.

.
Ekşi Beşiktaş. Blogger tarafından desteklenmektedir.

.

.
9 Mart 2011 Çarşamba

Bu Taraftar Seninle Gurur Duyuyor!

2003 sezonunun sonunda Bernd Schuster'den devraldığı Ukrayna temsilcisiyle başarıları;
  • Ukrayna Premier Ligi: 2004–05, 2005–06, 2007–08, 2009–10
  • Ukrayna Kupası: 2003–04, 2007–08
  • Ukrayna Süper Kupası: 2005, 2008, 2010
  • UEFA Kupası: 2008–09
  • Şampiyonlar Ligi Çeyrek Finali (Şimdilik...)

52 Yorum:

Kalten dedi ki...

Futbolun Yoda'sı Lucescu!

Atom dedi ki...

Giden gitti ama,bence Beşiktaş'ın asırlık tarihindeki en kritik yıldı 2003-2004 sezonu,ilk yarı sonundaki tablo tepe taklak olmasaydı ve lucescu'nun bileti kesilmeseydi geçen 6 yılda müzemize girecek kupaların haddi hesabı yoktu.keşke kaybedilen sadece 03-04 sezonu olsaydı ama luce'nin her zaferinde öyle olmadığını görüyoruz..

QuaresmA dedi ki...

Değerini bilemedik. Bugün çeyrek finalde biz olabilirdik.

Eğer paraya doymadıysa maaş bütçesinin yarısı Luce'ye verilsin. Geri kalanıyla Zafer Demiray'ları, Kaan Dobra'ları, Serdar Topraktepe'leri toplar şampiyonluğa oynar zaten.

Battalboy dedi ki...

Schuster bu kadar basarisizlik ve umutsuzluga ragmen hala taraftar savunacak birsey bulabiliyorsa,Lucescu bu donem bizim basimizda olsa imparator olmustu. Herkes kotu kadro yetersiz kadro diye Schusteri savunuyor ya b(beyler bu takim sagda Niyazi ile Ahmet Yildirim ile uefada ceyrek oynadi)
Buyuksun

caylake dedi ki...

yani bu adamın her başarısında ahh çekiyoruz ama idda ediyorum Türkiye de dört büyüklerden birinin başına gelsin.iki seneda kupa almadığında,tazminatını verip kovacaklarına adım gibi eminim.zikoyu,bosgeyi,tiganayı,lucescuyu kovuk araksından ahlar çekenler yine onların gitmesi için demediğini bırakmayanlar değil mi?kendisine malzeme arayan medyanın kurbanları değil mi? bu adamlar.herşeyi çok bilenlerin ama hiçbirşeyden anlamayanların hiçbirşey yapmayanların ülkesi burası malesef.

Ekrem M.Sc dedi ki...

Gecmislerine bakip bakip ic cekenler, asla onlerini goremezler.

shelbyl dedi ki...

Gecmisten ders cikarmayanlar da onlerini goremezler tabii.

Lucescu'nun her basarisi beni mutlu eder, edecektir. Lucescu, bu topraklara degeri anlasilmamislaran birisidir.

Ha, ama Lucescu'nun geri gelmesini istemem. Daha once de dedim; Lucescu'yu buraya geri donmeye ikna edemeyiz, ki zaten buraya geri donmeye ikna edilmis bir Lucescu geri gelmemelidir.

kkkam dedi ki...

Lucescu ne ya defans yapıyor yaee bak şuster her maçta 4 tane yiyoruz delikanlı gibi oynuyoruz:)

Starks dedi ki...

2003-2004 sezonu sonunda Shakhtar son 5 yillik Avrupa puanina gore (uyduruk IFFHS siralamasindan bahsetmiyorum), 120. sirada ve Ukrayna disinda cok az kisinin ismini bildigi bir takimdi.

Bugun son 5 yillik UEFA puanina gore 13. sirada ve ceyrek finalde cok sanssiz bir kura cekmezse ilk 10'a girmesi olasi.

Daha simdiden bu sene Avrupa'da 25.8500 puan toplamis durumda. Su an itibariyle Avrupa'da en cok puan toplayan takim (Barca'dan Real'den, Manchester ve Chelsea'den de daha fazla).

Mete dedi ki...

Eger oraya illa ki birinin resmi koyulacaksa bence Del Bosque'nin ki olmaliydi. Ustelik altina Dunya sampiyonu ifadesini de yazilabilirsin. Del Bosque'nin oyun felsefesini her zaman Lucescu'ya yeglerim.

Starks dedi ki...

