.

.
Ekşi Beşiktaş. Blogger tarafından desteklenmektedir.

.

.
24 Şubat 2010 Çarşamba

Taraftar = Tüketici

Sabah işe gelirken Radyospor dinliyordum bağlananlar başladı yine "kulüp bizim paramızla bizim istediğimizi yapmıyor" diye bakıyorum da artık insanlar taraf olmaktan vazgeçmiş tüketici olmuş. Bunları düşününce daha önce yazdığım bir yazıyı burada paylaşmak istedim; " her kavramın içini boşaltıp posasını çıkartığımız gibi taraftar kavramınında bokunu çıkartmış bulunuyoruz. gülerek izliyorum şu zamanda ki taraftar profilimiz giderek hiper bilinçli tüketiciye dönüşmekte. taraftarımız hoşuna gitmeyen bir konuda görüşünü ifade edecek; - ee bizde formamızı alıyoruz, takımımıza para kazandırmak için üzerimize düşeni yapıyoruz... - kombinelerimizi iade ederiz, dünyanın parasını verdik, biz bunları hak etmiyoruz... - dünyanın parasını verdim dijitük bağlattım, söktürecem valla... - ne gidecem maça dünyanın parası, hem o para cavcav'ın cebine gidiyor... (bu serzeniş daha çok istanbul takımlarını tutan ankara'lı taraftarlarındır.) - yönetim bu formaları geri alsın ya da değiştirsin... (bir sezon önce çok sevdikleri futbolcu rakip takıma gidince) bu böyle uzar gider. türk dil kurumu'nca taraftarın tanımı "sporcunun veya sporcuların temsil ettikleri renklere, kulübe veya bayrağa bağlı kimse" olarak yapılmış, parayı verip düdüğü çalan olarak değil. bilmem anlatabildim mi?"

8 Yorum:

Jessie dedi ki...

burada problem bence taraftarın kendini tüketici olarak tanımlaması değil. kulüp yönetimlerinin, spor yöneticilerinin taraftarı müşteri olarak görüp müşterilerine karşı olan vecibelerinin hiçbirini yerine getirmemeleridir.

taraftar müşteri ise ona gerçekten müşteri gibi davranacaksınız.

taraftar müşteri değil, bir başka şey ise ona o şekilde davranacaksınız.

Ben hep söylüyorum, -belki de tepki alacağım- beşiktaş taraftarı salt tüketici olsa bugün çok daha iyi noktada olurduk.

bulunduğumuz nokta tüketici noktasından bile kötü bir noktadır bana göre.

Beşiktaş taraftarını bence de diğerlerinden ayrı bir yere koymak gerekir.Mesela maçlarımızı bu kadar kötü bir statta oynamamıza rağmen,bilet fiyatlarımızın Fenerbahçe'den daha pahalı olmasının hiçbir açıklaması yok ya da Galatasaray sene ortasında 4. taraftar formasını satışa çıkartırken biz beyaz formamızı giyemiyoruz onu bırak klasik diyebileceğimiz bir formamız bile yok.Yıldız transferini filan geçtim taraftarın gönlünü çalacak bu tür ayrıntılar bile düşünülmüyor.
Bu arada Hüsnü Güreli yeniden yönetime girmiş.Bu konu hakkında belki birşeyler karalamak istersiniz.

http://www.bjk.com.tr/tr/haberler.php?h_no=16694

Eser Gokulu dedi ki...

Kartal Yuvası ve pazarlamadan sorumlu yönetim kurulu üyesi Hakan Aksoy’un saçmalıkları beni yeterince soğutmaya yetti açıkçası. Bakın size sezon başından birkaç anekdot sunayım.

* Damalı ve kartal pençesi olmak üzere taraftarın çok beğeneceği iki forma tasarladık dedi. Haliyle beklentiler de tavan yaptı, neyse gün geldi yeni sezon ürünleri bir defile ile taraftara tanıtıldı.

