.

.
Ekşi Beşiktaş. Blogger tarafından desteklenmektedir.

.

.
4 Mayıs 2010 Salı

TBL Ceyrek Final Serisi || Beşiktaş 3-1 Türk Telekom

İlginç maçlara sahne olan seride, Beşiktaş 6 senedir Ankara'da yenemediği rakibini bu sezon 3 maçta da yenerek yarı finale yükseldi. Seri analizinde de belirttiğimiz gibi iki takım da yüksek tempoda mücadele ettiler. Her ne kadar Türk Telekom ilk maçta istediğini almış olsa da seri boyunca yanlış şut tercihleri ve savunmadaki düzensizlik ile seriyi kaybetti diyebiliriz. Beşiktaş cephesinde ise özellikle Naumoski :) pardon Newley'in tek kelimeyle winner tarzı oyunu ile yarı finale yükseldi. Biraz da maçlardan bahsedelim; 1. Maç Akatlar'daki ilk maçta Türk Telekom maça çok iyi konsantre olmuştu. Özellikle yüksek tempoda yüzdeli oynayan Telekom'da, Wilson 19/12 isabet oranı ile 33 sayı 11 ribaund 2 blok ve 1 top çalmalık performansı ile galibiyetin baş mimarıydı. İlk maçta merak edilen en büyük soru Beşiktaş'ın Ricky Davis'i kimle eşleştireceği idi ve bu soru da ilk maçta yanıtını verdi ve serinin kahramanı Newley, Ricky Davis'e seri boyunca hep sistem dışı zor şut imkanı tanıdı. Aslında ilk maçta, diğer maçlar gibi son periyotta Telekom'un yanlış şut tercihleri girmeyince son 7 dakika da 82-81'lik skorla fark bir sayıya kadar inmişti ki, Telekom adına serinin en kilit oyuncularından birisi olmasını beklediğim Goran Jeretin'in 3 dakikada attığı sayılar ve yaptığı asistler ile 10-0 lık seri yakalayan Telekom skorda da bir anda 92-81 öne fırladı ve maçı da 100-90 kazanmasını bildi. 2.Maç Akatlar'da kaybedilen maçtan sonra Beşiktaş'ın Ankara'da muhakkak bir maç kazanması gerekiyordu. Telekom ise tekrardan avantajı kendi taraflarına çektikleri için bir rehavet içerisinde idi maçın başlarında. Beşiktaş ilk maçın aksine, ikinci maçta daha doğru tercihler yapmaya başladı. Maçın başında pota altından oynayarak Telekom'un savunma düzenini biraz olsun dağıtmak isterken Burak Bıyıktay seriyi Beşiktaş'a getirecek madeni buldu ve seri boyunca da bu hücumu Newley,Muratcan Guler ve Engin Atsur üzerinden sıkça oynattırdı. O da uzunları dışa çekerek Naumoskivari içeriye penetreler ile pota altında yakalanan boşlukları değerlendirmekti. Ve bu hücumda özellikle Newley seri boyunca çok başarılı oldu, böylece basketbol kariyerinde bu seri önemli bir yer edindi. İlk ceyrekte hem pota altını iyi kullanan hem de içeriye penetrelerde başarılı olan Beşiktaş çeyreği de 19 - 11 önde tamamladı. İkinci çeyrek de aynı hücum sistemleri devam etti. Telekom cephesinde ise ilk maçın suskun ismi Ricky Davis kişisel gayretleri ile 6 sayı bularak 2.çeyrekte takımını skorda taşıyan isimdi. Özellikle Cevher'in hareketli uzun geçerek el üstünden attığı üçlükle skor 31-17'ye geldi, ve bu basketten sonra Telekom tamamen dışardan zorlamalar ve kişisel gayretler ile sistemsiz bir şekilde maça devam etti. Ardından Telekom'un molası geldi ve mola sonrası tam saha baskı ile Beşiktaş'ın rahat hücum etmesini engellemek istediler. Tam o sırada ilk maçta hiç gözükmeyen Mutlu Akpınar kurtarıcı olarak oyuna girdi. Bu hamleden sonra Telekom belki de sezon boyunca ilk defa Jeretin-Mutlu-Mallet-Hüseyin-Davis beşiyle sahadaydı. Mutlu hamlesi Telekom adına işe yaradı ve 3 sayı 1 top çalmanın yanısıra takımına bir de hücum faul aldırarak farkı indirdi ve ilk devreyi Beşiktaş 38-31 önde tamamladı. İkinci çeyreğin sonunda rüzgarı arkasına alan Türk Telekom, ikinci yarının başında da Mallet ve Bekir'in sayıları ile farkı 3 sayıya kadar indirdi. Bu sırada pota altında Fedor Likholitov 2. dakika da 4. faulünü alınca kenara gelmek zorunda kaldı. Beşiktaş ikinci yarının ilk beş dakikası sadece 4 sayı bulunca 16 sayılık fark bir anda eridi ve Türk Telekom 45-42 öne geçti. Beşiktaş ikinci yarıda ister istemez Türk Telekom'un yüksek temposuna ayak uydurmak zorunda kaldı ancak bu süreçte fark eriyince tekrardan Naumoski Newley'i bire bir bırakarak içeri penetreler ile maça ortak olmak istediler. Ve bunu da başardılar. Newley'in üst üste bulduğu sayılar ile skor önce 50-50 eşitlendi. 