zannetmiyorum? size katılan çok insan vardır ancak herhalde çarşı kadar hakim değldir. bir çok maçtan sonra en başta çarşının hakem hataları, fenerasyon, aziz yıldırım, medya toplamlı komplo senaryolarına har verdiğini taraftarın da bu dil ve edebiyatı benimsediğini, bunun y.d'ye kadar sirayet ettiğini kabul edersek, yazıdaki tutum çok haksız değil.

şunu diyelim ve zaten denmiş, bunun dışında tutum alan biri varsa ona katılırız, destek veririz, takdir ederiz, ne mutlu. ama ana grubun varlığını da görmezden gelemeyiz.

ii- haksız aziz yıldırım eleştirisi yapmıyoruz abi. hakkaniyetli yapıyoruz. o yazıları bir daha oku, içeriğinde rüştü olmasa da, bir çok yönden azizin söylemi, dili, tutumları çok ağır eleştirilmiştir. ben en azından papazda okuduğum kadar sistematik ve ağır aziz yıldırım eleştirsini hiç bir yerde okumadım. bu sebeple hain ilan edilen insanlar olarak şu kadarcık krediyi görmek de isterim.

fatih dedi ki...

@shelbly
bu yazıyı da bir mağduriyet hikayesi ni de yazan benim. beşiktaş yönetiminin zihniyetinin, taraftarın çoğunluğuna da sirayet etmesinden şikayetçiyim, aziz yıldırım ve yönetim tarzının fenerbahçe taraftarına sirayet etmesinden rahatsız olduğum gibi. blogdaki yazılara bakarsınız aziz yıldırım'ı da yüz kere eleştirdiğimi görürsünüz. yıldırım demirören hakkında artık ciddi bir şey yazılamayacağını düşündüğüm için de ironik bir üslup kullandım.beşiktaş taraftarı da yönetimi de fenerbahçe taraftarı ve yönetimi gibi eleştiriden münezzeh değil.fenerbahçe üzerinden üretilen nefret söyleminin bu aralar taşıyıcısı beşiktaş bu yüzden de buu kafadaki beşiktaş yönetim üslubunu ve bunu içselleştirmiş taraftar profilini de izin verin de eleştirelim.
saygılar

fabianernst dedi ki...

@ aethewulf @ fatih
sizin blogla yapılacak en buyuk ve en yere yakın olan eleştiriyi ALP yukarda yapmış ... bence siz alp in dediği gibi :

eleştiri cevaplama yöntemleriniz de hep sabittir: "biz aziz yıldırım'ı da eleştiriyoruz bikereeeeaam."

şu argumanı yapıp alt metin de aynı kafa da olmaktan vazgeçseniz daha guzel olur. nacizane bir beşiktaşlı okur eleştirisi bu... antu ve aziz yıldırımla uyuşmayız deyip aynı kafa aynı alt metin ve aynı uslup olunca pek bir şey değişmiyor.sizin bu mecralarla fikir ayrılığnız bizim için onemli değil zaten onemli olan onlar gibi diğer camiaya bakış açınız...
not : size dunyaya fenerbahçeli olduğunuz için o pencereden bakmanızla yapılan bir eleştiri yok şu argumanı lutfen bırakın. size soylenen taraftarlıkta goze perde inip şirazenin şaşması ki bu da taraftarlıkta olagan bir şey dir anlarım.ama mesele fb li olmanız değil şu an kamouyunda oluşan o hep eleştrilen camianızdaki algıyı oluşturan hareket ve soylemlerde bulunmanız.aziz başkan la anlaşıp anlaşmamanız mesele değil mesele diğerlerine karşı aziz başkanın yaptığı yanlışları aynı şekilde sizin de yapmanız aynı kafa çunku bu olay bu...

shelbyl dedi ki...

@fatih

Sen "yonetimin zihniyetinin Besiktas taraftarina gecmesini" elestiriyorsun, ama o elestirindeki altmetin hem o yonetim zihniyetini benimsemis, hem de o yonetim zihniyetine tepkili taraftarin tepkisini topluyor, otekilestiriyor. Ama o yazinin altindaki yorumlar ile, Fenerbahce taraftarinin "Iste bunlar da boyledir zaten" imaji pekismis oluyor.

Gavur boyle durumlar icin "you are not helping" der.

Elestiri yapilacaktir. Bu blogda da her takim taraftarinin tutumu icin yeri gelmis elestiri yapilmistir. Ama bir elestiri yaparken uzum yeme/bagci dovme dengesine dikkat etmek lazimdir kanaatimce.