2003'te yazilmis olan ve o zamandan beri bookmark'larim arasinda saklayip donem donem tekrar okudugum Tugrul Aksar imzali bir yazi var. Bu vesileyle buraya bir kez daha gondereyim. Tum medyanin korkak, cingene vs. diye kucumsedigi zamanlarda onu en iyi anlayip ifade eden yazi bana gore.

Mircea Lucescu: Bir Baska Dunyanin Entellektueli

Çoook büyük hoca.Gelmesin burada rezillik çeker

Oğuzcan dedi ki...

2006-2007 sezonunu kupasız geçmiş Luce. Burada olsa başarıya doydu diyerek kovulurdu=)

helldoradotcom dedi ki...

Bu post'un acilmasina sevindim zira bu konuda icimdekileri dokesim vardi.
Luce konusunu ben CHP'nin icinde bulundugu duruma benzetiyorum. Yillardir bilerek ve isteyerek muhalefet olma durumu haiz iki ornekte de. Luce ulkemizde 2 takimdan kovularak gonderilmis olmasina ragmen halen ilk dar animizda akla gelen ilk isim oluyor. Adamligi konusunda laf edeni allah carpar fakat kurtarici olarak gorulmesi de asabimi bozmuyor degil! Shaktar'da yaptiklarinin aynisini burada da yapardi tarzi bir dusunceye ise sadece guluyorum. Sanki butum sartlar ayniymiscasina nasil boyle bir yorum yapiliyor anlayamiyorum?! Adam yillik 70 milyon euro'luk bir transfer butcesi var, kendisinin de yillik 5 mio eur gibi astronot maasi var.. Ayrica her yil yaklasik 5 tane yeni genc brezilyali getiriyor denemek uzere.. Bunlardan tutanlar duyuluyor tutmayanlari gidiyor.. Ozetle bu adamin her firsatta gundeme gelmesine kilim arkadas! Basin herifi yaziyor belki adamin haberi bile yok diyenler olacaktir ve belki de haklilardir ama her hafta adamin agzindan okudugumuz demeclere de kilim! Ya kari gibi konusmasin ve gelsin takimi yukarilara tasisin, ya da ebediyete kadar sussun! Hele son okuduklarimiz dogruysa (oglunu takimin basina getirmek istedigi vs) iste o zaman her turlu nefreti hakediyor.. Uzaktan konusmasi kolay!

Gürcan Ulusoy dedi ki...

astronot maaşının da karşılığını veriyor ama netcede.

ayrıca biz de her sene bi sürü yabancı getiriyoruz denemeye... deniyoruz, olmadı diyoruz, 2 hafta sonra bu gitsin diyoruz; bkz. hugo almeida

şartlar elbette farklıdır. ama mircea lucescu "doğru" hoca mıdır, evet.

enorton dedi ki...

İtiraf etmeliyim ki Lucescu'yu Beşiktaş'ın başındayken sevmezdim. Nedeni ise oynadığımız futbol değil, takımdaki disiplinsizlikti. Aynı disiplinsizlik GS'de çalışıyorken de vardı. Beşiktaş'ın 101. yılındaki şampiyonluk kaybetme macerasında her nekadar saha dışı etkenler etkin gözükse de, Lucescu'nun buna tavrı da gelinen noktaya çanak tutmuştur. Oyuncuların agrasif tutumu, İlhan'ın Pascal'ın 2-3 maçta bir kırmızı kart görüp takımı yalnız bırakması, krizi yötemeyip takımı uçurumdan aşağı yuvarlanıp gitmesini seyretmesi eksi yönleri...

Artı yönlerini ise saymakla bitiremeyiz... Saha içinceki taktikleri, rakibi okuması, oyunculardan maksimum fayda alması vs. Gordon sonrası yaşadığımız hoca furyasında benim için keşke gitmeseydi dediğim 2. hocadır. 1. si Rasim Kara 3. sü ise Denizlidir. Onun dışında Delbosque, Tigana, Rıza ve Ertuğrul gittiklerinde hiç üzülmemiştim. Gerçi Luce gittiğinde de üzülmemiştim çünkü o günkü psikoloji ile benim gözümde çöküşteki 1. önemli isimdi. Sonra anladıkki mafya olaya karışmış, şikeler, Aziz yıldırım, Ali Aydın, federasyon, Alaattin çakıcı vs derken Luce sadece figuran olarak kalmış...

