.

.
Ekşi Beşiktaş. Blogger tarafından desteklenmektedir.

.

.
7 Ocak 2010 Perşembe

Saibesaray / Galatasaray

Galatasaray'ın 5 puan silme cezası kaldırıldı. Herkese hayırlı olsun. Galatasaray'ın neden Beşiktaşlılar nazarınca sevilmediğine bir örnek daha... Sevilmesi, sevilmemesi önemli değil aslında, ben severim, o sevmez. Bunlar kişisel şeyler. Çocuğun en yakın arkadaşı Galatasaraylıdır, sempati duyar, nefret eder duymaz... Ama büyük kitlelerin belli yaşanmışlıklar neticesinde ortak anılar ve ortak duygular edinmesi daha önemlidir. Bugün "sizdeki şu Galatasaray nefreti..." diye başlayan her cümleye önce "neden?" diye sordurmayı öğretebilirsek çok mühim bir iş yapmış olacağız. Galatasaray gayri ahlaki işler yapar, yapmıştır, yapacaktır... Bunlar hukuki konulardır. Bana göre Beşiktaş'ın farkı yoktur, sana göre vardır. Lakin ortada Galatasaray'ın gayri ahlaki işlere meyili var diye bir algı oluşmuşsa bu algının nedenlerine odaklanmaktan daha iyi bir Galatasaraylı tutumu göremiyorum. Galatasaray bu sene ligde kalsa ne olur, küme düşse ne olur. Aynı şekilde Beşiktaş. Orta sıra mücadelesi veren takımlar bunlar. İkisinin de eminim "Fenerbahçe'yle Playoff'ta eşleşmemek gibi hayalleri vardır. En azından Efes yada Telekom'la eşleşsinler ki yarı finalde, onurları kırılmadan ligi kapatabilsinler. İşte bu şartlarda bile bir takım gizli güçler ellerini basketbol salonlarına atmakta sakınca görmüyorlar. 5 puanın Galatasaray'ın kaybolan prestiji ve yarattığı genel Galatasaray algısı o 5 puandan 5000 kere daha önemli. Bugün aklı selim, Galatasaray algısının -veya gerçeğinin- değişmesi için çaba sarfeden tüm Galatasaraylıların bu kararı lanetlemeleri gerekir. Bugün bunu lanetlemezlerse sık sık blogumuza gelip "Beşiktaş ta şöyle yæ" demekten öteye gidemeyecekler. Bugün Milan Baros'un gayri ahlaki tutumlarına tepki göstermeyenler, yarın hakem yanlış karar verdiğinde hangi yüzle hakemi eleştirebilecekler? Acaba taraftarın misyonu hakemin daha iyi maç yönetmesini istemek mi yoksa armalı formalarını giyen futbolcularının gayri ahlaki tutumda bulunmamasını sağlamak mıdır?

55 Yorum:

Kartal Bafiler dedi ki...

Galatyasaray, savaşda gayrı nizami savaş taktikleri uygulayn bir camiadır.

Ve ne yazıkki Galatasaray tarafından en çok hakkı gasp edilen takım Beşiktaşımızdır.!

gnyz dedi ki...

Şaşırdık mı? Şaşırmadık tabikide.
Bu -5 puan cezası kalkmasaydı ya hakemler ittirecekti ya play-out gelecekdi ya ligden düşme kaldırılacaktı sonuçta bir şekilde ligde kalacaktı bu şaibeler zaten.
İhale oyunculara kalmış

Olayın ortaya çıkmasından sonra gelen istifalar, suçumuzu kabul ediyoruz verilecek cezaya razıyız, camiada bu olaya tepkili tavırları felan aradan zaman geçip olay gündemden düştükten sonra işleyen gs lobisi tahkim kurulu toplantısının ertelenmeleri tam şaibeye yakışan hareketler

QuaresmA dedi ki...

galatasaray'ı sevmeme sebepleri:

madde 1) taraftarı: her ne kadar 3 büyük takımın taraftarının da ortalama olarak aynı seviyeye, aynı IQ'ya, aynı kültüre, aynı gelire vs. sahip olduğu iddia edilse de galatasaray taraftarı bana hep daha itici, daha IQ'suz, daha (olumsuz sıfatlar) gelir.

mesela her an bi dumkof gelip "uefa kupası'nı da mı şike-şaibeyle aldık ?" diyebilir, dikkat.

QuaresmA dedi ki...

galatasaray'ı sevmeme sebepleri:

madde 2) oyuncuları: yakın dönem efsanelerinin çoğu çirkeftir. bülent, hagi, arif, hasan şaş, fener'e gidene kadar emre vs. ulan bi kulüpten ergün, efendi kaptan cüneyt tanman ve metin oktay dışında doğru dürüst karakterli efsane çıkmaz mı ?

çıkar, hakan şükür çıkar, ama bu cemaatçi yea çıkarır taraftarı bu defa da (bkz. madde 1) :)

damacana dedi ki...

ben prensip olarak puan silme cezasına karşıyım o yüzden -spesifik bakarsak- bu olay için Galatasaray hakkında olumsuz bir şey söyleyemem.

Ancak yazının anlatmak istediği şeye sonuna kadar katılıyorum.

tanju dedi ki...

galatasaray, şaibedir.

DeX dedi ki...

son lig maçında zaten hakemlerin galatasarayı net biçimde arkadan itmeye çalıştıkları belliydi. artık heralde daha ortada maçlar yönetirler..

BJK4EVER dedi ki...