Ben, ki sanal alemde "objektif Besiktasli" diye kufur yemisimdir, senin yazilarini okuduktan sonra gulumsemek yerine tepki duyuyorsam bence bir sorun var.

Ha, bu dediklerime katilirsin katilmazsin o ayri hikaye. Ben sadece sana neden elestiri geldigini samimi bir sekilde anlatmaya calisiyorum.

shelbyl dedi ki...

@aethewulf

Abi genele dair tespite asagi yukari katiliyorum zaten, ama iste bizim amacimiz o genel yargiya bir alternatif, bir Xanax mi sunmak yoksa o algiyi "Benden gitsin oburune" seklinde savmak mi sorusunun cevabinda farkli dusuyoruz.

juvenal dedi ki...

çok şık bir eleştiri yazısını bile beşiktaş nefretine bağlamak gerçekten kör olduğunuzu gösteriyor.ayrıca o yazıdan sonra yönetimin yaptığı açıklama resmen onaylar nitelikte oldu.siz hala burada aziz'e laf söyle seviyesinde saçma sapan eleştiriler peşindesiniz.

kimsenin beşiktaştan nefret ettiği falan yok.biz anti-x değil fenerbahçe taraftarıyız.şampiyon olamayacağımızı anladığımızda kimsenin tarafında olmaz işimize bakarız.kendi stadımızda rakip futbolcuya yalvarmayız.

Ekrem M.Sc dedi ki...

@juvenal

Besiktas kompleksinizi asin bebegim...

Ondan sonra konusalim.

juvenal dedi ki...

bir takım hakkında kompleks sahibi olman için önce onun senden üstün bir yanı olması lazım.puan durumundan haberin yok sanırım ve diğer branşları takip etmiyorsun anladığım kadarıyla.ben kompleks yapacak bir neden bulamıyorum.

Ekrem M.Sc dedi ki...

Kompleksin cesitleri vardir, asagilik kompleksi, ustunluk kompleksi, oedipus kompleksi gibi. Sana simdi burada psikoloji dersi vermeyim yeri degil. Alfred Adler ismini arastirirsan belki kendini gelistirebilirsin bu konuda.

Kompleks yapacak bir sey yoksa kompleks yapmayin iste. Kompleksin her turlusu kotudur. Ben de bunu soyluyorum.

Ilgaz dedi ki...

birakin allahinizi severseniz, ne bjk kompleksi. neyiniz var da kompleks yapacagiz? boyle diye diye siz de demioren'in dangalakca aciklamalarina inandiginizi gosteriyorsunuz, dunya takimisiniz ya hani :)

sen ts'a yenil, sonra polulizm icin fener'e saldir, sonra da bizi kompleksli olmakla sucla. kim kompleksli acaba gercekten?

Ekrem M.Sc dedi ki...

@ilgaz

Seni bir ustteki postuma yonlendiriyorum. Oradaki kompleks tanimlarindan birine tam uyuyorsun iste.

Kalten dedi ki...

Apaçiler her yerde!!1!

LİSEFEB'li arkadaşların tartışmayı "zaten bizim takımın malafatus ortalaması sizinkinden büyük, NIANG-DIA-YOBO ULAN!" noktasına getirmesini bekliyorum.

Mel dedi ki...

Eger kompleksizlikten anlasilan kompleks duyulan kulup hakkinda agzina tek bir laf almamaksa, o zaman hakli olabilirsiniz. Fenerbahce'nin objektif verilere bakildiginda Besiktas'tan kompleks duymasi icin bir sebep yoktur. Hentbol disinda herhangi bir spor dalinda yillardir Fenerbahce'nin arkasinda yer almis ve finansal gelecegi parlak olmayan bir kulupten bahsediyoruz. Ne bileyim, Galatasaray'dan kompleks duyabilir bir Fenerbahce taraftari, Avrupa'da kupa almis der, falan filan. Haliyle bunu yukarida "Besiktas kompleksi" minvalinde yorumlar yapan arkadaslar icin soyluyorum.