Luceyi hatırlamak tabiki güzel şey ama sürekli olarak gündemde kalmasını doğru bulmuyorum. aynı Türkiye örneğinde olduğu gibi "ah Atatürk yaşasaydı şöyle yapardı" nın diğer versiyonu Luce olsaydı şöyle olurduk, böyle olurduk :)

Gürcan Ulusoy dedi ki...

beşiktaş bence bunlarla yüzleşmeli.

neyin hata, neyin doğru olduğunu tarihe bakın görmeye çalışmalı.

lucescu giderken ben üzüldüm mü? hayır.

chelsea maçında 0-2 yenilince "bugün istifa etmeli" dedim. şimdi bakında "çocuk muşum" diyorum.

ama bugün teknik direktör veya bir kulüp hakkında görüş beyan ederken, o hatamı da hatırlayıp ona göre konuşuyorum.

kimse lucescu gelsin demiyorum. ama biz sevdik o adamı. del bosque'yi böyle sevmedik mesela. adam ispanya teknik direktörü ama keşke kalsaydı diyen yok. en azından lucescu kadar.

lucescu'nun büyüklüğü de beşiktaş'ı şampiyon yapmasından değildir.

"sistem" denen nane var ya. son dönemde onu oturtmuş tek adamdır.

biz lazio'ya tek farkla mağlup olduğumuzda dünyanın sonu gelmiş gibi yaşıyorduk. bugün lazio benzerlerine rakip bile olamıyorsun.

------

lucescu ukrayna'da çok ciddi bir mali destek alıyor. istediği adamı getirebiliyor falan.

peki soruyorum, takımında dünya yıldızı mı var? takımdaki oyuncuların kaçını ilk defa duyduk?

bakın bakalım aldığı brezilyalılara.

23 yaş üstü brezilyalı almış mı?

hiç simao, guti, quaresma, ernst, ferrari vs gibi düşüşteki oyunculara yatırım yapmış mı?

işte tam da o yüzden,

schuster sistem kuruyor, gelecek senenin takımını kuruyor dendiğinde beşiktaş kadrosuna ve yaş ortalamasına ve oyuncu tiplerine bakıyor ve çok içten bir hass çekiyorum.

kimse kusura bakmasın.

beşiktaş yönetimi beşiktaş taraftarını bu dünya kulübü, dünya yıldızı, simao-guti-quaresma masallarıyla gerizekalı yerine koyuyor. bize dünyayı görmeyen, bilmeyen, tanımayan, takip etmeyen, önüne ne konulursa yiyen köpek muamelesi yapıyorlar.

simao guti quaresma ortalama 3 milyon euro alıyorlar. yılda 9 milyon euro yapar. bonservislerini de koy; 10 milyon euro + 27 milyon euro: 3 yıllık maliyet 37 milyon euro. yuvarla 40 de.

40 milyon euro 3 senede.

gidin bakın lucescunun yabancıları ne kadar maaş alıyor.

ben baktım; ortalama 1 milyon euro.

o yüzden bol keseden atmaya gerek yok.

beşiktaş zaten her yıl 7-8 milyon euroluk bir oyuncu alıyor.

lucescu bonservisine çok veriyor, maaş makul düzeyde, gelişime açık, kariyer hedefi olan brezilyalıları topluyor. onlara özgürlük alanı veriyor, arkada da doğu avrupa ekolüyle savunuyor.

ve oyuncu değerini bulduğunda da satmaktan çekinmiyor.

jadson 5 milyon euroya gitti oraya. 1,5 milyon euro alıyor.

douglas costa 650 bin avro alıyor.

luis adriano 500 bin avro alıyor.

maliyetleri bizden çok farklı değil. kimse kimseyi kandırmasın.

senin başkanın almaz o adamları. dünya yıldızı değil diye almaz.

senin taraftarın da havaalanında karşılamaz bu adamları. çünkü dünya yıldızı değiller! lanet olsun bu anlayışa.

işte lucescu bugünkü beşiktaş anlayışının antitezidir.

lucescuyu getir buraya ve uefa hedefi koy, bak bakalım bizim dünya yıldızlarından hangisini alacak?

şükran dedi ki...

bende gurur duyuyorum Luceyle.inşallah daha ötesinide başarır.Bu ülkede onun kıymeti bilinmedi onlarada tokat gibi cevapta onun Burda Uefa kupası kazanmasıydı.Ama yok yere Beşiktaşımın önü kesilmeseydi,Luceyle yollarımız ayrılmasaydı şimdi bizde böyle olurduk demiyor değilim hani.gıptayla seyrediyorum.sadece kupalar geldiği için değil Luce nin adamlığına,futbol bilgisine,çalışkanlığına inandığım için.

cakmaktas dedi ki...

yapmayin hocam lucescu yu bu kadar allahlastirmayin.iyi bir antrenordur.min ürün,max basari olayini her gittigi takimda sergilemektedir.ona da eyvallah.tamam da benim max basari veya kisa zamanda cok iyi isler yapalim diye bir derdim yok,guzel futbol dedigimiz olay,altyapidan gelenlerin inönü de istakrarli bir sekilde forma bulmasi benim icin basaridir.yoksa getirelim daum u abi..sampiyon yapar yani cok zor degil,he ayrica lucescu ole sanildigi gibi futbol felsefecesi,profesoru fln bir adam degil.dun soylediklerimizle bugun soylediklerimizin bu kadar byuk celiskiler gostermesidir beni yaralayan baska bir sey degil

BJK4EVER dedi ki...