3. periyodun sonlarına doğru skorda 10 sayı bulmuş Newley'ye Cevher de katılınca 3. periyot 59-53 Beşiktaş lehine sonuçlandı. Son çeyrekte ise bir nevi 3. çeyreğin kopyası yaşandı. Cevher'in yine harika hareketli halde savunmacısından kurtularak attığı üçlük ile skor 64-60'a geldi. Ve bu dakikadan sonra Türk Telekom 4 kısaya döndü, bu hamle de işe yaradı. Maçın bitmesine 5 dakika kala 66-65 tekrardan öne geçtiler. Maçta Beşiktaş tekrardan ivme yakalamışken, belki de serinin kaderini etkileyecek bir teknik faul çalındı. Erşan Kartal'ın belki de her maç en 10 kez şahit olduğumuz bir pozisyona çaldığı teknik faul ile 4 serbest atış bir de kenardan topu oyuna sokan Telekom 70-69'luk skorla tekrar öne gecti. Ama bu düdük takıma olumsuz olarak değil de olumlu olarak yansıdı ve maçın yıldızı Newley zor poziyonda bulduğu inanılmaz bir basket bir de basket faulu ile son 1.15 saniye kala 73-72 tekrardan Beşiktaş'ın öne geçmesini sağladı. Moral açıdan çöken Telekom'un son dakikada yaptğı yanlış şut tercihleri ile de maç Beşiktaş'ın lehine 80-76 sonuçlandı. İlk maçta nerede ise ne attığını sokan Wilson ise bu maçı sadece 2 sayı ile bitirebildi. 3. Maç Seride 2-1 geriye düşen ev sahibi takım, 3. maçın başında inanılmaz konsantre gözüktü. Özellikle ilk maçın yıldızı Wilson ve Davis ile 12-5 lik bir seri ile maça başlayan Türk Telekom beşinci dakikaya 19-10 luk bir farkla girdi. Ama Türk Telekom ilk iki maçta olduğu gibi yine yüksek tempoda dış atışlara bağlı bir hücum sistemini benimsemişti. Neredeyse potayı gören şutunu kullanıyordu. Beşiktaş ise ilk maçta olduğu gibi bir türlü dış savunmayı belirli bir düzeye çekemedi. Türk Telekom'un bu yüksek yüzdesi periyot sonuna dek devam etti, ve periyodu 30-16 gibi yüksek bir skorla tamamladı. Ilk çeyrekte Türk Telekom 9/6 üç sayılık isabet ile oynarak belki de bir rekora imza attı. Beşiktaş açısında da en hayal kırıklığı yaratan istatistik ribaundlardı. Türk Telekom 14 ribaund almışken Beşiktaş ilk çeyrek sadece 5 ribaund alabildi. Felaket geçen ilk çeyrekten sonra Beşiktaş ikinci çeyreğe de tutuk başladı. İlk 4 dakika geçildiğinde 14 sayılık fark değişmedi ve Türk Telekom 39 -25 önde geçti. Yalnız ilginç olan ise bu süreçte iki takım 3 pozisyon üst üste üçlük dış şut tercihlerinde bulundular ve iki takımda bu tercihlerinden yararlanamadılar. Maç boyunca hücumda bir türlü ısınamayan Newley ve Cevher biraz hareketlenince devrenin bitmesine 2 dakika kala fark 10 sayıya indi. (41-31) Bu kadar kötü geçen ilk 2 çeyreğin sonunda Cevher'in skora katkısı ile ilk çeyrek 44-36 Türk Telekom'un lehine sonuçlandı. Üçüncü çeyreğe ise yine Newley -Cevher ortaklığına Likholitov da katıldı. Ve Fedor Likholitov'un hem savunmada hem de hücumdaki gayreti ile skor ilk 5 dakikada bir sayıya kadar indi. Bu sırada Türk Telekom yanlış şut tercihlerine devam edince pota altından Likholitov (fundamental'ı bu kadar yüksek ve ayakları da bu kadar hızlı bir uzun resmen pota altında basketbol dersi verdi) dış bölgede Cevher ve takımın lideri Newley ile takım bir anda öne fırladı. Ve tempoyu da arttırarak son 2 dakikaya 4 sayı önde girmelerini sağladı. Newley 3. periyotta bulduğu 14 sayı ile takımını sırtlarken Beşiktaş da periyodu 63-61 önde tamamladı. Son çeyrekte çok telaşlı ve stres içerisinde olan bir Türk Telekom izledik. Nerede ise savunmayı sadece göstermelik yapan ve hemen topu alıp hücumu düşünen telaşlı bir takım görüntüsündeydiler. Gerci 2. maçta da aynı görüntüdeydiler ama bu maçta daha belirgindi. Son çeyrekte önce pota altında Likholitov ile üstünlük sağlayan Beşiktaş akabinde Newley'in basket faulu ile artık Telekom yavaş yavaş sezonu kapatmak üzereydi. Maçı bitiren pozisyon ise Türk Telekom'dan geldi. Soner Şentürk'un son 3 dakikada önce bomboş kaçırdığı turnike ve daha sonra boyalı alanda kaçırdığı basket ile Türk Telekom da kazanma inancını yitirdi ama maçı bitiren yine Newley oldu. Son dakikalarda bulduğu basketler ile hem maçı hem de seriyi getiren oyuncu oldu. Serinin Yıldızı Özellikle bu seri ile çok büyük gelişim gösteren, bana son 2 maçta içerde bulduğu boşluklar ile bir nevi Naumoski'yi hatırlatan Brad Newley hiç kuşkusuz serinin de yıldızıydı. Brad Newley seri boyunca 22.6 sayı 4 ribaund 3 asist ortalamaları ile mücadele etti. Serinin Hayal Kırıklığı Serinin bence en büyük hayal kırıklığı Türk Telekom koçu Merih Çakıroğlu'ydu. Türk Telekom'da seri boyunca hem savunmada hem de hücumda çok dağınık görüntü vardı. Özellikle hücumda acele atılmış çok fazla yanlış şut tercihleri serinin kaybedilmesinde başrol oynadı.