Resmen tiskiniyorum bunlardan. Aslinda takimlar yurekli olacak, bu puan silinmedigi surece ligdeki tum takimlar onumuzdeki maclara oyuncularin formalarini degistirerek cikacaklar, bakalim ne yapiyor federasyon!
Turkiye'de devrim yapmak icin radikal kararlar gerek, ancak o kararlari alacak got yok kimsede. Zamaninda PAF ile cikacaktik, ki bence dogru hareketti, ancak o cesarti gosteremedik. Bir macta eyyam oldugu zaman birakacaksin maci ve 3 puani, sahada oturacaksin. Hakem yiyorsa durdursun ve hukmen maglup saysin, en azindan tokat gibi bir eylem olur ve tum dunya televizyonlarinda sesimiz duyulur.

i.meriç dedi ki...

arkadaslar konu ile ilgili bende bir yazi yazdim, ilgilenenler assagidaki linkten okyabilir


http://asvalttaicenler.blogspot.com/

shelbyl dedi ki...

Benim anladigim kadariyla olay su: Tahkim Kurulu, olayda Galatasaray kurumunun hic sucu olmadigina kanaat getiriyor, idari personelin tum cezasini kaldiriyor, teknik personelin ve oyuncunun cezasini onayliyor. Is kitaba uygun yani.

Vicdanlarda sorgulanmasi gereken su: Evrakta sahtecilik gibi ciddi bir durum var orada, sonucta "Ceza cekildi, oyuncu oynamadi." diye bildirilmis; federasyon ile bu konuda yazili bir diyalog yasanmis. Galatasaray Basketbol Subesi Idari Sorumlusu'nun gercekten bu olaydan hic haberi olmadigini, bu yuzden de Galatasaray kurumunun tamamen sucsuz oldugunu, tum bu olayin bireysel oldugunu soyleyebilir miyiz?

Ben soyleyemiyorum, bu sebepten bu ceza indirimini cok ama cok sacma buluyorum. Bu kararin adaletine inananlara da saygim var ama gene ayni sebepten dolayi.

Eser Gokulu dedi ki...

Şimdi bu alınan karardan benim anladığım olay şu; Cemal Nalga olayı 1.haftanın sonunda farkedilip, o vakit ortaya çıkarılsaydı g.saray bu evrakta sahtecilik olayından 1 hükmen mağlubiyet ile yırtacaktı. Bu kaldırılan cezadan başka bir sonuç çıkmaz.

Eh bu işin cezası, sadece Cemal Nalga'nın oynadığı maçların hükmen mağlubuyiti olarak açıklanıyorsa, söz konusu sahteciliği göze almak için öyle aman aman gözü kara bir takım olmaya da gerek yok yani.

@ asist time dedi ki...

Bu karar alınırken 2 acıdan değerlendirilmiş olabilir.

Ilki; Ligimizin kalitesi. Basketbol ligimizin kalitesi bu sezon belki de son yılların en kotu sezonunu yasıyor. Ligimizin ikincisi Sienadan 45 fark yiyor oradan hesap edin. 45 fark nedir lan derler adama.

Ligde cekişme olması herkesi kandırıyor. Ligimizin cekişmeli olması, kaliteli olduğu anlamına gelmez. Az once biten Olympiakos maçıda bunun bir gostergesi. Onun için yerlerde surunen ligimizin kalitesinin daha da düşmemesi için boyle bir karar alınmış olabilir.

Diğer bir değerlendirme ise, bu kararın cıkacagın belli olması. Ben şahsen Levent Bıcakcı'nın bayram arifesinde yaptığı açıklamasından sonra bu kararın alınacağından emindim. Sadece iyice sogutulması lazımdı. Ki o da oldu. Boylece Kaan Kural'ın da dediği gibi; bir sahtekarlıgın cezası da kaldırılmıs oldu.

sembolist dedi ki...

sürekli aşılanmaya çalışılan galatasaray nefreti sizlerin de iyi bildiği gibi aziz yıldrım odaklı fenere daha çok yönelmiş durumda..
Ya neden sürekli mağduru oynamak istiyorsunuz,bunu şunun için söylüyorum beşiktaş çok ama çok büyük bi klüp..neden x bi klübün geçmişteki hakem hatalaryla kaybetği,kazandığı şampiyonluğa odaklanyorsunz..Bundan(napalım ne yapsak bizi şampiyon yapmıyolar atmsoferi) cesaret alan başkan da
klübü 300 milyon euro borçlandryo,Adem dursunu bu takıma getriyo..

Starks dedi ki...

Her zaman soyledigim birsey vardir. Fenerli ve Gs'li arasindaki saibeye bakis farki sudur: AY veya Sekip veya Mahmut veya o familyadan birisi cikip Fenerin hakki yeniyor diye safsatalar ileri surdugu zaman Fenerli taraftar 6 yasinda bir cocugun safligi ile buna inanir. Kablo kesmeden tut hakem korkutmaya kadar herseyin Fenerin hakkini korumak icin yapildigina safca kendini inandirir.

Gs'li ise yaptiklari her saibenin farkindadir. Ama bunun sadece kendilerine taninmis bir imtiyaz oldugunu, bunun da boyle olmasi gerektigini, Gs gibi bir kulubun herseye hakki oldugunu dusunur. Gecmisten gunumuze kadar bu kultur icinde yetistigi icin beyni baska sekilde dusunemez. Saibeleri ortaya cikip kendisine ceza verilmeye kalkisan olursa tepkisi sert olur.

Ornegin bugun NTVspor'a telefonla baglanan Gs'li bir yonetici veya menajer neyse, "Federasyon'un Gs'ye zaten ceza verme yetkisi yok, esas bu olaydaki tutumundan dolayi Federasyon'a ceza verilmeli" dedi.