Buyuk dusunur Schuster'in yaninda adam bile degil kendisi. Roma 10 kisi kalmis, devre arasinda onlibero cikarip forvet bile almiyor. Korkak, bok gibi antrenor afedersin.:)

~Poseidon~ dedi ki...

Gürcan'a belli konularda katılıyorum. Ama hesaba katmadığımız medya, yönetim baskısı, taraftar baskısı gibi meseleler Lucescu'nun başarısında ne kadar etken. Bu konularda kafasının Shaktar'a ilk gittiği günden itibaren çok rahat olduğunu düşünüyorum.

Türkiye'yi yaşanmaz bir cehennem haline getiren bunlar bence.
Maalesef bizim futbol kültürümüz, adama tükürdüğünü yalatır, kişiliğinden taviz verdirtir.

Bu kadar baskı ve saldırıya dayanabilecek TD henüz doğmamıştır.

Lucescu'ya bir daha gel desen aynı şartları sağlasan Türkiye'de bu kadar başarılı olabilir mi?


Bence olamaz...

enorton dedi ki...

http://www.sabah.com.tr/Yazarlar/uluc/2009/05/23/lucescu_zavallisi_ve_yandaslari :) Kılcal abi...

~Poseidon~ dedi ki...

@enorton medya demişken üstüne iyi oldu :)

ozzie dedi ki...

@ Gurcan

Lucescu'yu gercekten çok severim ve gittiğinde de çok üzülmüştüm. Bugün nasıl tercihimi istikrardan yana kullanıyorsam o gün de aynı fikirdeydim. Ayrıca Lucescu'nun başarılarının Türk halkına kapak olmasından da son derece memnunum.

Ancak, bu postun amacı üzüm yemek değil bağcıyı dövmek gibi geldi bana. Samimiyetsiz, gereksiz olmuş bence.

Bu posta bakıp "Yahu gecmiste de biz fevri davranıp gereksizce hoca gondermisiz" yorumunu yapmak yerine "O zaman çocukmuşum" diye geçiştiriyorsun. Halen çocuk olmadıgından nasıl bu kadar emin olabiliyorsun ki?

5-6 sene sonra "Schuster'in falanca yerdeki basarılarından gurur duyuyoruz" diye post açıp altına da "Evet ben de Schuster hakkında son kararımı verdikten sonra yıldızlar geçidine Lucescu'yla başlamıştım ama bilirsiniz çocukluk halleri iste..." diye yazmazsın umarım.

Gürcan Ulusoy dedi ki...

hayır.

burada lucescu ile övülen "akıl" dır.

lucescu türk futbolunda aklın temsilcisidir.

artık temsilcisi değil, sembolüdür.

ben lucescu'nun ak saçlarını övüyor değilim.

neyini övüyorsam ortaya koyuyorum.

schuster'e sabredersek ortaya lucescu çıkar diyorsanız, ben de rıca çalımbay'a sabredelim, o da beşiktaş'ta schuster'inkinden daha başarısız değildi derim.

~Poseidon~ dedi ki...

16 sene içinde toplam 18 teknik direktör.

3 Lig şampiyonluğu 5 Türkiye kupası

Bu 18 teknik adamdan sadece 5 tanesi 2 sezon görev yapmış.

Bu 2 sezon görev yapabilen adamlar en az 1 kupa almışlar. Diğerlerinin zaten elle tutulur başarısı yok. Sabredilmediği için hemen sezon sonu gönderilmişler.

Bir yerden sabretmeye başlamak lazım. Bu Schuster de olur başkası da.


Ama bir yerden başlamak lazım...

enorton dedi ki...

"schuster'e sabredersek ortaya lucescu çıkar diyorsanız..."



Bu cümlenin devamı için bir alternatif:

"Erhan Güven'e sabredelim ortaya Dani Alves çıkar" :)

~Poseidon~ dedi ki...