4 Yorum:

tearkan dedi ki...

Ankara'daki iki maçı da salonda izleme fırsatım oldu. Telekom inanılmaz bir oyun kurucu sıkıntısı çekti. Hücumda çok dağınık ve tek düze hareket ettiler. Tutku'nun olmayışı büyük avantaj kazandırdı bize. İlk maçı izleyemediğim için nasıl kaybettik bilemiyorum; ama sanırım son maçın ilk çeyreğindeki gibi biz biraz afalladık biraz da Telekom şutları soktu.

Pamukk dedi ki...

tebrikler.teşekkürler.helal olsun hepsine.quaresma kadar ilgi çekmiyor tabi ama birilerinn bu takıma 1000.kez ARTIK sahip çıkması gerek değil mi?

eksiklere,sakatlara, para sorunlarına vs rağmen yılmadılar takım oldular mücadele ettiler. ama hala paralarını alamıyorlar. çeyrek finali geçmişsin mutlusun ama röportaj verirken hala sorunlarımız var diyorlar üzülüyorsun. yazık değil mi.
mansimov a söyleyelim bari basket takımına da el atsın.

ilk maçı hayvani atışlarıyla 33 sayı atan lamayn wilson yüzünden kaybetmniştik, zaten hiç öne geçeemiştik ki %43 flndı sanırım 3lük yüzdeleri.. dün 15 sayı geride bile kalmışız sadece son çeyreği seyredebildim. sağolsunlar emeklerine yüreklerine sağlık.

akatlarda 1 efes maçı görüyoruz sanırım maksimumu o olur. gidip teşekkür ederim.
sonra da yönetime bela okumaya devam ederim.

dejavu dedi ki...

Quaresma'nın henüz gelmeden 120 farklı görüşe sebebiyet veren postunun ardından bu yazılanların yalnızca iki yorum alabilmesi oldukça manidar. Gurur duyulacak, ayakta alkışlanacak bir takım bu sezon Beşiktaş. Ankara'daki iki maçta da salondaydım. Sezon boyunca yaşanan onca sıkıntıya ve onları sanki sırtlarında bir kamburmuş gibi gören yönetim anlayışına rağmen karakterini ortaya koyarak önemli bir duruş sergiledi Beşiktaş takımı. Bu direnişte Newley ve kaptan Haluk Yıldırım'ın yeri herkesden daha ayrı. Özellikle Haluk Yıldırım. Hiç bırakma baba sen, izleriz biz seni, oyna sen hep.

RuFF dedi ki...

Taraftarın artık basketbol branşına maalesef heyecanı kalmadı.
Taraftar biliyorki bir turdan sonra gene parasal sıkıntılar olacak, oyuncular idmana çıkmayacak ve eleneceğiz.

Her sene aynı şeyleri yaşıyor bu takım.
Tabata ya verilen para ile hem basketbol hemde voleybol takımı şampiyon yapılabilirdi yazık gerçekten.

Yorum Gönder

Ara