Gs'li olmayi tek cumleyle ozetleyen bir konusmaydi bu.

Gökhan dedi ki...

bazen tufan,bazen cemal
şerefsizsin galatasaray

silinir mi şimdi acaba bu yorumum?

pclion dedi ki...

Sanırım burda bir algı problemi var, en azından cezayla ilgili. Galatasaray'ın aldığı esas ceza Cemal Nalga'nın oynadığı bütün maçlarda hükmen yenik sayılması, üstüne de bu maçlarda toplanan bütün puanların silinmesidir. -5 puan ise katmerli olsun mantığıyla eklenmiş, hukuken hiçbir anlamı olmayan bir saçmalıktı. He, bu olayın karşılığı küme düşürmedir denir, ben de canı gönülden katılırım ama iki yanlışın bir doğru etmemesi gerekir, verilen ceza buysa Türk kafasıyla verilen -5 puanın itirazı da yapılır, iptal edilmesi de doğrudur.

Bir Galatasaraylı olarak fikrimi sorarsanız küme düşürülmekten ziyade olayın hemen ardından Galatasaray'ın takımı ligden çekip Mali Lig'den yeniden başlaması gerekirdi. Bunu yapmadığı için her türlü eleştiri mübahtır bu olaya ama olayın Baros'a gelmesini ben yine de anlayamıyorum. Burda Gürcan abi bir Baros yazısı daha yazmıştı, orda da söylemiştim. Uzatmayayım ama yine de, konu Baros değil sonuçta, konuyu saptırmak istemem...

shelbyl dedi ki...

"Ornegin bugun NTVspor'a telefonla baglanan Gs'li bir yonetici veya menajer neyse, "Federasyon'un Gs'ye zaten ceza verme yetkisi yok, esas bu olaydaki tutumundan dolayi Federasyon'a ceza verilmeli" dedi."

Su onemli bir soylem.

Federasyon "Dostlar alisveriste gorsun" zihniyetiyle bir ceza verdi, bunun sonrasinda yumusatilacagi zaten belliydi. Surec icinde dusununce her sey mantikli gelebiliyor aslinda, ama sonuca bakalim.

Madde X:

"Cezali olan bir oyuncuyu baska bir oyuncu formasiyla oynatan, bu durumu sorgulayan fedarasyona faks ile yalan soyleyen, resmi belge uzerinde sahtecilik yapan kulup; sadece bahsi gecen oyuncunun oynadigi maclarda hukmen maglubiyet ile cezalandirilir."

Ben bunu kabul edemiyorum iste, bu noktada mesgule dusuyorum.

Galatasaraylilarin gene de -tatmin edici seviyede olmasa da- daha ozelestirel yaklastigini gormek mutlu ediyor beni.

Son olarak da Starks +1 diyorum.

hakan dedi ki...

Zaten Galatasaraylılar'ın büyük çoğunluğu bu rezalete isyan etmektedir ve ortada bir haksızlık olduğunu kabul etmektedir. Bu takım küme düşürülmeliydi, kafadan hiçbir dayanağı olmadan -5 puan ceza verilmesi zaten hukuk bilen, azıcık anlayan herkes tarafından saçma bulunmuştu.

Bu takım sahte evrak düzenlemekten küme düşürülmeliydi, düşüremediler. Beşiktaş CT olsa da düşüremeyeceklerdi. Ama Mersin BŞB olsaydı hemen düşecekti. Bunu görememek körlüktür, Türkiye gerçeklerinden uzakta yaşamaktır.

Son olarak bu konunun yazıda Milan Baros'a, yorumlarda GS taraftarına uzanması, insanların akıllarına ister istemez "O.. çocuğu Ali Sami Yen" diye bağıran taraftarı, 2002-2003 sezonunda yaşanan ilginç hakem hatalarını ve "ben seni korurum Kuddusi" laflarını getirir. Hiç gerek yok.

Jessie dedi ki...

Ben hayatimda hicbir zaman haksiz kazanc elde edip "onlar da 2003'te soyle yapmislardi" demedim. Bununla birlikte besiktas lehine hakem hatasi bulmak icin her seferinde 7 sene oncesine gitmeniz manidar. Bir besiktasliyi cevir son 7 seneden 70 tane ugranilmis haksizlik sayar galatasaray maclari ozelinde

tearkan dedi ki...

bol keseden atmak yerine 2002-2003 sezonunda olan hakem hatalarını bi söylesenize çok merak ediyorum.. bu takım 4 derbinin dördünü de hakem hatalarıyla mı kazandı? sizin söylemek isteyip de söyleyemediğinizi ben dile getiriyim; yani hakemler sayesinde mi yüzüncü yılda şampiyonluğu kazandı? eğer bu iş bu kdr basit olsa emin olun ki gese yüzüncü yılında şampiyon olurudu.. ayrıca o sezon tek mağlubiyetimizi aldığımız diyarbakır maçında yediğimiz golün ofsayt olduğunu niye söylemezsiniz? pardon o bizim aleyhimizeydi di mi?

alper dedi ki...

Silkeleyin şu gs yi ya.nefret ediyorum arkadaş.tutanındanda destekleyeninden de sempati empati duyanındanda.

allah aşkına şu postun altına küfür serbest köşesi açın.

plasmodium dedi ki...