üzülmez'e sabrettik 10 sene bir serginho olmadı. :)

Ama sabrettik :)

Tuco Salamanca dedi ki...

burada herkes kendi çapında kafa patlatıyor, şuster kötü, luce iyi, kadro dengesiz, sakatlık çok oldu falan, herkesin değişik düşünceleri var ama ortak tek bir nokta var beşiktaş'ın iyiliği.

elbette bu söylediğim şeyi kanıtlayamam ama bence şuster burada yorum yazan herhangi birimizin beşiktaş için (tamamen faydasız da olsa) çabaladığının onda biri kadar çabalamıyor, beşiktaş'ı umursamıyor. tekniğini, taktiğini, herşeyini geçtim bu adamla sırf bu yüzden olmaz.

ozzie dedi ki...

Poseidon çok güzel demiş. Ağzına saglık.

Gürcan da bir noktada haklı, Schuster yerine Rıza Calimbay'a da sabredilebilinir. Eyvallah, zaten de sabredilmeliydi. Haklı olarak çok beğendiğimiz Lucescu'nun UEFA'da çeyrek finale çıkardığı sene Rıza Calimbay da Denizlispor'la dördüncü tura kadar çıkıp o sene kupayı kaldıran Mourinho'nun Porto'suna elenmişti. Arada da bizim oynadıklarımızdan daha güçlü rakipleri eleyerek (Le Guen'in Lyon'u gibi). Rıza Calimbay'in elinde iyi bir kadronun ötesinde çoğu hocaya nasip olmayan aynı takımla ikinci senesinde olması avantajı vardı.

Dediğim de bu. Son on senede Beşiktaş'ı çalıştıran hocalar icinde bence en zayıf olanı Rıza Calimbay'in bile yönetim ve taraftar desteğiyle ikinci üçüncü senesinde gelecegi noktanın, burada Demokles'in kılıcı altında çalışacak bir Jose Mourinho'nun, Arsene Wenger'in ilk senesinde ulasacabileceginin bile ötesinde olacağına gonulden inanıyorum.

Bugün Schuster hakkında söylediklerinizde yerden göğe kadar haklı olabilirsiniz. Schuster bu inanç, bu güven, bu istikrar yatirimi için en iyi aday olmayabilir. Ancak önemli olan her seferinde tasa koyduğumuz, iki eliyle bir seyini tutamayan yönetimin bile anladığını taraftarın halen anlamamamış olması.

Tamam, Schuster kötü, berbat, felaket, vs. Lucescu da mı kötüydü, Del Bosque de mı kötüydü, Tigana da mı kötüydü? Yoksa bunların ipini bu taraftar değil de başka taraftar mı çekti?

Yillardir yaptığımız gibi yönetimi uzun vadeli düşünmediği icin haklı olarak eleştirirken, çuvaldızı esas batırmamiz gereken yer olan kıçımızın üstüne oturup kelle istemeye, ahkam kesmeye devam edebiliriz.

Uzun vadeli planımız da bu olsa gerek.

Nitekim Milne'den beri 20 senedir aynı haltı yiyoruz, sonucları da ortada...

BJK4EVER dedi ki...

Bizde sizden farkli birsey demiyoruz zaten. Dogru antrenorde sabredelim, sonuclara konsantre olmayalim, asip kesmeyelim, ama dedigim gibi, dogru antrenorde. Bir antrenor isik sacmiyorsa, guven vermiyorsa, bu isin altindan kalkabileceginin en azindan sinyallerini vermiyorsa sabretmenin anlami nedir? Dedigin gibi Tigana, Lucescu kotu degildi, ama Riza Calimbay, Schuster kotu. Evet, biz, veya en azindan ben bunu diyorum. Bir sirkette isler kotuye gidiyorsa kimse manager'da sabredelim vs demez, hele ki o manager ise gec kaliyorsa, butun gun asik suratla dolasiyorsa, degisim icin somut adimlar atmiyorsa. Evet, belki o manager'in performansini degerlendirmek sene sonunda olur, ama bu demek degil ki kotu olacagini bile bile sabretmek zorundasin. Unutmayin ki Schuster patron degil, Schuster sadece bir isci, tipki futbolcular gibi, malzemeci gibi. Bu takimin veya kulubun sahibi kongre uyeleridir, social acidan bakarsak taraftaridir ve yonetim ise gorevlendirilmis mercidir.

enorton dedi ki...

@ozzie

Bu işin kıstası nedir? Ne olursa sabredilmeli ne olursa sabredilmemelidir? Rasim Kara ve Briegel gibi Beşiktaş'ı 2. yapan isimlere sabredilmeliydi ancak şuanda 6., ligin sonunda belki de ilk 10 içersinde olmayacak bir Beşiktaş'ın hocasına yine de sabredilmeli mi? buradaki kıstas nedir?