Ote yandan Aziz Yildirim da ayni yukaridaki yazida bahsedildigi gibi bu ucuz futbol kulturunu ureten ve bu futbol kulturunun urettigi bir yoneticidir. Yildirim Demiroren'le, Adnan Polat'la, Sadri Sener'le bir suru benzerlik gosterir, yeri geldiginde kurumlari ve kisileri tehdit eder, yeri geldiginde hakemlere verir veristirir, yeri geldiginde ise kendi taraftarini polisin, devletin guvenlik guclerinin onune atar. Ancak benzerlik uzerinden kurulan ve aslinda pek de devrim sayilamayacak onerme belli basli bir takim farkliliklari da gizlememeli. Ben Yildirim Demiroren'e kizmiyorum, hicbir zaman da kizmadim. Ne kulubu yonetme seklinden, ne transfer politikalarindan, ne demeclerinin iceriginden, ne Besiktas websayfasinda imzasiyla cikan yazilarindan dolayi Demiroren'e hiddetlenmedim. Once kendisine acidim, ardindan Besiktas'in basina gectigi ve "geldigi" icin Besiktas kulubu icin uzuldum. Gayet de samimiyim. Oysa kimsenin Aziz Yildirim icin boyle dusundugunu zannetmiyorum. Zira Aziz Yildirim ile Yildirim Demiroren arasinda temel bir fark var: Yildirim Demiroren hizli adimlarla Besiktas kulubunu 1990'larin Fenerbahce'sine donusturmek icin var gucuyle calisirken, Aziz Yildirim tam da o curumeye yuz tutmus Fenerbahce'yi toparladi, cehresini degistirdi, ve ciddi boyutta guclendirdi. Yildirim Demiroren Aziz Yildirim'la paylastigi onca benzerlige ragmen devraldigi kulubu bir gram ileri goturmedi, kulubun finansal kaynaklarini yerle bir etti, ve ne zaman basi sikissa taraftarinin salt Fenerbahce uzerine yogunlasmasini saglayarak (veya isteyerek) kendi kicini kurtarmaya calismaktan baska birsey yapmadi. Su anda yapilan tam da bu zaten: Trabzonspor kulubu sacma bir aciklama yapmistir, ancak bu aciklamanin en azindan elle tutulan bir yeri vardir. Ancak Besiktas kulubunden yapilan aciklama (bu sitede de belirtildigi gibi) bastan asagi fiyasko. Kulubu komik ve aciz bir duruma dusurmekten baska hicbir seye de yaramiyor. Hatta Trabzonspor'un yapmis oldugu aciklamanin Fenerbahce ozelinde yaratabilecegi olumsuz sonuclari bir bakima kendi eliyle ortadan kaldiriyor.

Son olarak yukaridaki yazi her ne kadar dogru bir onerme iceriyorsa da, papazincayiri ozelinde yapilan elestiri basbayagi haksiz. Yukarida aethewulf'un da bahsettigi gibi bu sitede duzenli olarak Aziz Yildirim elestirileri yer alir, ki bu da "Yildirimlar Ikiye Ayrilir" postunun altinda yatan ana fikri curutmeye yeter.

kkkam dedi ki...

Fenerliler bizim iç işlerimizle ne kadar ilgili yahu madem öyle Beşiktaşlı olun zaten yılda deafalarca Beşiktaşlı oluyorsunuz.

Bu sene de Şampiyon olamazlarsa hayatta iflah olmazlar.

~Poseidon~ dedi ki...

Tekrardan saat 18.32 de yazdığım posta dönelim.

Sanırım canlı bir örneğini yaşadık. :)

Gürcan Ulusoy dedi ki...

ben 2 şey söylüyorum.


1- kulüplerimizde başkanlık adamların birbirinden ayrıldıkları nokta birinin mavisi, diğerinin kırmızısı şeklinde. aziz yıldırım'ın sportif anlamda daha başarılı olması çok da önemli değil.

2- buradan hareketle, senin başkanının benim başkanımdan bir farkı yokken, tutup yıldırım demirören üzerinden beşiktaş'la dalga geçmeyi anlamıyorum. burada kıstas, bizim bu adamı sahiplenip sahiplenmediğimiz. sahiplenmiyoruz. eğer dalga geçilen kısım "çıldırt bizi başkan" taraftarıysa, evet onlarla biz de dalga geçiyoruz.

mesele tüm bu olan biten içinde bireysel olarak kendimizi nerede konumlandırdığımız.

bu noktada da, beşiktaş taraftarı şöyledir, öyledir, böyledir demek insafsızlık.

fenerbahçeliler bilmeyebilir, doğaldır. beşiktaş taraftarı artık kendi taraftarıyla iletişim kurmak için forza beşiktaş'a falan girmiyor.

nasıl antu fenerbahçe'yi örneklendiremeyecekse, forza beşiktaş'ı tanımlamaz.


unutmayın, biz antu'yu dikkate alsa idik, her gün bi post konusu bulurduk.