2002-2003 yılındaki hakem hataları lafına agresifleşmemk elde değil.Nolmuş bir Allahın kulu da bir anlatsa.Dönüp dolaşıp ünsal çimenin yönettiği ofsayttan ahmet dursunun attığı golle kazanılan kocaelispor maçına gelir laf,başka bir yerde de park etmez.O maçta kocaeli sol beki nurinin 18 içinde havalanan topu elleriyle önüne indirdiğini de belirteyim.100 yıl şampiyonluğu uzun yıllardır Türk futbolunun görmediği kadar şerefli bir şampiyonluktur.
Daha önceleri de bu forumda yorum yapan araştırmacı gazeteci bir gsli arkadaş dönüp dolaşıp 101.yıldaki olimpiyat stadındaki ali aydının hakem hatası ile kazanılan maçı yazmıştı.Hangi 101. yıl, onu da söyleyelim.federasyon 2. başkanı tarafından "Beşiktaşa operasyon yapıldı" denilen,2. yarı 14 puanı çalınmış,5 penaltısı verilmiş,samsun maçındaki kepazeliğe uğratılmış,final maçında fb ile oynadığı maçta 1 metre dışarıdan çevrilmiş bir topla gol yemiş vb vb bir Beşiktaşın sezonu.Ondan sonra evet yasin takla atmış napayım yasinin attığı taklayı.Nitekim o maç sonrası yasin de Beşiktaş taraftarının gözünden düşmüştür.

Ekrem dedi ki...

içimdeki galata pardon şaibesaray nefreti bambaşka. bu takımın taraftarı hele insanı çileden çıkarmaya birebir. çok yakın bir arkadaşım gsli. adama diyorum ki " nasıl bir takım sahtekarlık yapar, bir oyuncusu yerine başkasını çıkarır. bu nasıl bir sahtekarlıktır?" verdiği cevap şu: " abi ne olmuş yaee hazırlık maçı bu sonuçta. lige bir etkisi yok ki. o yüzden bu ceza bile çok ağır."

futbolcusu,yönetimi,basketbolcusu ve taraftarı ile nefret etmemek için hiç bir neden yok.

Arkhe dedi ki...

Verilecek her cezaya razıyız diyenler cezalara itiraz ediyor. Onurlu bir şekilde küme düşeriz diyenler şimdi ceza zaten fazlaydı, hak yerini buldu diyor. Bu kararı sindirip savunabiliyor. Nasıl bir mideymiş bu yahu..

Bir diğer nokta da olayın birçok platformda cezalı oyuncu oynatmak olarak dile getirilmesi. İşin aslı sahtekarlıktır. Evrakta sahteciliktir. Ve bu suç da cezasız kalmıştır.

Sindirebilene afiyet olsun.

Pamukk dedi ki...

hükmen mağlubiyetlerin sayısının azaltılmasını bekliyodum :o

SozenE. dedi ki...

Selamlar,

Nereden başlamak gerekir, bilemiyorum. Türkiye’de yeni bir jenerasyonun yetiştiğini düşünüyorum aslında.

İnternet medyası, hakikaten çok önemli ve ülkemize yenilikler getirecek kadar değerli bir mecra. Bunun görsel medyaya yansımalarını görüyoruz zaman zaman. Yazılı medyanın da bu havuzdan nasıl yararlandığını az çok biliyoruz. Artık insanlar; gönül verdikleri ve çok sevdikleri kulüpleri gizlemeksizin yorum yaparken, ‘’tarafsızlık’’ engeline takılmıyor. (Bazı istisnalar vardır mutlaka tabii.)

Ben Galatasaraylıyım. Kulübümü çok seviyorum. Başkası Fenerbahçeli, diğeri Beşiktaşlı. Ama bunlar birer tercih. Eğer; benim Galatasaray’ı sevdiğim saflıkta Beşiktaş ve Fenerbahçe’yi seven insanlar varsa da, çok mutlu olurum –ki buradaki insanların Beşiktaş’ı karşılık sevdiğine eminim. Benim zor anlarımda Galatasaray olmuştur çoğu zaman. Günün herhangi bir anında, Galatasaray’ı düşünmüşümdür, çok ilgisiz anlarda bile. Çok basit bir futbol maçı için dahi, içim içime sığmamıştır belki. ‘’Ulan Galatasaray…’’ demişimdir çokça. Ne var ki; burada Galatasaray, yalnızca bir özne. Dediğim gibi, başka bir insan, aynı hisleri Fenerbahçe ya da Beşiktaş için hissetse, ‘’Benim gibi insanlar da var yahu!’’ der, sevinirim. Bu eksende; Galatasaraylı olarak, yazdıklarımı bir Fenerbahçe veya Beşiktaşlıya okuturken de aynı hislerin uyanmasını isterim.

Genellemeler, çoğu zaman yanlıştır. ‘’Şaibesaray’’ adlı yazıda olduğu gibi. Benim çevremdeki Galatasaraylılar mı çok ‘’ahlakî’’ bilemiyorum, ama herkesin yüzünden düşen bin parçaydı o gün. Haberi aldıkları andan itibaren. Derbi maçı kaybettiğinizde, gece uyanırsınız ve aklınıza gelir ya o skor. Ya da herhangi bir mağlubiyet. ‘’Of’’ dersiniz, ‘’Lanet olsun’’. Sabah uyandığınızda golleri yediğiniz sahneler gelir gözünüzün önüne. (Burada ortak duygu ‘’taraftarlık’’ olduğu için anlattığım hisleri açıklama gereği olduğunu düşünmüyorum.) Ben o geceyi öyle geçirdim. Sabah olduğunda da ilk olarak aklıma bu olay geldi. Milyonlarca Galatasaraylı için de durum böyle olmuştur muhtemelen –ki Galatasaray SK aynı gece, ‘’Aslında, bir yanlış anlaşılmadan ibaret her şey. Hem Beşiktaş da zamanında böyle yapmıştı. Ya Fenerbahçe’ye ne demeli?!’’ tadında bir açıklama yerine, ‘’Alacağımız cezaya razıyız.’’ deyip, olayla ilgili kişileri görevlerinden uzaklaştırarak ‘kısa süre içerisinde’ kendi payına düşeni yapmıştır.