Ha o sene takım ekonomik krizde olur, transfer yapamaz, sakatlıklar falan dersin ama bu sene yapılan trasnferleri ben hayatımda görmedim. Yönetim hocanın işine karışmadı, sonuna kadar arkasındayız dedi. Geçen seneki gibi kongre, tribün kavgaları, başkanın yumurtalanması vs gibi takımı gerecek hadiseler de olmadı. Başarı için herşe vardı.

Ne olursa hoca gönderilebilir? İkinci lige düşersek mi?

İstikrar, sabır güzel şeyler ancak ortada başarı varsa güzeldir. Başarısızlığa sabredersen, istikrarlı olarak dibe batarsın. Şu son 10 yılda belki de en son sabretmemiz gereken isme sabrediyoruz. Ancak ben sabredeceğimizi de düşünmüyorum, kupadan elenirsek hemen, elenmezsek sene sonunda hocayla yollar ayrılır diye düşünüyorum. (siz de kına yakarsınız diyenleri duyar gibiyim :) )

ozzie dedi ki...

@enorton

Sen de haklisin birader.

Ancak bu isin boku cikali o kadar zaman oldu ki, 20 senedir "istikrar" diye yirtinan biri olarak tamamen sabit fikirli hale donusmus olabilirim. 23 Nisan'da bir cocugu gunubirligine takimin basina getirseler bile "Aman 2-3 sene verelim yumurcaga" diyecegim utanmasam.

Schuster maalesef bekledigim adam cikmadi. Ancak ilk devredeki sakatliklar tufani ve ikinci yari itibariyle ideal ilk 11'in 5'nin takima yeni dahil olmasi (3 Portekizli + Sivok + Ekrem) Schuster'in muhasebesinin haksizca ve cok erkenden yapildigini dusunmeme neden oldu. Dolayisiyla burdaki cogu kisinin ilk devredeki Belediye macindan sonra geldigi noktalarda falanim henuz.

Ancak benim Schuster'le olan sorunum alinan sonuclar veya bir haftada yenilen 12 gol degil. Ilk yarida sakatliklara ragmen korkusuzca saldiran, neredeyse yedeksiz ciktigi macta takimin Porto'ya kafa tutabilecek derecede motive olmasi benim icin cogunun bahsettigi o isikti. Ankaragucu macindan beri gorunen takim ici disiplin ve motivasyon eksikligi beni de muthis korkutuyor. Ancak inatla bunun faturasinin halen sadece Schuster'e kesilemeyecegini, yonetimin gereksiz cikislarinin, Uzulmez olayinin vs. bunda ciddi payi oldugunu dusunuyorum.

Su anda ustun basarilarini konustugumuz Lucescu'nun travmatik Samsun maci sonrasinda geldigi hali bir hatirlayin. Bu sene oylesine bir travma yasanmadi, ancak takimin kadro acisindan bu kadar radikal ve hizli kabuk degistirmesinin kolayca sindirilemedigi ortada. Yoksa boyle bir kadronun ligin de Avrupa'nin tozunu atmadi lazim. AMA iste takim olmak icin de oyuncularda da hocalarda da bir devamlilik gerekiyor.

Dolayisiyla herseye ragmen, gelecek sezona Schuster ve az sayida transferle girmenin, yeni bir hoca ve onun getirecegi/isteyecegi 4-5 adamdan cok daha iyi sonuc verecegini dusunuyorum.

Yanlis olabilir bu dusuncem, biliyorum.

Ancak bunun tam tersinin yapildigi son 20 seneyi gozonune alip "bunu da bi deneyelim artik" diyorum.

~Poseidon~ dedi ki...

@ozzie

senin de ağzına sağlık hocam. Benden kalanları sen tamamlamışın.

Bu sene 4 bilemedin 5 maçta takımda öyle bir ışık gördüm ki bunca senenin pasını attı üzerimden.

Sırf bu yarattığı kıpırtı için bile ben Dayı ile en azından 2 sezon tamamlama taraftarıyım.

makavel dedi ki...

şimdi bana kaybolan yıllarımı verseler laylay lay..

Ekrem M.Sc dedi ki...

Bizim lig biraz da ruzgar isidir arkadas. O ruzgari yakaladin mi oyuncularin konsantrasyonu, performansi otomatik olarak artiyor. Aykut ilk devre kotuydu de simdi sihirli degnekle degisti mi? Alakasi yok, ayni capsizlikta devam ediyor, ama takimi kirilma noktasi olan 1-2 maci kazandi ve havaya girdi. Sampiyonluk potasina girdikten sonra oyuncuyu ekstra motive etmeye gerek yoktur zaten. Bi kere koptun mu (saha ici veya saha disi faktorlerle olabilir bu kopus), Mourinho olsan toparlayamazsin futbolculari. Lucescu'nun 2.senesinde basina gelen de budur.