Pamukk dedi ki...

http://oncebesiktas.com/

enorton dedi ki...

http://haber.gazetevatan.com/yildirimdan-pasaya-3-rus-iddiasi/364311/1/Manset

:)

damacana dedi ki...

ya az önce de söyledim, temel problem papazın çayırının bir şeyi tek şey gibi göstererek hurra diye saldırması. kendilerine rıza efendi iki ekmek bi süt pankartını hatırlattığım zaman da genelleme yapma diye şarlamışlardı :)

ne diyim abi, siz ak kaşıksınız, eğer Türk futboluna daldırılan bir kaşığın ak olma ihtimali varsa...

damacana dedi ki...

forza yönetimin resmi taraftar sitesi olmuş, dergiye abone ol diye paso mail atıyolar bana :)

ah ulan ne günlere kaldık, dört bir yandan kuşatıldık...yok mu lan şöyle anlayışlı bir eleman abi sizin de işiniz zor be desin...paso vurun anasını satiim....

komple sabır diliyorum.

damacana dedi ki...

bir de papaz arkadaşlara bir uyarı:

blogunuza yorum yapınca bazı arkadaşlar, kafamı bozmayın sıraya girin vs. gibi cevaplar verirken sizin buraya gelip 'çoluk çocukla uğraşıyoruz yeaa' triplerine girmeniz en hafif tabiriyle yakışıksızdır...çoluk çocuk dediğiniz adamlar kariyer sahibi, akıllı, zeki, Beşiktaşla yatıp Beşiktaşla kalkan ve en önemlisi Beşiktaş ve Türk sporunun temel sorunları üzerine düşünüp fikir sahibi olan kimselerdir. haydi onaylamaktan geçtik saygı diye bir şey var.

~Poseidon~ dedi ki...

Ben isterim böyle bloglar arasında bir sinerji olsun. Beraber tartışılsın bazı şeyler, İnönüde beraber izlenilen maçlar gibi.

Ama görüyoruz ki imkansız. Şu yazının altında bulunan postlar yeterince özetliyor herşeyi.

Abi deliricem. Bu yasak saatle mi çalışıyor? Site bazen tamamen çalışır durumda, bazen hepten kapalı. Yasağın böylesini hiç görmemiştim. :)

damacana dedi ki...

poseidon yakında gökhan gönül de gelip bişeyler yazmasa bana yeter abi, aman diyim sinerji falan, masal masal...

~Poseidon~ dedi ki...

O değil de ben gerçek bobo'yu ya da hanımını bekliyorum buraya. Ya şöyle oldu, yönetim böyle yaptı. Ben kalmak istiyorum diye. :)

ozzie dedi ki...

@ Gürcan

Binlerce kere ağzına sağlık.

Sığ taraftarlık ötesi, Beşiktaş/Fener/vs. üstü bir gerçeği çok güzel ve nüanslı bir dille anlatmışsın.

Buna cevap olarak "Fener şöyle de Beşiktaş böyle" diyenle bu saatten sonra tartışmanın ne anlamı ne de gereği var.

Noktayı başından koymuşsun, çok da iyi etmişsin.

Aslında Beşiktaş'la ilgili çok umutsuz olduğum bir zamanda ilaç gibi geldi bu post.

En nihayetinde yönetimi, futbolcusu, hocası, taraftarıyla Beşiktaş her yönüyle tartışılması gereken bir dönemden geçiyor.

Bu postun bana hatırlattığı şey de en azından bu tartışmayı kendimizi kandırmadan küçük gruplar içinde olsa bile yapabiliyor olmamız.

Onlara da Aziz başkanlarıyla, herşeye rağmen alınan, arzulanan kupalarıyla nice mutlu yıllar diliyorum.

juvenal dedi ki...

takip ettiğim tek beşiktaş blogu burası.yorumlarıda okurum ve ilk kez bir yorumda ben yazdım.papazınçayırına bana göre haksız bir eleştiri söz konusuydu.ztn gereken linklerde verilmiş.

fakat buna karşı bir argüman sunmak varken gelen cvp komplekslisin.ne alaka çözemedim ama onuda usturubuyla yanıtlayınca kompleksin türleri vardır.sonra fenerbahçeliler liseli diye seviyeyi iyice aşağı çekmeler.ayıptır arkadaşlar.

o sayılan kompleks türlerinden hiçbirini beşiktaş ve fenerbahçe arasında ilişkilendirip kendimi öyle hissedemiyorum.hisseden varsa ztn ona laf anlatmak zaman kaybı olurdu.

Kalten dedi ki...

(BARONİ de var!)

damacana dedi ki...

@juvenal

ee adam gelip çoluk çocukla uğraşıyoruz diyor, ona hiçbir şey demiyorsun oldu mu şimdi...

lise en azından bir seviyeyi gösterir...resmen 10 yaşında yaptınız bizi :)

Yorum Gönder

Ara