Damalı forma beklerken kimilerine göre baklava kimilerine göre şobiyet forma ile karşılaştık

Kartal pençesi beklerken ‘’tırmık izi’’ çıktı. Kartal da görmesek, 7 pençesi olacağına inanacaktık.

* Formaların 27 günde yetiştirilmesini kendi başarısı olarak addetmek istedi;

Gelgelelim, o formalar Barış Kupası maçları nedeniyle zaten yetiştirilmek zorundaydı; zira eski sponsor ile sözleşme feshedilmiş, haliyle ondan sonraki maçlara eski sponsorun formasıyla çıkmamız beklenemezdi; aynı süreçte Fb ile Gs’ın böyle bir sıkıntısı yoktu, ama işte Hakan Aksoy bunu da koz olarak kullanmaya yeltendi !

Şayet gerçekten ‘’bir an önce satışa çıkaralım , taraftar istifade etsin" düşüncesi olsaydı, kupa ve lig şampiyonluğunun ardından tüm coşku sıcağı sıcağınayken o t-shirtlerin tedariki için günlerce beklemek zorunda kalmazdık !

Bitmedi ..

‘’Damalı forma beğenilmemiş. Bunları beğenmeyenler Beşiktaşlı olamazlar. Ben o formayı gazete kağıdından yapsam üzerine o armayı bastığımda benim için kutsal birşey olur o gazete kağıdı’’ dedi.

Ardından da beklentilerin temel sebebi olan "kaliteli tasarım ve malzeme" olgusuna gölge düşürecek tasarımları beğenmeyenlerin Beşiktaşlılığını sorgulayan Hakan Aksoy; ‘’forumlarda yapılan tüm forma tasarımlarına baktık. Ama hiçbirini beğenmedik’’ demekten de geri kalmadı !

Forza’daki tepkilerin ardından birkaç Kartal Yuvası mağazasını arayıp, bir taraftar olarak satışların durumunu merak ettiğimi belirttim; tabiri caizse sinek avladıklarını ifade ettiler.

Ertesi gün jet hızıyla resmi siteden ''satışlar çok iyi'' açıklaması yaptı. Yetmedi, kendisinin bile inanmadığı bu açıklamaya ek olarak satışları hızlandırmak adına kafasından ‘’forma hikayeleri uydurdu’’ Bakın çok net yazıyorum; ‘’UYDURDU’’.

Zira Baba Hakkı’nın kazağından esinlendik dediği şöbiyet forma esasında Baba Hakkı’nın değil aşağıdaki linkte de görüleceği üzere Franz Beckenbauer’in kazağıymış !

http://i1002.hizliresim.com/2010/2/24/3374.jpg

Kısacası dünyanın en cazip ve kullanşlı renginin , kör gözüne parmak misali abuk tasarımlarla perişan edildiği yetmedi bir de utanmadan "Baba Hakkı , Atatürk" gibi hamasetle bu iş bilmezlik örtbas edilmeye çalışıldı.

Beşiktaş'ın 1 adet düz Beyaz forması olmayacaksa;

Kartal Yuvası da olmasın.

Net !

Muhoo dedi ki...

Stada giriş bedava olsun taraftarlık yapalım. 75 lira verip maça gidince insan tüketici psikolojisine bürünüyo haliyle. Tribünlerin full çektiği derbi maçta yeni açık toplamda 2 adet minicik kapıdan boşaltıldı. Ortalık çamur deryası yerler yapış yapış balçık. İnsanın aklına gelmiyo değil yani enayi miyim ben para verip niye eziyet çekiyorum diye? Fiyat arttıkça insanlar taraftarlıktan tüketiciliğe doğru kayıyo. Zaten yönetimin istediği de bu. Ama önce bi adam gibi stad yaptırması maça gelenlerin komforunu sağlaması gerek. Bana sorarsanız stad da böyle kalsın. Yeni açık yine 2 kapıdan boşaltılsın. Çıkışta yine çamura bata çıka yürüyelim. Stadda koltuk bile olmasın. Tek isteğim bilet fiyatları insanca belirlensin. Ben de gidip sizin bahsettiğiniz gibi taraftarlığımı yapayım.