Bu sene sanssiz bir sezon geciriyoruz. Ilk devre sakatliklarla bogustuk, ikinci devrede ise bizi potaya sokabilecek kirilma noktasi maclari kazanamayinca oyuncular mental olarak koptu ve dagildi. O ruzgari bir turlu arkamiza alamadik. Olmayinca olmuyor iste. Ama bu demek degildir ki herseye sil bastan baslayalim. Takimin iskeletini bozmadan, 1-2 nokta transferle seneye Schuster'in yonetiminde basarili olacagimiza inaniyorum.

Olamazsak Milne, Daum ve Rasim Kara'nin resimlerini de koyarsiniz buraya, bir sey demem...

TA dedi ki...

ukrayna ile türkiye arasında fark var.mesela luce demiştir 2 şampiyonluğumu çaldılar.doğrudur.

burada rakibi geçmek için ondan daha iyi olmaya çalışılmıyor.onu aşağıya çekiyorsun diğeri yukarı çıkıyor.tahterevalli gibi.

işte en son trabzonspor üzerinde oynanan oyunlar.ligimizin tartışmasız en iyi takımını dış etkenler ne hale getirdiler.(olan türk futboluna kaliteye oluyor maalesef)

keza luceli beşiktaş rekor puanlar alarak yoluna devam ederken bir anda tepetaklak oldu.dış etkenlerin yanında sanırım iç etkenlerde vardı bunda.aşağı çekiliyorsun bir şekilde.

2001 de luce CL de çeyrek final oynarken fb çok mu iyide de galatasarayı geçip şampiyon oldu.hakemler destekledi.sonra gitti 0 çekti CL de.ligin ikinciside CL ye katıldığı için luce elemeleri geçip CL de yine gruplardan çıktı.hemde iki kez gruplardan çıktı.

fransada lyon 7 sene üst üste şampiyon olabilir ama türkiyede hiçbir takım çok iyi olsa bile bunu yapamaz.sonra reytingler tirajlar ne olur?bütün ayarlamalar maddi durumlara göre şekilleniyor.
uzun vadeli planların türkiyede skor olarak verim vermesi bence imkansız.

TA dedi ki...

luce ayrıca oyuncuda satıyor.bonservislerde girdi çıktılar hesaplanırsa daha makul rakamlar çıkıyor.hemen hemen her sene CL den para da geliyor.yemede yanında yat.

Pamukk dedi ki...

helal olsun.

yandaki bloglar gözükmüyo diil mi?

sozcelykk dedi ki...

lucescu hep defans oynatıyo ama yæ

QuaresmA dedi ki...

Akıllı adamdı işte, elinde İlhan, Pascal, Tümer, Sergen, Pancu, Ahmet Dursun var diye hepsini oynatmam gerekiyor diye düşünmüyordu. Hücum hattında bunların 2 tanesi yetiyordu zaten gol atmaya, geri kalan herkes de defansta olunca gol de yemiyordun.

Pancu'yu çift yönlü orta sahaya dönüştürmesi, Kaan Dobra'yı 3-6-1'in sağ açığı yapması bile bir deha ürünü. Yılların Kocaeli forveti Dobrowski'den ileri geri çalışan kanat olmasını bekler miydiniz ? Üstelik Kaan Dobra ve Pancu'yu geriye yerleştirebilmesi, takıma ekstra gol katkısı da sağlıyordu.

Mükemmel teknik direktör diyemem ama futbolun matematiğini en iyi bilenlerden..

~Poseidon~ dedi ki...

Ne kadar doğru bilmiyorum ama Lig Tv Schuster'in avukatları geldi diye başlamış. Dayı da dayanamadı sonunda kaçıyor sanırım.

Sıra kimde bakalım?

Kalten dedi ki...

Bu arada Dinamo 2, Manchester City 0 şu anda

Futbol enteresan

Ekrem M.Sc dedi ki...

@ Kalten

Dinamo koy takimi yeaa. Bak Besiktas 4 yedi, skandal bu.

ozzie dedi ki...

Herkesten özür dileyerek "ben demiştim" rezilliğine teslim oluyorum ve Dinamo Kiev maçından sonra yazdıklarımdan alıntı yapıyorum:

"Hepimize geçmiş olsun. Yıllar sonra Şubat ayında Avrupa'da maç seyretmemizi sağlayan, Türkiye'nin ülke puanını bu sene tek başına taşıyan takımıza da herşeye rağmen teşekkürler.

En nihayetinde Young Boys'a, Karpaty'e falan da elenmek vardı. Bu Dinamo Kiev gösterişsiz ama taş gibi bir takım. Manchester City'i elemeleri kimseyi şaşırtmamalı."