SozenE. dedi ki...

Ceza olayına gelelim. Galatasaray’ın bu hâli, dolaylı yoldan, kararı verecek olan yetkili kişileri de cesaretlendirdi. Bu çok net. Cemal Nalga’nın ‘’Cemal Nalga’’ olarak forma giydiği 8 maçta hükmen mağlup ilan edildi, Galatasaray. Normal. Hükmen mağlup olduğu için, yenilgi hâlinde verilmesi gereken TBL’deki 5 puan da silindi. Cemal Nalga, iki yıl hak mahrumiyeti cezası aldı. Yani? Sporcuların sahip olduğu tüm haklardan yoksun kaldı. Mesela; sporcular için 38 olan askerlik yaşı, Cemal Nalga için yeniden 20’ye düştü belki de. Yurt dışında forma giymesi yasaklandı. Tufan Ersöz, takım kaptanı olarak, kendi formasının giyilmesine engel olmadığından 4 ay men cezası aldı. (Bu arada; taraftar yumruklayan Tarrence Kinsey, yalnızca 2 maç ile cezalandırıldı.) Teknik heyete ağır cezalar verildi. Dahası, itibarlarını zedelediler bu insanlar. Okan Çevik, birkaç ay öncesine kadar Avrupa Şampiyonu iken; kendi kariyerini bitirmiş oldu. Yiğit Şardan, Galatasaray Spor Kulübü’nün müstakbel başkanlarından biri iken; istifa etmek durumunda kaldı.

Tüm bunlardan sonra; bir de ‘’-5’’ puanlık ceza verildi. Belki, küme düşmesi gerekiyordu Galatasaray’ın. Ama ‘’-5’’ puanlık cezanın herhangi bir karşılığı yoktu. Açıklamasının olmadığı gibi. Olayları kabullenmiş olan Galatasaray’a verilmiş keyfî bir cezaydı. Bunun da çok net olduğunu biliyoruz. Neyse.

Sonuç olarak; Galatasaray Cafe Crown oyuncuları, verilen kararların ardından oynadıkları tüm maçlarda müthiş bir efor ortaya koyarak son yılların en heyecan verici takımını oluşturdular. (Galatasaray özelinde tabii.) ALBA Berlin, Türk Telekom ve en sonunda aslında formda gözüken bir Beşiktaş Cola Turka. Hem de son üç iç saha maçında 105 sayı ortalaması yakalayan bir Beşiktaş Cola Turka. Kümede kalmak için -5 puana ihtiyacının olmadığını gösteren performanslar geldi Galatasaray oyuncularından arka arkaya.

Ama bir de işin ayrı boyutu var tabii. ‘’Bir hakem hatası olsa da, şu 4 gollü yenilgiyi unutsak. Hakeme bağlasak.’’ veya ‘’1-0’ken hakem yanlış bir karar verse de, ‘Yıllardır hep hakemle kazanıyorsunuz!’ diyebilsek.’’ içgüdüsünü yenemeyenler var. Tıpkı, ‘’Şaibesaray’’ başlığında olduğu gibi.

Kişisel konuşacağım. Yaşananlar hayal kırıklığı. Bu yazı da öyle. ‘’Burası onun yeri değil.’’ çünkü.

Sevgiler,
Eray.

Ahmet Canseven dedi ki...

@ eray ...
Birde yanına hep hakemleri alıp da " haa onlar mı, onlar sizin bahaneniz bizim ise menfaatimize olsun" diyenler var...

sembolist dedi ki...

Çakıcı'ya pasaportu,rizeye-sebata maçı da uzaylılar vermişti..Peki savcılığın resmi telefon kayıtlarında Sinan engin-sergen-sedat peker üçgeninde Rizeye-sebata maçlar bağlandığı gün gibi aşikarken nerdeydniz arkdaşlar.
Cemal Nalga olayını savunan tek bir GS'li yokken 'saflık'temzilik' edebiyatı yapmak garip değil mi?
Peki hem bu pasaport hem de Peker-sinan-sergen'in resmi telefon kayıtlarından dolayı BJK neden küme düşürülmedi?
Bursa'nın veya başka düşen takımların günahı neydi?
aynaya bakın bence..

twenty_one dedi ki...

Konunun hukuki boyutuna bakacak olursak disiplin kurulunun verdiği -5 puan cezası çok saçma idi. Türkiye'de futbol da olduğu gibi basketbolda da basiretsiz yöneticiler tarafından idare ediliyor bu kurumlar. Normal şartlar da dünyanın neresinde olursa olsun, böyle bir şike olayının ardından o külübe küme düşürme cezası verilirdi. Kaldı ki bu şike örneği eşine rastlanır bir örnek de değil.
Gelelim olayın AHLAKİ boyutuna. Mekteb-i Sultani gibi bu ülkenin en köklü okullarında birinde yetişipte bu külüpte başkanlık, yöneticilik yapan insanların bunları nasıl içlerine sindirebilmelerini, insanın aklı almıyor. Başarıya giden her yol mübah değildir beyler. İnsanlar şahsiyetleri, onurları, ahlakları için yaşarlar.
İyi ki Beşiktaşlıyız ve onun için gururluyuz...