Kalten dedi ki...

@Eser

Dediklerine katılıyorum. Yalnız bence büyük ihtimal Baba Hakkı hikâyesi Adidas Türkiye'nin Hakan Aksoy'a o ucube formaları yutturmak için bulduğu bişeydir :)

O benzerliği Hakan Aksoy'un kendi düşünüp bulduğunu zannetmiyorum --Adidas bize birkaç çizimle gelmiştir, baklavalıyı da desteklemek için Baba Hakkı vs vs demiştir. Bizimki de müsamere izleyen ilkokul müdürü gibi sıradan performansa el çırpıp "Afferim afferim, süper" diyip fikrin üreticisinden daha bile çok destekçisi olup çıkmıştır.

damla dedi ki...

taraftari musteri gibi gormeye onlari bu zihniyete sokmaya calisanlarin en yakin orgeni fenerbahcedir. aziz yildirim a.s. ye donen bir durum var mesela orada. onlarin kafa yapisina gore taraftar demek kulube para akitan adam demek. forma alacak, kombine alacak, kart alacak onu alacak bunu alacak adam demek. milletin kafasini zehirlenmeye baslamasi da buradan kaynakli.

ama benim gozumde besiktas hic bir zaman boyle bir konumda olmamistir. zaten takimi gonulden seven her besiktasli, ince dusunebilirde gider takimina katki da yapar. ama kimse bize kotu musteri muamelesi yapamaz.

keza besiktas taraftari da ben formami aldim kombinemi aldim ben sunu bunu isterim bana ne bana ne demez.

mesela forma konusu acilmisken; o kadar guzel taraftar tasarimlari olmasina ragmen saka gibi formalar cikti. forma tanitim gecesinde herkes sok oldu. sonra ciktilar tum bu formalara bahane uydurdular.

kardesim bu pence dediginiz forma bizim ustumuzdeyken ayni formanin yesil beyaziyla wolfsburga karsi oynadik yahu. onlarinkide kurt pencesimiydi :) atma hakan aksoy. keza baba hakki kazagi diye yutturlan forma bir anda bayern formasi cikti karsimiza. bir tek cubukluya bahane uydurmadilar sagolsunlar.

taraftar bugun bu formalari aliyorsa uzerindeki amblem icin aliyor. siz guzel forma cikardiniz diye degil. ondan zaten umudu kestik biz kardesim. ki onu da gectim daha bir kere aslimiz olan siyah sort beyaz formayi goremedigimiz gibi sanki hic formamiz yokmus gibi baklavali disinda baska hicbir forma giymiyoruz.

kisacasi konuyu biraz saptirdim ama taraftari tuketici olarak gorme kafa yapisi aziz yildirim doneminde ortaya cikmis ve her daim takima bagis yaptirmaya calisan bilboardlarla yardim toplayan gsye sonrada yıldırım demirorene ulasmistir.

biz bugun burdaysak basari taraftari oldugumuz icin degil, besiktas asigi oldugumuz icin burdayiz. kusura bakmasinlar ama musteri degiliz.

siz bu kulube sahip cikiyorsaniz, yonetmeye gonullu oluyorsaniz da tasin altina elinizi koymak zorundasiniz. kimse sizi zorla oraya getirmedi bunu siz istediniz. o zaman sart kosamassaniz. taraftar sunu yaparsa bizde bunu yapariz diyemezsiniz.

kalashnikov dedi ki...

bence burda problem senin işe giderken radyo sport dinlemen. ne işin var yaaa koy tool' u kafan rahat etsin.

tathar dedi ki...

@kalashnikov
kesinlikle haklısın.

Yorum Gönder

Ara