Bundan sonra daha sıklıkla doğru şeyler söylemeye çalışacağım. Millete haksızlık ediyormuşum, "ben demiştim" olayı bayağı keyifliymiş. :))

Ekrem M.Sc dedi ki...

Aman ozzie daha elemediler dikkat et :) Ingiltere'de ne olacagi belli olmaz...

BJK4EVER dedi ki...

Hee evet, Belediyespor, Karabukspor, Kasimpasa, Ankaragucu, Konyaspor da gecen gun Sampiyonlar Liginde ceyrek finali garantilemisti. Haklarini yemisiz.
24 macta 10 galibiyet 9 maglubiyet almis takimi aklama cabalari hala komik oluyor. Rezalet iste, otesi yok. Fenerbahce'den de 4 (dort, four) yedik, onlar da mi tas gibi takim?

Kalten dedi ki...

Fener'e laf yok!!1!

ozzie dedi ki...

@bjk4ever

Kardesim ne bicim adamsin, sen?

Ben Dinamo Kiev haricinde Besiktas'in yenildigi hangi takim icin "tas gibi" ibaresini kullandim veya o takimin gucunu belirterek "aklamaya' calistim?

Esas genellemeyi, abartmayi yapanlar Schuster'i, takimi, yonetimi, vs. oldugundan daha basarisiz gostermek, daha da karalamak icin Dinamo Kiev'i takimdan saymayan futbol bilginleri.

Dinamo Kiev kupayi da kazansa, Istanbul'da dort yememizin, bu kadar kotu sekilde elenmemizin hicbir aciklamasi olmaz.

O ayri, o ayri.

Ama yazilanlari gozunle okusan, bilip bilmeden herseye bodoslama dalmasan, su cirkin, saldirgan tavrindan vazgecsen zaten boyle yorumlar yapmazsin.

BJK4EVER dedi ki...

Dinamo Kiev'i takimdan saymayan biri mi var veya vardi blog'da? Hayir yoktu, ki elendikten sonra takima yoneltilen elestiri fazla bile degildi bence. Sadece 2 macta da 4 (dort) yedigimiz icin biraz tepki oldu o da normal bence. D.Kiev koy takimi diyen kimse gormedim ben, yine element uyduruyorsunuz. Her gecen gun yeni elementler cikiyor zaten. Once zevk veren futbol oynuyoruz en azindan dendi (gorduk zevki), sonra gencleri oynatiyor en azindan dendi (sakatlar duzelince goruyoruz iste), sonra sakatliklar var alternatif yok dendi (neredeyse eksik yok simdi, sonuc?), sonra Turkiye'deki takimlar defansif oynuyor bak Avrupa'da tas gibiyiz (2 macta 8 yedik) dendi, simdi de D.Kiev aslinda guclu takim biz onlarin capinda degilize baglamaya calisiyorsunuz, birde yeni moda ruzgari arkamiza alamadik oldu. Nasil ruzgarsa artik, 40 mac oynadik hala bize dogru esmedi. Tabii. Hayirli elementler sizlere.

BJK4EVER dedi ki...

Schuster'i oldugundan basarisiz gostermemize zaten gerek yok. 24. hafta itibariyle 10 galibiyet 9 maglubiyet alip sadece 35 puan toplamisiz, liderin tam 19 puan gerisindeyiz, averajimiz sadece 8 (liderinki 32), Avrupa liginde boktan takimlari yenip karsimizda cikan 2 guclu ekibe karsi 1 galibiyet bile alamadik, kupada ise boktan takimlar ciktigi icin birde Trabzon yedek kadrosuyla oynadigi icin yari finaldeyiz, Antep karsisinda alirmiyiz diye sorsak burada korelmis Schuster'ciler haric kimse kesin aliriz demeyecek. Butun bu sonuclar, istatistikler, GERCEKLER kabak gibi ortadayken yok zevkti, yok sakatlikti, yok istikrardi, yok genclerdi, yok sanssizlikti gibi sacma sapan ve gunden gune tamamen eriyip giden argumanlarla bu takimi/antrenoru oldugundan cok daha basarili gostermeye calisan sizlersiniz. Ben gercekleri soyluyorum, baskalari gercekleri soyluyor, sizler ise gercekleri kabullenmemek icin kendi dunyanizda mazeret ariyorsunuz, elementler cikartiyorsunuz ortaya. Mesele budur.

ozzie dedi ki...

@4ever

Sinirlenmeye, nasil hatali genellemeler yaptigini uzun uzun ornekleriyle gostermeye, seninle yuz goz olmaya gerek yok.

Hayatta basarilar diliyorum.

Yorum Gönder

Ara