Ahmet Canseven dedi ki...

TBB ve tahkim kurulu bizimle NALGA geçmektedir f.d. abinin belirttiği gibi.. Geri alınan cezalar sonucunda bu olay kişiselleştirilmiş ve böyle bir uyanıklık yapılırken Galatasaray kulübünün üç maymunu oynadığı ve sorumlu tutulmaması gerektiği, ama basketbolcuların suçlunun en öndesi, idama gönderilesi olduğu şeklinde kalem kırılmıştır...Hele Tufana verilen ceza...O nun belki haberi yoktur, belki de emir büyük yerden gelmiştir... sonuçta önceleri "cezamız neyse çekmeye razıyız" diye başı önde ama aklı hinlikte olanlar, şimdi menfaatlari uğruna yine o hiç bir zaman yapamadıkları mağrur duruşu terk ederek, bizim duruşumuz değil vuruşumuz yetere dönüp lobi çalışmalarının karşılığını almıştır... "O Mağrur hak çalar...Cemalle Tufanlaşırız..."

Galatasaraylı arkadaşlarımız şimdi konuşup haklı çıkmak için yol aramak zamanı değil, susmayı bilip utanmanın zamanıdır...Burası onun yeridir!!! az utanın bi nebze...

stalker dedi ki...

aynaya bak diyen var hala yav. mezhebi geniş deniyor böyleleri için. yöneticisi tevede pişkin pişkin "hakkımızdı zaten" ayağı çekip utanmazlığın dibine vuruyor, taraftarı ayrı bi havada. sahtekarlık meslek olmuş resmen. yuh ulan adamlığınıza. suratınız kızarsın lan biraz. gerçi haya perdeniz yırtılmış, ne desek boş..

ekşi sözlükte konuyla ilgili makaradan bişeyler yazdım. buraya da yazarım, nasılsa galatasaraylıların pek çoğu "keşke küme düşürselerdi de bizi şaibeler içinde bırakmasalardı" , "federasyonun ve karara itiraz eden yöneticilerin iki yüzlülüklerinden utanıyorum" yorumları bırakırlar diyordum. ama neymiş o -5 baştan saçmaymış, kulübün bununla ilgisi yokmuş bilmem ne.

arkadaş sen bu içinde bulunduğun durumu hazmedebiliyorken nasıl şaibesaray'ı hazmedemiyorsun onu anlamıyorum? çok şaşırtıcı yahu. sinan engin'in nasıl olduğnu, ne yaptığını biz biliyoruz, bu durumdan nefret ettiğimizi de söylüyoruz yahu. yaşa sinan engin diyen 1000'de bir beşiktaşlı vardır yahu.

daha ne diyeyim ben size.

neyse sözlüktekini buraya da kopyalayacağım

"ama dikkat edilmeyen bi nokta var kararda. puan iade edilmiştir fakat önümüzdeki 5 maça galatasaray'ın fenerbahçe ülker formasıyla maça çıkması şartı konmuş. yensen bir türlü yenilsen bir türlü. yaa yaa.

federasyon ve tahkim hep düşünüyor bunları. esas cezanın eğitici olması gerekiyor ya, caydırıcı falan hep bundan.

gerçi alışık farklı formalar giymeye galatasaray cafe crownlular ama işte renk biraz sıkıntı yaratabilir

not:beşiktaş ulan"

siz haftaya feerbahçe ülker formasıyla sahaya çımayı da sindirebilirsiniz. sindirim sisteminiz farklı,kösele denen hammaddenin işlevi farklı

hakan dedi ki...

Gerçekten burası Galatasaray ismini yazıp mastürbasyon yapma yerine dönmüş.

-5 puan ceza saçmadır, bu takım küme düşürülmeliydi. Bunu her Galatasaraylı söylüyor, ama -5 puan cezanın hukukü bir dayanağı olmadığından kalkacağı da ortadaydı zaten. Şu lafları anlamak zor mu? Evrakta sahtecilikten dolayı bu takım "küme düşürülmeliydi".

Ama sen gelir paragraf sonunda Milan Baros'a uzandırır, yorumlarda da taraftara saydırırsan, iş başka mecralara kayar, akıllara Ali Sami Yen'e toplu halde ettiğiniz küfürler ve evet hediye edilmiş 100. yıl şampiyonluğu gelir. Gerçeklikten uzakta yaşayanlar Sinan Engin'in telefon kayıtlarına (basına düşen) veya "ben seni korurum Kuddusi" laflarına da dikkat çekebilir. Kimse kimseden temiz değil, size de olsa aynı saçma ötesi neden yapıldığı belirsiz olay siz de küme düşürülmeyecektiniz, ama Mersin BŞB yapsaydı küme düşürelecekti. Türkiye gerçeği bu ister inanın ister inanmayın.

Ama "Şaibesaraysınız siz oğluuuummm" demek veya sallamak da bir seçenek tabi. Kolay gelsin.

Jessie dedi ki...

bu yazının başlığı şaibesaray değil ki. galatasaray şaibelidir veya değildir. ama şaibe algısını yaratan tam da "bu gibi" kararlardır. bunun bel altı olmakla da alakası yoktur. burası tam da yeridir...

ben galatasaray'a şaibeli demedim. belki başka konu için derim, belki bu konu için de derim. ama demedim. dedim ki, bu kararlar böyle çıktıkça galatasaray'a şaibesaray diyen kitleyi susturamayacak, algılarını değiştiremeyeceksiniz.

size şaibesaray denmesine kızmak yerine neden böyle dendiğini sorgularsanız daha faydalı olur. burası da bir beşiktaş blogu olarak bunu anlamak için uygun yerlerden biridir diye düşünüyorum.

hakancım hala hediye edilen 100. yıl diyorsun kardeşim. ah be canım kardeşim. (bundan sonrası senin özelinde değil)

küme düşürülmeliydik ama -5 çok saçma bu mudur cevabınız?

sindirim sisteminiz hakikaten farklı çalışıyor.

hatta sadece sindirim sisteminiz çalışıyor güze kardeşlerim. çünkü bunlar düşünerek söylenecek sözler değil.

sen utanıyorum diyebiliyor musun? hayır. o zaman şaibesaray'ı da hazmedeceksin. nasıl ki küme düşürülmemeyi hazmedebiliyorsan.

bence zor da olmaz zaten

Kara dedi ki...

Her yerde bu gsliler şu 100.yıl şampiyonluğumuza laf atıyorlar ya gerçekten insanın garibine gidiyor..Rekor kırmışız 85 puanla,tek mağlubiyetimiz var o da ofsayttan yediğimiz golle Diyarbakıra,hala daha diyorlar ki Sinan Engin şu bu..Madem bu kadar güçlüydük,mafya vardı arkamızda 101.yıl gibi dünyada belki de başka hiçbir kulübün yaşamayacağı bir sezon yaşadık..

Gökhan dedi ki...

100.yıl şampiyonluğumuza gs lilerin laf atması normal,şampiyonluk yarışı beşiktaş ve g.saray arasında geçerken ilk kez kendi lehlerine inanılmaz hatalar yapılmayınca şaşırıyorlar tabi,mesela o sene bir gs-adana maçı vardı,gs nin attığı bir golü uzak taraftaki yardımcı iptal etmişti,pozisyon ya ofsayt ya da elle oynama olması lazım,gs li bir arkadaşla konuşuyorum sürekli o maçı söylüyor,diyorum hakem haklı değil mi,pozsiyonda el yok mu diye,ya var ama nerden gördü ordan diyor,tartışılacak bir şey varsa yakındaki hakemlerin bariz elle oynamayı görememesi olmalıyken adamlar doğru verilmiş bir karara bile işlerine gelmediği için tepki verebiliyor.

Zombie dedi ki...

jessie şurda okuduğum tek blogger sendin, sen de pörtledin.

otuzbire devam.

Jessie dedi ki...

"bu ve bunun gibi kararlar çıktıkça galatasaray şaibesaray olarak isimlendirilecektir." tek sözüm bu. artık daha nasıl açıklayayım.

Ahmet Canseven dedi ki...

Hiç bir yere bakmadan 3 sene önceki g.s maçlarından bir çok pozisyon sayabilirim...

Vestel Manisa- Gs maçı.... Hakan Şükürün rövaşataya kalkıp penaltıyla inmesi...

Denizli - Gs maçı.... Ümit Karanın son dakikada yerçekimine bırakıp kendini penaltıyla gelmesi....

Gaziantep- Gs maçı.... Son dakikada Servetin 2 metre burun farkıyla off Saidodan sümkürükle gelmesi....

Gs- Büyük Beşiktaş'ımızın maçı... Ardanın sırf bir midilliye benzediği için... kafası büyük ve boyu kısa olduğu için belkide...yada bunların sonucunda nerden geldiği ve e idüğü belirsiz penaltısı.... korner olan avutlar.... Tufan olan Nalgalar...

Bunlar 3 sene sonunda aklımda kalanlar...buna karşılık ise aynı sezonda...

Beşiktaşımızn verilmeyen penaltıları... Ankaraspor maçında son dakikada çizgiyi geçen ama gol olamayan meşin, sanki çok sevişen ama bir olamayan sevgililer gibi... Ben sana çizgiyi geçemezsin demedim gol olamazsın dedim diye düdük çalan hakemler, kötü ve bir o kadar faprikatör Babalar varken...

Denizlisopr maçında boğazımızda kalan boğaza gelen uçan tekmeler ( Denizlini siyahi bir defans oyuncusu sanırsam Boboya finish him yapıyordu) yine o hakemlerin gözünden kaçan tıpkı yıllar önce Antalyaspor maçında olduğu gibi..

Trabzonspor maçında kaleye geçmek zorunda bırakılan Bobo ile zaferler yine tıpkı yıllar öncesinde olduğu gibi...
Bunlar aklımda kalanlar ve çıkmayanlar....
Şimdi her kimsen bana gelipdehediye şampiyonluktan bilmem neden kem küm etme... Size federasyondan şampiyonluk gelmiş evde bir bayram havası 2006-2007 sezonunuda es geçme...

( Bunlar Yeri ve konusu değil belki bu postun ama utanmak yerine 100. yıl Şampiyonluğuna çamur atmaya çalışanlara dayanamayaraktan... affola)

Ahmet Canseven dedi ki...

2007-2008 miş...Size federasyondan şampiyonluk gelmiş evde bir bayram havası 2007-2008 sezonunuda es geçme... ;)

alper dedi ki...

gs lilerle muhatap olmayın diye defalarca dedim ama beni dinlemediniz.bunlar adamı dinden çıkarır katil ederler.alayını yakcan bunların karşısına geçip cigara içcen.ateş sönünce tekrar benzin döküp yakcan.onlar cümle alemin beyaz dediğine kara der en osn federasyond akara der.bunlar sanır ki hakketen kara imiş o.

@zombier
mastürbasyon boyu kısa bırakıyor. fazla yapma bence.

esperanza dedi ki...

Senin baskanin cikip "Gs sampiyon olsun , fortis i biz alalim" derse Gs liler de gelip "yaaee birakin yeaaaaeee siz once 100.yil daki hediye sampiyonlugunuza bakin yeaae"
der, cunku galatasarayimizin basarisi ve herne sekilde elde edilmis olursa olsun sampiyonluklarinin diger camialar tarafindan kaniksanmasi beklentisi yuksek

Misal "GS Turkiye dir" , dogru diger takimlarimiz NASA destekli Apollo 11 ekibi tarafindan Ay da kuruldu.

Ozan dedi ki...

"Küfür eden, diğer yorumculara saldırganlık yapan, insanlara kişisel saldırıda bulunan, kavga eden, diğer takımlar ve camialar hakkında "belaltı" yorumlar yapan ve amacı blogu sabote etmek olanlar lütfen başka yerler arasın kendisine."


öncelikle milyonları temsil eden bi camiyayla nasıl konuştuğunuza dikkat edin ki insanlar söylediklerinizi ciddiye alıp cevaplasın.

arnawut dedi ki...

geçiniz... eziksiniz...

shelbyl dedi ki...

Okuyuculardan rica ediyorum, buraya sirf ortaligi kizistirmak icin gelip de yorum yazan insanlara cevap yazmayiniz, tenezzul etmeyiniz. Bu tur yorumlari silmiyorum, ibret-i alem olsun, vesikalik dursun.

Su blog'da birkac zamandir karsilikli anlayis temali, iyi niyetli bir seyler yapmaya cabaliyoruz, bunu suistimal edecekleri evrimsel olarak eleyelim biz.

Saygilar.

sembolist dedi ki...

Jessie,senden Sinan engin-sedat peker-sergen üçgenindeki muhabbetler ve Sebata-Rizeye maç verilşini inceleyen bi yazı bekliyorum..100.yıldaki Şampiyonluğun hediyesi olarak Çakıcıya verilen Pasaportu saymıyorum..

shelbyl dedi ki...

@sembolist

Yukarida "Algi" diye bir yazi var, onun altinda jessie'nin yazdigi "Var Misiniz?" diye bir yazi var, onlari okursan sevinirim.

Cunku ya gormedin; ya da ayni baslik altina ayni yorumu, yukarida yazilanlara karsin iki defa girebilecek kadar rahat bir insansin.

hakan dedi ki...

@tribal enfexion

biz (aklıselim kısmı) galatasaray taraftarları olarak bu olaydan utanıyoruz ve küme düşürülmemeyi hazmedemiyoruz. Bir çok galatasaray forumunda takım ligden çekilsin, küme düşelim yazıları görmüşsündür. bir daha söylüyorum sindiremiyoruz ve çok ağırımıza gidiyor o olanlar.

ama -5 puan cezası verirsen hiç bir kurala veya hukuka dayanmadan o cezanın kalkacağı ortadadır. küme düşme cezası verirsen ise kalkmayacağı ortadadır evrakta sahtecilik suçundan. yalnız şöyle bir nokta var ki bu ülkede adalet güçsüze işler o yüzden beşiktaş galatasaray efes fenerbahçe veya telekom'a olsa aynı olay yine aynı şeyler yaşanacaktı.

ama yazının ucu milan baros'a kadar giderse, gs taraftarına da uzanırsa bu tartışma çok uzar ki uzadı işte. kimse kimseden temiz değil. bu kadar zor olduğunu sanmıyorum anlamanın yazdıklarımı.

sevgili hakan
bir klasik vardır, ama'dan öncesi yalandır diye.

bence "ama"lar olmasın işte.

bunu savunan bir adamım
sözlükte beşiktaş'ın küme düşmesi başlığında ben kişisel derdimi çok önce anlatmıştım

bence renklerden sıyrılmak lazım demene katılıyorum

ismail dedi ki...

@sembolist

2003-2004 sezonunda ligin tescil edilmemesini gerektiren bir olay yaşanmışdı bi zahmet o olayı anlat ondan sonra bi konuşalım!

shelbyl dedi ki...

tribal demis ki 2004 yilinda:

"bir sene önce şampiyon olan nantes , ertesi sene aynı kadroyla nasıl düşme hattında dolaştıysa, bu da olabilir. olsundur. futbol sevgisi, renk aşkı, nerede, hangi takımla, ne şartlarda, ligde kaçıncı sırada olursa olsun her şeyin önünde yer alır. küme düşse de düşürülse de beşiktaş taraftarı düşene tekme atmayacağından kartal yuvası yeni yavrularıyla da aynı kayanın üzerinde durmaya devam eder.
ayrıca beşiktaş yönetiminin alaaddin çakıcıismiyle anıldığı andan bu yana kirlenen beyaz rengimizi evimizde saklayıp yönetimi zaten küme düşürmüştük kalbimizde, keza fatih terimin isminin klüple beraber anıldığı an da başka bir küme düşme vakasıdır, lucescunun her maç sonunda hakem ıvır zıvır diye ağladığı anlar her maçtan 10-0'lık bir hezimetle ayrılmışızcasına yüreğimizi yaralamıştı.
olsun, bu kadar küçülebilen yönetimin ve futbolcuların karşısında küme düşen beşiktaşımın yanında büyüyen bir taraftar topluluğu her zaman olacaktır, müsterih olunuz"

Hala daha "Ama siz..." seklinde sembolist bir anlatim kullanacak olan varsa da helal olsun. Adam 5 sene once, simdi ne diyorsa aynisini demis, biz burada 1 yildan beri diyoruz, o diyor bu diyor, daha ne diyelim yahu?

Yorum Gönder

Ara